Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
596 soru
Türkiye Cumhuriyeti, ’lu yıllarda "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda dünya barışına katkı sağlayan aktif bir diplomasi yürütmüştür. Bu barışçı tutumun bir sonucu olarak Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Akvam) katılmıştır.
Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üyelik sürecini, cemiyete üye olan diğer devletlerin birçoğundan ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve sonrasında çıkarılan yönetmeliklerle, Türkiye'deki yabancı okullarda Türk dili, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulması ve bu kurumların Türk müfettişlerce denetlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu düzenlemelere en sert tepkiyi gösteren Fransa ve Vatikan'ın, konuyu diplomatik bir pazarlık masasına taşıma ve Milletler Cemiyeti'ne götürme girişimleri Türkiye tarafından kesin bir dille reddedilmiş; muhatap olarak devletler değil, doğrudan okul idareleri kabul edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bu süreçte dış devletlerin doğrudan müdahalesini reddeden kararlı tutumu, aşağıdaki temel amaçlardan hangisine yöneliktir?
Atatürk Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nden devralınan dış borçların tasfiyesi sürecinde Türkiye; borçların paylaştırılması, ödeme para birimi ve Düyun-u Umumiye İdaresi'nin yetkileri konusunda tavizsiz bir tutum sergilemiştir. yılında imzalanan Paris Sözleşmesi'nden sonra ortaya çıkan Dünya Ekonomik Bunalımı ödemeleri zorlaştırmış, Türkiye bu dönemde borç ertelemesini öngören Hoover Moratoryumu'ndan yararlanarak yılında alacaklı devletlerle (başta Fransa) yeni bir ödeme planı hazırlamıştır.
Bu süreçte Türkiye'nin, Düyun-u Umumiye İdaresi'nin vergileri doğrudan toplama ve maliyeyi denetleme yetkisine son vererek bu görevleri kendi kurumları aracılığıyla yürütmesi, doğrudan aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
1930'lu yılların başında Avrupa'da barışın tehlikeye girmesi ve İtalya ile Almanya'nın yayılmacı politikalar izlemesi üzerine Türkiye, batı sınırlarını güvence altına almak için bölgesel bir iş birliği arayışına girmiştir. Bu doğrultuda Şubat tarihinde Atina'da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında Balkan Antantı imzalanmıştır.
Balkan Antantı'nın oluşum süreci ve içeriği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Atatürk dönemi dış politikasının yılları arasındaki ilk safhası, Lozan’dan kalan pürüzlerin giderilmesine ve tam bağımsızlığın pekiştirilmesine yönelik bir "tasfiye ve inşa" süreciyken; yılları arasındaki ikinci safha, dünya barışını tehdit eden gelişmelere karşı "kolektif güvenlik ve bölgesel iş birliği" odaklıdır.
Türkiye'nin dış politikasında yılından itibaren yaşanan bu stratejik öncelik değişiminde (safha değişikliğinde) aşağıdakilerden hangisinin belirleyici bir etkisi olduğu savunulamaz?
yılında toplanan Haliç Konferansı'nda bir sonuca varılamaması üzerine konu Milletler Cemiyeti'ne taşınmış ve Cemiyetin belirlediği "Brüksel Hattı" temel alınarak Haziran tarihinde Ankara Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmanın içeriği, sonuçları ve dönemin siyasi atmosferi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Ankara Antlaşması ile ilgili yanlış bir bilgidir?
Türkiye Cumhuriyeti, 1932 yılında Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) katılırken, cemiyetin o zamana kadar uyguladığı 'üyelik için yazılı başvuru yapma' usulünü kabul etmeyerek üyeliğin ancak bir 'davet' yoluyla gerçekleşebileceğini bildirmiştir. Türkiye'nin bu tavrının altında yatan temel diplomatik gerekçe ve bu sürecin önünü açan somut gelişme aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Lozan Barış Antlaşması sonrasında Türkiye ile Fransa arasında gerginliğe yol açan Yabancı Okullar Sorunu sürecinde; Türkiye Cumhuriyeti, yabancı devletlerin bu konudaki görüşme taleplerini kesin bir dille reddetmiş ve konunun hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağını bildirmiştir.
Türkiye’nin bu uzlaşmaz ve kararlı tutumu, yabancı okullar konusunu aşağıdakilerden hangisi olarak gördüğünü kanıtlar?
Türkiye, 1930'lu yılların ortalarından itibaren yaklaşan savaş tehdidine karşı bölgesel güvenlik iş birliklerine ağırlık vermiştir. Bu kapsamda 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran’da imzalanan Sadabat Paktı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
’lu yıllarda İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikaları sonucu Avrupa'da oluşan güvenlik endişeleri üzerine Türkiye, Boğazlar rejiminin yeniden düzenlenmesini talep etmiştir. Bu doğrultuda imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Lozan’dan kalan ve Türkiye'nin bağımsızlığını zedeleyen hükümler kaldırılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar üzerinde "tam egemenliğin" sağlandığının en temel göstergesidir?
