Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 201Soru

2017 Anayasa değişiklikleri ile Türk hukuk sisteminde yeniden düzenlenen normlar hiyerarşisi ve düzenleyici işlemlerin yetki alanları dikkate alındığında; bir konuda kanun ile "olağan dönem" Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) arasında hüküm uyuşmazlığı çıkması durumunda uygulanacak hukuki rejimle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunlarda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz; aynı konuda farklı hükümler bulunması halinde ise kanun hükümleri uygulanır.

Cevap

Kanunlarda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz; uyuşmazlık durumunda ise kanun hükümleri uygulanır.
Türk hukuk sisteminde 2017 değişikliği sonrası, 1982 Anayasası'nın 104. maddesi uyarınca normlar hiyerarşisinde kanunlar, olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden üstündür. Anayasa'ya göre, kanunlarda açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılamaz. Eğer aynı konuda hem kanun hem de CBK hükmü bulunuyorsa ve bunlar çelişiyorsa, kanun hükümleri esas alınarak uygulanır. Bu durum kanunun yürütme işlemlerine karşı hiyerarşik üstünlüğünün bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinde olağan dönem CBK'nın yerini belirleyin.
Olağan dönem CBK'lar, hiyerarşik olarak Anayasa ve Kanun'un altında, Yönetmelik'in ise üstünde yer alır.
Yürütmenin düzenleyici işlemlerinin hiyerarşik sırasını anlamak için gereklidir.
2
1982 Anayasası'nın 104. maddesindeki CBK-Kanun ilişkisini inceleyin.
Anayasa, kanunların CBK'lara karşı üstünlüğünü açıkça koruma altına almıştır.
Anayasal dayanağı tespit etmek kararın hukuki temelini oluşturur.
3
Uyuşmazlık kuralını (çatışma çözümü) uygulayın.
Kanunda açıkça düzenlenen bir alanda CBK çıkarılamayacağı gibi, çelişki halinde kanun hükmünün uygulanacağı sonucuna ulaşılır.
Somut uyuşmazlığın çözüm yöntemini belirler.

Anahtar Kavram

Kanunun Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine Üstünlüğü

İpuçları

1
1982 Anayasası'nın 104. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kanun arasındaki hiyerarşik ilişkiyi düşünün.
2
Yasama organının (TBMM) yaptığı işlemler ile yürütme organının yaptığı işlemler arasında hangisi daha üstündür?
3
Anayasa'ya göre, eğer bir konu kanunla açıkça düzenlenmişse o konuda CBK çıkarılabilir mi? Çelişki çıkarsa hangisi uygulanır?

Daha Fazla Pratik

OHAL döneminde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin normlar hiyerarşisindeki yerini ve kanunlarla ilişkisini araştırarak aradaki farkı öğrenin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 202Soru

Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi olan Ahmet, kütüphanede yaptığı araştırmada şu notu almıştır: "Türkiye'de bir hakim, önüne gelen uyuşmazlığı çözerken sadece meclisin çıkardığı kanunlara veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine değil; aynı zamanda toplumda kökleşmiş ve kanunun açıkça atıf yaptığı bağlayıcı yazısız kurallara da uymak zorundadır."

Buna göre Ahmet'in notunda bahsettiği, bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarının bütününü ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk

Cevap

Pozitif (Müspet) Hukuk kavramı, bir ülkede yürürlükte olan hem yazılı hem de yazısız (örf ve adet) kuralların tamamını kapsayan genel yapıyı ifade eder.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte bulunan, yetkili makamlarca konulmuş yazılı kuralların yanı sıra toplumda uygulanan bağlayıcı yazısız kuralların (örf ve adet hukuku) tamamını kapsadığı için doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Kapsam Belirleme
Soruda hem yazılı (kanun, kararname) hem de yazısız (örf ve adet) kuralların bir arada olduğu bir bütün aranmaktadır.
Tanım gereği, bu iki kaynağın toplamı bizi 'Pozitif Hukuk' kavramına götürür.
2
Mevzu Hukuk Ayrımı Yapma
Yazılı kuralların toplamı 'Mevzu Hukuk' iken, buna yazısız kurallar eklendiğinde 'Pozitif Hukuk' oluşur.
KPSS vatandaşlık sorularında en sık karıştırılan ayrım yazılı/yazısız ayrımıdır.
3
Sonuçlandırma
Ahmet'in notundaki 'yazılı ve yazısız tüm normlar' ifadesi Pozitif Hukuk kavramının tam karşılığıdır.
Diğer seçenekler ya ideal olanı ya da yürürlükten kalkanı ifade ettiği için elenir.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsamları (Pozitif vs Mevzu)

İpuçları

1
Kavramın diğer adı 'Müspet Hukuk'tur ve hem yazılı hem yazısız kaynakları bir küme gibi içine alır.

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukuk ile Pozitif hukuk arasındaki temel farkın 'yazısız hukuk' (örf ve adet) olduğunu bir Venn şeması ile çizerek pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 203Soru

Hukuk sistemimizde bir hukuki işlemin varlık kazanabilmesi (teşekkül etmesi) için gerekli olan 'maddi kurucu unsurlar' ile işlemin hukuk düzenince korunabilmesi için gereken 'geçerlilik şartları' arasındaki fark, sakatlık durumunda uygulanacak yaptırımı belirler. Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde bir 'geçerlilik şartı' sakatlığı değil, doğrudan kurucu unsurlardan birinin eksikliği nedeniyle işlemin hukuk dünyasında hiç varlık kazanmadığı (yokluk) söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir sözleşmenin kurulması aşamasında, tarafların sözleşmenin objektif esaslı noktaları (konu, bedel vb.) üzerinde karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının oluşmaması

