Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 601Soru

Türkiye'de birbirine uzak üç farklı dağlık kütle üzerinde yapılan bir fitocoğrafya araştırmasında, yamaca bağlı bitki örtüsü kuşakları hakkında şu bulgular elde edilmiştir:

* I. Kütle (Kuzeye dönük yamaç): Orman örtüsü deniz seviyesinden başlamakta; yükseldikçe kayın ve gürgenin yerini ladin ve sarıçam almaktadır. Orman üst sınırı yaklaşık 2000 metredir.
* II. Kütle (Güneye dönük yamaç): Orman örtüsü yaklaşık 600 metreden başlamakta; alt kuşakta kızılçam, üst kuşakta ise saf sedir ve Toros göknarı görülmektedir. Orman üst sınırı 2400 metredir.
* III. Kütle (Güneye dönük yamaç): Orman örtüsü 1200 metreden başlamakta; büyük oranda sarıçam ve meşelerden oluşan bu kuşağın üst sınırı 2800 metrelere kadar çıkmaktadır.

Bu araştırma sahaları ve orman formasyonunun dağılış özellikleriyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. kütlede orman alt sınırının I ve II. kütlelerden çok daha yüksekte başlamasının temel nedeni, bu kütlenin matematik (mutlak) konumuna bağlı olarak yıllık sıcaklık ortalamalarının düşük olmasıdır.

Cevap

III. kütlede orman alt sınırının yüksek olmasının mutlak konuma bağlı düşük sıcaklıklarla açıklandığı ifade kesinlikle yanlıştır; alt sınırı belirleyen ana faktör yağış azlığıdır (kuraklık).
Orman alt sınırını belirleyen temel faktör sıcaklık değil, nemlilik ve yağış miktarıdır. Bir bölgede ormanlar deniz seviyesinden değil de örneğin 1200 metreden başlıyorsa, bunun nedeni deniz seviyesine yakın alt kesimlerde ağaç yetişmesini engelleyen ciddi bir kuraklık (nem azlığı/step iklimi) olmasıdır. Dahası, matematik konum gereği bölgede genel sıcaklığın düşük olması orman alt sınırını yükseltmez; aksine soğuk hava ağaç yetişmesini zorlaştırarak orman üst sınırını deniz seviyesine doğru aşağı çeker. Dolayısıyla bu yöndeki çıkarım coğrafyanın temel prensiplerini ihlal eder.

Adım Adım Çözüm

1
Orman alt sınırını belirleyen temel faktörü analiz et.
Ormanların yetişmeye başladığı alt sınırı belirleyen temel faktör nemlilik ve yağış miktarıdır. İklim nemli ve yağışlı ise orman 0 metreden (örneğin Karadeniz) başlar, iklim kurak ise ağaç yetişebilmek için daha yüksek ve yağışlı alanlara ihtiyaç duyar (örneğin İç Anadolu).
Bir bölgede ağaç örtüsünün gelişebilmesi için topraktaki asgari su (yağış) miktarının karşılanması gereklidir.
2
Orman üst sınırını belirleyen temel faktörü analiz et.
Orman üst sınırını (ağaçların yetişebildiği maksimum yükseltiyi) belirleyen temel faktör ise sıcaklıktır. Ekvatordan kutuplara gidildikçe (enlem etkisi) sıcaklık azaldığı için orman üst sınırı deniz seviyesine yaklaşır.
Yüksek rakımlarda sıcaklık, ağaçların fizyolojik faaliyetlerini ve büyümesini sürdüremeyeceği kadar düşer.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri bu coğrafi yasalarla karşılaştırarak yanlış çıkarımı tespit et.
Yanlış olan seçenekte, orman alt sınırının yüksek olması 'matematik konuma bağlı düşük sıcaklık' ile açıklanmıştır. Oysa sıcaklığın düşük olması alt sınırı yükseltmez; tam tersine bitki yetişme enerjisini azaltacağı için üst sınırı aşağı çeker.
Bu çeldirici ifadede matematik konum ve sıcaklık ilişkisi yanlış kurgulanmış ve orman alt/üst sınır faktörleri ters yüz edilmiştir.

Anahtar Kavram

Orman Alt ve Üst Sınırını Belirleyen Temel Faktörler (Nem ve Sıcaklık İlişkisi)

İpuçları

1
Bir yörede bitki örtüsünün (orman) oluşabilmesi için öncelikle neyin yeterli olması gerekir? Toprakta ağacı besleyecek sıcaklık mı, yoksa su (yağış) mu?
2
Orman üst sınırını belirleyen temel faktör (sıcaklık) ile orman alt sınırını belirleyen temel faktörü (nemlilik) kavramsal olarak birbirine karıştırmamalısınız.
3
İklimin çok soğuk olması ormanların daha yükseklerde yetişmesini sağlamaz; tam tersine ağaçların yaşam sınırını aşağıya (deniz seviyesine doğru) çeker. Alt sınırın yüksek olması her zaman alt kısımlardaki kuraklıkla ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki dağ sıralarında bakı etkisinin kuzey ve güney yamaçlardaki bitki örtüsüne yansımalarını inceleyen sorular çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 602Soru

Türkiye'de ormanların yayılışı incelendiğinde; Karadeniz kıyı kuşağında ormanların deniz seviyesinden (00 m) başladığı görülürken, Akdeniz kıyılarında gerçek orman üst sınırının aksine, ormanların başladığı seviyenin (orman alt sınırı) yaklaşık 700800700-800 metrelere kadar çıktığı görülmektedir. Kıyı bölgeleri arasında görülen bu "orman alt sınırı" farkının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz kıyı kuşağında etkili olan yaz kuraklığı ve nem azlığı

Cevap

Orman alt sınırının Akdeniz'de daha yüksekten başlamasının temel nedeni, kıyı kuşağındaki belirgin yaz kuraklığı ve nem yetersizliğidir.
Türkiye'de ormanların yetişmeye başladığı en alt sınırı belirleyen temel faktör nemliliktir. Karadeniz Bölgesi her mevsim yağışlı ve nemli olduğu için ormanlar deniz seviyesinden başlar. Ancak Akdeniz Bölgesi'nde yaz aylarında görülen şiddetli kuraklık, ormanların kıyıdan başlamasına engel olur; bu nedenle Akdeniz kıyılarında deniz seviyesinden itibaren önce maki toplulukları görülür, ormanlar ise nemin nispeten arttığı ve sıcaklığın biraz düştüğü yükseklerde başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Orman alt sınırı kavramını tanımlama
Orman alt sınırı, bir bölgede orman örtüsünün yetişmeye başladığı en düşük yükseltidir.
Sorunun kökenini anlamak için hangi sınırın (alt mı üst mü) sorulduğunu netleştirmek gerekir.
2
Orman alt sınırını etkileyen faktörü belirleme
Ormanların alt sınırını belirleyen temel faktör nem ve yağış rejimidir.
Yağışın ve nemin bol olduğu yerlerde ormanlar deniz kıyısından başlar.
3
Bölgeleri kıyaslama
Karadeniz'de her mevsim yağış olduğu için orman denizden başlar (00 m). Akdeniz'de ise yaz kuraklığı nedeniyle kıyı kuşağında maki bitki örtüsü yer alır, ormanlar ise nemin arttığı 800800 metreden sonra başlar.
İki bölge arasındaki iklimsel farkın bitki örtüsü sınırına yansımasını analiz etmek cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Orman Alt ve Üst Sınırları

İpuçları

1
Ormanların yetişmesi için en temel ihtiyaçlardan biri sudur. Kıyıda su (nem) yetersizse orman nerede başlar?
2
Karadeniz'de her mevsim yağış varken Akdeniz'de yazlar nasıl geçer?
3
Unutmayın: Orman üst sınırını sıcaklık, orman alt sınırını nem ve yağış belirler.

