Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 soru

Soru 401Soru

Türkiye'de dış kuvvetler içerisinde yer şekillerini şekillendirmede en büyük paya sahip olan kuvvet akarsulardır. Akarsular, yataklarını aşındırarak veya taşıdıkları alüvyonları uygun yerlerde biriktirerek çeşitli yer şekilleri oluştururlar. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi akarsuların biriktirme faaliyetleri sonucunda oluşan bir yer şeklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Delta ovası

Cevap

Delta ovası, akarsuların taşıdığı materyalleri (alüvyonları) eğimin azaldığı deniz kıyılarında biriktirmesiyle oluşan bir yer şeklidir.
Delta ovaları, akarsuların denize döküldüğü yerlerde taşıdıkları malzemeleri biriktirmesiyle oluşur. Bu süreçte akış hızı azaldığı için taşıma gücü düşen akarsu, yükünü bırakır ve yeni bir kara parçası (ova) oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu şekillerini sınıflandırın
Şekiller 'Aşındırma' ve 'Biriktirme' olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'biriktirme' kategorisindeki şekli bulmak için temel ayrımı bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki şekillerin oluşum süreçlerini inceleyin
Kırgıbayır, dev kazanı, peneplen ve peri bacası 'aşındırma' sonucu oluşurken; delta ovası 'biriktirme' sonucu oluşur.
Her yer şeklinin hangi dış kuvvet süreciyle (yıkım mı yapım mı) oluştuğunu belirlemek cevaba götürür.

Anahtar Kavram

Akarsu Biriktirme Şekilleri

İpuçları

1
Biriktirme şekillerinde akarsu, taşıdığı alüvyonları eğimin azaldığı bir yerde bırakır.
2
Türkiye'deki Çukurova, Bafra ve Çarşamba ovaları bu oluşum türünün en güzel örnekleridir.
3
Cevap, denizin içinde karalaşma süreciyle oluşan ova tipidir.

Daha Fazla Pratik

Biriktirme şekillerinden olan 'Seki (Taraça)' ve 'Menderes'in hem aşındırma hem biriktirme özelliği taşıdığını unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 402Soru

Türkiye'nin arazi yapısı ve iklim özellikleri göz önüne alındığında; İç Anadolu Bölgesi'nde bitki örtüsünün tahrip edildiği alanlarda erozyonun şiddeti artarken, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yoğun ağaçlandırma çalışmalarına rağmen kütle hareketlerinin (heyelan) önüne geçilemediği görülmektedir.

Ağaçlandırmanın erozyonu önlemede oldukça etkili olmasına rağmen heyelan olaylarını durdurmada yetersiz kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyelanın, bitki köklerinin tutunma derinliğinden çok daha aşağıda yer alan kayma düzlemi üzerindeki kütle hareketiyle gerçekleşmesi

Cevap

Heyelanın, bitki köklerinin tutunma derinliğinden daha derindeki tabakalarda gerçekleşen kütlesel bir hareket olması nedeniyle ağaçlandırma bu süreci durduramaz.
Doğru seçenek, heyelan olayının fiziksel derinliğine vurgu yapmaktadır. Erozyon, toprağın en üst tabakasının rüzgâr veya suyla taşınmasıdır; bu nedenle bitki kökleri toprağı bir ağ gibi sararak bu taşınmayı engeller. Ancak heyelan, yer çekimi ve suyun etkisiyle toprağın anakaya üzerindeki kayma düzlemi boyunca kütle halinde kaymasıdır. Bu kayma düzlemi ağaç köklerinin ulaşamayacağı kadar derinde olduğu için ağaçlandırma heyelanı durdurmakta yetersiz kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyon ve heyelan süreçlerini mekanik olarak analiz etmek
Erozyon toprağın yüzeyden süpürülmesi (yüzeysel), heyelan ise derin tabakaların kütle halinde kaymasıdır.
İki olayın oluşum derinliklerini belirlemek, önleme yöntemlerinin neden farklı sonuç verdiğini anlamak için gereklidir.
2
Ağaçlandırmanın toprağa etkisini değerlendirmek
Ağaç kökleri üst toprağı birbirine bağlayarak yüzeysel akışı ve rüzgâr aşındırmasını (erozyon) engeller.
Bitki örtüsünün koruyucu etkisinin hangi fiziksel seviyeye kadar ulaştığını tespit etmek gerekir.
3
Heyelanın 'kayma düzlemi' derinliği ile bitki kökü derinliğini kıyaslamak
Büyük heyelanlarda kayma düzlemi onlarca metre derinde olabilir, ağaç kökleri ise genellikle ilk birkaç metrede kalır.
Kütlenin dengesinin bozulduğu seviye ile köklerin tutunduğu seviye arasındaki farkı ortaya koymak cevaba ulaştırır.
4
Bölgesel faktörleri (eğim, yağış, killi yapı) sonuca entegre etmek
Doğu Karadeniz'de eğim ve killi yapının etkisiyle oluşan derin hareketlere karşı yüzeydeki ağaçlar sadece bir ağırlık unsuru haline gelebilir.
Ağaçlandırmanın bazı durumlarda heyelanı tetikleyebileceği (ağırlık artışı) gerçeğini de göz önünde bulundurarak sentez yapmak.

Anahtar Kavram

Erozyon ve Heyelan Farkı: Yüzeysel Süpürülme vs. Derin Kütle Hareketi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 403Soru

Türkiye'nin jeolojik evrimi incelendiğinde, yaklaşık 111211-12 milyon yıl önce (OrtaOrta MiyosenMiyosen sonu) başlayan 'Neotektonik Dönem', bölgenin bugünkü morfolojik ve sismik karakterini belirleyen en kritik süreçtir. Bu dönemde Anadolu levhasının batıya doğru 'tektonik kaçış' (escapeescape tectonicstectonics) mekanizmasıyla hareket etmeye başlamasının ve Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFKAF) ile Doğu Anadolu Fay Hattı'nın (DAFDAF) aktifleşmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arap levhasının kuzey yönlü hareketiyle Anadolu levhasını Avrasya levhası ile Bitlis-Kenet kuşağı boyunca sıkıştırması

Cevap

Arap levhasının kuzey yönlü hareketiyle Anadolu levhasını Avrasya levhası ile Bitlis-Kenet kuşağı boyunca sıkıştırması
Türkiye'de Neotektonik dönem, Arap levhasının kuzeye doğru ilerleyip Avrasya ile çarpışması sonucunda Anadolu bloğunu bir 'çekirdek' gibi batıya doğru fırlatmasıyla başlamıştır. Bu süreçte Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatları bu kaçışın sınırlarını belirleyen yapılar olarak oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Levha hareketlerinin yönlerini analiz etme
Afrika ve özellikle Arap levhası kuzeye, Avrasya levhası ise güneye doğru hareket etmektedir.
Türkiye'deki tektonik stresin kaynağını anlamak için büyük levhaların vektörleri bilinmelidir.
2
Sıkışma bölgesini belirleme
Arap levhası ile Avrasya levhası Doğu Anadolu'da (Bitlis-Kenet kuşağı) çarpışmaktadır.
Çarpışma bölgesi, enerjinin biriktiği ve levhanın kaçışa zorlandığı noktadır.
3
Kaçış mekanizmasını (Neotektonik dönem başlangıcı) tanımlama
Sıkışan Anadolu bloğu, Kuzey ve Doğu Anadolu fay hatları boyunca batıya (Ege'ye) doğru itilmeye başlamıştır.
Doğu Anadolu'daki aşırı sıkışma, bloğun en zayıf direnç gösteren yöne (batıya) kaymasına neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Neotektonik Dönem ve Tektonik Kaçış Mekanizması

İpuçları

1
Anadolu bir karpuz çekirdeği gibi düşünülürse, onu parmaklar arasında sıkıştırıp fırlatan güneydeki gücü düşünün.
2
Neotektonik dönem, dağların kıvrılmasından ziyade levhanın faylar üzerinde yatay hareket etmesiyle ilgilidir.
3
Arap levhasının kuzeye hareketi, Avrasya ile çarpıştığında Anadolu levhasını batıya, Ege Denizi'ne doğru itmektedir.

