İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

422 soru

Soru 281Soru

II.II. Göktürk Devleti’nin kuruluş sürecinde; elli yıllık Çin esaretine son verilerek Türk boylarının Ötüken’de yeniden birleştirilmesi ve törenin (Türk yasası) tekrar hâkim kılınması, Kutluk Kağan’ın "İlteriş" unvanını almasını sağlamıştır.

Buna göre, Türk devlet geleneği içerisinde "İlteriş" unvanının temsil ettiği temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devleti ve töreyi yeniden derleyip toplama

Cevap

Devleti ve töreyi yeniden derleyip toplama
İlteriş kelimesi eski Türkçede "İl" (devlet) ve "ter-mek" (derlemek, toplamak) fiilinden türetilmiştir. Kutluk Kağan, elli yıllık bir esaretin ardından dağınık haldeki Türk boylarını bir bayrak altında toplayıp töreyi yeniden canlandırdığı için bu unvana layık görülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Unvanın etimolojik kökenini analiz etme
"İl" (Devlet) ve "Teriş" (Derleyen, toplayan) kelimelerinin birleşimi
Unvanın tarihsel önemini anlamak için kelime anlamını bilmek gerekir.
2
Tarihsel süreci değerlendirme
630-682 yılları arasındaki esaretin sona ermesi ve II.II. Göktürk Devleti'nin kuruluşu
Kutluk Kağan'ın başarısı, dağılan bir yapıyı yeniden inşa etmektir.
3
Kavramsal ayrım yapma
Kutluk Kağan'ın 'yeniden kurucu' (İlteriş) vasfı ile diğer hükümdarların başarılarını karşılaştırma
Mete Han (ilk birleşme) ve Bumin Kağan (ilk Göktürk kuruluşu) ile karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

İlteriş unvanı ve devletin yeniden teşkilatlanması

İpuçları

1
İlteriş kelimesindeki "il" ifadesinin eski Türkçede devlet anlamına geldiğini düşünün.
2
Bu unvan, Kutluk Kağan'ın dağınık boyları bağımsızlık ideali etrafında birleştirmesiyle ilgilidir.
3
Unvanın anlamı, elli yıllık esaret (fetret) döneminden sonra devlet otoritesinin yeniden inşasını vurgular.

Daha Fazla Pratik

Orhun Abideleri'nde Kutluk Kağan ve Vezir Tonyukuk'un bağımsızlık mücadelesini nasıl anlattığını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 282Soru

"Dokuz Oğuzlar kendi halkım idi, gök ve yer bulandığı için düşman oldu."

Orhun Yazıtları'nda Bilge Kağan'ın ağzından aktarılan bu ifade, II.II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin siyasi yapısı ve çöküş dinamikleri göz önüne alındığında, Türk devlet geleneğindeki hangi temel sosyo-politik paradoksu (çelişkiyi) en net şekilde ortaya koymaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göçebe imparatorlukların bekası için elzem olan merkeziyetçi otorite inşası ile Türk boylarının geleneksel özerklik meyli arasındaki dengenin, otorite lehine aşırı bozulması sonucu boyların sadakatini yitirmesi.

Cevap

Doğru cevap, göçebe imparatorlukların merkezi otorite inşası ile boyların özerklik meyli arasındaki yapısal gerilimi vurgulayan seçenektir.
Doğru seçenek, göçebe Türk devletlerinin federal yapısındaki en hassas noktayı tanımlamaktadır. II.II. Göktürk Devleti, 'İlteriş' (İli derleyen) idealiyle kurulsa da, özellikle Kapgan Kağan dönemindeki sert merkeziyetçi genişleme siyaseti, boyların 'töre' gereği sahip oldukları özerklik haklarını ihlal etmiş ve devlete karşı toplu isyanları (Dokuz Oğuz isyanı gibi) tetikleyerek devletin sonunu hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yazıt metnini analiz et.
Bilge Kağan'ın 'kendi halkım idi' dediği Dokuz Oğuzların düşmanlaşması, içeride bir meşruiyet ve yönetim krizi olduğunu gösterir.
Yönetilenler ile yönetenler arasındaki bağın neden koptuğunu anlamak için sosyo-politik yapı incelenmelidir.
2
II.II. Göktürk tarihsel sürecini hatırla.
Kapgan Kağan döneminde tüm boylar askeri güçle merkeze bağlanmış, ancak bu durum boylar üzerinde ağır bir baskı yaratmıştır.
Başarıların (fetihlerin) getirdiği yapısal maliyetlerin (isyanların) kökenine inilmelidir.
3
Kavramsal çıkarım yap.
Türk devlet geleneğinde Kağan'ın otoritesi (İl), boyların (Budun) rızası ve töreye uygunlukla dengelenmelidir. Bu dengenin otorite lehine aşırı bozulması (tahakküme dönüşmesi) çözülmeyi getirir.
Göçebe devletlerin neden hızlı yükselip hızlı yıkıldığının sosyolojik temeli budur.

Anahtar Kavram

İl (Devlet) ve Budun (Halk/Boy) Dengesi

İpuçları

1
Yazıtlarda Bilge Kağan'ın neden halkını suçlamak yerine 'ne oldu da düşman oldular' diye sorguladığını düşünün.
2
Türk devlet yapısında boyların (budun) Kağan'a bağlılığı, Kağan'ın töreye uyması ve halkı koruması (sosyal devlet) şartına bağlıdır.
3
Merkezi otoritenin (Kağan) boylar üzerindeki baskısı arttığında, göçebe boylar bağımsızlıklarını korumak için isyan etme eğilimindedir.

Daha Fazla Pratik

II. Göktürk Devleti'nin yıkılmasında rol oynayan boy ittifaklarını (Basmıl, Karluk, Uygur) inceleyerek merkezi otoriteye karşı oluşan koalisyonun mantığını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 283Soru

II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin kuruluş sürecinde Kutluk Kağan'a, "devleti derleyip toplayan, bir araya getiren" anlamına gelen "İlteriş" unvanı verilmiştir. 630-682 yılları arasında yaşanan "Esaret Devri"nden sonra bu unvanın verilmiş olması, Kutluk Kağan'ın aşağıdaki faaliyetlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çin esaretinde dağınık halde yaşayan Türk boylarını bir bayrak altında toplayarak bağımsızlığı sağlaması

