Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 soru

Soru 201Soru

Türkiye'nin kıyı kuşağında yer alan dağ sıralarının yükseltisi ve kıyı çizgisine olan mesafesi, limanların hinterland (art bölge) genişliği üzerinde belirleyici bir rol oynar. Dağların kıyıya çok yakın ve yüksek olduğu alanlarda iç kesimlerle ulaşım zorlaşırken, dağların alçaldığı ve kıyıdan uzaklaştığı alanlarda ulaşım ağları daha fazla gelişir.

Buna göre, aşağıdaki alanların hangisinde yer alan dağların kıyıdan daha geride başlaması ve yükseltisinin daha az olması, buradaki limanın art bölgesinin diğerlerine göre daha geniş olmasını sağlamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Karadeniz (Canik Dağları çevresi)

Cevap

Orta Karadeniz'de yer alan Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve kıyıdan daha içeride yer alması doğru cevaptır.
Orta Karadeniz bölümünde yer alan Canik Dağları, Doğu ve Batı Karadeniz'deki dağlara göre hem daha alçaktır hem de kıyı çizgisinin daha gerisinde başlar. Bu jeomorfik özellik, Samsun limanının iç kesimlerle olan kara ve demir yolu bağlantısının çok daha kolay kurulmasını sağlamış, dolayısıyla limanın art bölgesini (hinterland) Türkiye'nin diğer Karadeniz limanlarına göre çok daha geniş kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyı kuşağındaki dağ sıralarının (Kaçkar, Küre, Canik) kıyıya uzaklıklarını ve ortalama yükseltilerini karşılaştırın.
Doğu ve Batı Karadeniz'de dağların yüksek ve kıyıya çok yakın olduğu, Orta Karadeniz'de ise dağların alçaldığı görülür.
Kıyıdaki dağların morfolojik özellikleri, iç kesimlerle olan fiziki bağlantının kolaylığını veya zorluğunu belirler.
2
Dağların bu özelliklerinin ulaşım ve liman faaliyetlerine etkisini analiz edin.
Dağların kıyıdan uzaklaştığı ve yükseltisinin azaldığı Samsun (Orta Karadeniz) çevresinde demir yolu ve kara yolu ulaşımı daha kolay gelişmiştir.
Yüzey şekillerinin sadeleşmesi, limanların iç kesimlere hizmet verebilme kapasitesini (hinterland) artırır.

Anahtar Kavram

Hinterland ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Karadeniz kıyısında hangi bölümde dağlar daha alçaktır?
2
Samsun limanının hinterlandının geniş olmasının nedenini yer şekilleriyle ilişkilendirin.
3
Canik Dağları, Kaçkar ve Küre Dağları'na göre denizden ne kadar uzakta yer alır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki dağların uzanış doğrultusunun limanların hinterlandına etkisini Ege Bölgesi üzerinden karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde demir yolu ağının Karadeniz kıyısındaki hangi ile ulaştığını hatırlayarak (Samsun ve Zonguldak), yer şekillerinin ulaşıma izin verdiği alanı tespit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 202Soru

Türkiye kıyıları, dördüncü jeolojik zamanın başlarından itibaren meydana gelen deniz seviyesi değişimleri (östatik hareketler) ve epirojenik çökmelerle şekillenmiştir. Bu süreçte mevcut dağ kuşaklarının kıyı çizgisine göre konumu, farklı kıyı tiplerinin ve yer şekillerinin oluşumunu belirlemiştir.

Buna göre, Türkiye'deki kıyı tiplerinin oluşum süreçleri ve coğrafi özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalmaçya kıyı tipi; dağların kıyıya paralel uzandığı alanlarda deniz seviyesinin yükselmesiyle dağlar arasındaki vadilerin sular altında kalıp kıyıya yakın çok sayıda adacığın oluşmasıyla karakterizedir.

Cevap

Dalmaçya kıyı tipinin oluşum sürecini ve adacıklı yapısını açıklayan ifade doğrudur.
Doğru olan ifadede açıklandığı üzere Dalmaçya kıyı tipi, denize paralel uzanan dağ sıraları arasındaki çukur alanların (vadilerin) dördüncü jeolojik zamanda deniz seviyesinin yükselmesiyle sular altında kalması sonucu oluşur. Bu süreçte su üstünde kalan dağ zirveleri kıyı önünde çok sayıda adacık oluşturur. Türkiye'de bu kıyı tipinin en tipik örneği Antalya'nın Kaş ve Finike kıyılarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki temel kıyı tiplerinin (Boyuna, Enine, Ria, Dalmaçya) tanımlarını ve görüldükleri yerleri hatırla.
Ege'de Enine, Akdeniz ve Karadeniz'de Boyuna, Kaş-Finike'de Dalmaçya, Boğazlar ve Menteşe'de Ria kıyıları olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki mekansal ve tanımsal hataları ayıklamak için temel bilgi birikimi gereklidir.
2
Kıta sahanlığı (şelf) ile kıyı şekilleri (falez ve delta) arasındaki ilişkiyi analiz et.
Kıta sahanlığının geniş olduğu yerlerde delta, dar olduğu yerlerde falez oluşumunun yaygın olduğu sonucuna varılır.
Boyuna kıyı tipi içinde yer alan Orta Karadeniz ve Çukurova gibi istisnai bölgelerin neden falezsiz olduğunu anlamak soruyu çözmekte kritiktir.
3
Dalmaçya kıyı tipinin oluşum mekanizması ile seçeneklerde verilen açıklamayı karşılaştır.
Dağların kıyıya paralel uzandığı alanlarda deniz ilerlemesi sonucu vadilerin sular altında kalıp tepelerin adaya dönüşmesi bilgisinin tam eşleştiği görülür.
Doğru tanıma ulaşarak soruyu sonuçlandırmak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki kıyı tiplerinin oluşum şartları ve morfolojik özellikleri

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi kullanılırken 'fiyort-skayer' gibi matematik konuma aykırı veya 'Karadeniz'de enine kıyı' gibi yer şekilleri uzanışına zıt bilgiler doğrudan elenmelidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 203Soru

Konya-Karapınar yöresinde yer alan kumul sahalarında, rüzgârın taşıma hızının azaldığı yerlerde biriktirme yapmasıyla karakteristik yer şekilleri ortaya çıkar. Bu şekillerden biri de, sert rüzgârların etkisiyle kumların belirli bir yöne doğru savrulması sonucu oluşan hilal biçimli yapılardır. Bahsedilen bu rüzgâr biriktirme şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Barkan

Cevap

Rüzgâr biriktirmesi sonucunda oluşan hilal görünümlü kum tepelerine barkan adı verilir.
Barkanlar, rüzgârın taşıma gücünün azaldığı kurak bölgelerde kumları hilal şeklinde biriktirmesiyle oluşan tipik yer şekilleridir. Türkiye'de en belirgin örnekleri Konya-Karapınar çevresindeki kumul sahalarında görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgeyi ve dış kuvveti analiz et.
Konya-Karapınar bölgesi kurak bir alandır ve burada temel dış kuvvet rüzgârdır.
Soru kökünde belirtilen konum ve bitki örtüsü eksikliği rüzgâr faaliyetlerine işaret eder.
2
Oluşum sürecini (aşındırma/biriktirme) belirle.
Soruda kumların birikmesiyle oluşan bir şekil sorulmaktadır.
Hilal biçimli tepeler biriktirme süreciyle meydana gelir.
3
Tanımlanan şekli isimlendir.
Hilal şekli barkan kavramı ile eşleşir.
Coğrafya literatüründe bu özel birikim şekline barkan denir.

