Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 261Soru

Hukuki bir işlemin kurucu unsurları (örneğin bir sözleşmede irade beyanları ve konu) tam olarak mevcut olmasına rağmen; işlemin içeriğinin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka aykırı olması veya konusunun başlangıçta imkansız olması durumunda uygulanan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak Butlan

Cevap

Hukuki işlemin kurucu unsurları tam olmasına rağmen içeriği emredici kurallara aykırıysa bu durum Mutlak Butlan yaptırımına tabidir.
Hukuk düzeninde bir işlemin 'Mutlak Butlan' ile sakat sayılması için işlemin kurucu unsurlarının (taraflar, irade beyanı, konu) tam olması gerekir; ancak işlemin içeriği emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olmalı ya da konusu imkansız olmalıdır. Bu durumda işlem baştan itibaren geçersizdir ve sonradan geçerli hale getirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin kurucu unsurlarının varlığını kontrol et.
İşlemin (sözleşmenin) kurucu unsurları mevcuttur, yani işlem hukuken doğmuştur.
Yokluk yaptırımını elemek için kurucu unsurların varlığına bakılır.
2
İşlemin içeriğini ve emredici kurallara uygunluğunu değerlendir.
İçerik; kamu düzenine, ahlaka ve emredici hükümlere aykırıdır.
Geçerlilik şartlarından biri olan 'hukuka uygunluk' kriterinin ihlal edildiğini tespit etmek gerekir.
3
Doğmuş ancak sakat olan bu işlemin yaptırım türünü belirle.
Bu durum mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) sonucunu doğurur.
Hukuk düzeni, emredici kurallara aykırı bir işleme başından itibaren geçerlilik tanımaz.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri (Yokluk, Butlan, Tek Taraflı Bağlamazlık)

İpuçları

1
İşlemin kurucu unsurları (iskeleti) var mı yok mu ona dikkat edin; soru metni var olduğunu söylüyor.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan (iptal edilebilirlik) ile mutlak butlan arasındaki irade sakatlığı farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 262Soru

Hukuk sistemimizde hukuki işlemlerin sakatlığı ve hükümsüzlük türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşınmaz mülkiyetinin devrini öngören bir sözleşmenin resmi şekil şartına uyulmadan yapılması, işlemin 'yokluk' ile malul olmasına sebebiyet verir.

Cevap

Taşınmaz mülkiyetinin devrini öngören bir sözleşmenin resmi şekil şartına uyulmadan yapılması durumunun 'yokluk' olarak nitelendirilmesi yanlıştır; bu durum mutlak butlan (veya geçersizlik) yaptırımına tabidir.
Taşınmaz satışında resmi şekil şartına (tapu dairesinde işlem yapılmasına) uyulmaması, işlemin kurucu unsurlarını değil geçerlilik şartlarını etkiler. Bu nedenle bu durum bir 'yokluk' hali değil, işlemin 'mutlak butlan' ile sakatlanması veya kendine özgü bir geçersizlik hali olarak kabul edilir. Yokluk sadece irade uyuşmazlığı veya evlenmede resmi memurun bulunmaması gibi en temel unsurların eksikliğinde söz konusu olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hükümsüzlük türlerinin tanımlarını analiz et.
Yokluk için kurucu unsurların eksikliği, Mutlak Butlan için ise kurucu unsurları tam olan bir işlemin emredici kurallara aykırılığı gerekir.
Hangi aykırılığın hangi yaptırımı doğurduğunu belirlemek temel adımdır.
2
Taşınmaz satışı örneğindeki 'resmi şekil' şartının hukuki niteliğini belirle.
Tapuda işlem yapılması bir 'geçerlilik şartı'dır, 'kurucu unsur' değildir.
Kurucu unsurlar; taraflar, irade beyanı ve işlemin konusudur. Şekil ise bu iradenin dışa vurum biçimidir.
3
Geçerlilik şartına aykırılığın sonucunu tespit et.
Geçerlilik şartı eksik olan bir işlem 'yok' değil, 'mutlak butlan' ile sakattır.
Kanun koyucu, şekil eksikliğini işlemin hiç var olmaması (yokluk) olarak değil, var olup da hüküm doğurmaması (geçersizlik) olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Kurucu Unsur ve Geçerlilik Şartı Ayrımı

İpuçları

1
Yokluk ve Mutlak Butlan arasındaki en temel fark, işlemin 'kurucu unsurlarının' mı yoksa 'geçerlilik şartlarının' mı eksik olduğudur.
2
Bir sözleşmenin yazılı veya resmi şekilde yapılması gerektiği kuralları 'şekil şartı'dır. Bu şartlar işlemin varlığı için mi yoksa geçerli olması için mi aranır?
3
Resmi evlendirme memuru olmadan yapılan evlilik 'yokluk' iken, tapu memuru olmadan yapılan gayrimenkul satışı neden farklı değerlendirilir? Çünkü şekil kuralları emredici hukuk kuralı olup butlan yaptırımına bağlanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan ve Mutlak butlan arasındaki 'iptal edilebilirlik' ve 'başlangıçtan itibaren geçersizlik' farklarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 263Soru

Hukuk düzeni, toplumsal hayatı regüle eden diğer normatif sistemlerden (din, ahlak, görgü) keskin bir biçimde ayrılırken, bu ayrımın odak noktasını yaptırımın (müeyyide) niteliği oluşturur. Kelsen ve Weber gibi hukuk kuramcıları tarafından da vurgulanan bu 'farklılık', yaptırımın sadece bir ceza olmasından öte, onun kaynağı ve uygulanış biçimiyle ilgilidir. Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaptırımın, meşru bir siyasi otorite (devlet) tarafından tekelleştirilmiş ve kurumsallaşmış bir cebir (zorlama) içermesi.

Cevap

Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel özellik, yaptırımın devlet gücüyle desteklenen maddi ve kurumsallaşmış bir cebir (zorlama) içermesidir.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark yaptırımının (müeyyide) niteliğidir. Diğer kuralların yaptırımı manevi (ayıplama, dışlanma, günahkar sayılma vb.) iken, hukuk kurallarının yaptırımı maddidir. Maddi yaptırımın en belirgin özelliği ise, devletin meşru kamu gücüne dayanması ve bu gücün gerektiğinde 'kurumsallaşmış bir cebir' (zorlama) olarak kullanılmasıdır. Yani devlet, hukuk kurallarına uyulmasını sağlamak için hapis, para cezası veya icra gibi araçları kullanma tekelini elinde bulundurur.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) ortak amacını belirleyin.
Tüm bu kurallar toplumsal huzuru ve düzeni sağlamayı hedefler.
Kuralların varlık nedenini anlamak, aralarındaki farkı saptamak için ilk adımdır.
2
Yaptırım (müeyyide) türlerini karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kuralları 'manevi yaptırımlı' iken, hukuk kuralları 'maddi yaptırımlıdır'.
Hukuku diğerlerinden ayıran en somut kriter yaptırımın niteliğidir.
3
Maddi yaptırımın kaynağını ve uygulama biçimini analiz edin.
Maddi yaptırım, meşru bir kamu gücü (devlet) tarafından, kurumsallaşmış bir şekilde ve gerektiğinde zorla (cebir) uygulanır.
Hukukun gücü, bu yaptırımın devlet tekelinde ve objektif kurallara bağlı olmasından gelir.