Cevap

İlteriş unvanı, Kutluk Kağan'ın Çin esaretindeki Türk boylarını birleştirerek devleti yeniden kurması (reorganizasyon) nedeniyle verilmiştir.
Kutluk Kağan, 682 yılında 70 kişiyle başlattığı bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştırmış ve Çin esaretindeki dağınık Türk boylarını bir bayrak altında toplamıştır. Bu birleştirici ve devleti yeniden ayağa kaldırıcı faaliyetinden dolayı kendisine "İl'i (devleti) derleyen" anlamında İlteriş unvanı verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
"İlteriş" kavramının kökenini analiz etme
"İl" (Devlet) ve "Ter-mek" (Derlemek/Toplamak) köklerinden gelen bu unvanın "devleti toparlayan" anlamına geldiği tespit edilir.
Unvanın veriliş amacı, hükümdarın yaptığı en temel siyasi başarıyı simgeler.
2
Tarihsel bağlamı (Esaret Devri) değerlendirme
630-682 yılları arasındaki 50 yıllık Çin esaretinde Türk boylarının bağımsızlığını yitirdiği ve dağınık halde yaşadığı anlaşılır.
Kutluk Kağan'ın başarısı, bu dağınıklığı sonlandırıp istiklali kazanmaktır.
3
Seçenekler arasında ayrım yapma
I. Göktürk (Bumin, İstemi) ve Uygur başarıları elenerek, doğrudan "birleştirme" ve "bağımsızlık" vurgusu yapan seçenek belirlenir.
KPSS sorularında I. ve II. Göktürk başarıları sıklıkla birbirinin çeldiricisi olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

İlteriş (Devleti Derleyen) Unvanı ve II. Göktürk Kuruluşu

İpuçları

1
"İlteriş" kelimesindeki "İl" eski Türkçede "devlet" demektir; eylemi buna göre düşünün.

Daha Fazla Pratik

II. Göktürk Devleti'nin ünlü veziri Tonyukuk'un 'Aygucı' sıfatı ve Orhun Yazıtları'ndaki rolünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 284Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Teoman döneminden itibaren hız kazanan Türk akınlarını durduramayan Çin İmparatorluğu, bu saldırılara karşı savunma amaçlı devasa bir yapı olan "Çin Seddi"ni inşa etmek zorunda kalmıştır. Çin'in bu savunma stratejisi ve Hunların askeri etkinliği dikkate alındığında, bu dönemdeki Hun Devleti hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Asya'daki siyasi ve askeri dengeyi kendi lehine çevirerek bölgede üstünlük kurmuştur.

Cevap

Asya Hun Devleti'nin Orta Asya'daki siyasi ve askeri dengeyi kendi lehine çevirerek bölgede üstünlük kurduğu yargısına ulaşılabilir.
Çin Seddi'nin yapılması, Hunların askeri saldırıları karşısında Çin'in savunma stratejisi geliştirmek zorunda kaldığını gösterir. Bu durum, Hunların bölgedeki siyasi ve askeri güç dengesini ellerinde tuttuklarının ve rakiplerine üstünlük kabul ettirdiklerinin en net kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel olguyu analiz etme
Çin Seddi'nin inşa edilme nedeni, Hun akınlarını durdurmaktır.
Bir devletin devasa bir savunma hattı kurması, karşısındaki gücün saldırı kapasitesinin savunulamayacak düzeyde olduğunu kanıtlar.
2
Askeri ve siyasi sonuçları değerlendirme
Hunlar, Teoman ve özellikle Mete Han döneminde askeri güçlerini birleştirmişlerdir.
Mete Han'ın kurduğu 'Onlu Sistem' sayesinde disiplinli ve merkezi bir ordu yapısı oluşmuş, bu da Çin üzerinde kesin bir baskı kurulmasını sağlamıştır.
3
Genel yargıya ulaşma
Hunlar bölgedeki en büyük güç haline gelmiştir.
Çin gibi yerleşik ve büyük bir medeniyetin savunmaya çekilmesi, siyasi üstünlüğün Türk devletine geçtiğini doğrular.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Askeri Güç ve Dış Politika

İpuçları

1
Çin Seddi'nin hangi amaçla ve kimin saldırılarına karşı inşa edildiğini hatırlayın.
2
Bir devletin devasa bir duvar arkasına sığınması, karşı tarafın askeri gücü hakkında ne söyler?
3
Mete Han'ın orduda yaptığı düzenlemelerin (Onlu Sistem) Hunların bu güce ulaşmasındaki etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Çin'i mağlup etmesine rağmen Türkleri oraya yerleştirmeme politikasının nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 285Soru

I.I. Göktürk Devleti’nde batı topraklarını "Yabgu" unvanıyla yöneten İstemi, İpek Yolu ticaretini denetim altına almak amacıyla önce Sasanilerle ittifak kurarak Akhunları (Eftalitler) yıkmış, daha sonra ise Sasanilerin İpek Yolu’nu kapatması üzerine Bizans ile ilk resmi diplomatik temasları başlatarak onlara karşı bir blok oluşturmuştur.

İstemi Yabgu'nun izlediği bu diplomasi trafiği dikkate alındığında, Türk dış politikası hakkında aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi ve ekonomik menfaatler doğrultusunda konjonktürel ittifaklar kurulduğunun

Cevap

Siyasi ve ekonomik menfaatler doğrultusunda konjonktürel ittifaklar kurulduğunun göstergesidir.
Doğru seçenek, devletin değişen siyasi ve ekonomik şartlara (İpek Yolu kontrolü) uyum sağlayarak müttefiklerini değiştirdiğini vurgulayan ifadedir. İstemi Yabgu'nun Sasanilerle önce dost sonra rakip olması, dış politikada duygusal değil, rasyonel ve çıkara dayalı bir "konjonktürel" tutum sergilendiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki unvan ve yapı analiz edilir.
"Yabgu" unvanı, I.I. Göktürk Devleti'nin ikili teşkilat (doğu-batı) yapısıyla yönetildiğini gösterir.
İstemi'nin batı kanadını yönetmesi bu sistemin bir gereğidir.
2
İttifak zinciri incelenir.
Göktürk + Sasani \rightarrow Akhunların yıkılması; ardından Göktürk + Bizans \rightarrow Sasanilere karşı cephe alınması.
İttifakların sabit kalmadığı, çıkarlara göre yer değiştirdiği görülür.
3
Temel amaç belirlenir.
Tüm bu hamlelerin merkezinde İpek Yolu ticaretinin kontrolü yer almaktadır.
Ekonomik kazanç, siyasi bloklaşmaları doğrudan etkilemiştir.
4
Kavramsal eşleştirme yapılır.
Değişen şartlara göre yapılan bu iş birlikleri "konjonktürel diplomasi" kavramıyla ifade edilir.
Dönemin şartları ve menfaatleri gereği Bizans ve Sasani gibi büyük güçlerle denge kurulmuştur.