Anahtar Kavram

Rüzgâr biriktirme şekilleri ve bölgesel dağılımı
Tahmini Süre:45s
Soru 204Soru

Türkiye’de karst topoğrafyası incelendiğinde, kayaç yapısının (litoloji) karstik şekillerin gelişimi, büyüklüğü ve kalıcılığı üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu görülür. Örneğin; Sivas, Çankırı ve Erzincan çevresinde yaygın olan jips (alçı taşı) üzerindeki karstik şekiller; Antalya ve Muğla çevresindeki kalker (kireç taşı) üzerinde oluşan şekillere göre genellikle daha küçük boyutludur ve bu şekiller çok daha kısa sürede deformasyona uğrayarak ortadan kalkmaktadır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jipsin kimyasal çözünme hızının kalkere göre çok daha yüksek olması

Cevap

Karstik şekillerin boyut ve kalıcılık farkının temel nedeni, jipsin kimyasal çözünme hızının kalkere göre çok daha yüksek olmasıdır.
Jipsin (alçı taşı) kimyasal yapısı suya karşı çok hassastır. Kalker binlerce yılda çözünerek devasa mağara ve polye sistemleri oluştururken, jips çok daha hızlı çözündüğü için oluşan şekiller hızla çöker ve yüzeyde büyük boyutlu, kalıcı formlar bırakamaz. Bu yüzden jips karstında şekiller genellikle daha küçük (daha küçük dolinler gibi) ve ömürleri daha kısadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kayaç türlerini karşılaştır
Kalker (Kireç taşı) ve Jips (Alçı taşı) her ikisi de karstlaşmaya uygundur ancak kimyasal yapıları farklıdır.
Litoloji, yer şeklinin karakterini belirleyen en önemli faktördür.
2
Çözünme hızını analiz et
Jips, kalsiyum sülfat yapısı gereği suya karşı kalkerden (kalsiyum karbonat) çok daha az dirençlidir ve hızla erir.
Kimyasal çözünme hızı, şekillerin 'ömrünü' ve ulaşabileceği maksimum büyüklüğü belirler.
3
Morfolojik sonucu çıkar
Hızlı çözünme, büyük ve dengeli yüzey şekillerinin (büyük polyeler gibi) oluşmasına izin vermeden yapısal çökmelere yol açar.
Hızla eriyen kayaçlarda yeraltı boşlukları çabuk çöker, yüzey şekilleri ise netliğini kaybeder.

Anahtar Kavram

Karstlaşmada Litolojik Direnç ve Çözünme Hızı

İpuçları

1
Kireç taşı ile alçı taşını suyun içinde beklettiğinizi hayal edin; hangisi daha çabuk kaybolur?
2
Bir yer şeklinin devasa boyutlara ulaşması için binlerce yıl boyunca kararlı bir şekilde aşınması gerekir. Jipste bu kararlılık neden yoktur?
3
Temel fark, kayacın suya karşı gösterdiği kimyasal direnç (çözünme hızı) farkıdır.

Daha Fazla Pratik

Karstik şekillerin Türkiye'deki dağılım haritasını inceleyerek jips ve kalker alanlarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 205Soru

Türkiye'de iç kesimlerde yer alan ovaların büyük bir bölümü, yer kabuğu hareketleri sonucunda çöken alanların alüvyonlarla dolmasıyla oluşmuş tektonik kökenli düzlüklerdir. Bu ovaların genel özellikleri ve Türkiye coğrafyasındaki dağılışları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ovalar için geçerli bir özellik değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oluşum süreçlerinde akarsuların taşıdığı materyalleri sığ deniz kıyılarında biriktirmesinin temel rol oynaması

Cevap

Akarsuların materyalleri deniz kıyısında biriktirmesi özelliği tektonik ovalara değil, delta ovalarına aittir.
Seçenekler arasında yer alan akarsuların taşıdığı materyalleri sığ deniz kıyılarında biriktirmesi ifadesi, kıyı ovalarımızdan olan 'delta ovaları'nın (Örn: Çukurova, Bafra) oluşum sürecini tarif etmektedir. Tektonik ovalar ise deniz içinde değil, kara üzerindeki tektonik çöküntü alanlarında (grabenlerde) alüvyon birikmesiyle oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Tektonik ovaların oluşum mekanizmasını belirlemek.
Tektonik ovalar, yer kabuğu hareketleri (faylanma) sonucu oluşan çöküntü alanlarının alüvyonlarla dolmasıyla oluşur.
Oluşum kökenini anlamak yanlış seçeneği elemeyi sağlar.
2
Verilen seçenekleri Türkiye'nin fiziki ve beşeri coğrafya özellikleriyle karşılaştırmak.
A, B, C ve D seçeneklerinin tektonik ovaların genel coğrafi karakterine (verimlilik, fay hattı ilişkisi, nüfuslanma ve yükselti artışı) uygun olduğu görülür.
Genel geçer coğrafi bilgilerin doğruluğunu teyit etmek.
3
Delta ovaları ile tektonik ovalar arasındaki temel farkı saptamak.
Deniz içinde birikme yoluyla oluşma özelliği delta ovalarının ayırt edici özelliğidir.
Soruda istenen 'geçerli olmayan' özelliği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Ovaların Oluşum Kökenleri ve Genel Özellikleri

İpuçları

1
Türkiye'deki ovaları 'oluşum kökenlerine göre' (tektonik, karstik, delta) sınıflandırmayı hatırlayın.
2
Bir ovanın oluşumu için 'deniz' faktörü gerekiyorsa, bu ovanın iç kesimlerde mi yoksa kıyıda mı olması beklenir?
3
Seçeneklerden biri tamamen 'Delta Ovaları'nın tanımıdır; tektonik ovalar ise fay hatları ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki delta ovalarının oluşumu için gerekli olan kıta sahanlığı ve gel-git genliği gibi şartları gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eğer bir seçenek 'deniz' veya 'kıyı' vurgusu yapıyorsa ve soru 'iç kesim ovaları' hakkındaysa, o seçenek genellikle yanlıştır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 206Soru

Türkiye’de Denizli (Pamukkale), Antalya ve Van (Başkale) gibi farklı bölgelerde rastlanan travertenlerin oluşum süreçleri ve temel özellikleri dikkate alındığında, bu yer şekilleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yer altından çıkan kalsiyum bikarbonatça zengin suların, yüzeye ulaştıkları noktada karbondioksitin (CO2CO_2) açığa çıkmasıyla kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) şeklinde kimyasal çökelme gerçekleştirmesi sonucu oluşurlar.

