Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 361Soru

Bir araştırmacı, Türkiye'deki ormanların genel dağılışını incelediği çalışmasında şu notları almıştır:

"Ülkemizde ormanlar daha çok kıyı bölgelerimizde yoğunlaşmış olup, iç bölgelerimizde orman alanları oldukça sınırlıdır. Ayrıca, kıyı bölgelerimizdeki ormanları oluşturan hâkim ağaç türleri de farklılık gösterir; kuzey kıyılarımızda bol nem isteyen geniş yapraklı ağaçlar yaygınken, güney kıyılarımızda yaz kuraklığına dayanıklı iğne yapraklı ağaçlar öne çıkar."

Araştırmacının notlarında bahsettiği; iç kesimlerde orman örtüsünün sınırlı olmasının ve kuzey-güney kıyılarımızdaki orman formasyonlarının farklı ağaç türlerinden oluşmasının temel nedenleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nem ve yağış miktarının yetersiz olması – Sıcaklık ortalamaları ve yağış rejiminin farklı olması

Cevap

İç kesimlerde nem ve yağış miktarının yetersiz olması, kuzey ve güney kıyılarımızda ise sıcaklık ortalamaları ve yağış rejiminin farklı olması
Ormanların yetişebilmesi için temel şart yeterli nem ve yağıştır; iç bölgelerimizde deniz etkisinin girmemesi nedeniyle bu şart sağlanamaz (nem azlığı). Kuzey (Karadeniz) ve güney (Akdeniz) kıyılarımızda orman olmasına rağmen ağaç türlerinin farklı olması ise, bu bölgelerin enleme bağlı sıcaklık ortalamalarının ve yaz aylarındaki yağış rejimlerinin birbirinden farklı olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
İç bölgelerdeki orman yetersizliğinin nedenini belirleme
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi iç kesimler, etrafı dağlarla çevrili olduğu için denizel etkilere kapalıdır. Bu durum nem azlığına ve yağış yetersizliğine neden olur, bu da ağaç yetişmesini zorlaştırır.
Ağaç formasyonunun gelişebilmesi için belirli bir yağış ve nem birikimine ihtiyaç vardır.
2
Kuzey ve güney kıyıları arasındaki ağaç türü (geniş vs. iğne yapraklı) farklılığının nedenini belirleme
Kuzeyde (Karadeniz) her mevsim yağışlı ve serin bir iklim varken, güneyde (Akdeniz) yazları sıcak ve kurak bir iklim vardır. Bu iklim (sıcaklık ve rejim) farklılığı ormanı oluşturan türleri belirler.
Geniş yapraklı ağaçlar bol nem ve düzenli yağış ister. İğne yapraklı ağaçlar (örneğin kızılçam) ise yaz kuraklığına karşı suyu bünyelerinde tutacak şekilde adapte olmuştur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ormanların Dağılışını Etkileyen İklim Faktörleri

İpuçları

1
İç bölgelerimizde deniz etkisinden uzak olmanın getirdiği kuraklık koşullarını düşünün.
2
Karadeniz ile Akdeniz arasındaki orman türü farkının, bu bölgelerin sıcaklık değerleri ve yaz aylarındaki yağış durumundan kaynaklandığını hatırlayın.
3
Ağaçların yetişebilmesi için en önemli faktör nem ve yağıştır. Kuzey ve güney kıyılarımızdaki ağaç türlerinin (geniş vs. iğne yapraklı) farklılaşması ise sıcaklık değişimi ve yağış rejimleri ile doğrudan ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz ormanlarındaki alt ve üst sınır farklarını etkileyen faktörleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 362Soru

Türkiye'de dağların yüksek kesimlerinde, orman üst sınırının üzerindeki sahalarda düşük sıcaklıklara dayanıklı, yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu ot toplulukları yaygınlık gösterir. Bu bitki topluluklarının bulunduğu alanlarda mera hayvancılığına bağlı olarak büyükbaş hayvancılık faaliyetleri gelişmiştir.

Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen ot formasyonu ve bu formasyonun en yaygın görüldüğü yer eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alpin Çayır — Erzurum-Kars Platosu

Cevap

Metinde tarif edilen, orman üst sınırının üzerinde yer alan ve yaz yağışlarıyla yeşeren uzun boylu gür ot topluluğu 'Alpin Çayır'dır. Bu formasyonun Türkiye'deki en tipik yayılış alanı Erzurum-Kars-Ardahan platolarıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, hem 'Alpin Çayır' formasyonunun tanımını (yaz yağışıyla yeşeren, uzun boylu otlar) hem de Türkiye'deki en yaygın görüldüğü yer olan Erzurum-Kars Platosu'nu doğru bir şekilde eşleştirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki örtüsü özelliklerini analiz et
Orman üst sınırı üzerinde olması, yaz yağışıyla yeşermesi ve uzun boylu olması çayır formasyonuna işaret eder.
Yükseltiye bağlı sıcaklık düşüşü ağaç yetişmesini engellerken, yaz yağışları otların kurumasını önler ve gürleşmesini sağlar.
2
Ekonomik faaliyetle ilişkilendir
Gür otlaklar büyükbaş mera hayvancılığı için elverişlidir.
Kısa boylu bozkırlar küçükbaş hayvancılığa, gür ve uzun boylu çayırlar ise büyükbaş hayvancılığa temel oluşturur.
3
Coğrafi bölgeyi tespit et
Türkiye'de yaz yağışlarının en belirgin olduğu ve yüksek platoların bulunduğu yer Erzurum-Kars Platosu'dur.
Sert karasal iklimin hüküm sürdüğü bu yörede konveksiyonel yaz yağışları çayırların temel kaynağıdır.

Anahtar Kavram

Alpin Çayırlar ve Sert Karasal İklim İlişkisi

İpuçları

1
Bitkinin yeşerdiği mevsime (yaz yağışları) ve boyuna dikkat edin.
2
Bu alanlarda büyükbaş hayvancılığın (sığır, manda vb.) gelişmiş olduğunu hatırlayın.
3
Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum, Kars, Ardahan) yazların yağışlı geçmesi bu bitki türünü belirler.

Daha Fazla Pratik

Bozkır, çayır ve antropojen bozkırın yayılış alanlarını Türkiye haritası üzerinde karşılaştırın.
Tahmini Süre:50s
Soru 363Soru

Türkiye’yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum mekanizmaları (termik veya dinamik) ile bu merkezlerin mevsime göre değişen karakteristik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra Termik Alçak Basıncı, kış mevsiminde karasallığın şiddetlendiği dönemlerde Türkiye'nin iç kesimlerinde yüksek basınç kuşağı oluşturarak sis ve ayazın süresini uzatan temel etkendir.

Cevap

Basra Termik Alçak Basıncı'nın kışın etkili olduğu ve yüksek basınç karakteri göstererek ayaz yaptığı bilgisi yanlıştır; bu özellikler Sibirya Termik Yüksek Basıncı'na aittir.
Basra Termik Alçak Basıncı, Muson sisteminin bir uzantısıdır ve Türkiye'ye sadece yaz mevsiminde Güneydoğu yönünden sokulur. Karakteri gereği sıcak ve kurak hava getirir. Kış mevsiminde Türkiye'de görülen ayaz, don ve sis gibi yüksek basınç koşulları ise Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın etkisidir. Bu nedenle Basra'nın kışın ayaz yaptığı bilgisi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini oluşum nedenlerine göre ayırın.
Termik: Sibirya ve Basra. Dinamik: Asor ve İzlanda.
Oluşum kökenini bilmek, sistemin hareket mekanizmasını anlamayı sağlar.
2
Merkezlerin etkili oldukları mevsimleri ve karakterlerini belirleyin.
Sibirya: Kış (Soğuk/Ayaz). Basra: Yaz (Sıcak/Kurak). İzlanda: Kış (Ilık/Yağışlı). Asor: Yıl boyu (Yazın kuraklık).
Her merkez belirli bir iklimsel koşulla (sıcaklık, nem) eşleşir.
3
Hatalı eşleştirmeyi tespit edin.
Basra'nın kışın etkili olduğu ve yüksek basınç (ayaz/sis) özelliği gösterdiği iddiası temel bir çelişkidir.
Alçak basınç merkezleri (Basra) sis ve ayaz gibi kararlı hava koşullarına (yüksek basınç özelliği) neden olmaz.

