İslamiyet Öncesi Türk Tarihi
422 soru
Göktürk Devleti’nin kuruluş sürecinde; elli yıllık Çin esaretine son verilerek Türk boylarının Ötüken’de yeniden birleştirilmesi ve törenin (Türk yasası) tekrar hâkim kılınması, Kutluk Kağan’ın "İlteriş" unvanını almasını sağlamıştır.
Buna göre, Türk devlet geleneği içerisinde "İlteriş" unvanının temsil ettiği temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
"Dokuz Oğuzlar kendi halkım idi, gök ve yer bulandığı için düşman oldu."
Orhun Yazıtları'nda Bilge Kağan'ın ağzından aktarılan bu ifade, Göktürk (Kutluk) Devleti'nin siyasi yapısı ve çöküş dinamikleri göz önüne alındığında, Türk devlet geleneğindeki hangi temel sosyo-politik paradoksu (çelişkiyi) en net şekilde ortaya koymaktadır?
II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin kuruluş sürecinde Kutluk Kağan'a, "devleti derleyip toplayan, bir araya getiren" anlamına gelen "İlteriş" unvanı verilmiştir. 630-682 yılları arasında yaşanan "Esaret Devri"nden sonra bu unvanın verilmiş olması, Kutluk Kağan'ın aşağıdaki faaliyetlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
Asya Hun Devleti hükümdarı Teoman döneminden itibaren hız kazanan Türk akınlarını durduramayan Çin İmparatorluğu, bu saldırılara karşı savunma amaçlı devasa bir yapı olan "Çin Seddi"ni inşa etmek zorunda kalmıştır. Çin'in bu savunma stratejisi ve Hunların askeri etkinliği dikkate alındığında, bu dönemdeki Hun Devleti hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Göktürk Devleti’nde batı topraklarını "Yabgu" unvanıyla yöneten İstemi, İpek Yolu ticaretini denetim altına almak amacıyla önce Sasanilerle ittifak kurarak Akhunları (Eftalitler) yıkmış, daha sonra ise Sasanilerin İpek Yolu’nu kapatması üzerine Bizans ile ilk resmi diplomatik temasları başlatarak onlara karşı bir blok oluşturmuştur.
İstemi Yabgu'nun izlediği bu diplomasi trafiği dikkate alındığında, Türk dış politikası hakkında aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?
İskitler (Sakalar), yüzyılda Kafkasya üzerinden Ön Asya coğrafyasına girerek yaklaşık yıl boyunca bölgede askerî ve siyasi bir üstünlük kurmuşlardır. Bu süreçte Asur ve Med gibi köklü medeniyetlerle hem ittifaklar kurmuş hem de çatışmış, bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirmişlerdir. Ancak bu uzun süreli hâkimiyetin sona ermesi ve siyasi ağırlık merkezinin yeniden Medlere geçmesi, sadece meydan savaşlarıyla değil, stratejik ve yapısal bir dizi gelişmeyle mümkün olmuştur.
Buna göre, İskitlerin Ön Asya'daki siyasi hâkimiyetinin sona ermesinde ve Medlerin bölgede yeniden güç kazanmasında etkili olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Asya Hun Devleti’nde Mete Han, Türk tarihinin ilk düzenli ordusunu kurarak "Onlu Sistem" adı verilen bir teşkilatlanma modelini uygulamaya koymuştur. Bu sistemde ordu; onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve tümenbaşı gibi rütbelere ayrılmış, her birim hiyerarşik bir düzen içerisinde doğrudan en tepedeki kağana bağlanmıştır.
Bu askeri reformun, devletin iç siyasi yapısında sağladığı en önemli katkı aşağıdakilerden hangisidir?
İslamiyet Öncesi Türk Tarihi'nde Uygurlar, yerleşik hayata geçmeleriyle birlikte kültürel alanda köklü değişimler yaşamışlardır. Bu doğrultuda, aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik yaşama geçmelerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve kendilerinden önceki Hun veya Göktürk devletlerinde görülmeyen bir gelişmedir?
İslamiyet öncesi Türk dünyasıyla ilgili yapılan bir araştırmada; Pers kaynaklarında 'Saka', Grek kaynaklarında 'İskit' olarak anılan, Tomris Hatun gibi güçlü kadın liderlerin ön plana çıktığı ve altın işlemeciliğindeki teknik ustalıkları sebebiyle 'Bozkırın Kuyumcuları' ünvanını alan topluluğun faaliyetleri incelenmektedir.
Buna göre, araştırmaya konu olan bu topluluk ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Göktürk () Devleti'nin ünlü veziri ve stratejisti Tonyukuk; Türklerin Çinlilere göre sayıca az olduğunu, bu nedenle surlarla çevrili şehirlerde yaşayıp yerleşik hayata geçmelerinin ve Budizm gibi pasifliği öğütleyen dinleri benimsemelerinin Türklerin savaşçı özelliklerini yitirerek milli benliklerini kaybetmelerine yol açacağını savunmuştur.