Daha Fazla Pratik

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAFKAF) özelliklerini ve deprem risk kuşaklarını inceleyerek tektonik kaçışın sonuçlarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 404Soru

Türkiye'nin jeolojik gelişim süreci ile levha hareketleri arasındaki ilişki dikkate alındığında; Avrasya, Arap ve Afrika levhalarının etkileşimi sonucunda Anadolu kütlesinde meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının, III. Jeolojik Zaman'daki Alp-Himalaya kıvrımlanması sırasında bitki kalıntılarının basınç altında kalmasıyla oluşması

Cevap

Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının III. Jeolojik Zaman'da oluştuğunu savunan ifade yanlıştır; çünkü bu yataklar I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) meydana gelmiştir.
Doğru cevap olan 'Zonguldak çevresindeki taş kömürü yataklarının III. Zaman'da oluştuğu' yargısı yanlıştır. Taş kömürü yatakları, I. Jeolojik Zaman'daki (Paleozoik) karbonifer döneminde oluşmuş masif kütlelerin bir parçasıdır. III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) ise Türkiye'de taş kömürü değil; linyit, petrol, bor ve tuz yatakları oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin ana dağ kuşaklarının oluşum sürecini analiz etme
Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar, III. Zaman'da (Tersiyer) Tetis Denizi tortullarının sıkışmasıyla (Alp-Himalaya orojenezi) oluşmuştur.
Bölgesel tektonik hareketlerin zamanlamasını doğrulamak için.
2
Doğu ve Batı Anadolu'daki tektonik rejimleri karşılaştırma
Doğu Anadolu sıkışma (kabuk kalınlaşması), Batı Anadolu ise Anadolu'nun batıya kaçışı sonucu gerilme (horst-graben) etkisindedir.
Bölgesel yapı farklarının nedenlerini belirlemek için.
3
Yeraltı kaynaklarının oluşum zamanlarını kontrol etme
Taş kömürü I. Zaman (Paleozoik) ürünü iken, linyit, petrol ve bor mineralleri III. Zaman (Tersiyer) ürünüdür.
Seçeneklerdeki tarihsel hatayı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Tektonik Oluşumu

İpuçları

1
Türkiye'de taş kömürü ve linyitin oluştuğu jeolojik zamanların farklı olduğunu hatırlayın.
2
Taş kömürü I. Jeolojik Zaman'a (Paleozoik), Alp-Himalaya orojenezi ise III. Jeolojik Zaman'a (Tersiyer) aittir.
3
Eğer bir yeraltı kaynağı şiddetli kıvrılma süreçlerinden çok daha önce oluşmuşsa, o orojenez sırasında oluştuğu söylenemez.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki masif arazilerin dağılışını ve bu arazilerin deprem riskiyle ilişkisini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Jeolojik zaman eşleştirmesi yaparak ilerleyin: I. Zaman = Taş kömürü / Masifler; III. Zaman = Alp Orojenezi / Linyit / Petrol / Bor; IV. Zaman = Boğazlar / Egeid Karası çökmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 405Soru

Türkiye'de rüzgârların şekillendirici etkisi, bitki örtüsünün zayıf ve nemliliğin az olduğu sahalarda daha belirgindir. Rüzgârın taşıdığı kum tanelerinin kayaç yüzeylerine çarpması sonucunda oluşan 'kuş yuvası' görünümündeki küçük oyuklar, aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tafoni

Cevap

Rüzgâr aşındırmasıyla oluşan ve kuş yuvası görünümüne sahip olan yer şekli tafonidir.
Tafoni, rüzgârın taşıdığı kum ve toz tanelerinin dirençsiz kayaç yüzeylerine çarpmasıyla oluşan, zamanla derinleşen kuş yuvası görünümlü oyuklardır. Bu süreç rüzgâr korozyonu veya abrazyon olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış kuvvet ve süreç analizi yapın.
Soruda rüzgârın fiziksel aşındırma (abrazyon) süreci sorulmaktadır.
Rüzgârın materyal çarptırarak şekil oluşturması aşındırma faaliyetidir.
2
Morfolojik özellikleri karşılaştırın.
Kuş yuvası görünümü, tafoni yer şeklinin temel tanımıdır.
Mantar görünümü (mantarkaya) veya hilal görünümü (barkan) gibi diğer şekiller farklı geometrilere sahiptir.
3
Yanlış dış kuvvetleri eleyin.
Delta akarsu, lapya ise karstik (su) süreçlerle ilişkilidir.
Soruda rüzgâr etkisi altındaki sahalar hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Rüzgâr Aşınım Şekilleri

İpuçları

1
Soruda rüzgârın biriktirme değil, 'oyuk' oluşturarak yaptığı aşındırma faaliyeti soruluyor.
2
Bu yer şekli özellikle fiziksel çözünmenin şiddetli olduğu kurak bölgelerdeki kayalar üzerinde görülür.
3
KPSS kaynaklarında bu şekil için sıklıkla kullanılan anahtar ifade 'kuş yuvası' görünümlü oyuklardır.

Daha Fazla Pratik

Rüzgârın aşındırma şekilleri olan mantarkaya, yardang ve şahit kaya arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:35s
Soru 406Soru

Türkiye'de özellikle bitki örtüsünden yoksun ve eğimli arazilerde görülen toprak aşınımını (erozyonu) en aza indirmek için alınabilecek en temel ve etkili önlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal bitki örtüsünün korunması ve ağaçlandırma çalışmalarına ağırlık verilmesi

Cevap

Doğal bitki örtüsünün korunması ve ağaçlandırma çalışmalarına ağırlık verilmesi, erozyonu önlemedeki en temel yöntemdir.
Erozyonun en büyük düşmanı bitki örtüsüdür. Bitkiler, kökleriyle toprağı bir ağ gibi sararak tutar, yaprak ve gövdeleriyle de yağmur damlalarının toprağa direkt çarpmasını ve rüzgârın toprağı süpürmesini engeller. Bu nedenle ağaçlandırma en etkili koruma yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyonun temel nedenini saptama
Erozyon, toprağı koruyan bitki örtüsünün zayıf olması ve dış kuvvetlerin (su, rüzgâr) toprağı taşımasıdır.
Sorunun kökenini anlamak çözüm yöntemini belirlemeyi sağlar.
2
Koruyucu faktörü belirleme
Bitki örtüsü, kökleri sayesinde toprağı birbirine bağlar ve dış kuvvetlerin etkisini fiziksel olarak engeller.
Doğal mekanizmanın nasıl işlediğini kavramak gerekir.
3
Uygulanabilir önlemleri karşılaştırma
Ağaçlandırma ve koruma, hem rüzgâr hem de su erozyonuna karşı en kalıcı çözümdür.
Yanlış tarım uygulamalarının aksine bu yöntem toprağın stabilitesini artırır.