Anahtar Kavram

Basınç Merkezlerinin Termik ve Dinamik Köken Ayırımı ile Mevsimsel Etkileri

İpuçları

1
Hangi basınç merkezinin 'yaz' hangisinin 'kış' kökenli olduğuna odaklanın.
2
Basra ve Sibirya'nın her ikisi de termik (sıcaklığa bağlı) olsa da, biri yüksek basınç (YB) diğeri alçak basınç (AB) karakterindedir.
3
Kışın yaşanan 'ayaz' (bulutsuz soğuk) durumu ancak bir 'yüksek basınç' (çöken hava) ile mümkündür. Basra ise bir 'alçak basınç' merkezidir.

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin yerel rüzgarlar (Lodos, Poyraz, Keşişleme) üzerindeki belirleyici rollerini inceleyin.

Alternatif Yöntem

Basınç merkezlerini bir Türkiye haritası üzerinde yönlerine (KB, KD, GB, GD) ve kökenlerine (Dinamik/Termik) göre basit bir tabloya dökerek şıkları kontrol edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 364Soru

Türkiye'de 4.4. jeolojik zamanda yaşanan iklim değişimleri sonucunda, nemli ve serin iklim şartlarında yetişen Karadeniz ormanlarına ait bazı türler, Güney Anadolu'daki bazı dağlık kütlelerin nemli yamaçlarında kalıntı (relik) olarak varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Bu duruma bağlı olarak Akdeniz iklim bölgesinde yer alan bazı alanlarda kayın, gürgen ve fındık gibi normalde Karadeniz'e özgü olan ağaç topluluklarına rastlanabilmektedir.

Bu durumun en belirgin örneklerine, aşağıdaki alanların hangisinde rastlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amanos (Nur) Dağları

Cevap

Karadeniz kökenli relik bitki topluluklarının Akdeniz'de en belirgin görüldüğü yer Amanos (Nur) Dağları'dır.
Amanos (Nur) Dağları, Akdeniz iklim bölgesinde yer almasına karşın, sahip olduğu özel konum ve yükselti sayesinde Karadeniz orman kuşağına ait kayın, gürgen ve porsuk gibi ağaç türlerinin kalıntı (relik) olarak yaşamasına imkan tanır. Bu durum, bölgenin geçmişteki iklim değişimlerinden nasıl etkilendiğinin bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Relik (kalıntı) bitki kavramını analiz etme
Geçmiş jeolojik dönemlerden (özellikle buzul dönemlerinden) kalma bitkiler olduğu anlaşıldı.
Soruda istenen türün mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Karadeniz türlerinin (kayın, gürgen) yetişme koşullarını değerlendirme
Bu türlerin yüksek nem ve serinlik istediği belirlendi.
Akdeniz gibi sıcak bir bölgede bu türlerin nerede barınabileceğini tespit etmek için kritiktir.
3
Akdeniz'deki dağların konum ve nem özelliklerini karşılaştırma
Amanos Dağları'nın İskenderun Körfezi'ne bakan yamaçlarının en uygun mikroklimal alanı sunduğu görüldü.
Doğru coğrafi merkezi bulmak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Relik (Kalıntı) Bitki Dağılımı ve Amanos Dağları Örneği

İpuçları

1
Relik bitki, iklim değişse de uygun yerlerde kalan 'geçmişin mirası' bitkidir.
2
Akdeniz'de olup da Karadeniz gibi yağış alan ve serin kalabilen bir dağ sırasını düşünün.
3
Hatay çevresinde, denize paralel uzanan ve kayın ormanlarıyla ünlü olan kütleyi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında görülen ve Akdeniz iklimine ait olan 'Psödömaki' (Yalancı maki) türlerini de incelemek bu konuyu tamamlayacaktır.

Alternatif Yöntem

Bitki örtüsü sorularında 'istisna' olan bölgeler (mikroklima veya relik alanlar) KPSS'de sıkça sorulur. Karadeniz türlerinin Akdeniz'deki tek büyük kalıntı adası Amanoslar'dır.
Tahmini Süre:50s
Soru 365Soru

Türkiye'de bitki coğrafyası analiz edildiğinde, nemli hava kütlelerinin etkisinden uzak kalan ve buharlaşma miktarının yağıştan fazla olduğu sahalarda orman örtüsünün yerini ot topluluklarına bıraktığı görülür.

Bu durumun bir sonucu olarak, Türkiye'nin toplam orman varlığı içerisinde en düşük paya sahip olan coğrafi bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Cevap

Türkiye'de orman varlığı bakımından en düşük paya sahip olan bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi'dir.
Türkiye'de ormanların dağılışında en temel belirleyici faktör nemliliktir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyden gelen sıcak ve kuru hava kütlelerinin etkisiyle Türkiye'nin en şiddetli kuraklığının yaşandığı yerdir. Bu durum, ormanların doğal olarak yetişmesini zorlaştırarak bölgeyi yaklaşık %3\%3 gibi bir oranla orman varlığı bakımından Türkiye'nin en fakir bölgesi yapmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki orman dağılışını belirleyen temel faktörü analiz et.
Ormanların dağılışı ile yağış ve nem miktarı arasında doğrudan bir paralellik olduğu görülür.
Ağaçların yetişmesi ve orman formasyonu oluşturması için yıllık yağışın belirli bir düzeyin üzerinde olması ve buharlaşmanın aşırı olmaması gerekir.
2
Bölgelerin iklim ve nem koşullarını kıyasla.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, özellikle Basra Alçak Basıncı'nın etkisiyle Türkiye'nin en şiddetli yaz kuraklığını yaşayan bölgesidir.
Yıllık yağış miktarı bazı iç kesimlerden fazla olsa bile, aşırı buharlaşma bitkilerin bu sudan faydalanmasını engeller.
3
Resmi veriler ışığında en düşük paya sahip bölgeyi saptanır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi yaklaşık %3\%3'lük oranla son sıradadır.
Kuraklık ve insan tahribatı ormanların bu bölgede çok kısıtlı alanlarda kalmasına neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Orman Varlığının Bölgesel Dağılımı

İpuçları

1
Türkiye'de orman dağılışı ile yağış miktarı arasındaki ilişkiyi düşünün.
2
En az orman olan bölge, sadece az yağış alan değil, aynı zamanda buharlaşmanın en şiddetli olduğu bölgedir.
3
Güneşlenme süresi ve yaz sıcaklığının en yüksek olduğu bölgemizi hatırlayın; kuraklık burada orman gelişimini en çok kısıtlayan faktördür.

