Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 181Soru

Toplumsal etkileşimleri sınırlayan normatif sistemler içerisinde yer alan hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kuralları ile zaman zaman içerik bakımından örtüşebilir. Ancak hukukun 'cebri' niteliği, yaptırımın sadece birey üzerindeki etkisinden değil, bu yaptırımın 'kim tarafından' ve 'nasıl' uygulandığından kaynaklanır. Buna göre, hukuk kurallarının yaptırımını din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımından ayıran ve onu 'teşkilatlanmış maddi yaptırım' kılan temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaptırımın uygulanmasında devletin tekelinde olan cebir kullanma yetkisinin belirli usuller çerçevesinde yetkili mercilerce icra edilmesi

Cevap

Hukuk kurallarının yaptırımını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel nitelik, bu yaptırımın kamu gücü (devlet) tarafından, önceden belirlenmiş kurumsal prosedürler dahilinde ve teşkilatlanmış bir yapı (mahkemeler, icra daireleri, kolluk kuvvetleri) aracılığıyla uygulanmasıdır.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en belirgin fark yaptırımın niteliğidir. Hukuki yaptırım; devletin yetkili kıldığı organlar tarafından, önceden belirlenmiş kanuni süreçler işletilerek ve gerektiğinde zor kullanılarak (cebri) icra edilen 'teşkilatlanmış maddi yaptırım'dır. Bu durum, yaptırımın kişiden kişiye veya durumdan duruma değişen toplumsal bir tepki olmaktan çıkıp, kurumsal bir kimlik kazanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (hukuk, din, ahlak, görgü) yaptırım türlerini karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımlarının 'manevi' (vicdani, ilahi veya toplumsal tepki) olduğu belirlenir.
Hukuk dışındaki kurallar, devletin zorlayıcı gücüyle desteklenmez.
2
Hukuk kurallarına özgü 'maddi yaptırım' kavramının kapsamını analiz edin.
Maddi yaptırımın, kamu gücü tarafından uygulanan somut ve cebri bir müdahale olduğu anlaşılır.
Hukuk, toplumsal düzeni sağlamak için fiziksel ve hukuki zorlama araçlarını kullanır.
3
Yaptırımın uygulanış biçimindeki 'teşkilatlanmış' (organize) yapıyı değerlendirin.
Hukukta yaptırımın rastgele değil, belirli makamlar ve usuller (yargılama ve icra) ile gerçekleştirildiği tespit edilir.
Bu kurumsallaşma, hukuku toplumsal tepkiye dayalı diğer normlardan ayıran en teknik farktır.

Anahtar Kavram

Teşkilatlanmış Maddi Yaptırım ve Kamu Gücü

Daha Fazla Pratik

Hukukun yaptırım türleri arasındaki farkları (örneğin hükümsüzlük ile ceza arasındaki ayrım) inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 182Soru

Ayırt etme gücü bulunmayan (77 yaşındaki bir çocuk veya akıl hastası gibi) tam ehliyetsiz bir kişinin yapmış olduğu hukuki işlemin yaptırımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak Butlan

Cevap

Tam ehliyetsizlerin yapmış olduğu işlemler mutlak butlan yaptırımına tabidir.
Hukuk sistemimizde ayırt etme gücü bulunmayan tam ehliyetsizlerin yaptığı işlemler, kurucu unsurları (irade beyanı, konu) mevcut olsa dahi kanunun aradığı geçerlilik şartlarından biri olan 'ehliyet' unsuru eksik olduğu için mutlak butlan ile sakattır. Bu işlemler baştan itibaren geçersizdir ve sonradan geçerli hale getirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin hukuki ehliyet statüsünü belirlemek.
Ayırt etme gücü olmayan kişiler 'tam ehliyetsiz' kategorisindedir.
Yaptırım türünü belirlemek için önce işlemin hangi hukuki eksikliğe sahip olduğu tespit edilmelidir.
2
Tam ehliyetsizliğin hukuki sonucunu analiz etmek.
Tam ehliyetsizlerin irade beyanları hukuki sonuç doğurmaz.
Hukuk düzeni, bu kişileri korumak amacıyla yaptıkları işlemleri kesin hükümsüz sayar.
3
Eksikliği ilgili hükümsüzlük türü ile eşleştirmek.
Ehliyet şartının eksikliği nedeniyle işlemin baştan itibaren geçersiz olması 'mutlak butlan' yaptırımıdır.
Kurucu unsurlar tam olsa da geçerlilik şartlarındaki (ehliyet gibi) temel eksiklikler butlan sonucunu doğurur.

Anahtar Kavram

Tam Ehliyetsizlerin İşlemlerinde Mutlak Butlan
Soru 183Soru

Türk hukuk sisteminde hâkimin uyuşmazlıkları karara bağlaması ve hukuk kurallarının uygulanması sürecinde karşılaşılan boşluk türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkimin 'kural içi boşluk' bulunan bir uyuşmazlıkta kullandığı yetki 'hukuk yaratma' olarak adlandırılır ve bu yolla oluşturulan kural, Anayasa'nın bağlayıcılığına benzer şekilde diğer tüm mahkemeleri bağlar.

Cevap

Hâkimin kural içi boşluk hallerinde hukuk yarattığını ve bu kuralın Anayasa gibi bağlayıcı olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek hatalıdır çünkü kural içi boşluk durumunda hâkim 'hukuk yaratma' yetkisini değil, kanunun kendisine tanıdığı 'takdir yetkisini' kullanır. Ayrıca, hâkimin verdiği kararlar genel ve soyut bir hukuk kuralı (norm) niteliğinde olmayıp, kural olarak diğer mahkemeler için bağlayıcılık taşımaz. Bu kararların Anayasa ile kıyaslanması hukuk hiyerarşisi bakımından tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Boşluk türlerinin temel ayrımını yapınız.
Kanun boşluğu sadece yazılı kuralların yokluğudur; hukuk boşluğu ise hem yazılı hem yazısız kuralların yokluğudur.
Hâkimin hangi yetkiyi (takdir vs. hukuk yaratma) kullanacağını belirlemek için boşluğun niteliği bilinmelidir.
2
Hâkimin yetkilerini karşılaştırınız.
Kural içi boşlukta 'takdir yetkisi' (TMK md. 4), hukuk boşluğunda 'hukuk yaratma' (TMK md. 1) kullanılır.
Kural içi boşlukta zaten bir kanun hükmü vardır, sadece içi esnektir.
3
Kararların bağlayıcılığını değerlendiriniz.
Hâkimin yarattığı hukuk sadece o davanın taraflarını bağlar (İçtihadı Birleştirme Kararları hariç).
Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği, mahkeme kararları genel ve soyut birer kanun değildir.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratma Yetkisi

