Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 soru

Soru 221Soru

Akarsu faaliyetleri sonucunda oluşan bazı yer şekilleri, akarsuyun hem aşındırma gücünü hem de biriktirme özelliğini aynı süreç içerisinde kullandığını kanıtlar. Bu tür yer şekillerinde akarsu bir yandan yatağını dışa doğru genişletirken diğer yandan taşıdığı yükü iç bükey alanlarda depolar.

Buna göre, aşağıda verilen yer şekillerinden hangisinin oluşumunda bu iki süreç (aşındırma ve biriktirme) bir arada gerçekleşmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menderes

Cevap

Menderesler, akarsuyun yatak eğiminin azaldığı yerlerde hem aşındırma hem de biriktirme yaparak oluşturduğu büklümlerdir.
Mendereslerin oluşumu sırasında akarsu, yatağının dış bükey tarafını (çarpak) fiziksel olarak aşındırırken, akış hızının azaldığı iç bükey tarafta (yığınak) taşıdığı alüvyonları biriktirir. Bu iki sürecin aynı yer şekli üzerinde eş zamanlı gerçekleşmesi, menderesi karma yapılı bir şekil yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Yer şekillerini oluşum süreçlerine göre sınıflandır.
Akarsu şekilleri; aşındırma, biriktirme ve her ikisinin birden etkili olduğu (karma) şekiller olarak ayrılır.
Soruda hem aşındırma hem biriktirmenin aynı anda görüldüğü şekil sorulmaktadır.
2
Menderes (büklüm) oluşumundaki dinamikleri incele.
Akarsu, büklümün dış tarafında 'çarpak' adı verilen alanda aşındırma yaparken, hızın azaldığı iç tarafta 'yığınak' adı verilen alanda biriktirme yapar.
Bu durum menderesi hem aşınım hem birikim şekli yapar.
3
Diğer seçenekleri ele.
Kırgıbayır, Dev Kazanı ve Peri Bacaları sadece aşınım; Birikinti Konisi ise sadece birikim şeklidir.
Bu şekillerde süreçler aynı anda veya birbirini tamamlayacak şekilde (karma) işlemez.

Anahtar Kavram

Karma Yapılı Akarsu Şekilleri

İpuçları

1
Akarsu yatağının büklüm yaptığı yerlerde suyun hızı her iki kıyıda aynı mıdır?
2
Bir akarsu kıyısını aşındırırken karşı kıyısında neden malzeme biriktiriyor olabilir?
Tahmini Süre:50s
Soru 222Soru

Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda etkili olan dış kuvvetlerden biri de buzullardır. Ancak buzulların etki alanı, Türkiye'nin matematik konumu ve iklim özellikleri nedeniyle akarsulara göre oldukça sınırlıdır. Bir araştırmacı, Türkiye genelinde yaptığı bir saha çalışmasında; yüksek dağlık kütlelerin zirve kısımlarında sirk gölleri, UU profilli buz vadileri ve hörgüç kayalara rastlamıştır.

Buna göre, bu araştırmacının inceleme yaptığı alan aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aladağlar

Cevap

Araştırmacının gözlem yaptığı alan Aladağlar'dır.
Doğru seçenek olan dağ kütlesi, Türkiye'nin en karakteristik buzul topoğrafyasına sahip alanlarından biridir. Aladağlar, hem yükseltisinin fazla olması hem de dördüncü jeolojik zamandaki iklim değişimlerinden etkilenmesi sonucunda sirk gölleri ve buzul vadileri gibi şekillerin en net görüldüğü sahalar arasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Buzul şekillerinin oluşum şartlarını belirleme
Türkiye'de buzul şekillerine rastlanabilmesi için arazinin Kuvaterner'deki buzul alt sınırı olan yaklaşık 22002200 metrenin üzerinde olması gerekir.
Türkiye orta kuşakta yer aldığı için buzullar deniz seviyesine inemez, sadece yüksek dağlarda etkili olur.
2
Seçeneklerdeki dağların yükselti ve konum analizini yapma
Aladağlar (37563756 m) bu sınırı fazlasıyla aşarken; Yıldız, Canik, Aydın ve Küre Dağları bu sınırın altında kalmaktadır.
Yükseltisi yetersiz olan dağlarda buzul aşındırma (sirk, vadi, hörgüç kaya) veya biriktirme şekilleri oluşamaz.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Buzul Şekillerinin Dağılışı ve Yükselti Sınırı

İpuçları

1
Türkiye'de buzul şekillerini görebilmek için kıyıdan uzaklaşıp iç kesimlerdeki veya Doğu Karadeniz'deki çok yüksek zirvelere bakmalısınız.
2
Seçenekler arasında hangisi 30003000 metrenin üzerinde bir zirveye sahiptir? Bu, sorunun anahtarıdır.
3
Uludağ, Erciyes, Kaçkar ve Aladağlar Türkiye'de buzul izlerinin en yaygın olduğu yerlerdir.

Daha Fazla Pratik

Buzul aşındırma şekilleri ile biriktirme şekillerini (moren, sander, drumlin) birbirlerinden ayırmaya çalışın.
Tahmini Süre:50s
Soru 223Soru

Türkiye'de özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu platolarında meraların aşırı ve erken otlatılması, bitki örtüsünün tahrip olmasına yol açarak erozyonun şiddetini artırmaktadır. Bu alanlarda yürütülen mera ıslahı çalışmalarında temel hedef, toprağın üst kısmının dış kuvvetler tarafından süpürülmesini engellemektir. Buna göre, mera ıslahı kapsamında gerçekleştirilen bitki örtüsünü canlandırma çalışmalarının erozyonu önlemedeki temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bitki köklerinin toprağı mekanik olarak tutması ve gövdelerin yüzeysel akışın hızını kırması