Anahtar Kavram

Hukukun maddi yaptırımı (müeyyide) ve devlet gücü (cebir) ilişkisi.

İpuçları

1
Hukuk kuralları ile diğer kurallar arasındaki temel fark 'maddi yaptırım' kavramında gizlidir.
2
Bu maddi yaptırımın arkasındaki gücün (polis, mahkeme, icra memuru vb.) kime bağlı olduğunu düşünün.
3
Hukukta kuralı zorla uygulatan bir 'kamu otoritesi' vardır; bu otoriteye 'devlet' diyoruz.

Daha Fazla Pratik

Yaptırım türleri olan cebri icra, tazminat ve hükümsüzlük konularını inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 264Soru

Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kuralları gibi toplum hayatını düzenleme amacı gütse de sahip olduğu yaptırım gücü bakımından onlardan kesin bir biçimde ayrılır. Hukuk dışındaki kuralların ihlali durumunda karşılaşılan tepki 'manevi' nitelikteyken, hukuk kuralının ihlali 'maddi' bir tepkiyi beraberinde getirir.

Buna göre, hukuk kurallarının sahip olduğu 'maddi yaptırım' özelliği aşağıdakilerden hangisini doğrudan ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet gücüyle desteklenen ve zorlayıcı nitelikte olan yaptırımları

Cevap

Hukuk kurallarının maddi yaptırımı, bu kuralların arkasında devletin zorlayıcı gücünün bulunması ve ihlal durumunda cebir (zorlama) uygulanabilmesidir.
Hukuk kurallarını diğer tüm sosyal düzen kurallarından ayıran yegâne özellik, arkasında devletin zorlayıcı gücünün bulunmasıdır. Bir hukuk kuralı ihlal edildiğinde devlet organları aracılığıyla bireye hapis, tazminat gibi somut (maddi) bir bedel ödetilir. Bu duruma 'maddi yaptırım' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerine göre sınıflandırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevi; hukuk kurallarının yaptırımı maddidir.
Hukuku diğerlerinden ayıran en temel fark devlet desteğidir.
2
Maddi yaptırım kavramının içeriğini analiz edin.
Maddi yaptırım; hapis, para cezası, tazminat, zorla icra ve hükümsüzlük gibi devlet eliyle uygulanan somut müeyyidelerdir.
Hukuk kurallarının etkinliği devletin egemenlik gücünden gelir.
3
Seçenekler arasında devlet gücü ve zorlayıcılık vurgusu yapan ifadeyi belirleyin.
Devlet gücüyle desteklenen ve zorlayıcı nitelikte olan yaptırımların maddi yaptırım olduğu sonucuna varılır.
Hukukun tanımındaki 'cebir' unsuru maddi yaptırımı doğrudan tanımlar.

Anahtar Kavram

Maddi Yaptırım (Müeyyide)

İpuçları

1
Hukuk kuralları ile diğer kurallar arasındaki temel fark, yaptırımı uygulayan otoritedir.
2
'Maddi' kelimesi hukukta 'somut, devlet gücüyle hissettirilen' anlamına gelir.
3
Sadece hukuk kuralları ihlal edildiğinde polis veya mahkeme gibi devlet organları devreye girer.

Daha Fazla Pratik

Hukuk kurallarının maddi yaptırım türlerini (ceza, tazminat, zorla icra, hükümsüzlük) detaylıca inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 265Soru

Hukuk sistemimizde, bir hukuki uyuşmazlık hakkında kanunda uygulanabilir bir kural bulunmasına rağmen; bu kuralın sözüyle (lafzıyla) olaya aynen uygulanmasının adalete aykırı sonuçlar doğuracağı veya dürüstlük kuralı çerçevesinde 'hakkın kötüye kullanılması' sayılacağı durumlarda ortaya çıkan boşluk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtülü boşluk

Cevap

Kanunda bir hüküm bulunmasına rağmen, bu hükmün sözüyle uygulanmasının adaletsizliğe yol açtığı durumlar 'örtülü boşluk' olarak tanımlanır.
Doğru cevap olan örtülü boşluk seçeneği, kanun koyucunun bir kuralı düzenlerken kapsamını gereğinden fazla geniş tutması (lafzın ruhun önüne geçmesi) sonucunda ortaya çıkan adaletsizliği ifade eder. Bu durumda hakim, dürüstlük kuralı gereği hükmü sınırlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık hakkında yazılı bir kural olup olmadığını belirle.
Soruda kanunda uygulanabilir bir kural olduğu belirtilmiştir.
Boşluk türünü belirlemek için önce kuralın varlığı kontrol edilir.
2
Mevcut kuralın somut olaya uygulanabilirliğini ve sonuçlarını analiz et.
Kuralın aynen uygulanmasının adalete aykırı olduğu ve hakkın kötüye kullanılmasına yol açacağı saptanmıştır.
Eğer kural varsa ama özü itibarıyla o olayı kapsaması gerekmiyorsa bu 'istisna eksikliği'dir.
3
Kuralın kapsamının daraltılması (gayeysel sınırlama) gereken bu durumu adlandır.
Bu durum örtülü boşluktur.
Örtülü boşlukta hakim kuralın kapsamını daraltarak adaleti sağlar.

Anahtar Kavram

Örtülü Boşluk (İstisna Eksikliği)

İpuçları

1
Soruda kanunda bir kural olduğu ancak bu kuralın uygulanmasının adaletsiz sonuç vereceği vurgulanıyor.
2
Bu boşluk türünde hakimin kuralın kapsamını 'dürüstlük kuralı' gereği daraltması gerekir.
3
İstisna olması gereken bir durumun genel kural içinde unutulmasıdır. Hakim burada 'gayeysel sınırlama' (teleolojik redüksiyon) yapar.

Daha Fazla Pratik

Örtülü boşlukta hakimin başvurduğu 'teleolojik redüksiyon' kavramını araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hukukta boşluk türlerini 'Kuralın varlığı' üzerinden eleyin: Kural hiç yoksa = Açık Boşluk; Kural var ama adaletsiz/hatalıysa = Örtülü Boşluk.
Tahmini Süre:50s
Soru 266Soru

Hukuk doktrininde, bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte olan hukuk kuralları incelenirken "yazılı olan" ile "yürürlükte olan" arasında teknik bir ayrım yapılır. Yetkili makamlarca oluşturulan normlar ile toplum vicdanında yer eden ve kanun boşluğu durumunda yargıca yol gösteren bağlayıcı geleneklerin bütünsel ilişkisi düşünüldüğünde, hukuk türlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu hukuk, pozitif hukukun içerisinde yer alan ve sadece yetkili makamlar tarafından konulmuş yazılı kuralları ifade eden bir alt kategoridir.