İpuçları

1
Hâkimin yetkileri arasındaki farka odaklanın: Kanun içinde kalmak mı, yoksa yeni bir kural getirmek mi?
2
Kural içi boşlukta kanun koyucu hâkime bir 'alan' bırakmıştır, bu alanda kullanılan yetkiye ne ad verilir?
3
Hâkimin yarattığı kuralın, Anayasa gibi tüm ülkeyi ve mahkemeleri bağlayıp bağlamayacağını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığı ve hukuk kaynakları arasındaki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 184Soru

Hukuk sistemimizde haklar; ileri sürülebilecekleri çevre, konuları ve devredilebilirlikleri bakımından çeşitli tasniflere tabi tutulmuştur. Bu tasnifler ışığında, bir taşınmaz üzerinde kurulan 'kira hakkı' ile tapu kütüğüne tescil edilen 'sükna (oturma) hakkı' karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğru bir hukuki değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sükna hakkı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak niteliğindeyken, kira hakkı kural olarak sadece sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülebilen nispi bir haktır.

Cevap

Sükna hakkı mutlak bir hak iken, kira hakkı nispi bir haktır.
Sükna (oturma) hakkı, Türk Medeni Kanunu uyarınca bir irtifak hakkıdır. İrtifak hakları sınırlı ayni haklar grubundadır ve ayni haklar, eşya üzerinde doğrudan hakimiyet sağladığı için mutlak hak niteliğindedir ve herkese karşı ileri sürülebilir. Kira hakkı ise bir borç ilişkisinden (kira sözleşmesi) doğan bir alacak hakkıdır; bu nedenle kural olarak sadece sözleşmenin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen nispi bir haktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakların hukuki kaynağını belirleme
Kira hakkı bir sözleşmeden (borç ilişkisi), sükna hakkı ise bir ayni hak tesisinden (irtifak hakkı) doğar.
Hakların ileri sürülebilirliğini belirleyen temel unsur hukuki nitelikleridir.
2
İleri sürülebilecekleri çevre bakımından sınıflandırma
Sükna hakkı 'Mutlak Hak', kira hakkı ise 'Nispi Hak' olarak sınıflandırılır.
Sınırlı ayni haklar herkese karşı, borçtan doğan haklar ise sadece borçluya karşı ileri sürülebilir.
3
Devredilebilirlik özelliğini analiz etme
Sükna hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olup devredilemez niteliktedir.
Kanun koyucu sükna hakkını, sahibinin şahsıyla özdeşleştirmiştir.

Anahtar Kavram

Mutlak Hak ve Nispi Hak Ayrımı

İpuçları

1
Bir hakkın 'herkese' mi yoksa sadece 'belirli bir kişiye' mi karşı ileri sürülebildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İrtifak hakları ile kişisel haklar arasındaki farkları tescil ve şerh kavramları üzerinden incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 185Soru

1982 Anayasası ve Türk hukuk sistemindeki yerleşik içtihatlar çerçevesinde, normlar hiyerarşisi ve normların birbirine üstünlüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda, milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Cevap

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların çatışması durumunda antlaşma hükümlerinin esas alınması kuralı doğrudur.
Doğru ifade, Anayasa'nın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişikliği yansıtmaktadır. Bu kurala göre, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda, milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. Bu, hukuk sistemimizde kanunların üzerinde bir uygulama önceliği yaratan istisnai bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinin temel yapısını hatırla.
Anayasa > Kanun = Milletlerarası Antlaşma = İçtihadı Birleştirme Kararı > CBK > Yönetmelik.
Hiyerarşik sıralama, hangi kuralın diğerine aykırı olamayacağını belirler.
2
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel hükmü analiz et.
2004 değişikliği ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalar, kanunla çatıştığında 'uygulama önceliğine' sahip olmuştur.
Bu durum, normlar hiyerarşisinde kanun ve antlaşma arasındaki yatay dengede antlaşmaya tanınmış istisnai bir üstünlüktür.
3
Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin (CBK) kanun karşısındaki durumunu kontrol et.
CBK ile kanun çatışırsa kanun üstündür. Kanunla düzenlenen alanda CBK çıkarılamaz.
2017 değişikliği ile CBK'ların yetki alanı kanunlarla sınırlandırılmıştır.

Anahtar Kavram

Anayasa m. 90/son ve Normlar Hiyerarşisi İstisnası

İpuçları

1
Anayasa'nın 90. maddesinde temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalar için özel bir imtiyaz tanınmıştır.

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yargısal denetimi ile milletlerarası antlaşmaların denetimsizliğini karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 186Soru

Hukuk doktrininde; belirli bir ülkede, belirli bir zamanda yürürlükte bulunan ve devlet gücüyle desteklenen kuralların tamamı 'pozitif hukuk' (müspet hukuk) olarak tanımlanırken; bu kuralların içerisinden yalnızca yetkili makamlarca bilinçli bir iradeyle oluşturulup yürürlüğe konulan yazılı kısım 'mevzu hukuk' olarak adlandırılır. Tabii hukuk ise mevcut kuralların ötesinde, aklın ve adaletin gerektirdiği, zaman ve mekandan bağımsız mutlak ideal hukuk düzenini ifade eder.

Bu tanımlamalar ışığında; mevzu hukuk ve pozitif hukuk arasındaki 'kapsam farkını' (fark kümesini) oluşturan temel unsur ile tabii hukukun bu sistemlerdeki niteliği hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif hukuk ve mevzu hukuk arasındaki farkı 'yazısız hukuk' (örf ve adet hukuku) unsuru oluşturur; tabii hukuk ise 'olan' değil, adalete en uygun olduğu varsayılan 'olması gereken' hukuktur.