Anahtar Kavram

Erozyonla mücadelede bitki örtüsünün önemi

İpuçları

1
Erozyonun şiddetli olduğu İç Anadolu gibi yerlerin ortak özelliği bitki örtüsünün cılız olmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Erozyon ile heyelan arasındaki farkları, özellikle bitki örtüsünün heyelanı önlemedeki sınırlı etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 407Soru

Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisi incelendiğinde; bu dış kuvvetin hem doğrudan (aşındırma ve biriktirme) hem de dolaylı (diğer dış kuvvetlerin oluşturduğu şekilleri işleme) rolleri olduğu görülür. Rüzgârın aşındırma gücü (korazyon) ve süpürme etkisi (deflasyon), sahanın morfolojik gelişiminde litolojik direnç ve topoğrafik pürüzlülükle etkileşim halinde seçici bir faktör olarak karşımıza çıkar.

Buna göre, Türkiye'nin yer şekilleri ve rüzgâr süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Peribacalarının konik gövdelerinin ve boyun kısımlarının incelerek bugünkü formlarını almasında, rüzgârların doğrudan korazyon (kumlama) etkisi akarsu ve sel sularının aşındırma faaliyetinden daha baskın ve öncelikli bir dış kuvvettir.

Cevap

Peribacalarının oluşumunda rüzgârın akarsulardan daha baskın olduğunu savunan ifade yanlıştır; çünkü peribacalarının birincil şekillendiricisi su kuvvetidir.
Peribacalarının oluşumunda temel ve birincil dış kuvvet akarsu ve sel sularıdır. Volkanik tüfler üzerinde sel sularının açtığı yarıntılar konik yapıyı oluştururken, üstteki dirençli bloklar (bazalt vb.) bu yapıyı korur. Rüzgâr bu süreçte sadece aşınan gevşek materyalin sahadan uzaklaştırılması ve yüzeyin çok hafifçe törpülenmesinde ikincil bir rol oynar. Bu nedenle rüzgârın 'sel sularından daha baskın' olduğu ifadesi bilimsel olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârın doğrudan aşındırma (korazyon) mekanizmasını analiz etme.
Rüzgâr, taşıdığı kumları çarparak mantarkaya ve yardang gibi şekilleri oluşturur.
Korazyonun yükseklik sınırı ve yönü bu şekillerin morfolojisini doğrudan belirler.
2
Rüzgârın süpürme (deflasyon) ve biriktirme kapasitesini değerlendirme.
Deflasyon hamada ve çukurları, biriktirme ise kumul ve barkanları oluşturur.
Türkiye'deki topoğrafik ve klimatolojik engeller barkan gibi şekillerin yaygınlığını sınırlar.
3
Peribacalarının oluşumundaki dış kuvvet hiyerarşisini kontrol etme.
Akarsu ve sel suları volkanik tüfleri yararak konik gövdeyi oluşturur, rüzgâr ise süreci sadece destekler.
Hatalı seçeneği belirlemek için dış kuvvetlerin hiyerarşik önemini doğru saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Dış Kuvvetlerin Hiyerarşisi ve Rüzgârın Seçici Aşınma Süreçleri

İpuçları

1
Rüzgârın bir şekli 'oluşturması' ile o şekli sadece 'düzeltmesi' arasındaki farka dikkat edin.
2
Peribacaları bir volkanik arazi şeklidir; bu arazilerde asıl parçalayıcı güç yağışlar ve sel rejimli sulardır.
3
Hangi seçenekte rüzgârın rolünün olduğundan çok daha büyük gösterildiğini bulun (Peribacaları tuzağına odaklanın).

Daha Fazla Pratik

Karstik şekillerde de rüzgârın etkisini sorgulayan soruları inceleyerek dış kuvvet etkileşimini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Dış kuvvetlerin birincil ve ikincil olduğu durumları listeleyerek eleme yapabilirsiniz. Örneğin; buzullarda buzul birincildir, peribacalarında su birincildir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 408Soru

Bir coğrafya araştırmacısı, Türkiye'nin morfolojik yapısını incelerken arazide şu notları almıştır:

'Ülkemizde yer şekillerinin oluşumunda akarsular birincil dış kuvvet iken, rüzgârlar genel olarak ikincil derecede etkilidir. Ancak yağış miktarının az, fiziksel çözülmenin şiddetli ve bitki örtüsünün cılız olduğu kurak ve yarı kurak sahalarda rüzgârın gücü artar. Bu tür alanlarda rüzgârların hem aşındırma (tafoni, mantar kaya, yardang) hem de taşıdığı ince materyalleri biriktirme (lös, kumul, barkan) faaliyetlerine ait izleri görmek mümkündür.'

Buna göre, araştırmacının bahsettiği rüzgâr şekillerinin aşağıdaki yörelerin hangisinde en yaygın olarak bulunması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konya - Karapınar Çevresi ve Güneydoğu Anadolu'nun güneyi

Cevap

Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisinin en belirgin olduğu yerler, kuraklık ve seyrek bitki örtüsü şartlarını sağlayan Konya - Karapınar Çevresi ile Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimleridir.
Verilen metinde rüzgârların yer şekillendirici etkisinin kurak, yarı kurak ve bitki örtüsünün cılız olduğu alanlarda belirgin olduğu vurgulanmıştır. Türkiye'de bu iklimsel şartları en iyi sağlayan, yıllık yağış miktarının en düşük ve doğal bitki örtüsünün en zayıf olduğu sahalar İç Anadolu'daki Konya-Karapınar çevresi ile şiddetli buharlaşmanın görüldüğü Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimleridir. Bu nedenle rüzgârların oluşturduğu aşındırma (mantar kaya, yardang) ve biriktirme (kumul, lös) şekillerine en yaygın buralarda rastlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde rüzgârların etkili olması için gereken fiziki şartları tespit et.
Rüzgârlar kurak, yarı kurak, fiziksel çözülmenin fazla ve bitki örtüsünün zayıf olduğu yerlerde etkilidir.
Bitki kökleri toprağı tutmazsa ve yağış azlığı toprağı kurutursa, rüzgâr yüzeydeki ince malzemeyi kolayca havalandırıp taşıyabilir.
2
Seçeneklerdeki yörelerin iklim ve bitki örtüsü özelliklerini değerlendir.
Teke, Menteşe, Doğu Karadeniz ve Erzurum-Kars gibi yerler ya çok yağışlı, ya ormanlık, ya da karstik arazilere sahiptir.
Bu özellikler rüzgârın yüzeye doğrudan temasını ve malzemeyi taşımasını engeller.
3
Kuraklık şartlarına en uygun coğrafi alanları belirleyerek doğru sonuca ulaş.
Konya - Karapınar çevresi (İç Anadolu) ve Güneydoğu Anadolu'nun Suriye sınırı boyları rüzgâr şekillerinin en yaygın olduğu yerlerdir.
Türkiye'de yıllık yağış miktarının en düşük, buharlaşmanın en şiddetli olduğu kurak alanlar bu yörelerdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Rüzgâr Şekillerinin Dağılışı