Cevap

Sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde tarafların irade beyanlarının uyuşmaması durumu, kurucu unsur eksikliği nedeniyle yokluk yaptırımına tabidir.
Hukuki işlemlerin varlık kazanabilmesi için taraflar, konu ve irade beyanı gibi kurucu unsurların tam olması gerekir. Sözleşmelerde tarafların esaslı noktalar üzerinde irade beyanlarının uyuşmaması (uyuşmazlık durumu), işlemin maddi bir unsurunun eksik olduğu anlamına gelir. Bu durumda işlem hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılır ve 'yokluk' yaptırımı uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin yaptırım türlerini (Yokluk, Butlan, Askıda Geçersizlik) hatırla.
Yokluk yaptırımının kurucu unsur eksikliğine dayandığını belirle.
Sorunun kökünde istenen 'kurucu unsur eksikliği' kriterini analiz etmek için temel bilgidir.
2
Sözleşmelerin kurucu unsurlarını analiz et.
Taraflar, konu ve karşılıklı-uygun irade beyanı (consensus) kurucu unsurlardır.
Hangi seçenekte kurucu unsurun eksik olduğunu bulmak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki senaryoları 'geçerlilik şartı' ve 'kurucu unsur' ayrımına göre değerlendir.
Esaslı unsurlarda uyuşmazlığın (irade beyanı eksikliği) doğrudan kurucu unsuru etkilediği görülür.
Çeldiricileri elemek ve doğru cevaba ulaşmak için yapılan mantıksal analizdir.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerin Varlık Şartı Olarak Kurucu Unsurlar

İpuçları

1
Yokluk yaptırımı için işlemin en temel 'yapı taşlarından' birinin eksik olması gerekir.
2
Bir sözleşmenin kurulabilmesi için iki tarafın 'evet' dediği şeylerin birbiriyle örtüşmesi şarttır.
3
Eğer taraflar fiyat veya mal üzerinde hiç anlaşamamışlarsa, o sözleşme hukuken hiç varlık kazanmamıştır.

Daha Fazla Pratik

Resmi evlendirme memuru huzurunda yapılmayan evliliklerin neden yokluk yaptırımına tabi olduğunu kurucu unsurlar bağlamında tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 204Soru

Hukuk sistemimizde normlar hiyerarşisi gereği, her düzenleme kendisinden üstte bulunan normlara uygun olmak zorundadır. Ancak 1982 Anayasası'nın 90. maddesine 2004 yılında eklenen fıkra ile bu hiyerarşik yapıya temel haklar bağlamında önemli bir istisna getirilmiştir. Bu hükme göre; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda antlaşma hükümleri esas alınır.

Buna göre; bir mahkeme önündeki davada, uygulanacak olan mevcut bir kanun hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) bir maddesiyle açıkça çeliştiğini tespit ederse, izlemesi gereken hukuki yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'daki özel düzenleme gereği kanun hükmünü uygulamayıp, doğrudan milletlerarası antlaşma hükmüne göre uyuşmazlığı karara bağlamak

Cevap

Anayasa'daki özel düzenleme gereği kanun hükmünü uygulamayıp, doğrudan milletlerarası antlaşma hükmüne göre uyuşmazlığı karara bağlamak
Doğru yanıt olan seçenek, 1982 Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasındaki açık hükmü ifade etmektedir. Bu hükme göre, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunlar çelişirse, mahkemeler kanunu değil antlaşmayı esas almak zorundadır. Bu, normlar hiyerarşisindeki 'kanun ve antlaşma eşittir' kuralına temel haklar lehine getirilmiş bir üstünlük kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Çatışan normların niteliğini belirle
Bir tarafta bir 'kanun', diğer tarafta 'temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir milletlerarası antlaşma' bulunmaktadır.
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel hükmün uygulanabilmesi için antlaşmanın temel haklara ilişkin olması şarttır.
2
Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasındaki kuralı uygula
Antlaşma hükmünün kanun hükmüne göre öncelikli (esas) alınması gerektiği sonucuna ulaşılır.
2004 anayasa değişikliği, normlar hiyerarşisindeki klasik sıralamaya bu konuda özel bir üstünlük tanımıştır.
3
Hukuki sonucu karara bağla
Mahkeme, kanun hükmünü ihmal eder ve doğrudan antlaşmayı uygular.
Bu durum, hakimin anayasadan aldığı doğrudan bir yetkidir ve AYM iptali gerekmeksizin uygulanır.

Anahtar Kavram

Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Antlaşmaların Kanunlar Karşısındaki Üstünlüğü (Art. 90)

İpuçları

1
Anayasa'nın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişikliği ve 'temel haklar' vurgusunu hatırlayın.
2
Bir çatışma durumunda 'esas alınır' ifadesi, hakimin hangi metni öncelikli tutması gerektiğini belirtir.
3
Temel haklara ilişkin antlaşmalar, kanunla çeliştiğinde kanundan daha güçlü bir hukuki değere sahip olur.

Daha Fazla Pratik

Olağanüstü Hal Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin normlar hiyerarşisindeki yerini ve yargısal denetimini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 205Soru

Hukuk doktrininde, bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte bulunan, yetkili makamlarca konulmuş yazılı kurallar ile toplumda kendiliğinden oluşmuş ve devlet tarafından desteklenen yazısız (örf ve adet) kuralların tamamını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk

Cevap

Pozitif hukuk, bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarını kapsayan en geniş kavramdır.
Pozitif (Müspet) hukuk, bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan, yetkili makamlarca konulmuş yazılı kurallar (Anayasa, Kanun vb.) ile toplumun vicdanından doğan yazısız kuralların (Örf ve Adet Hukuku) tamamını kapsayan üst kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen kapsamı belirle.
Hem 'yazılı' hem de 'yazısız' kuralların toplamı istenmektedir.
Hukuk türleri arasındaki farklar, kuralların kaynağına (yazılı/yazısız) ve yürürlük durumuna göre belirlenir.
2
Kavramları karşılaştır.
Mevzu hukuk sadece yazılıdır; Pozitif hukuk ise hem yazılı hem yazısız kuralları (Pozitif = Mevzu + Yazısız) kapsar.
Pozitif (Müspet) hukuk, bir ülkede 'var olan' tüm hukuk düzenini temsil eder.

Anahtar Kavram

Pozitif Hukuk (Yazılı + Yazısız Kurallar)

İpuçları

1
Bu kavram, 'Mevzu Hukuk' ve 'Yazısız Kurallar'ın toplamından oluşur.

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukuk ile Pozitif hukuk arasındaki tek farkın 'yazısız kurallar' olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:30s
Soru 206Soru

Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi ve hukukun uygulanması ilkeleri uyarınca; kanun koyucunun bir meseleyi bilerek ve isteyerek düzenlemediği, çözümün 'hakkaniyet' veya 'somut olayın özellikleri' gibi kavramlar aracılığıyla hâkimin takdirine bırakıldığı durumlar ile kanun hükmünün lafzı (sözü) itibarıyla çok geniş olduğu ve dürüstlük kuralı gereği 'amaca uygun sınırlama' (teleolojik sınırlama) yoluyla kapsamının daraltılması gerektiği haller, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru adlandırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk — Örtülü (gerçek olmayan) boşluk

Cevap

Kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşluk 'kural içi boşluk', hükmün lafzının dürüstlük kuralı gereği daraltılması gereken durum ise 'örtülü (gerçek olmayan) boşluk'tur.
Doğru yanıt olan seçenek, hukuk doktrinindeki iki spesifik durumu karşılamaktadır: İlk kısım olan 'kanun koyucunun bilerek bıraktığı takdir alanı', hâkimin uyuşmazlığı hakkaniyete göre çözdüğü 'kural içi boşluk'tur. İkinci kısım olan 'hükmün lafzının dürüstlük kuralı gereği daraltılması' ise lafzın ruhla çeliştiği durumlarda ortaya çıkan 'örtülü (gerçek olmayan) boşluk'tur.

