Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 421Soru

Hukuk düzeni, koyduğu kurallara aykırı davranılması durumunda bu kuralların etkinliğini sağlamak amacıyla çeşitli yaptırımlar (müeyyideler) öngörmüştür. Bu yaptırımlar, ihlalin mahiyetine ve ilgili olduğu hukuk dalına göre farklı isimler alır.

Buna göre;
II. Hukuki işlemin kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen, işlemin konusunun emredici hukuk kurallarına veya kamu düzenine aykırı olması nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılması,
IIII. İdarenin tesis ettiği bir işlemin yetki, şekil veya amaç yönünden hukuka aykırı bulunması üzerine idari yargı organları tarafından geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılması,
IIIIII. Bir borçlunun, mahkeme ilamına veya kanuni yükümlülüğüne rağmen borcunu kendi rızasıyla yerine getirmemesi durumunda, devlet gücüyle bu borcun ifa edilmesinin sağlanması,

durumlarının karşılık geldiği yaptırım türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak Butlan - İptal - Cebri İcra

Cevap

Hukuki durumların karşılığı olan yaptırımlar sırasıyla Mutlak Butlan, İptal ve Cebri İcra şeklindedir.
Verilen öncüller incelendiğinde; emredici hükümlere aykırılığın 'Mutlak Butlan', idari işlemin yargı yoluyla silinmesinin 'İptal' ve borcun devlet zoruyla ifasının 'Cebri İcra' olduğu görülmektedir. Bu sıralama doğru yaptırım türlerini kapsamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
II. öncüldeki durumun analizi yapılır.
Mutlak Butlan
Kurucu unsurların (irade beyanı, konu vb.) var olması ancak işlemin içeriğinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olması durumu 'Mutlak Butlan' yaptırımını doğurur. Bu işlem baştan itibaren geçersizdir.
2
IIII. öncüldeki durumun analizi yapılır.
İptal
İdare hukukunda, idari işlemlerin hukuka aykırılığı nedeniyle yargı yerlerince (idare mahkemeleri veya Danıştay) ortadan kaldırılmasına 'İptal' denir. Bu yaptırım sadece idari yargıda söz konusudur.
3
IIIIII. öncüldeki durumun analizi yapılır.
Cebri İcra
Borçlunun borcunu rızasıyla ödememesi üzerine alacaklının devlet gücüne (icra müdürlükleri) başvurarak borcun tahsil edilmesini sağlaması 'Cebri İcra' (zorla yerine getirme) yaptırımıdır.

Anahtar Kavram

Hukuk yaptırımlarının uygulama alanlarına ve hukuki sonuçlarına göre tasnifi.

İpuçları

1
İşlemin baştan itibaren 'ölü' doğması ile bir mahkeme kararıyla 'öldürülmesi' arasındaki farka dikkat edin.
2
Özel hukuk sözleşmelerinde emredici kurallara aykırılık 'Mutlak Butlan'ı; idarenin işlemlerinin yargıca iptali ise 'İptal' yaptırımını doğurur.
3
Cebri icra, borçluyu borcunu yapmaya zorlamak demektir; tazminat ise verilen zararı para ile ödetmektir.

Daha Fazla Pratik

Hükümsüzlük türlerinden 'Yokluk' ve 'Butlan' farkını pekiştirmek için nikah örneklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 422Soru

Özel hukukta nispi haklar, kural olarak sadece hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilirken; bazı nispi haklar tapu kütüğüne şerh verilerek üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hale getirilebilir. Bu duruma 'nispi hakların kuvvetlendirilmesi' adı verilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi tapu kütüğüne şerh verilerek 'kuvvetlendirilmiş nispi hak' özelliği kazanan haklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntifa hakkı