Cevap

Bitki köklerinin toprağı mekanik olarak tutması ve gövdelerin yüzeysel akışın hızını kırması
Bitki örtüsü, erozyona karşı en etkili doğal kalkandır. Bitkilerin toprak altındaki kök sistemleri toprağı stabilize ederek kaybolmasını önlerken, toprak üstündeki aksamları (dal, yaprak, gövde) suyun yüzeyde hız kazanıp toprağı taşımasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyonun tanımını ve temel nedenini analiz etme
Erozyon, toprağın üst kısmının su ve rüzgar gibi dış kuvvetlerle süpürülmesidir. Bitki örtüsünün yokluğu bu süreci hızlandırır.
Sorunun kökünde belirtilen süpürülme olayının mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Bitki örtüsünün toprağı koruma yollarını değerlendirme
Bitki kökleri toprağı bir ağ gibi sararak tutar; gövdeler ise suyun toprak yüzeyinde hızla akıp gitmesini engelleyerek toprağın aşınmasını azaltır.
Mera ıslahının erozyon üzerindeki fiziksel etkisini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Bitki örtüsü ve erozyon ilişkisi

İpuçları

1
Erozyon, toprağın 'süpürülmesi' olayıdır. Bitki örtüsü bu süpürülmeyi nasıl durdurur?
2
Bitkilerin hem toprak altındaki hem de toprak üstündeki kısımlarının fiziksel etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de erozyonun en şiddetli olduğu bölgelerin ortak özelliklerini (iklim ve bitki örtüsü açısından) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 224Soru

Türkiye'de erozyon; toprağın dış kuvvetlerle süpürülmesi, heyelan ise toprak ve ana kayanın kütle halinde yer değiştirmesidir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yüzey erozyonunu önlemede temel bir yöntem olmasına rağmen, derin tabakalı heyelanların engellenmesinde etkili bir çözüm değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağaçlandırma çalışmalarının yapılması

Cevap

Erozyonu önlemede temel bir yöntem olan ağaçlandırma çalışmaları, derin tabakalı heyelanları önlemede etkili değildir.
Ağaçlandırma faaliyetleri, bitki kökleri sayesinde toprağın en üst verimli tabakasının su ve rüzgarla taşınmasını (erozyonu) engellemede birincil yöntemdir. Ancak heyelan, genellikle ağaç köklerinin ulaşamadığı derinliklerdeki tabakaların kütle halinde kaymasıdır. Bu nedenle ağaç dikmek heyelanı önlemede tek başına yeterli veya etkili bir çözüm değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyon ve heyelan mekanizmalarını karşılaştırmak.
Erozyon yüzeydeki toprağın taşınmasıdır, heyelan ise derin bir kütle hareketidir.
Afetlerin oluştuğu derinlik farkını anlamak çözüm yöntemini belirler.
2
Bitki örtüsünün (ağaçların) etkisini analiz etmek.
Ağaç kökleri toprağın sadece üst kısmını tutabilir.
Heyelan, ağaç köklerinin inemediği derinliklerdeki kayma yüzeyleri üzerinde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Farklar

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'de bitki örtüsü gür olmasına rağmen heyelanların çok sık görülmesi, ağaçlandırmanın heyelanı önlemediğine en iyi örnektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 225Soru

Türkiye kıyıları, Üçüncü Zaman’ın sonları ile Dördüncü Zaman’ın (IV.IV. Jeolojik Zaman) başlarında meydana gelen epirojenik hareketler ve deniz seviyesi değişimlerinden (östatik hareketler) doğrudan etkilenmiştir. Bu süreçte dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusu, kıyı tipinin karakterini belirleyen temel morfolojik unsur olmuştur. Buna göre, Türkiye’nin kıyı tipleri ve bu tiplerin oluşum koşulları dikkate alındığında yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menteşe Yöresi’ndeki dağların uzanış biçimi ve akarsu vadilerinin deniz istilasına uğramasıyla oluşan 'Ria' tipi kıyılar, bu yöreyi Ege kıyılarının genel 'Enine' kıyı karakterinden ayıran temel istisnadır.

Cevap

Menteşe Yöresi’ndeki dağların uzanış biçimi ve akarsu vadilerinin deniz istilasına uğramasıyla oluşan 'Ria' tipi kıyılar, bu yöreyi Ege kıyılarının genel 'Enine' kıyı karakterinden ayıran temel istisnadır.
Doğru ifade, Ege Bölgesi'nin genelinde dağların denize dik uzanması sonucu 'Enine' kıyı tipi görülmesine rağmen, Muğla (Menteşe) kıyılarında epirojenik çökmeler ve deniz ilerlemesi sonucu eski akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla 'Ria' tipi kıyıların oluştuğunu belirtmektedir. Bu, bölgenin morfolojik bir istisnasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ege Bölgesi'nin genel kıyı tipini belirle.
Ege'de dağlar denize dik uzandığı için genel kıyı tipi 'Enine'dir.
Genel kuralı saptamak, istisnaları analiz etmek için gereklidir.
2
Menteşe Yöresi'nin (Muğla) özel morfolojik durumunu analiz et.
Menteşe kıyılarında dağların uzanışı ve Egeid karasının çökmesiyle eski akarsu vadileri sular altında kalarak 'Ria' tipi kıyıları oluşturmuştur.
Bölgesel bir istisna olan Ria tipinin nedenini (transgresyon ve akarsu vadisi) anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramsal hataları ayıkla.
Dalmaçya tipi transgresyonla oluşur (regresyon değil), Kalanklı kıyılar karstiktir (volkanik değil), Fiyortlar ise Türkiye'nin matematik konumu gereği görülmez.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru bilgiye ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kıyı tiplerinin oluşumunda transgresyon (deniz ilerlemesi) ve dağların uzanış doğrultusunun etkisi.