Vezir Tonyukuk'un bu uyarıları ve devlet politikasındaki bu tutumu, aşağıdakilerden hangisini korumaya yönelik stratejik bir amaç taşımaktadır?
Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, "ok çekebilen tüm kavimleri tek bir aile altında topladım" diyerek Orta Asya'da yaşayan 26 Türk boyunu tarihte ilk kez bir bayrak altında birleştirmiştir. Bu durum Türk siyasi tarihi ve devlet geleneği açısından bir dönüm noktası olarak kabul edilir.
Buna göre, Türk boylarının tek bir çatı altında toplanmasının sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Kavimler Göçü sonrasında Avrupa'nın siyasi haritası yeniden şekillenmiş, Roma İmparatorluğu sarsılmış ve Hunlar Avrupa'da güçlü bir devlet kurarak bölge siyasetine yön vermeye başlamıştır.
Buna göre, Kavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Orta Asya'da Aral Gölü'nün güneyinde ve Amuderya deltası çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda; yerleşik yaşama yakın bir hayat sürüldüğünü kanıtlayan büyük barınakların bulunduğu, temel geçim kaynağının avcılık ve balıkçılığa dayandığı tespit edilen kültür merkezi aşağıdakilerden hangisidir?
Asya Hun Devleti'nde Mete Han döneminde Çin ile yapılan antlaşmalar sonucunda elde edilen ipek, gümüş ve tahıl gibi yıllık vergiler, hükümdar (Tanhu) tarafından kendisine bağlı boy beyleri ve ordu komutanları arasında paylaştırılmıştır. Bozkırın federal yapısı içerisinde bu "yeniden dağıtım" (redistributive) mekanizmasının işletilmesi, devletin sürekliliği açısından kritik bir işlev görmüştür. Buna göre, Hun ekonomisindeki bu paylaşım sisteminin temel siyasi amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Uygurların Bögü Kağan döneminde Maniheizm dinini benimsemesi, Türk toplumunun yaşam tarzında köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu yeni inanç sistemiyle birlikte hayvansal gıdaların tüketimi yasaklanmış, savaşçılık özellikleri zayıflamış ve Türk tarihinde ilk kez sistemli bir yerleşik yaşam süreci başlamıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların bu yeni yaşam tarzına (yerleşik hayat) geçişinin bir sonucu olarak ortaya çıkan kültürel veya mimari gelişmelerden biri değildir?
Uygurlar, Maniheizm ve Budizm gibi inançları benimseyerek yerleşik hayata geçmiş; mimari, sanat ve hukuk alanında Türk tarihinde pek çok yeniliğe öncülük etmişlerdir. Bu köklü değişimlere rağmen, devletin siyasi teşkilatlanmasında geleneksel Türk devlet anlayışına ait bazı uygulamalar varlığını sürdürmüştür. Buna göre Uygurların aşağıda verilen özelliklerinden hangisi, yaşanan sosyal ve dini değişimlere rağmen Türk siyasi geleneğinin devam ettirildiğine kanıt olarak gösterilebilir?
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde 'bozkır kültürü' gereği bilgiler sözlü gelenekle (töre) aktarılırken, Uygurlar döneminde Maniheizm ve Budizm gibi dinlerin kabulüyle birlikte bu dinlere ait kutsal metinlerin Türkçeye çevrilmesi ve halka yayılması bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu ihtiyacın karşılanması amacıyla Uygurlar, Türk tarihinde kültürel bir atılım gerçekleştirerek bilgi üretim ve saklama yöntemlerini kökten değiştirmişlerdir. Buna göre, Uygurların bu dönemde gerçekleştirdiği ve Türk kültür tarihinin 'ilk' sistemli eğitim-kültür faaliyeti olarak kabul edilen uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
I. Göktürk Devleti'nin Batı kanadı yöneticisi İstemi Yabgu, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek amacıyla bölgedeki stratejik dengeleri gözetmiş; önce Sasanilerle iş birliği yaparak Akhunları (Eftalitler) tarih sahnesinden silmiş, ardından ise güçlenen Sasanilere karşı Bizans İmparatorluğu ile ilk resmi diplomatik teması başlatmıştır.
Bu diplomatik hamleler, I. Göktürk Devleti'nin yönetim ve dış politika anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlar?
Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılar sonucunda ulaşılan, Türklerin en eski kültür merkezi olarak kabul edilen ve bakırın işlenerek çeşitli eşyaların yapıldığı tespit edilen kültür katmanı aşağıdakilerden hangisidir?
Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde yapılan arkeolojik araştırmalarda ortaya çıkarılan 'hayvan üslubu'na sahip altın eserler, 'Amazon' adı verilen kadın savaşçılara ait mezar buluntuları ve Pers kaynaklarında 'Afrasiyab' olarak anılan hükümdar liderliğindeki diplomatik faaliyetler aşağıdaki Türk topluluklarından hangisine aittir?