Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 141Soru

Aşağıdaki tabloda Türkiye'de yer alan bir tarım bölgesinin son yirmi yıllık süreçteki bazı tarımsal göstergelerindeki değişim verilmiştir.

Gösterge2000 Yılı2024 Yılı
Nadas Alanlarının Oranı%35%4
Üretimde Yıllık DalgalanmaBelirginÇok Düşük
Hektar Başına Alınan VerimDüşükYüksek
En Çok Üretilen ÜrünlerBuğday, ArpaMısır, Şeker Pancarı

Tablodaki veriler ve bu verilerin temsil ettiği yapısal değişim dikkate alındığında, söz konusu bölge ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımda modernleşme ve makineleşmeye bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğu önemli ölçüde artmıştır.

Cevap

Tarımda modernleşme ve makineleşmeye bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğunun arttığını belirten ifade söylenemez.
Doğru cevap, tarımsal nüfus yoğunluğunun arttığını ifade eden seçenektir. Tablodaki veriler bölgede intensif (modern) tarım yöntemlerinin uygulanmaya başladığını, sulama ve makineleşmenin geliştiğini göstermektedir. Tarımda makineleşme, insan gücüne duyulan ihtiyacı azalttığı için tarım sektöründe çalışan nüfus azalır. Tarımsal nüfus yoğunluğu ise tarımda çalışan nüfusun toplam tarım alanına bölünmesiyle hesaplanır. Tarım alanlarının sabit kaldığı veya çok az değiştiği varsayıldığında, çalışan sayısının azalması yoğunluğun düşmesine neden olur. Bu nedenle yoğunluğun arttığı yönündeki çıkarım verilerle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri analiz ederek tarım yöntemini belirleme
Nadasın %35'ten %4'e düşmesi, verimin artması ve üretimdeki dalgalanmanın azalması, bölgenin 'Ekstansif (Geleneksel)' tarımdan 'İntensif (Modern)' tarıma geçtiğini gösterir.
Modern tarım yöntemlerinde sulama, gübreleme ve kaliteli tohum kullanımı sayesinde doğaya bağımlılık minimuma iner.
2
Ürün desenindeki değişimi değerlendirme
Buğday ve arpa gibi doğal yağışa bağımlı ürünlerin yerini sulama isteyen mısır ve şeker pancarı gibi endüstri bitkileri almıştır.
Sulama olanaklarının gelişmesi, birim alandan daha yüksek gelir getiren sanayi bitkilerinin ekim alanını genişletir.
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu ile makineleşme arasındaki ilişkiyi kurma
Modern tarımda makineleşme arttıkça insan gücüne duyulan ihtiyaç azalır. Bu da tarımda çalışan nüfusun azalması anlamına gelir.
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarımda Çalışan Nüfus / Tarım Alanı formülüne göre, paydaki çalışan sayısı azaldığında yoğunluk da azalır. Dolayısıyla yoğunluğun arttığı çıkarımı yanlıştır.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Tarımsal Nüfus Yoğunluğu İlişkisi
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 142Soru

Türkiye'de yetiştirilen bazı tarım ürünlerinin doğal ekim alanı, iklim ve toprak seçiciliğinin fazla olması nedeniyle oldukça dardır. Buna göre, çay tarımının yalnızca Doğu Karadeniz kıyı kuşağında (Rize, Artvin, Trabzon) yapılabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıl boyunca nemli ve yağışlı bir iklim ile kış ılıklığına ihtiyaç duyması

Cevap

Çayın yalnızca Doğu Karadeniz'de yetiştirilebilmesinin temel nedeni, yıl boyunca nemli ve yağışlı bir iklim ile kış ılıklığına ihtiyaç duymasıdır.
Çay bitkisi, Türkiye'de yetişme şartları en seçici olan ürünlerden biridir. Yetişebilmesi için yıllık yağış miktarının yüksek ve mevsimlere dağılımının düzenli olması, bağıl nemin yıl boyu yüksek kalması ve kış sıcaklıklarının don sınırının altına düşmemesi gerekir. Bu klimatolojik şartlar kümesi Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz kıyı şeridinde mevcuttur. Bu nedenle ekim alanı tamamen doğal faktörlerce sınırlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Çay bitkisinin ekolojik isteklerini belirle.
Çay; yıkanmış (kireçsiz) toprak, her mevsim düzenli yağış (>1600>1600 mm) ve don olayının olmadığı kış ılıklığı ister.
Bitkinin biyolojik yapısı kuraklığa ve düşük sıcaklıklara karşı dayanıksızdır.
2
Türkiye'deki iklim bölgeleri ile bu istekleri karşılaştır.
İç, Güney ve Batı bölgelerinde yaz kuraklığı veya düşük nem problemi vardır; yüksek bölgelerde ise kış soğukluğu fazladır.
Her mevsim yağışın düzenli olduğu ve kışların ılıman geçtiği tek bölge Karadeniz kıyılarıdır.
3
Doğu Karadeniz'in özel konumunu analiz et.
Rize ve çevresi, dağların uzanışı sayesinde Türkiye'nin en çok yağış alan ve nemliliği en yüksek olan yeridir.
Bu mikro-klima özellikleri çay tarımı için ideal ortamı sağlar.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim ve Toprak Seçiciliği

İpuçları

1
Karadeniz kıyılarının, özellikle de Rize ve çevresinin diğer bölgelerden ayrılan en temel iklim özelliğini düşünün.
2
Çay bitkisi yaz aylarında susuzluğa dayanamaz ve kışın don olursa kurur. Bu şartları neresi sağlar?
3
Sorun devletin yasaklaması değil, bitkinin başka bir yerde yetişmeyi 'reddetmesi'dir; yani cevap doğaldır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de devlet kontrolünde üretilen tarım ürünlerini (tütün, haşhaş, pirinç, kenevir, şeker pancarı) ve bunların kontrol edilme nedenlerini (kalite, uyuşturucu, hastalık, kota) listeleyerek bu soruyla kıyaslayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 143Soru

Türkiye'de tarımsal üretimde modern (intensif) yöntemlerin yaygınlaşması, üretimin doğal koşullara olan bağımlılığını azaltırken birim alandan alınan verimi artırmayı hedefler. Geleneksel (ekstansif) tarımda ise üretim miktarı, büyük oranda o yılki yağış miktarına ve doğal verimliliğe bağlı olarak şekillenir.