Türkiye Cumhuriyeti, 'li yılların ortalarında yabancı okulların uyması gereken kuralları bir genelgeyle ilan etmiştir. Bu genelgeye göre okullarda Türk dili, tarih ve coğrafya derslerinin Türkçe okutulması ve Türk öğretmenler tarafından verilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Fransa bu düzenlemeyi nota vererek protesto ettiğinde Türkiye; bu okulların bir dış politika meselesi olmadığını vurgulayarak konuyu diplomatik bir müzakere konusu yapmayı reddetmiştir.
Buna göre Türkiye'nin "Yabancı Okullar Sorunu"nda sergilediği bu kararlı tutum, aşağıdaki stratejilerden hangisini benimsediğini göstermektedir?
Haziran tarihinde Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
1930'lu yıllarda İtalya'nın Habeşistan'a saldırması ve Almanya'nın Ren bölgesini silahlandırması üzerine Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne başvurarak Boğazlar rejiminin değiştirilmesini talep etmiştir. Dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın yürüttüğü başarılı diplomasi sonucunda 20 Temmuz 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Lozan'dan kalan kısıtlamalar büyük ölçüde kaldırılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini tam olarak sağlayan ve bölgedeki askeri kısıtlamaları kaldıran temel hükümdür?
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk Dönemi'nde "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi doğrultusunda hem doğu hem de batı sınırlarında güvenlik kuşakları oluşturmuştur. Bu kapsamda yılında Tahran’daki Sadabat Sarayı’nda bir araya gelen devletlerin imzaladığı pakt, bölge barışına katkı sağlamayı amaçlamıştır.
Söz konusu bu pakt ve üyeleriyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
1930'lu yılların ortalarından itibaren Avrupa'da totaliter rejimlerin silahlanmaya başlaması ve İtalya'nın Doğu Akdeniz ile Ortadoğu'ya yönelik yayılmacı emelleri, Türkiye'yi çok yönlü bir güvenlik arayışına yöneltmiştir. Türkiye'nin bu süreçte 1937 yılında İran, Irak ve Afganistan ile Sadabat Paktı'nı hayata geçirmesinin stratejik açıdan en temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti, Dünya Ekonomik Bunalımı'nın yarattığı ödeme güçlükleri karşısında, Paris Sözleşmesi'nin şartlarını revize etmek amacıyla alacaklı devletlerle (başta Fransa olmak üzere) çetin bir diplomasi yürütmüştür. Hoover Moratoryumu'nun getirdiği imkânlar ve yılında imzalanan yeni borç sözleşmesi süreci birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye'nin bu süreçte taviz vermediği ve nihai anlaşma ile hukuken güvence altına aldığı temel prensip aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Antlaşması'nda yabancı okulların Türk kanun ve yönetmeliklerine uyması kararlaştırılmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra, tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve tarihli genelgelerle bu okullarda Türkçe, Tarih ve Coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulması zorunluluğu getirilmiştir. Fransa, bu düzenlemelerin kendi okullarının kültürel yapısını bozduğunu ileri sürerek konuyu Milletler Cemiyeti'ne taşımayı veya ikili bir komisyon kurarak müzakere etmeyi teklif etmiştir. Türkiye ise bu teklifleri kesin bir dille reddederek Fransız büyükelçiliğiyle görüşmeyi dahi kabul etmemiştir.
Türkiye'nin bu süreçte izlediği diplomasi yöntemi ve tutumu dikkate alındığında, Yabancı Okullar Sorunu ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Mustafa Kemal Atatürk'ün "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz." diyerek büyük bir kararlılıkla takip ettiği Hatay (Sancak) Meselesi'nin Milletler Cemiyeti'ndeki çözüm aşamasında; bölgenin Suriye'ye bağlı ancak "ayrı bir varlık" (entité distincte) olarak kabul edilmesini ve kendine özgü bir statü ile yönetilmesini sağlayan temel belge aşağıdakilerden hangisidir?
yılında Haliç Konferansı ile başlayan, Milletler Cemiyeti’nin müdahalesi ve "Brüksel Hattı" kararıyla devam eden diplomatik süreç, Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile neticelenmiştir. Buna göre, Ankara Antlaşması'nın hükümleri ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yılında imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'ne göre; İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Müslüman Türkler mübadeleden muaf tutulmuştur. Ancak hangi Rumların "yerleşik" (etabli) sayılacağı konusunda çıkan anlaşmazlık, iki ülke ilişkilerini savaş eşiğine getirmiştir. yılında imzalanan Ankara (Ahali) Antlaşması ile bu krizin çözülmesini sağlayan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?