Anahtar Kavram

Konjonktürel İttifak ve İkili Teşkilat

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun neden bir dönem Sasani, bir dönem Bizans ile anlaştığına odaklanın.
2
Bu ittifakların ortak paydası olan 'İpek Yolu' ticaretinin stratejik önemini düşünün.
3
'Konjonktürel' kelimesi, o anki duruma ve çıkarlara en uygun olanı seçmek anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin kuruluş sürecini I. Göktürk Devleti'nin yıkılış nedenleriyle kıyaslayarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 286Soru

İskitler (Sakalar), MO¨ VII.MÖ\ VII. yüzyılda Kafkasya üzerinden Ön Asya coğrafyasına girerek yaklaşık 2828 yıl boyunca bölgede askerî ve siyasi bir üstünlük kurmuşlardır. Bu süreçte Asur ve Med gibi köklü medeniyetlerle hem ittifaklar kurmuş hem de çatışmış, bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirmişlerdir. Ancak bu uzun süreli hâkimiyetin sona ermesi ve siyasi ağırlık merkezinin yeniden Medlere geçmesi, sadece meydan savaşlarıyla değil, stratejik ve yapısal bir dizi gelişmeyle mümkün olmuştur.

Buna göre, İskitlerin Ön Asya'daki siyasi hâkimiyetinin sona ermesinde ve Medlerin bölgede yeniden güç kazanmasında etkili olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Med Kralı Kyaksares'in, İskit liderlerini bir davette etkisiz hale getirmesi ve Med ordusunun İskitlerin atlı okçu modeline göre yeniden yapılandırılması

Cevap

Med Kralı Kyaksares'in İskit beylerine kurduğu stratejik tuzak ve Med ordusunun askerî modernizasyonu, İskitlerin bölgedeki hâkimiyetini sona erdirmiştir.
İskitlerin Ön Asya hâkimiyeti, Med Kralı Kyaksares'in stratejik hamlesiyle sona ermiştir. Medler, İskitlerden atlı okçuluğu öğrenerek ordularını düzenlemiş ve İskit komuta kademesine yönelik gerçekleştirdikleri 'Ziyafet Olayı' ile siyasi kontrolü ele geçirmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin aktörlerini ve zaman dilimini analiz etmek
İskitlerin MO¨ 653625MÖ\ 653-625 yılları arasında Ön Asya'da (İran ve Mezopotamya) baskın güç olduğu saptanır.
Soruda bahsedilen 2828 yıllık süreç bu tarihlerle örtüşmektedir.
2
Med-İskit etkileşimini değerlendirmek
Medlerin başlangıçta İskitlere yenildiği ancak bu süreçte onlardan atlı okçuluk ve bozkır savaş sanatını öğrendiği sonucuna varılır.
Medlerin daha sonra Asur'u yıkabilecek güce ulaşması bu askerî değişimle mümkün olmuştur.
3
Kritik siyasi olayı tanımlamak
Med Kralı Kyaksares'in İskit beylerini bir ziyafete davet ederek onları sarhoş edip öldürdüğü (Herodot kaynaklı bilgi) belirlenir.
Lider kadrosunu kaybeden İskitlerin bölgedeki örgütlü yapısı çökmüştür.
4
Nihai siyasi sonucu belirlemek
İskitlerin bölgeden çekilerek Karadeniz'in kuzeyine dönmesi ve bölgedeki üstünlüğün Medlere geçmesi doğrulanır.
Askerî taktiklerin yerleşik devletler tarafından kopyalanması ve stratejik suikastler, bozkır kavimlerinin yerleşik sahadaki hâkimiyetini bitiren temel unsurlardandır.

Anahtar Kavram

İskit-Med Etkileşimi ve Askerî Modernizasyon

İpuçları

1
İskitlerin Ön Asya'da Asur ve Med devletleriyle olan ilişkilerini düşünün.
2
Yerleşik devletlerin, bozkır kavimlerinin savaş tekniklerini zamanla kendi ordularına nasıl uyarladığını hatırlayın.
3
Med Kralı Kyaksares'in İskit lider kadrosuna yönelik yaptığı stratejik hamle (ziyafet tuzağı) çöküşün anahtarıdır.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin bu dönemdeki faaliyetlerinin Med ordusunda yarattığı 'atlı okçu' dönüşümünün, ileride kurulacak Pers İmparatorluğu'nun askerî temellerini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 287Soru

Asya Hun Devleti’nde Mete Han, Türk tarihinin ilk düzenli ordusunu kurarak "Onlu Sistem" adı verilen bir teşkilatlanma modelini uygulamaya koymuştur. Bu sistemde ordu; onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve tümenbaşı gibi rütbelere ayrılmış, her birim hiyerarşik bir düzen içerisinde doğrudan en tepedeki kağana bağlanmıştır.

Bu askeri reformun, devletin iç siyasi yapısında sağladığı en önemli katkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boy beylerinin askeri güç üzerindeki tekelleşmesini önleyerek merkezi otoriteyi pekiştirmek

Cevap

Onlu sistemin uygulanması, boy beylerinin askeri güç üzerindeki etkisini sınırlayarak merkezi otoriteyi güçlendirmiştir.
Onlu sistem, askeri birlikleri boyların (soy birliğinin) kontrolünden alıp rütbe ve liyakat esasına dayalı bir hiyerarşiyle doğrudan Kağan'a bağlamıştır. Bu durum, boy beylerinin kendi başlarına hareket etme kabiliyetini sınırlamış ve merkezi otoritenin tüm ülke sathında güçlenmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Onlu Sistem'in yapısını inceleyin.
Sistemin boylara (aşiretlere) dayalı değil, rakamsal ve hiyerarşik bir hiyerarşiye dayalı olduğu görülür.
Geleneksel Türk yapısında askeri güç boy beylerinin elindeydi, bu da merkezi otoriteyi zayıflatabiliyordu.
2
Hiyerarşinin kime bağlandığını analiz edin.
Tüm rütbelerin (onbaşıdan tümenbaşına) zincirleme bir şekilde Kağan'a bağlandığı anlaşılır.
Doğrudan merkeze bağlı bir ordu, iç isyanların önlenmesi ve devletin bütünlüğünün korunması için hayati önem taşır.
3
Siyasi sonucu belirleyin.
Merkeziyetçi bir devlet yapısının temelleri atılmıştır.
Askeri birleşme, siyasi birleşmeyi de beraberinde getirmiştir.