Cevap

Mevzu hukuk, pozitif hukukun içerisinde yer alan ve sadece yetkili makamlar tarafından konulmuş yazılı kuralları ifade eden bir alt kategoridir.
Mevzu hukuk, yetkili makamlarca yürürlüğe konulan anayasa, kanun, yönetmelik gibi sadece yazılı kuralları kapsar. Pozitif hukuk ise bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan yazılı kuralların (mevzu hukuk) yanı sıra, kanun boşluğu durumunda yargıcın başvurmak zorunda olduğu bağlayıcı yazısız kuralları (örf ve adet hukuku) da kapsar. Bu durumda mevzu hukuk, pozitif hukukun bir parçası ve alt kategorisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevzu hukukun tanımını analiz et.
Mevzu hukuk, sadece yetkili makamlarca (TBMM, CB vb.) usulüne uygun olarak konulan yazılı normlardır.
Kavramın sınırlarını belirlemek için ilk adımdır.
2
Pozitif (müspet) hukukun kapsamını belirle.
Pozitif hukuk = Yazılı Kurallar (Mevzu) + Yazısız Kurallar (Bağlayıcı Örf ve Adet).
Mevzu hukuk ile pozitif hukuk arasındaki farkın yazısız kurallar olduğunu anlamak gerekir.
3
Diğer hukuk türlerini (Tabii ve Tarihi) ayırt et.
Tabii hukuk "olması gereken" (ideal), Tarihi hukuk ise "yürürlükten kalkan"dır.
Çeldiricileri elemek için kavramsal karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Hukuk türleri arasındaki kapsam ilişkisi: Mevzu hukuk yazılı kuralları, pozitif hukuk ise yazılı ve yazısız tüm yürürlükteki kuralları kapsar.

İpuçları

1
Hangi hukuk türünün hem yazılı hem de yazısız kuralları kapsadığını hatırlayın.
2
Mevzu kelimesinin 'vaz edilmiş' (konulmuş) kökünden geldiğini ve yetkili makamların koyduğu yazılı kuralları ifade ettiğini düşünün.
3
Mevzu hukuk yazılı kurallardır, pozitif hukuk ise yazılı + yazısız (örf ve adet) kuralların toplamıdır. Bu durumda hangisi diğerini kapsar?

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukukun alt dalları olan normlar hiyerarşisini (Anayasa > Kanun > Yönetmelik) çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel bir küme mantığı kurabilirsiniz: Mevzu Hukuk \subset Pozitif Hukuk.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 267Soru

Bir hukuk kurultayında panelistlerden biri kürsüde şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Hukukçular olarak bizler, sadece devletin yetkili organları tarafından kağıda dökülmüş, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş metinlere odaklanırsak büyük resmi kaçırırız. Gerçek bir adalet mekanizması; bu metinlerin yanı sıra toplumun genetik kodlarına işlemiş yazılı olmayan kuralları da içine alan o büyük yürürlükteki havuzu dikkate almalıdır. Dahası, her iki yapının da üzerinde yer alan, zamanın ve mekanın ötesinde, insan aklının ulaştığı en saf adalet idealine ulaşma çabamızı asla bırakmamalıyız."

Bu panelistin konuşmasında sırasıyla işaret ettiği hukuk türleri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Panelist konuşmasında sırasıyla Mevzu Hukuk, Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk türlerine vurgu yapmıştır.
Doğru yanıt olan sıralamada; metindeki 'kağıda dökülmüş metinler' ifadesi sadece yetkili makamlarca konulan yazılı normları (Mevzu Hukuk), 'yazılı olmayanları da kapsayan havuz' ifadesi yürürlükteki tüm kuralları (Pozitif Hukuk), 'adalet ideali' ifadesi ise olması gerekeni (Tabii Hukuk) temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk vurguyu analiz et
Mevzu Hukuk
"Yetkili organlarca kağıda dökülmüş metinler" ifadesi sadece yazılı olan hukuk kurallarını tanımlar.
2
Metindeki ikinci vurguyu analiz et
Pozitif (Müspet) Hukuk
"Yazılı olmayan kuralları da içine alan yürürlükteki havuz" ifadesi, belirli bir zamanda bir ülkede yürürlükte olan yazılı ve yazılı olmayan tüm kuralları kapsar.
3
Metindeki son vurguyu analiz et
Tabii (İdeal/Doğal) Hukuk
"İnsan aklının ulaştığı en saf adalet ideali" ve "olması gereken" vurgusu, mevcut metinlerden bağımsız evrensel hukuk anlayışını ifade eder.

Anahtar Kavram

Hukuk türlerinin (Pozitif, Mevzu, Tabii) kapsam ve kaynak bakımından ayrımı

İpuçları

1
Metindeki kavramların kapsam genişliğine dikkat edin: Sadece yazılı mı, yoksa yazılı + yazılı olmayan mı?
2
Mevzu hukuk sadece yetkili makamların koyduğu yazılı kuralları kapsarken, pozitif hukuk 'yürürlükteki' tüm kuralları (yazılı + örf adet) kapsar.
3
İdeal olan, akılla ulaşılan ve henüz yazılı bir metne dökülmemiş olan hukuka 'Tabii (Doğal) Hukuk' denir.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki temel farkın 'örf ve adet hukuku' olduğunu unutmamak için bu kavramları bir Venn şeması üzerinde çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 268Soru

Hukuk kurallarına aykırılığın bir sonucu olan yaptırımlar (müeyyideler); kamu hukuku ve özel hukuk alanlarında farklı nitelikler taşımaktadır. Özellikle idare hukukunda görülen "iptal" yaptırımı ile özel hukukta karşılaşılan "hükümsüzlük" (özellikle mutlak butlan) yaptırımı; uygulama usulleri, dava açma süreleri ve yargıcın müdahale yetkisi bakımından birbirinden ayrılmaktadır.

Buna göre, iptal ve mutlak butlan yaptırımlarına ilişkin aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal yaptırımının uygulanabilmesi için menfaati ihlal edilenlerin belirli bir süre içinde dava açması gerekirken, mutlak butlan hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır.