Adım Adım Çözüm

1
Kural İçi Boşluk kavramını analiz etme
Kanun koyucunun çözümü bilerek hâkime bıraktığı ve 'takdir yetkisi'nin kullanıldığı alan tespit edilir.
Metinde 'bilerek ve isteyerek düzenlenmediği' ve 'hakkaniyet/takdir' vurgusu kural içi boşluğu işaret eder.
2
Örtülü Boşluk kavramını analiz etme
Hükmün lafzının çok geniş olması nedeniyle 'teleolojik sınırlama' (daraltma) yapılması gerektiği tespit edilir.
Gerçek olmayan boşluk türlerinden biri olan örtülü boşlukta, kuralın lafzı adaletsizliğe yol açacak kadar geniştir.

Anahtar Kavram

Hukukta Boşluk Türleri ve Hakimin Rolü

İpuçları

1
Kanun koyucunun 'bilerek' bıraktığı boşluk ile 'istemeden' (hataen) bıraktığı boşluk arasındaki farkı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Hakimin hukuk yaratması (Hukuk Boşluğu) ile Takdir Yetkisini (Kural İçi Boşluk) kullanması arasındaki farkları içeren senaryoları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 207Soru

Özel hukukta haklar; kullanıldıklarında meydana getirdikleri hukuki etkiye göre 'alelade haklar' ve 'yenilik doğuran (inşai) haklar' olarak ikiye ayrılmaktadır. Yenilik doğuran haklar; hak sahibinin tek taraflı irade açıklamasıyla yeni bir hukuki ilişki kuran, mevcut bir ilişkiyi değiştiren veya sona erdiren haklardır.

Buna göre, yenilik doğuran (inşai) hakların hukuki özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hakların hukuki sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın bu yönde bir kabul beyanı vermesi gerekir.

Cevap

Yenilik doğuran hakların kullanılması için karşı tarafın kabul beyanı gerekmesi ifadesi yanlıştır; çünkü bu haklar doğası gereği tek taraflı irade beyanıyla sonuç doğurur.
Yenilik doğuran (inşai) hakların en temel özelliği 'tek taraflı' (unilateral) olmalarıdır. Yani bu hakların sahibi, iradesini karşı tarafa ulaştırdığı anda hukuki sonuç doğar. Karşı tarafın bu durumu kabul etmesi, onaylaması veya bir beyanda bulunması gerekmez. Bu nedenle karşı tarafın kabul beyanının şart olduğunu savunan ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yenilik doğuran hakların tanımını hatırla.
Bu haklar, tek taraflı irade ile yeni bir durum yaratır, değiştirir veya sona erdirir.
Soruda istenen yanlış özelliği bulmak için kavramın temel niteliklerini bilmek gerekir.
2
Hakların kullanma usulünü analiz et.
Tek taraflı irade beyanı (unilateral) yeterlidir, karşı tarafın onayı aranmaz.
Yenilik doğuran hakları sözleşmelerden ayıran en önemli fark budur.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendir.
Karşı tarafın kabulünün gerektiğini belirten seçenek, kavramın 'tek taraflı' olma özelliğiyle çelişmektedir.
Yanlış olan ifade, hukuki işlemin niteliğini yanlış tanımlamaktadır.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Haklar

İpuçları

1
Yenilik doğuran haklar ile sözleşmeler arasındaki temel farkı düşünün.
2
Bir işçinin istifa etmesi veya bir ev sahibinin kira sözleşmesini feshetmesi durumunda karşı tarafın 'evet, kabul ediyorum' demesi gerekir mi?
3
Yenilik doğuran haklar 'tek taraflı' irade beyanlarıdır. Tek taraflı işlemlerde karşı tarafın kabulü aranmaz.

Daha Fazla Pratik

Kurucu, değiştirici ve bozucu yenilik doğuran hakların her birine günlük hayattan birer örnek vererek konuyu pekiştirebilirsiniz (Örn: Alım hakkı, Ayıplı malın değişimi, İstifa).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 208Soru

Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi (normlar piramidi) ve bu normların birbirleriyle olan hiyerarşik ilişkileri göz önüne alındığında, 1982 Anayasası ve yerleşik hukuk ilkeleri çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş olan teknik, ekonomik veya ticari nitelikteki tüm milletlerarası antlaşmalar, kanunlarla çatışması durumunda içeriğine bakılmaksızın her durumda kanun hükümlerine üstün tutulur.

Cevap

Teknik, ekonomik veya ticari nitelikteki antlaşmaların her durumda kanunlara üstün tutulacağını belirten ifade yanlıştır; bu imtiyaz sadece temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalara tanınmıştır.
Doğru cevap olan ifade, Anayasa'nın 90. maddesindeki özel hükmü hatalı genellemektedir. Türk hukukunda sadece 'temel hak ve özgürlüklere ilişkin' milletlerarası antlaşmaların kanunlarla çatışması durumunda antlaşma hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Teknik, ekonomik veya ticari nitelikteki antlaşmalar kanun düzeyinde kabul edilse de, kanunla çatışmaları durumunda otomatik bir üstünlüğe sahip değildirler; bu durumlarda 'lex posterior' (sonraki kanun) gibi genel yorum kuralları devreye girer.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisindeki temel sıralamayı hatırla.
Anayasa > Kanun = CBK (olağan) = Milletlerarası Antlaşma > Yönetmelik > Adsız Düzenleyici İşlemler.
Hukuk kurallarının birbirine uygunluk zorunluluğunu anlamak için temel yapı bilinmelidir.
2
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel 'uygulama önceliği' kuralını analiz et.
2004 değişikliği ile sadece 'temel hak ve özgürlüklere ilişkin' antlaşmaların kanunla çatışması durumunda antlaşmanın esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
Bu kuralın kapsamını belirlemek, yanlış genellemeleri ayırt etmeyi sağlar.
3
Seçeneklerdeki antlaşma türlerini karşılaştır.
Ekonomik ve ticari antlaşmalar için Anayasa'da kanuna üstünlük tanıyan özel bir hüküm yoktur; bunlar kanunla eş değerdir.
Yanlış seçeneğin neden hatalı olduğunu teknik olarak doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