Daha Fazla Pratik

Bölgelerin orman varlığına göre sıralamasını (Karadeniz, Akdeniz, Ege, Marmara, Doğu Anadolu, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu) ezberlemek bu tür soruları hızla çözmenizi sağlar.
Tahmini Süre:45s
Soru 366Soru

Türkiye'nin Ocak ayı indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde, en düşük sıcaklık değerlerinin Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum-Kars çevresi) toplandığı görülmektedir. Bu haritalarda yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kaldırıldığına göre, söz konusu bölgede kış sıcaklıklarının Türkiye'nin en düşük değerlerine sahip olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiddetli karasallık ve enlem etkisi

Cevap

Şiddetli karasallık ve enlem etkisi
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken tüm merkezlerin yükseltisi deniz seviyesine (00 m) indirilir. Dolayısıyla bu haritalarda görülen sıcaklık değişimlerinde yükseltinin hiçbir etkisi yoktur. Kuzeydoğu Anadolu'nun kışın en soğuk yer olması, denizden uzak olması (şiddetli karasallık) ve kuzeyde yer alması (enlem etkisi) ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını analiz etme
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti etkisi yok sayılır (00 m kabul edilir). Bu nedenle sıcaklık farkları sadece enlem ve özel konum (denizellik-karasallık) faktörleriyle açıklanabilir.
Soruda belirtilen 'indirgenmiş' ifadesi yükselti seçeneğini doğrudan elemenizi sağlar.
2
Kuzeydoğu Anadolu'nun coğrafi özelliklerini değerlendirme
Erzurum-Kars çevresi Türkiye'nin en kuzeydoğusundadır (yüksek enlem) ve deniz etkisinden en uzak noktadadır (şiddetli karasallık).
Ocak ayında güneş ışınlarının geliş açısı (enlem) ve nem azlığı (karasallık) soğumanın temel faktörleridir.
3
Basınç merkezlerinin etkisini kontrol etme
Kışın Sibirya Yüksek Basıncı'nın bölgeye girişi, karasallık etkisiyle birleşerek sıcaklığı ekstrem seviyelere düşürür.
Enlem ve karasallık bu basınç sisteminin etkisini pekiştirir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti faktörü dikkate alınmaz; sıcaklık dağılımı enlem, karasallık ve denizellik ile açıklanır.

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesi geçiyorsa yükseltiyle ilgili tüm seçenekleri elemeniz gerekir.
2
Türkiye'de kışın en soğuk yerin neden Erzurum-Kars olduğunu düşünün ama yükseltiyi devre dışı bırakın.
3
Denize uzaklık ve ekvatora olan uzaklık indirgenmiş haritaların ana değişkenleridir.

Daha Fazla Pratik

Temmuz ayı indirgenmiş sıcaklık haritasında en yüksek sıcaklıkların neden Güneydoğu Anadolu'da olduğunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Gerçek sıcaklık ve indirgenmiş sıcaklık farkını düşünün: Fark fazlaysa yer yüksektir. Ancak indirgenmiş değerin kendisi soruluyorsa sadece karasallık ve enleme bakın.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 367Soru

Bir üniversitenin coğrafya bölümü araştırmacıları, arazi çalışmaları sırasında üç farklı alanda aşağıdaki bitki topluluklarını gözlemlemiş ve raporlamıştır:

1. Alan: Geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi türlerin geniş yer kapladığı kurakçıl düzlüklerde inceleme yapılmış, yer yer toprağın altında meşe ağacı köklerine rastlanmasının bu alanın geçmişte ormanlık olduğuna işaret ettiği belirtilmiştir.
2. Alan: Orman üst sınırının bittiği yüksek rakımlı yerlere çıkılmış, düşük sıcaklıklara dayanıklı olan ve yaz aylarında da yeşil kalan kardelen, taşkıran gibi otsu türler tespit edilmiştir.
3. Alan: Kıyı kuşağında kışların ılık geçtiği kesimlerdeki kızılçam tahribatına bağlı olarak gelişen; defne, zakkum ve kocayemiş gibi her dem yeşil yapraklı türler haritalanmıştır.

Buna göre, gözlem yapılan alanlardaki bitki topluluklarının formasyon sınıflandırması aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antropojen Bozkır - Alpin Çayır - Maki

Cevap

Araştırma alanlarındaki bitki toplulukları sırasıyla; Antropojen Bozkır, Alpin Çayır ve Maki formasyonlarına aittir.
Birinci alanda bozkır türleri (geven, yavşan otu) ile birlikte geçmiş orman örtüsünü kanıtlayan meşe köklerinin bulunması, buranın tahribatla oluştuğunu gösterir (Antropojen Bozkır). İkinci alanda orman üst sınırından sonra yetişen, kardelen ve taşkıran gibi yazın da yeşil kalan otsu türler dağ çayırlarını (Alpin Çayır) oluşturur. Üçüncü alanda kızılçam tahribiyle ortaya çıkan defne, zakkum ve kocayemiş gibi çalılar ise maki formasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
1. Alanın ekolojik özelliklerini ve geçmişini analiz etmek.
Geven, yavşan otu ve çoban yastığı bozkır türleridir. Ancak alanda meşe ağacı köklerine rastlanması, buranın önceden orman olduğunu ve insan tahribiyle ot formasyonuna dönüştüğünü kanıtlar. Bu durum 'Antropojen Bozkır' olarak tanımlanır.
Bir bozkırın doğal koşullarla mı yoksa orman tahribiyle mi oluştuğunu belirlemek, doğru formasyon adlandırması için kritiktir.
2
2. Alanın yükselti ve bitki canlılığı durumunu değerlendirmek.
Orman üst sınırının üzerindeki yüksek rakımlarda yetişen, kardelen ve taşkıran gibi türleri barındıran ve yazın da yeşil kalabilen gür ot toplulukları 'Alpin Çayır' (Dağ Çayırı) formasyonudur.
Yükselti faktörü (orman üst sınırı) ve yaz nemliliği/serinliği, dağ çayırlarını karasal bozkırlardan ayırt etmeyi sağlar.
3
3. Alanın kıyı kuşağı özelliklerini ve baskın türlerini sınıflandırmak.
Kızılçam ormanlarının tahribiyle oluşan defne, zakkum ve kocayemiş gibi kısa boylu, her dem yeşil ağaççıklara 'Maki' adı verilir.
Akdeniz iklim bölgesindeki birincil tahribatın hangi çalı formasyonunu (maki) oluşturduğunu bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bitki formasyonlarının türleri (ot ve çalı) ile insan tahribatına bağlı gelişen ikincil bitki örtüleri (antropojen bozkır ve maki).

İpuçları

1
1. alanda geçmiş orman örtüsüne ait 'meşe kökleri'nin bulunması, bu bozkırın doğal yollarla değil insan müdahalesiyle oluştuğunu (antropojen) gösterir.
2
2. alan orman üst sınırından sonraki yüksek yerlerde yer alıp kardelen, taşkıran gibi türleri barındırdığına göre bu bölge dağ çayırlarıdır.
3
3. alanda kızılçamların kesilmesi/yanması sonucu oluşan defne ve zakkum gibi kısa boylu çalılar, Akdeniz iklimine özgü temel çalı formasyonunu ifade eder.

Daha Fazla Pratik

Garig ve Psödomaki formasyonlarının hangi ağaç/çalı türlerinin tahribiyle oluştuğunu tekrarlayınız.

Alternatif Yöntem

Formasyonları tespit ederken anahtar kelimelere odaklanabilirsiniz: 'Ağaç kökü/kalıntısı' + ot = Antropojen bozkır. 'Orman üst sınırı/yazın yeşil' + ot = Alpin çayır. 'Kızılçam tahribi' + çalı = Maki.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 368Soru

Türkiye'de orman alanları yangın, kesim veya tarla açma gibi nedenlerle tahrip edildiğinde; bu alanların kendini doğal yollarla tekrar yenileyebilmesi (rejenerasyon) o bölgenin nem ve yağış koşullarına bağlıdır. Nemliliğin fazla ve yağış rejiminin düzenli olduğu yerlerde ormanlar kendini çok kısa sürede yenileyebilir.