Cevap

Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki farkı yazısız kurallar (örf ve adet) oluşturur; tabii hukuk ise adaleti hedefleyen, olması gereken hukuk düzenidir.
Pozitif hukuk, bir ülkede yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm kuralları kapsayan en geniş yürürlükteki hukuk kümesidir. Mevzu hukuk ise sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı kuralları (anayasa, kanun vb.) ifade eder. Dolayısıyla pozitif hukuk kümesinden mevzu hukuk kümesi çıkarıldığında geriye yazısız hukuk (örf ve adet) kalır. Tabii hukuk ise adaleti ve aklı temel alan, 'olan' değil 'olması gereken' hukuk düzenini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları Tanımla
Pozitif Hukuk = Yazılı + Yazısız Kurallar; Mevzu Hukuk = Sadece Yazılı Kurallar; Tabii Hukuk = İdeal Hukuk.
Sorunun çözümü için yürürlükteki hukukun kapsam farklarını belirlemek gerekir.
2
Kapsam Karşılaştırması Yap
Pozitif Hukuk (Yazılı+Yazısız) - Mevzu Hukuk (Yazılı) = Yazısız Kurallar (Örf ve Adet).
İki kavram arasındaki temel farkın 'yazısız hukuk' unsuru olduğu matematiksel bir küme mantığıyla ortaya konur.
3
Tabii Hukukun Niteliğini Belirle
Tabii hukuk, yürürlükteki hukukun aksine insanın doğasına ve adalete dayanan 'olması gereken' (ideal) hukuktur.
Pozitif hukuk 'olan' hukuk iken tabii hukuk 'olması gereken' hukuktur.
4
Seçenekleri Ele
A seçeneğindeki ifadeler hem kapsam farkını hem de tabii hukukun niteliğini doğru yansıtmaktadır.
Diğer seçenekler ya tanımları karıştırmış ya da kavramlar arası ilişkileri yanlış kurmuştur.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri Arasındaki Kapsam İlişkisi (Küme Mantığı)

İpuçları

1
Hukuk kurallarını 'yazılı olma' ve 'yürürlükte olma' kriterlerine göre ayırmayı deneyin.

Daha Fazla Pratik

Hukukun boşluk türleri (kanun boşluğu, hukuk boşluğu) konusunu inceleyerek, hakimin yazısız kurallara ne zaman başvurduğunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 187Soru

Hukuk düzeninde, bir borç ilişkisinde borçlunun üzerine düşen yükümlülüğü (edimi) kendi rızasıyla yerine getirmemesi durumunda, alacaklının talebi üzerine devlet gücü kullanılarak bu yükümlülüğün zorla yerine getirilmesini sağlayan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cebri İcra

Cevap

Borçlunun borcunu kendiliğinden yerine getirmemesi durumunda devlet gücüyle zorla yaptırılan işleme 'Cebri İcra' denir.
Doğru cevap olan ifade, borcun rıza ile ödenmediği durumlarda icra müdürlükleri gibi devlet organları vasıtasıyla borcun tahsil edilmesini veya yükümlülüğün gerçekleştirilmesini tanımlayan 'Cebri İcra' kavramıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini analiz edin.
Ortada geçerli bir borç ilişkisi var ancak borçlu yükümlülüğünü yerine getirmiyor.
Yaptırım türünü belirlemek için önce hukuki ihlalin türü saptanmalıdır.
2
Uygulanan gücü ve yöntemi belirleyin.
Alacaklı devlete başvuruyor ve devlet gücü (icra dairesi) devreye giriyor.
Yaptırımın uygulanış biçimi 'zorla yerine getirme' (icra) niteliğindedir.
3
Doğru terimi eşleştirin.
Zorla yerine getirme yaptırımı cebri icradır.
Hukuk terminolojisinde edimin devlet eliyle gerçekleştirilmesi cebri icra olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Cebri İcra: Borcun devlet gücüyle zorla yerine getirilmesi.

İpuçları

1
Bu yaptırım türü genellikle icra müdürlükleri aracılığıyla yürütülür.
2
Kelime anlamı olarak 'zorla yerine getirme' veya 'zorla yaptırma' demektir.
3
Zararı karşılamayı değil, bizzat sözleşmede kararlaştırılan işin (edimin) yapılmasını sağlar.

Daha Fazla Pratik

Tazminat ile Cebri İcra arasındaki temel farkı (zarar giderme vs. borcu yerine getirme) pekiştirmek için bir kaza senaryosu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 188Soru

Hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlıkta kanun koyucunun düzenlemesi gereken bir hususu bilerek düzenlemediğini; çözümün somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi için "hakkaniyet", "halin icabı" veya "haklı sebep" gibi soyut kavramlar kullanarak yetkiyi kendisine bıraktığını saptamıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, bu durumun hukuki niteliği ve hâkimin uyuşmazlığı çözme yöntemi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu durum bir kural içi boşluktur; hâkim burada hukuk yaratma yetkisini değil, kanun koyucunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini kullanır.

Cevap

Söz konusu durum bir kural içi boşluktur; hâkim burada hukuk yaratma yetkisini değil, kanun koyucunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini kullanır.
Senaryoda belirtilen durum, kanun koyucunun uyuşmazlığın somut özelliklerine göre çözülmesi için bilerek bıraktığı bir alan olduğu için 'kural içi boşluk'tur. Medeni Kanun'un 4. maddesi uyarınca, kanunun takdir yetkisi tanıdığı bu hallerde hâkim 'hukuk yaratmaz', sadece kendisine tanınan yetkiyi hakkaniyete göre kullanır.

Adım Adım Çözüm

1
Boşluğun türünü tespit etme
Kanun koyucunun "hakkaniyet", "haklı sebep" gibi esnek kavramlar kullanarak uyuşmazlığı bilerek hâkime bırakması, bir 'Kural İçi Boşluk'tur.
Kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşluklar kural içidir; istemeyerek bıraktıkları ise kural dışıdır.
2
Hâkimin yetkisini belirleme
Kural içi boşluk durumunda hâkim 'Takdir Yetkisi'ni (TMK m.4TMK \ m. 4) kullanır.
Hâkimin hukuk yaratması (TMK m.1TMK \ m. 1) sadece hukuk boşluğu (yazılı ve yazısız kaynakta hüküm yoksa) durumunda mümkündür.
3
Uygulama yöntemini kesinleştirme
Hâkim, hukuk ve hakkaniyete uygun olarak karar verir.
Hâkim kural içi boşluğu doldururken mevcut kanun çerçevesinde hareket eder, yeni bir kural ihdas etmez.