Daha Fazla Pratik

Orman üst sınırının enlem ve sıcaklık ilişkisini pekiştirmek için Türkiye'nin kuzey ve güney dağlarındaki üst sınır değerlerini karşılaştıran sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 603Soru

Türkiye'de dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusu, denizel hava kütlelerinin iç kesimlere sokulabilmesini ve dolayısıyla iklim özelliklerinin yayılım alanını doğrudan etkiler. Dağların kıyıya paralel uzandığı bölgelerde iklim özellikleri kısa mesafede büyük değişimler gösterirken, dağların kıyıya dik uzandığı yerlerde bu değişim daha yavaş gerçekleşir.

Buna göre, aşağıdaki şehir eşleşmelerinden hangisinde kıyıdan iç kesimlere doğru gidildiğinde iklim özelliklerindeki değişimin diğerlerine göre daha az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzmir - Manisa

Cevap

İzmir ve Manisa arasındaki iklim özellikleri, dağların kıyıya dik uzanması nedeniyle birbirine daha benzerdir ve değişim azdır.
İzmir ve Manisa arasındaki iklim farkının az olmasının temel nedeni, Ege Bölgesi'ndeki dağların kıyıya dik (enine kıyı tipi) uzanmasıdır. Bu topoğrafik yapı, deniz üzerinden gelen nemli ve ılıman hava kütlelerinin graben ovaları boyunca iç kesimlere kadar sokulmasına olanak tanır. Bu sayede kıyıdaki İzmir ile içteki Manisa arasında iklimsel açıdan keskin bir sınır oluşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Dağların kıyıya göre uzanış yönünü analiz etme
Karadeniz ve Akdeniz'de dağlar paralel, Ege'de ise genellikle dik uzanır.
Uzanış yönü, denizel hava kütlelerinin iç kısımlara ulaşma kapasitesini belirler.
2
Şehirlerin coğrafi konumlarını ve yer şekillerini karşılaştırma
Rize, Antalya ve Giresun'un hemen arkasında yüksek dağ sıraları bulunurken, İzmir'in arkasında graben ovaları uzanır.
Dağların arasındaki boşluklar (grabenler) denizel etkinin iç kısımlara taşınmasını sağlar.
3
İklimsel değişim hızını belirleme
İzmir-Manisa hattında nem ve sıcaklık farkı, Rize-Bayburt hattına göre çok daha düşüktür.
Manisa, İzmir'in sahip olduğu Akdeniz iklimi özelliklerini büyük oranda koruyabilmektedir.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Doğrultusu ve İklim Etkileşimi

İpuçları

1
Türkiye'de denizel etkinin iç kesimlere ne kadar sokulabildiğini belirleyen en önemli faktör dağların uzanışıdır.
2
Ege Bölgesi ile Karadeniz/Akdeniz bölgelerindeki kıyı-iç kesim benzerliğini kıyaslayın.
3
Dağların kıyıya dik uzandığı yerlerde denizel etki yaklaşık 150-200 km içeriye girebilirken, paralel uzandığı yerlerde bu mesafe 20-30 km ile sınırlıdır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir mantıkla, bu durumun ulaşım maliyetleri ve geçitlerin (tünellerin) sayısı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde kıyı bölgelerini inceleyerek dağların denize 'set' çekip çekmediğini görselleştirebilirsiniz. Set varsa fark çok, yoksa fark azdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 604Soru

İç Anadolu Bölgesi'nde ilkbahar mevsiminde, özellikle öğleden sonraları ısınan hava kütlelerinin dikey doğrultuda yükselerek soğuması sonucunda oluşan ve halk arasında "Kırkikindi" olarak bilinen yağışlar görülür. Bu yağışların oluşum süreci ve türü aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yer yüzeyinin ısınmasıyla havanın yükselip soğuması - Konveksiyonel (Yükselim) yağış

Cevap

Yer yüzeyinin ısınmasıyla havanın yükselip soğuması - Konveksiyonel (Yükselim) yağış
Doğru yanıt olan seçenek, ısınan yer yüzeyinin üzerindeki hava kütlesini ısıtarak yükseltmesi ve soğutması sürecini tam olarak tanımlamaktadır. Bu durum termodinamik bir süreçtir ve yükselim (konveksiyonel) yağışlarının oluşum prensibidir.

Adım Adım Çözüm

1
Isınma etkisini belirleme
Güneş ışınlarının dik gelmeye başladığı ilkbaharda karalar hızla ısınır.
Konveksiyonel yağışların başlaması için yer yüzeyinin atmosferi alttan ısıtması gerekir.
2
Hava hareketini analiz etme
Isınan hava genleşir, yoğunluğu azalır ve dikey yönde yükselmeye başlar.
Isınan maddelerin yoğunluğunun azalması fiziksel bir kuraldır.
3
Yoğunlaşma sürecini açıklama
Yükselen hava her 200200 metrede 1C1^{\circ}C soğuyarak doyma noktasına ulaşır.
Havanın soğuması maksimum nemi (taşıma kapasitesini) azaltarak bağıl nemi %100'e ulaştırır.
4
Yağış türünü isimlendirme
Bu mekanizma sonucunda oluşan yağışlara konveksiyonel veya yükselim yağışları denir.
Halk arasındaki 'Kırkikindi' terimi, İç Anadolu'da bahar aylarında ikindi vakti oluşan bu süreci ifade eder.

Anahtar Kavram

Konveksiyonel (Yükselim) Yağış Mekanizması

İpuçları

1
Hava kütlesinin yağış bırakması için mutlaka yükselmesi ve soğuması gerekir. Bu soruda yükselmenin nedeni nedir?
2
İç Anadolu gibi denizden uzak (karasal) yerlerde bahar aylarında en büyük değişim sıcaklıkta yaşanır. Isınan hava kütlesi ne yapar?
3
Konveksiyonel kelimesi ısı transferiyle ilgilidir; ısınan havanın dikey yönde hareketini ifade eder. Bu durum 'Kırkikindi' yağışlarının temelidir.

Daha Fazla Pratik

Erzurum-Kars platosunda bu yağışların neden ilkbahar yerine yaz mevsiminde yoğunlaştığını araştırarak karasallık şiddetini kavrayabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yağış tiplerini bölgelerle kodlayabilirsiniz: İç Anadolu/Güneydoğu/Erzurum-Kars = Konveksiyonel, Karadeniz/Akdeniz = Orografik, Kış mevsimi genel/Akdeniz kış = Cephe.
Tahmini Süre:50s
Soru 605Soru

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde; izoterm (eş sıcaklık) eğrilerinin denizler üzerinde kuzeye, karalar üzerinde ise güneye doğru bir salınım (dirsek) yaptığı görülmektedir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deniz ve karaların farklı ısınma özelliklerine sahip olması