Cevap

İntifa hakkı, bir sınırlı ayni hak (mutlak hak) olduğu için kuvvetlendirilmiş nispi haklar arasında yer almaz.
İntifa hakkı, sahibine bir mal üzerinde tam yararlanma yetkisi veren bir sınırlı ayni haktır. Sınırlı ayni haklar, mutlak haklar kategorisinde yer aldığı için herkese karşı ileri sürülebilir. 'Kuvvetlendirilmiş nispi hak' ise aslında sadece taraflarını bağlayan bir alacak hakkının, tapu şerhi sayesinde üçüncü kişilere karşı da etkili hale gelmesidir. İntifa hakkı zaten en baştan mutlak bir yetki sağladığı için bu kategoriye dahil edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak ve nispi hak ayrımını hatırla.
Mutlak haklar herkese karşı, nispi haklar sadece borç ilişkisinin taraflarına karşı ileri sürülebilir.
Sorunun temeli bu iki hak türü arasındaki farka ve nispi hakların istisnai durumuna dayanmaktadır.
2
Kuvvetlendirilmiş nispi hak kavramını analiz et.
Alacak hakları (nispi haklar) ancak kanunda sayılan durumlarda tapuya şerh verilerek mutlak haklara benzer bir etki kazanabilir.
Seçeneklerdeki hakların hangisinin doğuştan mutlak, hangisinin sonradan kuvvetlendirilen nispi hak olduğunu belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri hukuki niteliklerine göre sınıflandır.
Alım, geri alım, önalım ve satış vaadi sözleşmeden doğan alacak haklarıdır. İntifa hakkı ise bir irtifak hakkı, yani sınırlı bir ayni haktır.
İntifa hakkı bir 'mutlak hak' olduğu için şerh edilerek kuvvetlendirilmesine gerek yoktur; o zaten tescil ile herkese karşı hüküm ifade eder.

Anahtar Kavram

Nispi Hakların Kuvvetlendirilmesi ve Mutlak Hak Ayrımı

İpuçları

1
Şerh edilebilen haklar kural olarak bir borç ilişkisinden doğan nispi haklardır.
2
İntifa, sükna (oturma) ve üst hakkı gibi haklar 'sınırlı ayni haklar' grubuna girer ve mutlak hak niteliğindedir.
3
Bir hak zaten herkese karşı ileri sürülebiliyorsa, onu şerh yoluyla 'kuvvetlendirmeye' gerek yoktur. Hangisi doğuştan mutlak bir haktır?

Daha Fazla Pratik

Mutlak hakların 'ayni haklar' ve 'kişilik hakları' olarak ikiye ayrıldığını ve ayni hakların eşya üzerindeki egemenlik farklarını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Hakkın tapu kütüğündeki sütununu düşünün: Ayni haklar (İntifa gibi) 'İrtifaklar' sütununa tescil edilirken; nispi haklar (Alım, Vefa gibi) 'Şerhler' sütununa kaydedilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 423Soru

Hukukun yaptırım (müeyyide) sistemi içerisinde yer alan; işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik (Yokluk), emredici hükümlere aykırılık (Mutlak Butlan) ve idari işlemin hukuka aykırılığı (İptal) kavramlarının hukuki sonuçları ve uygulama usulleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi bu üç yaptırım türü arasındaki temel farkları en doğru şekilde ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal yaptırımı, hukuka aykırı idari işlemlere karşı belirli bir hak düşürücü süre içerisinde idari yargı yerlerinde dava açılmasıyla uygulanırken; yokluk ve mutlak butlan halleri, herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir ve hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Cevap