Buna göre, Türkiye'de bir yörede tarımsal faaliyetlerin modern (intensif) yöntemlerle yürütüldüğünü kanıtlamak isteyen bir araştırmacı için aşağıdaki verilerden hangisi bu durumun en güçlü kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal üretim miktarının yıllara göre gösterdiği dalgalanmanın düşük olması

Cevap

Tarımsal üretim miktarının yıllara göre gösterdiği dalgalanmanın düşük olması, o yörede sulama ve modern teknikler sayesinde doğaya olan bağımlılığın azaldığını kanıtlayan en temel göstergedir.
Modern (intensif) tarım yöntemlerinin uygulandığı bir yörede; sulama, ilaçlama ve gübreleme gibi girdiler sayesinde üretim doğa koşullarına endeksli olmaktan çıkar. Bu durumun en somut göstergesi, yıllık yağış miktarındaki değişimlere rağmen toplam üretim miktarının yıllar arasında büyük farklar (dalgalanma) göstermemesidir. Örneğin, GAP ile sulamaya açılan Şanlıurfa'da pamuk üretimi, yağışın az olduğu yıllarda bile sulama sayesinde yüksek ve istikrarlı bir seyir izler.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (İntensif) ve Geleneksel (Ekstansif) tarım arasındaki temel farkı belirle.
İntensif tarım verimlilik ve stabilite odaklıyken, ekstansif tarım iklime (özellikle yağışa) bağımlıdır.
Sorunun kökünde istenen 'en güçlü kanıt' bu temel farktan türetilmelidir.
2
Doğal koşullara bağımlılığın üretim üzerindeki etkisini analiz et.
Bağımlılık fazlaysa yağışlı yıllarda üretim artar, kurak yıllarda azalır (yüksek dalgalanma).
Geleneksel tarımın en belirgin negatif özelliği üretimdeki istikrarsızlıktır.
3
Modern yöntemlerin bu duruma çözümünü değerlendir.
Sulama sistemleri, gübreleme ve kaliteli tohum sayesinde iklim nasıl olursa olsun üretim miktarı korunur (düşük dalgalanma).
Stabilite, modern tarım-sanayi entegrasyonu için de (hammadde sürekliliği) hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım vs. Ekstansif (Geleneksel) Tarım

İpuçları

1
Modern tarım yöntemlerinin temel amacı, üretimi doğanın (yağışın) insafından kurtarmaktır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de nadas alanlarının en hızlı azaldığı bölgeleri ve bunun intensif tarım ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Grafik okuma yöntemiyle: Eğer bir üretim grafiği zikzaklar çiziyorsa geleneksel, düze yakın veya sürekli yükselen bir seyir izliyorsa modern yöntemler uygulanıyor demektir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 144Soru

Türkiye'nin dış ticaretinde hammadde kaynaklarının dağılışı, sanayi tesislerinin konumu ve ulaşım ağlarının limanlarla olan entegrasyonu arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu durum, 'üretim-pazarlama-ihracat' zincirinin coğrafi rotasını ve lojistik maliyetlerini belirleyen temel unsurdur.

Buna göre, aşağıda verilen 'ürün - işleme/pazarlama merkezi - ana ihraç kapısı' eşleştirmelerinden hangisi, Türkiye'nin mevcut ulaşım ve ticaret coğrafyasının gerçekleriyle uyuşmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahıl ve unlu mamuller — Konya — Trabzon Limanı

Cevap

Tahıl ve unlu mamuller — Konya — Trabzon Limanı eşleştirmesi yanlıştır.
Tahıl ve unlu mamullerin üretim merkezi olan Konya, lojistik açıdan 'Güney Akısı'na bağlıdır. Konya-Mersin arasında doğrudan demir yolu hattı bulunması ve Toroslar'ın Gülek Boğazı gibi doğal geçitlerle aşılabilmesi, Mersin Limanı'nı Konya için ana ihraç kapısı yapar. Trabzon Limanı'nın iç kesimlerle demir yolu bağlantısının olmaması ve Kuzey Anadolu Dağları'nın ulaşım maliyetini artırması, Konya-Trabzon eşleşmesini ticari olarak imkansız kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Hammadde ve üretim merkezlerini belirle
Konya Türkiye'nin tahıl üretim merkezidir; Samsun bakır işleme merkezidir; Bandırma bor işleme merkezidir.
Ticaret rotasının başlangıç noktasını saptamak için.
2
Ulaşım modlarını ve maliyet etkinliğini analiz et
Tahıl ve maden gibi dökme yükler için en ekonomik ulaşım modu demir yoludur.
Lojistik tercihin nedenini anlamak için.
3
Liman-hinterland bağlantılarını değerlendir
Konya'nın Mersin Limanı ile doğrudan demir yolu bağlantısı varken, Trabzon Limanı ile demir yolu bağlantısı bulunmamaktadır.
Mesafe ve topoğrafyanın (dağların uzanışı) ticarete etkisini görmek için.
4
Sonuca ulaş
Konya'dan Trabzon'a ürün gönderilmesi Kuzey Anadolu Dağları'nın oluşturduğu yüksek maliyet ve demir yolu eksikliği nedeniyle ticari mantığa aykırıdır.
Hatalı olan lojistik rotayı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Liman Hinterland İlişkisi ve Ticari Lojistik Rotaları

İpuçları

1
Türkiye'de dökme yüklerin (maden, tahıl) limanlara ulaştırılmasında hangi ulaşım türünün en düşük maliyetli olduğunu düşünün.
2
Hangi şehirlerimizin limanlarla doğrudan demir yolu bağlantısı olduğunu, hangilerinin dağlar nedeniyle bu bağlantıdan yoksun kaldığını hatırlayın.
3
Konya'nın güneye (Mersin) olan demir yolu bağlantısı ile kuzeye (Trabzon) olan kara yolu maliyeti arasındaki farkı analiz edin.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin transit ticaret koridorlarını ve Zengezur Koridoru gibi güncel lojistik projelerin ticarete etkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hinterland (art bölge) analizi yaparak limanların demir yolu ağlarını zihninizde eşleştirin. Demir yolu olmayan limanların (Sinop, Trabzon, Antalya) ağır sanayi ve tahıl ihracatında 'ana kapı' olamayacağını fark edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 145Soru

Türkiye'de son yıllarda "Lojistik Köy" (Lojistik Merkez) projeleriyle, iç kesimlerdeki üretim odaklarının demir yolu hatları üzerinden limanlarla entegrasyonu hızlandırılmıştır. Bu strateji, "kara limanı" (dry port) uygulamalarını yaygınlaştırarak Anadolu'daki sanayi ürünlerinin küresel pazarlara doğrudan erişimini hedeflemektedir. Bu gelişmenin Türkiye'nin ticaret coğrafyasında yarattığı temel yapısal değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Limanların art bölge (hinterland) kapasitesinin fiziksel mesafe engelini aşarak genişlemesi ve ticari etki alanlarının maliyet-zaman ekseninde iç kesimlere doğru derinleşmesidir.