Buna göre, aşağıdaki alanların hangisinde bulunan ormanların kendini yenileme hızı diğerlerine göre daha yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü

Cevap

Türkiye'de ormanların kendini yenileme hızının en yüksek olduğu yer Doğu Karadeniz Bölümü'dür.
Türkiye'de ormanların kendini doğal yollarla en hızlı yenileyebildiği yer Doğu Karadeniz Bölümü'dür. Bunun temel nedeni, bu bölgenin her mevsim bol yağış alması, bağıl nem oranının yıl boyu yüksek olması ve belirgin bir yaz kuraklığının yaşanmamasıdır. Bu koşullar ağaçların büyüme hızını artırarak tahrip olan alanların kısa sürede kapanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Nemlilik ve orman ilişkisini analiz etmek
Ormanların kendini yenileyebilmesi için her mevsim suya ve yüksek neme ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
Bitki örtüsü, suyun bol olduğu yerlerde büyüme ve tohumlanma döngüsünü daha hızlı tamamlar.
2
Türkiye'nin yağış rejimini değerlendirmek
Doğu Karadeniz Bölümü'nün her mevsim yağışlı ve Türkiye'nin en nemli alanı olduğu hatırlanır.
Karadeniz ikliminde yaz kuraklığının olmaması, bitkilerin dinlenme dönemine girmeden gelişimini sürdürmesini sağlar.
3
Seçenekler arasında karşılaştırma yapmak
Doğu Karadeniz dışındaki tüm seçeneklerde (Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu) belirgin bir yaz kuraklığı dönemi mevcuttur.
Yaz kuraklığı, orman alt sınırını yükselten ve tahrip edilen alanların bozkıra (antropojen bozkır) dönüşmesine neden olan bir faktördür.

Anahtar Kavram

Ormanların Rejenerasyon (Yenilenme) Kapasitesi

İpuçları

1
Ormanların kendini yenilemesi için 'su' ve 'nem' en kritik faktördür.
2
Türkiye'de yaz kuraklığının yaşanmadığı tek bölgeyi düşünmelisin.
3
Her mevsim yağışlı olan ve bulutluluk oranının en yüksek olduğu kıyı kuşağımıza odaklan.

Daha Fazla Pratik

Ormanların kendini yenileyemediği kurak bölgelerde ortaya çıkan 'Antropojen Bozkır' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 369Soru

Türkiye'de bitki örtüsü çeşitliliği içerisinde önemli bir yer tutan çalı formasyonları; oluşum nedenleri, ekolojik istekleri ve tür kompozisyonları bakımından maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Bu formasyonların coğrafi dağılışı ve özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maki ve garig formasyonları tamamen beşerî orman tahribatı sonucunda oluşurken; psödomaki toplulukları Karadeniz kıyılarındaki doğal nem koşullarının bir sonucu olarak kendiliğinden gelişmiştir.

Cevap

Maki, garig ve psödomaki formasyonlarının tamamı orman tahribatı sonucu oluşmuştur; psödomakinin doğal yollarla oluştuğu bilgisi yanlıştır.
Maki, garig ve psödomaki formasyonlarının ortak özelliği, birincil bitki örtüsü olan ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan ikincil topluluklar olmalarıdır. Dolayısıyla psödomakinin doğal bir klimaks (final) örtü olduğu iddiası hatalıdır; o da maki gibi bir 'tahrip' ürünüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının ortak oluşum kökenini analiz etme
Türkiye'deki maki, garig ve psödomaki topluluklarının tamamı insan müdahalesi ve orman tahribatı (kızılçam veya geniş yapraklı ormanlar) sonucu ortaya çıkmıştır.
Çalı toplulukları iklimin doğrudan sonucu değil, ormanların yok edilmesinin bir sonucudur.
2
Maki ve Psödomaki arasındaki tür ve iklim farkını değerlendirme
Maki türleri (zeytin, defne, mersin) kuraklığa dayanıklı ve her mevsim yeşilken; psödomaki türleri (fındık, kızılcık) genellikle kışın yaprak döker.
Psödomaki, Karadeniz'in nemli ve serin iklim koşullarında geniş yapraklı ormanların yerini aldığı için farklı bir morfolojiye sahiptir.
3
Yanlış olan önermeyi tespit etme
Psödomakinin doğal yollarla oluştuğunu iddia eden seçenek yanlıştır.
Psödomaki de maki gibi bir tahribat ürünüdür (yalancı maki denmesinin bir sebebi de makiye benzemesi ama farklı ekolojik kökenli olmasıdır).

Anahtar Kavram

Çalı Formasyonlarının Antropojen Kökeni

İpuçları

1
Türkiye'deki çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) oluşumunda insan müdahalesinin (tahribat) rolünü düşünün.
2
Psödomaki (Yalancı Maki) ismi neden veriliyor olabilir? Sadece iklimin doğal bir sonucu mu yoksa ormanların yerine mi geliyor?
3
Maki Akdeniz'de kızılçamların, psödomaki ise Karadeniz'de geniş yapraklı ormanların tahribiyle oluşur. Her ikisi de ikincil topluluklardır.

Daha Fazla Pratik

Maki üst sınırının bölgelere göre değişimi ile tarım ürünlerinin yetişme üst sınırı arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 370Soru

Türkiye'nin deniz seviyesine indirgenmiş ocak ayı sıcaklık haritası incelendiğinde, eş sıcaklık (izoterm) eğrilerinin paralellerle tam bir uyum içinde uzanmadığı ve yer yer kuzeye veya güneye doğru kıvrımlar yaptığı görülür.

Haritanın "indirgenmiş" olduğu göz önüne alındığında, izoterm eğrilerindeki bu sapmaların temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kara ve denizlerin dağılışı ile ısınma özelliklerinin farklı olması

Cevap

İndirgenmiş haritalarda izoterm eğrilerindeki sapmaların temel nedeni, kara ve denizlerin dağılışı ile ısınma özelliklerinin farklı olmasıdır.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, yeryüzü şekillerinin (dağlar, platolar vb.) sıcaklığa olan etkisi tamamen yok sayılır ve her yer deniz seviyesinde (00 metre) kabul edilir. Bu nedenle bu haritalardaki sıcaklık değişimleri yükselti ile açıklanamaz. Sadece enlem etkili olsaydı izoterm eğrileri paralellere uygun olarak doğu-batı yönünde düz çizgiler çizerdi. Ancak kara kütleleri ile denizlerin farklı ısınıp soğuması (karasallık ve denizellik), aynı enlem üzerinde farklı sıcaklıkların görülmesine ve dolayısıyla izoterm çizgilerinin kıvrımlar (sapmalar) yapmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'indirgenmiş harita' kavramının ne anlama geldiğini tanımla.
İndirgenmiş harita, yeryüzündeki tüm noktaların deniz seviyesinde (00 metre) olduğu varsayılarak hazırlanan haritadır.
Haritanın özelliğini bilmek, elenecek faktörleri (yükselti) tespit etmek için şarttır.
2
İzoterm eğrilerinin neden dümdüz (paralellere uygun) uzanmadığını sorgula.
Sadece enlem faktörü (güneş ışınlarının geliş açısı) etkili olsaydı çizgiler düz olurdu. Demek ki enlem dışında başka bir özel konum şartı devrededir.
Sıcaklık dağılışını etkileyen faktörleri birbirinden ayırmak için gereklidir.
3
Yükselti etkisi zaten sıfırlandığına göre, geriye kalan en güçlü faktörü bul.
Karasallık ve denizellik (kara ve denizlerin farklı ısınma kapasiteleri), yükselti elendikten sonra sıcaklık farklılıklarını yaratan ve eğrileri saptıran temel etkendir.
Doğru sonuca ulaşmak için matematiksel (enlem) ve özel (karasallık, yükselti) konum faktörlerini filtreleme işlemidir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık Haritaları ve İzoterm Sapmaları

İpuçları

1
Sorudaki en kilit kelime 'indirgenmiş' kelimesidir. İndirgenmiş bir haritada hangi faktörün etkisi ortadan kaldırılmıştır, bunu düşünün.
2
Yükselti etkisi ortadan kaldırıldığına göre, izoterm eğrilerinin dümdüz uzanmasını engelleyen diğer büyük coğrafi faktöre odaklanın.
3
Aynı enlem üzerinde yer alan bir deniz kıyısı ile iç kesimdeki bir karanın sıcaklıkları aynı mıdır? Eğrileri büken şey bu farklılıktır.