Anahtar Kavram

Kural İçi Boşluk ve Takdir Yetkisi Ayrımı

İpuçları

1
Kanun koyucunun 'bilerek ve isteyerek' bıraktığı boşluk türü ile 'istemeyerek' bıraktığı kural dışı boşluklar arasındaki farka odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin 'hukuk yaratma' yetkisini hangi hiyerarşik sıradan sonra kullanabileceğini (yazılı -> yazısız -> hukuk yaratma) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 189Soru

Özel haklar, ileri sürülebilecekleri çevreye göre 'mutlak haklar' ve 'nispi haklar' olarak ikiye ayrılır. Nispi haklar kural olarak sadece hukuki ilişkinin taraflarına karşı ileri sürülebilirken; bu hakların tapu siciline şerh edilmesiyle üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilmesi mümkün kılınmaktadır. Hukuk tekniğinde bu duruma 'etkisi kuvvetlendirilmiş nispi hak' denilmektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi tapu kütüğüne şerh verilerek etkisi kuvvetlendirilen haklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rehin hakkı

Cevap

Rehin hakkı, bir sınırlı ayni hak (mutlak hak) olduğu için etkisi kuvvetlendirilmiş nispi haklar kategorisinde yer almaz.
Rehin hakkı, mülkiyet hakkı gibi bir 'ayni hak' türüdür. Ayni haklar, mutlak haklar grubunda yer aldıkları için kuruldukları andan itibaren herkese karşı ileri sürülebilirler. Bu nedenle, nispi haklarda olduğu gibi bir 'şerh' işlemiyle etkilerinin üçüncü kişilere karşı genişletilmesine (kuvvetlendirilmesine) gerek yoktur. Rehin hakları tapu kütüğüne tescil edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak ve Nispi Hak ayrımını hatırla.
Mutlak haklar herkese karşı, nispi haklar sadece borç ilişkisinin taraflarına karşı ileri sürülebilir.
Soruda istenen 'etkisi kuvvetlendirilmiş' kavramı nispi haklara özgüdür.
2
Seçeneklerdeki hakların hukuki niteliğini analiz et.
Şufa, Vefa, İştira ve Kira hakları sözleşmeden doğan nispi haklardır. Rehin ise bir ayni haktır.
Hangi hakkın tescil ile mi yoksa şerh ile mi işlendiğini belirlemek gerekir.
3
Ayni hakların (Mutlak haklar) işleyişini değerlendir.
Rehin hakkı, tapu kütüğünün rehinler sütununa tescil edilir ve mutlak hak olduğu için zaten herkese karşı etkilidir.
Mutlak bir hakkın etkisini kuvvetlendirmek için şerh mekanizmasına ihtiyaç duyulmaz.

Anahtar Kavram

Etkisi Kuvvetlendirilmiş Nispi Haklar

İpuçları

1
Mutlak haklar zaten herkese karşı ileri sürülebilir, bu yüzden etkilerini 'artırmaya' gerek yoktur.
2
Tapu kütüğünde 'tescil' edilen haklar (Ayni haklar) ile 'şerh' edilen haklar (Nispi haklar) arasındaki farkı düşünün.
3
Rehin hakkı, bir sınırlı ayni hak olduğu için tapuya şerh değil, tescil edilir ve doğası gereği mutlak bir haktır.

Daha Fazla Pratik

Sınırlı ayni hakların (İrtifak, Rehin, Taşınmaz Yükü) mutlak haklar içindeki yerini tekrar gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Eğer bir hak mutlak hak ise (herkese karşı ileri sürülebiliyorsa), o hak 'etkisi kuvvetlendirilmiş nispi hak' olamaz. Seçeneklerdeki tek mutlak hak rehin hakkıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 190Soru

Bir davada hâkim; kanun koyucunun 'durumun gereklerine' veya 'hakkaniyete' atıf yaparak çözüm alanını bilinçli olarak yargısal takdire bıraktığı durum ile kanunda somut olaya dair bir hüküm bulunmasına rağmen, bu hükmün lafzının (sözünün) çok geniş olması ve olaya uygulanmasının adaletsiz sonuçlar doğurması nedeniyle hükmün daraltılması gereken durumu sırasıyla nasıl adlandırmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk - Örtülü boşluk

Cevap

Kanun koyucunun bilinçli olarak hâkime takdir alanı bıraktığı durum 'kural içi boşluk', mevcut kuralın lafzının adaletsizliği önlemek için daraltılması gereken durum ise 'örtülü boşluk'tur.
Doğru yanıt olan seçenekteki ilk kavram, kanun koyucunun bilerek bıraktığı 'kural içi boşluğu' temsil eder; hâkim burada takdir yetkisini kullanır. İkinci kavram olan 'örtülü boşluk' ise bir kuralın bulunmasına rağmen, bu kuralın lafzının olaya tam uymaması veya uygulanmasının hakkın kötüye kullanılmasına (örneğin dürüstlük kuralına aykırılık) yol açması durumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun koyucunun iradesini analiz etme
Kanun koyucu 'hakkaniyet' veya 'halin icabı' diyerek bilerek boşluk bırakmışsa bu 'Kural İçi Boşluk'tur.
Bu tür boşluklarda hâkim kanun dışına çıkmaz, kanunun ona verdiği 'takdir yetkisini' kullanır.
2
Kuralın varlığını ve niteliğini inceleme
Bir hüküm var ancak lafzı çok genel olduğu için olaya uygulanması adaletsizliğe yol açıyorsa bu 'Örtülü Boşluk'tur.
Burada 'teleolojik sınırlama' (amaçsal daraltma) yapılarak kuralın kapsamı istisnai durumlar için daraltılır.
3
Sıralamayı kontrol etme
Birinci durum kural içi, ikinci durum örtülü boşluktur.
Soruda istenen sırayla eşleştirme yapılarak doğru yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

Hukukta Boşluk Türleri ve Hâkimin Müdahalesi

İpuçları

1
Kanun koyucunun bilerek ve isteyerek (bilinçli) bıraktığı boşluk türünü hatırlayın.
2
Bir kuralın metni (sözü) ile ruhu (amacı) çatışıyorsa, orada 'örtülü' bir sorun vardır.
3
Hâkimin takdir yetkisi kural içi boşluklarda, hukuk yaratma yetkisi ise hukuk boşluklarında ortaya çıkar.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk yaratması durumunda uyması gereken kuralları ve bu hukukun bağlayıcılığını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Boşlukları 'Kanun Koyucunun İradesi' (Bilinçli/Bilinçsiz) ve 'Hükmün Varlığı' (Var/Yok) kriterlerine göre bir tablo yaparak eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 191Soru

Hukuki işlemlerin geçersizlik halleriyle (hükümsüzlük) ilgili olarak aşağıda verilen "olay-yaptırım" eşleştirmelerinden hangisi Türk hukuk doktrini ve yerleşik yargı kararları çerçevesinde yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir taşınmazın satışının tapu dairesinde değil, taraflar arasında adi yazılı senetle yapılması - Yokluk