İpuçları

1
Rüzgârların yeryüzünü şekillendirebilmesi için toprağı sıkıca tutan ağaçların veya gür otların olmaması, toprağın kuru ve taneli olması gerekir.
2
Türkiye'de yıllık ortalama yağış miktarının en düşük olduğu, bozkır bitki örtüsünün hakim olduğu ve çölleşme tehlikesinin yaşandığı bölgelerimizi düşünmelisin.
3
İç Anadolu'da erozyonla mücadelenin sembolü haline gelmiş Karapınar ilçesi ve Suriye sınırındaki kurak Güneydoğu düzlükleri doğru cevabı bulmanı sağlayacaktır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de rüzgâr erozyonunu önlemek için alınan tedbirler ve Karapınar erozyonla mücadele projesi üzerine okuma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 409Soru

Jeolojik süreçler boyunca Tetis Denizi adı verilen büyük bir tortullanma havzasının içinde yer alan Türkiye arazisi, özellikle Mezozoik (II.II. Jeolojik Zaman) boyunca kalın sediment tabakalarıyla kaplanmıştır. Bu tortul tabakaların III.III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) levha hareketleriyle yan basınçlara uğrayarak kıvrılması sonucunda meydana gelen temel yer şekilleri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar

Cevap

Türkiye'nin ana dağ kuşakları olan Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar, Tetis Denizi tortullarının Alp Orojenezi ile kıvrılması sonucu oluşmuştur.
Türkiye arazisinin büyük bir bölümü Mezozoik boyunca Tetis Denizi altındaydı. Bu dönemde biriken kalın tortul tabakalar, Üçüncü Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) kuzeyden Avrasya ve güneyden Afrika-Arabistan levhalarının birbirine yaklaşmasıyla sıkışmıştır. Bu sıkışma sonucunda deniz tabanındaki esnek tortullar kıvrılarak yükselmiş, Kuzey Anadolu Dağları ve Toros Dağları'nı oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Jeolojik zaman ve olay eşleştirmesi yapılması
Mezozoik (II.II. Zaman) durgun bir hazırlık dönemidir ve Tetis Denizi'nde yoğun bir tortullanma gerçekleşmiştir.
Soruda verilen 'kalın sediment tabakaları' ifadesi bu süreci tanımlar.
2
Orojenez (dağ oluşumu) tipinin belirlenmesi
III. Zaman'da levha hareketlerinin sıkıştırmasıyla bu tortullar Alp-Himalaya sistemi dahilinde kıvrılmıştır.
Türkiye'nin kuzey ve güneyindeki sıradağlar bu kıvrım sisteminin parçasıdır.

Anahtar Kavram

Alp-Himalaya Orojenezi ve Tetis Denizi Tortullanması

İpuçları

1
Tetis Denizi'nin Türkiye jeolojisindeki en büyük mirası sıradağlarımızdır.
2
Alp-Himalaya kıvrım kuşağı, Türkiye'nin kuzey ve güney sınırları boyunca uzanan yapıları kapsar.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki masif arazilerin dağılımı ve bunların deprem riski ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 410Soru

Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda iç kuvvetler büyük rol oynamıştır. Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer kabuğundaki çatlaklardan çıkan magmanın yeryüzüne ulaşıp soğumasıyla oluşan sönmüş volkanik dağlar geniş yer kaplar. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu şekilde oluşan volkanik bir dağdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tendürek Dağı

Cevap

Tendürek Dağı, volkanizma sonucu oluşmuş bir dağdır.
Doğru yanıt olan dağ, Doğu Anadolu Bölgesi'nde Van Gölü'nün kuzeydoğusunda yer alan sönmüş bir yanardağdır. Bu bölgedeki Ağrı, Süphan ve Nemrut gibi dağlarla birlikte volkanik kökenli dağlar grubunda yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki oluşum mekanizmasını belirle.
Magmanın yüzeye çıkıp soğumasıyla oluşan yapı 'volkanik dağ'dır.
Soruda volkanik kökenli bir dağ sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki dağların oluşum türlerini sınıflandır.
Küre, Bolkar ve Samanlı dağları kıvrım; Menteşe Dağları kırıklı; Tendürek Dağı ise volkanik oluşumludur.
Türkiye'deki dağlar kıvrılma, kırılma ve volkanizma olmak üzere üç ana grupta toplanır.
3
Doğru eşleşmeyi seç.
Tendürek Dağı volkanik dağlar grubuna girer.
Tendürek, Doğu Anadolu'daki sönmüş yanardağ silsilesinin bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Volkanik Dağları

İpuçları

1
Türkiye'deki dağlar genellikle kıvrılma, kırılma veya volkanizma ile oluşur.
2
Aradığımız dağ, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir yanardağdır.

Daha Fazla Pratik

Doğu Anadolu'daki diğer volkanik dağları (Ağrı, Süphan, Nemrut) bir harita üzerinde inceleyerek konumlarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 411Soru

Türkiye'de dış kuvvetlerin etkisiyle gerçekleşen toprak kayıpları; oluşum hızı, etkilediği derinlik ve temel nedenleri bakımından farklılık gösterir. Toprağın verimli olan üst kısmının rüzgâr ve su gibi etkenlerle süpürülüp taşınması "erozyon" olarak adlandırılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi erozyonun heyelandan (toprak kayması) temel farkını belirtir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprağın sadece yüzey katmanının zamanla taşınması

Cevap

Erozyonun heyelandan temel farkı, toprağın sadece yüzey (üst) katmanının dış kuvvetlerle yavaş bir şekilde süpürülerek taşınmasıdır.
Erozyon, toprağın verimli üst tabakasının (A horizonu) rüzgâr ve yüzeysel akış suları tarafından süpürülüp taşınması sürecidir. Bu süreç heyelan gibi bir anda gerçekleşmez, yıllar içinde yavaş yavaş meydana gelir ve sadece toprağın en üst kısmını etkiler.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyon kavramını analiz etme
Erozyon, bitki örtüsünün zayıf olduğu yerlerde toprağın üst kısmının su ve rüzgarla taşınmasıdır.
Oluşum mekanizmasını tanımlamak için.
2
Heyelan kavramını analiz etme
Heyelan, eğim, yağış ve killi yapı gibi nedenlerle toprağın kütle halinde kaymasıdır.
Erozyonla olan yapısal farkı görmek için.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Kütle hareketi, ani oluşum ve killi yapı heyelana aitken; yüzey süpürülmesi ve yavaş ilerleyiş erozyona aittir.
Doğru ayırt edici özelliği saptamak için.