Cevap

İptal davasının belirli bir hak düşürücü süreye tabi olması ve mutlak butlanın hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) her zaman gözetilmesi, bu iki yaptırım arasındaki temel usuli farktır.
İptal yaptırımı idare hukukunda idari işlemlerin denetimi için öngörülmüştür ve idari istikrarı korumak adına belirli sürelerle (genellikle 60 gün) sınırlandırılmıştır. Mutlak butlan ise özel hukukta emredici kuralların ihlali durumunda ortaya çıkar; kamu düzenini ilgilendirdiği için süreye tabi değildir ve hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmek zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
İptal yaptırımının hukuki niteliğini belirle.
İptal, idare hukukuna özgü bir yaptırımdır ve hukuka aykırı idari işlemlerin yargı yoluyla ortadan kaldırılmasını sağlar.
İdari işlemlerin istikrarı ilkesi gereği, bu yaptırım belirli dava açma sürelerine (hak düşürücü süre) tabidir.
2
Mutlak butlan yaptırımının hukuki niteliğini belirle.
Mutlak butlan, bir özel hukuk işleminin kurucu unsurları tam olsa da emredici hükümlere, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olması durumunda ortaya çıkar.
Kamu düzenini ilgilendirdiği için işlem baştan itibaren geçersizdir ve hakim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır.
3
İki yaptırımı usuli açıdan karşılaştır.
İptal için menfaat ihlali ve süre şartı aranırken, mutlak butlan her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir, yargıç tarafından doğrudan uygulanır.
İptal davası açılmazsa hukuka aykırı işlem geçerli kalmaya devam ederken, mutlak butlanla sakat işlem hiçbir zaman geçerlilik kazanmaz.

Anahtar Kavram

İptal ve Mutlak Butlan Karşılaştırması

İpuçları

1
İptal yaptırımının hangi hukuk dalına (kamu/özel) ait olduğunu ve dava açma süresi olup olmadığını düşünün.
2
Mutlak butlanın 'kamu düzenini' ilgilendirmesi nedeniyle hakimin (yargıcın) bu durumu kendiliğinden dikkate alıp almayacağını hatırlayın.
3
İdari işlemlerin sonsuza kadar dava tehdidi altında kalmaması için 'hak düşürücü süreler' öngörüldüğünü, ancak mutlak butlanın süreye tabi olmadığını göz önünde bulundurun.

Daha Fazla Pratik

Nisbi butlan (iptal edilebilirlik) ile mutlak butlan arasındaki 'icazet' ve 'hak düşürücü süre' farklarını inceleyen sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 269Soru

Hukuk sisteminde kişilere tanınan ve hukuk düzeni tarafından korunan menfaatler olan haklar; konuları, devredilebilirlikleri, ileri sürülebilecekleri çevre ve kullanılmalarının hukuki etkileri bakımından doktrinde çeşitli kategorilere ayrılmıştır. Özellikle 'yenilik doğuran (inşai) haklar' ve 'mutlak haklar', sahip oldukları teknik özellikler ve tabi oldukları hukuki rejim bakımından diğer hak türlerinden keskin çizgilerle ayrılmaktadır.

Buna göre, hakların türleri ve hukuki özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vekaletten azil, istifa veya bir sözleşmenin haklı nedenle feshi gibi haklar; kullanıldıkları anda yeni bir hukuki durumun kurulmasını sağladıkları gerekçesiyle 'kurucu yenilik doğuran haklar' kategorisinde yer alırlar.

Cevap

Vekaletten azil, istifa ve fesih gibi işlemlerin kurucu değil, 'bozucu yenilik doğuran hak' niteliğinde olduğu seçenektir.
Vekaletten azil, istifa ve fesih gibi haklar, mevcut bir hukuki ilişkiyi tek taraflı bir irade açıklamasıyla tamamen sona erdiren haklardır. Hukuk tekniği açısından bir ilişkiyi sona erdiren bu tür haklar 'bozucu yenilik doğuran haklar' (inşai haklar) grubuna girer. İfadede belirtildiği gibi 'kurucu' nitelikte değildirler; çünkü kurucu haklar iştira (alım) veya şufa (önalım) haklarında olduğu gibi yeni bir hukuki ilişkinin doğumuna sebebiyet verirler.

Adım Adım Çözüm

1
Yenilik doğuran (inşai) hakların alt türlerini belirle.
Bu haklar; Kurucu, Değiştirici ve Bozucu olmak üzere üç gruba ayrılır.
Kullanıldıklarında yarattıkları hukuki etkinin niteliği bu ayrımın temelidir.
2
Örneklenen hakların (istifa, azil, fesih) hukuki etkisini analiz et.
İstifa iş sözleşmesini, azil vekalet ilişkisini, fesih ise herhangi bir sürekli borç ilişkisini sona erdirir.
Mevcut bir hukuki ilişkiyi ortadan kaldırmak 'bozucu' bir etkidir.
3
Kurucu yenilik doğuran hak kavramıyla karşılaştır.
Kurucu haklar daha önce olmayan bir ilişkiyi başlatır (Örn: Önalım/Şufa hakkının kullanılmasıyla satış ilişkisinin kurulması).
İstifa ve azil yeni bir ilişki kurmaz, aksine olanı bitirir.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran Hakların Tasnifi

İpuçları

1
Yenilik doğuran hakların alt türlerini düşünürken, hakkın kullanımıyla mevcut hukuki ilişkinin başına ne geldiğine odaklanın: Kuruluyor mu, değişiyor mu, yoksa bitiyor mu?

Daha Fazla Pratik

Kurucu ve bozucu haklar arasındaki farkı pekiştirmek için 'önalım hakkı' ile 'fesih bildirimi' süreçlerini karşılaştıran senaryo sorularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 270Soru

Hukuk kurallarına aykırı davranışların karşılığı olan yaptırımlar (müeyyideler), ihlal edilen kuralın niteliğine ve ilgili olduğu hukuk dalına göre çeşitlilik gösterir. Buna göre;

I. Bir bakanlığın mevzuata aykırı olarak gerçekleştirdiği atama işleminin yargı yoluyla ortadan kaldırılması,
II. Kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak düzenlenen bir sözleşmenin geçersiz sayılması

durumlarında uygulanması gereken yaptırım türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal - Butlan

Cevap

İdarenin hukuka aykırı işlemlerine karşı 'İptal', özel hukuk sözleşmelerindeki emredici kural ihlallerine karşı ise 'Butlan' yaptırımı uygulanır.
İdare tarafından yapılan hukuka aykırı işlemlerin (atama, ceza vb.) yargı kararıyla hükümsüz kılınmasına 'İptal' denir. Özel hukuk alanında, kurucu unsurları var olan bir işlemin (sözleşme vb.) emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya ahlaka aykırı olması durumunda ise 'Butlan' (geçersizlik) yaptırımı uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki işlemi analiz et.
Bakanlık (İdare) tarafından yapılan atama işleminin hukuka aykırılığı nedeniyle ortadan kaldırılması.
İdare hukukunda, idari işlemlerin hukuka uygunluk denetimi sonucu yargı kararıyla geçmişe etkili olarak yok edilmesine 'İptal' denir.
2
İkinci öncüldeki işlemi analiz et.
Sözleşmenin emredici hukuk kurallarına aykırı olması durumu.
Özel hukukta (Medeni/Borçlar Hukuku), kurucu unsurları tam olan bir işlemin, kanunun emredici hükümlerine aykırı olması 'Mutlak Butlan' (geçersizlik) yaptırımını doğurur.
3
Bulunan yaptırımları sıraya koy.
İptal ve Butlan.
Soruda sırasıyla istenen yaptırımlar bu iki kavramdır.