Cevap

Deniz ve karaların farklı ısınma özelliklerine sahip olması
Doğru seçenek deniz ve karaların farklı ısınma özelliklerini vurgular. Ocak ayında karalar, denizlere göre daha soğuktur. Bu nedenle bir izoterm eğrisi denizden karaya geçtiğinde, aynı sıcaklık değerini koruyabilmek için daha sıcak olan güney enlemlere doğru 'dirsek' yapar. Denizler üzerinde ise tam tersi bir durumla kuzeye doğru yönelir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita tipini analiz et.
Haritanın 'Ocak ayı' ve 'indirgenmiş' olduğu belirlenir.
İndirgenmiş haritalarda yükseltinin etkisi yok sayılır (00 m). Ocak ayı kış mevsimini temsil eder.
2
Deniz ve karaların kış mevsimindeki termik durumunu karşılaştır.
Karaların denizlere göre daha fazla soğuduğu tespit edilir.
Özgül ısısı düşük olan karalar kışın hızla soğurken, denizler ısıyı daha uzun süre korur.
3
İzoterm eğrilerinin sapma yönünü yorumla.
Eğrilerin kara üzerinde güneye sapması, karaların denizlerle aynı enlemde daha soğuk olduğunu gösterir.
Karasallık nedeniyle soğuyan kara üzerinde, denizdeki sıcaklık değerini bulabilmek için daha sıcak olan güney enlemlere gidilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Denizellik ve Karasallığın Sıcaklık Dağılışı Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
Soruda haritanın 'indirgenmiş' olduğu belirtilmiştir. Bu ifadeyi gördüğünüzde yükselti seçeneğini elemelisiniz.
2
Ocak ayı kış mevsimidir. Kışın deniz mi yoksa kara mı daha sıcaktır? Eğrilerin neden saptığını bu farkla düşünün.

Daha Fazla Pratik

Temmuz ayı indirgenmiş haritasında bu dirseklerin hangi yöne (kuzey/güney) doğru değişeceğini analiz etmek konuyu pekiştirmenizi sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 606Soru

Türkiye’nin Ocak ayı ortalama indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde, en düşük sıcaklık değerlerinin Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars çevresi) üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bu haritadaki verilere dayanarak, söz konusu bölgenin Türkiye'nin en soğuk yeri olmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yükseltisinin 20002000 metrenin üzerinde olması

Cevap

Ortalama yükseltinin deniz seviyesinden fazla olması, indirgenmiş izoterm haritalarında bir neden olarak gösterilemez.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, bir merkezdeki her 200200 metre yükseklik için sıcaklığa 1C1^{\circ}C eklenerek o yer deniz seviyesine indirgenir. Dolayısıyla, bu haritadaki sıcaklık farklılıkları sadece enlem ve karasallık/denizellik gibi faktörlerle açıklanabilir. Ortalama yükseltinin fazla olması, gerçek sıcaklık haritalarında bir soğuma nedeni olsa da indirgenmiş haritalarda bu etki yok edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını tanımla.
Tindirgenmis=Tgercek+Yukselti200T_{indirgenmis} = T_{gercek} + \frac{Yukselti}{200}
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisi yok sayılarak sıcaklığının deniz seviyesine uyarlanmasıdır.
2
Harita türüne göre değişkenleri analiz et.
İndirgenmiş izoterm haritalarında Türkiye'nin her yeri 00 metre kabul edilir.
Bu haritalarda yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi tamamen ortadan kaldırılmıştır.
3
Kuzeydoğu Anadolu'daki düşük sıcaklıkların nedenlerini filtrele.
Erzurum-Kars'ın soğuk olması; enlem (kuzeyde olması), karasallık (iç kesim) ve hava kütleleri ile açıklanır; ancak yükselti ile açıklanamaz.
Yükselti faktörü zaten hesaplamaya dahil edilerek nötrlenmiştir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi yok sayılır.
2
Bir yerin indirgenmiş sıcaklığı hesaplanırken her 200200 metrede sıcaklık değeri 1C1^{\circ}C artırılır. Yani tüm şehirler aynı yükseltideymiş gibi düşünülür.
3
Eğer bir harita 'indirgenmiş' ise, o haritadaki sıcaklık farklarını 'dağların yüksekliği' veya 'plato yükseltisi' ile açıklayamazsınız.

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla ve en az olduğu illeri (yükselti farkına göre) karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 607Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgarların sıcaklık değerleri üzerindeki etkileri analiz edildiğinde, rüzgarların büyük çoğunluğunun sıcaklık üzerindeki temel etkisinin Türkiye'nin bulunduğu enlem dereceleriyle (mutlak/matematik konum) ilişkili olduğu görülür. Ancak bazı rüzgarların sıcaklığı artırması veya kurutucu etki yapması tamamen yer şekillerinin ve yükseltinin (özel konum) bir sonucudur.

Buna göre, aşağıdaki durumlardan hangisinde rüzgarın sıcaklık üzerindeki etkisi, Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'deki mutlak konumu ile açıklanamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toros Dağları'ndan aşağı süzülen hava kütlelerinin Çukurova'da sıcaklığı ve buharlaşmayı aniden artırması

Cevap

Toros Dağları'ndan aşağı süzülen hava kütlelerinin Çukurova'da sıcaklığı ve buharlaşmayı aniden artırması seçeneği matematik konumla değil, özel konumun bir sonucu olan Fön etkisiyle açıklanır.
Doğru cevap olan Toroslar'dan inen hava kütlesi ifadesi, Fön rüzgarını tarif etmektedir. Fön rüzgarı, bir dağ yamacını aşan nemli havanın diğer yamaçtan aşağı inerken her 100100 metrede 1C1^{\circ}C ısınmasıyla oluşur. Bu ısınma süreci rüzgarın estiği yönün enlem derecesinden ziyade, yer şekilleriyle (yükseltinin azalmasıyla) ilgili olduğu için özel konum kapsamında değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin matematik konumunun rüzgarlar üzerindeki etkisini belirlemek.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de (Orta Kuşak) yer aldığı için kuzeyden gelen rüzgarlar (Karayel, Yıldız, Poyraz) sıcaklığı düşürür; güneyden gelen rüzgarlar (Lodos, Kıble, Samyeli) sıcaklığı artırır.
Bu durum enlem etkisinin doğrudan bir sonucudur.
2
Seçeneklerdeki rüzgarların karakterlerini analiz etmek.
Lodos, Poyraz, Karayel ve Samyeli'nin sıcaklık üzerindeki etkisi estiği yönle (enlemle) uyumludur.
Matematik konum rüzgarın geldiği yönün temel belirleyicisidir.
3
Fön rüzgarının mekanizmasını değerlendirmek.
Fön rüzgarı, yüksek bir dağı aşıp aşağı doğru süzülen havanın sürtünme ve basınç artışı nedeniyle ısınmasıdır. Bu ısınma rüzgarın geldiği enlemden bağımsız olarak, yer şekillerine bağlı gelişir.
Yer şekilleri ve yükselti farkları 'Özel Konum' unsurlarıdır.

Anahtar Kavram

Rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisinde Matematik Konum (Enlem) ve Özel Konum (Yer Şekilleri/Fön) ayrımı.

İpuçları

1
Türkiye'de rüzgarların sıcaklığı etkilemesi genellikle 'KAYIP SAKAL' kuralına (Kuzeyden esenler soğuk, Güneyden esenler sıcak) yani enlem etkisine bağlıdır.
2
Bir rüzgarın sıcaklığı artırması için her zaman güneyden gelmesi gerekmez; bazen dağdan aşağı inmesi de ısınmasına neden olur.
3
Seçeneklerde 'dağ yamacından aşağı süzülme' veya 'yer şekilleri etkisi' ile ısınan bir rüzgar (Fön etkisi) aramalısın. Fön etkisi özel konuma örnektir.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgarının Doğu Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında tarım ürünleri ve bitki örtüsü üzerindeki (mikroklima) etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Türkiye haritası üzerinde 'KAYIP SAKAL' yönlerini çizerek hangi seçeneğin bu genel kuralın (enlem etkisi) dışında kaldığını, yani yerel bir yer şekli etkisine (Fön) işaret ettiğini kontrol edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 608Soru

Türkiye'de özellikle Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında denizden gelen nemli hava kütleleri, kıyıya paralel uzanan dağ yamaçları boyunca yükselerek 'yamaç (orografik) yağışları' oluşturur. Deniz seviyesinden itibaren bir yamaç boyunca yükselen bu hava kütlesinde meydana gelen değişimler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklığın azalmasıyla havanın nem taşıma kapasitesi düşer ve bağıl nem oranı artar.