Daha Fazla Pratik

Epirojenezin Türkiye kıyıları üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için transgresyon ve regresyon kavramlarını harita üzerindeki kıyı tipleriyle eşleştirerek çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 226Soru

Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci ve bu süreçte meydana gelen olaylar dikkate alındığında, aşağıda verilen olay ve dönem eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menderes, Yıldız Dağları ve Kırşehir çevresindeki masif arazilerin oluşması — III. Jeolojik Zaman (Tersiyer)

Cevap

Menderes, Yıldız Dağları ve Kırşehir masifleri I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşmuştur.
Masif araziler, Türkiye'nin jeolojik geçmişindeki en eski kara parçalarıdır. Menderes, Yıldız Dağları, Kırşehir, Bitlis ve Kastamonu-Devrekani gibi masifler Birinci Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşmuş, şiddetli basınçlarla sertleşmiş kütlelerdir. Tersiyer (III. Zaman) ise Alp-Himalaya kıvrım kuşağının, linyit, bor ve tuz yataklarının oluştuğu dönemdir. Bu nedenle masiflerin Tersiyer ile eşleştirilmesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin jeolojik gelişiminde yer alan ana olayları ve dönemleri hatırla.
I. Zaman (Masifler, Taş kömürü), II. Zaman (Tortullaşma), III. Zaman (Alp Orojenezi, Linyit, Tuz, Bor), IV. Zaman (Ege Denizi, Boğazlar, Toptan Yükselme).
Olay-dönem eşleştirmesini doğrulamak için kronolojik bilgi gereklidir.
2
Masif arazilerin jeolojik yaşını analiz et.
Masifler, genç oluşumlu arazilerin aksine yaşlı ve sertleşmiş kütlelerdir; bu nedenle en eski zamanlarda oluşmuşlardır.
Metamorfik ve dirençli olan bu alanlar Paleozoik dönemine aittir.

Anahtar Kavram

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Jeolojik Yapısı
Soru 227Soru

Türkiye arazisinin jeolojik evrimi ve neotektonik dönemi üzerine yapılan araştırmalar; Arap Levhası'nın kuzeye doğru hareketi sonucunda Anadolu Levhası'nın batıya doğru kaydığını (tektonik kaçış) ve bu sürecin günümüzdeki yer şekillerinin temelini oluşturduğunu göstermektedir. Bu karmaşık tektonik süreç ve sonuçları dikkate alındığında, Anadolu’nun batıya doğru hareketi ile Ege bölgesindeki tektonik rejim arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu levhasının batıya hareketi ve Helenik dalma-batma kuşağındaki geri çekilme, Ege bölgesinde kuzey-güney yönlü bir genişleme (ekstansiyon) rejimi oluşturarak doğu-batı doğrultulu horst-graben sistemlerini şekillendirmiştir.

Cevap

Anadolu levhasının batıya hareketi ve Helenik kuşağın etkisiyle Ege'de yaşanan kuzey-güney yönlü genişleme, doğu-batı doğrultulu horst-graben yapısını açıklar.
Anadolu levhasının Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı boyunca batıya doğru hareketi, Ege bölgesinde kabuğun kuzey-güney yönünde gerilmesine (genişlemesine) neden olmuştur. Bu genişleme rejimi, bölgedeki kabuğu kırmış ve doğu-batı uzanışlı çöküntü alanları (grabenler) ile yüksek blokların (horstlar) oluşmasını sağlamıştır. Bu durum Türkiye'nin neotektonik gelişiminin en karakteristik özelliklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Tektonik levha hareketlerini analiz et.
Arap Levhası'nın kuzeye doğru hareketi, Anadolu Levhası'nı sıkıştırarak batıya doğru kaçmasına neden olur.
Türkiye'nin neotektonik çatısını oluşturan ana kuvvet budur.
2
Ege bölgesindeki yerel tektonik rejimi belirle.
Anadolu batıya kaçarken ve Helenik Yay'da dalma-batma geri çekilirken, Ege üzerinde kuzey-güney yönlü bir 'gerilme' (ekstansiyon) oluşur.
Bölgesel gerilme, kabuğun kırılmasına ve blokların dikey hareketine yol açar.
3
Oluşan yer şekillerini ve uzanış yönlerini değerlendir.
Kuzey-güney yönlü gerilme, doğu-batı doğrultulu fay hatları ve bu hatlar arasında çöken grabenler ile yükselen horstları oluşturur.
Gerilme yönüne dik olarak gelişen kırılmalar yer şekillerinin doğrultusunu belirler.

Anahtar Kavram

Neotektonik Dönem ve Ege Genişleme Rejimi

İpuçları

1
Türkiye'de dağların oluşumunda hem kıvrılma (orojenez) hem de kırılma (horst-graben) etkilidir. Ege bölgesindeki kırıklı yapı hangi yöndeki kuvvetlerin sonucudur?
2
Anadolu levhası batıya doğru kaçarken, Batı Anadolu'da yer kabuğu bir lastik gibi kuzey-güney yönünde gerilir. Bu gerilme rejimi ne olarak adlandırılır?
3
Anadolu'nun batıya hareketi ve Helenik dalma-batma kuşağı, Batı Anadolu'da 'ekstansiyonel' (genişleme) bir rejim yaratır. Bu rejim, blokların birbirinden uzaklaşarak çökmesine neden olur.

Daha Fazla Pratik

Ege bölgesindeki kıyı tipinin (Ria tipi kıyılar ve kıyıya dik uzanan dağlar) bu tektonik süreçlerle ilişkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 228Soru

Türkiye, orta kuşakta yer alan bir ülke olması nedeniyle buzulların etkisi kıyı bölgelerinde veya düşük yükseltilerde görülmez. Ancak Kuvaterner (Dördüncü Zaman) dönemindeki iklim değişiklikleri ve Türkiye'nin yüksek dağlık alanlara sahip olması, belirli bir yükselti sınırının üzerindeki sahalarda buzul topoğrafyasının gelişmesine neden olmuştur.