Cevap

Taşınmaz satışının tapu memuru önünde yapılmaması durumunda karşılaşılan yaptırım 'yokluk' değil, 'mutlak butlan' yaptırımıdır.
Taşınmaz satışının tapu dairesinde yapılmaması durumuna ilişkin eşleştirme yanlıştır. Türk Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun uyarınca, kanunun öngördüğü resmi şekil şartına uyulmadan yapılan işlemler 'yokluk' değil, 'mutlak butlan' yaptırımı ile karşılaşır. Yokluk yaptırımı sadece işlemin kurucu unsurlarının (irade beyanı, konu, taraflar ve bazı durumlarda kurucu resmi makam) bulunmadığı durumlarda (örneğin; resmi nikah memuru olmadan kıyılan imam nikahı) söz konusu olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yaptırım türlerini sınıflandır.
Hükümsüzlük türleri; yokluk, butlan (mutlak ve nispi) ve tek taraflı bağlamazlıktır.
Olaylardaki geçersizlik sebeplerini doğru kategoriye yerleştirmek gerekir.
2
Kurucu unsur ile Geçerlilik şartı ayrımını yap.
Kurucu unsur eksikliği 'yokluk' doğururken; ehliyet, emredici kural, ahlak, imkansızlık ve 'şekil' eksikliği 'mutlak butlan' doğurur.
Yokluk ve butlan arasındaki en temel fark, eksik olan unsurun işlemin varlığı için mi yoksa geçerliliği için mi gerekli olduğudur.
3
Taşınmaz satışındaki şekil şartını analiz et.
Taşınmaz mülkiyetinin devri için öngörülen resmi şekil (tapuda yapılma), işlemin kurucu unsuru değil, kanuni geçerlilik şartıdır.
Şekil şartına uyulmaması durumunda işlem hukuk dünyasında doğmuş sayılır ancak geçerli bir sonuç doğurmaz; bu durum mutlak butlandır.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerin Geçersizliği: Kurucu Unsur ve Geçerlilik Şartı Ayrımı

İpuçları

1
Bir işlemin hukuk aleminde hiç doğmamış sayılması (yokluk) ile doğmuş ama sakat doğması (butlan) arasındaki farka odaklanın.
2
Evlilikte belediye memurunun bulunması bir 'kurucu unsur' iken; taşınmaz satışındaki resmi şekil bir 'geçerlilik şartı'dır.
3
Şekil şartına (noter huzuru, tapu dairesi vb.) uyulmaması durumunda kural olarak mutlak butlan yaptırımı uygulanır.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan (iptal edilebilirlik) ve tek taraflı bağlamazlık (askıda hükümsüzlük) arasındaki farkları inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şu formülü kullanabilirsiniz: Kurucu unsur eksikse = Yokluk; Kurucu unsurlar var ama emredici kural/şekil/ehliyet/konu sorunluysa = Mutlak Butlan.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 192Soru

Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar bütününde; din, ahlak ve görgü kurallarının ihlali durumunda birey genellikle 'günahkâr sayılma', 'ayıplanma' veya 'dışlanma' gibi manevi tepkilerle karşılaşır. Buna karşılık, hukuk kurallarının ihlali durumunda bireyin doğrudan devlet gücüyle desteklenen ve cebri nitelik taşıyan bir tepkiyle karşılaşması söz konusudur.

Bu parçada belirtilen durum, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran aşağıdaki temel özelliklerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi yaptırıma (müeyyideye) sahip olması

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark maddi yaptırıma sahip olmasıdır.
Hukuk kuralları, toplumsal düzeni sağlayan diğer kurallardan (din, ahlak, görgü) farklı olarak devlet gücüyle desteklenir. Bu durum, hukuk kurallarının ihlali halinde devletin zorlayıcı gücünün devreye girmesi anlamına gelen 'maddi yaptırım' özelliğini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Kural ihlaline verilen tepkiyi analiz etme
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı 'manevi' (dışlanma, ayıplanma) olarak belirlendi.
Toplumsal düzen kurallarının ayrım noktasını belirlemek için yaptırımın kaynağına bakılmalıdır.
2
Devlet gücü etkisini belirleme
Hukuk kurallarının ihlalinde devletin zorlayıcı gücüyle (hapis, tazminat vb.) karşılaşıldığı görüldü.
Devlet gücüyle desteklenen yaptırımlar 'maddi yaptırım' olarak adlandırılır.
3
Ayırt edici özelliği saptama
Hukuku diğer kurallardan ayıran temel unsurun maddi yaptırım olduğu sonucuna varıldı.
Diğer sosyal kurallarda (din, ahlak, görgü) devlet zorlaması bulunmaz.

Anahtar Kavram

Hukuk Kurallarının Maddi Yaptırımı

İpuçları

1
Din ve ahlak kurallarının ihlalinde devlet sizi hapse atmaz, ancak hukuk kurallarında bu mümkündür.
2
Yaptırımın (müeyyidenin) kaynağına odaklanın; devlet gücü mü yoksa toplum vicdanı mı?
3
Ayıplanma manevi bir tepkiyken, tazminat ödeme veya ceza alma maddi bir yaptırımdır.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türleri olan ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük ve iptal kavramlarını inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 193Soru

Bir ülkedeki hukukçular kurulu tarafından hazırlanan bir rapor metninde; yürürlükteki kuralların toplumun adalet ihtiyacını tam olarak karşılamadığı belirtilerek, insan aklının ve doğasının bir gereği olan, ulaşılması hedeflenen ideal kurallara uygun düzenlemeler yapılması önerilmiştir.

Bu raporda bahsi geçen "yürürlükteki hukuk" ile "ideal hukuk" kavramlarının hukuk bilimindeki karşılığı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Yürürlükteki kuralların tamamını kapsayan kavram Pozitif Hukuk, olması gereken ideal kuralları ifade eden kavram ise Tabii Hukuktur.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte bulunan yazılı ve yazılı olmayan kuralların tamamını kapsar. Tabii hukuk (doğal hukuk) ise adaleti temel alan, olması gereken ideal kurallar bütünüdür. Senaryodaki rapor, yürürlükteki sistemi (pozitif) eleştirip ideale (tabii) ulaşmayı amaçlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'yürürlükteki hukuk' ifadesini analiz etme
Belirli bir zamanda bir ülkede uygulanan, yazılı (mevzu) ve yazılı olmayan (örf-adet) tüm kurallar bütünü Pozitif Hukuk (Müspet Hukuk) olarak tanımlanır.
Soruda sadece yazılı kurallar değil, genel bir 'yürürlükteki hukuk' vurgusu yapılmıştır.
2
Metindeki 'ideal hukuk' ifadesini analiz etme
İnsan aklına, adalete ve hakkaniyete uygun olduğu varsayılan, olması gereken hukuka Tabii Hukuk (Doğal/İdeal Hukuk) denir.
Tabii hukuk, mevcut olanı değil, ulaşılmak istenen mükemmel düzeni temsil eder.
3
Sıralamaya göre seçenekleri eşleştirme
I: Pozitif Hukuk, II: Tabii Hukuk eşleşmesi A seçeneğinde bulunmaktadır.
Sıralama kavramsal doğruluk için kritiktir.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Olan/Olması Gereken Hukuk Ayrımı