Cevap

Deniz seviyesinden yükselen bir hava kütlesinin sıcaklığı azaldığı için nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) düşer ve buna bağlı olarak bağıl nem oranı artarak yağış oluşur.
Deniz seviyesinden bir yamaç boyunca yükselen hava kütlesi soğur. Sıcaklık ile maksimum nem (havanın nem taşıma kapasitesi) doğru orantılı olduğu için, soğuyan havanın kapasitesi azalır. İçindeki mevcut su buharı (mutlak nem) değişmezken kapasite daraldığı için havanın doyma noktasına yaklaşması, yani bağıl nemin artması sağlanır. Bu durum %100100 seviyesine ulaştığında yoğuşma ve ardından yağış başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini analiz etme
Hava kütlesi yükseldikçe her 200200 metrede sıcaklık yaklaşık 1C1^\circ C azalır.
Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için yükseklere çıkıldıkça sıcaklık düşer.
2
Sıcaklık ile maksimum nem ilişkisini kurma
Sıcaklık azaldıkça havanın hacmi daralır ve maksimum nem (nem taşıma kapasitesi) azalır.
Maksimum nem sıcaklık ile doğru orantılıdır; soğuyan hava büzülür ve daha az nem taşıyabilir hale gelir.
3
Bağıl nem oranındaki değişimi hesaplama
Bağıl nem =(Mutlak Nem/Maksimum Nem)×100= (\text{Mutlak Nem} / \text{Maksimum Nem}) \times 100 formülüne göre, payda (maksimum nem) küçüldüğü için bağıl nem artar.
Sabit bir mutlak nem miktarının daha küçük bir kapasiteye olan oranı daha yüksek bir yüzde (%) verir.

Anahtar Kavram

Havanın soğuması ile maksimum nemin azalması ve bağıl nemin artması arasındaki ilişki.

İpuçları

1
Yükselen bir hava kütlesinin sıcaklığına ne olduğunu hatırlayın (her 200200 metrede 1C1^\circ C değişim).
2
Sıcaklık ile havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) arasındaki doğru orantıyı düşünün.
3
Hava soğudukça büzülür, büzülen havanın kapasitesi daraldığı için içindeki nemin 'sığmama' ve 'taşma' (yağış) ihtimali artar.

Daha Fazla Pratik

Konveksiyonel (yükselim) yağışlarda da benzer bir soğuma mekanizmasının olup olmadığını araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bağıl nemi bir bardağın doluluk oranı gibi düşünün. Su miktarı (mutlak nem) aynı kalsın ama bardağı soğutarak küçültelim (maksimum nem azalması). Bardak küçüldükçe içindeki suyun oranı (bağıl nem) artacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 609Soru

Türkiye'nin yıllık ortalama sıcaklık dağılışını gösteren "gerçek sıcaklık" haritası ile "deniz seviyesine indirgenmiş" sıcaklık haritası karşılaştırıldığında; izoterm eğrilerinin uzanışında, karmaşıklık düzeyinde ve sıcaklık değerlerinde belirgin yapısal farklar olduğu görülür. Bu iki haritanın birbirinden farklı bir görünüm sunmasında ve verilerin dağılışında bazı coğrafi faktörler belirleyici rol oynar.

Buna göre, söz konusu haritalar arasındaki bu temel farkların ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisi bir etken değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezlerin bulundukları enlem dereceleri

Cevap

İki harita arasındaki farkın nedeni olmayan faktör merkezlerin enlem dereceleridir.
Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki tek fark yükselti faktörüdür. Gerçek sıcaklık haritaları bir bölgenin enlem, denizellik, karasallık ve yükselti gibi tüm özelliklerini yansıtırken; indirgenmiş haritalar yükseltinin etkisini matematiksel olarak yok sayar. Enlem derecesi ise Türkiye'nin her iki sıcaklık haritasında da (örneğin Hatay'ın Sinop'tan sıcak olması durumunda) sıcaklık dağılışını belirleyen temel bir unsurdur. Dolayısıyla enlem, iki harita arasındaki 'farkın' değil, her ikisindeki 'ortak' dağılışın nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Gerçek sıcaklık haritası yükseltiyi dahil ederken, indirgenmiş harita yükseltiyi 00 metre kabul eder.
Haritalar arasındaki farkın hangi değişkenlerden kaynaklandığını anlamak için tanım gereklidir.
2
Matematiksel formülün incelenmesi
İndirgenmiş Sıcaklık = Gerçek Sıcaklık + (Yükselti / 200200)
Formülde değişen tek değişkenin yükselti olduğu, enlemin ise her iki durumda da sıcaklığı etkileyen bir 'taban' faktör olduğu görülür.
3
Farkın kaynağının belirlenmesi
Haritalar arasındaki yapısal farkın (eğrilerin sadeliği veya karmaşıklığı) sadece yükselti ve yer şekillerinden kaynaklandığı tespit edilir.
Enlem her iki haritada da kuzey-güney yönlü sıcaklık değişimini aynı mantıkla etkilediği için fark yaratmaz.

Anahtar Kavram

Gerçek ve İndirgenmiş Sıcaklık Farkı

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti her zaman 00 metre kabul edilir.
2
İki şey arasındaki farkı arıyorsanız, her ikisinde de ortak olan özellikleri elemelisiniz.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Ocak ve Temmuz ayı indirgenmiş sıcaklık haritaları arasındaki farkları enlem ve karasallık üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 610Soru

Türkiye'de ot formasyonu; yağış miktarının ağaç yetişmesine imkan vermediği veya düşük sıcaklıklar nedeniyle orman sınırının sona erdiği alanlarda gelişen bitki topluluklarını kapsar. Bu formasyon içerisinde yer alan bozkır (step) ve çayır toplulukları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki bitki topluluğunun da Türkiye'deki varlığı sadece ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesi sonucunda (antropojen) ortaya çıkmıştır.

Cevap

Bitki topluluklarının sadece beşerî müdahalelerle oluştuğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü alpin çayırlar ve bazı bozkır alanları doğal iklim şartlarının bir sonucudur.
Doğru yanıt olan seçenek, her iki topluluğun da sadece beşerî faktörlerle oluştuğunu iddia etmektedir. Oysa alpin çayırlar (yüksek dağ çayırları), sıcaklığın ağaç yetişme sınırının altına düştüğü yüksek irtifalarda doğal olarak oluşur. Aynı şekilde, yarı kurak iklim bölgelerindeki doğal bozkırlar da iklimin bir sonucudur. Sadece 'antropojen bozkır' olarak adlandırılan grup insan tahribatı ile ortaya çıkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bozkır ve çayır topluluklarının ekolojik isteklerini karşılaştırın.
Bozkırların yarı kurak, çayırların ise daha nemli ve serin alanları tercih ettiği belirlenir.
Türlerin iklimsel sınırlayıcılarını anlamak ayrım yapmayı kolaylaştırır.
2
Karakteristik bitki türlerini ve dağılış alanlarını kontrol edin.
Geven ve yavşan otunun bozkır; Erzurum-Kars platolarındaki gür otların ise çayır olduğu teyit edilir.
Mekansal ve türsel eşleştirme bilginin doğruluğunu kanıtlar.
3
Oluşum kökenlerini (doğal vs. beşerî) analiz edin.
Çayırların büyük çoğunluğunun ve bazı bozkırların doğal klimaks bitki örtüsü olduğu, sadece 'antropojen bozkırların' insan tahribatı ile oluştuğu saptanır.
Soru kökündeki 'sadece' vurgusunun hatalı olduğu bu adımda netleşir.