Anahtar Kavram

Hukukun Yaptırımları: Kamu Hukuku (İptal) ve Özel Hukuk (Butlan) ayrımı.

İpuçları

1
İşlemin kamu kurumunca (idare) mı yoksa şahıslar arasında (özel hukuk) mı yapıldığına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

İptal ve Butlan arasındaki temel farkları bir tablo üzerinden tekrar ederek idare hukukundaki 'yokluk' hallerini (örneğin fonksiyon gasbı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 271Soru

Aşağıdaki tabloda toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar ve bu kuralların ihlali durumunda karşılaşılan yaptırım türleri eşleştirilmiştir:

Sosyal Düzen KuralıYaptırımın Niteliği
Din KurallarıManevi (Günahkar sayılma vb.)
Ahlak KurallarıManevi (Ayıplanma, kınama vb.)
Görgü KurallarıManevi (Dışlanma, nezaketsiz sayılma vb.)
Hukuk Kuralları?

Tabloda soru işareti (??) ile boş bırakılan yere, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel farkı ifade etmek üzere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet gücüne dayalı maddi yaptırım

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark, bu kuralların devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırımlara sahip olmasıdır.
Hukuk kurallarını; din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark yaptırımının maddi (devlet gücüyle uygulanan) olmasıdır. Diğer kuralların ihlali durumunda karşılaşılan tepkiler (ayıplanma, dışlanma, günahkar sayılma) manevi nitelik taşırken; hukuk kurallarına uyulmaması durumunda devletin yetkili organları aracılığıyla zorlayıcı yaptırımlar devreye girer.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının yaptırım türlerini analiz etme
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımlarının (kınama, dışlanma, günahkar sayılma) manevi nitelikte olduğu saptanır.
Hukuk kuralları ile diğer kurallar arasındaki sınırı belirleyen en temel ölçüt yaptırımın kaynağı ve gücüdür.
2
Hukuk kurallarının ayırt edici unsurunu belirleme
Hukuk kurallarının arkasında devlet otoritesinin bulunduğu ve uymayanlara karşı cebri icra, hapis veya para cezası gibi somut (maddi) işlemler uygulandığı belirlenir.
Hukuk, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olarak kamu gücüyle (maddi müeyyide) donatılmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının 'maddi yaptırım' (müeyyide) özelliği

İpuçları

1
Din, ahlak ve görgü kuralları ihlal edildiğinde polis veya mahkeme devreye girmez.
2
Hukuk kurallarına uymadığımızda (örneğin borcumuzu ödemediğimizde) devletin cebri icra organları devreye girebilir.
3
Cevap, 'müeyyide'nin (yaptırımın) kimin tarafından ve ne şekilde uygulandığı ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Hukukun farklı maddi yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 272Soru

Türk hukuk sisteminde hukuk kuralları arasında altlık-üstlük ilişkisini belirleyen 'Normlar Hiyerarşisi' (Kelsen Piramidi) dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hiyerarşik sıralamada diğerlerine göre daha alt bir basamakta yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelik

Cevap

Verilen seçenekler arasında hiyerarşik olarak en altta yer alan norm 'Yönetmelik'tir.
Normlar hiyerarşisinde en altta yer alan kural Yönetmelik'tir. Yönetmelikler; Başbakanlık (kaldırıldı), bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri tarafından, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere çıkarılır. Bu nedenle dayanağı olan Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne aykırı olamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Türk hukuk sistemindeki yazılı kaynakların hiyerarşik sıralamasını (Kelsen Piramidi) hatırla.
Sıralama: 1. Anayasa, 2. Kanun / Milletlerarası Antlaşmalar / OHAL CBK, 3. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 4. Yönetmelik, 5. Genelge/Tebliğ.
Hukuk kurallarının geçerliliği, kendisinden üstte bulunan kurala aykırı olmamasına bağlıdır.
2
Seçeneklerdeki normları bu hiyerarşideki yerlerine göre karşılaştır.
Anayasa > Kanun = Milletlerarası Antlaşmalar > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik.
En üstte Anayasa, en altta ise yönetmelik (seçenekler arasında) yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi (Kelsen Piramidi)

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisinde üst basamaktaki kural, alt basamaktakine temel oluşturur. Hangisi diğerlerinin uygulanmasını göstermek için en son aşamada çıkarılır?

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Kanunların hangi durumlarda birbirine üstünlük sağladığını (çatışma kurallarını) inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Piramidi yukarıdan aşağıya (Anayasa -> Kanun -> CBK -> Yönetmelik) şeklinde ezberlemek, bu tarz karşılaştırma sorularında hızlı eleme yapmanızı sağlar.
Tahmini Süre:30s
Soru 273Soru

Özel hukukta haklar; konuları, ileri sürülebilecekleri çevre ve devredilebilirlik gibi ölçütlere göre çeşitli sınıflara ayrılır. 'İleri sürülebilecekleri çevre' bakımından haklar, herkese karşı ileri sürülebilen 'mutlak haklar' ve sadece hukuki ilişkinin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen 'nispi haklar' olarak ikiye ayrılır. Mutlak haklar ise üzerinde yetki kurulan değerin niteliğine göre 'eşya üzerindeki mutlak haklar' ve 'şahıslar üzerindeki mutlak haklar' şeklinde bir ayrıma tabi tutulur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'şahıslar üzerindeki mutlak haklar' (kişilik hakları ve geniş anlamda aile hakları) kategorisinde yer aldığı için kural olarak başkasına devredilemeyen ve miras yoluyla geçmeyen haklardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuk üzerindeki velayet hakkı

Cevap

Çocuk üzerindeki velayet hakkı, şahıslar üzerindeki mutlak haklar (kişilik hakları ve aile hukukundan doğan haklar) grubuna girer ve kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğu için devredilemez.
Velayet hakkı, hukuk sistemimizde 'şahıslar üzerindeki mutlak haklar' arasında yer alan ve anne-babaya çocukları üzerinde tanınan bir haktır. Bu haklar kişiye sıkı sıkıya bağlı (şahsa bağlı) haklar oldukları için kural olarak başkasına devredilmeleri, haczedilmeleri veya miras yoluyla başkalarına geçmeleri mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Hakların ileri sürülebilecekleri çevreye göre ayrımını hatırla.
Haklar 'Mutlak' (herkese karşı) ve 'Nispi' (sadece ilgiliye karşı) olarak ikiye ayrılır.
Soruda mutlak hakların bir alt türü sorulmaktadır.
2
Mutlak hakların konularına göre alt türlerini analiz et.
Mutlak haklar; eşyalar üzerindeki (ayni haklar) ve şahıslar üzerindeki (velayet, vesayet, kişilik hakları) haklar olarak ikiye ayrılır.
Eşya üzerindeki haklar genellikle devredilebilirken, şahıs üzerindekiler genellikle kişiye bağlıdır.
3
Seçenekleri bu ayrım çerçevesinde değerlendir.
Velayet hakkı, bir kişinin başka bir kişi (çocuk) üzerindeki mutlak yetkisini ifade eder.
Velayet, niteliği gereği bir başkasına satılamaz, devredilemez veya mirasçılara intikal etmez.