90. Madde ve Temel Hak Antlaşmalarının Özel Statüsü

İpuçları

1
Anayasa'nın 90. maddesindeki antlaşma-kanun çatışması kuralının hangi konu başlıkları için geçerli olduğuna dikkat edin.
2
Her milletlerarası antlaşma kanunla çatıştığında üstün sayılmaz; bu imtiyaz sadece insan hakları ile ilgili olanlar içindir.
3
Anayasa m. 90/5 hükmünü hatırlayın: 'Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar...' ifadesi kuralın kapsamını çizer.

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri (CBK) ve milletlerarası antlaşmaların normlar hiyerarşisindeki eş değerliklerini ve yargısal denetim farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 209Soru

Bir kişinin, hukuk kurallarına veya yaptığı bir sözleşmeye aykırı davranarak bir başkasını zarara uğratması durumunda, bu zararın maddi veya manevi olarak kusurlu kişi tarafından giderilmesini öngören yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tazminat

Cevap

Tazminat
Tazminat yaptırımı, bir kimsenin hukuka aykırı bir davranışı sonucunda (haksız fiil veya sözleşme ihlali gibi) başkasına verdiği maddi veya manevi zararın telafi edilmesi amacıyla uygulanır. Bu yönüyle tazminat, 'zararın giderilmesi' odaklı bir hukuki yaptırımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki uyuşmazlığın niteliğini belirle
Başkasına verilen bir zarar söz konusudur.
Soruda 'zarara uğratma' ve 'zararın giderilmesi' vurgulanmaktadır.
2
Yaptırım türlerini karşılaştır
Verilen zararın giderilmesi (telafisi) tazminat yaptırımının temel özelliğidir.
Diğer yaptırım türleri (ceza, cebri icra vb.) farklı amaçlara hizmet eder.
3
Doğru kavramı seç
Tazminat yaptırımı.
Maddi veya manevi zararların kusurlu tarafça ödenmesi hukukta tazminat olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Tazminat, haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle ortaya çıkan zararın telafi edilmesidir.

İpuçları

1
Sorudaki 'zararın giderilmesi' ifadesine dikkat edin.
2
Maddi veya manevi bir kayıp yaşandığında, bu kaybın parayla veya başka bir yolla telafi edilmesine ne denir?
3
Haksız fiil sonucu ödenen bedel 'tazminat' olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Tazminatın iki türü olan maddi tazminat ve manevi tazminat arasındaki farkları inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 210Soru

Borçlar hukukuna göre, bir sözleşmeden doğan borcunu vaktinde yerine getirmeyen bir kişi; ahlaken 'güvenilmez', dinen 'günahkâr' ve hukuken 'temerrüt halindeki borçlu' olarak nitelendirilebilir. Ancak bu kurallar bütünü içinde sadece hukuk sistemi, kişinin borcunu ödememesi durumunda devlet organları aracılığıyla taşınır veya taşınmaz mallarına el konulması (cebri icra) sonucunu doğurabilir.

Bu durum dikkate alındığında; hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kuralları gibi diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlal edilmesi durumunda devlet gücüyle desteklenen 'maddi' bir yaptırımın devreye girmesi

Cevap

İhlal edilmesi durumunda devlet gücüyle desteklenen 'maddi' bir yaptırımın devreye girmesi
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark yaptırımının (müeyyidesinin) niteliğidir. Maddi yaptırım, kuralın ihlali durumunda devlet gücüyle karşılaşılması, hapis, para cezası veya cebri icra gibi somut zorlamaların uygulanması anlamına gelir. Diğer kurallarda ise yaptırım manevidir (vicdan azabı, dışlanma, günah vb.).

Adım Adım Çözüm

1
Kural sistemlerinin yaptırım türlerini karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımları 'manevi' (ayıplama, dışlama, günah sayılma) niteliktedir.
Toplumsal düzeni sağlayan kurallar arasındaki en temel farkı bulmak için yaptırımın gücüne bakılmalıdır.
2
Hukuk kuralının ihlali durumunda ortaya çıkan sonucu analiz edin.
Borcun ödenmemesi durumunda devletin zorlayıcı gücü (cebri icra) devreye girer.
Hukuk, devlet tekelindeki meşru cebir gücüne dayanan tek kural sistemidir.
3
Ayırt edici unsuru saptayın.
Maddi yaptırım (müeyyide), hukuk kuralının diğer normatif sistemlerden ayrıldığı temel noktadır.
Hukukun hem 'maddi' hem de 'kamusallaşmış' yaptırımı onu diğerlerinden kesin olarak ayırır.

Anahtar Kavram

Hukukun Maddi Yaptırımı

İpuçları

1
Bir kurala uymadığınızda karşınıza 'polis', 'icra memuru' veya 'mahkeme' çıkıyorsa, bu kuralın yaptırımı diğerlerinden farklıdır.

Daha Fazla Pratik

Hukuki yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) gözden geçirmek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 211Soru

Türk Medeni Kanunu'na göre; amca ile yeğen gibi aralarında kesin evlenme engeli bulunan kişilerin, yetkili bir evlendirme memuru önünde karşılıklı irade beyanlarıyla gerçekleştirdikleri evlilik akdi; kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen kanunun emredici hükümlerine aykırılık nedeniyle hangi yaptırım türüne tabidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak butlan