İptal yaptırımı idari yargıda hak düşürücü süreye tabidir; yokluk ve mutlak butlan ise süre sınırı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir ve hakim tarafından resen dikkate alınır.
Doğru ifade edilen seçenekte; iptal yaptırımının idari işlemlere özgü olduğu ve hak düşürücü süreye tabi olduğu, buna karşın yokluk ve mutlak butlanın kamu düzenini ilgilendiren ağır sakatlık halleri olarak her zaman ileri sürülebileceği ve hakimce resen dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İptal yaptırımının niteliğini analiz et.
İptal, sadece idari yargıda açılan bir dava ile hukuka aykırı işlemleri geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır ancak dava açma süresiyle (60 gün) sınırlıdır.
İdari istikrarı sağlamak adına hukuk düzeni idari işlemlere karşı dava açılmasını süreye bağlamıştır.
2
Hükümsüzlük (Yokluk ve Butlan) türlerini değerlendir.
Yokluk (kurucu unsur eksikliği) ve Mutlak Butlan (emredici hükme aykırılık) durumlarında işlem en baştan itibaren ölü doğmuştur.
Bu tür ağır sakatlıklar kamu düzenini ilgilendirdiği için süreye tabi tutulmazlar.
3
Yargılama usulündeki farkı karşılaştır.
Hakim, mutlak butlan ve yokluk durumlarını davanın her aşamasında taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden (resen) dikkate almak zorundadır.
Kamu düzenini koruma görevi hakime bu yetkiyi ve ödevi yükler.

Anahtar Kavram

Hukuki Yaptırımların Usul ve Sonuç Farklılıkları

İpuçları

1
İdari işlemlere karşı açılan iptal davalarının bir süresi olup olmadığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin yokluk halleri (fonksiyon gaspı gibi) ile mutlak butlan arasındaki ince farkları çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 424Soru

Toplumsal yaşamı düzenleyen normatif sistemler olan din, ahlak ve görgü kuralları ile hukuk kuralları; kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleme noktasında ortak bir amaca hizmet ederler. Ancak hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olarak kendine has birtakım karakteristik özelliklere sahiptir. Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlal edilmesi durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırımlara dayanması

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark, ihlal edilmesi durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma (müeyyide) sahip olmasıdır.
Hukuk kurallarını diğer tüm toplumsal düzen kurallarından ayıran karakteristik özellik, devletin cebir (zorlama) gücünü arkasına almasıdır. Din, ahlak veya görgü kurallarına uyulmadığında karşılaşılan tepki (ayıplanma, günahkar sayılma vb.) manevi nitelikteyken; hukuk kurallarına aykırılık durumunda devletin yetkili organları aracılığıyla mülke veya şahsa yönelik somut (maddi) bir müdahale gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerine göre karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımları manevidir (günahkar sayılma, ayıplanma, dışlanma).
Yaptırımın niteliği, kuralın otoritesini belirleyen en temel unsurdur.
2
Hukuk kurallarının kaynağını ve destekleyici gücünü analiz edin.
Hukuk kuralları devletin yetkili organları tarafından konulur ve devletin zorlama gücü (cebir) ile desteklenir.
Hukukun toplumsal hayatta kesin bir düzen sağlaması, bu zorlayıcı güce bağlıdır.
3
Maddi yaptırım kavramını tanımlayın.
Maddi yaptırım; hapis, para cezası, tazminat veya zorla icra gibi doğrudan bireyin mal varlığına veya özgürlüğüne yönelik devlet müdahalesidir.
Seçenekler arasında ayırıcı özelliği bulmak için bu tanım kritiktir.

Anahtar Kavram

Maddi Yaptırım (Müeyyide) ve Devlet Tekeli

İpuçları

1
Kurallara uyulmadığında kimin müdahale ettiğine ve bu müdahalenin gücüne odaklanın.
2
Din ve ahlak kurallarında yaptırım genellikle kişinin vicdanıyla veya toplumun bakış açısıyla (manevi) ilgilidir.
3
Devletin polis, mahkeme ve icra organları aracılığıyla uyguladığı 'cebri' güç hangi yaptırım türüne girer?

Daha Fazla Pratik

Hukukun yaptırım türleri olan 'Ceza, Cebri İcra, Tazminat, Hükümsüzlük ve İptal' kavramlarını çalışarak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 425Soru

Hukuk doktrininde "pozitif hukuk" (müspet hukuk) ve "mevzu hukuk" (mevzuat) kavramları birbirleriyle yakın ilişkili olmalarına rağmen, kapsadıkları kuralların niteliği ve kaynağı bakımından temel bir farklılık gösterirler. Bir ülkede, yetkili makamlarca usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş olan tüm yazılı düzenlemelerin (anayasa, kanun, yönetmelik vb.) bir anda hukuken geçerliliğini yitirdiği ve yürürlükten kalktığı varsayıldığında, o ülkenin hukuk sistemine dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi teknik olarak doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu hukuk bütünüyle ortadan kalkarken; pozitif hukuk, toplumda uygulanmaya devam eden ve devletçe desteklenen yazılı olmayan (örf ve adet) kuralları sayesinde varlığını sürdürür.