Buna göre, coğrafi konum özellikleri ve yükseltileri dikkate alındığında, aşağıdaki dağların hangisinde sirk çukuru, moren yığını veya buzul vadisi gibi yer şekillerine rastlanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız (Istranca) Dağları

Cevap

Türkiye'nin morfolojik özellikleri dikkate alındığında Yıldız Dağları'nda buzul şekillerine rastlanmaz; çünkü bu dağların yükseltisi buzul oluşumu için yetersizdir.
Doğru cevap Yıldız Dağları'dır. Türkiye'de buzul şekillerine (sirk, moren, horgüç kaya) rastlanabilmesi için bir dağın yaklaşık 2200-2500 metrelik 'Kuvaterner buzullaşma sınırını' aşması gerekir. Marmara Bölgesi'nin kuzeyinde yer alan Yıldız Dağları'nın en yüksek zirvesi (Mahya Tepesi) sadece 1031 metredir. Bu yükselti, buzulların aşındırma veya biriktirme yapabileceği bir ortam oluşması için yetersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'de buzul şekillerinin oluşma şartlarını belirlemek.
Türkiye'de kalıcı kar ve buzul izleri için yükseltinin en az 2200-2500 metre (Kuvaterner için) üzerinde olması gerekir.
Türkiye'nin mutlak konumu (orta kuşak) nedeniyle buzullar sadece yüksek dağlık alanlarda (özel konum) etkili olabilir.
2
Seçeneklerde verilen dağların yükselti değerlerini karşılaştırmak.
Kaçkar, Cilo, Mercan ve Bey Dağları 3000 metrenin üzerinde zirvelere sahipken, Yıldız Dağları yaklaşık 1031 metredir.
Buzul şekilleri sadece belirli bir yükseltinin üzerindeki 'buzul sınırını' aşan dağlarda oluşabilir.
3
Sonuca ulaşmak.
Yıldız Dağları yükselti azlığı nedeniyle buzul şekillerine rastlanmayan seçenektir.
1000 metrelik yükselti, ne güncel buzullar ne de geçmişteki buzullaşma dönemleri için yeterli değildir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Buzullaşma ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
Buzul şekillerinin görülebilmesi için dağın yüksekliğinin belirli bir eşiği aşması gerekir.
2
Seçeneklerdeki dağlardan biri 1500 metrenin bile altındadır ve Marmara Bölgesi'ndedir.
3
Yıldız Dağları (Istrancalar) zirvesi yaklaşık 1000 metre olup buzul oluşumu için çok alçaktır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki buzul göllerinin (sirk gölleri) yoğunlaştığı diğer dağları (Uludağ, Erciyes, Aladağlar) harita üzerinde inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Buzullaşma sınırını (2200m+) referans alarak seçeneklerdeki dağların zirve yükseltilerini eleme yöntemiyle kontrol edebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 229Soru

Jeolojik süreçler incelendiğinde, Anadolu yarımadasının Üçüncü Zaman'ın (Tersiyer) sonlarında dış kuvvetlerce yontularak deniz seviyesine yakın bir yeryüzü şekli olan peneplene dönüştüğü bilinmektedir. Buna rağmen günümüzde Türkiye'nin ortalama yükseltisinin 11321132 metre gibi yüksek bir değerde olması ve akarsuların platolar üzerinde derin vadiler kazmış olması, aşağıdakilerden hangisinin yaşandığının temel göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu kütlesinin Tersiyer sonu ve Kuvaterner başında toptan yükselmesi

Cevap

Anadolu kütlesinin Tersiyer sonu ve Kuvaterner başında toptan yükselmesi (Epirojenez)
Türkiye arazisi Üçüncü Zaman'da büyük oranda peneplenleşmiş (deniz seviyesinde düzleşmiş), ancak Kuvaterner başında (Dördüncü Zaman) çevresindeki levhaların sıkıştırmasıyla blok halinde toptan yükselmiştir. Bu dikey hareket (epirojenez), deniz seviyesindeki ovaların yüksek platolara dönüşmesine ve akarsuların bu yüksek kütleyi derinden aşındırmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Peneplenleşme sürecini analiz etmek
Anadolu'nun Tersiyer sonunda dış kuvvetlerle aşınarak deniz seviyesine yakın bir düzlük haline geldiği tespit edilir.
Soruda verilen öncül bilgiyi temel almak için gereklidir.
2
Güncel verilerle (yükselti ve akarsu vadileri) karşılaştırma yapmak
Günümüzdeki 11321132 metrelik ortalama yükseltinin ve derin vadilerin bir peneplen yapısıyla çeliştiği görülür.
Arazinin yakın bir geçmişte gençleştiğini anlamak için gereklidir.
3
Nedensellik kurmak
Düzleşmiş bir arazinin blok halinde yükselmesi epirojenez süreciyle açıklanır.
Jeomorfolojik kanıtları doğru jeolojik süreçle eşleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Epirojenez ve Türkiye'nin Toptan Yükselmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 230Soru

Türkiye’de dış kuvvetler ve süreçlerin etkisiyle şekillenen yer yüzeyinde erozyon ve heyelan olayları, oluşum dinamikleri ve önleme yöntemleri açısından önemli farklar barındırır. Toprak erozyonunu önlemede bitki örtüsünün (ağaçlandırma) korunması en temel çözüm yolu iken, aynı yöntemin heyelan olayını engellemede genellikle yetersiz kaldığı görülmektedir.