Anahtar Kavram

Ot formasyonu türlerinin (bozkır ve çayır) ekolojik şartlar ve oluşum nedenleri bakımından farklılıkları.

İpuçları

1
Bozkır ve çayırların hangisinin daha yükseklerde ve daha nemli bölgelerde olduğunu düşünün.
2
Antropojen bozkır kavramını hatırlayın; bu kavram tüm ot topluluklarını mı yoksa sadece bir kısmını mı kapsıyor?
3
Yüksek dağların zirvelerinde ağaç yetişmemesinin nedeni insan baltası mıdır yoksa düşük sıcaklık mı?

Daha Fazla Pratik

Antropojen bozkır ile doğal bozkır arasındaki farkları harita üzerinde inceleyerek İç Anadolu'daki dağılışlarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 611Soru

Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında makilerin insanlar tarafından tahrip edilmesiyle ortaya çıkan; toprağın inceldiği alanlarda görülen lavanta, kekik, süpürge çalısı ve abdestbozan gibi türlerden oluşan çok kısa boylu çalı topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Garig

Cevap

Makilerin tahrip edilmesiyle oluşan kısa boylu çalı topluluğu 'Garig'dir.
Garig (veya diğer adıyla Frigana), Akdeniz ve Ege bölgelerinde makilerin tahrip edildiği, toprağın aşındığı ve verimsizleştiği alanlarda yetişen, diz boyunu geçmeyen, lavanta ve kekik gibi türleri barındıran topluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki topluluğunun görüldüğü coğrafi bölgeyi ve oluşum sürecini analiz etmek.
Akdeniz ve Ege kıyıları; makilerin tahribi.
Bölge ve oluşum şekli bitki topluluğunun adını belirlemede temel kriterdir.
2
Verilen bitki türlerini (lavanta, kekik, süpürge çalısı vb.) değerlendirmek.
Bu türler diz boyunu geçmeyen kısa boylu çalı türleridir.
Bitki türleri, o formasyonun karakteristik özelliğini yansıtır.
3
Tanımlanan özelliklerin hangi çalı formasyonuna ait olduğunu belirlemek.
Garig (Frigana).
Akdeniz ikliminde makilerin tahribiyle oluşan en son ve en kısa boylu çalı aşaması garigdir.

Anahtar Kavram

Çalı formasyonları ve oluşum nedenleri (tahribat)

İpuçları

1
Bu topluluk genellikle 'Frigana' adıyla da anılır.
2
İçinde kekik ve lavanta gibi güzel kokulu çalılar bulunur ve bunlar maki örtüsünün yok olduğu yerlerde gelişir.
3
Akdeniz ve Ege kıyılarında, makilerin bile tutunamayacağı kadar tahrip edilmiş alanlarda görülen en kısa boylu çalı grubudur.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarındaki orman tahribi sonucu oluşan psödomaki türleri ile bu bitkileri karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 612Soru

Türkiye'de doğal orman örtüsünün insanlar tarafından çeşitli nedenlerle tahrip edilmesi sonucunda kısa boylu ağaççıklardan oluşan "çalı formasyonları" ortaya çıkmıştır. Bu formasyonlar, bulundukları bölgenin iklim ve nem koşullarına göre tür çeşitliliği bakımından farklılık gösterir. Karadeniz kıyı kuşağında nemli iklim şartlarında orman tahribiyle oluşan ve bünyesinde hem kışın yaprağını döken hem de her mevsim yeşil kalan türleri barındıran topluluğa "psödomaki" (yalancı maki) denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisinde psödomaki formasyonuna ait bitki türleri bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şimşir, fındık ve kızılcık

Cevap

Şimşir, fındık ve kızılcık türlerini içeren seçenek doğrudur.
Doğru seçenek olan şimşir, fındık ve kızılcık; Karadeniz'in nemli ve serin ikliminde, özellikle geniş yapraklı ormanların tahrip edildiği alanlarda görülen psödomaki formasyonuna aittir. Bu bitkiler kışın yaprağını dökebilir ve nem isteği yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda tanımlanan formasyonu belirle.
Tanımlanan formasyon, Karadeniz kıyılarında orman tahribiyle oluşan 'psödomaki'dir.
Psödomaki, nemli Karadeniz ikliminde ormanların yok edilmesiyle ortaya çıkan yalancı maki türüdür.
2
Seçeneklerdeki türleri formasyon gruplarıyla eşleştir.
Zeytin/Defne (Maki), Geven/Üzerlik (Bozkır), Sarıçam/Ladin (Orman), Şimşir/Fındık (Psödomaki).
Her bitki türü belirli bir iklim ve yetişme koşuluna (formasyona) uyum sağlamıştır.
3
Psödomaki grubuna ait olan türlerin bulunduğu seçeneği işaretle.
Şimşir, fındık ve kızılcık Karadeniz'in yalancı makileridir.
Fındık, şimşir, kızılcık ve ıhlamur gibi türler Karadeniz kıyı kuşağında psödomaki topluluğunu oluşturur.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) ve Türleri

İpuçları

1
Psödomaki, 'yalancı maki' demektir ve Karadeniz bölgesindeki orman tahribiyle oluşur.
2
Bu formasyonda fındık, kızılcık ve ıhlamur gibi kışın yaprağını döken türler yaygındır.
3
Zeytin ve defne Akdeniz'e özgüdür; Karadeniz kıyısındaki tahrip alanları için fındık ve şimşir gibi türleri aramalısınız.

Daha Fazla Pratik

Maki ile psödomaki arasındaki farkları ve maki türlerinin (zakkum, keçiboynuzu vb.) neler olduğunu tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Bölge-iklim eşleştirmesi yaparak seçenekleri eleyebilirsiniz: Karadeniz = Nemli = Fındık/Şimşir.
Tahmini Süre:50s
Soru 613Soru

Aşağıdaki tabloda Türkiye'deki bir iklim bölgesinin mevsimlik yağış dağılım oranları ve yıllık ortalama buharlaşma miktarı verilmiştir:

MevsimYağış Dağılımı (\%)
Kış4848
İlkbahar3232
Yaz22
Sonbahar1818

Yıllık Ortalama Buharlaşma: >1800> 1800 mm

Bu verilere dayanarak, özellikleri belirtilen iklim bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu Karasal İklimi

Cevap

Güneydoğu Anadolu Karasal İklimi
Güneydoğu Anadolu Karasal İklimi, yağışın mevsimlik dağılımı (rejimi) bakımından Akdeniz iklimine çok benzer (en fazla yağış kışın, en az yazın). Ancak bölgenin deniz etkisine kapalı olması, enlem etkisi ve Samyeli rüzgarları gibi faktörlerle yıllık buharlaşma miktarı Türkiye'nin en yüksek seviyesine (18001800 mm ve üzeri) ulaşır. Bu durum, Akdeniz kıyılarına göre çok daha şiddetli bir yaz kuraklığına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış rejimini analiz etme
Kış mevsiminde yağışın 48%48\% olması, Akdeniz yağış rejiminin hakim olduğunu gösterir.
Türkiye'de kış yağışlarının en yüksek olduğu rejim Akdeniz rejimine aittir.
2
Buharlaşma miktarını değerlendirme
Yıllık 18001800 mm üzerindeki buharlaşma, Türkiye'nin en şiddetli kuraklığının yaşandığı yeri işaret eder.
Enlem ve güneyden gelen sıcak rüzgarlar nedeniyle Güneydoğu Anadolu en yüksek buharlaşma değerlerine sahiptir.
3
Verileri birleştirerek bölgeyi belirleme
Akdeniz yağış rejimi + Şiddetli yaz buharlaşması = Güneydoğu Anadolu Tipi Karasal İklim.
Bu kombinasyon sadece bu bölgeye özgü bir geçiş özelliği taşır.