Cevap

Lojistik merkezlerin ve demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi, limanların art bölgelerinin (hinterland) fiziksel sınırları aşarak iç kesimlere doğru genişlemesini ve ticaretin maliyet-zaman odaklı olarak yeniden organize edilmesini sağlamıştır.
Lojistik köylerin temel amacı, taşıma modları arasındaki geçişleri optimize ederek maliyetleri düşürmektir. Bu durum, bir limanın ticari olarak etki edebildiği alanın (hinterland) fiziksel olarak limana uzak olsa bile demir yolu ağı sayesinde genişlemesini sağlar. Böylece liman ile iç bölgeler arasındaki etkileşim derinleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Lojistik köy ve kara limanı kavramlarının işlevini tanımlama.
Lojistik köyler, farklı ulaşım modlarının (demir yolu, kara yolu, deniz yolu) kesiştiği ve depolama, gümrükleme gibi hizmetlerin verildiği merkezlerdir.
2
Mekânsal İlişki Kurma
İç bölgeler ile kıyı limanları arasındaki bağı inceleme.
Demir yolu bağlantılı lojistik merkezler, iç kesimdeki bir şehri (örneğin Kayseri veya Eskişehir) adeta bir limanın parçası haline getirerek ulaşım maliyetlerini düşürür.
3
Hinterland Etkisini Saptama
Art bölge (hinterland) kavramının değişimini analiz etme.
Limanların gücü, onlara bağlı olan iç bölgelerin genişliği ve ulaşım kolaylığı ile ölçülür. Bu projeler hinterlandın coğrafi engelleri (dağlar vb.) aşarak derinleşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Hinterland (Art Bölge) ve Lojistik Entegrasyon

İpuçları

1
Limanların 'hinterland' kavramını ve bu alanın neye göre genişlediğini düşünün.
2
Demir yolu bağlantıları, bir şehrin limana olan 'ekonomik uzaklığını' nasıl etkiler?
3
Kara limanı (dry port) kavramı, gümrükleme ve depolama işlemlerinin kıyıya gitmeden içerde yapılmasıdır; bu da limanın etki alanını genişletir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki önemli lojistik merkezlerin (Halkalı, Köseköy, Gelecek, Türkoğlu vb.) harita üzerindeki konumlarını ve hangi limanlarla ilişkili olduklarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Lojistik köylerin işlevini birer 'iç gümrük ve dağıtım noktası' olarak hayal edin; bu noktaların limanlara demir yoluyla bağlanması, limanın kollarının içeriye uzanması gibidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 146Soru

Türkiye'de özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde dağların kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırmıştır. Bu durum, limanların iç bölgelerle ticaretini sağlayan art bölgelerinin (hinterland) gelişmesi için belirli doğal geçitlerin ve boğazların kullanılmasını zorunlu kılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki liman merkezleri ile bu merkezlerin iç kesimlerle bağlantısını sağlayan ana geçit eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya — Sertavul Geçidi

Cevap

Antalya — Sertavul Geçidi eşleştirmesi yanlıştır; çünkü Sertavul Geçidi Mersin (Silifke) ile Karaman arasındadır.
Antalya'yı Göller Yöresi'ne ve İç Anadolu'ya bağlayan temel geçit Çubuk Geçidi'dir (ayrıca Döşemealtı). Sertavul Geçidi ise Orta Toroslar üzerinde yer alarak Silifke'yi (Mersin) Karaman'a bağlar. Bu nedenle Antalya ile Sertavul arasında doğrudan bir hinterland bağlantısı kurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yer şekillerinin ulaşıma etkisini analiz etme
Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde ulaşımın geçitlerle sağlandığı bilgisini doğrulama.
Topografik engellerin ulaşım güzergâhlarını nasıl sınırlandırdığını anlamak gerekir.
2
Akdeniz Bölgesi'ndeki geçitleri konumlandırma
Çubuk (Antalya), Sertavul (Silifke), Gülek (Mersin/Adana) ve Belen (İskenderun) geçitlerinin yerlerini belirleme.
Antalya'nın iç kesimlerle bağlantısında Çubuk Geçidi'nin rol oynadığını, Sertavul'un ise daha doğuda kaldığını saptamak için bu adım gereklidir.
3
Karadeniz Bölgesi geçitlerini kontrol etme
Trabzon-Zigana ve İnebolu-Ecevit eşleştirmelerinin doğruluğunu onaylama.
Karadeniz hattındaki ana ticaret yollarını teyit etmek doğru cevaba ulaşmayı kolaylaştırır.

Anahtar Kavram

Hinterland ve Geçit İlişkisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 147Soru

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak amacıyla uygulanan modern (intensif) yöntemlerde sulama, gübreleme ve makineleşme gibi faktörler ön plana çıkar. Ancak bazı tarım ürünlerinin ekim alanlarının belirlenmesinde, bu modern tekniklerin uygulanabilirliğinden ziyade devletin uyguladığı özel denetim ve sağlık politikaları daha belirleyici olmaktadır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin ekim alanlarının sınırlandırılmasında 'salgın hastalıkların yayılmasını önleme' amacı temel gerekçedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirinç

Cevap

Pirinç (çeltik) tarımının sulak alanlarda yapılması nedeniyle sıtma hastalığına karşı toplum sağlığını korumak amacıyla devlet kontrolü uygulanmaktadır.
Pirinç (çeltik) tarımı, bitkinin yetişme döneminde sürekli su altında kalmasını gerektirir. Bu durgun sular, sıtma hastalığına neden olan sivrisineklerin hızla çoğalmasına uygun bir ortam oluşturur. Toplum sağlığını korumak ve salgın hastalıkların önüne geçmek amacıyla, pirinç ekim alanları belediye sınırlarından ve yerleşim merkezlerinden belirli bir mesafe uzaklıkta tutulmaktadır. Bu durum, ürünün yetişme koşullarından ziyade doğrudan bir halk sağlığı politikasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yöntemleri ile devlet kontrolü arasındaki farkı ayırt edin.
Modern yöntemler verimi artırırken, devlet kontrolü sosyal, ekonomik veya güvenlik amaçlıdır.
Soru kökünde modern yöntemlerden ziyade sağlık politikasının etkili olduğu ürün sorulmaktadır.
2
Devlet kontrolündeki ürünlerin (pirinç, tütün, şeker pancarı, haşhaş, kenevir) kontrol nedenlerini listeleyin.
Tütün: Kalite, Şeker Pancarı: Kota, Haşhaş/Kenevir: Güvenlik, Pirinç: Sağlık.
Her ürünün kısıtlanma gerekçesi farklıdır.
3
Pirinç tarımının fiziksel koşulları ile sağlık arasındaki bağı kurun.
Sulu tarım alanları sıtma taşıyan anofel tipi sivrisineklerin üreme merkezidir.
Bu durum pirinç ekiminin yerleşim yerlerinden belirli bir mesafe uzaklıkta yapılmasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünleri üzerinde uygulanan devlet kontrolü ve gerekçeleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 148Soru