Bu durumun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyelan kütlesinin, bitki köklerinin tutunabileceği toprak derinliğinin çok daha altındaki tabakalarda hareket etmesi

Cevap

Heyelan kütlesinin hareket ettiği derinliğin, bitki köklerinin ulaştığı derinlikten çok daha fazla olması bu durumun temel nedenidir.
Erozyon, toprağın üst kısmının su veya rüzgarla taşınmasıdır ve bitki kökleri bu yüzeyel taşınmayı engeller. Ancak heyelan, toprağın ana kaya üzerindeki geniş bir kütle halinde ve genellikle derin bir kayma yüzeyi boyunca hareket etmesidir. Bitki kökleri bu derinliğe inemediği için heyelanı durdurmakta yetersiz kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyon ve heyelanın etki alanlarını karşılaştırın.
Erozyon toprağın en üst yüzeyindeki süpürülme olayıdır, heyelan ise derin tabakaların kütlesel kaymasıdır.
Mekanizma farkını anlamak korunma yöntemlerinin neden farklı olduğunu açıklar.
2
Bitki örtüsünün (ağaçlandırma) fiziksel etkisini analiz edin.
Ağaç kökleri yüzeydeki toprağı tutabilir ancak metrelerce derinlikteki kayma düzlemini etkileyemez.
Derinlik faktörü, ağaçlandırmanın heyelan üzerindeki kısıtlı etkisini belirleyen temel unsurdur.

Anahtar Kavram

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Erozyonun toprağın hangi kısmında, heyelanın ise hangi kısmında gerçekleştiğini düşünün.
2
Bir ağaç kökü toprağın ne kadar derinine inebilir? Peki, bir dağ yamacı ne kadar derinlikten kayar?
3
Ağaçlandırma yüzeyi korur; ancak heyelan, yüzeyin altındaki killi tabakanın kayganlaşmasıyla oluşur.

Daha Fazla Pratik

Heyelan set gölleri ve Türkiye'deki dağılımı konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 231Soru

Marmara Bölgesi'nin Trakya kesiminde yer alan Ergene Ovası; oluşum kökeni, toprak yapısı ve tarımsal potansiyeli bakımından kendine has özelliklere sahiptir.

Ergene Ovası ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yer aldığı için sismik riskin en yüksek olduğu ovalardan biridir.

Cevap

Ergene Ovası'nın Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı ve sismik riskin çok yüksek olduğu bilgisi yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Ergene Ovası, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yer almaz. KAF, Marmara Denizi'nin içinden ve Saros Körfezi'nden geçerken, Ergene Ovası bu hattın kuzeyinde kalan oldukça stabil bir kara kütlesidir. Bu nedenle ova, sismik riskin en yüksek değil, aksine oldukça düşük olduğu alanlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Ergene Ovası'nın coğrafi konumunu ve sismik özelliklerini analiz etmek.
Ovanın büyük kısmı 4. derece deprem bölgesinde yer alır; sismik risk düşüktür.
Kuzey Anadolu Fay Hattı, Ergene Ovası'nın güneyinden (Marmara Denizi içinden) geçer; ova bu hattın kuzeyinde, daha stabil bir blok üzerindedir.
2
Ovanın toprak yapısını değerlendirmek.
Bölgede killi ve eski göl tabanı tortulları üzerinde gelişen Vertisol topraklar yaygındır.
Vertisoller 'dönen toprak' veya 'karakepir' olarak bilinir ve Ergene Havzası bu toprakların ana vatanıdır.
3
Tarımsal ve fiziki özellikleri gözden geçirmek.
Düz yapısı makineli tarıma, iklim ve su imkanları ise ayçiçeği ve pirinç tarımına uygundur.
Yüzey şekillerinin sade olması tarımsal mekanizasyon için en büyük avantajdır.

Anahtar Kavram

Ergene Ovası'nın Fiziksel ve Jeolojik Karakteristiği

İpuçları

1
Marmara Bölgesi'ndeki her yerin deprem riski aynı mıdır?
2
Ergene Ovası, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzeyinde mi yoksa tam üzerinde mi yer alıyor?
3
Trakya'nın iç kesimleri olan Ergene Havzası, Türkiye'nin en stabil (deprem riskinin az olduğu) masif benzeri alanlarından biri olarak kabul edilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer tektonik ovaların (Erzincan, Bolu, Amik) fay hatları üzerindeki dağılışını harita üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 232Soru

Türkiye arazisi, jeolojik geçmişi boyunca farklı levha hareketlerinin ve orojenik kuşakların etkisi altında kalarak son derece karmaşık ve 'mozaik' bir yapı kazanmıştır. Bu süreçte meydana gelen olaylar ve Anadolu'nun jeodinamik gelişimi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu gelişime dair hatalı bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız Dağları, Menderes-Menteşe ve Kırşehir çevresinde görülen masif araziler; Alp-Himalaya orojenezi sırasında Tetis Denizi tabanında biriken tortul tabakaların şiddetle kıvrılması sonucunda Üçüncü Zaman'da oluşmuştur.

Cevap

Masif arazilerin Alp-Himalaya orojenezi sırasında tortulların kıvrılmasıyla oluştuğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü masifler daha eski (Paleozoyik) zamanlara aittir.
Doğru yanıt olan seçenek, masif arazilerin (Yıldız Dağları, Menderes, Kırşehir vb.) oluşumunu Alp-Himalaya orojenezi ile Üçüncü Zaman'a dayandırmaktadır. Ancak masifler, Paleozoyik (I. Zaman) döneminde meydana gelmiş, Hersinyen veya Kaledoniyen kıvrımları ile sertleşmiş temel arazilerdir. Alp-Himalaya orojenezi ise bu masiflerin çevresinde, Tetis Denizi'nde biriken daha genç tortulların sıkışmasıyla Üçüncü Zaman'da gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Masif arazilerin tanımını ve oluşum zamanını hatırla.
Masifler, I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoyik) Hersinyen ve Kaledoniyen kıvrımlarıyla oluşmuş, kristalen yapılı sert temel kütlelerdir.
Soruda verilen arazilerin (Yıldız, Menderes, Kırşehir) jeolojik yaşını belirlemek hatayı saptamak için gereklidir.
2
Alp-Himalaya orojenezi ile masifler arasındaki ilişkiyi analiz et.
Alp-Himalaya orojenezi III. Zaman'da gerçekleşmiştir. Masifler bu dönemde kıvrılmamış, aksine sert yapılar oldukları için kırılmış veya yanlardaki genç tortulların kıvrılmasına zemin hazırlamışlardır.
Masiflerin oluşum zamanı (I. Zaman) ile Alp kıvrımlarının zamanı (III. Zaman) arasındaki kronolojik çelişkiyi bulmak gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki teknik kavramları (horst-graben, denizel fosil, epirojenez, madenler) doğrula.
Horst-grabenler Neotektonik dönemin, fosiller Tetis tabanının, epirojenez Kuvaterner yükselmesinin ve madenler de doğru zamanların (I. ve III. Zaman) ürünleridir.
Hatalı seçeneğin kesinliğinden emin olmak için diğer bilimsel verileri elemek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeolojik Zaman Çizelgesi ve Yapısal Evrimi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki masif arazilerin harita üzerindeki dağılımı ile deprem risk haritasını karşılaştırarak sert yapıların tektonik etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 233Soru