Cevap

Travertenler, yer altı sularındaki kalsiyum bikarbonatın, yüzeye çıkarken basıncın düşmesi ve karbondioksitin ayrışması sonucu kalsiyum karbonat olarak çökelmesiyle oluşur.
Travertenler, yer altı sularının yüzeye çıktığı yerlerde basıncın azalması ve bünyelerindeki karbondioksit gazının uçması sonucu, suda erimiş halde bulunan kalsiyum karbonatın basamaklar veya setler şeklinde çökelmesiyle oluşur. Bu süreç kimyasal birikim sürecidir ve Türkiye'de sadece Akdeniz'de değil, karstik su kaynaklarının bulunduğu pek çok farklı ilde görülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Karstik birikim sürecini tanımlama
Travertenlerin bir karstik birikim şekli olduğu belirlenir.
Soruda sorulan yer şeklinin hangi dış kuvvet ve süreçle oluştuğunu saptamak gerekir.
2
Kimyasal tepkimeyi analiz etme
Suda erimiş haldeki kalsiyum bikarbonatın, karbondioksit (CO2CO_2) kaybıyla kalsiyum karbonata (CaCO3CaCO_3) dönüştüğü tespit edilir.
Travertenin temel oluşum mekanizması kimyasal çökelmedir.
3
Türkiye'deki dağılış ve sıcaklık şartlarını değerlendirme
Denizli, Antalya ve Van gibi farklı coğrafyalarda farklı sıcaklıktaki sularla oluşabildiği doğrulanır.
Yanlış seçeneklerdeki 'sadece bir bölge' veya 'sadece yüksek sıcaklık' kısıtlamalarını elemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Karstik Birikim Şekilleri (Traverten Oluşumu)

İpuçları

1
Travertenlerin oluşumu fiziksel bir birikim midir yoksa kimyasal bir çökelme mi?
2
Suların yüzeye çıktığı noktalarda basınç değişimi ve gaz çıkışı (karbondioksit) kirecin katılaşmasına neden olur.

Daha Fazla Pratik

Karstik aşınım şekilleri (lapya, dolin, uvala) ile birikim şekillerini (sarkıt, dikit, traverten) sınıflandırma alıştırması yapınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 207Soru

Türkiye’nin jeolojik evrimi süresince meydana gelen olaylar ve bu olayların günümüz topografyasına yansımaları değerlendirildiğinde; Anadolu’nun büyük bir kısmının III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) dış kuvvetlerce aşındırılarak deniz seviyesine yakın bir az engebeli düzlük (peneplen) halindeyken, kısa bir jeolojik sürede ortalama 11321132 metre yüksekliğe sahip dağlık bir kütleye dönüşmesi aşağıdakilerden hangisi ile en kapsamlı şekilde açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. Jeolojik Zaman’ın sonlarından itibaren levha hareketlerinin sıkıştırmasıyla Anadolu kütlesinin epirojenik olarak toptan yükselmesi

Cevap

Anadolu kara kütlesinin yüksek bir plato görünümü kazanması, peneplenleşmiş arazinin III. Zaman sonu ve IV. Zaman başında epirojenik olarak toptan yükselmesi ile açıklanır.
Anadolu kütlesinin büyük bir bölümü III. Zaman'da aşınarak alçalmış (peneplen), ancak III. Zaman'ın sonu ve IV. Zaman'ın başında levha hareketlerinin etkisiyle dikey yönde (epirojenik) bir bütün olarak yükselmiştir. Bu durum, bugün deniz seviyesine yakın olması gereken düzlüklerin binlerce metre yükseklikteki platolara dönüşmesini ve Türkiye'nin ortalama yükseltisinin dünya ortalamasının çok üzerine çıkmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Arazinin III. Zaman (Tersiyer) ortalarındaki durumunu analiz et.
Anadolu bu dönemde dış kuvvetlerce aşındırılarak deniz seviyesinde düzleşmiş (peneplenleşmiş) durumdaydı.
Yükseltinin bugünkü kadar fazla olmadığını anlamak için başlangıç durumunu bilmek gerekir.
2
Levha hareketlerinin etkisini değerlendir.
Güneyden Arap ve Afrika levhalarının kuzeye ilerlemesi Anadolu'yu Avrasya levhası arasında sıkıştırmıştır.
Dikey yönlü yükselmeyi tetikleyen ana kuvvet levha tektoniğidir.
3
Epirojenik yükselme sürecini tanımla.
Bu sıkışma sonucunda Anadolu kütlesi kırılmadan veya kıvrılmadan, bir blok halinde (epirojenik olarak) yükselmiştir.
Peneplen yüzeylerinin (platoların) binlerce metre yükseklikte bulunmasının tek mantıklı açıklaması budur.
4
Günümüz topografyasına etkisini belirle.
Yükselen kütle üzerinde akarsular yataklarını derinleştirmiş, platolar oluşmuş ve ortalama yükselti 11321132 metreye ulaşmıştır.
Sürecin sonucunda Türkiye'nin bugünkü yüksek ve engebeli yapısı ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kavram

Epirojenik Toptan Yükselme ve Peneplenleşme

İpuçları

1
Türkiye'nin yüksek platoları (örneğin Erzurum-Kars veya İç Anadolu platoları) eskiden deniz seviyesine yakın düzlüklerdi.
2
Kıvrılma (dağ oluşumu) ve dikey yükselme (kara oluşumu) arasındaki farka odaklanın.
3
Anadolu'nun 'genç bir ülke' olarak tanımlanmasının nedeni, en büyük şekillendirici hareketlerin (toptan yükselme) çok yakın bir jeolojik zamanda (Pliyosen-Kuvaterner) gerçekleşmiş olmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki yüksek platoların dağılımı ile epirojenik yükselme arasındaki ilişkiyi harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 208Soru

Türkiye'de özellikle akarsu yatak eğiminin aniden arttığı ve suların yüksekten döküldüğü şelale (çağlayan) diplerinde, suyun ve beraberindeki taşların zemini aşındırmasıyla oluşan dairesel çukurluklara verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dev kazanı