Türkiye'de turizm potansiyelinin uluslararası düzeyde tanıtılması ve korunması açısından büyük önem taşıyan UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki varlıklar ile bulundukları iller eşleştirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nemrut Dağı - Malatya

Cevap

Nemrut Dağı miras alanının Malatya ile eşleştirilmesi yanlıştır; bu alan Adıyaman ilindedir.
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı (Kommagene Krallığı heykelleri), Adıyaman ilinin Kâhta ilçesi sınırları içerisindedir. Malatya ili her ne kadar bu bölgeye komşu olsa ve miras alanına erişim sağlasa da, alanın idari olarak bağlı olduğu il Adıyaman'dır.

Adım Adım Çözüm

1
UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki güncel alanları ve konumlarını hatırla.
Ani (Kars), Arslantepe (Malatya), Gordion (Ankara) ve Çatalhöyük (Konya) doğru eşleşmelerdir.
Konum doğruluğunu teyit etmek için coğrafi bilgi gerekir.
2
Hatalı olan eşleşmeyi belirlemek için benzer isimli yerleri ayırt et.
Nemrut Dağı miras alanı (Kommagene Krallığı heykelleri) Adıyaman'dadır. Malatya sınırında da bir Nemrut dağı olsa da turistik miras alanı Adıyaman tarafındadır.
İsim benzerliği nedeniyle oluşan karıştırmaları engellemek için net konum bilgisi şarttır.

Anahtar Kavram

UNESCO Dünya Miras Listesi ve Türkiye Dağılımı
Soru 149Soru

Türkiye'de orman varlığının yaklaşık %80'inin Karadeniz, Akdeniz ve Ege gibi kıyı bölgelerinde yoğunlaşmış olması, bu bölgelerin öncelikle hangi özelliğinin bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nemlilik ve yağış miktarının yeterli olması

Cevap

Nemlilik ve yağış miktarının yeterli olması
Türkiye'de ormanların coğrafi dağılışını belirleyen en temel faktör nemliliktir. Kıyı bölgeleri, denizelliğin etkisiyle iç kesimlere göre çok daha fazla yağış aldığı ve nem oranları yüksek olduğu için gür orman varlığına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Ormanların yetişme koşullarını analiz etmek
Ağaç formasyonunun oluşabilmesi için temel şart, yeterli nem ve yağışın bulunmasıdır.
Bitki coğrafyasında ormanların en büyük sınırlayıcı faktörü kuraklıktır.
2
Kıyı ve iç kesimler arasındaki farkı değerlendirmek
Kıyı bölgeleri denizel etki nedeniyle nemli, iç kesimler ise karasallık nedeniyle daha kuraktır.
Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması kıyılarda yağış miktarını artırır.
3
Dağılım ile iklimi ilişkilendirmek
Ormanların %80'inin kıyıda olması, yağışın kıyıda yoğunlaşmasıyla açıklanır.
Enleme veya toprağa göre değil, nem oranına göre bir kümelenme söz konusudur.

Anahtar Kavram

Bitki Örtüsü ve İklim İlişkisi

İpuçları

1
Bir ağacın yetişmesi için en çok neye ihtiyaç duyduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki orman yangınlarının en çok hangi bölgede görüldüğünü ve bunun nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 150Soru

Türkiye’nin güneyinde, kıyıya paralel uzanan Amanos (Nur) Dağları, Akdeniz ile iç kesimler arasındaki ulaşımda "doğal engel" faktörünün en bariz hissedildiği alanlardan biridir. Bu engebeli yapıyı aşmak amacıyla inşa edilen ulaşım koridorları, kullanılan ulaşım türüne (kara yolu veya demir yolu) ve hedef merkezlere göre farklı geçit noktalarında yoğunlaşmıştır. Buna göre; İskenderun’u Amik Ovası ve Antakya’ya bağlayan kara yolu güzergâhı ile Adana-Osmaniye hattını Gaziantep’e bağlayan demir yolu koridoru üzerindeki stratejik geçitler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belen — Bahçe (Nurdağı)

Cevap

İskenderun'u Antakya'ya bağlayan kara yolu güzergâhında Belen Geçidi kullanılırken, Adana-Osmaniye hattını Gaziantep'e bağlayan demir yolu koridoru Bahçe (Nurdağı) mevkisindeki tünellerle Amanos Dağları'nı aşmaktadır.
İskenderun ile Antakya arasındaki ulaşımı sağlayan Amanos Dağları üzerindeki temel geçit Belen Geçidi'dir ve bu geçit üzerinden yalnızca kara yolu ulaşımı sağlanmaktadır. Buna karşılık, Adana ve Osmaniye'yi Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu'ya bağlayan ana demir yolu hattı, Amanos Dağları'nı daha kuzeydeki Bahçe (Nurdağı) mevkisinden tünellerle aşmaktadır. Bu nedenle kara yolu için Belen, demir yolu için Bahçe eşleşmesi coğrafi verilerle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge tespiti yapılması
Soru Amanos (Nur) Dağları üzerindeki ulaşım koridorlarına odaklanmaktadır.
Ulaşım ağlarının yer şekilleriyle ilişkisini analiz etmek için önce ilgili dağ sırası belirlenmelidir.
2
İskenderun-Antakya kara yolu bağlantısının incelenmesi
Bu hat üzerinde yer alan ve sadece kara yolu ulaşımına hizmet eden temel geçit Belen Geçidi'dir.
Hatay'ın iç kesimlerine açılan en önemli kara yolu kapısı Belen'dir.
3
Adana-Gaziantep demir yolu hattının incelenmesi
Bu stratejik demir yolu hattı, Amanos Dağları'nı Bahçe (Nurdağı) mevkisindeki tüneller vasıtasıyla aşarak Güneydoğu Anadolu'ya ulaşır.
Demir yolu eğime duyarlı olduğu için Belen yerine daha kuzeydeki uygun tünel güzergâhını (Bahçe) kullanır.
4
Eşleştirmenin doğrulanması
Kara yolu için Belen, demir yolu için Bahçe (Nurdağı) eşleşmesi doğrudur.
Seçeneklerdeki diğer geçitler (Gülek, Sertavul, Çubuk) farklı coğrafi bölgelerde veya koridorlardadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ulaşım modlarının (kara ve demir yolu) yer şekillerine bağlı olarak farklı geçit ve güzergâhları kullanma zorunluluğu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 151Soru