Cevap

Mutlak butlan yaptırımı, hukuki işlemin kurucu unsurları mevcut olsa bile emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle işlemin geçersiz kılınmasıdır.
Sorudaki senaryoda evlilik işleminin kurucu unsurları (erkek, kadın, yetkili memur ve irade beyanı) tamdır, bu nedenle işlem yoklukla sakatlanmaz. Ancak amca ve yeğen arasındaki evlilik kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine kesin olarak aykırıdır. Bu tür ağır aykırılıklar içeren hukuki işlemler hukuk düzeninde başlangıçtan itibaren geçersiz sayılır ve buna 'Mutlak Butlan' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin unsurlarını kontrol et.
Evlendirme memuru ve tarafların beyanı mevcut olduğundan kurucu unsurlar tamamdır.
İşlemin hukuk dünyasında oluşup oluşmadığını (yokluk ihtimalini) belirlemek için.
2
Hukuka uygunluk denetimi yap.
Yakın akrabaların evlenmesi emredici hukuk kurallarına (kamu düzenine) aykırıdır.
Yaptırımın türünü (butlan veya diğerleri) belirlemek için.
3
Uygun yaptırım türünü eşleştir.
Emredici kural ihlali olduğu için yaptırım 'Mutlak Butlan' olur.
Kamu düzenini ilgilendiren ağır aykırılıklar mutlak geçersizlik sonucunu doğurur.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı

İpuçları

1
İşlemin yetkili bir memur önünde yapılmış olması, kurucu unsurların tamam olduğunu gösterir.
2
Emredici bir hukuk kuralının (akraba evliliği yasağı) ihlal edilmesi, işlemin temelden sakat olmasına neden olur.
3
Başlangıçtan itibaren geçersizlik ve kamu düzenine aykırılık durumlarında uygulanan yaptırım butlanın bir türüdür.

Daha Fazla Pratik

Nisbi butlan durumlarını (hata, hile, ikrah) inceleyerek mutlak butlan ile farklarını karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 212Soru

Hukuk kurallarının uygulanmasında yazılı ve yazısız kaynakların hiyerarşik bir sırayla taranması esastır. Bu süreçte karşılaşılan boşluk türleri ve hâkimin uyuşmazlığı çözme yetkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk boşluğu, hem yazılı hem de yazısız kaynaklarda uygulanabilir bir kuralın bulunmaması durumudur ve bu durumda hâkim hukuk yaratma yetkisini kullanır.

Cevap

Hukuk boşluğu, hem yazılı hem de yazısız kaynaklarda uygulanabilir bir kuralın bulunmaması durumudur ve bu durumda hâkim hukuk yaratma yetkisini kullanır.
Doğru seçenek, hukuk boşluğunu hem yazılı hem de yazısız kaynaklardaki eksiklik olarak tanımlamış ve hâkimin bu uyuşmazlığı Medeni Kanun madde 1 uyarınca hukuk yaratarak çözeceğini belirtmiştir. Bu, hukuk kurallarının uygulanmasındaki son aşamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yazılı kaynak kontrolü
Hüküm yoksa 'Kanun Boşluğu' oluşur.
Uygulama hiyerarşisinde ilk sıra yazılı mevzuattır.
2
Yazısız kaynak (Örf ve Âdet) kontrolü
Burada da hüküm yoksa 'Hukuk Boşluğu' oluşur.
Hâkim, kanun boşluğunu önce örf ve âdetle doldurmaya çalışır.
3
Hâkimin son çare olarak harekete geçmesi
Hâkim 'Hukuk Yaratır'.
Medeni Kanun m.1 uyarınca hâkim, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl kural koyacak idiyse öyle karar verir.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması

İpuçları

1
Boşluk türlerini incelerken yazılı ve yazısız kaynaklar ayrımına dikkat edin.
2
Hâkimin hukuk yaratabilmesi için sistemde hiçbir kuralın (ne kanun ne örf-âdet) kalmamış olması gerekir.
3
Eğer kanunda hüküm yok ama örf ve âdet hukukunda varsa, bu sadece kanun boşluğudur ve hâkim hukuk yaratmaz; örf-âdete göre karar verir.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk yaratması ile takdir yetkisini kullanması arasındaki farkları inceleyerek pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 213Soru

Hukuk sistemimizde, bir uyuşmazlığın çözümü için kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunmasına rağmen; bu hükmün kapsamının (lafzının) çok geniş tutulmuş olması nedeniyle, olaya aynen uygulanmasının dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurması durumunda ortaya çıkan boşluk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtülü boşluk

Cevap

Örtülü boşluk; kanunda bir hüküm bulunmasına rağmen bu hükmün kapsamının adaletsiz sonuçlara yol açacak kadar geniş olması durumudur.
Örtülü boşluk, kanunda bir hüküm bulunmasına rağmen bu hükmün 'sözü' ile 'özü' (amacı) arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır. Hükmün lafzı çok geniştir ve normalde kapsamaması gereken durumları da içine almaktadır. Bu durum dürüstlük kuralına aykırı sonuçlar doğurduğu için hâkim, hükmün kapsamını daraltarak uyuşmazlığı çözer.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığa dair kanuni hükmün varlığını kontrol etme
Kanunda bir hüküm mevcuttur (Lafız vardır).
Örtülü boşluğu, hiçbir hükmün bulunmadığı açık boşluktan ayıran temel fark budur.
2
Hükmün uygulanmasının sonuçlarını değerlendirme
Hükmün lafzen uygulanması dürüstlük kuralına veya hakkaniyete aykırıdır.
Hükmün kapsamı gereğinden geniştir ve istisnai durumları kapsamamaktadır.
3
Boşluk türünü tanımlama
Örtülü (gizli) boşluk tespit edilir.
Hâkim burada 'teleolojik redüksiyon' (amaçsal sınırlama) yöntemiyle hükmün kapsamını daraltarak boşluğu doldurur.

Anahtar Kavram

Örtülü Boşluk ve Teleolojik Redüksiyon

İpuçları

1
Soruda kanunda uygulanabilir bir hükmün mevcut olduğu ancak bu hükmün uygulanmasının adaletsizliğe yol açtığı vurgulanmaktadır.
2
Bu boşluk türünde hüküm 'görünürde' vardır ama 'amaca' hizmet etmez; yani bir şeylerin üstü örtülmüştür.
3
Hâkimin bu boşluğu doldururken hükmün kapsamını daraltmasına 'teleolojik redüksiyon' denir.