Anahtar Kavram

Onlu Sistem ve Merkezi Otorite

İpuçları

1
Mete Han'ın Türk tarihindeki en büyük önceliği tüm boyları tek çatı altında toplamaktı.
2
Geleneksel yapıda askerler boy beyine sadıktır; Onlu Sistem'de ise rütbe ve merkeze bağlılık esastır.
3
Hiyerarşik bir sistemde her birimin doğrudan bir üst makama ve nihayetinde devletin başına bağlanması otoriteyi nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın 'onlu sistem' dışında Çin'i neden doğrudan topraklarına katmak yerine vergiye bağladığını araştırarak asimilasyon politikasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 288Soru

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi'nde Uygurlar, yerleşik hayata geçmeleriyle birlikte kültürel alanda köklü değişimler yaşamışlardır. Bu doğrultuda, aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik yaşama geçmelerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve kendilerinden önceki Hun veya Göktürk devletlerinde görülmeyen bir gelişmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hareketli harf sistemi kullanılarak kütüphanelerin oluşturulması

Cevap

Hareketli harf sistemi kullanılarak kütüphanelerin oluşturulması seçeneği doğrudur.
Doğru yanıt olan kütüphane ve matbaa kültürü, Uygurların yerleşik hayata geçmesinin doğrudan bir sonucudur. Kağıt yapımı ve hareketli harf sistemi (matbaa) sayesinde kültürel birikim kalıcı hale gelmiştir. Bu durum, çadır hayatı yaşayan ve taşınabilir kültüre sahip olan Hun ve Göktürklerden en büyük farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Göçebe ve yerleşik yaşam arasındaki temel farkları analiz edin.
Göçebe yaşam (Hun/Göktürk) taşınabilir kültüre odaklanırken, yerleşik yaşam (Uygur) kalıcı eserlere (tapınak, kütüphane) odaklanır.
Uygurları diğerlerinden ayıran en temel faktör yaşam tarzı değişikliğidir.
2
Kütüphane ve matbaa kullanımının ön koşullarını değerlendirin.
Kitap basımı ve kütüphane kurma, yerleşik yaşamın getirdiği kültürel birikimin bir sonucudur.
Göçebe toplumlarda bu düzeyde bir kurumsallaşma teknik olarak mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Yerleşik yaşamın kültürel ve teknolojik sonuçları

İpuçları

1
Uygurların kendilerinden önceki Türk devletlerinden en temel farkı olan yaşam tarzına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle değişen mimari ve sanat dallarını (fresko, minyatür) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 289Soru

İslamiyet öncesi Türk dünyasıyla ilgili yapılan bir araştırmada; Pers kaynaklarında 'Saka', Grek kaynaklarında 'İskit' olarak anılan, Tomris Hatun gibi güçlü kadın liderlerin ön plana çıktığı ve altın işlemeciliğindeki teknik ustalıkları sebebiyle 'Bozkırın Kuyumcuları' ünvanını alan topluluğun faaliyetleri incelenmektedir.

Buna göre, araştırmaya konu olan bu topluluk ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olup; Mezopotamya'da Asur Devleti'nin yıkılışında Medler ile iş birliği yapmış ve Anadolu'ya ilk Türk akınlarını gerçekleştirmişlerdir.

Cevap

İskitler (Sakalar) tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur; Medler ile ittifak yaparak Asurluların yıkılmasında etkili olmuş, Anadolu'ya ilk akınları gerçekleştirmiş ve bu mücadeleleri Alp Er Tunga destanına konu olmuştur.
Doğru olan seçenek, İskitlerin tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olması, Medlerle ittifak yaparak Asur Devleti'nin zayıflamasında rol oynaması ve Anadolu sahasına ilk Türk akınlarını gerçekleştirmesi bilgisini içerir. Ayrıca bu dönemdeki mücadeleler Alp Er Tunga ve Şu destanları aracılığıyla Türk edebiyatına da yansımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları belirleme
Saka/İskit, Tomris Hatun ve 'Bozkırın Kuyumcuları' ifadeleri bizi İskitler (Sakalar) topluluğuna götürür.
Topluluğun kimliğini netleştirmek, seçenekleri doğru analiz etmek için temel adımdır.
2
Seçeneklerdeki devlet/topluluk eşleştirmelerini yapma
A seçeneği Avrupa Hun, C seçeneği Asya Hun, D seçeneği Uygur ve E seçeneği Avarlar ile ilgilidir.
Karıştırılan devletlerin özelliklerini elemek, doğru bilgiye ulaşmayı sağlar.
3
İskitlere ait özgün tarihsel bilgiyi doğrulama
Medler ile ittifak, Asur Devleti'nin yıkılışına destek ve Anadolu'ya yapılan ilk akınlar İskitlerin bilinen temel siyasi faaliyetleridir.
İskitlerin sadece kültürel değil, siyasi tarihteki yerini de teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İskitler (Sakalar) Tarihi ve Kültürel Özellikleri

İpuçları

1
Metindeki 'Bozkırın Kuyumcuları' ünvanı sizi maden sanatında uzmanlaşmış en eski Türk topluluğuna yönlendirmelidir.
2
İskitlerin (Sakalar) Pers hükümdarlarıyla yaptıkları mücadeleler, Şehname gibi eserlerde Afrasiyab (Alp Er Tunga) ismiyle geçer.
3
İskitler bir imparatorluktan ziyade boylar federasyonu şeklindedir ve Anadolu'ya akın yapan ilk Türklerdir.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin sanatındaki 'Hayvan Üslubu'nun Hunlar ve Göktürkler üzerindeki etkisini incelemek konuyu pekiştirir.

Alternatif Yöntem

Destanlar üzerinden eleme yapabilirsiniz; Alp Er Tunga ve Şu destanları sadece İskitlere aittir, bu da seçenekleri daraltmanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 290Soru

II.II. Göktürk (KutlukKutluk) Devleti'nin ünlü veziri ve stratejisti Tonyukuk; Türklerin Çinlilere göre sayıca az olduğunu, bu nedenle surlarla çevrili şehirlerde yaşayıp yerleşik hayata geçmelerinin ve Budizm gibi pasifliği öğütleyen dinleri benimsemelerinin Türklerin savaşçı özelliklerini yitirerek milli benliklerini kaybetmelerine yol açacağını savunmuştur.

Vezir Tonyukuk'un bu uyarıları ve devlet politikasındaki bu tutumu, aşağıdakilerden hangisini korumaya yönelik stratejik bir amaç taşımaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli kimliği ve askeri dinamizmi muhafaza ederek bağımsızlığı sürdürmek

Cevap

Milli kimliği ve askeri dinamizmi muhafaza ederek bağımsızlığı sürdürmek
Vezir Tonyukuk, Türklerin Çin gibi devasa nüfusa sahip bir devlet karşısında erimemesi için konar-göçer yaşamın sağladığı askeri avantajların ve özgürlükçü karakterin korunması gerektiğini savunmuştur. Şehirleşmenin Türkleri 'savunmasız' bırakacağına ve dinsel değişimlerin 'savaşçı ruhu' yok edeceğine inanması, milli kimliği koruma çabasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tonyukuk'un uyarılarını analiz et.
Tonyukuk, surlarla çevrili şehirlerin (yerleşik hayat) ve Budizm'in Türklerin nüfusça azlığı nedeniyle asimilasyona yol açacağını savunmuştur.
Bu unsurların Türklerin en büyük gücü olan hareket kabiliyetini (askeri güç) zayıflatacağını görmüştür.
2
Bu tutumun siyasi amacını belirle.
Temel amaç, milli kimliği (benliği) korumak ve askeri yapıyı dinamik tutarak bağımsızlığı garanti altına almaktır.
Konar-göçer yaşam tarzı, bozkır şartlarında Türklerin hayatta kalma ve bağımsız kalma stratejisinin temelidir.