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın hangi bölgelerimizde daha fazla olduğunu araştırın (İpucu: Doğu Anadolu Bölgesi).
Tahmini Süre:45s
Soru 371Soru

Türkiye'de ot formasyonları; iklim özellikleri, yükselti ve beşerî müdahaleler gibi faktörlerin etkisiyle şekillenir. Bu formasyonların yayılışı ve tür özellikleri hakkında çeşitli bilimsel değerlendirmeler yapılmaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki ot formasyonları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Step (bozkır) formasyonunun yaygın olduğu İç Anadolu platolarında; kardelen, yıldız çiçeği, düğün çiçeği ve hercai menekşe gibi türler, kurakçıl ot topluluklarının en karakteristik elemanlarıdır.

Cevap

Bozkır formasyonuna ait olduğu iddia edilen kardelen, yıldız çiçeği ve düğün çiçeği gibi türlerin aslında yüksek dağ çayırlarına (alpin çayır) ait olması nedeniyle son yargı yanlıştır.
Bozkır (step) formasyonu, ilkbahar yağışlarıyla yeşeren ve yaz kuraklığıyla sararan kurakçıl otlardan oluşur. Karakteristik türleri arasında geven, yavşan otu, çoban yastığı, üzerlik ve yumak yer alır. Seçenekte belirtilen kardelen, yıldız çiçeği, düğün çiçeği ve hercai menekşe gibi türler ise nemli ve soğuk ortamlarda, özellikle dağların yüksek kesimlerindeki alpin çayırlarda (veya Kuzeydoğu Anadolu çayırlarında) görülen türlerdir. Dolayısıyla bu türlerin bozkır karakteristikleri arasında sayılması hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bozkır ve çayır formasyonlarının temel ayrımını belirlemek.
Bozkır kurakçıl (eremiyal), çayır ise nemcil veya düşük sıcaklığa dayanıklı (alpin) karakterdedir.
Bitki topluluklarının dağılışı iklim ve yükselti sınırlarına göre değişir.
2
Doğal bozkır ile antropojen bozkır arasındaki farkı analiz etmek.
İç Anadolu'nun en kurak yerleri doğal bozkırken, orman tahribiyle oluşanlar antropojendir.
Beşerî faaliyetlerin bitki örtüsü üzerindeki değiştirici etkisini anlamak gerekir.
3
Formasyonlara ait karakteristik bitki türlerini karşılaştırmak.
Bozkır türleri: Geven, Yavşan otu, Çoban yastığı, Yumak. Çayır türleri: Kardelen, Yıldız çiçeği, Hercai menekşe.
Tür düzeyindeki bilgi, benzer görünümlü ancak farklı ekolojik kuşaklardaki bitkileri ayırt etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ot formasyonlarının (bozkır, çayır, antropojen bozkır) oluşum nedenleri ve karakteristik tür ayrımı.

İpuçları

1
Bozkırlar kurak bölgelerde, çayırlar ise daha nemli veya soğuk yüksek kesimlerde görülür.
2
Geven ve yavşan otu gibi bitkiler su tasarrufu yapan kurakçıl bitkilerdir; kardelen ise kışın karların erimesiyle ortaya çıkan nemli toprakları sever.
3
Bir bitkinin hangi formasyona ait olduğunu belirlemek için yetiştiği rakımı ve yağış rejimini (yaz yağışı vs. yaz kuraklığı) göz önüne alın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Orman Üst Sınırı' ve 'Tarım Üst Sınırı' kavramlarını etkileyen faktörleri (enlem ve yükselti) tekrar ederek bitki kuşaklarını daha iyi kavrayabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Formasyonları coğrafi bölgelerle eşleştirerek (İç Anadolu = Bozkır, Erzurum-Kars = Çayır) ve bu bölgelerin simgeleşmiş bitkilerini hatırlayarak elemeye gidebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 372Soru

Türkiye'de çalı formasyonları; maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Bu bitki toplulukları, genellikle doğal orman örtüsünün insanlar tarafından tahrip edildiği alanlarda gelişme gösterir.

Buna göre; nemli Karadeniz iklim bölgesinde ormanların tahrip edilmesiyle oluşan, kışın yaprağını döken fındık, kızılcık, şimşir ve ıhlamur gibi türleri bünyesinde barındıran çalı topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki

Cevap

Karadeniz bölgesindeki orman tahribi sonucu oluşan çalı topluluğu psödomakidir.
Psödomaki veya diğer adıyla yalancı maki, Karadeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kesimlerde ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkar. Bu formasyonun en karakteristik türleri fındık, kızılcık, şimşir ve ıhlamurdur. Akdeniz'deki makilerden en büyük farkı, bünyesinde kışın yaprağını döken türleri de barındırmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge tespiti yapılması
Soruda Karadeniz iklim bölgesine vurgu yapılmaktadır.
Çalı formasyonları bölgelere göre isim değiştirir.
2
Tür analizi yapılması
Fındık, kızılcık ve şimşir türleri Karadeniz bitki örtüsüne aittir.
Bu türler nemli ortamları sever ve yalancı maki grubunda yer alır.
3
Formasyonun adlandırılması
Bu özelliklere sahip topluluk psödomakidir.
Psödomaki, Karadeniz'e özgü 'yalancı maki' oluşumudur.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) Oluşumu

İpuçları

1
Bu çalı türü, ismini Akdeniz'deki makiye benzerliğinden ama ondan farklı bir bölgede bulunmasından alır.
2
Fındık üretimiyle ünlü olan bölgemizi ve oradaki orman tahribatını düşünün.
3
Karadeniz'deki bu 'yalancı maki' topluluğunun bilimsel adı 'Psödomaki'dir.

Daha Fazla Pratik

Maki, garig ve psödomaki arasındaki farkları bir tablo yaparak çalışmak kalıcılığı artıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 373Soru

Türkiye'nin indirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kaldırılır ve her yer deniz seviyesinde (00 metre) kabul edilir. Buna göre, bir merkezin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki farkın fazla olması aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezin deniz seviyesinden olan yükseltisinin fazla olduğunun