Cevap

Mevzu hukuk bütünüyle ortadan kalkarken; pozitif hukuk, toplumda uygulanmaya devam eden ve devletçe desteklenen yazılı olmayan kuralları (örf ve adet hukuku) sayesinde varlığını sürdürmeye devam eder.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarının toplamıdır. Mevzu hukuk (mevzuat) ise bu toplamın sadece 'yetkili bir makam tarafından konulmuş' yazılı kısmını ifade eder. Dolayısıyla, tüm yazılı kurallar (mevzu hukuk) ortadan kalktığında, mevzu hukuk kümesi boşalırken; pozitif hukuk, kapsamındaki yazısız kurallar (örf ve adet hukuku) sayesinde teknik olarak varlığını sürdürür.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların kapsamını belirle.
Pozitif Hukuk = Yazılı Kurallar + Yazısız Kurallar (Örf ve Adet). Mevzu Hukuk = Sadece Yazılı Kurallar.
Hukuk türleri arasındaki kapsayıcılık ilişkisini anlamak için tanımlar netleştirilmelidir.
2
Senaryoyu uygula (Yazılı kuralların kaldırılması).
Yazılı kurallar = 0. Bu durumda Mevzu Hukuk kümesi tamamen boşalır.
Mevzu hukuk sadece yetkili makamlarca konulan yazılı metinlerden oluşur.
3
Kalan unsurları kontrol et.
Yazısız kurallar (Örf ve Adet hukuku) hala yürürlüktedir. Pozitif hukuk kümesi bu yazısız kurallar nedeniyle varlığını korur.
Pozitif hukuk, fiilen uygulanan 'yaşayan' hukukun tamamıdır; yazılı kuralların yokluğu onu küçültür ama yok etmez.

Anahtar Kavram

Hukuk türleri arasındaki küme-alt küme ilişkisi (Mevzu Hukuk ⊂ Pozitif Hukuk)

İpuçları

1
Pozitif hukuk ve mevzu hukuk arasındaki en temel fark, kuralların 'yazılı olup olmaması' ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Örf ve adet hukukunun bir kuralın pozitif hukuk parçası olabilmesi için hangi şartları (maddi, manevi, hukuki) taşıması gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 426Soru

Bir uyuşmazlıkta hâkim, uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak ilgili kanunlarda ve mevzuatta herhangi bir hükme rastlamamıştır. Bölgedeki yerleşik ve toplumca genel kabul görmüş örf ve adet kurallarını araştırmış ve somut uyuşmazlığı tam olarak karşılayan bir teamül saptamıştır. Ancak hâkim, bu kuralı güncel ihtiyaçlara tam cevap vermediği gerekçesiyle uygulamaktan vazgeçmiş ve doğrudan kendi hukuk anlayışına dayalı genel ve soyut bir kural oluşturarak davayı sonuçlandırmıştır.

Buna göre hâkimin gerçekleştirdiği bu hukuki işlem ve karşılaşılan boşluk türü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkim, yazılı kaynaklarda hüküm bulunmadığı (kanun boşluğu) durumda öncelikle yazısız kaynaklara başvurmak zorundadır; bu kaynağı atlayarak 'hukuk yaratması' usule aykırıdır.