Cevap

Şelale diplerinde oluşan aşınım çukurları 'Dev kazanı' olarak adlandırılır.
Şelalelerin (çağlayan) döküldüğü yerlerde akarsu gücünün dikey yönde yaptığı aşındırma faaliyeti sonucunda oluşan dairesel çukurluklar coğrafya literatüründe dev kazanı olarak ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu hareketinin türünü belirlemek
Suların yüksekten döküldüğü (şelale/çağlayan) alanlarda dikey yönde şiddetli bir enerji açığa çıkar.
Soruda şelale diplerindeki oluşum sorulmaktadır.
2
Aşındırma mekanizmasını analiz etmek
Düşen suyun ve beraberindeki çakıl taşlarının zemine çarpması sonucu mekanik aşınma gerçekleşir.
Bu süreç zeminde dairesel ve derin bir oyuk oluşturur.
3
Yer şeklini isimlendirmek
Oluşan bu dairesel aşınım çukuru 'Dev kazanı' literatür adını alır.
Bu terim, akarsu aşındırma şekilleri arasında bu spesifik yapıyı tanımlar.

Anahtar Kavram

Akarsu Aşındırma Şekilleri: Dev Kazanı

İpuçları

1
Bu şekil, suyun yüksekten düştüğü yerlerde oluşur.
2
Özellikle Antalya (Düden, Kurşunlu) ve Erzurum (Tortum) gibi şelalelerin bulunduğu yerlerde yaygın görülür.
3
Akarsu aşındırması sonucu şelalenin hemen altında oluşan tencere benzeri çukurluktur.

Daha Fazla Pratik

Akarsuların diğer aşındırma şekilleri olan kırgıbayır (badlands) ve peri bacalarının oluşum süreçlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:35s
Soru 209Soru

Türkiye'nin sahip olduğu sıradağ kuşakları; uzanış doğrultuları, yükselti basamakları ve oluşum mekanizmalarıyla ülkenin ikliminden ulaşımına, bitki örtüsünden yerleşme dokusuna kadar pek çok faktörü doğrudan etkiler. Bu etkiler ve dağların genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları'nda orman üst sınırı; nemliliğin ve yağışın daha fazla olduğu kuzey yamaçlarda, bakı etkisinde kalan güney yamaçlara göre daha yüksek bir seviyeden geçer.

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'nda orman üst sınırının kuzey yamaçlarda daha yüksek olduğu bilgisi yanlıştır; orman üst sınırını sıcaklık (bakı) belirlediği için güney yamaçlarda daha yüksektir.
Türkiye'de dağların kuzey yamaçları (özellikle Karadeniz'de) daha fazla yağış aldığı için orman 'alt' sınırı deniz seviyesine kadar iner. Ancak ormanın yetişebileceği en yüksek sınırı (orman üst sınırı) belirleyen temel faktör sıcaklıktır. Bakı etkisiyle güney yamaçlar daha sıcak olduğu için, ormanlar güney yamaçlarda kuzey yamaçlara göre daha yüksek seviyelere kadar çıkabilir. Dolayısıyla kuzey yamaçlarda orman üst sınırının daha yüksek olduğu bilgisi coğrafi prensiplerle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dağların iklim ve bitki örtüsü üzerindeki etkilerini analiz et.
Dağların denize göre konumu nemliliği, güneşe göre konumu (bakı) ise sıcaklığı etkiler.
Bitki örtüsü kuşaklarını belirleyen temel iki faktör nem ve sıcaklıktır.
2
Orman alt ve üst sınırlarını belirleyen kriterleri karşılaştır.
Orman alt sınırı nemliliğe, orman üst sınırı ise sıcaklığa bağlıdır.
Bir yer ne kadar nemliyse orman o kadar alçaktan (deniz seviyesinden) başlar; ne kadar sıcaksa o kadar yükseğe tırmanabilir.
3
Kuzey Anadolu Dağları'ndaki yamaç farklarını değerlendir.
Kuzey yamaçlar daha nemli (alt sınır düşük), güney yamaçlar ise daha sıcak/bakı yönlüdür (üst sınır yüksek).
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için güney yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla alır.
4
Seçeneklerdeki bilgilerin doğruluğunu test et.
Kuzey yamaçlarda orman üst sınırının daha yüksek olduğu ifadesinin bilimsel olarak hatalı olduğu görülür.
Sıcak olan yamaç güney yamaçtır ve ağaçlar orada daha yüksek irtifalara kadar yaşayabilir.

Anahtar Kavram

Bitki örtüsü sınırlarının (alt ve üst sınır) nemlilik ve sıcaklık faktörlerine göre dağılımı
Soru 210Soru

Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi; yıllık yağış miktarının az, bitki örtüsünün cılız ve fiziksel (mekanik) ufalanmanın şiddetli olduğu kurak ve yarı kurak alanlarda daha belirgindir. Bu durumun en tipik örnekleri Konya-Karapınar çevresi ile Güneydoğu Anadolu'nun güneyinde gözlemlenir.

Buna göre, Konya-Karapınar yöresinde saha çalışması yapan bir gözlemcinin, rüzgâr aşındırması ve rüzgâr biriktirmesi sonucunda oluşan yer şekillerini bir arada gördüğü seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantarkaya - Kumul

Cevap

Mantarkaya ve Kumul çifti, rüzgârın hem aşındırma hem de biriktirme faaliyetlerinin bir arada verildiği seçenektir.
Mantarkaya, rüzgârın taşıdığı kumların kayaların alt kısımlarını daha fazla aşındırmasıyla oluşan tipik bir aşındırma şeklidir. Kumullar ise rüzgârın taşıma gücünün bittiği alanlarda yaptığı biriktirme faaliyetinin sonucudur. Karapınar yöresi Türkiye'de bu iki şeklin en yaygın görüldüğü sahadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgenin coğrafi şartlarını değerlendirme
Konya-Karapınar çevresinin kurak, bitki örtüsünden yoksun ve rüzgâr etkisine açık olduğu belirlenir.
Rüzgâr şekillerinin oluşabilmesi için arazinin kuru ve bitki örtüsünün cılız olması gerekir.
2
Rüzgâr aşındırma şekillerini gruplandırma
Mantarkaya, Tafoni, Yardang ve Hamada'nın aşındırma süreçleriyle oluştuğu hatırlanır.
Rüzgârın taşıdığı taneciklerin kayalara çarpması (korozyon) aşındırmayı sağlar.
3
Rüzgâr biriktirme şekillerini gruplandırma
Kumul, Barkan ve Lös topraklarının biriktirme süreçleriyle oluştuğu hatırlanır.
Rüzgârın hızının azaldığı yerlerde taşıdığı yükü bırakması biriktirmeyi sağlar.
4
Seçeneklerdeki ikilileri kontrol etme
Mantarkaya (aşındırma) ve Kumul (biriktirme) eşleşmesinin doğru olduğu görülür.
Soruda her iki faaliyet türünün (aşındırma ve biriktirme) birlikte örneklendiği şık istenmiştir.