Anahtar Kavram

Şahıslar Üzerindeki Mutlak Haklar (Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlılık)

İpuçları

1
Hak sahibinin herkese karşı ileri sürebildiği haklar mutlak haklardır. Bu haklardan hangisi bir eşya değil, bir kişi (örneğin bir çocuk) üzerindeki yetkiyi ifade eder?
2
Mülkiyet gibi haklar 'eşya' üzerindeyken; kişilik hakları veya velayet gibi haklar 'şahıs' üzerindedir. Şahıs üzerindeki haklar genellikle parayla ölçülemez ve devredilemez.
3
Hangi seçenek bir anne veya babanın, reşit olmayan çocuğu üzerindeki bakım ve temsil yetkisini tanımlar? Bu yetki başkasına devredilebilir mi?

Daha Fazla Pratik

Mutlak hakların 'eşya üzerindeki' türleri olan ayni hakları (mülkiyet ve sınırlı ayni haklar) inceleyerek farkı pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 274Soru

Borcunu ödemeyen bir kişinin, iş çevresindeki insanlar tarafından 'dürüst olmamakla' suçlanması ve ayıplanması toplumsal bir tepkidir. Ancak aynı kişinin, alacaklısının başvurusu üzerine devletin icra organları aracılığıyla mal varlığına el konulması ve borcun tahsil edilmesi hukuki bir tepkidir.

Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran ve bu örnekte devletin cebir (zorlama) gücüyle somutlaşan bu temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi yaptırım

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel özellik 'maddi yaptırım' ile destekleniyor olmasıdır.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark, yaptırımının maddi olmasıdır. Maddi yaptırım; kural ihlal edildiğinde devletin yetkili organları (mahkeme, icra dairesi, polis vb.) aracılığıyla kişinin mal varlığına, özgürlüğüne veya haklarına yönelik uygulanan zorlamayı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki iki farklı tepki türünü analiz etme
Ayıplanma 'manevi', devletin mal varlığına el koyması 'maddi' bir tepkidir.
Toplumsal düzen kurallarının yaptırım türlerini birbirinden ayırmak için ilk adımdır.
2
Tepkinin kaynağını belirleme
Devletin icra organları aracılığıyla uygulanan yaptırım 'kamu gücü'ne dayanır.
Hukuk kurallarının en belirgin özelliği kamu gücü (devlet) tarafından desteklenmesidir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Devlet gücüyle uygulanan, hapis, para cezası veya icra gibi zorlamalar maddi yaptırım başlığı altında toplanır.
Soruda istenen 'hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel fark' bu terimle ifade edilir.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının maddi yaptırımlı olması ve kamu gücüyle desteklenmesi

İpuçları

1
Sorudaki örnekte 'devletin icra organları' ifadesine dikkat edin. Bu organlar bir yaptırımı zorla uygulayabilir mi?
2
Ayıplanma gibi duygusal/sosyal tepkiler 'manevi' iken, mal varlığına el konulması veya hapis cezası gibi fiziksel/ekonomik zorlamalar hangi kategoridedir?
3
Hukuk kurallarını diğer kurallardan ayıran tek fark, ihlal edildiğinde devletin 'cebir' (zorlama) yetkisini kullanmasıdır. Bu durum maddi yaptırım olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Hukukun farklı yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük ve iptal) öğrenerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 275Soru

Toplumsal düzeni sağlayan kurallar bütünü içinde yer alan ahlak kuralları; bireyin kendi vicdanına karşı sorumlu olduğu ödevleri içeren 'subjektif ahlak' ve bireyin diğer bireylere karşı olan ödevlerini belirleyen 'objektif ahlak' olarak ikiye ayrılır. Hukuk kuralları, düzenlediği alan bakımından özellikle 'objektif ahlak' kuralları ile büyük oranda örtüşmektedir. Her iki kural türü de bireylerin birbirlerine karşı dürüst, saygılı ve adil davranmasını bekler.

Buna göre; hukuk kurallarını, içerik olarak benzeştiği 'objektif ahlak' kurallarından kesin olarak ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma (müeyyide) tabi olması

Cevap

Hukuk kurallarını objektif ahlak kurallarından ayıran temel fark, yaptırımın devlet gücüne dayalı ve maddi nitelikte olmasıdır.
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel ve kesin fark 'maddi yaptırım'dır. Objektif ahlak kuralları da kişiler arası ilişkileri düzenler (örneğin dürüstlük), ancak bu kurallara uyulmadığında devlet gücü (hapis, para cezası, haciz vb.) devreye girmez; sadece toplumsal bir tepki (manevi yaptırım) oluşur. Maddi yaptırım ise sadece devletin tekelindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kural türlerinin kapsamını analiz etme
Objektif ahlak ve hukuk kurallarının her ikisinin de 'dışsal' (kişiler arası) ilişkileri düzenlediği tespit edilir.
Ayırt edici özelliği bulmak için önce ortak noktaların elenmesi gerekir.
2
Yaptırım (müeyyide) türlerini karşılaştırma
Ahlak kurallarının yaptırımının 'manevi' (ayıplama, dışlanma), hukuk kurallarının yaptırımının ise 'maddi' (ceza, cebri icra, tazminat) olduğu görülür.
Hukuku diğer normlardan ayıran en temel unsur kamu gücü (devlet) desteğidir.

Anahtar Kavram

Hukukun Maddi Yaptırım Özelliği

İpuçları

1
Bir kurala uymadığınızda karşılığında hapse giriyor veya para cezası ödüyorsanız, bu yaptırımın türü nedir?

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türleri olan cebri icra, tazminat ve hükümsüzlük kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 276Soru

Hukuk sistemimizde haklar; konuları, ileri sürülebilecekleri çevre ve devredilebilirlik özellikleri bakımından çeşitli ayrımlara tabi tutulur.