İpuçları

1
Yürürlükteki hukuk dendiğinde hem yazılı yasaları hem de örf-adet kurallarını içeren geniş tanımı düşünün.
2
'Olan hukuk' ve 'Olması gereken hukuk' terimleri bu kavramların doktrindeki en yaygın karşılıklarıdır.
3
Pozitif hukuk 'olan'ı, Tabii hukuk ise 'ideal' olanı temsil eder.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki kapsam farkını (yazılı vs. yazılı+yazılı olmayan) tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 194Soru

Türk hukuk sisteminde bir hukuki işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik ile kurucu unsurları tam olmasına rağmen kanunun emredici hükümlerine aykırılık taşıması, işlemin sıhhatini farklı şekillerde etkilemektedir.

Buna göre; ayırt etme gücüne sahip iki kişinin, aralarındaki evlenme engeline rağmen resmi evlendirme memuru önünde yaptıkları evlilik ile; bu kişilerin resmi bir makama başvurmaksızın sadece dini/örfi ritüellerle gerçekleştirdikleri birliktelik arasındaki hukuki nitelik farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci işlemin emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle mutlak butlan, ikinci işlemin ise kurucu unsur eksikliği nedeniyle yokluk yaptırımına tabi olması

Cevap

Birinci işlem (emredici hükme aykırı resmi nikah) mutlak butlan, ikinci işlem (resmi nikah olmaksızın yapılan birliktelik) ise yokluk hükmündedir.
Doğru cevap olan ifadeye göre; resmi evlendirme memuru önünde yapılan ancak kanuni engele takılan işlemde kurucu unsurlar mevcut olduğu için yaptırım 'mutlak butlan' iken; resmi memur hiç bulunmadığında işlemin temel kurucu unsuru eksik kaldığı için yaptırım 'yokluk'tur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci senaryoyu kurucu unsurlar açısından inceleyin.
Farklı cinsten iki kişi ve resmi evlendirme memuru mevcuttur; yani işlemin 'kurucu unsurları' tamdır.
Bir işlemin hukuk dünyasında varlık kazanması için kurucu unsurların tamamlanması gerekir.
2
Birinci senaryoyu geçerlilik şartları (emredici hükümler) açısından inceleyin.
Evlenme engeli bulunan hısımların evlenmesi, Türk Medeni Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırıdır.
Kurucu unsurları tam olan ancak emredici kurallara, ahlaka veya kamu düzenine aykırı işlemler mutlak butlan ile sakatlanır.
3
İkinci senaryoyu kurucu unsurlar açısından inceleyin.
Resmi evlendirme memuru bulunmadığı için kurucu unsurlardan biri eksiktir.
Hukukun aradığı temel bir kurucu unsur (örneğin evlilikte resmi memur) eksikse, o işlem hiç doğmamış sayılır (yokluk).

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı

İpuçları

1
İşlemin 'kurucu unsurları' (kimler, nerede, nasıl yapıldı) ile 'geçerlilik şartlarını' (kanuna uygunluk) birbirinden ayırın.
2
Bir evlilik işleminin hukuk dünyasında var olabilmesi için mutlaka resmi bir evlendirme memurunun huzurunda yapılması gerekir.
3
Resmi nikah memuru varsa işlem 'doğmuştur' ama sakat (butlan) olabilir; memur yoksa işlem 'hiç doğmamıştır' (yokluk).

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan ve tek taraflı bağlamazlık örneklerini içeren senaryo bazlı bir soru çözerek yaptırım türleri arasındaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 195Soru

Hukuk düzeni tarafından korunan menfaatler olarak tanımlanan haklar, çeşitli kriterlere göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırmalardan biri olan "ileri sürülebilecekleri çevre" kriterine göre haklar; mutlak ve nispi haklar olarak ikiye ayrılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi niteliği gereği sadece hukuki ilişkinin taraflarına (borçluya) karşı ileri sürülebilen bir "nispi hak" örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacak hakkı

Cevap

Alacak hakkı, niteliği gereği sadece borç ilişkisinin karşı tarafına karşı ileri sürülebildiği için bir nispi haktır.
Alacak hakkı, bir sözleşme veya hukuki işlem neticesinde bir kimsenin diğerinden bir edimi yerine getirmesini isteme yetkisidir. Bu yetki yalnızca aradaki bağın tarafı olan kişiye karşı kullanılabileceği için "nispi hak" (göreli hak) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın ileri sürülebileceği çevreyi belirle.
Mutlak haklar herkese, nispi haklar sadece belirli kişilere karşı ileri sürülebilir.
Soruda sorulan nispi hakkın tanımı budur.
2
Seçeneklerdeki hakların hukuki niteliğini analiz et.
Mülkiyet, velayet, sükna ve telif hakları herkese karşı korunurken; alacak hakkı sadece borçluyla sınırlıdır.
Ayni haklar, şahıs varlığı hakları ve fikri haklar genel olarak mutlak; borç ilişkisinden doğan haklar nispidir.

Anahtar Kavram

Nispi Hak (Alacak Hakkı)

İpuçları

1
Bir hakkın 'herkese' mi yoksa 'belirli bir kişiye' mi karşı ileri sürüldüğüne odaklanın.
2
Borç ilişkilerinden doğan haklar genellikle belirli bir muhataba (borçluya) yöneliktir.
3
Alacak hakkı, sadece borçlu olan kişiden talep edilebildiği için 'nispi' nitelik taşır; mülkiyet ise herkese karşı korunur.