Anahtar Kavram

Rüzgârların Türkiye'deki yer şekillendirici etkisi ve oluşturdukları spesifik aşındırma/biriktirme şekilleri.

Daha Fazla Pratik

Rüzgârların Türkiye'de en az etkili olduğu bölgenin neden Karadeniz olduğunu (nem ve bitki örtüsü ilişkisi) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 211Soru

İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan platoların büyük bir bölümü tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) oluşumuna sahipken, bazı alanlarda karstik süreçler daha etkili olmuştur. Buna göre, aşağıdaki platolardan hangisi İç Anadolu Bölgesi'nde bulunmasına rağmen 'karstik' oluşumlu bir plato özelliği gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Obruk Platosu

Cevap

Obruk Platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde yer almasına rağmen karstik aşınım süreçleri sonucunda oluşmuş bir platodur.
Obruk Platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve karstik kayaçların (kireç taşı) çözünmesiyle oluşan bir platodur. İsmini bölgede yaygın olarak görülen ve yer altı sularının tavanlarının çökmesiyle oluşan 'obruk' adı verilen karstik şekillerden almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Platoların bulundukları bölgeyi ve genel oluşum türlerini belirleyin.
İç Anadolu'daki platoların çoğu (Haymana, Cihanbeyli, Bozok, Uzunyayla) tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) yapısındadır.
Bölgenin jeolojik yapısı gereği tortul tabakaların yatay uzanması bu oluşumu yaygın kılmıştır.
2
Karstik süreçlerin etkili olduğu istisnai alanı tespit edin.
Konya'nın doğusunda yer alan Obruk Platosu, adını da aldığı karstik çukurluklarla (obruklar) karakterize edilen karstik bir platodur.
Karstik kayaçların (kalker/jips) varlığı, bölgede tabaka düzlüğünden ziyade karstik aşınım şekillerinin oluşmasına neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin karstik platoları (Teke, Taşeli ve Obruk platoları).

İpuçları

1
İç Anadolu'daki platoların çoğu yatay duruşludur, ancak bir tanesi ismini karstik bir yer şeklinden alır.

Daha Fazla Pratik

Karstik platoların (Teke, Taşeli, Obruk) ortak özelliklerini ve bu alanlardaki temel ekonomik faaliyetleri (kıl keçisi yetiştiriciliği, tarım zorluğu vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 212Soru

Türkiye'de kıyı tiplerinin oluşumunda yer şekillerinin uzanış doğrultusu ve deniz seviyesi değişimleri belirleyici olmuştur. Antalya'nın batısında yer alan Kaş ve Finike kıyılarında görülen; denize paralel uzanan dağların arasındaki vadilerin deniz suları altında kalmasıyla oluşan ve kıyı önünde çok sayıda küçük adanın bulunduğu kıyı tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalmaçya kıyı tipi

Cevap

Antalya'nın batı kıyılarında görülen ve adalı yapısıyla bilinen kıyı tipi Dalmaçya kıyı tipidir.
Dalmaçya kıyı tipi, dağların kıyı çizgisine paralel uzandığı alanlarda deniz seviyesinin yükselmesi sonucu dağlar arasındaki vadilerin sular altında kalmasıyla oluşur. Bu süreçte suların dışında kalan dağ zirveleri kıyı önünde çok sayıda adacık oluşturur. Türkiye'de bu tipin en belirgin ve tek örneği Antalya - Kaş ile Finike arasındaki kıyı şerididir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgenin coğrafi konumunu ve dağ uzanışını analiz etme
Antalya'nın batısında (Kaş-Finike) dağlar kıyıya paralel uzanmaktadır.
Kıyı tipinin belirlenmesi için dağların kıyı çizgisine göre konumu temel veridir.
2
Deniz seviyesi değişiminin etkisini değerlendirme
Dağlar arasındaki paralel vadiler deniz suları altında kalmıştır.
Bu süreç, kıyı çizgisinin gerisinde adacıkların oluşmasına neden olan özel bir jeomorfolojik olaydır.
3
Kıyı tipini isimlendirme
Bu özelliklere sahip kıyı tipi 'Dalmaçya' olarak adlandırılır.
Dünya genelinde Hırvatistan (Adriyatik) kıyılarında, Türkiye'de ise sadece bu lokal alanda karakteristik özellik gösterir.

Anahtar Kavram

Dalmaçya Kıyı Tipinin Oluşumu ve Dağılışı

Alternatif Yöntem

Soruda geçen 'Kaş-Finike' ve 'ada' anahtar kelimelerini eşleştirerek, Türkiye'de bu ikiliyi sağlayan tek kıyı tipinin Dalmaçya olduğunu hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 213Soru

Türkiye'deki akarsuların, taşıdıkları alüvyonları denize döküldükleri kıyılarda biriktirmesiyle oluşan geniş ovalar 'delta ovası' olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de akarsu biriktirme faaliyetleri sonucunda oluşan bu yer şekillerine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bafra Ovası

Cevap

Bafra Ovası
Bafra Ovası, Kızılırmak'ın taşıdığı alüvyonları Karadeniz kıyısında biriktirmesiyle oluşan tipik bir delta ovası örneğidir. Bu süreç akarsuyun taşıma gücünün azaldığı ağız kısmında gerçekleşen bir biriktirme faaliyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu biriktirme şeklini tanımlama
Delta ovaları, akarsuların denize döküldüğü yerde hızının azalmasıyla taşıdığı materyalleri (alüvyon) biriktirmesi sonucu oluşur.
Soruda istenen yer şekli türünün temel özelliklerini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerini dış kuvvetlerine ve oluşum türlerine göre ayırma
Bafra Ovası akarsu biriktirmesidir. Diğer seçenekler aşındırma şeklidir veya farklı dış kuvvetler (rüzgar, buzul) tarafından oluşturulmuştur.
Doğru örneği tespit etmek için seçenekleri eleme yöntemi uygulanır.