Cevap

Bir merkezin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki farkın fazla olması, o merkezin ortalama yükseltisinin fazla olduğunu gösterir.
İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükseltinin etkisi yok sayılır. Bu hesaplama yapılırken merkezin gerçek yükseltisi 200200'e bölünerek gerçek sıcaklığa eklenir. Dolayısıyla, gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark sadece yükseltiye bağlıdır ve bu fark ne kadar çoksa yerin yükseltisi o kadar fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Gerçek sıcaklık ve indirgenmiş sıcaklık kavramlarını tanımlamak.
Gerçek sıcaklık ölçülen değerdir; indirgenmiş sıcaklık ise yükseltinin sıfır kabul edildiği hesaplanmış değerdir.
Sıcaklık farkının hangi değişkene bağlı olduğunu anlamak için temel tanımlara ihtiyaç vardır.
2
Yükselti ve sıcaklık arasındaki matematiksel ilişkiyi uygulamak.
Atmosferde her 200200 metre yükseldikçe sıcaklık 1C1^{\circ}C azalır.
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın sadece yükselti farkından kaynaklandığını doğrulamak için kullanılır.
3
Farkın fazla olduğu durumu analiz etmek.
Eğer fark büyükse, merkezin deniz seviyesinden (00 metre) olan yüksekliği de o derece büyüktür.
Soruda istenen 'farkın fazla olması' durumunun fiziksel karşılığını belirlemek.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
'İndirgenmiş' sıcaklık kavramı, yükseltinin etkisinin tamamen silindiği bir durumu ifade eder.
2
Bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki farkı sadece o yerin deniz seviyesinden yüksekliği belirler.
3
Sıcaklık her 200200 metrede 1C1^{\circ}C değişir. Eğer iki değer arasındaki fark çoksa, bu yerin oldukça yüksek bir dağ veya plato üzerinde olduğunu düşünebilirsiniz.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de indirgenmiş sıcaklık farkının en az olduğu bölgenin hangisi (Marmara) olduğunu araştırarak yükselti ile olan bağlantıyı pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Formül üzerinden düşünme: İndirgenmiş Sıcaklık = Gerçek Sıcaklık + (Yükselti / 200200). Bu formülde farkı yaratan tek değişken 'Yükselti'dir.
Tahmini Süre:45s
Soru 374Soru

Türkiye'nin iklimini kontrol eden basınç sistemleri; oluşum mekanizmaları (termik veya dinamik), kaynağını aldıkları bölgelerin coğrafi özellikleri ve etkili oldukları süre bakımından farklılık gösterir. Bu sistemlerin Türkiye üzerindeki hâkimiyet alanlarının genişlemesi veya daralması, mevsim normallerinden sapan hava olaylarının temel nedenidir.

Buna göre, Türkiye’yi etkileyen basınç merkezleri ve bunların atmosferik özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, 6060^\circ enlemleri çevresinde yıl boyunca varlığını sürdürse de özellikle kışın Sibirya etkisinin azaldığı dönemlerde Türkiye’ye sokularak ılık ve yağışlı hava kütlelerini beraberinde getirir.

Cevap

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın yıl boyu var olması ve kışın Sibirya zayıfladığında Türkiye'ye ılık/yağışlı hava getirmesi ifadesi doğrudur.
İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 6060^\circ enlemlerinde oluşan sürekli bir sistemdir. Kış mevsiminde Sibirya Yüksek Basıncı'nın etkisini yitirdiği veya kuzeye çekildiği dönemlerde Türkiye'ye batı ve kuzeybatıdan girerek denizel (ılık ve nemli) karakterli hava kütlelerini taşır, bol yağış bırakır.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini oluşum kökenlerine göre sınıflandırın.
İzlanda (6060^\circ) ve Asor (3030^\circ) dinamik; Sibirya (soğuma) ve Basra (ısınma) termik kökenlidir.
Oluşum mekanizmasını bilmek, sistemin yıl boyu mu yoksa mevsimlik mi olduğunu anlamayı sağlar.
2
Merkezlerin nem ve sıcaklık karakterlerini analiz edin.
Basra (sıcak/kuru), Sibirya (soğuk/kuru), İzlanda (ılık/nemli), Asor (sıcak/kuru - yazın kuraklık).
Kaynağını aldığı bölge (kara veya deniz), getireceği hava tipini belirler.
3
Sistemler arası etkileşimi değerlendirin.
Kışın Türkiye ya Sibirya (soğuk/ayaz) ya da İzlanda (ılık/yağışlı) etkisine girer. Biri güçlenirse diğeri çekilir.
Doğru seçeneği bulmak için bu güç dengesini anlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Basınç Sistemlerinin Köken ve Karakteristik Uyumu

İpuçları

1
Basınç merkezlerini 'denizden gelen' ve 'karadan gelen' olarak ayırırsanız yağış ihtimalini daha kolay çözebilirsiniz.
2
Yüksek basınç alanlarında havanın her zaman alçalıcı hareket yaptığını ve bu durumun bulut oluşumunu engellediğini hatırlayın.
3
Dinamik basınçların (Asor ve İzlanda) dünyanın günlük hareketiyle oluştuğunu, bu yüzden mevsimlik değil sürekli olduklarını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'yi etkileyen yerel rüzgarlar (Kayıp-Sakal) ile bu basınç merkezlerinin yönlerini eşleştirerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi: 'Nemli Basra' ve 'Yükselici Sibirya' gibi temel fizik çelişkilerini içeren şıkları eleyerek doğrudan doğruya İzlanda ve Sibirya arasındaki kış dengesine odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 375Soru

Türkiye'nin iklim özelliklerini gösteren haritalar hazırlanırken 'gerçek sıcaklık' ve 'indirgenmiş sıcaklık' olmak üzere iki farklı yöntem kullanılır. İndirgenmiş sıcaklık haritaları oluşturulurken, tüm merkezlerin sıcaklık değerleri belirli bir kurala göre deniz seviyesine uyarlanır. Buna göre, Türkiye'nin indirgenmiş sıcaklık haritaları incelendiğinde aşağıdaki faktörlerden hangisinin sıcaklık üzerindeki etkisi tamamen ortadan kaldırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükselti

Cevap

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti faktörünün etkisi tamamen ortadan kaldırılır.
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken bir merkezin yükseltisi her 200200 metrede 1C1^{\circ}C sıcaklık artacak şekilde deniz seviyesine indirgenir. Bu işlem sonucunda Türkiye'nin her yeri 00 metre kabul edildiği için yer şekillerinin ve yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi tamamen elenmiş olur. Bu haritalarda görülen sıcaklık farkları sadece enlem, karasallık ve denizellik gibi diğer faktörlerle açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramının tanımını hatırla.
İndirgenmiş sıcaklık, bir merkezin ölçülen gerçek sıcaklığının deniz seviyesine (00 metre) uyarlanmış halidir.
Yöntemin temel amacını anlamak için tanım gereklidir.
2
Hesaplama mantığını analiz et.
Gerçek sıcaklığa, her 200200 metre yükselti için 1C1^{\circ}C sıcaklık eklenerek deniz seviyesi değeri bulunur.
Bu işlem, yükseltiden kaynaklanan sıcaklık kaybını geri ekleyerek yükselti farklarını matematiksel olarak nötralize eder.
3
Haritadaki etkisini yorumla.
Haritadaki tüm noktalar aynı yükseltide (00 metre) varsayıldığı için yükseltinin sıcaklık üzerindeki farklılaştırıcı etkisi yok olur.
Doğru seçeneğe ulaşmak için veriler sentezlenir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesi bir değerin standart bir seviyeye çekilmesi anlamına gelir. Coğrafyada bu seviye deniz seviyesidir.
2
Bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark sadece o yerin denizden yüksekliği ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla ve en az olduğu bölgeleri karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 376Soru

Bir araştırma grubunun inceleme yaptığı sahada; geven, yavşan otu ve sığırkuyruğu gibi bitki türlerinin yaygın olduğu, bu türlerin ilkbahar yağışlarıyla canlandığı ancak yaz sıcaklıklarıyla birlikte sarararak kuruduğu gözlemlenmiştir. Bu saha ve hakim olan bitki topluluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sahanın bulunduğu bölgede yıllık toplam yağış miktarı genellikle düşüktür ve yarı kurak iklim özellikleri görülür.