Anahtar Kavram

Vezir Tonyukuk'un Asimilasyon Karşıtı Stratejisi ve Bozkır Kültürü Muhafazakarlığı

İpuçları

1
Vezir Tonyukuk, Türklerin Çin içindeki nüfus azlığına vurgu yaparak asimilasyon tehlikesine dikkat çekmiştir.
2
Şehirleşme ve Budizm'in Türklerin savaşçı özelliklerini (askeri dinamizm) nasıl etkileyeceğini düşünün.
3
Tonyukuk, Türklerin yaşam tarzının (konar-göçerlik) onların bağımsızlıklarının anahtarı olduğunu savunmuştur.

Daha Fazla Pratik

Orhun Yazıtları'nda Bilge Kağan ve Kül Tigin'in Çin politikaları hakkındaki benzer uyarılarını inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 291Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, "ok çekebilen tüm kavimleri tek bir aile altında topladım" diyerek Orta Asya'da yaşayan 26 Türk boyunu tarihte ilk kez bir bayrak altında birleştirmiştir. Bu durum Türk siyasi tarihi ve devlet geleneği açısından bir dönüm noktası olarak kabul edilir.

Buna göre, Türk boylarının tek bir çatı altında toplanmasının sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerleşik hayata geçilerek Türk tarihindeki ilk şehirlerin kurulması

Cevap

Yerleşik hayata geçilerek Türk tarihindeki ilk şehirlerin kurulması seçeneği, Asya Hun Devleti'nin değil, Uygur Devleti'nin bir özelliğidir.
Doğru yanıt olan yerleşik hayata geçilmesi ve şehirlerin kurulması ifadesi yanlıştır; çünkü Asya Hun Devleti konargöçer bir yaşam tarzına sahiptir. Türk tarihinde yerleşik yaşama geçen ilk devlet Uygurlardır. Asya Hunları ise hayvancılığa dayalı göçebe bir yaşam sürmüş, çadırlarda yaşamış ve tarımla sınırlı düzeyde ilgilenmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde bahsedilen 'tüm boyları birleştirme' eyleminin siyasi sonucunu değerlendirmek.
Mete Han'ın bu hamlesiyle Orta Asya'da ilk kez Türk siyasi birliği sağlanmıştır.
Parçalanmış boyların tek merkeze bağlanması siyasi birliğin tanımıdır.
2
Hunların yaşam tarzı ile verilen seçenekleri karşılaştırmak.
Asya Hunları göçebe (konargöçer) bir yaşam sürmüşlerdir.
Göçebe yaşamda şehirleşme ve yerleşik tarım temel özellik değildir.
3
Seçeneklerdeki kavram yanılgısını tespit etmek.
Şehirleşme ve yerleşik hayat özelliği Uygurlara aittir.
Huns ve Uygurs arasındaki en temel farklardan biri yaşam tarzıdır.

Anahtar Kavram

Türk Siyasi Birliği ve Yaşam Tarzı Farklılıkları

İpuçları

1
Asya Hunları göçebe bir yaşam tarzına sahipti, Uygurlar ise yerleşik hayata geçmiştir.
2
Mete Han'ın boyları birleştirmesi askeri ve siyasi bir başarıdır, yaşam tarzı değişikliği değildir.
3
Şehirleşme (balık adı verilen şehirler) Türk tarihinde Maniheizm dininin kabulüyle ilişkilendirilir.

Daha Fazla Pratik

Uygur Devleti'nin yerleşik hayata geçmesinin sonuçları ile Asya Hunları'nın göçebe yaşamının sonuçlarını karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 292Soru

Kavimler Göçü sonrasında Avrupa'nın siyasi haritası yeniden şekillenmiş, Roma İmparatorluğu sarsılmış ve Hunlar Avrupa'da güçlü bir devlet kurarak bölge siyasetine yön vermeye başlamıştır.

Buna göre, Kavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hun hükümdarı Uldiz döneminde, Bizans’ı baskı altında tutma ve Batı Roma ile iyi ilişkiler kurma stratejisi izlenmiştir.

Cevap

Hun hükümdarı Uldiz döneminde, Bizans’ı (Doğu Roma) baskı altında tutmak amacıyla seferler düzenlenmiş, ancak Batı Roma ile barbar kavimlere karşı iş birliği yapılarak dostane ilişkiler sürdürülmüştür.
Doğru olan yargı, Uldiz döneminde şekillenen ve Attila döneminde de devam ettirilen, Doğu Roma'yı (Bizans) etkisiz hale getirip Batı Roma ile denge kurma stratejisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavimler Göçü'nün sonuçlarını analiz etme
Merkezi krallıkların zayıfladığı, feodalitenin güçlendiği ve Roma'nın 395395 yılında ikiye ayrıldığı tespit edilir.
Göçün yarattığı kaos ortamı Avrupa'nın sosyal ve siyasi yapısını kökten değiştirmiştir.
2
Avrupa Hun Devleti'nin dış politika ilkelerini değerlendirme
Uldiz döneminde 'Güneşin battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim' anlayışıyla Bizans üzerine baskının arttığı görülür.
Dış politikanın temel amacı, Avrupa'daki Hun üstünlüğünü diplomatik ve askeri yollarla kabul ettirmektir.

Anahtar Kavram

Kavimler Göçü'nün Siyasi Sonuçları ve Avrupa Hun Dış Politikası

İpuçları

1
Avrupa Hun Devleti'nin kurucusu ile en parlak dönemini yaşatan hükümdarını birbirinden ayırmaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Uldiz'in 'Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar...' ile başlayan meşhur sözünün dış politikadaki yansımalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 293Soru

Orta Asya'da Aral Gölü'nün güneyinde ve Amuderya deltası çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda; yerleşik yaşama yakın bir hayat sürüldüğünü kanıtlayan büyük barınakların bulunduğu, temel geçim kaynağının avcılık ve balıkçılığa dayandığı tespit edilen kültür merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kelteminar

Cevap

Aral Gölü'nün güneyinde ve Amuderya deltası çevresinde balıkçılık ve avcılıkla uğraşan topluluklara ait olan merkez Kelteminar kültürüdür.
Kelteminar kültürü, Aral Gölü'nün güneyinde ve Amuderya deltası çevresinde ortaya çıkmış, buradaki toplulukların avcılık ve balıkçılıkla geçindiği, büyük barınaklarda yaşadığı tespit edilmiş bir merkezdir.