Türkiye’nin platoları; oluşum süreçleri, litolojik yapıları ve deniz seviyesinden yükseltileri bakımından farklılıklar göstermektedir. İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan platoların büyük bir bölümü "tabaka düzlüğü" (yatay duruşlu) karakteri taşırken, bölgedeki bir plato kalkerli (kireç taşı) yapısı ve yüzeyindeki derin doğal kuyularıyla diğerlerinden ayrılmaktadır.

Buna göre; çevresindeki Haymana ve Cihanbeyli platolarından farklı olarak karstik bir yapıya sahip olan ve dikey yöndeki su sızıntısının fazlalığı nedeniyle yüzey suları bakımından oldukça fakir olan plato aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Obruk Platosu

Cevap

Obruk Platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde karstik yapısıyla öne çıkan ve ismini bölgedeki derin karstik kuyulardan alan platodur.
Doğru cevap olan plato, Konya'nın kuzeydoğusunda yer alan ve kalkerli yapısı nedeniyle yüzey sularını yer altına sızdıran Obruk Platosu'dur. İç Anadolu'daki komşuları olan Haymana ve Cihanbeyli'den temel farkı, yatay tabaka yapısının yanı sıra yoğun karstik çözünme şekillerine sahip olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge tespiti yapılması
Soruda İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir plato istenmektedir. Bu durumda Taşeli (Akdeniz) elenir.
Soruda coğrafi bölge kısıtı açıkça belirtilmiştir.
2
Oluşum kökeninin analiz edilmesi
İç Anadolu'daki çoğu plato (Haymana, Cihanbeyli, Bozok, Uzunyayla) tabaka düzlüğü karakterindedir. Ancak Obruk Platosu kalkerli yapısı nedeniyle karstiktir.
Litolojik yapının (taş yapısı) yüzey şekilleri ve su tutma kapasitesi üzerindeki etkisi KPSS'de kritik bir ayırt edicidir.
3
Yer şekli - isim ilişkisinin kurulması
Soruda bahsedilen "derin doğal kuyular", karstik bir aşınım/çökme şekli olan obruklardır. Bu da doğrudan Obruk Platosu'nu işaret eder.
Platoların isimlendirilmesi genellikle sahip oldukları baskın fiziki özelliklerle ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki platoların oluşum tiplerine (Karstik vs. Tabaka Düzlüğü) göre bölgesel dağılımı.

Daha Fazla Pratik

Karstik platolardaki tarımsal kısıtlılığın temel sebebinin iklimden ziyade 'litojik yapı (su sızdırma)' olduğunu unutmayın. Benzer bir durumu Teke ve Taşeli platolarında da görebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 234Soru

Türkiye'nin yer şekilleri içerisinde geniş yer kaplayan platolar, oluşum süreçlerine göre farklı gruplara ayrılmaktadır. Akdeniz Bölgesi'nin batı ve orta kesimlerinde yer alan, kalkerli (kireç taşı) kayaç yapısı nedeniyle tarımsal verimliliğin düşük olduğu Teke ve Taşeli yörelerindeki platolar, oluşum bakımından aşağıdakilerden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karstik platolar

Cevap

Akdeniz Bölgesi'ndeki Teke ve Taşeli platoları karstik platolardır.
Teke ve Taşeli platoları, Akdeniz Bölgesi'ndeki kalkerli (kireç taşı) arazinin çözünme ve ardından toplu yükselme (epirojenez) süreçlerinden geçmesiyle oluşmuştur. Bu litolojik yapı, bu alanların karstik platolar olarak sınıflandırılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen coğrafi bölgeyi ve yöreleri belirle.
Akdeniz Bölgesi, Teke ve Taşeli platoları.
Platoların yerini tespit etmek, jeolojik yapı hakkında ipucu verir.
2
Yörenin litolojik (kayaç) yapısını analiz et.
Teke ve Taşeli yöreleri kireç taşı (kalker) bakımından zengindir.
Kalkerli yapı, karstik şekillerin oluşumu için temel şarttır.
3
Kayaç yapısı ile plato oluşum türünü eşleştir.
Suda kolay çözünebilen kayaçların bulunduğu alanlardaki platolar karstik platolardır.
Türkiye'nin temel plato sınıflandırmasında Teke ve Taşeli bu grupta yer alır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin platolarının oluşum türlerine göre mekansal dağılımı.