Buna göre, anne ve babanın çocukları üzerindeki 'velayet hakkı' bu sınıflandırmalar bakımından aşağıdakilerin hangisinde bir arada ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şahıs varlığı hakkı - Mutlak hak - Devredilemeyen hak

Cevap

Şahıs varlığı hakkı - Mutlak hak - Devredilemeyen hak
Velayet hakkı, anne ve babanın çocukları üzerindeki şahsi haklarını ve yükümlülüklerini kapsadığı için bir 'şahıs varlığı hakkı'dır; herkese karşı ileri sürülebildiği için 'mutlak hak' niteliğindedir ve kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğu için 'devredilemeyen hak' kategorisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın konusunu analiz et
Şahıs varlığı hakkı
Velayet hakkı, anne ve babanın çocukları üzerindeki koruma ve temsil yetkisidir. Para ile ölçülebilen bir değeri olmadığı ve malvarlığını doğrudan ilgilendirmediği için bir şahıs varlığı (aile) hakkıdır.
2
Hakkın ileri sürülebileceği çevreyi belirle
Mutlak hak
Velayet hakkı, üçüncü kişilere ve devlete karşı da dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebilir. Herkes bu hakka saygı duymakla yükümlüdür.
3
Hakkın devredilebilirliğini kontrol et
Devredilemeyen hak
Velayet hakkı, anne ve babalık sıfatına sıkı sıkıya bağlıdır; bir sözleşme ile başkasına satılamaz, bağışlanamaz veya miras yoluyla geçemez.

Anahtar Kavram

Hakların Sınıflandırılması: Konu, Çevre ve Devredilebilirlik

İpuçları

1
Bir hakkın 'malvarlığı' mı yoksa 'şahıs varlığı' mı olduğunu anlamak için parayla ölçülüp ölçülemediğine bakın.
2
Hakkınızı sadece borçluya mı yoksa sokaktaki herhangi birine karşı da mı savunabilirsiniz? Bu, mutlaklık ayrımını verir.
3
Velayet, anne-babalık sıfatından ayrılamaz; dolayısıyla bir başkasına kiralanamaz veya satılamaz.

Daha Fazla Pratik

Mülkiyet hakkı ile velayet hakkını aynı kriterlere göre karşılaştırarak mutlak hakların farklı türlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 277Soru

Toplumsal hayatın işleyişini düzenleyen normatif sistemler (din, ahlak, görgü ve hukuk) bireylere belirli ödev ve sorumluluklar yükler. Bu kuralların tamamı bir 'yaptırım' (müeyyide) mekanizmasına sahip olsa da, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel bir nitelik bulunmaktadır. Buna göre, hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en belirgin fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın uygulanması

Cevap

Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel fark, ihlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın uygulanmasıdır.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark; hukuk kurallarının ihlali durumunda devlet gücünün devreye girmesi ve kişiye yönelik hapis, adli para cezası, tazminat veya zorla icra gibi maddi nitelikli yaptırımların uygulanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) ortak ve farklı yönlerini analiz edin.
Tüm kurallar toplumsal düzeni sağlamayı amaçlar; ancak hukuk, yaptırımın niteliği ve kaynağı bakımından diğerlerinden ayrılır.
Soruda hukuku diğerlerinden ayıran 'en belirgin' fark istenmektedir.
2
Manevi yaptırım ile maddi yaptırım arasındaki farkı tanımlayın.
Din, ahlak ve görgü kuralları; kınama, ayıplama, dışlanma veya vicdan azabı gibi 'manevi' yaptırımlara sahiptir. Hukuk ise devlet eliyle uygulanan 'maddi' yaptırıma sahiptir.
Yaptırımın maddi olması, devletin zorlayıcı gücünü (cebir) ifade eder.
3
Hukuk kurallarının arkasındaki asıl gücü (devlet desteği) değerlendirin.
Vergi ödememek, birine zarar vermek veya suç işlemek gibi eylemler sonucunda devlet organları (mahkemeler, icra daireleri, kolluk kuvvetleri) devreye girer.
Hukukun etkinliği ve diğerlerinden ayrımı, bu zorlayıcı kamu gücüne dayanır.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel ölçüt 'maddi yaptırım' ve 'kamu gücü' desteğidir.

İpuçları

1
Bir kuralı ihlal ettiğinizde başınıza 'resmi' bir iş gelip gelmediğini düşünün.
2
Görgü kuralına uymadığınızda toplum sizi ayıplar; ancak vergi vermediğinizde devlet mallarınıza el koyabilir. Buradaki yaptırım farkına odaklanın.
3
Hukukun arkasındaki en büyük güç 'devletin zorlayıcı gücü' (kamu gücü) olup, müeyyidesi 'maddi' niteliktedir.

Daha Fazla Pratik

Hukuki yaptırım türlerini (Ceza, Cebri İcra, Tazminat, Hükümsüzlük, İptal) detaylıca inceleyerek pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 278Soru

Hukuki işlemlerin geçerliliği için gerekli olan kurucu unsurların eksikliği ile kurucu unsurlar tam olsa bile işlemin içeriğindeki sakatlıklar farklı hukuki yaptırımlara tabidir. Buna göre; 'bir kimsenin ağır korkutma (ikrah) altında bir sözleşme imzalaması' ile 'resmi evlendirme memuru bulunmaksızın yapılan evlilik töreni' durumları sırasıyla hangi yaptırımlara tabidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nispi Butlan - Yokluk

Cevap

Verilen senaryolarda korkutma (ikrah) durumu irade sakatlığına yol açtığı için nispi butlan, resmi evlendirme memuru eksikliği ise işlemin temel bir unsuru eksik olduğu için yokluk yaptırımına tabidir.
Hukuk düzeninde bir işlemin varlık kazanması için gereken öğelerin (kurucu unsurlar) eksikliği 'yokluk' yaptırımını doğurur; resmi nikah memuru bu unsurlardan biridir. İrade beyanındaki sakatlıklar (korkutma gibi) ise işlemin geçerliliğini etkiler ve bu durum 'nispi butlan' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk durumu (ikrah/korkutma) analiz et.
İrade sakatlığı (ikrah) tespit edildi.
Bir kişinin tehdit altında işlem yapması, işlemin kurucu unsurlarının var olduğunu ancak iradenin özgür olmadığını gösterir.
2
İrade sakatlıklarının yaptırımını belirle.
Nispi Butlan (İptal edilebilirlik).
Türk Borçlar Kanunu'na göre irade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) nispi butlan sonucunu doğurur.
3
İkinci durumu (resmi memur yokluğu) analiz et.
Kurucu unsur eksikliği tespit edildi.
Evlilik akdinin gerçekleşmesi için resmi bir evlendirme memurunun varlığı hukuken işlemin varlık şartıdır (kurucu unsur).
4
Kurucu unsur eksikliğinin yaptırımını belirle.
Yokluk.
Kurucu unsurlardan birinin dahi eksik olması durumunda işlem hukuk aleminde hiç doğmamış sayılır.
5
Elde edilen sonuçları birleştir.
Sırasıyla 'Nispi Butlan' ve 'Yokluk'.
Soru kökündeki sıralamaya uygun olan seçenek budur.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk (Kurucu unsur eksikliği), Mutlak Butlan (Emredici hükme aykırılık), Nispi Butlan (İrade sakatlığı).

İpuçları

1
İşlemin hiç kurulmaması (yokluk) ile kurulup sonradan iptal edilebilir olması (nispi butlan) arasındaki farkı düşünün.
2
Resmi bir memurun bulunmadığı bir tören, hukuki bir işlemin temel taşlarından (kurucu unsur) birinin eksik olduğu anlamına gelir.
3
Korkutma (ikrah) iradeyi sakatlar; bu durum işlemin taraflardan biri tarafından iptal edilmesine olanak tanır (nispi butlan).