Daha Fazla Pratik

Kanun boşluğu ve hukuk boşluğu durumlarında hâkimin yetkilerini (hukuk yaratma vs.) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 214Soru

Toplum yaşamını düzenleyen normatif sistemler arasında yer alan din, ahlak ve görgü kuralları; bireylerin birbirleriyle veya toplumla olan ilişkilerini düzenleme noktasında hukuk kurallarıyla benzer amaçlar gütse de, yaptırımın niteliği ve uygulanışı bakımından keskin bir ayrım göstermektedir. Din kurallarının ihlali durumunda manevi bir huzursuzluk veya günahkâr sayılma, ahlak kurallarında ayıplanma veya dışlanma gibi sonuçlar ortaya çıkarken; hukuk kurallarının ihlali durumunda devlet gücü tarafından desteklenen cebri bir müdahale söz konusu olmaktadır.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer tüm sosyal düzen kurallarından ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma sahip olması

Cevap

İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma sahip olması
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark, ihlali durumunda devletin zorlayıcı gücüyle karşılaşılmasıdır. Bu güce 'maddi yaptırım' adı verilir. Diğer sosyal düzen kurallarının yaptırımları ise toplumun tepkisi veya bireyin kendi iç huzursuzluğu ile sınırlı olan 'manevi yaptırımlar'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını sınıflandırın.
Toplumda düzeni sağlayan kurallar; din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları olarak ayrılır.
Hukuk kurallarının yerini ve farkını anlamak için diğer normatif sistemleri tanımak gerekir.
2
Yaptırım (müeyyide) kavramının niteliğini analiz edin.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımları 'manevi' (dışlanma, ayıplanma); hukukunkiler ise 'maddi'dir (ceza, tazminat, icra).
Bir kuralın hukuki olup olmadığını belirleyen en temel kriter, arkasındaki devlet gücüdür.
3
Ayırt edici unsuru belirleyin.
Devlet gücüyle desteklenen cebri zorlama (maddi yaptırım) sadece hukuk kurallarına özgüdür.
Seçenekler arasından sadece hukuka ait olan ve onu diğerlerinden ayıran özelliği seçmek soruyu çözer.

Anahtar Kavram

Maddi Yaptırım (Müeyyide)

İpuçları

1
Bir kuralı ihlal ettiğinizde polis veya mahkeme devreye giriyorsa bu kuralın yaptırımı nedir?
2
Ayıplanma veya günahkar sayılma toplumsal (manevi) tepkilerdir; para cezası veya hapis ise resmi (maddi) tepkilerdir.
3
Devlet gücü ile desteklenen yaptırım türü 'maddi yaptırım' olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türleri olan 'ceza', 'cebri icra', 'tazminat', 'hükümsüzlük' ve 'iptal' kavramlarını inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 215Soru

Hukuk düzeninde haklar; ileri sürülebilecekleri çevre, konuları, kullanılmalarının hukuki etkileri ve devredilebilirlikleri gibi çeşitli kriterlere göre sınıflandırılmaktadır.

Buna göre;

I. Velayet ve vesayet gibi haklar, sahibinden ziyade başkalarının lehine korunan "görev-haklar" niteliğindedir.
II. İrtifak hakları, sahibine eşya üzerinde mülkiyet hakkı gibi tam ve geniş yetki veren mutlak haklardır.
III. Alacak hakları, kural olarak sadece hukuki ilişkinin tarafına karşı ileri sürülebilen nispi haklardır.
IV. Ayıplı malın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı, kurucu yenilik doğuran bir haktır.
V. Mirasın reddi hakkı, mevcut bir hukuki durumu sona erdirdiği için bozucu yenilik doğuran bir haktır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve V

Cevap

I, III ve V ifadelerinin yer aldığı seçenek doğrudur.
Doğru seçenekte belirtilen I, III ve V numaralı öncüller hukuki açıdan hatasızdır. Velayet hak-ödev niteliğindedir, alacak hakları nispi karakterlidir ve mirasın reddi mevcut mirasçılık durumunu sona erdirdiği için bozucu bir haktır.

Adım Adım Çözüm

1
Velayet ve vesayet haklarının niteliğini değerlendirme
Bu haklar 'başkasının yararına kullanılan haklar' (altruistik haklar) grubundadır ve aynı zamanda birer ödev niteliği taşır. I. ifade doğrudur.
Kişiye sıkı sıkıya bağlı olmasına rağmen, bu haklar sahibinin menfaatinden ziyade korunana hizmet eder.
2
Ayni hakların (İrtifak vs. Mülkiyet) kapsamını analiz etme
İrtifak hakları 'sınırlı ayni hak'tır; sadece mülkiyet hakkı sahibine 'tam ve geniş' yetki verir. II. ifade yanlıştır.
Mutlak haklar içinde yer alan ayni haklar, kapsamlarına göre tam ve sınırlı olarak ikiye ayrılır.
3
Alacak haklarının ileri sürülebileceği çevreyi belirleme
Alacak hakları nispi haklardır ve kural olarak sadece borçluya karşı ileri sürülebilir. III. ifade doğrudur.
Nispi haklar, mutlak hakların aksine toplumdaki herkese karşı değil, belirli bir kişiye karşı talep edilebilir.
4
Yenilik doğuran hakların alt türlerini karşılaştırma
Ayıplı malın onarımı 'değiştirici', mirasın reddi ise 'bozucu' yenilik doğuran haktır. IV. ifade yanlış, V. ifade doğrudur.
Kurucu haklar yeni bir hukuki ilişki kurarken, değiştirici haklar mevcut durumu değiştirir, bozucu haklar ise durumu sona erdirir.

Anahtar Kavram

Özel Hakların Sınıflandırılması ve Hukuki Nitelikleri

İpuçları

1
Önce mutlak ve nispi hak ayrımına, ardından yenilik doğuran hakların etkilerine odaklanın.
2
Tüm ayni hakların mutlak olduğunu ancak sadece mülkiyetin 'tam' yetki verdiğini hatırlayın.
3
Mevcut bir durumu sona erdiren hakların 'bozucu', durumu değiştirenlerin ise 'değiştirici' olduğunu düşünerek öncülleri eleyin.

Daha Fazla Pratik

Nispi hakların tapuya şerh edilmesi durumunda kazandığı 'kuvvetlendirilmiş nispi hak' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 216Soru

Hukuk kurallarının ihlali durumunda karşılaşılan devlet tepkisi olan yaptırımlar; ihlalin niteliğine, korunan hukuki değere ve ortaya çıkan sonucun telafi edilebilirliğine göre farklı kategorilere ayrılır.