Türkiye'nin genç oluşumlu bir jeolojik yapıya sahip olması, yer altı kaynaklarından olan sıcak su (jeotermal) potansiyelini artırmış; bu durum birçok ilde termal turizmin gelişmesine olanak sağlamıştır. Termal turizm merkezlerinin dağılışı ile aktif fay hatlarının uzanışı arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

Buna göre, jeolojik yapı özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki illerden hangisinin termal turizm potansiyeli diğerlerine göre daha düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mardin

Cevap

Mardin ili, jeolojik yapısı gereği eski ve sert bir kütle (masif) üzerinde yer aldığı için termal turizm potansiyeli diğer illere göre daha düşüktür.
Mardin ili, Türkiye'nin 'Mardin Masifi' olarak bilinen eski ve durağan yer kabuğu kütlelerinden biri üzerinde yer almaktadır. Jeolojik olarak birinci zamanda oluşmuş bu tür masif arazilerde aktif fay hatları bulunmadığı için yer altından sıcak su çıkışı (jeotermal kaynak) gözlenmez. Bu durum Mardin'in termal turizm potansiyelini, aktif fay kuşakları üzerinde yer alan diğer seçeneklerdeki illere göre çok daha düşük kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Termal turizm ile jeolojik yapı arasındaki ilişkiyi kurmak
Sıcak su kaynakları (jeotermal), yer kabuğunun kırıklı (faylı) olduğu genç oluşumlu bölgelerde yoğunlaşır.
Magmaya yakın olan yer altı sularının fay hatları boyunca yüzeye çıkması termal turizmin temelini oluşturur.
2
Seçeneklerdeki illerin fay hatları üzerindeki konumlarını değerlendirmek
Aydın, Yalova, Kütahya ve Manisa aktif fay kuşakları (KAF ve BAF) üzerinde yer alır.
Bu iller genç oluşumlu oldukları için jeotermal enerji ve kaplıca turizmi açısından zengindir.
3
Mardin ilinin jeolojik yapısını analiz etmek
Mardin, Arap Platformu'nun bir parçası olan ve 'Mardin Masifi' olarak adlandırılan eski, stabil bir arazi üzerine kuruludur.
Masif arazilerde faylanma ve deprem riski az olduğu için sıcak su kaynaklarına rastlanma ihtimali çok düşüktür.

Anahtar Kavram

Jeolojik Yapı - Termal Turizm İlişkisi

İpuçları

1
Termal turizm potansiyeli, bölgedeki aktif fay hatlarının varlığına bağlıdır.
2
Ege Bölgesi (BAF) ve Marmara Bölgesi'nin güneyi (KAF) termal kaynaklar açısından en zengin alanlardır.
3
Masif adı verilen eski ve sert kütlelerin bulunduğu yerlerde faylanma az olduğu için sıcak su çıkışı da az olur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'İnanç Turizmi Koridoru' ve 'Yayla Turizmi' gelişim bölgelerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya deprem riski haritası üzerinden de yaklaşılabilir. Deprem riskinin en düşük olduğu (masif/stabil) alanlar, termal turizm potansiyelinin de en düşük olduğu alanlardır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 152Soru

Türkiye, sanayileşme ve nüfus artışına bağlı olarak elektrik enerjisi ihtiyacının önemli bir kısmını ithal kaynaklarla karşılamaktadır. Dış ticaret açığını azaltmak ve enerji güvenliğini sağlamak için yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelim stratejik bir önem taşımaktadır. Buna göre, elektrik üretiminde kullanılan aşağıdaki kaynaklardan hangisi Türkiye'nin dışa bağımlılığının en yüksek olduğu enerji kaynakları arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğalgaz

Cevap

Doğalgaz, Türkiye'nin elektrik üretiminde kullandığı kaynaklar arasında dışa bağımlılığın en yüksek olduğu fosil yakıttır.
Doğalgaz, Türkiye'nin elektrik üretiminde yaygın olarak kullanılan ancak rezerv bakımından oldukça yetersiz olduğu bir kaynaktır. İhtiyacın neredeyse tamamı Rusya, Azerbaycan ve İran gibi ülkelerden ithal edildiği için dışa bağımlılığı doğrudan artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Enerji kaynaklarını yerli ve ithal olarak sınıflandırın.
Linyit, hidroelektrik, jeotermal, güneş ve rüzgar yerli; doğalgaz ve petrol ise büyük oranda ithal kaynaklardır.
Türkiye'nin enerji faturası ve dışa bağımlılığı üzerindeki etkisini anlamak için kaynağın menşei önemlidir.
2
Elektrik üretimindeki kullanım oranlarını değerlendirin.
Doğalgaz santralleri, yerli kaynak kullanımı teşvik edilse de elektrik üretim sepetinde halen önemli ve ithal bir paya sahiptir.
Dışa bağımlılığın en yüksek olduğu (yaklaşık %99 ithalat) kaynağı belirlemek için üretim verileri incelenmelidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Enerji Kaynaklarında Dışa Bağımlılık ve Kaynak Türleri

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de doğalgazın elektrik üretimindeki payını ve son yıllarda Karadeniz'de keşfedilen rezervlerin bu bağımlılığı nasıl etkileyeceğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 153Soru

Türkiye'de ham maddesi tarıma dayalı olan sanayi kollarında, üretim miktarı büyük ölçüde o yılın iklim koşullarına (özellikle yağış rejimine) bağlıdır. Ham madde üretimindeki yıllık dalgalanmalar, sanayideki üretim kapasitesini ve maliyetleri doğrudan etkilemektedir.