Adım Adım Çözüm

1
Coğrafi konumu belirleyin.
Aral Gölü ve Amuderya (Ceyhun) deltası vurgulanmaktadır.
Her kültür merkezi Orta Asya'nın farklı bir bölgesinde (Altaylar, Yenisey, Batı Türkistan vb.) yoğunlaşmıştır.
2
Ekonomik faaliyetleri ve yaşam tarzını analiz edin.
Avcılık, balıkçılık ve büyük barınaklarda yerleşik yaşam emareleri görülmektedir.
Andronovo veya Afanesyevo gibi hayvancılık odaklı bozkır kültürlerinden ayrılan temel özellik budur.
3
Bulguları kültür merkeziyle eşleştirin.
Bu özellikler Kelteminar kültürünü tanımlamaktadır.
Kelteminar, bölgedeki sulak alanların sunduğu imkanlarla diğer bozkır kültürlerinden ayrışan bir yapıya sahiptir.

Anahtar Kavram

Kelteminar Kültürü ve Özellikleri

İpuçları

1
Soruda bahsedilen nehir ismi olan Amuderya (Ceyhun), bu merkezin sulak bir alanda olduğunu işaret eder.
2
Bu kültürün insanları geçimlerini bozkır hayvancılığından ziyade balıkçılık ve avcılıkla sağlamıştır.
3
Aral Gölü'nün güneyinde yer alan ve 'K' harfi ile başlayan bu merkez, yerleşik yaşama yakın bir profil sergiler.

Daha Fazla Pratik

Diğer kültür merkezlerinin (Andronovo, Tagar vb.) 'en' özelliklerini (en geniş, en gelişmiş gibi) karşılaştırmalı bir tablo ile çalışmak akılda kalıcılığı artıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 294Soru

Asya Hun Devleti'nde Mete Han döneminde Çin ile yapılan antlaşmalar sonucunda elde edilen ipek, gümüş ve tahıl gibi yıllık vergiler, hükümdar (Tanhu) tarafından kendisine bağlı boy beyleri ve ordu komutanları arasında paylaştırılmıştır. Bozkırın federal yapısı içerisinde bu "yeniden dağıtım" (redistributive) mekanizmasının işletilmesi, devletin sürekliliği açısından kritik bir işlev görmüştür. Buna göre, Hun ekonomisindeki bu paylaşım sisteminin temel siyasi amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boy beylerinin hükümdara olan sadakatini pekiştirerek bozkır federasyonu içindeki merkezi otoriteyi güçlendirmek

Cevap

Ekonomik kaynakların paylaşılması, boy beylerinin sadakatini ödüllendirerek merkezi otoritenin federal yapı üzerindeki kontrolünü korumayı amaçlamaktadır.
Bozkır imparatorlukları, boyların bir araya gelmesiyle oluşan federal bir yapıya sahiptir. Bu yapıda hükümdarın (Tanhu) merkezi otoritesini koruyabilmesi için boy beylerini kendisine bağlı tutması gerekir. Çin'den alınan vergilerin ve değerli malların boy beyleri arasında paylaştırılması, hem hükümdarın cömertliğini (alp ve bilge hükümdar özelliği) gösterir hem de beylerin ekonomik olarak hükümdara bağımlı kalmasını sağlayarak merkezi otoriteyi pekiştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Asya Hun Devleti'nin siyasi yapısını analiz edin.
Devlet, boyların birleşmesiyle oluşan federal bir yapıdadır.
Konfederasyon tipi örgütlenmelerde boy beylerinin rızası ve bağlılığı hayati önem taşır.
2
Çin'den alınan vergilerin akışını takip edin.
Kaynaklar önce hükümdara (Tanhu) gelir, sonra boy beylerine dağıtılır.
Bu akış, hükümdarı zenginliğin ve refahın kaynağı konumuna getirir.
3
Bu ekonomik eylemin siyasi sonucunu değerlendirin.
Zenginlikten pay alan boy beyleri hükümdara sadık kalır.
Yeniden dağıtıcı ekonomi, merkezi otoriteyi güçlendiren bir "tutkal" görevi görür.

Anahtar Kavram

Yeniden Dağıtıcı Ekonomi ve Siyasi Otorite

İpuçları

1
Hunlar, birçok farklı Türk boyunun birleşmesiyle oluşan federal bir devletti.
2
Bir hükümdarın, kendisine rakip olabilecek güçlü boy beylerini kontrol altında tutması için onlara sunduğu ekonomik avantajları düşünün.
3
Çin'den gelen ipek ve gümüşün dağıtılması, boy beylerinin hükümdara olan sadakatini nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Asya Hun Devleti'nde ikili teşkilat yapısının merkezi otorite üzerindeki etkilerini inceleyen bir soruyla devam edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 295Soru

Uygurların Bögü Kağan döneminde Maniheizm dinini benimsemesi, Türk toplumunun yaşam tarzında köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu yeni inanç sistemiyle birlikte hayvansal gıdaların tüketimi yasaklanmış, savaşçılık özellikleri zayıflamış ve Türk tarihinde ilk kez sistemli bir yerleşik yaşam süreci başlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların bu yeni yaşam tarzına (yerleşik hayat) geçişinin bir sonucu olarak ortaya çıkan kültürel veya mimari gelişmelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşınabilir eşyalar üzerinde 'Hayvan Üslubu' motiflerinin ön plana çıkması

Cevap

Taşınabilir eşyalar üzerinde 'Hayvan Üslubu' motiflerinin ön plana çıkması
Hayvan üslubu; İskitler, Asya Hunları ve Göktürkler gibi göçebe Türk devletlerinde görülen, taşınabilir eşyalar (kemer tokaları, kılıç kabzaları vb.) üzerine işlenen bir sanat tarzıdır. Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte bu tarzın yerini kalıcı mimari eserler, duvar resimleri (fresko) ve bitkisel motifler almıştır. Bu nedenle hayvan üslubu, yerleşik hayata geçişin bir sonucu değil, eski bozkır kültürünün bir mirasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur Devleti'nin temel yaşam tarzı değişikliğini analiz et.
Uygurlar Maniheizm ile göçebelikten yerleşik hayata geçmişlerdir.
Soruda yerleşik hayata geçişin sonuçları sorgulanmaktadır.
2
Seçeneklerdeki unsurların hangi kültüre ait olduğunu ayırt et.
Stupa, Fresko, şehirleşme ve matbaa yerleşik kültüre; hayvan üslubu ise göçebe kültüre aittir.
Göçebe kültürde eşyalar taşınabilir olduğu için sanat eserleri de küçük ve taşınabilir eşyalar üzerine işlenir.