Anahtar Kavram

İklim Tiplerinin Yağış ve Buharlaşma Karakteristikleri

İpuçları

1
Tablodaki kış yağışı oranının yüksekliği, bu bölgenin hangi ana iklimin yağış karakterini miras aldığını düşünün.
2
Türkiye'de yazın en fazla buharlaşmanın olduğu bölge neresidir?
3
Akdeniz iklimi ile Step iklimi arasında geçiş özelliği gösteren, kışları yağışlı ancak yazları aşırı kurak bölgeyi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelere ait yağış ve sıcaklık grafiklerini yorumlayarak benzer analizler yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yağış rejimlerini 'E' harfi kuralı (İç Anadolu-İlkbahar, Doğu-Yaz, Karadeniz-Sonbahar, Akdeniz/Ege/Güney Marmara/GDA-Kış) ile eleyerek buharlaşma verisiyle sonuca gidebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 614Soru

Türkiye'de ormanların yayılış alanları incelendiğinde; kıyı bölgelerinde daha gür ve geniş alan kapladığı, iç kesimlere doğru ise seyrekleştiği görülür. Ayrıca dağ yamaçları boyunca belirli bir yükseltiye kadar çıkan ormanların, bu sınırdan sonra yerini alpin çayırlara bıraktığı gözlemlenir.

Türkiye'deki ormanların bu dağılış özellikleri ile ilgili aşağıda yapılan eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçlarında ormanların daha gür olması \rightarrow Bakı etkisine bağlı olarak sıcaklığın bu yamaçlarda fazla olması

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçlarındaki orman gürlüğünü bakı etkisiyle (sıcaklıkla) açıklayan ifade yanlıştır; bu durum nemlilik ile ilgilidir.
Türkiye'nin orman varlığı üzerinde nemlilik, sıcaklıktan daha öncelikli bir kısıtlayıcıdır. Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları, denizden gelen nemli hava kütlelerine açık olduğu için (yamaç yağışları) çok gür ormanlarla kaplıdır. Oysa bu yamaçlar bakı etkisi nedeniyle güney yamaçlara göre daha az güneşlenir ve daha serindir. Dolayısıyla gürlük nedeni sıcaklık değil, nemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Orman dağılımını etkileyen faktörleri (yatay ve dikey) analiz et.
Yatay dağılım (bölgeler arası) yağış/neme, dikey dağılım (yükselti) sıcaklığa bağlıdır.
Bitkilerin temel yaşam gereksinimleri olan su ve ısı sınırlarını belirlemek için.
2
Karadeniz'deki özel durumu değerlendir.
Kuzey yamaçlar denize baktığı için daha çok yağış alır; ancak güneşlenme (bakı) açısından dezavantajlıdır (daha serindir).
Nemliliğin sıcaklık avantajından daha baskın bir faktör olduğunu anlamak için.
3
Hatalı çıkarımı tespit et.
Kuzey yamaçların gürlüğünü 'sıcaklığın fazla olması' ile açıklayan seçenek, Türkiye'de bakı yönünün güney olduğu gerçeğiyle çelişir.
Matematik konum gereği Türkiye'de güney yamaçlar daha sıcaktır; kuzey yamaçlar ise daha nemlidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de orman alt sınırını 'nem/yağış', orman üst sınırını ise 'sıcaklık' belirler. Karadeniz dağlarının kuzey yamaçlarındaki orman zenginliği bakı (sıcaklık) ile değil, denizel nemlilik ile açıklanır.

İpuçları

1
Türkiye'de bir yamacın denize bakması mı yoksa güneşe bakması mı orman gelişimi için daha hayatidir?
2
Bakı etkisi Türkiye'de güney yamaçların daha fazla ısınmasını sağlar; ancak Karadeniz'de ormanlar daha serin olan kuzey yamaçlarda daha gürdür.
3
Karadeniz'in kuzey yamaçlarındaki orman zenginliği sıcaklıkla (bakı) değil, denizden gelen nemli havanın bıraktığı yamaç yağışlarıyla ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz'deki orman üst sınırlarının enlem ve kütle etkisi bakımından karşılaştırılmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 615Soru

Türkiye'de özellikle Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum-Kars çevresi) etkili olan, kış mevsiminin oldukça sert ve uzun geçtiği, en fazla yağışın ise konveksiyonel kökenli olarak yaz mevsiminde düştüğü görülür. Bu yağışlara bağlı olarak bölgede yetişen gür çayırlar, büyükbaş hayvancılık faaliyetleri için uygun zemin hazırlamaktadır.

Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sert Karasal İklim

Cevap

Yaz yağışları ve buna bağlı oluşan gür çayır bitki örtüsü Sert Karasal iklimin temel özellikleridir.
Sert Karasal iklim, Türkiye'de yükseltinin fazla olduğu Erzurum-Kars-Ardahan platolarında görülür. Bu iklimin en ayırt edici özelliği, yağışların büyük bir kısmının konveksiyonel (yükselim) şekilde yaz mevsiminde düşmesidir. Bu durum yazın yeşil kalan gür çayırların oluşmasına ve büyükbaş hayvancılığın gelişmesine imkan tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış rejimini analiz etme
En fazla yağışın yaz mevsiminde düştüğü belirlendi.
Türkiye'de sadece Sert Karasal iklim bölgesinde (Erzurum-Kars) en fazla yağış yazın düşer.
2
Bitki örtüsü ve konum eşleştirmesi yapma
Gür çayırlar ve Kuzeydoğu Anadolu bölgesi.
Yaz yağışları, kısa boylu bozkırların aksine daha gür ve uzun boylu olan çayırların oluşmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Sert Karasal İklimin Yağış ve Bitki Örtüsü Özellikleri

İpuçları

1
Türkiye'de 'en fazla yağışını yazın alan' tek ana iklim bölgesini düşünün.
2
Erzurum ve Kars gibi yüksek platolarımızda hangi iklim tipi görülür?
3
Yaz yağışları ve çayır örtüsü, bölgede meraların varlığına ve dolayısıyla büyükbaş hayvancılığa neden olur.

Daha Fazla Pratik

Diğer iklim tiplerinin en fazla yağış aldığı mevsimleri ve karakteristik toprak tiplerini (örneğin Sert Karasal iklimdeki Çernezyom topraklar) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yağış rejimi 'e' harfi kuralını kullanarak hatırlanabilir: İç Anadolu (İlkbahar) -> Karadeniz (Sonbahar) -> Akdeniz (Kış) -> Sert Karasal (Yaz).
Tahmini Süre:45s
Soru 616Soru

Türkiye'de görülen iklim tiplerini birbirinden ayırt etmede; yağışın mevsimlere göre dağılımı (yağış rejimi) ve doğal bitki örtüsü en temel belirleyici kriterler arasında yer almaktadır.