Buna göre, aşağıdaki sanayi kollarından hangisinde üretim miktarının yıllara göre iklim koşullarından daha az etkilenmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cam ve seramik sanayisi

Cevap

Cam ve seramik sanayisi, ham maddesi iklim koşullarından bağımsız olan toprak ve minerallere dayandığı için üretimde iklime bağlı dalgalanma yaşamaz.
Cam ve seramik sanayisinin ham maddesi kum, kil, feldspat ve kaolin gibi toprak ve mineral kaynaklı maddelerdir. Bu kaynaklar yer altında bulunur ve yıllık hava olaylarından (yağış, kuraklık, sıcaklık farkları) etkilenmezler. Dolayısıyla bu fabrikalarda üretim miktarı her yıl istikrarlı bir şekilde devam edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki sanayi kollarının ham madde kaynaklarını belirle.
Pamuk, yağ, konserve ve yünlü dokuma; tarım ve hayvancılık kaynaklıdır. Cam ve seramik ise toprak/mineral (kum, kil, feldspat vb.) kaynaklıdır.
Sanayinin iklime bağımlılığı, ham maddesinin biyolojik (tarım/hayvancılık) mi yoksa mineral mi olduğuna göre değişir.
2
Ham madde kaynaklarının iklim dalgalanmalarına (yağış, kuraklık) duyarlılığını analiz et.
Tarımsal ve hayvansal ürünler yıllık yağış miktarından doğrudan etkilenirken, yer altı kaynakları ve toprak türleri iklim olaylarından etkilenmez.
Kuraklık veya aşırı yağış o yılın rekoltesini değiştirir, ancak yer altındaki kum veya kil rezervini etkilemez.
3
İklimden en az etkilenen, yani ham maddesi tarıma dayanmayan seçeneği işaretle.
Cam ve seramik sanayisi en az etkilenen koldur.
Toprak ve taş temelli sanayi kolları, üretim süreçlerinde doğal iklim döngülerinden bağımsız bir ham madde arzına sahiptir.

Anahtar Kavram

Sanayi Kollarının Ham Madde Kaynaklarına Göre Sınıflandırılması ve İklim İlişkisi
Soru 154Soru

Türkiye'de kıl keçisi yetiştiriciliği, özellikle orman varlığına zarar verdiği gerekçesiyle Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirli bölgelerde denetim altında tutulmakta ve ağaçlandırma sahalarına girişi kısıtlanmaktadır. Ancak bu durum, bazı bölgelerin coğrafi yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle kıl keçisini hala temel ekonomik faaliyetlerden biri kılmaktadır. Buna göre, kıl keçisi yetiştiriciliğinin yoğunlaştığı alanlar ve bu faaliyetin doğal çevre ile ilişkisi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağlık ve engebeli yapının yanı sıra maki topluluklarının baskın olduğu Teke ve Taşeli platolarında, kıl keçisi yetiştiriciliği diğer hayvancılık kollarından daha ön plandadır.

Cevap

Engebeli yer şekillerine sahip olan ve maki bitki örtüsünün yaygın olduğu Teke ve Taşeli platolarında, kıl keçisi yetiştiriciliği en uygun ve baskın hayvancılık faaliyetidir.
Kıl keçisi, Türkiye'de engebeli arazilerin (özellikle karstik yapılar) ve maki bitki örtüsünün bulunduğu alanlara en iyi uyum sağlayan hayvancılık türüdür. Teke ve Taşeli platoları, bu özelliklerin birleştiği temel sahalar olduğu için kıl keçisi yetiştiriciliğinde kritik öneme sahiptir. Ormanlara zarar vermesi nedeniyle kısıtlamalar getirilse de, bu bölgelerde coğrafi zorunluluklar nedeniyle faaliyet hala ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıl keçisinin fiziksel ve beslenme özelliklerini belirleme
Kıl keçisi engebeli araziye uyumludur ve maki (çalı) ile beslenir.
Hayvancılık türlerinin dağılışı doğrudan yer şekilleri ve bitki örtüsüyle ilişkilidir.
2
Türkiye'nin coğrafi bölgeleriyle eşleştirme
Teke ve Taşeli platoları karstik, engebeli ve maki örtüsüyle kaplıdır.
Doğru bölgeyi bulmak için iklim ve yer şekilleri verilerini sentezlemek gerekir.
3
Ormancılık kısıtlamalarının etkisini değerlendirme
Bu bölgelerde orman varlığına rağmen, yer şekilleri başka bir faaliyete (tarım gibi) izin vermediği için keçi yetiştiriciliği hala hayati önemdedir.
Ekonomik zorunluluklar ve doğal şartlar, bazen kısıtlamalara rağmen faaliyetin devamını sağlar.

Anahtar Kavram

Hayvancılık faaliyetlerinin bitki örtüsü ve yer şekilleri ile olan sıkı ilişkisi.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kümes hayvancılığı ve besi hayvancılığının dağılışında doğal faktörlerin etkisinin neden azaldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 155Soru

Türkiye'de rezervleri oldukça kısıtlı bir alanda bulunan, Şırnak ili ve çevresinden çıkarılarak Silopi Termik Santrali'nde elektrik enerjisi üretimi için kullanılan enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asfaltit

Cevap

Şırnak (Silopi) çevresinde çıkarılarak enerji üretiminde kullanılan kaynak asfaltittir.
Asfaltit, petrol kökenli katı bir yakıt olup Türkiye'de çıkarım ve kullanım alanı Şırnak (Silopi) ile sınırlıdır. Bu bölgedeki Silopi Termik Santrali, bu kaynağı kullanarak elektrik üreten Türkiye'deki tek tesis örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Coğrafi konum analizi
Soruda belirtilen Şırnak ve Silopi lokasyonları tespit edilir.
Türkiye'de enerji kaynaklarının dağılımı bölgesel ve yerel bazda farklılık gösterir.
2
Kaynak eşleştirmesi
Bu bölgeye has olan ve termik santralde kullanılan yakıtın asfaltit olduğu belirlenir.
Asfaltit, Türkiye'de çıkarım alanı en dar olan enerji kaynaklarından biridir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de enerji kaynaklarının bölgesel dağılımı ve santral eşleşmeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 156Soru

Türkiye’de ana ulaşım hatlarının uzanış doğrultusu ile dağların uzanış yönü arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Dağların kıyıya paralel uzandığı bölgelerde iç kesimlere ulaşım daha maliyetli iken, dağların kıyıya dik uzandığı veya yükseltinin az olduğu alanlarda bu maliyet azalmaktadır. Buna göre, aşağıdaki güzergâhların hangisinde yapılacak bir demir yolu projesinin birim kilometre maliyetinin, yer şekillerine bağlı olarak diğerlerine göre daha düşük olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzmir - Aydın