Anahtar Kavram

Yerleşik Hayat vs. Göçebe Bozkır Kültürü

İpuçları

1
Hangi sanat tarzı 'taşınabilir eşyalar' üzerine odaklanır ve bu durum göçebe yaşamla nasıl ilişkilidir?
2
Uygurlardan önceki Türk devletlerinde (Hunlar, Göktürkler) en yaygın sanat anlayışını hatırlayın.
3
Yerleşik hayat kalıcı ve büyük eserleri (saray, tapınak, kütüphane) beraberinde getirirken, hayvan üslubu göçebe hayatın taşınabilir mirasıdır.

Daha Fazla Pratik

Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle töre kurallarının 'yazılı hukuk' haline gelmesi arasındaki ilişkiyi inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 296Soru

Uygurlar, Maniheizm ve Budizm gibi inançları benimseyerek yerleşik hayata geçmiş; mimari, sanat ve hukuk alanında Türk tarihinde pek çok yeniliğe öncülük etmişlerdir. Bu köklü değişimlere rağmen, devletin siyasi teşkilatlanmasında geleneksel Türk devlet anlayışına ait bazı uygulamalar varlığını sürdürmüştür. Buna göre Uygurların aşağıda verilen özelliklerinden hangisi, yaşanan sosyal ve dini değişimlere rağmen Türk siyasi geleneğinin devam ettirildiğine kanıt olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkenin, hanedan üyelerinin ortak malı olduğu anlayışının korunması

Cevap

Ülke topraklarının hanedan üyeleri arasında ortak mal sayılması, Uygurların yerleşik hayata geçmesine rağmen korudukları geleneksel bir Türk siyasi yönetim özelliğidir.
Türk devletlerinde 'ülkenin hanedanın ortak malı olması' anlayışı, İslamiyet öncesinden Osmanlı'nın belirli bir dönemine kadar devam eden temel bir siyasi gelenektir. Uygurlar yerleşik hayata geçip Maniheizm dinini benimsemelerine rağmen, bu veraset anlayışını ve beraberinde getirdiği siyasi teşkilatlanma modelini (Kurultay, Kut vb.) korumuşlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur Devleti'ndeki değişim ve süreklilik unsurlarını analiz et.
Değişimler: Yerleşik yaşam, Maniheizm, matbaa, mimari. Süreklilikler: Veraset sistemi, Kut inancı, Kurultay.
Soruda istenen 'siyasi gelenekteki süreklilik' kavramını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki özellikleri 'eski gelenek' ve 'yeni uygulama' olarak sınıflandır.
Ay Tengri unvanı, yerleşik mimari, matbaa ve yazılı hukuk kuralları 'yeni' (değişim) iken; veraset sistemi 'eski' (süreklilik) bir özelliktir.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğrudan kanıtı bulmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Veraset ve Siyasi Süreklilik

İpuçları

1
Hunlar ve Göktürkler döneminden beri değişmeyen, devletin 'kimin malı' olduğuyla ilgili siyasi kuralı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Uygurlarda Maniheizm'in savaşçı özellikler üzerindeki etkisini ve bu durumun devletin yıkılış sürecine katkısını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 297Soru

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde 'bozkır kültürü' gereği bilgiler sözlü gelenekle (töre) aktarılırken, Uygurlar döneminde Maniheizm ve Budizm gibi dinlerin kabulüyle birlikte bu dinlere ait kutsal metinlerin Türkçeye çevrilmesi ve halka yayılması bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu ihtiyacın karşılanması amacıyla Uygurlar, Türk tarihinde kültürel bir atılım gerçekleştirerek bilgi üretim ve saklama yöntemlerini kökten değiştirmişlerdir. Buna göre, Uygurların bu dönemde gerçekleştirdiği ve Türk kültür tarihinin 'ilk' sistemli eğitim-kültür faaliyeti olarak kabul edilen uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hareketli harf sistemiyle (matbaa) kitapların basılması ve kütüphanecilik faaliyetlerinin başlatılması

Cevap

Hareketli harf sistemiyle kitapların basılması ve kütüphanecilik faaliyetlerinin başlatılması
Doğru cevap, Uygurların Maniheizm ve Budizm gibi inançları yaymak amacıyla matbaayı kullanmalarını ve bu sayede kütüphanecilik faaliyetlerini başlatmalarını ifade eder. Bu durum, Türk tarihinde sözlü kültürden yazılı ve kalıcı kültür ortamına geçişin en önemli göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uygurların inanç değişikliğini analiz etme
Maniheizm ve Budizm dinlerinin kitaplı dinler olması, metinlerin çoğaltılmasını zorunlu kılmıştır.
Yerleşik hayat ve din değişikliği kültürel ihtiyaçları (eğitim, kitap) artırmıştır.
2
Teknik gelişmeleri değerlendirme
Kalıp ve hareketli harf sisteminin (matbaa) kullanıldığı tespit edilir.
Uygurlar Çin'den öğrendikleri matbaa tekniğini geliştirerek Türkçeye uyarlamışlardır.
3
Kültürel sonuçları belirleme
Kitapların çoğalmasıyla birlikte kütüphaneler kurulmuş ve örgün eğitim faaliyetleri başlamıştır.
Bu durum Uygurları diğer göçebe Türk devletlerinden ayıran en temel medeni farktır.

Anahtar Kavram

Uygur Kültür ve Medeniyeti (Matbaa ve Kütüphanecilik)

İpuçları

1
Uygurları diğer Türk devletlerinden ayıran en büyük fark yerleşik hayata geçmeleridir.
2
Maniheizm ve Budizm gibi dinlerin yayılması için kitapların çok sayıda basılması gerekmiştir.
3
Bilginin kalıcı hale gelmesini sağlayan ve çoğaltılmasına imkan tanıyan teknik araç matbaadır.

Daha Fazla Pratik

Uygurların kağıt ve matbaa kullanımının, Karahanlılar ve sonraki Türk-İslam devletlerindeki bilimsel gelişmelere nasıl zemin hazırladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 298Soru

I. Göktürk Devleti'nin Batı kanadı yöneticisi İstemi Yabgu, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek amacıyla bölgedeki stratejik dengeleri gözetmiş; önce Sasanilerle iş birliği yaparak Akhunları (Eftalitler) tarih sahnesinden silmiş, ardından ise güçlenen Sasanilere karşı Bizans İmparatorluğu ile ilk resmi diplomatik teması başlatmıştır.