Anahtar Kavram

Akarsu Biriktirme Şekilleri (Delta Ovaları)
Tahmini Süre:45s
Soru 214Soru

Samsun ili sınırları içerisinde yer alan Yeşilırmak ve Kızılırmak'ın denize döküldüğü ağız kısımlarında oluşturduğu Çarşamba ve Bafra ovaları, akarsu biriktirmesinin en tipik örnekleridir. Bu ovalar oluşum özellikleri bakımından aşağıdaki yer şekillerinden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Delta ovası

Cevap

Samsun'da yer alan Çarşamba ve Bafra ovaları, akarsuların taşıdığı alüvyonların deniz kıyısında birikmesiyle oluşan delta ovalarıdır.
Doğru seçenek akarsuların taşıdığı malzemelerin denize döküldükleri yerde birikmesiyle oluşan şekli ifade etmektedir. Çarşamba ve Bafra ovaları, akarsu ağızlarında alüvyonların yığılmasıyla meydana gelen en belirgin delta ovalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen ovaların konumunu ve oluşturan dış kuvveti belirle.
Çarşamba ve Bafra ovaları deniz kıyısındadır ve Yeşilırmak ile Kızılırmak tarafından oluşturulmuştur.
Ovaların hangi coğrafi süreçle oluştuğunu anlamak için yerini ve kaynağını bilmek gerekir.
2
Akarsuların denize döküldüğü yerlerde yaptığı biriktirme faaliyetinin adını hatırla.
Alüvyonların kıyıda birikmesiyle oluşan bu şekillere 'delta' denir.
Tanım gereği akarsu ağızlarındaki geniş alüvyal düzlükler bu şekilde sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Akarsu Biriktirme Şekilleri: Delta Ovaları

Daha Fazla Pratik

Ege Bölgesi'ndeki akarsuların oluşturduğu delta ovalarını (Selçuk, Balat, Dikili, Menemen) inceleyerek kıta sahanlığı kavramını pekiştirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 215Soru

Türkiye'nin dağlık alanları incelendiğinde; kütlelerin oluşum kökeni ile uzanış doğrultularının her zaman genel bölgesel karakterle örtüşmediği görülür. Örneğin; Ege Bölgesi'ndeki horst-graben sistemleri çoğunlukla doğu-batı yönlü bir uzanış sergilerken, Akdeniz Bölgesi'nde yer alan ancak tektonik bir horst kütlesi olan ve kuzey-güney yönlü uzanışıyla Amik Ovası'nı sınırlayan dağ kütlesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nur (Amanos) Dağları

Cevap

Akdeniz Bölgesi'nde yer alan ve kuzey-güney yönlü uzanışa sahip olan horst kütlesi Nur (Amanos) Dağları'dır.
Nur (Amanos) Dağları, Türkiye'nin güneyinde Hatay ilinde bulunan, Alp-Himalaya kuşağı içindeki istisnai kırıklı (horst) yapılardan biridir. Bu dağlar, çevresindeki Toros kuşağından farklı olarak bir horst kütlesidir ve kuzey-güney doğrultulu uzanışıyla Amik Ovası (graben) ile bir bütünlük oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşum kökenini belirleme
Soruda belirtilen 'horst' özelliği, kırıklı yapıdaki dağları işaret eder.
Türkiye'deki dağlar büyük oranda kıvrılma ile oluşsa da Batı Anadolu ve Hatay çevresinde kırılma (horst-graben) yaygındır.
2
Bölgesel konum ve uzanış analizini yapma
Akdeniz Bölgesi'nde yer alan ve kuzey-güney yönünde uzanan kütle aranmaktadır.
Toroslar genellikle doğu-batı veya kuzeydoğu-güneybatı yönlü kıvrım kuşaklarıdır; bu yapıya uymayan kütle tespit edilmelidir.
3
Amik Ovası ilişkisini kurma
Hatay'daki Amik Ovası'nın hemen batısında bir duvar gibi yükselen kütlenin Nur Dağları olduğu sonucuna varılır.
Amik Ovası bir graben alanı, Nur Dağları ise bu sistemi sınırlayan horst kütlesidir.

Anahtar Kavram

Dağların Oluşum Tipleri ve Bölgesel Farklılıklar (Horst-Graben Sistemi)

İpuçları

1
Türkiye'de horst ve graben sistemleri sadece Ege Bölgesi ile sınırlı değildir.
2
Hatay ilindeki graben alanı olan Amik Ovası'nın batısındaki dağ kütlesini düşünün.
3
Bu dağlar 'Gavur Dağları' olarak da bilinir ve Akdeniz'in en doğusunda kuzey-güney yönlü bir set oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Bu dağların uzanışının, Çukurova ve Amik Ovası üzerindeki iklim ve yağış rejimine (orografik yağışlar) etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ege Bölgesi dışındaki tektonik kırılma alanlarını (Hatay çevresi) harita üzerinden hatırlayarak sonuca gidilebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 216Soru

Anadolu yarımadasının büyük bir kısmının deniz seviyesinden oldukça yüksekte bulunmasına karşın, bu yüksek alanların yüzeyinde akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış geniş düzlüklerin (platoların) yaygın olması coğrafi bir tezat oluşturmaktadır. Bu durum, Türkiye arazisinin Tersiyer sonunda dış kuvvetler tarafından aşındırılarak deniz seviyesine yakın bir 'yontukdüz' (peneplen) haline gelmesiyle açıklanmaktadır.

Buna göre, yontukdüz haline gelmiş Anadolu arazisinin günümüzdeki yüksek ve engebeli görünümünü kazanmasında etkili olan temel jeolojik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu kütlesinin Kuvaterner'de epirojenik hareketlerle toptan yükselmesi

Cevap

Anadolu yarımadasının Kuvaterner'de epirojenik hareketlerle toptan yükselmesi
Türkiye arazisi, III. Zaman'ın sonuna kadar dış kuvvetler tarafından aşındırılarak deniz seviyesinde bir düzlük (peneplen) haline gelmiştir. IV. Zaman'da (Kuvaterner) ise levha hareketlerinin etkisiyle bu düzleşmiş kütle toptan yükselmiştir. Bu dikey yükselme (epirojenez) sonucunda eski düzlükler yüksek platolar haline gelmiş, akarsular ise yükselen arazide yataklarını derine kazarak vadi derinliğini artırmıştır. Bu nedenle Anadolu'nun bugünkü yüksek ve platoluk yapısı epirojenik toptan yükselmenin sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Arazinin geçmişteki durumunu analiz etme
Tersiyer (Üçüncü Zaman) sonunda Anadolu'nun dış kuvvetlerce aşındırılarak deniz seviyesinde düzleştiği (peneplen) belirlenir.
Platoların varlığı, arazinin bir dönem düzleştiğinin kanıtıdır.
2
Mevcut yüksekliğin nedenini sorgulama
Deniz seviyesindeki bu düzlüğün bugün 1000 metrenin1000\text{ metrenin} üzerinde olmasının ancak dikey bir yükselme ile mümkün olduğu saptanır.
Kıta kütlesinin dikey yönde geniş alanlı yükselmesine epirojenez denir.
3
Zaman ve süreç eşleştirmesi yapma
Bu toptan yükselme hareketinin Kuvaterner (Dördüncü Zaman) başında gerçekleştiği sonucuna varılır.
Türkiye'nin neotektonik dönemdeki en karakteristik özelliği epirojenik yükselmedir.