Cevap

İzmir ve Aydın arasındaki ulaşım hattı, dağların kıyıya dik uzandığı doğal graben alanlarını takip ettiği için en düşük maliyetli seçenektir.
Türkiye'nin batısında dağlar denize dik uzandığı için kıyı ile iç kesimler arasında ulaşımı kolaylaştıran geniş vadiler ve grabenler (Büyük Menderes, Küçük Menderes vb.) bulunur. İzmir ve Aydın arasındaki hat, bu doğal düzlükleri takip ettiği için yer şekilleri nedeniyle ortaya çıkan tünel, köprü ve viyadük maliyetleri diğer bölgelere göre çok daha düşüktür. Nitekim Anadolu'daki ilk demir yolu hattının bu güzergâhta (İzmir-Aydın) yapılmış olması da bu topografik kolaylığın bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki dağ uzanış doğrultularını ve bunların ulaşıma etkisini analiz et.
Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik, Karadeniz ve Akdeniz'de ise paralel uzanır.
Ulaşım maliyetini belirleyen temel unsur, güzergâhın aşmak zorunda olduğu topografik engellerdir.
2
Verilen güzergâhları yer şekilleri açısından karşılaştır.
İzmir - Aydın hattı bir çöküntü ovası (graben) üzerinden ilerlerken diğerleri yüksek dağ sıralarını aşmak zorundadır.
Graben alanları doğal birer koridor görevi görerek tünel ve viyadük ihtiyacını minimize eder.

Anahtar Kavram

Dağların uzanış doğrultusunun ulaşım maliyeti ve güzergâhı üzerindeki belirleyici etkisi.

Daha Fazla Pratik

Ege Bölgesi'ndeki limanların hinterlandının Karadeniz ve Akdeniz limanlarına göre daha geniş olmasının nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 157Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin yer seçiminde hammaddeye yakınlık, ulaşım, enerji kaynağına yakınlık ve pazarlama gibi faktörler belirleyici olmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki sanayi merkezlerinin hangisinde tesisin kurulmasında hammaddeye yakınlık temel faktör olarak kabul edilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karabük Demir-Çelik Fabrikası

Cevap

Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş yerinin belirlenmesinde temel faktör enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlıktır.
Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş yerinin seçiminde bölgedeki taş kömürü yatakları belirleyici olmuştur. Demir madeni bölgeye dışarıdan taşınmaktadır, bu nedenle tesis enerji kaynağına yakınlık ilkesine bir örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki sanayi tesislerini ve işledikleri hammadde kaynaklarının yerel varlığını analiz edin.
Batman'da petrol, Seydişehir'de boksit, Konya'da şeker pancarı ve Rize'de çay üretimi tesisin hemen yakınında mevcuttur.
Hammaddeye yakınlık ilkesi, genellikle hammadde taşınmasının maliyetli olduğu veya ürünün çabuk bozulduğu durumlarda tercih edilir.
2
Karabük'teki demir-çelik tesisinin hammadde (demir) kaynağının nereden geldiğini belirleyin.
Fabrikada işlenen demir madeni Karabük'ten değil, Sivas (Divriği) ve Malatya (Hekimhan) gibi bölgelerden getirilmektedir.
Karabük'te tesis kurulmasının temel nedeni demir yatakları değil, demiri eritmek için gereken yüksek ısıyı sağlayan taş kömürü (enerji kaynağı) yataklarının bölgeye yakın olmasıdır.

Anahtar Kavram

Sanayi kuruluşlarında yer seçimi faktörleri (Hammadde vs Enerji)
Tahmini Süre:50s
Soru 158Soru

Türkiye'de enerji kaynaklarının verimli kullanımı; hem coğrafi potansiyelin doğru analizi hem de bu kaynakların elektrik üretimine dönüştürülmesindeki kısıtlayıcı faktörlerin bilinmesiyle mümkündür.

Aşağıdaki tabloda bazı enerji kaynakları, Türkiye'de bu kaynakların potansiyelinin en yüksek olduğu bölge ve kullanımındaki temel coğrafi kısıt eşleştirilmiştir:

KaynakPotansiyel BölgeTemel Coğrafi Kısıt
I. RüzgarMarmara ve EgeRüzgar hızının yıl içinde değişkenlik göstermesi
II. GüneşGüneydoğu AnadoluYıl genelinde bulutluluk süresinin çok uzun olması
III. JeotermalEge (Batı Anadolu)Mevsimsel yağış miktarına bağlı olarak debinin azalması
IV. HidroelektrikDoğu AnadoluAkarsu rejimlerinin düzensizliği ve kış donmaları
V. BiyokütleMarmara ve İç AnadoluHammadde toplama ve nakliye maliyetlerinin yüksekliği

Buna göre, yukarıdaki eşleştirmelerden hangilerinde verilen 'coğrafi kısıt' bilgisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Türkiye'de güneş enerjisi potansiyelinin en yüksek olduğu Güneydoğu Anadolu'da bulutluluk süresi azdır, bu bir kısıt olamaz. Jeotermal enerji ise yer yapısına (fay hatlarına) bağlıdır ve debisi mevsimsel yağışlara göre değişmez.
Doğru cevap olan seçenek, iki temel coğrafi hatayı içermektedir. Birincisi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin en çok güneş alan (en az bulutlu) bölgesidir; dolayısıyla bulutluluk bir kısıt değil, avantajdır. İkincisi, jeotermal kaynaklar yer kabuğunun kırıklı yapısıyla (faylar) ilgilidir ve akarsular gibi mevsimsel yağış rejiminden etkilenmezler.