Bu diplomatik hamleler, I. Göktürk Devleti'nin yönetim ve dış politika anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgesel ekonomik çıkarlar doğrultusunda esnek ve pragmatik bir diplomasi yürütüldüğünü

Cevap

İstemi Yabgu'nun İpek Yolu'nun kontrolü için önce Sasanilerle iş birliği yapıp Akhunları yıkması, ardından ise Bizans ile ittifak kurarak Sasanileri baskı altına alması, devletin çıkarları doğrultusunda esnek ve pragmatik bir diplomasi yürüttüğünü gösterir.
İstemi Yabgu'nun sergilediği tutum, Türk dış politikasında 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla hareket edildiğini ve ekonomik bir değer olan İpek Yolu'nun kontrolü için değişen bölgesel güçlere göre stratejik konum alındığını kanıtlamaktadır. Bu durum, devletin çıkarlarını ön plana alan pragmatik bir diplomasi anlayışına sahip olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış politika aktörlerini belirle.
Göktürkler, Sasaniler, Akhunlar ve Bizans arasında çok yönlü bir ilişki mevcuttur.
Olayın geçtiği coğrafya ve güç dengelerini anlamak için gereklidir.
2
İttifakların değişimini analiz et.
İstemi Yabgu'nun sabit bir dostluk yerine, hedefine (İpek Yolu) hizmet eden değişen ittifaklar kurduğu görülür.
Bu durum diplomasi dilinde 'pragmatizm' (faydacılık) olarak adlandırılır.
3
Devletin kimliği ile ilişkilendir.
Bumin Kağan tarafından kurulan ve merkezi Ötüken olan bu devlet, Türk adını resmi olarak kullanan ilk devlettir ve ekonomik güç için geniş çaplı diplomasi yürütmüştür.
Soruda istenen 'doğrudan kanıt' bu stratejik yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

I. Göktürk Devleti İpek Yolu Diplomasisi

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun farklı devletlerle (Sasani ve Bizans) kurduğu ittifakların ortak amacının 'ekonomik kazanç' (İpek Yolu) olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

II. Göktürk Devleti ve Orhun Abideleri'nin içeriği ile I. Göktürk Devleti'nin siyasi yapısını karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 299Soru

Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılar sonucunda ulaşılan, Türklerin en eski kültür merkezi olarak kabul edilen ve bakırın işlenerek çeşitli eşyaların yapıldığı tespit edilen kültür katmanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afanesyevo

Cevap

Türklerin en eski kültür merkezi olarak kabul edilen Afanesyevo kültürüdür.
Afanesyevo kültürü, Altay-Sayan Dağları çevresinde ortaya çıkmış, Türklerin en eski kültürü olarak literatürde yer almış ve bakır-taş (kalkolitik) devri özelliklerini taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar ifadeleri belirle.
"Türklerin en eski kültür merkezi" ve "bakırın işlenmesi" ifadeleri öne çıkmaktadır.
Sorunun odak noktasını daraltmak için gereklidir.
2
Orta Asya'daki kültür merkezlerinin kronolojik ve etnik özelliklerini karşılaştır.
Anav (tüm bölgenin en eskisi), Afanesyevo (Türklerin en eskisi), Karasuk (demirin ilk işlendiği yer) gibi ayrımları hatırla.
Seçenekler arasındaki benzerlikleri eleyebilmek için gereklidir.
3
Bilgileri sentezleyerek doğru seçeneğe ulaş.
Afanesyevo kültürünün Türklerin ataları tarafından oluşturulan ilk kültür katmanı olduğu sonucuna varılır.
Kesin sonuca ulaşmak için kavramsal eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi Kültür Merkezleri

İpuçları

1
Bu kültür merkezi Altay ve Sayan Dağları çevresinde gelişmiştir.
2
Anav kültürü ile karıştırılmamalıdır; Anav tüm bölgenin, bu ise Türklerin en eskisidir.
3
Adı 'A' harfiyle başlar ve Andronovo'dan daha önce tarihlenir.

Daha Fazla Pratik

Diğer kültür merkezlerinin (Karasuk, Tagar) temel farklarını içeren bir tablo inceleyebilirsin.
Tahmini Süre:45s
Soru 300Soru

Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde yapılan arkeolojik araştırmalarda ortaya çıkarılan 'hayvan üslubu'na sahip altın eserler, 'Amazon' adı verilen kadın savaşçılara ait mezar buluntuları ve Pers kaynaklarında 'Afrasiyab' olarak anılan hükümdar liderliğindeki diplomatik faaliyetler aşağıdaki Türk topluluklarından hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler (Sakalar)

Cevap

Arkeolojik buluntular ve tarihi kaynaklarda 'Bozkırın Kuyumcuları', 'Amazon kadın savaşçıları' ve 'Afrasiyab' (Alp Er Tunga) ile özdeşleşen topluluk İskitler (Sakalar) topluluğudur.
İskitler (Sakalar), maden işlemeciliğindeki ileri seviyeleri nedeniyle 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak adlandırılırlar. Ayrıca Amazon adı verilen kadın savaşçıları ve Alp Er Tunga gibi önemli hükümdarlarıyla Türk tarihinin en erken ve özgün topluluğudur.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatsal özellikleri analiz et.
Maden işlemeciliği ve 'hayvan üslubu' İskitlerin sanata en büyük katkısıdır.
İskitler, bozkır kültürünün ilk temsilcileri olarak doğadaki hayvan mücadelelerini eserlerine yansıtmışlardır.
2
Toplumsal ve askeri yapıyı incele.
Kadın savaşçıların (Amazonlar) varlığı İskit toplumuna has bir özelliktir.
Tomris Hatun gibi kadın hükümdarların yönetimi bu topluluğun sosyal yapısını yansıtır.
3
Tarihi kaynakları değerlendir.
Pers kaynaklarında geçen Afrasiyab, İskit hükümdarı Alp Er Tunga'nın karşılığıdır.
Dönemin güçlü devletleri olan Persler ve Grekler (Herodot), İskitler hakkında detaylı bilgiler sunmuştur.

Anahtar Kavram

İskitlerin Türk tarihindeki ilk topluluk olma statüsü ve kültürel mirası.

İpuçları

1
Bu topluluk Türk tarihinin kronolojik olarak bilinen ilk topluluğu kabul edilir.
2
Altın işlemeciliğindeki ustalıkları nedeniyle onlara 'Bozkırın Kuyumcuları' denmiştir.
3
Tomris Hatun ve Alp Er Tunga bu topluluğun en önemli liderleridir.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin 'teşkilatlı bir devlet' yerine 'topluluk' olarak anılmasının nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 15 / 22Sonraki