Daha Fazla Pratik

Nispi hakların etkisini artırmak için kullanılan 'tapu siciline şerh' mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 196Soru

Hukuk sistemimizde haklar, düzenledikleri ilişkilerin niteliğine göre 'kamu hakları' ve 'özel haklar' olarak iki temel gruba ayrılır. Kamu hakları, birey ile devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen ve vatandaşlara devlet yönetimine katılma veya devletten hizmet bekleme yetkisi veren haklardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi vatandaşların devlet yönetimine katılımını sağlayan ve 'aktif statü hakları' (katılma hakları) grubunda yer alan bir kamu hakkıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçme ve seçilme hakkı

Cevap

Seçme ve seçilme hakkı, bireylerin devlet yönetimine ve siyasi hayata katılımını sağlayan bir kamu hakkıdır.
Vatandaşların devlet yönetimine katılımını sağlayan seçme ve seçilme hakkı, kamu hakları (siyasi haklar) kategorisinde yer alır. Bu haklar, bireyin topluma ve devlete aktif olarak katılmasını sağladığı için 'aktif statü hakları' olarak da adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hak kavramının temel ayrımını hatırla.
Haklar; kamu hakları (devletle ilişkili) ve özel haklar (kişiler arası) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen hak kategorisini belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Kamu haklarının alt türlerini analiz et.
Kamu hakları; kişisel (negatif), sosyal-ekonomik (pozitif) ve siyasi (aktif) haklar olarak sınıflandırılır.
Siyasi haklar, bireyin devlet yönetimine katılma yetkisini temsil eder.
3
Seçenekleri bu sınıflandırmaya göre değerlendir.
Seçme ve seçilme hakkı 'aktif statü' grubuna girerken, diğerleri özel hukuk alanındaki haklardır.
Doğru sınıflandırma yapıldığında katılımcı nitelik taşıyan tek seçenek belirlenmiş olur.

Anahtar Kavram

Kamu Hakları ve Özel Haklar Ayrımı

İpuçları

1
Kamu hakları devletle olan hukuki bağı temsil ederken, özel haklar bireyler arasındaki ilişkileri düzenler.
2
Soruda istenen hak, aynı zamanda 'vatandaşlık hakları' veya 'siyasi haklar' olarak da bilinir.
3
Sandık başına gidip oy kullanmak veya milletvekili adayı olmak bu hak grubunun en tipik örneğidir.

Daha Fazla Pratik

Kamu haklarının üçlü ayrımını (Negatif, Pozitif, Aktif) inceleyerek diğer hakların hangi kategorilere girdiğini öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 197Soru

Bir hukuk kuramcısı, modern hukuk sistemlerini analiz ederken şu tespiti yapmaktadır: "Hukuk düzeni sadece yasama organının iradesinden ibaret değildir; toplumun vicdanında yer eden ve mahkemelerce de uygulanan gelenekleri (yazısız hukukyazısız\ hukuk) dışlayamaz. Ancak hukuk, sadece yürürlükte olanı (de lege latade\ lege\ lata) değil, her zaman daha adil olana (de lege ferendade\ lege\ ferenda) ulaşma çabasını da içinde barındırmalıdır."

Bu tespitte yer alan; "yasama organının iradesiyle oluşan yazılı normlar", "yazılı normlarla birlikte uygulanan geleneksel kurallar" ve "ulaşılmak istenen ideal adalet" kavramlarının hukuk doktrinindeki karşılıkları aşağıdakilerin hangisinde doğru bir sıralamayla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk sıralaması doktrindeki teknik karşılıklara tam uyum sağlar.
Doğru yanıt olan 'Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk' sıralaması, hukuk doktrinindeki hiyerarşik ve kapsam odaklı ayrıma tam olarak uymaktadır. Mevzu hukuk sadece devletin koyduğu yazılı metinleri (kanun, yönetmelik vb.) ifade ederken; pozitif hukuk bu metinlerin yanına mahkemelerin uymak zorunda olduğu örf ve adet kurallarını da ekler. Tabii hukuk ise bu yürürlükteki düzenin ötesinde, her zaman ulaşılması hedeflenen adalet idealini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'yasama organının iradesiyle oluşan yazılı normlar' ifadesini analiz etme.
Bu ifade, yetkili makamlarca konulan sadece yazılı kuralları kapsayan 'Mevzu Hukuk' kavramına karşılık gelir.
Mevzu hukuk, örf ve adet gibi yazısız kaynakları dışarıda bırakır.
2
Metindeki 'yazılı normlarla birlikte uygulanan geleneksel kurallar' ifadesini analiz etme.
Bu ifade, hem yazılı hem de yazısız (örf-adet) tüm yürürlükteki kuralları kapsayan 'Pozitif Hukuk' (mu¨spet hukukmüspet\ hukuk) kavramına karşılık gelir.
Pozitif hukuk, mevzu hukuku da içine alan en geniş 'yürürlükteki hukuk' kümesidir.
3
Metindeki 'ulaşılmak istenen ideal adalet' (de lege ferendade\ lege\ ferenda) ifadesini analiz etme.
Bu ifade, olanı değil olması gerekeni, insan aklıyla ulaşılan evrensel adaleti temsil eden 'Tabii Hukuk' (dog˘al/ideal hukukdoğal/ideal\ hukuk) kavramına karşılık gelir.
Tabii hukuk, pozitif hukukun üstünde yer alan ahlaki ve akli bir hedef niteliğindedir.

Anahtar Kavram

Hukuk Türleri Arasındaki Kapsam İlişkisi (Mevzu ⊂ Pozitif)

İpuçları

1
Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki temel fark, 'yazısız hukuk' olan örf ve adet kurallarının kapsama dahil edilip edilmemesidir.

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukukun kapsamına giren normlar hiyerarşisi ile pozitif hukukun kaynakları arasındaki ilişkiyi tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 198Soru

Hakların; konuları, ileri sürülebilecekleri çevre ve kullanılmalarının hukuksal sonuçları bakımından tabi oldukları hukuki rejimler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hatalı bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenilik doğuran haklar, kural olarak zamanaşımı sürelerine tabi olup; bu sürelerin geçmesi durumunda hak sahibi hakkını kaybetmez, sadece karşı tarafın 'def'i' ileri sürerek borcu ifadan kaçınma yetkisi doğar.

Cevap

Yenilik doğuran hakların zamanaşımı sürelerine tabi olduğunu ve bu sürelerin sadece def'i hakkı tanıdığını belirten ifade yanlıştır.
Yenilik doğuran hakların zamanasımı sürelerine tabi olduğu yönündeki açıklama hatalıdır. Bu haklar doğaları gereği 'hak düşürücü sürelere' (forfeiture periods) tabidir. Hak düşürücü süreler dolduğunda hakkın kendisi ortadan kalkar ve hâkim bu durumu taraflar ileri sürmese dahi kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Oysa zamanaşımı süresi dolduğunda hak sona ermez, sadece hakkın istenebilirliği zayıflar ve borçluya bir 'def'i' (plea) hakkı tanınır; hâkim ise zamanaşımını kendiliğinden gözetemez.