Adım Adım Çözüm

1
Enerji kaynaklarının potansiyel alanlarını doğrula
Rüzgar (Marmara/Ege), Güneş (Güneydoğu), Jeotermal (Ege), Hidro (Doğu), Biyokütle (Marmara/İç Anadolu) eşleşmeleri Türkiye coğrafyasına uygundur.
Kaynağın verimliliği için önce potansiyel alanının doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Belirlenen kısıtların fiziksel ve coğrafi gerçekliğini sorgula
Güneydoğu Anadolu'da bulutluluk süresinin uzun olması (II) ve jeotermal kaynağın yağışla azalması (III) bilgileri bilimsel ve coğrafi gerçeklerle çelişmektedir.
Güneydoğu Anadolu güneşlenme süresi en fazla bölgedir; jeotermal ise yer altı kökenli olup iklimden bağımsızdır.
3
Doğru kısıtları eleyerek hatalı olanları grupla
I, IV ve V numaralı öncüllerdeki kısıtlar doğrudur. II ve III numaralı öncüller hatalı bilgi içermektedir.
Soruda hangi eşleştirmelerin yanlış olduğu sorulduğu için hatalı mantık yürüten öncüller seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Enerji Kaynaklarının Coğrafi Kısıtları ve Bölgesel Potansiyel Analizi

İpuçları

1
Güneydoğu Anadolu'nun güneşlenme potansiyelini bulutluluk açısından tekrar düşünün.
2
Jeotermal enerji yer altı magmatik faaliyetlerine ve faylara mı yoksa yüzey sularına mı bağlıdır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki nükleer santral yer seçim kriterlerini (soğutma suyu, sismik risk) bu tablodaki kriterlerle karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 159Soru

Türkiye'de turizm politikaları; kültürel mirasın korunması, bölgesel kalkınma projelerinin desteklenmesi ve turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi temelleri üzerine kuruludur. Bu kapsamda, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan varlıklar ile bu varlıkların içerisinde bulunduğu projeler veya koridorlarla ilgili yapılan aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selimiye Camii ve Külliyesi – Edirne'de bulunan bu şaheser, Tarsus'tan başlayıp Mardin'e uzanan 'İnanç Koridoru' projesinin en batı ucunu oluşturmaktadır.

Cevap

Edirne'deki Selimiye Camii ve Külliyesi'nin, Tarsus-Mardin hattını kapsayan 'İnanç Koridoru' içerisinde yer aldığını belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesinde tanımlanan 'İnanç Koridoru'; Mersin'in Tarsus ilçesinden başlayarak Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa üzerinden Mardin'e kadar uzanan bir güzergâhı kapsar. Edirne'deki Selimiye Camii ve Külliyesi çok önemli bir inanç turizmi odağı olmasına rağmen, coğrafi konumu gereği bu koridorun bir parçası değil, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'ı kapsayan 'Trakya Kültür Koridoru'nun bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki UNESCO miras alanlarının illerini kontrol et.
Ani: Kars, Çatalhöyük: Konya, Göbeklitepe: Şanlıurfa, Selimiye: Edirne, Hattuşa: Çorum. Tüm il eşleştirmeleri coğrafi olarak doğrudur.
Eserlerin hangi ilde olduğunu bilmek, dahil oldukları projelerin kapsamını belirlemek için ilk şarttır.
2
Eserlerin bulunduğu illerin, yanlarında belirtilen turizm koridorları veya projelerin sınırları içerisinde olup olmadığını incele.
Kış Koridoru Kars'ı kapsar. KOP Konya'yı, GAP Şanlıurfa'yı kapsar. Ancak 'İnanç Koridoru' sadece Tarsus, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin illerini kapsayan bir güzergâhtır.
Turizm projeleri ve koridorları, belirli illeri kapsayan mekânsal planlamalardır; her dini veya kültürel merkez her projeye dahil edilemez.
3
Yanlış olan kurumsal eşleştirmeyi tespit et.
Selimiye Camii Edirne'dedir ve coğrafi konumu gereği 'İnanç Koridoru' projesi sınırları dışındadır. Edirne, 'Trakya Kültür Koridoru' içerisinde yer almaktadır.
Eserin niteliği (inanç merkezi olması) ile projenin coğrafi kapsamı (Güney/Güneydoğu Anadolu) arasındaki çelişkiyi bulmak doğru cevabı verir.

Anahtar Kavram

Türkiye Turizm Stratejisi Projeleri ve UNESCO Miras Alanlarının Coğrafi Dağılımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 160Soru

Türkiye'de İç Anadolu Bölgesi'nin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirmeyi hedefleyen Konya Ovası Projesi (KOP), bölgedeki su yetersizliği sorununa kalıcı çözümler üretmeyi amaçlayan kapsamlı bir kalkınma hamlesidir. Bu projenin temel hedefleri ve bölgedeki uygulamaları dikkate alındığında, projenin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nadasa ayrılan toprak miktarının artması

Cevap

Nadasa ayrılan toprak miktarının artması beklenen bir sonuç değildir; aksine sulama ile nadas alanları azalır.
Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamında yürütülen Mavi Tünel gibi projelerle bölgeye dışarıdan su getirilmesi ve modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Sulama olanaklarının arttığı bir bölgede nadas (toprağın bir yıl ekilmeyerek dinlendirilmesi) uygulaması azalır, çünkü nadasın temel nedeni topraktaki nem yetersizliğidir. Dolayısıyla nadas alanlarının genişlemesi projenin hedefleriyle çelişen bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
KOP'un temel probleminin ve çözüm stratejisinin analiz edilmesi
Projenin merkezinde su kısıtlılığı ve buna bağlı olarak gelişen sulama ihtiyacının olduğu saptanır.
Konya Havzası Türkiye'nin en az yağış alan bölgelerinden biridir.
2
Sulama imkanlarının tarım yöntemleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Sulama imkanları arttığında, nadas (toprağı dinlendirme) yöntemine duyulan ihtiyaç ortadan kalkar.
Nadas, suyun yetersiz olduğu bölgelerde uygulanan bir zorunluluktur; sulu tarımla birlikte yerini nöbetleşe ekime veya sürekli üretime bırakır.
3
Projenin çevresel ve ekonomik yan etkilerinin incelenmesi
Mavi Tünel ile dışarıdan su getirilmesi, yeraltı suyu kullanımını azaltarak obruk riskini düşürür ve sanayi bitkilerinin üretimini artırır.
Çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik çeşitlilik kalkınma projelerinin ana amaçlarıdır.

Anahtar Kavram

Bölgesel kalkınma projelerinin tarımsal ve çevresel etkileri

İpuçları

1
Nadas yönteminin neden uygulandığını ve sulama ile olan ilişkisini düşünün.
2
KOP, Konya Havzası'ndaki yeraltı suyu çekilmesine bağlı çevresel felaketleri (obruk) önlemeyi de amaçlar.
3
Mavi Tünel projesi hangi nehirden su taşımaktadır ve bu suyun bölge tarımına katkısı nedir?

Daha Fazla Pratik

Bölgesel projelerde yer alan diğer 'mavi' veya 'yeşil' temalı projeleri (Yeşil Yol, Mavi Tünel, Silvan Barajı) karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Sulama = Nadasın Düşmanı' formülünü kullanarak doğrudan yanlış seçeneğe ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 8 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 8 | Examkin