Anahtar Kavram

Epirojenez (Toptan Yükselme)

Daha Fazla Pratik

Epirojenezin kanıtı olarak kıyı taraçaları (sekiler) ve yüksek platoların dağılımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 217Soru

Türkiye, Orta Kuşak’ta yer alması nedeniyle buzulların deniz seviyesine kadar inmediği, ancak ortalama yükseltisinin fazlalığı sebebiyle Kuvaterner (Pleistosen) döneminde geniş alanlarda buzullaşmanın etkili olduğu bir ülkedir. Bu dönemde buzulların etki alanının (kalıcı kar sınırı) dikey yöndeki dağılımı, bölgelerin nemlilik ve sıcaklık koşullarına göre farklılık göstermiştir.

Buna göre, Türkiye’deki buzul şekilleri ve bu şekillerin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu'da kış sıcaklıklarının Türkiye'nin en düşük değerlerine sahip olması, buzul topoğrafyasına ait izlerin başladığı alt sınırın Kuzey Anadolu Dağları'na göre daha aşağıda gerçekleşmesini sağlamıştır.

Cevap

Doğu Anadolu'da sıcaklığın düşük olması sebebiyle buzul sınırının daha aşağıda olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır; çünkü buzul sınırı nemliliğin yüksek olduğu Kuzey Anadolu dağlarında daha aşağıdadır.
Doğu Anadolu'da kış sıcaklıkları çok düşük olsa da, bölgenin karasal ve kuru yapısı kar birikimini sınırlamıştır. Bu nedenle kalıcı kar ve buzul aşındırma sınırı yaklaşık 28002800 metreden başlar. Buna karşın, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütleleri Kaçkar gibi dağlarda aşırı kar birikimine yol açmış ve buzul sınırının 22002200 metre gibi çok daha düşük seviyelere inmesini sağlamıştır. Dolayısıyla 'Doğu Anadolu'da sınırın en düşük olduğu' ifadesi coğrafi gerçeklerle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Buzul sınırını etkileyen faktörlerin (Enlem, Yükselti, Nemlilik, Bakı) analiz edilmesi.
Buzul sınırının sadece sıcaklığa değil, aynı zamanda kar birikimini sağlayan nemliliğe de bağlı olduğunun saptanması.
Türkiye'de buzul sınırının dağılımını anlamak için özel konum şartlarının etkisini kavramak gerekir.
2
Türkiye'deki bölgesel verilerin karşılaştırılması.
Doğu Anadolu'da sınırın 28002800 m, Karadeniz dağlarında ise 22002200 m civarında olduğunun belirlenmesi.
Karasallık yoğunlaşma seviyesini ve kalıcı kar sınırını yukarı çekerken, nemlilik bu sınırı aşağı indirir.
3
Bakı etkisinin yamaçlar üzerindeki etkisinin kontrol edilmesi.
Kuzey yamaçların (dulda) daha korunaklı olduğu ve buzul şekillerinin burada daha alçak seviyelere indiğinin doğrulanması.
Güneşlenme süresi erime sürecini doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Buzul Sınırı ve Nemlilik İlişkisi

İpuçları

1
Buzulların alt sınırını sadece 'sıcaklık' değil, 'yağış miktarı (kar)' da belirler.
2
Türkiye'de buzulların deniz seviyesine en çok yaklaştığı yer, en soğuk bölge değil, en nemli dağ yamaçlarıdır.

Daha Fazla Pratik

Buzul şekilleri ile karayollarındaki tünel-geçit konumlarını ilişkilendiren 'U' vadi sorularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 218Soru

Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve farklı jeomorfolojik özelliklere sahip kıyı kuşaklarının bulunması, kıyılarda hem aşındırma hem de biriktirme şekillerinin çeşitlenmesini sağlamıştır. Dalga ve akıntıların enerjisinin azaldığı sığ kıyı kesimlerinde, taşınan materyallerin çökelmesiyle çeşitli biriktirme şekilleri meydana gelmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye kıyılarında lagün, tombolo ve kıyı oku gibi biriktirme şekillerinin oluşabilmesi için uygun bir ortam hazırlamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı akıntılarının sediment birikimini engelleyecek düzeyde güçlü olması

Cevap

Kıyı akıntılarının sediment birikimini engelleyecek düzeyde güçlü olması seçeneği, kıyı biriktirme şekillerinin oluşumu için uygun bir ortam sağlamaz.
Kıyı akıntılarının çok güçlü olması, kıyıya taşınan kum ve millerin belirli bir alanda sabit kalıp birikmesini engeller. Biriktirme şekillerinin (tombolo, lagün gibi) oluşabilmesi için akıntıların sedimentleri süpürecek kadar şiddetli olmaması, aksine materyalin çökelmesine izin verecek kadar sakin bir ortamın bulunması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Kıyı biriktirme şekillerinin (lagün, tombolo, kıyı oku) oluşum mantığını analiz et.
Bu şekillerin oluşması için dalga enerjisinin azalması ve suyun sığ (az derin) olması gerekir.
Biriktirme faaliyeti, taşıma gücü azalan dalga ve akıntıların materyali bırakmasıyla gerçekleşir.
2
Verilen seçenekleri kıyı morfolojisi ve hidrografik özellikler açısından değerlendir.
Kıta sahanlığının geniş olması, derinliğin az olması ve gelgitin düşük olması biriktirmeyi destekleyen faktörlerdir.
Sığ ve sakin sular sedimentlerin çökelmesi için en uygun ortamlardır.
3
Akıntıların etkisini sorgula.
Eğer akıntılar çok güçlüyse, dalgaların getirdiği materyaller yerinde duramaz ve açık denize veya başka alanlara taşınır.
Güçlü akıntılar biriktirme değil, süpürme/aşındırma etkisi yaratır; bu da lagün veya tombolo oluşumunu engeller.