Adım Adım Çözüm

1
Yenilik doğuran hakların zaman bakımından sınırlanmasını analiz et.
Yenilik doğuran haklar, hukuk düzeninde belirsizliği önlemek amacıyla 'hak düşürücü sürelere' tabi tutulmuştur.
Zamanaşımı süreleri sadece alacak hakları gibi talep yetkisi veren haklar için geçerlidir.
2
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki usul farkını belirle.
Hak düşürücü süre geçince hak tamamen sona erer ve hâkim bunu kendiliğinden (re'sen) dikkate alır.
Zamanaşımı ise hakkı sona erdirmez, sadece karşı tarafa borcu ödemekten kaçınma (def'i) yetkisi verir ve hâkim tarafından re'sen incelenemez.
3
Yenilik doğuran hakların kullanım yöntemlerini değerlendir.
Bazı haklar irade beyanıyla, bazıları ise inşai dava (mahkeme kararı) ile hüküm doğurur.
Hukuk düzeni, aile hukuku gibi kamu düzenini ilgilendiren alanlarda bu hakların mahkeme denetiminde kullanılmasını şart koşmuştur.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran Hakların Hukuki Özellikleri ve Hak Düşürücü Süre Ayrımı

İpuçları

1
Yenilik doğuran hakların (boşanma, istifa, fesih vb.) kullanımının zamanla nasıl sınırlandığını düşünün.
2
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki en temel fark; birinin hakkı sona erdirmesi, diğerinin ise sadece dava edilebilirliğini engellemesidir.
3
Hâkimin re'sen (kendiliğinden) dikkate aldığı süre türünü hatırlayın; yenilik doğuran haklar bu süreye tabidir.

Daha Fazla Pratik

Nispi hakların şerh edilmesi durumunda ortaya çıkan 'eşyaya bağlı borç' kavramını ve şerhin etkisini detaylıca incelemek bu tür soruların çözümünü kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 199Soru

Bir belediye encümeninin hukuka aykırı şekilde aldığı bir yıkım kararının, ilgili kişi tarafından açılan dava sonucunda idare mahkemesi tarafından ortadan kaldırılması ve hukuki sonuçlarının geçmişe etkili olarak silinmesi durumu, aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal

Cevap

Hukuka aykırı idari işlemlerin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasına 'İptal' yaptırımı denir.
İptal yaptırımı, idari makamların hukuka aykırı işlemlerinin yargı organı tarafından ortadan kaldırılmasıdır. Soruda belirtilen belediye encümeni kararı bir idari işlemdir ve mahkemenin bu kararı geçersiz kılması doğrudan iptal yaptırımını tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirle.
İşlem, bir belediye encümeni (idari makam) tarafından tesis edilen bir idari işlemdir.
Yaptırımın türünü belirlemek için işlemin kamu hukuku mu yoksa özel hukuk alanında mı yapıldığını anlamak gerekir.
2
Hukuki müdahaleyi analiz et.
İdare mahkemesi, hukuka aykırılık nedeniyle kararı 'hukuk aleminden silmiş' ve geçmişe yönelik etkisiz kılmıştır.
Mahkemenin idari bir işlemi geçersiz kılması, özel hukuktaki geçersizliklerden farklı bir yaptırıma tabidir.
3
Yaptırımı adlandır.
Bu durumun karşılığı 'İptal' yaptırımıdır.
Kamu hukukunda (özellikle idare hukukunda) idari işlemlerin yargı eliyle denetlenip bozulması bu isimle anılır.

Anahtar Kavram

İdari Yaptırım Olarak İptal

İpuçları

1
Bu yaptırım türü, vatandaşların devlete karşı açtığı davalarda en sık karşılaşılan sonuçtur.
2
Belediye veya Valilik gibi idari makamların yanlış kararlarının mahkemece bozulmasına ne ad verilir?
3
İdari işlemin hukuk aleminden 'hiç yapılmamış gibi' silinmesi, doğrudan 'İptal' davası ile mümkündür.

Daha Fazla Pratik

İptal yaptırımı ile tam yargı (tazminat) davaları arasındaki farkı incelemek, idari yargı konusunu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 200Soru

Özel hukukta haklar, kullanıldıklarında meydana getirdikleri hukuki etkiye göre; alelade haklar ve yenilik doğuran (inşai) haklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Yenilik doğuran haklar da kendi içinde; mevcut bir hukuki durumu değiştiren, yeni bir durum kuran veya mevcut durumu sona erdiren haklar şeklinde alt kategorilere ayrılır.

Buna göre; bir işçinin istifa etmesi, bir mülkiyet ilişkisinde paydaşlığın giderilmesi davası açılması veya bir vekalet ilişkisinde vekilin azledilmesi durumunda olduğu gibi, kullanılmasıyla mevcut bir hukuki ilişkiyi tamamen ortadan kaldıran hak türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozucu yenilik doğuran haklar

Cevap

Mevcut bir hukuki ilişkiyi tamamen sona erdiren haklar bozucu yenilik doğuran haklardır.
Bozucu yenilik doğuran haklar, hak sahibinin tek taraflı irade açıklamasıyla mevcut olan bir hukuki durumu veya ilişkiyi tamamen sona erdirme yetkisi verir. Soruda belirtilen istifa (iş sözleşmesini bitirme), azil (vekaleti bitirme) ve fesih işlemleri bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın kullanım amacını belirle
İstifa, azil ve fesih gibi işlemlerin ortak noktası mevcut bir hukuki ilişkiyi bitirmektir.
Soruda verilen örneklerin hukuki sonuçlarını analiz etmek gerekir.
2
Kategorizasyon yap
Tek taraflı iradeyle yeni bir durum yaratılıyorsa bu 'yenilik doğuran' (inşai) bir haktır.
Hakkın tek taraflı kullanımı ve hukuki etki yaratması inşai nitelik taşıdığını gösterir.
3
Alt türü tespit et
Hukuki etki 'sona erdirme' yönünde olduğu için 'bozucu' kategorisine girer.
Kurucu (yeni kuran), Değiştirici (değiştiren) ve Bozucu (bitiren) arasındaki temel fark budur.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Haklar

İpuçları

1
Hakkın 'bozucu' etkisi, mevcut bir durumu ortadan kaldırmasıyla ilgilidir.
2
İstifa ve vekaletten azil gibi örneklerin ortak sonucunu düşünün: Hukuki ilişki devam mı ediyor yoksa kopuyor mu?
3
Tek taraflı iradeyle bir ilişkiyi sona erdirmek 'bozucu yenilik doğuran' hakkın temel tanımıdır.

Daha Fazla Pratik

Mutlak ve nispi haklar arasındaki 'ileri sürülebilirlik' farkını tekrar gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Hakkın türünü belirlerken 'Sonuç ne oldu?' sorusunu sorun. Sonuç 'yok olma' ise cevap bozucudur.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 10 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 10 | Examkin