Anahtar Kavram

Erozyon (yüzey aşınımı) ve Heyelan (kütle hareketi) arasındaki mekanizma farkı.

İpuçları

1
Erozyonun toprağın hangi kısmını etkilediğini ve ne kadar hızlı gerçekleştiğini düşünün.
2
Erozyon 'süpürülme' (aşınım), heyelan ise 'kayma' (kütle hareketi) ile ilgilidir.
3
Heyelan bir yamaçta aniden koca bir bloğun aşağı inmesidir, erozyon ise tarladaki verimli toprağın rüzgarla uçup gitmesidir.

Daha Fazla Pratik

Erozyonu önlemek için ağaçlandırma ve teraslama çalışmalarının önemini inceleyen sorulara bakabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 412Soru

Türkiye'de karst topoğrafyası; Batı Toroslar'da kireç taşı (kalker), İç Anadolu'da (Sivas, Erzincan, Çankırı çevresi) ise alçı taşı (jips) ve kaya tuzu üzerinde gelişmiştir. Batı Toroslar'da polye, obruk ve devasa mağara sistemleri gibi çok büyük boyutlu yer şekilleri oluşurken, Sivas çevresindeki jips karstında oluşan şekillerin genellikle daha küçük ölçekli (mikro karst) kaldığı ve yer şekillerinin daha dayanıksız (kısa ömürlü) olduğu gözlenmektedir.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alçı taşının (jips) kimyasal çözünme hızının kireç taşına göre çok daha yüksek olması ve oluşan şekillerin büyümeden hızla deforme olması

Cevap

Alçı taşının (jips) kimyasal çözünme hızının kireç taşına göre çok daha yüksek olması nedeniyle oluşan şekillerin büyümeden hızla deforme olması
Doğru cevap, alçı taşının kimyasal doğasından kaynaklanan yüksek çözünürlük özelliğidir. Kireç taşı (CaCO3CaCO_3) çözünmek için asidik (karbondioksitli) suya ihtiyaç duyarken, alçı taşı (CaSO42H2OCaSO_4 \cdot 2H_2O) saf suyla bile çok hızlı tepkimeye girer. Bu durum, jips bölgelerinde şekillerin çok hızlı oluşmasına ancak dayanıklılıkları düşük olduğu için büyük ve kalıcı formlara (büyük polyeler veya uzun mağara sistemleri) dönüşemeden yok olmasına yol açar. Bu yüzden Sivas çevresinde daha küçük (mikro) karstik şekiller baskındır.

Adım Adım Çözüm

1
Litolojik özellikleri karşılaştır.
Batı Toroslar'da kireç taşı (CaCO3CaCO_3), Sivas çevresinde ise alçı taşı (CaSO42H2OCaSO_4 \cdot 2H_2O) hakimdir.
Karstik şekillerin karakterini belirleyen ilk unsur kayaç tipidir.
2
Çözünme hızlarını analiz et.
Jips, kalkere göre su içerisinde çok daha kolay ve hızlı çözünen bir yapıdadır.
Çözünme hızı, yer şeklinin oluşum hızı kadar kalıcılığını da etkiler.
3
Morfolojik sonuçları değerlendir.
Kalker üzerinde oluşan şekiller binlerce yıl içinde devasa boyutlara (polye gibi) ulaşabilirken; jips üzerindeki şekiller çok hızlı eridiği için henüz büyümeden çöker veya formunu kaybeder.
Yüksek çözünürlük, yapısal direnci düşürerek devasa ve kalıcı şekillerin oluşmasını zorlaştırır.

Anahtar Kavram

Karstlaşmada Litoloji ve Çözünme Hızı İlişkisi

İpuçları

1
Farklı kayaçların suyla temas ettiğinde erime hızlarını düşünün.
2
Alçı taşı (jips) kireç taşına (kalker) göre çok daha yumuşak ve suda çok daha hızlı çözünen bir kayaçtır.
3
Bir yer şeklinin devasa boyutlara ulaşması için binlerce yıl boyunca aşınmaya karşı belli bir direnç göstermesi gerekir; jips o kadar hızlı erir ki yapılar büyümeden çöker.

Daha Fazla Pratik

Karstik kaynakların (voklüz) debi rejimlerinin neden düzensiz olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 413Soru

Türkiye'de rüzgârların yer şekilleri üzerindeki etkisi; bitki örtüsü, nemlilik ve zemindeki malzemenin yapısı gibi faktörlere bağlı olarak bölgesel farklılıklar göstermektedir. Bu faktörlerin rüzgâr lehine olduğu alanlarda hem aşındırma hem de biriktirme şekilleri belirginlik kazanır.

Buna göre, rüzgârların Türkiye'deki şekillendirici faaliyetleri ve oluşturduğu yer şekilleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'deki kumul (kum tepesi) alanlarının tamamı, kıyı bölgelerinde denizden gelen rüzgârların etkisiyle oluşmuştur.

Cevap

Türkiye'deki kumul alanlarının sadece kıyı bölgelerinde bulunduğunu savunan ifade yanlıştır; Karapınar gibi iç bölgelerde de kumul oluşumları mevcuttur.
Türkiye'de rüzgâr biriktirme faaliyetleri sonucunda oluşan kumul (kum tepesi) alanları sadece kıyı bölgeleriyle sınırlı değildir. Konya'nın Karapınar ilçesi çevresinde, aşırı kuraklık ve bitki örtüsü eksikliği nedeniyle oluşan geniş karasal kumul alanları bulunmaktadır. Dolayısıyla kumulların tamamının kıyı bölgelerinde oluştuğu yargısı coğrafi bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgâr yer şekillerinin (aşınım ve birikim) neler olduğu belirlenmelidir.
Yardang, tafoni ve şahit kaya aşınım; kumul ve lös ise birikim şekilleridir.
Kavramsal ayrımın doğru yapılması sorunun temelidir.
2
Türkiye'de rüzgâr etkisinin görüldüğü alanlar coğrafi olarak taranmalıdır.
İç Anadolu (Konya Havzası), Güneydoğu Anadolu, Iğdır Ovası ve Kıyı bölgeleri (kumullar) belirlenir.
Rüzgârın hem iç hem de kıyı bölgelerinde etkili olduğunu anlamak için gereklidir.
3
Kumul oluşumlarının dağılımı özel olarak analiz edilmelidir.
Türkiye'de sadece Patara, Kumköy gibi kıyılarda değil, Konya-Karapınar gibi karasal alanlarda da kumul (kum tepesi) oluşumu vardır.
İfadenin 'tamamı' ve 'sadece kıyı' kısıtlamasının hatalı olduğunu teyit eder.

Anahtar Kavram

Rüzgâr Yer Şekillerinin Dağılımı ve Kumul Tipleri

İpuçları

1
Türkiye'de 'çölleşme' denince akla gelen ilk yerlerden birini düşünün.
2
Kumullar sadece deniz kıyılarında değil, rüzgârın yeterince malzeme biriktirebildiği çok kurak iç ovalarda da oluşabilir.
3
Konya-Karapınar çevresi Türkiye'nin tek 'karasal kumul' bölgesidir; bu bilgi seçeneği elemenizi sağlar.