MerkezEn Fazla Yağış Aldığı MevsimDoğal Bitki Örtüsü
IISonbaharOrman
IIIIKışMaki
IIIIIIİlkbaharBozkır

Yukarıdaki tabloda bazı özellikleri verilen II, IIII ve IIIIII numaralı merkezlerde etkili olan iklim tipleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II: Karadeniz İklimi - IIII: Akdeniz İklimi - IIIIII: Karasal İklim

Cevap

II numaralı merkez Karadeniz İklimi, IIII numaralı merkez Akdeniz İklimi ve IIIIII numaralı merkez Karasal İklim'dir.
Tabloda verilen eşleştirmeler Türkiye'deki iklimlerin en tipik özelliklerini yansıtmaktadır: Sonbahar yağışları ve orman varlığı Karadeniz iklimine (II); kış yağışları ve maki bitki topluluğu Akdeniz iklimine (IIII); ilkbahar yağışları ve bozkır örtüsü ise Karasal (Step) iklimine (IIIIII) aittir.

Adım Adım Çözüm

1
II numaralı merkezin verilerini analiz etme.
En fazla yağışı sonbaharda alan ve doğal bitki örtüsü orman olan iklim tipi Karadeniz iklimidir.
Karadeniz iklimi Türkiye'de yağışın mevsimlere en düzenli dağıldığı ve en yüksek yağışın sonbaharda düştüğü tek iklim tipidir.
2
IIII numaralı merkezin verilerini analiz etme.
En fazla yağışı kışın alan ve maki örtüsüne sahip olan iklim tipi Akdeniz iklimidir.
Akdeniz ikliminde cephesel yağışlar nedeniyle kışlar oldukça yağışlı geçer; kurak geçen yazlara uyum sağlamış maki toplulukları karakteristiktir.
3
IIIIII numaralı merkezin verilerini analiz etme.
En fazla yağışı ilkbaharda alan ve bozkır örtüsü görülen iklim Karasal (Step) iklimdir.
Deniz etkisinden uzak iç bölgelerde (İç Anadolu gibi) ısınan havanın yükselmesiyle (konveksiyonel) oluşan yağışlar en çok ilkbaharda görülür; doğal örtü bozkırdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki ana iklim tiplerinin (Karadeniz, Akdeniz, Karasal) yağış rejimi ve karakteristik bitki örtüsü aracılığıyla tanımlanması.

İpuçları

1
Türkiye'de iklimleri ayırt etmek için harita üzerinde çizilen 'Küçük E' kuralını hatırlayın: İç Anadolu (İlkbahar) → Erzurum-Kars (Yaz) → Karadeniz (Sonbahar) → Akdeniz (Kış).
2
Maki bitki örtüsü sadece yaz kuraklığı ve kış ılıklığının olduğu Akdeniz iklim kuşağında görülür.
3
Bozkır (Step) bitki örtüsü, ilkbahar yağışlarıyla yeşeren ve yazın sararan kısa otlardan oluşur; bu da en çok yağışın ilkbaharda düştüğünü kanıtlar.

Daha Fazla Pratik

İklim tiplerinin yıllık sıcaklık farkları ve nemlilik oranlarıyla ilişkisini karşılaştıran soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 617Soru

Türkiye'de bitki örtüsünün dikey yönde dağılımı incelendiğinde, ormanların yetişebildiği en yüksek seviyeyi ifade eden "orman üst sınırı"nın bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği görülür. Buna göre, Akdeniz Bölgesi'nde orman üst sınırının Karadeniz Bölgesi'ne göre daha yüksek olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enlem etkisine bağlı olarak sıcaklık değerlerinin güneyde daha yüksek olması

Cevap

Enlem etkisine bağlı olarak sıcaklık değerlerinin güneyde daha yüksek olması
Türkiye'de ormanların yetişebildiği en yüksek irtifa olan orman üst sınırını belirleyen ana unsur sıcaklıktır. Akdeniz Bölgesi Ekvator'a daha yakın olduğu için (enlem etkisi) sıcaklık ortalamaları Karadeniz Bölgesi'nden daha yüksektir. Bu durum, ağaçların Akdeniz'de daha yüksek rakımlarda (yaklaşık 22002200 metre) hayatta kalabilmesini sağlarken, bu sınır Karadeniz'de sıcaklık azlığı nedeniyle yaklaşık 20002000 metre civarına düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Orman üst sınırı kavramını tanımlama
Orman üst sınırı, bir bölgede sıcaklığın ağaç yetişmesine izin verdiği en yüksek irtifayı temsil eder.
Sınırı belirleyen ana faktörün sıcaklık olduğunu saptamak için.
2
Bölgeler arasındaki konum farkını değerlendirme
Akdeniz güneyde, Karadeniz ise kuzeyde yer alır.
Sıcaklığı etkileyen temel matematik konum faktörünü (enlem) belirlemek için.
3
Enlem ve sıcaklık ilişkisini kurma
Güneye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı büyüdüğü için sıcaklık artar; bu da ormanların daha yükseklerde (yaklaşık 200022002000-2200 metre) yetişmesine olanak sağlar.
Neden Akdeniz'de sınırın daha yüksek olduğunu açıklamak için.

Anahtar Kavram

Orman üst sınırının temel belirleyicisi sıcaklıktır ve bu sınır enlem etkisine bağlı olarak güneyden kuzeye doğru alçalır.

İpuçları

1
Bir dağın tepesine doğru çıktıkça havanın soğuduğunu ve bir noktadan sonra ağaçların yetişemediğini düşünün.
2
Güneye doğru gittikçe havanın ısınması, ağaçların daha 'yukarılarda' mı yoksa 'aşağılarda' mı yetişmesine imkan tanır?
3
Orman üst sınırı enlem (sıcaklık) ile doğru orantılıdır; Türkiye'de en güneydeki Akdeniz'de bu sınır en yüksektir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'de orman alt sınırının deniz seviyesinden başlamasının nedenini (bol yağış ve nem) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 618Soru

Türkiye'de görülen iklim tiplerinin her birinin kendine özgü yağış ve sıcaklık karakteristikleri bulunmaktadır. Buna göre; yıl boyunca nemliliğin yüksek olduğu, her mevsimin yağışlı geçtiği ve en fazla yağışın sonbahar mevsiminde düştüğü iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz İklimi

Cevap

Türkiye'de her mevsimi yağışlı geçen ve en fazla yağışı sonbaharda alan iklim tipi Karadeniz İklimidir.
Karadeniz iklimi, Türkiye'de nemliliğin yıl boyunca yüksek olduğu, belirgin bir kurak mevsimi olmayan ve en fazla yağışın sonbahar aylarında görüldüğü karakteristik iklim tipidir. Bu durum, dağların kıyıya paralel uzanması ve nemli hava kütlelerinin yıl boyu etkili olmasıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış rejimini analiz etme
Soru kökünde 'her mevsimin yağışlı' geçtiği belirtilmektedir.
Türkiye'de yağış rejimi düzenli olan tek ana iklim tipi Karadeniz iklimidir.
2
Yağışın mevsimsel dağılımını (maksimum yağış) kontrol etme
En fazla yağışın sonbaharda düştüğü bilgisi teyit edilir.
Karadeniz iklimi Eylül, Ekim ve Kasım aylarında (sonbahar) en yüksek yağış değerlerine ulaşır.
3
Diğer iklim tipleriyle karşılaştırma
Akdeniz (Kış), Step (İlkbahar) ve Sert Karasal (Yaz) iklimleri elenir.
Her birinin maksimum yağış mevsimi Karadeniz ikliminden farklıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki İklim Tiplerinin Yağış Rejimleri