Bir kamu kurumunun, yasal dayanağı olmadan bir vatandaşın taşınmazına müdahale ederek kamulaştırma prosedürlerini işletmeden yapılaşmaya gitmesi ve bu süreçte taşınmazın verimliliğinin kalıcı olarak azalmasına neden olması durumunda; söz konusu hukuka aykırı kararın tüm sonuçlarıyla birlikte hukuk aleminden silinmesini ve vatandaşın mal varlığındaki eksilmenin giderilmesini sağlayan yaptırım türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal - Tazminat

Cevap

İdari bir kararın hukuka aykırılık nedeniyle yargı yoluyla ortadan kaldırılması 'iptal', oluşan maddi zararın telafi edilmesi ise 'tazminat' olarak adlandırılır.
Doğru ifade, idari işlemlerin hukuka aykırılığı durumunda bu işlemin yargısal olarak ortadan kaldırılmasını ifade eden 'iptal' yaptırımı ile şahısların uğradığı zararın giderilmesini sağlayan 'tazminat' yaptırımının birleşimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuka aykırı idari kararın (kamulaştırmasız el atma kararı gibi) hukuki statüsünü analiz etme.
İdarenin tek taraflı iradesiyle tesis ettiği bu işlem, kamu hukuku alanına giren bir 'idari işlem'dir.
Yaptırımı belirlemek için öncelikle ihlal edilen kuralın ve işlemin hangi hukuk dalına ait olduğu saptanmalıdır.
2
İşlemin 'hukuk aleminden silinmesi' talebine uygun yaptırımı belirleme.
İptal yaptırımı.
İptal, hukuka aykırı idari işlemlerin yargı organları tarafından geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasını sağlayan temel yaptırımdır.
3
Vatandaşın mal varlığındaki 'verimlilik azalması' ve 'eksilmenin' nasıl giderileceğini belirleme.
Tazminat yaptırımı.
Hukuka aykırı bir fiil veya işlem nedeniyle bir kişinin mal varlığında veya manevi değerlerinde meydana gelen eksilmenin aynen ya da nakden giderilmesi tazminatın temel işlevidir.

Anahtar Kavram

İptal ve Tazminat yaptırımlarının işlevsel farkları

İpuçları

1
İdarenin (devletin) tek taraflı aldığı bir kararın mahkemece geçersiz kılınması ile bir kişinin uğradığı maddi kaybın ödenmesi farklı kavramlardır.
2
Özel hukuk sözleşmelerindeki 'geçersizlik' (hükümsüzlük) durumları ile kamu hukukundaki 'işlemi silme' (iptal) durumunu ayırt etmeye çalışın.
3
Bir memurun haksız yere maaşınızı kesmesi durumunda o kararı durdurmak için hangi davayı açarsınız ve maaşınızdaki kaybı nasıl geri istersiniz?

Daha Fazla Pratik

İptal yaptırımının sadece idare hukukuna özgü olduğunu, buna karşılık hükümsüzlük (yokluk, butlan) türlerinin özel hukuk sözleşmelerinde arandığını pekiştiren örnekleri inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 217Soru

Özel hukukta bazı haklar, mahiyetleri gereği sadece hak sahibi tarafından bizzat kullanılabilir; bu hakların temsilci vasıtasıyla kullanılması veya başkasına devredilmesi kural olarak mümkün değildir. Örneğin; nişanı bozma, evlenme, boşanma davası açma veya soyadının değiştirilmesini talep etme gibi haklar bu grupta yer alır.

Buna göre, söz konusu haklar devredilebilirliklerine göre yapılan sınıflandırmada aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar

Cevap

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar, kural olarak hak sahibi tarafından bizzat kullanılan, miras yoluyla geçmeyen ve temsilci (vekil, vasi vb.) aracılığıyla kullanılamayan haklardır. Nişanı bozma, evlenme, boşanma davası açma ve soyadı değişikliği gibi haklar bu kategorinin en temel örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın mahiyetini analiz etme
Soruda verilen hakların (nişanı bozma, evlenme, soyadı değişikliği) temsilci ile kullanılamayacağı ve devredilemeyeceği saptanmıştır.
Hakların kullanım şekli ve devredilebilirliği, sınıflandırma kriterini belirler.
2
Sınıflandırma kategorilerini karşılaştırma
Devredilebilirlik kriterine göre haklar 'devredilebilen' ve 'devredilemeyen' (kişiye sıkı sıkıya bağlı) olarak ayrılır.
Özel hukukta kişiliğin korunması ve irade serbestisi gereği bazı haklar sadece şahısla ilgilidir.
3
Doğru terimi belirleme
Başkasına geçmeyen ve bizzat kullanılması gereken haklar 'kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar'dır.
Bu terim, hukuk tekniğinde devredilemeyen kişisel hakları ifade etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar

İpuçları

1
Soruda hakların başkasına 'devredilemeyeceği' vurgulanmaktadır.
2
Evlenme ve nişanı bozma gibi işlemler başkasına vekalet verilerek yapılamaz.
3
Bu haklar kişinin varlığıyla doğrudan ilgili olduğu için 'kişiye bağlı' terimi cevabı işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Mutlak haklar ile nispi haklar arasındaki 'ileri sürülebileceği çevre' farkını tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 218Soru

Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar arasında yer alan hukuk, ahlak, din ve görgü kuralları; kişilerin davranışlarını belirli bir düzen altına almayı amaçlar. Ancak hukuk kuralları, uygulama biçimi ve yaptırımının dayanağı açısından diğerlerinden kesin bir sınırla ayrılmaktadır. Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran yaptırım (müeyyide) özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin yetkili organları eliyle ve önceden belirlenmiş usullere göre maddi cebir (zorlama) yoluyla uygulanması

Cevap

Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel özellik, yaptırımın devlet gücüyle desteklenen maddi bir cebir (zorlama) olması ve belirli usullere göre yetkili organlarca uygulanmasıdır.
Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olarak gücünü devletten alır. Bir hukuk kuralı ihlal edildiğinde, kişi devletin zorlama gücüyle (cebir) karşılaşır. Bu yaptırımın 'maddi' olması, fiziksel veya mali bir karşılığının bulunması ve 'kurumsallaşmış' olması (yetkili organlarca uygulanması) hukuku özgün kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerini karşılaştır.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevi (dışlanma, günahkar sayılma, ayıplanma) iken; hukuk kurallarının yaptırımı maddidir.
Hukuk, toplumsal düzeni devlet otoritesi ile koruma altına alan tek sistemdir.
2
Hukuki yaptırımın kaynağını ve uygulama yöntemini analiz et.
Hukuki yaptırım, devletin yetkili organları (mahkemeler, icra daireleri vb.) aracılığıyla ve kanunla önceden belirlenmiş prosedürlere göre icra edilir.
Bu durum, yaptırımın keyfi olmasını engeller ve hukuk güvenliğini sağlar.
3
Seçeneklerdeki yanıltıcı unsurları (sadece hapis cezası olması, sadece vicdani olması vb.) ele.
Maddi cebir ve devlet gücü vurgusu yapan ifadenin en doğru ayrım kriteri olduğu saptanır.
Hukuk kuralları dışındaki normlarda devletin zorlama gücü devreye girmez.