Daha Fazla Pratik

Peri bacaları ile rüzgâr yer şekilleri arasındaki ilişkiyi (birincil vs. ikincil etki) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 414Soru

Türkiye'de dağların kıyı çizgisine dik uzandığı Ege kıyıları 'enine kıyı' tipine en güzel örnektir. Aşağıdakilerden hangisi bu kıyı tipinin görüldüğü bir bölgenin özelliği değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın sadece zorlu geçitlerle sağlanması

Cevap

Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın sadece zorlu geçitlerle sağlanması enine kıyı tipinin bir özelliği değildir; aksine bu tip kıyılarda ulaşım vadi olukları sayesinde oldukça kolaydır.
Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın zorlu geçitlerle sağlanması durumu, dağların kıyıya paralel uzandığı (boyuna kıyı tipi) Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde görülür. Enine kıyıların görüldüğü Ege'de ise dağlar arasındaki vadiler ulaşımı kolaylaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Enine kıyı tipinin temel yapısını analiz et.
Dağlar denize dik uzanır (Ege Bölgesi örneği).
Kıyı özelliklerini belirleyen temel faktör dağların uzanış doğrultusudur.
2
Dağların dik uzanmasının ulaşım üzerindeki etkisini değerlendir.
Dağlar arasındaki geniş vadiler, kıyı ile iç kesimler arasında doğal bir ulaşım koridoru oluşturur.
Ulaşımın zor olması ve geçitlerle sağlanması, dağların kıyıya paralel uzandığı boyuna kıyı tipinin (Karadeniz ve Akdeniz) temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Dağların kıyıya dik uzanmasının (enine kıyı) sonuçları.

İpuçları

1
Ege Bölgesi'ndeki dağların uzanış yönünü ve bu durumun ulaşımı nasıl etkilediğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz kıyılarındaki 'boyuna kıyı' özelliklerini enine kıyılarla karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:45s
Soru 415Soru

Türkiye'de Pleistosen dönemine ait buzul izleri üzerinde yapılan araştırmalar; sirk gölleri ve buzul vadilerinin alt sınırlarının Kaçkar Dağları'nda 21002100 metre, Erciyes'te 24002400 metre, Cilo Dağları'nda ise 26002600 metre civarında olduğunu göstermektedir. Ayrıca dağların kuzey ve güney yamaçları arasında buzul aşınım şiddeti ve kalıcılığı bakımından belirgin bir asimetri saptanmıştır.

Bu bilgiler ve Türkiye'nin fiziki coğrafya özellikleri dikkate alındığında, Türkiye'nin buzul topoğrafyası hakkında yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marmara Bölgesi'nin kuzeyinde yer alan Yıldız Dağları; enlem avantajı ve Karadeniz etkisiyle sirk ve moren gibi buzul şekillerinin 1000 metre seviyelerinde görüldüğü temel sahalardır.

Cevap

Marmara Bölgesi'nin kuzeyindeki Yıldız Dağları'nda buzul şekillerinin görüldüğü ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan Yıldız Dağları ile ilgili ifade yanlıştır çünkü bu dağların yükseltisi (yaklaşık 10311031 m), Pleistosen dönemindeki Türkiye kalıcı kar sınırının (yaklaşık 20002000-22002200 m) çok altındadır. Bu nedenle bölgede sirk veya vadi buzulu gibi aşındırma şekilleri oluşmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki buzul alt sınırlarını analiz et.
Verilere göre sınır 21002100 m (Kaçkar) ile 26002600 m (Cilo) arasında değişmektedir.
Buzul şekillerinin oluşması için dağın yükseltisinin o dönemdeki kalıcı kar sınırını aşması gerekir.
2
Bakı ve nemlilik etkisini değerlendir.
Kuzey yamaçlar (Bakı) ve Karadeniz kıyıları (Nem) sınırı aşağı çeker.
Gölgede kalan ve nemli olan yerlerde buzullaşma daha etkili ve alçak seviyededir.
3
Yıldız Dağları'nın fiziki özelliklerini kontrol et.
Yıldız Dağları'nın maksimum yükseltisi 10311031 metredir (Mahya Dağı).
Türkiye'de Pleistosen döneminde dahi kalıcı kar sınırı yaklaşık 20002000 metreden geçmektedir.
4
Sonucu belirle.
Yıldız Dağları buzul etkisinin görülemeyeceği kadar alçaktır.
Enlem avantajı (kuzeyde olması) olsa dahi, yetersiz yükselti nedeniyle buzullaşma gerçekleşmemiştir.

Anahtar Kavram

Buzul Sınırı ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de buzul izleri için dağların Pleistosen dönemindeki kalıcı kar sınırı olan 20002000-22002200 metreyi aşması gerektiğini hatırlayın.
2
Marmara Bölgesi'ndeki Yıldız Dağları'nın ortalama yükseltisinin diğer yüksek dağ kütleleriyle (Kaçkar, Cilo) kıyaslandığında ne kadar düşük olduğunu düşünün.
3
Yıldız Dağları'nın en yüksek noktası Mahya Dağı'dır ve yüksekliği sadece 10311031 metredir; bu yükseklik buzul oluşumu için yeterli değildir.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerdeki dağların (Uludağ, Erciyes, Cilo) buzullaşma sınırlarını bir Türkiye haritası üzerinde işaretleyerek görselleştirin.

Alternatif Yöntem

Sadece yükselti verilerine bakarak; 1000 metre civarındaki bir dağın, Türkiye'nin hiçbir yerinde Pleistosen kar sınırını aşamayacağını bilmek soruyu doğrudan çözdürür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 416Soru

Türkiye, orta kuşakta yer aldığı için buzulların yeryüzünü şekillendirici etkisi oldukça sınırlıdır. Ancak ülkemizdeki yüksek dağ zirvelerinde, özellikle Pleistosen döneminden kalma veya güncel olarak oluşan çeşitli buzul şekillerine rastlanmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi, buzulların sert kayalar üzerinde yaptığı aşındırma sonucunda oluşan, deve sırtını andıran bir yer şeklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hörgüç kaya

Cevap

Buzulların sert kayalar üzerinde yaptığı aşındırma sonucunda oluşan deve hörgücüne benzeyen yer şekline hörgüç kaya denir.
Hörgüç kaya, buzulun altındaki ana kayayı aşındırırken dirençli kısımları törpülemesi sonucunda oluşan, bir tarafı pürüzsüz diğer tarafı ise buzulun koparma etkisiyle pürüzlü kalan ve deve sırtını andıran bir buzul aşındırma şeklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde istenen yer şeklinin hangi dış kuvvetle ilgili olduğunu belirleyin.
İstenen şekil 'buzul aşındırması' sonucunda oluşmalıdır.
Türkiye'nin yüksek dağlarında buzulların sınırlı da olsa şekillendirici etkisi vardır.
2
Verilen yer şekillerini oluşum mekanizmalarına göre sınıflandırın.
Hörgüç kaya (buzul aşındırma), Moren (buzul biriktirme), Obruk (karstik), Delta (akarsu biriktirme), Mantar kaya (rüzgar aşındırma).
Dış kuvvetlerin (su, rüzgar, buzul) oluşturduğu şekiller birbirinden farklıdır.
3
Tanıma en uygun terimi seçin.
Hörgüç kaya seçeneği tanıma tam olarak uymaktadır.
Sert kayaların buzullar tarafından törpülenmesiyle oluşan bombeli yapı 'hörgüç' olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Buzul Aşındırma Şekilleri