Daha Fazla Pratik

Karstik platoların yerleşme ve tarım üzerindeki olumsuz etkilerini (su sızdırma, engebe) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 235Soru

Dağ yamaçlarından aşağıya doğru hızla akan akarsuların, taşıdıkları malzemeleri eğimin azaldığı dağ eteklerinde yelpaze veya koni şeklinde biriktirmesiyle oluşan yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birikinti yelpazesi

Cevap

Akarsuların dağ eteklerinde oluşturduğu yelpaze şeklindeki biriktirme formuna 'Birikinti yelpazesi' denir.
Akarsuların taşıma gücünün azaldığı dağ eteklerinde alüvyonlarını yelpaze şeklinde yaymasıyla oluşan şekil birikinti yelpazesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yer şeklinin oluştuğu konumu belirle.
Soruda yer şeklinin 'dağ eteklerinde' oluştuğu belirtilmiştir.
Farklı akarsu şekilleri farklı topoğrafik konumlarda (deniz kıyısı, vadi içi, dağ eteği vb.) meydana gelir.
2
Dış kuvvetin faaliyet türünü tespit et.
Soruda malzemelerin 'biriktirilmesiyle' oluştuğu ifade edilmiştir.
Akarsu şekilleri aşındırma ve biriktirme olarak iki ana gruba ayrılır; biriktirme için eğimin azalması şarttır.
3
Tanımlanan şekli isimlendir.
Dağ eteğinde oluşan yelpaze görünümlü birikinti 'Birikinti yelpazesi' (veya daha dik ise birikinti konisi) olarak adlandırılır.
Geometrik şekil ve konum özellikleri doğrudan bu terimi karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Akarsu Biriktirme Şekilleri

İpuçları

1
Şeklin nerede oluştuğuna (dağ eteği) ve hangi işlemle (biriktirme) oluştuğuna dikkat edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 236Soru

Türkiye'de bitki örtüsünün cılız olduğu kurak ve yarı kurak bölgelerde rüzgarların yer şekilleri üzerindeki etkisi artmaktadır. Bu durumun en belirgin örnekleri Konya-Karapınar çevresi ile Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimlerinde görülmektedir.

Buna göre, rüzgarın biriktirme faaliyeti sonucunda oluşan "hilal" görünümlü kum yığınlarına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Barkan

Cevap

Rüzgarın biriktirme faaliyetiyle oluşan hilal görünümlü kum yığınlarına barkan adı verilir.
Barkan, rüzgarın taşıdığı kumları biriktirerek oluşturduğu, rüzgarın estiği yöne doğru uçları sivrilen hilal biçimli yer şeklidir. Türkiye'de Konya-Karapınar gibi kuraklığın ve rüzgar erozyonunun şiddetli olduğu alanlarda görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Dış kuvvetin türünü belirle
Soru rüzgarın şekillendirici etkisini sormaktadır.
Soruda kurak bölgeler ve rüzgar etkisi vurgulanmıştır.
2
Faaliyet türünü ayrıştır
Aşındırma ve biriktirme şekilleri arasından sadece biriktirme olanlar seçilmelidir.
Soru kökünde 'biriktirme faaliyeti' ifadesi geçmektedir.
3
Şeklin geometrik özelliğini eşleştir
Hilal görünümüne sahip olan kumul tipi barkandır.
Tanım gereği barkanlar karakteristik olarak hilal şeklindedir.

Anahtar Kavram

Rüzgar Biriktirme Şekilleri

Daha Fazla Pratik

Rüzgar aşındırma şekilleri olan mantar kaya, şahit kaya ve yardang arasındaki yapısal farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 237Soru

Türkiye'de dağların kıyı çizgisine dik uzandığı bölgelerde kıyı oldukça girintili ve çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Bu durumun bir sonucu olarak gerçek kıyı uzunluğu ile kuş uçuşu kıyı uzunluğu arasındaki farkın en fazla olduğu ve Ege Denizi kıyılarında yaygın olarak görülen kıyı tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enine kıyı tipi

Cevap

Enine kıyı tipi
Dağların kıyı çizgisine dik uzandığı yerlerde (özellikle Ege Bölgesi'nde), deniz suları dağların arasındaki vadilere kadar sokularak girintili ve çıkıntılı bir yapı oluşturur. Bu kıyı yapısına 'Enine Kıyı Tipi' denir. Bu yapıda gerçek kıyı uzunluğu ile kuş uçuşu uzaklık arasındaki fark oldukça fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Dağların uzanış doğrultusunu belirlemek
Soruda dağların kıyıya dik uzandığı belirtilmiştir.
Türkiye'de dağların kıyıya dik uzandığı tek ana bölge Ege Bölgesi'dir.
2
Kıyı morfolojisini analiz etmek
Girinti ve çıkıntının fazla olması, gerçek uzunluk ile kuş uçuşu uzunluk farkının yüksek olması.
Dik uzanış sonucunda deniz, dağlar arasındaki vadilere sokularak girintili çıkıntılı bir yapı oluşturur.
3
Kıyı tipini adlandırmak
Bu özellikler enine kıyı tipine aittir.
Ege kıyıları enine kıyı tipinin en tipik örneğidir.

Anahtar Kavram

Dağların uzanış yönünün kıyı tipleri üzerindeki etkisi

İpuçları

1
Ege Bölgesi'ndeki dağların denize göre uzanışını hatırlayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 238Soru

Türkiye'nin güneyinde bir kuşak halinde uzanan Toros Dağları, Alp-Himalaya kıvrım sisteminin bir parçasıdır. Ancak bu dağların sadece oluşum şekli (kıvrımlanma) değil, aynı zamanda sahip olduğu kayaç yapısı da bölgedeki yer şekli karakterini belirlemiştir. Buna göre; Geyik, Bolkar ve Aladağlar gibi dağ kütlelerinin üzerinde lapya, dolin ve uvala gibi şekillerin yaygın olarak görülmesi, bu dağların aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karstik (çözünebilen) kayaç yapısına sahip olmaları

Cevap

Toros Dağları üzerinde görülen lapya, dolin ve uvala gibi şekiller, bu dağların karstik (çözünebilen) kayaç yapısına sahip olmasının bir sonucudur.
Lapya, dolin ve uvala gibi yer şekilleri, kalsiyum karbonat içeren kireçtaşlarının (kalker) yağmur ve yer altı suları tarafından kimyasal olarak aşındırılmasıyla oluşur. Toros Dağları kuşağı Türkiye'nin en büyük karstik alanıdır ve bu dağların ana gövdesini oluşturan kalker tabakaları, bu tür şekillerin yaygın olarak gelişmesine imkan sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yer şekillerini tanımlama
Lapya, dolin ve uvala; karstik aşınım şekilleridir.
Soru kökündeki terimlerin hangi coğrafi kategoriye girdiğini belirlemek gerekir.
2
Litolojik (kayaç) yapıyı analiz etme
Bu şekillerin oluşumu için suda kolay çözünebilen (kireçtaşı/kalker, alçıtaşı/jips) kayaçlar gereklidir.
Karstik şekillerin temel oluşum şartı arazi yapısıdır.
3
Bölgesel eşleştirme yapma
Toros Dağları (Geyik, Bolkar, Aladağlar) yoğun kireçtaşı tabakalarından oluşur.
Teorik bilgiyi Türkiye'nin dağ kuşakları ile ilişkilendirmek çözüme ulaştırır.