Anahtar Kavram

Hukuk Kurallarının Maddi Yaptırım (Müeyyide) Özelliği

İpuçları

1
Hukuk kurallarını ihlal ettiğinizde size 'ayıplayıcı bakışlar' mı atılır yoksa hakkınızda 'icra veya dava' süreci mi başlar?
2
Yaptırımın kaynağının 'toplum' mu yoksa 'devlet' mi olduğunu düşünün.
3
Hukuk kurallarının yaptırımı, devlet gücüyle desteklendiği için 'maddi' ve 'cebri' (zorlayıcı) olarak nitelendirilir.

Daha Fazla Pratik

Hukuki yaptırım türlerini (ceza, tazminat, cebri icra, hükümsüzlük, iptal) daha detaylı inceleyerek aralarındaki farkları öğreniniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 219Soru

Bir hâkim, önüne gelen bir hukuk uyuşmazlığını karara bağlarken öncelikle anayasa, kanun ve yönetmelik gibi düzenlemeleri incelemiş; bu metinlerde açık bir hüküm bulamadığında ise toplumda uzun süredir uygulanan ve hukuki bağlayıcılığı devlet tarafından kabul edilen örf ve adet kurallarına başvurmuştur.

Hâkimin bu süreçte dikkate aldığı, belli bir zamanda ve belli bir ülkede yürürlükte bulunan hem yazılı hem de yazılı olmayan tüm hukuk kurallarının bütününe ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk

Cevap

Pozitif hukuk, bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan yazılı (mevzu) ve yazılı olmayan (örf ve adet) tüm kuralları kapsar.
Pozitif (müspet) hukuk, bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte bulunan, yetkili makamlarca konulmuş yazılı kurallar (mevzu hukuk) ile toplumda kendiliğinden oluşan ve devletçe desteklenen yazılı olmayan örf ve adet kurallarının tamamıdır. Soruda hâkimin hem yazılı hem de yazılı olmayan kurallara başvurduğu belirtildiğinden, bu bütünlük pozitif hukuku ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen kaynakları kategorize et.
Anayasa, kanun ve yönetmelikler 'yazılı kaynaklar'; örf ve adet ise 'yazılı olmayan kaynak' olarak belirlenir.
Hukukun türlerini belirlemek için hangi kaynak grubunun kapsandığını anlamak gerekir.
2
Yürürlükteki kaynakların kapsamını kavramlarla eşleştir.
Sadece yazılı kurallar 'Mevzu Hukuk'u, yazılı + yazılı olmayan tüm kurallar ise 'Pozitif Hukuk'u oluşturur.
Mevzu hukuk ile pozitif hukuk arasındaki temel fark, yazılı olmayan kuralların (örf ve adet) dahil edilip edilmemesidir.
3
Hâkimin başvurduğu tüm kuralların toplamını isimlendir.
Hâkim hem yazılı hem yazılı olmayan kuralları incelediği için ulaşılan sonuç 'Pozitif Hukuk'tur.
Soruda hem yazılı hem yazılı olmayan kuralların bütünü sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Pozitif Hukuk vs Mevzu Hukuk Ayrımı

İpuçları

1
Hukukun yazılı olan ve olmayan tüm kaynaklarını bir arada düşünün.
2
'Mevzu' kelimesi 'vazedilmiş' yani konulmuş yazılı metinleri temsil ederken, 'Müspet' veya 'Pozitif' kavramı fiilen var olan her şeyi kapsar.
3
Pozitif Hukuk = Mevzu Hukuk + Yazılı Olmayan Kurallar (Örf ve Adet Hukuku).

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukukun hangi yazılı belgelerden (Normlar Hiyerarşisi) oluştuğunu incelemek bu kavramı pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 220Soru

Hukuki işlemlerin hükümsüzlüğü ile ilgili olarak; işlemin kurucu unsurlarındaki (taraflar, irade beyanı gibi) bir eksiklik "X" yaptırımına; kurucu unsurlar tam olmasına rağmen işlemin içeriğinin emredici hukuk kurallarına aykırı olması ise "Y" yaptırımına tabidir.

Buna göre, yukarıdaki açıklamada "X" ve "Y" harflerinin yerine sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yokluk - Mutlak Butlan

Cevap

Kurucu unsur eksikliği durumunda 'Yokluk', unsurlar tam ancak içerik emredici hükümlere aykırı olduğunda 'Mutlak Butlan' yaptırımı uygulanır.
Hukuk sistemimizde, bir işlemin kurucu unsurları (kuruluş şartları) eksikse o işlem hukuk aleminde hiç doğmamış sayılır ve buna 'Yokluk' denir. Eğer bu unsurlar tam ise ancak işlem kanunun emredici hükümlerine, ahlaka veya kamu düzenine aykırıysa, bu durumda işlem 'Mutlak Butlan' ile sakatlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurucu unsur kavramını analiz etme
Hukuki işlemin oluşması için gereken temel yapı taşlarının (örneğin evlilikte resmi memur) eksikliği 'Yokluk' sonucunu doğurur.
İşlem hukuk dünyasında hiç varlık kazanmamıştır.
2
Geçerlilik şartlarını analiz etme
İşlem var olsa da emredici kurallara (örneğin imkansız bir konu) aykırıysa 'Mutlak Butlan' söz konusudur.
Hukuk düzeni, bu sakatlığı işlemin başından itibaren geçersiz sayarak yaptırıma bağlar.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı

İpuçları

1
Bir binanın temeli yoksa o bina hiç yapılmamış (doğmamış) sayılır.
2
Kurucu unsur eksikliği, işlemin hukuk dünyasına adım atmasını engeller.
3
Emredici kurallara (ahlak, kamu düzeni) aykırılık, işlemin 'ölü doğması' yani mutlak butlanıdır.

Daha Fazla Pratik

Nisbi butlan ile mutlak butlan arasındaki temel farkları (hakimin resen dikkate alması gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 11 / 26Sonraki