İpuçları

1
Bu yer şekli adını bir hayvanın vücut yapısına olan benzerliğinden alır.
2
Sadece aşındırma şekillerine odaklanın; biriktirme şekillerini (moren gibi) eleyin.
3
Buzulların üzerinden geçtiği sert kayaları zımpara gibi törpülemesiyle oluşur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de güncel buzulların en çok hangi dağda bulunduğunu araştırabilirsiniz (Cilo Dağı).
Tahmini Süre:45s
Soru 417Soru

Anadolu Yarımadası, Üçüncü Jeolojik Zaman'ın (Tersiyer) sonları ile Dördüncü Jeolojik Zaman'ın (Kuvaterner) başlarında şiddetli epirojenik hareketlere maruz kalarak toptan yükselmiştir. Bu jeolojik sürecin Türkiye'nin bugünkü yer şekilleri üzerinde yarattığı en belirgin sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı rakımlarda yer alan ve akarsular tarafından derince yarılmış geniş plato alanlarının ortaya çıkması

Cevap

Farklı rakımlarda yer alan ve akarsular tarafından derince yarılmış geniş plato alanlarının ortaya çıkması
Doğru cevap, akarsular tarafından derince yarılmış plato alanlarının oluşmasını ifade eden seçenektir. Anadolu yarımadası, III. Jeolojik Zaman'ın sonlarında dış kuvvetler tarafından aşındırılarak deniz seviyesine yakın hafif dalgalı bir düzlük (peneplen) halini almıştı. IV. Jeolojik Zaman'ın başlarında meydana gelen epirojenik hareketlerle bu devasa kütle toptan yükselmiştir. Yükselme sonucunda yatak eğimi artan akarsular, canlanarak sahip oldukları güçlü enerjiyle bu düzlükleri derince yarmış ve günümüzdeki geniş, yüksek plato alanlarını (İç Anadolu, Doğu Anadolu vb.) meydana getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki jeolojik olayı analiz et
Olay: Tersiyer sonu ve Kuvaterner başındaki 'epirojenik hareketlerle toptan yükselme'.
Türkiye'nin yer şekillerinin temel karakteristiklerini belirleyen ana jeolojik süreçlerin sonuçlarını saptamak.
2
Platonun coğrafi tanımını hatırla
Plato: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir.
Yükselme olgusu ile mevcut yeryüzü şekilleri arasındaki mantıksal bağı kurmak.
3
Jeolojik süreç ile yeryüzü şekli eşleşmesini yap
Önceden deniz seviyesine yakın aşınmış düzlükler (peneplenler) toptan yükselince, akarsuların yatak eğimi ve aşındırma gücü artmış, araziyi derince yararak yüksek platoları oluşturmuştur.
Türkiye'de platoların neden çok yaygın ve yüksekte olduğunu kavramsal olarak doğrulamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Platoların Oluşum Süreci ve Epirojenez İlişkisi

İpuçları

1
Plato kelimesinin coğrafi tanımını hatırlayınız: 'Akarsular tarafından derince yarılmış, çevresine göre yüksekte kalan geniş düzlükler'.
2
Deniz seviyesindeki geniş bir düzlük toptan yukarı doğru itildiğinde (yükseldiğinde), o arazinin üzerinden akan suların hızı ve yatağını derine doğru kazma (aşındırma) gücü artar.
3
Derine doğru aşındırmanın artması, o devasa yassı kütlenin akarsu vadileriyle parçalanmasına ve plato dediğimiz yüksek, yarık arazilerin oluşmasına neden olur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki platoların bulundukları bölgelere göre hangi ekonomik faaliyetler (tarım vs. hayvancılık) için kullanıldığını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken neden-sonuç eşleştirmesi yapabilirsiniz: Karstik şekiller -> Litoloji, Grabenler -> Kırılma (Orojenez), Buzullar -> İklim, Platolar -> Toptan Yükselme (Epirojenez) + Akarsu Aşındırması.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 418Soru

Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda karstlaşma süreci; litolojik yapı, iklim ve yer şekillerinin etkileşimiyle önemli bir rol oynar. Özellikle kimyasal tortul kayaçların yaygın olduğu sahalarda farklı boyutlarda aşınım ve birikim şekilleri meydana gelmiştir.

Buna göre, Türkiye'deki karstik şekiller ve bu şekillerin dağılışları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Toroslar kuşağında yer alan Elmalı, Korkuteli ve Kestel gibi düzlükler, karstik aşınım sonucunda oluşan en geniş yer şekilleri olan polye (karstik ova) örnekleridir.

Cevap

Batı Toroslar'daki Elmalı, Korkuteli ve Kestel gibi ovaların en geniş karstik aşınım şekilleri olan polye örnekleri olduğu ifadesi doğrudur.
Batı Toroslar'da yer alan Elmalı, Korkuteli ve Kestel gibi sahalar, karstik erime sonucunda tabanları alüvyonla kaplanan ve geniş alanları ifade eden karstik ovaların (polye) en karakteristik örnekleridir. Bu ovalar hem tarımsal faaliyetler hem de yerleşme için bölgedeki en uygun alanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Karstik süreç ve kayaç yapısının tanımlanması
Karstlaşma; kalker, jips ve kaya tuzu gibi kimyasal tortul kayaçların su ile teması sonucu çözünmesi (kimyasal aşınım) ve birikmesi sürecidir.
Soruda sorulan şekillerin temel oluşum mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Karstik aşınım şekillerinin hiyerarşik boyutlarının analizi
Küçükten büyüğe sıralama: Lapya < Dolin < Uvala < Polye şeklindedir.
Seçeneklerdeki boyut hatalarını (lapyanın en geniş olduğunun söylenmesi gibi) elemeyi sağlar.
3
Bölgesel dağılış ve örneklerin doğrulanması
Batı Toroslar'daki Elmalı, Korkuteli, Kestel ve Tefenni gibi ovaların 'Takke' kısaltmasıyla bilinen polye örnekleri olduğu teyit edilir.
Türkiye coğrafyasındaki spesifik yer isimlerinin karstik terimlerle eşleştirilmesi doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Karstik Aşınım Şekilleri ve Dağılışı

İpuçları

1
Karstik şekillerin boyutlarını (Lapya, Dolin, Uvala, Polye) hatırlayın.
2
Toros Dağları'ndaki ovaların (Elmalı, Korkuteli) hangi tür karstik şekil olduğunu düşünün.
3
Karstik oluşumların sadece kimyasal tortul kayaçlar (kalker, jips) üzerinde gerçekleştiğini ve kimyasal bir süreç olduğunu unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Jips (alçı taşı) karstının en yaygın olduğu bölgeyi ve karstik kaynakların (voklüz) sularının neden kireçli olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 419Soru

Türkiye kıyılarının jeomorfolojik özellikleri ve bu özellikleri şekillendiren kuvvetler dikkate alındığında, kıyı tiplerinin dağılışı ve oluşumu hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Menteşe yöresi kıyılarında, eski akarsu vadilerinin deniz suları altında kalmasıyla ria tipi kıyılar oluşmuştur.