Anahtar Kavram

Kıyı Biriktirme Şekillerinin Oluşum Şartları

İpuçları

1
Biriktirme faaliyetinin gerçekleşebilmesi için suyun sığ ve hareketin (akıntı/gelgit) nispeten az olması gerektiğini hatırlayın.
2
Seçeneklerden biri, materyalin kıyıda tutunmasını zorlaştıran bir 'süpürme' etkisi içeriyor.
3
Güçlü akıntılar, tıpkı şiddetli rüzgarların tozu savurması gibi kıyıdaki kumları uzaklaştırır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki tombolo (Kapıdağ, Sinop) ve lagün (Terkos, Akyatan) örneklerinin harita üzerindeki konumlarını inceleyerek bu alanların ortak kıyı derinliği özelliklerine göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantık yürütme: Seçeneklerin dördü biriktirmeyi 'destekleyen' fiziksel özelliklerken, bir tanesi biriktirmeyi fiziksel olarak 'zorlaştıran' bir dinamik süreçtir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 219Soru

Türkiye'de yer şekillerinin oluşum ve değişim süreçlerinde etkili olan heyelan (kütle hareketleri) ve erozyon olayları; oluşum mekanizmaları, etkiledikleri katman derinliği ve zamansal dağılışları açısından belirgin farklara sahiptir. Buna göre, özellikle killi litolojinin ve belirgin bir rölyefin bulunduğu sahalar dikkate alındığında, heyelan ve erozyon süreçleri arasındaki ayrım ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyelanların oluşumunda bakı faktörüne bağlı olarak güney yamaçlarda erken başlayan kar erimeleri killi yapıların direncini düşürerek kütle hareketini tetiklerken; erozyon süreci daha çok yüzeydeki bitki örtüsünün kaybıyla toprağın üst kısmının süpürülmesidir.

Cevap

Heyelanların oluşumunda bakı faktörüne bağlı kar erimeleri ve killi litoloji derin kütle hareketlerini tetiklerken; erozyon, bitki örtüsü yoksunluğuyla ilişkili yüzeysel bir süpürülme sürecidir.
Heyelanlar; killi litolojinin eğimle birleştiği yerlerde, özellikle ilkbaharda kar erimelerinin (bakı etkisiyle güney yamaçlarda daha erken) suyu tabakaya sızdırması sonucu derinlemesine gerçekleşir. Erozyon ise rüzgar veya su etkisiyle toprağın en üst horizonunun süpürülmesidir ve derin bir kütle hareketi değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Heyelan ve erozyonun mekanik ve derinlik farkını analiz etme
Heyelan, yerçekimi etkisiyle tabakaların kütle halinde ve derinden kaymasıdır. Erozyon ise toprağın sadece en üst katmanının (A horizonu) dış kuvvetlerle aşınmasıdır.
İki sürecin temel jeomorfolojik ayrımını yapmak için gereklidir.
2
Bakı ve litoloji etkileşimini değerlendirme
Türkiye'de güney yamaçlar (bakı etkisi) erken ısınır. Kar erimeleri killi litolojiye sızarak tabakayı ağırlaştırır ve sürtünmeyi azaltarak heyelanı tetikler.
Heyelanın neden mevsimsel ve konumsal farklar gösterdiğini açıklamak için gereklidir.
3
Mücadele yöntemlerini ayırt etme
Erozyon için ağaçlandırma kritiktir; ancak heyelan için drenaj kanalları, istinat duvarları ve şev düzenlemeleri gibi mühendislik çözümleri esastır.
Yaygın bir yanlış bilgi olan 'ağaç dikmek heyelanı önler' düşüncesini çürütmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Heyelan ve Erozyon Arasındaki Mekanik ve Faktörel Farklar

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki heyelanların mevsimsel dağılımı ile İç Anadolu'daki erozyonun şiddetlendiği dönemleri karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 220Soru

Türkiye’de karst topoğrafyasının en karakteristik örneklerine rastlanan Toros Dağları kuşağında, yer şekillerinin gelişimi sadece litolojiyle değil, aynı zamanda iklimsel değişkenlerle de yakından ilişkilidir. Özellikle Toroslar'ın yüksek rakımlı (20002000 m ve üzeri) platolarında lapya ve dolin gibi küçük ölçekli karstik aşınım şekillerinin çok yoğun ve keskin hatlı olması, bu alanlardaki kireç taşlarının saflığının yanı sıra aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük sıcaklıklara bağlı olarak suların karbondioksit (CO2CO_2) çözünürlüğünün artması ve asitlik derecesinin yükselmesi

Cevap

Toroslar'ın yüksek kesimlerinde karstik şekillerin yoğunluğu, düşük sıcaklığın sulardaki karbondioksit çözünürlüğünü artırarak kimyasal çözünmeyi şiddetlendirmesiyle açıklanır.
Kireç taşının çözünme süreci CaCO3+H2O+CO2Ca(HCO3)2CaCO_3 + H_2O + CO_2 \rightarrow Ca(HCO_3)_2 formülüyle gerçekleşir. Bu tepkimede suyun içindeki çözünmüş karbondioksit (CO2CO_2) miktarı ne kadar fazlaysa çözünme o kadar şiddetli olur. Gazların sudaki çözünürlüğü sıcaklık azaldıkça arttığı için, Toroslar'ın yüksek ve soğuk kesimlerindeki kar erime suları çok daha asidiktir. Bu durum, yüksek rakımlarda lapya ve dolin gibi şekillerin çok daha net ve yoğun oluşmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yüksek rakımlı bölgelerin (20002000 m+) temel iklimsel özelliklerini analiz etmek.
Bu alanlarda sıcaklıklar düşüktür ve yağışın önemli bir kısmı kar şeklindedir.
Sıcaklık ve yağış türü, kimyasal çözünme süreçlerini doğrudan kontrol eden faktörlerdir.
2
Karstik çözünme kimyasını gaz çözünürlüğü prensibiyle ilişkilendirmek.
Sıvılarda gazların çözünürlüğü sıcaklıkla ters orantılıdır; soğuk su daha fazla CO2CO_2 tutar.
Kireç taşının (CaCO3CaCO_3) çözünmesi için suyun karbondioksit bakımından zengin (asidik) olması gerekir.
3
Yüksek dağ karstındaki (nival karst) özel durumu değerlendirmek.
Kar erime suları çok soğuk olduğu için yüksek miktarda CO2CO_2 içerir ve kireç taşını çok hızlı çözer.
Bu durum, yükseklerdeki karstik şekillerin neden daha keskin, derin ve yoğun olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Karstik Çözünme ve Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
Gazların sıvılardaki çözünürlüğü ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi hatırlayın (soğuk içeceklerin gazını daha iyi tutması gibi).
2
Karstik çözünme için suyun karbondioksit (CO2CO_2) bakımından zengin olması gerekir. Hangi sıcaklıkta su daha fazla gaz tutar?
3
Toroslar'ın yükseklerinde kar erime suları çok soğuktur. Soğuk su daha fazla CO2CO_2 tutabildiği için daha güçlü bir asit gibi davranarak kireç taşını daha hızlı eritir.

Daha Fazla Pratik

Karstik şekillerin oluşumunda litolojinin (kireç taşı vs. jips) etkisini inceleyen sorularla konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 11 / 43Sonraki
Türkiye'nin Yer Şekilleri — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 11 | Examkin