İpuçları

1
Türkiye'de yağışın yıl içine en düzenli dağıldığı bölgeyi hatırlayınız.
2
Bu iklim tipi, her mevsim yağış aldığı için bitki örtüsü her daim yeşil kalabilen gür ormanlardır.
3
Coğrafya derslerinde öğretilen 'E' harfi çiziminde, Karadeniz kıyısına denk gelen sonbahar mevsimini düşününüz.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ikliminin bölge içindeki farklılıklarını (Doğu, Orta, Batı Karadeniz yağış miktarları) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yağış rejimlerini hatırlamak için Türkiye haritası üzerine İç Anadolu'dan başlayarak saat yönünde bir 'e' harfi çizebilirsiniz: İç Anadolu (İlkbahar) → Erzurum-Kars (Yaz) → Karadeniz (Sonbahar) → Akdeniz/Ege (Kış).
Tahmini Süre:45s
Soru 619Soru

Türkiye'de rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi genellikle enlem (matematik konum) ile açıklanırken, bazı durumlarda yer şekilleri rüzgarın karakterini değiştirerek beklentinin dışında bir hava durumu yaratabilir. Örneğin, kış mevsiminde Doğu Karadeniz'in kıyı kesimlerinde (Rize ve çevresi) karların hızla erimesine, sıcaklığın mevsim normallerinin çok üzerine çıkmasına ve turunçgil gibi ürünlerin yetişebildiği mikroklima alanlarının korunmasına neden olan rüzgar, aslında güneydoğu yönünden gelen bir hava kütlesinin Kaçkar Dağları'nı aşarak kıyıya doğru alçalmasıyla oluşur.

Buna göre, bu meteorolojik olayı gerçekleştiren rüzgarın yönüne göre verilen adı ve dağ yamacı boyunca alçalırken kazandığı yeni karakter aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samyeli (Keşişleme) - Fön

Cevap

Sözü edilen rüzgar, yönü itibarıyla Samyeli (Keşişleme) olup, dağları aştığında kazandığı karakter Fön rüzgarıdır.
Türkiye'de 'Kayıp Sakal' şifrelemesine göre güneydoğudan esen rüzgar Samyeli (Keşişleme) rüzgarıdır. Bu sıcak karakterli rüzgar, Doğu Karadeniz Dağları'nı (Kaçkarlar) aşıp Rize kıyılarına doğru alçalırken her 100100 metrede sıcaklığı yaklaşık 1C1^\circ C artırarak 'Fön' karakteri kazanır. Bu durum kışın sıcaklıkları yükselterek mikroklima alanlarının oluşmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Konum ve etkileri analiz etme
Doğu Karadeniz'de (Rize) kışın yaşanan ani ısınma ve mikroklima etkisi tespit edildi.
Bu bölgedeki kış ılıklığının ve mikroklimanın temel nedeni fön etkisidir.
2
Rüzgar yönünü belirleme
Soruda rüzgarın 'güneydoğu' yönünden geldiği belirtilmiştir.
Rüzgarın yönü, onun genel ismini belirler.
3
Kayıp Sakal kuralını uygulama
Güneydoğu rüzgarının Samyeli (Keşişleme) olduğu sonucuna varıldı.
Türkiye'de rüzgarlar; Karayel (KB), Yıldız (K), Poyraz (KD), Samyeli (GD), Kıble (G), Lodos (GB) şeklinde sıralanır.
4
Dinamik ısınma mekanizmasını eşleştirme
Dağ yamacından aşağı inen havanın her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınması 'Fön Etkisi'dir.
Rüzgarın fiziksel davranışı, ulaştığı bölgedeki iklimsel sonucu belirler.

Anahtar Kavram

Yerel Rüzgarlar ve Fön Etkisi

İpuçları

1
'Kayıp Sakal' tekerlemesini hatırlayarak güneydoğudan esen rüzgarın adını bulun.
2
Bir rüzgarın dağı aşıp aşağı doğru inerken ısınması olayına ne ad verilir?
3
Güneydoğudan gelen Samyeli rüzgarı, Kaçkar Dağları'nı aşıp kıyıya inerken fön etkisi yapar.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgarlarının Akdeniz'de (Toros Dağları'nın güney yamacı) tarım ürünleri üzerindeki 'sarartıcı' (bakır sattıran) etkisini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgarın yönünü bir koordinat düzlemi gibi düşünerek sağ alt köşeden (Güneydoğu) merkeze doğru bir ok çizin; bu okun adı Samyeli'dir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 620Soru

Türkiye'de matematik konumun bir sonucu olarak dağların güney yamaçları (bakı yönü), kuzey yamaçlara göre güneş ışınlarını yıl boyunca daha büyük açıyla alır. Bu durumun doğal sonucu olarak güney yamaçlarda sıcaklık değerlerinin daha yüksek, tarım ürünlerinde olgunlaşma süresinin daha kısa olması beklenir. Ancak bazı özel konum şartları, bu durumun tam tersinin yaşanmasına neden olabilir.

Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'de bakı etkisinin sıcaklık üzerindeki belirleyiciliğine ters düşen (anomali) bir duruma örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış mevsiminde Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan kuzey yamaçlarının, iç kesime bakan güney yamaçlarından daha sıcak olması

Cevap

Kış mevsiminde Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçlarının, güney yamaçlarından daha sıcak olması bakı etkisine ters düşen bir durumdur.
Türkiye'de normal şartlarda güney yamaçların daha sıcak olması gerekirken, Karadeniz kıyı kuşağında kışın kuzey yamaçların daha sıcak olması 'denizellik' etkisinden kaynaklanır. Bu durum, matematik konumun (bakı) özel konum (denizellik) tarafından baskılandığı bir istisnadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bakı kavramını analiz et
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için güney yamaçlar daha fazla ısınmalıdır.
Güneş ışınlarının düşme açısı güney yamaçlarda daha büyüktür.
2
Seçeneklerdeki sıcaklık durumlarını karşılaştır
Karadeniz kıyısındaki dağların kuzey yamaçlarının (denize bakan taraf) kışın daha sıcak olduğu tespit edilir.
Denizlerin kışın karalara göre daha geç soğuması ve nemliliğin ısıyı korumasıdır.
3
Matematik konum ile özel konum etkisini kıyasla
Denizellik etkisi (özel konum), bakı etkisinden (matematik konum) daha baskın gelmiştir.
Kışın denizel etkinin ısıtıcı gücü, güneşin düşük açıyla gelmesinden kaynaklanan farkı kapatmıştır.

Anahtar Kavram

Bakı-Denizellik Çelişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de dağların hangi yamacının daha sıcak olması matematik konumun (bakı) doğal sonucudur?
2
Normalde güney yamaçlar daha sıcak olmalıdır. Seçeneklerde kuzey yamacın güneyden daha sıcak olduğu bir durum arayın.
3
Karadeniz kıyısındaki dağların kuzey yamaçları kışın ılık olan denize bakarken, güney yamaçları soğuk olan iç kesime bakar. Bu durum bakı etkisini geçersiz kılar.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyı kuşağındaki bu durumun bitki örtüsü ve yerleşme üst sınırı üzerindeki etkilerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 31 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 31 | Examkin