Cevap

İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Menteşe yöresinde eski akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla ria tipi kıyıların oluştuğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifade, Boğazlar ve Menteşe yöresinin oluşum sürecini eksiksiz ve hatasız bir şekilde açıklamaktadır. Dördüncü jeolojik zamanda (Kuvaterner) Ege karidinin çökmesi ve Akdeniz sularının Karadeniz'e doğru ilerlemesiyle, eski akarsu vadileri olan İstanbul ve Çanakkale boğazları ile güneybatı Anadolu'daki Menteşe yöresi akarsu ağızları deniz suları altında kalarak ria tipi kıyıları oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan kıyı tiplerinden Türkiye'de görülmeyenleri tespit etmek.
Fiyort, skyer ve haliç tipi kıyılar elenir.
Türkiye'nin matematik konumu (orta kuşak) nedeniyle buzullar deniz seviyesine inmez (fiyort ve skyer görülmez). Özel konumu gereği okyanusa kıyısı olmadığı için gelgit genliği düşüktür (haliç görülmez).
2
Kalan seçeneklerdeki coğrafi eşleştirmeleri (yer ve kıyı tipi) kontrol etmek.
Kaş-Finike çevresinin enine değil, dalmaçya tipi kıyıya sahip olduğu belirlenir.
Kaş-Finike arasında dağlar kıyıya paralel uzandığı için eski vadilerin sular altında kalması dalmaçya kıyıları oluşturmuştur; enine kıyılar ise Ege'de dağların dik uzandığı yerlerde görülür.
3
Son kalan ifadenin doğruluğunu coğrafi verilerle teyit etmek.
Boğazlar ve Menteşe yöresinin ria tipi kıyılara örnek olduğu doğrulanır.
Dördüncü jeolojik zamandaki deniz ilerlemesi (transgresyon) ile mevcut akarsu yataklarının deniz istilasına uğraması bu bölgelerde ria tipi kıyıları meydana getirmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Kıyı Tipleri ve Oluşum Faktörleri

İpuçları

1
Türkiye'nin matematik ve özel konumundan dolayı kıyılarımızda kesinlikle görülmeyen kıyı tiplerini eleyerek başlayabilirsiniz. (İpucu: Buzul ve okyanus gelgitleri)
2
Fiyort, skyer ve haliç gibi kıyı tipleri Türkiye'de bulunmaz. Kaş ve Finike çevresi ise dalmaçya kıyılarına örnektir.
3
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının geçmişte birer akarsu vadisi olduğunu ve sonradan sular altında kaldığını hatırlayın; bu oluşum hangi kıyı tipine örnektir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye haritası üzerinde Boyuna, Enine, Ria ve Dalmaçya kıyı tiplerinin dağılışını gösteren alanları dilsiz harita üzerinde çalışarak pekiştirmeniz faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Matematik ve özel konum bilgilerini kullanarak eleme yapma yöntemi: Şıklarda geçen 'fiyort', 'skyer' (buzul etkisi) ve 'haliç' (okyanus/gelgit etkisi) kavramlarını arayın. Türkiye'nin şartları bunları desteklemediği için ilgili seçenekleri doğrudan silebilirsiniz. Geriye sadece konum-kıyı tipi eşleştirmelerini kontrol etmek kalacaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 420Soru

Türkiye'nin yer şekilleri içerisinde geniş yer tutan platolar; oluşum kökenlerine göre tabaka düzlüğü, karstik, volkanik ve aşınım platoları olarak gruplandırılmaktadır. Bu gruplardan biri olan "tabaka düzlüğü" (yatay duruşlu) platoları, en geniş yayılım alanını I˙c\cİç AnadoluAnadolu Bo¨lgesiBölgesi'nde (HaymanaHaymana, CihanbeyliCihanbeyli, BozokBozok vb.) bulmuştur.

Buna göre, oluşum bakımından I˙c\cİç AnadoluAnadolu'daki bu platolarla aynı grupta yer almasına karşın, coğrafi konum olarak Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü'nde bulunan plato aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılıkaya Platosu

Cevap

Yazılıkaya Platosu
Yazılıkaya Platosu, coğrafi olarak Ege Bölgesi sınırları içerisinde (İç Batı Anadolu Bölümü'nde) yer almasına karşın, jeolojik yapı ve yer şekli özellikleri bakımından İç Anadolu'daki Haymana, Cihanbeyli ve Bozok platoları gibi "tabaka düzlüğü" (yatay duruşlu) karakterindedir. Bu plato, İç Anadolu ile Ege arasındaki geçiş kuşağında bulunmasıyla stratejik bir öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platolarının özelliklerini hatırlama
Bu platolar, tortul tabakaların aşınmadan korunmuş yüksek düzlükleridir ve en çok İç Anadolu'da görülür.
Soruda istenen oluşum tipinin karakteristiklerini belirlemek için gereklidir.
2
Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü'ndeki platoları tarama
Yazılıkaya Platosu (Frig Yaylası olarak da bilinir), bu bölümde yer alan temel platodur.
Soruda verilen coğrafi konumu (EgeEge Bo¨lgesiBölgesi - I˙c\cİç BatıBatı AnadoluAnadolu) doğrulamak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki diğer platoların konum ve oluşumlarını eleme
Teke ve Taşeli (Karstik - Akdeniz), Perşembe (Aşınım - Karadeniz) ve Erzurum-Kars (Volkanik - Doğu Anadolu) elenir.
Hatalı eşleştirmeleri ayıklayarak kesin sonuca ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Platoların Oluşum Kökenleri ve Coğrafi Dağılışı

İpuçları

1
Ege Bölgesi'nin sadece kıyıdan ibaret olmadığını, İç Batı Anadolu Bölümü'nün İç Anadolu'ya benzer özellikler taşıdığını düşünün.
2
Frig Vadisi ve Frigya Medeniyeti ile özdeşleşen, ismini üzerindeki kaya anıtlarından alan platoyu hatırlayın.
3
Tabaka düzlüğü platoları genellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da yoğundur; ancak Ege'deki Yazılıkaya bu kuralın istisnasıdır.

Daha Fazla Pratik

Karstik platoların (Teke-Taşeli) neden seyrek nüfuslu olduğunu ve tarımsal sınırlılıklarını araştırarak bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Platoları bulundukları bölgelere göre gruplandırarak eleme yapabilirsiniz: Teke/Taşeli (Akdeniz), Perşembe (Karadeniz), Erzurum-Kars (Doğu Anadolu). Geriye kalan Yazılıkaya, Ege Bölgesi'nin iç kısımlarındadır.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 21 / 43Sonraki