Daha Fazla Pratik

Ayırt etme gücü olmayan birinin yaptığı işlem ile emredici hukuk kurallarına aykırı bir sözleşme arasındaki yaptırım farklarını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 279Soru

Bir kişinin ticari bir sözleşmeden doğan borcunu ödememesi üzerine alacaklı tarafın mahkemeye başvurması ve borcun devletin yetkili organları aracılığıyla tahsil edilmesi süreci başlamıştır. Buna karşın, aynı kişinin bir arkadaşına verdiği sözü tutmaması üzerine arkadaş çevresi tarafından dışlanması ve ayıplanması söz konusu olmuştur. Bu iki durum arasındaki temel farkı belirleyen ve borcun ödenmemesi olayının bir 'hukuk kuralı' ihlali olarak nitelendirilmesini sağlayan temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda kamu gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma (müeyyide) tabi olması

Cevap

İhlali durumunda kamu gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma tabi olması
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark, yaptırımın niteliğidir. Hukuk kuralları ihlal edildiğinde devletin cebri (zorlayıcı) gücüyle karşılaşılır (hapis, para cezası, tazminat, icra vb.). Bu tür yaptırımlara 'maddi yaptırım' denir. Sorudaki borç ödememe durumu icra yoluyla (devlet gücüyle) çözüldüğü için maddi yaptırıma tabidir ve bir hukuk kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olay Analizi Yapma
Borç ödenmemesi durumunda 'devlet organı' (mahkeme/icra) devreye girerken, sözün tutulmaması durumunda 'toplumsal çevre' (arkadaşlar) devreye girmektedir.
Yaptırımı uygulayan otoritenin kim olduğunu belirlemek kuralın türünü anlamak için ilk adımdır.
2
Yaptırım Türünü Sınıflandırma
Dışlanma ve ayıplanma 'manevi yaptırım' iken; borcun zorla tahsili (cebri icra) 'maddi yaptırım'dır.
Hukuk kuralları maddi, diğer sosyal düzen kuralları ise manevi yaptırımlarla korunur.
3
Ayırt Edici Özelliği Tespit Etme
Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran yegâne fark devlet gücü (kamu gücü) desteğidir.
Hukuk dışındaki kurallar (din, ahlak, görgü) ihlal edildiğinde devlet zorlaması söz konusu olmaz.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının 'maddi yaptırım' ve 'kamu gücü' ile desteklenmesi.

İpuçları

1
Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran en belirgin fark, kurala uyulmadığında kimin müdahale ettiğidir.
2
Polis, mahkeme ve icra dairesi gibi kurumların desteği sadece bir tür kural dizininde bulunur.
3
Cebri (zorlayıcı) güce sahip olan ve yaptırımı maddi (fiziksel/ekonomik) olan kural türünü düşünün.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek hukukun koruma yöntemlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 280Soru

Toplumsal yaşamda düzeni sağlayan normatif sistemlerin (din, ahlak, görgü ve hukuk) birbirleriyle etkileşim içinde olduğu, ancak yaptırım güçleri ve uygulama alanları bakımından kesin çizgilerle ayrıldıkları bilinmektedir.

Kural TürüYaptırımın KaynağıYaptırımın NiteliğiTemel Odak Noktası
HukukDevlet Gücü / Kamu OtoritesiMaddi (Cebri)Dış davranışlar ve toplumsal barış
AhlakBireyin Vicdanı / ToplumManeviİyi insan olma ve niyet
Dinİlahi İrade / Uhrevi GüçManeviİnanç, ibadet ve ahlak
GörgüSosyal Çevre / GelenekManeviAdabımuaşeret ve nezaket

Yukarıdaki tablo ve sosyal düzen kuralları arasındaki temel ayrım noktaları dikkate alındığında, hukuk kurallarını diğer kurallardan ayıran 'maddi yaptırım' kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuki yaptırımın 'maddi' olması, bu yaptırımın mutlaka kişinin mal varlığında bir azalma veya fiziksel özgürlüğünün kısıtlanması şeklinde ortaya çıkmasını zorunlu kılar.

Cevap

Maddi yaptırımın mutlaka mal varlığında azalma veya fiziksel kısıtlama (hapis) gerektirdiği yönündeki ifade yanlıştır; zira hükümsüzlük gibi yaptırımlar da maddi yaptırım kapsamındadır.
Maddi yaptırım (müeyyide), hukuk kuralına aykırı davranılması halinde devlet gücüyle karşılaşılan tepkidir. Bu tepki ceza ve tazminat olabileceği gibi; bir hukuki işlemin geçersiz sayılması (hükümsüzlük/butlan) veya bir borcun zorla yerine getirilmesi (cebri icra) şeklinde de olabilir. Dolayısıyla maddi yaptırımın her zaman fiziksel özgürlüğü kısıtlaması veya doğrudan bir mal varlığı azalması (para cezası/tazminat gibi) gerektirdiğini söylemek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kuralları arasındaki yaptırım farkını analiz edin.
Hukuk kuralları 'maddi', diğerleri (din, ahlak, görgü) 'manevi' yaptırımlıdır.
Hukuk kuralları devlet gücüyle desteklenir.
2
'Maddi yaptırım' kavramının kapsamını değerlendirin.
Maddi yaptırım; ceza, tazminat, cebri icra, hükümsüzlük ve iptal gibi türleri içerir.
Hukuk düzeninin kuralın ihlaline verdiği her türlü dünyevi ve cebri tepki maddi yaptırımdır.
3
Seçenekteki 'mutlaka fiziksel veya mal varlığı kısıtlaması' şartını sorgulayın.
Hükümsüzlük (örneğin resmi nikah olmadan yapılan evliliğin geçersiz sayılması) durumunda doğrudan fiziksel bir zorlama veya mal varlığı kaybı yoktur, ancak işlemin hukuken sonuç doğurmaması maddi bir yaptırımdır.
Maddi yaptırım kavramı sadece ceza ve tazminatla sınırlı değildir.

Anahtar Kavram

Hukuki Yaptırımın (Müeyyidenin) Türleri ve Niteliği

İpuçları

1
Maddi yaptırımın sadece 'ceza' veya 'tazminat' olup olmadığını düşünün.
2
Bir işlemin hukuk düzeninde hiç yapılmamış sayılması (yokluk) bir yaptırım mıdır?
3
Hukukta maddi yaptırım kavramı, dünyevi ve devlet gücüyle uygulanan her türlü tepkiyi kapsar; bu tepki bazen sadece bir işlemin geçersiz kılınmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Hukuki yaptırım türlerinden olan 'hükümsüzlük' (yokluk, butlan, tek taraflı bağlamazlık) kavramlarını detaylıca inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 14 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 14 | Examkin