Anahtar Kavram

Litolojik yapı (Kayaç yapısı) ve Karstik Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Lapya ve dolin gibi şekillerin genel adı nedir ve hangi kayaç türü üzerinde oluşurlar?
2
Toros Dağları'nın baskın kayaç türü olan kireçtaşının (kalker) suyla etkileşime girdiğinde nasıl bir tepki verdiğini hatırlayın.
3
Bu şekiller 'Karstik Topografya'nın bir parçasıdır ve Türkiye'de en yaygın Toroslar'da bulunur.

Daha Fazla Pratik

Karstik şekillerin yaygın olduğu bu alanlardaki toprak türünün (Terra-Rossa) özelliklerini ve tarımsal potansiyelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 239Soru

Türkiye'de platoların oluşum süreçleri; aşınım düzlüğü (peneplen), lav, karstik ve tabaka düzlüğü olmak üzere farklılık göstermektedir. Bu platoların litolojik yapısı, yükseltisi ve iklim özellikleri, üzerlerinde yürütülen temel ekonomik faaliyetleri de doğrudan belirlemiştir.

Buna göre;

II. Ortalama yükseltisi en az olan, sanayi, ulaşım ve ticaret faaliyetlerinin en fazla geliştiği aşınım platosudur.
IIII. Litolojik yapısı kalkerli (kireç taşı) olduğu için yer altı drenajı fazladır; tarımsal verim düşük olduğundan temel geçim kaynağı kıl keçisi yetiştiriciliğidir.
IIIIII. Volkanik kökenli bir lav platosu olup yükseltisi oldukça fazladır; yaz yağışlarına bağlı gelişen gür çayırlar nedeniyle büyükbaş hayvancılığın merkezidir.

Yukarıda özellikleri verilen platoların doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çatalca-Kocaeli — Teke — Erzurum-Kars

Cevap

Özellikleri verilen platolar sırasıyla Çatalca-Kocaeli, Teke ve Erzurum-Kars platolarıdır.
Doğru eşleştirmede ilk sırada yer alan saha, Türkiye'nin en gelişmiş ve en alçak platosu olan Çatalca-Kocaeli'dir. İkinci sıradaki özellikler, Akdeniz Bölgesi'nde karstik yapının hakim olduğu Teke Yarımadası'na, üçüncü sıradaki özellikler ise lav örtüsü ile kaplı olan Erzurum-Kars platosuna tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki ekonomik ve fiziksel özellikleri analiz etme
Çatalca-Kocaeli Platosu
Türkiye'nin en alçak ve sanayileşmiş aşınım platosu Çatalca-Kocaeli'dir.
2
İkinci öncüldeki litolojik yapı ve hayvancılık türünü değerlendirme
Teke veya Taşeli Platosu
Kalkerli yapı ve kıl keçisi yetiştiriciliği Akdeniz'deki karstik platoların (Teke-Taşeli) karakteristik özelliğidir.
3
Üçüncü öncüldeki oluşum kökeni ve iklim-bitki örtüsü ilişkisini kurma
Erzurum-Kars veya Ardahan Platosu
Yaz yağışları, gür çayırlar ve büyükbaş hayvancılık yüksek lav platolarına (Kuzeydoğu Anadolu) özgüdür.

Anahtar Kavram

Platoların Oluşum ve Ekonomik Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 240Soru

Türkiye'nin platoları oluşum özelliklerine göre; lav platoları, karstik platolar, aşınım (peneplen) platoları ve tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platoları olarak dört ana grupta incelenmektedir. Buna göre, aşağıda verilen plato ve oluşum türü eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Obruk - Tabaka düzlüğü platosu

Cevap

Obruk platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde yer almasına rağmen tabaka düzlüğü değil, karstik bir platodur.
Obruk platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde yer almasına karşın, sahip olduğu kalkerli yapı ve yüzeyindeki çok sayıda obruk oluşumu nedeniyle karstik platolar kategorisinde değerlendirilir. Bu nedenle tabaka düzlüğü olarak eşleştirilmesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki plato oluşum türlerini kategorize edin.
Platolar; lav (volkanik), karstik (çözünebilen kayaç), aşınım (peneplen) ve tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) olarak ayrılır.
Eşleştirme hatasını bulmak için her platonun jeolojik kökenini bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki platoların yapısal özelliklerini kontrol edin.
Ardahan (lav), Perşembe (aşınım), Uzunyayla (tabaka düzlüğü) ve Taşeli (karstik) doğru eşleştirilmiştir.
Genel coğrafi bilgilerle doğru olan seçenekler elenir.
3
İstisnai durumları ve bölgesel farklılıkları analiz edin.
Obruk platosu, İç Anadolu'daki diğer platoların (Haymana, Cihanbeyli vb.) aksine karstik süreçlerle şekillenmiştir.
Öğrencilerin İç Anadolu'daki tüm platoları tabaka düzlüğü sanması yaygın bir yanılgıdır; Obruk bu noktada ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Plato Oluşum Türleri ve Bölgesel İstisnalar
ÖncekiSayfa 12 / 43Sonraki
Türkiye'nin Yer Şekilleri — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 12 | Examkin