Cevap

Sahanın bulunduğu bölgede yıllık toplam yağış miktarı düşüktür ve yarı kurak iklim özellikleri görülür.
Verilen geven, yavşan otu ve sığırkuyruğu gibi türler Türkiye'de İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'nun alçak platolarında görülen bozkır formasyonuna aittir. Bu bitki topluluklarının en temel özelliği ilkbahar yağışlarıyla canlanıp yaz kuraklığıyla sararmalarıdır. Bu durum, bölgenin yıllık toplam yağış miktarının düşük olduğunu ve yarı kurak bir iklim yapısına sahip olduğunu kesin olarak kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki türlerini analiz etme
Geven, yavşan otu ve sığırkuyruğu türlerinin 'bozkır' (step) formasyonuna ait olduğu belirlenir.
Bu türler Türkiye'de karasal iklimin hüküm sürdüğü iç kesimlerin karakteristik bitkileridir.
2
İklim ve yaşam döngüsü ilişkisini kurma
İlkbaharda yeşerip yazın sararma özelliği, bozkırların en temel iklimsel tepkisidir.
Karasal iklimde en çok yağış ilkbaharda düşer, yaz ayları ise şiddetli kurak geçer.
3
Bölgesel çıkarım yapma
Bu bitki örtüsünün görüldüğü alanlarda yıllık toplam yağış miktarı genellikle 300500300-500 mm arasındadır.
Düşük yağış miktarı ve yaz kuraklığı, ağaç yetişmesini engelleyerek bu ot topluluklarının hakimiyetine neden olur.

Anahtar Kavram

Bozkır (Step) Formasyonu ve İklim İlişkisi

İpuçları

1
Verilen bitki türlerinin (geven, sığırkuyruğu) hangi mevsimde nasıl bir tepki verdiğine odaklanın.
2
Yazın sararan otlar genellikle yıllık yağışın az olduğu, yaz kuraklığının belirgin olduğu iç bölgelere özgüdür.
3
Geven ve yavşan otu, Türkiye'de bozkır (step) formasyonunun en karakteristik göstergeleridir. Bozkırlar ise yarı kurak iklimlerin ürünüdür.

Daha Fazla Pratik

Bozkırların tahrip edilen orman alanlarında oluşması durumuna 'antropojen bozkır' denildiğini ve bunun çoban yastığı gibi türlerle ilişkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 377Soru

Türkiye'nin iklim özelliklerini belirleyen basınç merkezleriyle ilgili bazı özellikler aşağıda verilmiştir:

I. Kış mevsiminde etkili olduğunda Türkiye genelinde sıcaklıkların artmasına ve bol yağış oluşmasına neden olan dinamik kökenli merkezdir.
II. Yaz mevsiminde etkili olduğunda özellikle Güneydoğu Anadolu'da aşırı sıcaklık, kuraklık ve buharlaşmaya yol açan termik kökenli merkezdir.
III. 3030^\circ enlemleri çevresindeki alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak oluşan, yıl boyu etkili olan ancak yazın Türkiye'nin büyük kısmında kuraklığı belirleyen dinamik kökenli merkezdir.

Yukarıda numaralandırılarak verilen özellikler ile bu basınç merkezleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: İzlanda - II: Basra - III: Asor

Cevap

Özellikleri verilen basınç merkezleri sırasıyla İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, Basra Termik Alçak Basıncı ve Asor Dinamik Yüksek Basıncıdır.
Verilen tanımlar Türkiye'nin iklimini kontrol eden ana basınç sistemleriyle tam örtüşmektedir: Kışın ılık-yağışlı hava İzlanda'nın, yazın Güneydoğu'daki çöl sıcakları Basra'nın ve 30 derece enlemindeki dinamik yüksek basınç karakteri Asor'un temel özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı özelliği analiz etme
Kışın ılık ve yağışlı hava getiren, dinamik kökenli merkez İzlanda Dinamik Alçak Basıncıdır (DAB).
Kuzeybatıdan gelen İzlanda, kışın Sibirya etkili olmadığında Türkiye'ye yağışlı ve yumuşak bir hava taşır.
2
II numaralı özelliği analiz etme
Yazın Güneydoğu Anadolu'da şiddetli kuraklık ve sıcaklık yapan termik merkez Basra Termik Alçak Basıncıdır (TAB).
Basra, Muson sisteminin bir parçası olarak güneydoğu yönünden Türkiye'ye sokulur ve çöl sıcaklarını taşır.
3
III numaralı özelliği analiz etme
30 derece enlemleri (subtropikal kuşak) kökenli, alçalıcı hava hareketlerine (yüksek basınç) sahip dinamik merkez Asor Dinamik Yüksek Basıncıdır (DYB).
Asor, Türkiye'de yaz kuraklığının temel nedenidir ve yıl boyunca aktiftir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Sistemlerinin Karakteristik Özellikleri ve Kökenleri

İpuçları

1
Dinamik basınç merkezleri dünyanın günlük hareketine (3030^\circ ve 6060^\circ enlemleri), termik merkezler ise sıcaklığa bağlı oluşur.
2
Güneydoğu Anadolu'yu yazın en çok etkileyen sıcak hava kütlesi Basra körfezi üzerinden gelir.
3
Kışın karsız, ılık ve bol yağmurlu günler geçiriyorsak kuzeybatıdan gelen İzlanda alçak basıncı etkilidir.

Daha Fazla Pratik

Bu basınç merkezlerinin Türkiye'ye giriş yönlerini bir dilsiz harita üzerinde oklarla göstererek çalışmak konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Önce en kesin olan III. maddeden başlayabilirsiniz: 3030^\circ enlemi ve 'dinamik yüksek basınç' dendiğinde akla gelmesi gereken tek merkez Asor'dur. Bu bilgiyle seçenekler elendiğinde doğru cevaba daha hızlı ulaşılır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 378Soru

Bir iklim araştırmacısı Ege Bölgesi'nde kıyıdan iç kesimlere doğru yüzlerce kilometre ilerlemesine rağmen ılıman denizel iklim özelliklerinin etkisini sürdürdüğünü; Karadeniz Bölgesi'nde ise kıyıdan güneye doğru kısa bir mesafe gidildiğinde denizel etkinin hızla kaybolarak yerini karasal koşullara bıraktığını gözlemlemiştir.

Araştırmacının gözlemlediği bu durum, Türkiye'de iklimi etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisiyle doğrudan açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultularının farklı olması

Cevap

İki bölge arasındaki bu farklılık, dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultularının farklı olması ile açıklanır.
Doğru cevap, dağların uzanış doğrultusunu işaret eden seçenektir. Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik uzandığı için arada kalan geniş graben ovaları, denizden gelen ılıman ve nemli hava kütlelerinin iç kesimlere kadar rahatça sokulmasına olanak tanır. Karadeniz Bölgesi'nde ise Kuzey Anadolu Dağları kıyıya paralel uzanarak yüksek bir set oluşturur. Bu durum denizel etkinin iç kesimlere geçmesini engelleyerek kıyıda kalmasına ve hemen dağların ardında karasal iklimin başlamasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmacının tespit ettiği temel iklimsel farklılığı tanımla.
Ege'de denizel iklim iç kesimlere geniş bir alanda yayılırken, Karadeniz'de denizel iklim dar bir kıyı şeridine hapsolmuştur.
Sorunun kökünde yatan asıl problemi ve karşılaştırılan durumu netleştirmek için.
2
Bu iki bölgenin yeryüzü şekillerini (özel konum) karşılaştır.
Karadeniz'de dağlar kıyıya paralel bir duvar gibi uzanırken, Ege'de dağlar kıyıya dik uzanır ve aralarında çöküntü ovaları (grabenler) bulunur.
Hava kütlelerinin hareketini kısıtlayan en büyük fiziksel etkenin topografya olduğunu belirlemek için.
3
Topografyanın denizel hava kütleleri üzerindeki etkisini değerlendir.
Ege'de nemli hava doğu-batı yönlü ovalardan içeri girer; Karadeniz'de ise paralel dağları aşamaz.
Doğru seçenekte yer alan faktörün sorudaki gözlemle doğrudan ilişkisini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Doğrultusunun İklime Etkisi

İpuçları

1
Denizden gelen hava kütlesinin yolculuğunu gözünüzde canlandırın. Bu rüzgarların önünü ne kesiyor olabilir?
2
Ege Bölgesi haritasına baktığınızda girintili çıkıntılı bir yapı ve doğu-batı yönlü nehir vadileri görürsünüz. Karadeniz'de ise düz bir kıyı çizgisi ve hemen ardından yükselen silsileler vardır.
3
İki bölgedeki dağların denize göre nasıl bir açıyla yerleştiğini (dik veya paralel) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde dağların kıyıya paralel uzanmasının yağış miktarına (yamaç yağışları) etkisini inceleyen başka bir soru çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken neden-sonuç ilişkisine odaklanabilirsiniz. Bir bölgeye nemin girmesini zorlaştıran unsur 'matematiksel bir çizgi' değil, 'fiziksel bir kütle' olmak zorundadır. Türkiye'deki en büyük fiziksel engeller sıra dağlardır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 379Soru

Türkiye'de doğal bitki örtüsünün dağılışı üzerinde iklim ve yer şekilleri temel belirleyicidir. Özellikle iç kesimlerdeki alçak platolarda ilkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığıyla sararan kısa ömürlü ot toplulukları (bozkır) hakimken; Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar'ın yüksek zirvelerinde alpin çayırlar geniş yer tutar.

Buna göre, alpin çayırların bozkırlardan farklı olarak yaz aylarında da yeşil kalabilmesini sağlayan temel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz yağışlarının görülmesi ve düşük sıcaklık nedeniyle buharlaşmanın az olması

Cevap

Alpin çayırların yazın yeşil kalmasını sağlayan temel etken, bu bölgelerde yaz yağışlarının görülmesi ve düşük sıcaklıkların buharlaşmayı azaltmasıdır.
Alpin çayırlar, Türkiye'de orman üst sınırının üzerindeki yüksek dağlık alanlarda görülür. Bu alanlarda yaz aylarında sıcaklığın düşük olması buharlaşmayı azaltırken, yükseltiye bağlı oluşan yaz yağışları toprağın nemini korumasını sağlar. Bu durum, iç kesimlerdeki bozkırların yaz sıcağıyla sararmasının aksine çayırların yeşil kalmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonların iklimsel isteklerini karşılaştırma
Bozkırlar (step) yaz kuraklığına dayalıyken, çayırlar sürekli nem ister.
Bitki örtüsünün yaşam döngüsü doğrudan su bilançosuna (yağış/buharlaşma) bağlıdır.
2
Yükselti ve sıcaklık ilişkisini kurma
Yüksek dağ zirvelerinde sıcaklık düşüktür ve buharlaşma şiddeti azdır.
Yükseldikçe her 200200 metrede sıcaklık yaklaşık 1C1^{\circ}C düşer.
3
Yağış rejimini analiz etme
Türkiye'nin yüksek dağları ve özellikle Kuzeydoğu Anadolu platosu yaz yağışları alır.
Yaz yağışları ve düşük buharlaşma kombinasyonu, otların sararmasını engelleyerek alpin çayırları oluşturur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ot Formasyonlarının Ekolojik Şartları

İpuçları

1
Bozkırların neden yazın sarardığını, alpin çayırların ise neden yeşil kaldığını iklimsel farklara dayanarak düşünün.
2
Yüksek dağların zirve kısımlarında buharlaşma şiddeti ve yağış zamanlaması alçak kesimlere göre farklıdır.
3
Alpin çayırlar için en kritik su kaynağı, iç kesimlerdeki gibi ilkbaharda değil, yaz mevsiminde gelir.

Daha Fazla Pratik

Bozkır ve çayır formasyonlarının yaygın olduğu bölgelerdeki temel hayvancılık türlerini (koyun-küçükbaş vs. sığır-büyükbaş) karşılaştıran bir çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 380Soru

Türkiye'nin matematik konumu gereği kuzey sektörlü rüzgârlar sıcaklığı düşürürken, güney sektörlü rüzgârlar sıcaklığı artırır. Ancak bazı durumlarda yer şekillerinin rüzgârın ulaştığı bölge üzerindeki etkisi, bu genel kuralın dışına çıkılmasına ve rüzgârın karakter değiştirmesine neden olur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisinde rüzgârın sıcaklık üzerindeki etkisi enlem (matematik konum) faktörüyle açıklanamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız rüzgârının Karadeniz kıyı dağlarını aşıp iç kesimlere (Kelkit-Çoruh Oluğu gibi) inerken sıcaklığı her 100100 metrede 1C1^\circ C artırması

Cevap

Yıldız rüzgârının Karadeniz kıyı dağlarını aşarak iç kesimlere inerken fön etkisiyle sıcaklığı artırması
Kuzey sektörlü olan Yıldız rüzgârının normal şartlarda sıcaklığı düşürmesi beklenir. Ancak dağ yamacından aşağıya doğru alçalan havanın her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınmasıyla karakter değiştirmesi (Fön etkisi), rüzgârın sıcaklık etkisinin enlemle (matematik konum) değil, yer şekilleriyle (özel konum) açıklandığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârların yönünü ve enlem etkisini değerlendirin.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de (Orta Kuşak) yer aldığı için kuzeyden (Karayel, Yıldız, Poyraz) gelen rüzgârlar soğuk, güneyden (Samyeli, Kıble, Lodos) gelenler ise sıcaktır. Bu durum 'Matematik Konum'dur.
Ekvator'dan gelen hava kütleleri sıcaklığı artırırken, kutup yönünden gelenler azaltır.
2
Fön (Föhn) etkisi mekanizmasını inceleyin.
Dağ yamacı boyunca yükselen hava kütlesi her 200200 metrede 1C1^\circ C soğurken, diğer yamaçtan aşağı inen hava sürtünme etkisiyle her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır.
Alçalan havanın ısınması ve kuruması 'Özel Konum' (yer şekilleri) şartlarına bağlıdır.
3
Verilen durumları karşılaştırın.
Yıldız rüzgârı normalde kuzeyden gelen soğuk bir rüzgârdır. Ancak Karadeniz dağlarını aşıp içerdeki vadilere (Çoruh Oluğu gibi) indiğinde sıcaklığı artırıyorsa, bu enlem kuralına (Kuzey = Soğuk) ters düşer.
Rüzgârın karakterinin esiş yönünden ziyade yer şekilleriyle değişmesi matematik konumu geçersiz kılar.

Anahtar Kavram

Matematik Konum vs. Özel Konum (Fön Etkisi)

İpuçları

1
Türkiye'de 'KAYIP SAKAL' şifresindeki rüzgârların (Karayel, Yıldız, Poyraz, Samyeli, Kıble, Lodos) hangilerinin kuzeyden hangilerinin güneyden geldiğini hatırlayın.
2
Normal şartlarda kuzey rüzgârları soğuk, güney rüzgârları sıcaktır. Bu kurala 'enlem etkisi' denir. Bu kuralı bozan rüzgâra odaklanın.
3
Fön rüzgârları, estikleri yön soğuk bile olsa dağdan aşağı indikleri için ulaştıkları yeri ısıtırlar. Bu durum matematik konuma bir istisnadır.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgârlarının Türkiye'de en çok hangi bölgelerde etkili olduğunu ve tarım ürünleri (mikroklima) üzerindeki etkilerini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematik konum rüzgârın yönüyle, özel konum ise rüzgârın geçtiği yer ve yer şekilleriyle (Fön) ilgilidir. Seçeneklerde 'Kuzeyden esip ısıtan' veya 'Güneyden esip soğutan' bir durum arayın.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 19 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 19 | Examkin