Cevap

Hâkimin yazılı kaynakta hüküm bulamadığında öncelikle yazısız kaynaklara başvurması gerektiği, bu sırayı atlayarak hukuk yaratmasının hukuka aykırı olduğu seçeneği doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde izlenecek yol kesin bir sıraya bağlanmıştır. Hâkim önce kanun hükümlerine bakmalıdır. Eğer uyuşmazlığa uygulanacak bir kanun hükmü yoksa (kanun boşluğu), örf ve adet hukukuna başvurmalıdır. Hukuk yaratma yetkisi ise sadece hem yazılı hem de yazısız kaynaklarda bir çözüm bulunmadığı (hukuk boşluğu) durumlarda, hâkimin kendisini kanun koyucu yerine koyarak uyuşmazlığı çözmesi için tanınmış bir yetkidir. Senaryoda örf ve adet kuralı bulunduğu belirtildiğine göre, hâkimin bu kuralı atlayarak hukuk yaratması usule ve kanuna aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlıktaki kaynak hiyerarşisini analiz et.
Türk hukukunda (MK m. 1) hiyerarşi: Yazılı Kaynaklar -> Yazısız Kaynaklar -> Hâkimin Hukuk Yaratması şeklindedir.
Hukukun uygulanmasında sırayla tarama yapılması kanuni zorunluluktur.
2
Karşılaşılan boşluk türünü belirle.
Yazılı kaynakta hüküm yoksa 'kanun boşluğu' vardır. Ancak olayda örf-adet kuralı bulunduğu için henüz bir 'hukuk boşluğu' oluşmamıştır.
Hukuk boşluğu, uygulanacak hiçbir yazılı veya yazısız kuralın bulunmaması durumudur.
3
Hâkimin eylemini değerlendir.
Hâkim örf-adet kuralını atlayarak doğrudan hukuk yaratmıştır. Bu, hiyerarşinin ihlalidir.
Hukuk yaratma yetkisi ancak son çare (subsidiarite ilkesi) olarak kullanılabilir.

Anahtar Kavram

Hukukun Uygulanma Sırası ve Boşluk Türleri

İpuçları

1
Medeni Kanun 1. maddedeki hiyerarşiyi düşünün: Önce kanun, sonra örf-adet, en son hâkimin kural koyması.
2
'Kanun Boşluğu' ve 'Hukuk Boşluğu' arasındaki temel fark, yazısız kaynakların (örf-adet) varlığıdır.
3
Hâkimin hukuk yaratabilmesi için uygulanacak hiçbir yazılı veya yazısız kural kalmamış olması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk yaratırken uyması gereken yardımcı kaynaklar (doktrin ve içtihatlar) konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 427Soru

Hukuk düzeni, hem kişilerin hem de devlet organlarının işlem ve eylemlerinin hukuk kurallarına uygunluğunu sağlamak amacıyla çeşitli yaptırımlar (müeyyideler) öngörmüştür. Bu yaptırımlar, ihlalin gerçekleştiği hukuk dalına ve işlemin niteliğine göre farklılık arz eder.

Buna göre;
I. Bir idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç unsurlarından biri bakımından hukuka aykırı olması durumunda idari yargı kararıyla ortadan kaldırılması,
II. Ayırt etme gücüne sahip bir ergin olmayan kişinin (sınırlı ehliyetsiz), yasal temsilcisinin izni olmadan yaptığı bir satış sözleşmesinin hukuk dünyasındaki akıbeti,
III. Kanunun aradığı kurucu unsurların (örneğin resmi memur huzurunda irade beyanı) eksikliği nedeniyle bir işlemin en baştan itibaren hiç oluşmamış sayılması,

durumlarını ifade eden hukuk yaptırımları aşağıdakilerin hangisinde doğru sırayla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal - Tek Taraflı Bağlamazlık - Yokluk

Cevap

İptal, Tek Taraflı Bağlamazlık ve Yokluk sıralaması doğrudur.
Doğru sıralama olan 'İptal - Tek Taraflı Bağlamazlık - Yokluk' seçeneği, metindeki her üç hukuki durumu da teknik terminolojiye uygun şekilde karşılamaktadır. İptal idari yargıya, diğer ikisi ise hükümsüzlük başlığı altında özel hukuka ait yaptırımlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün incelenmesi
İptal
İdarenin hukuka aykırı işlemlerinin idari yargı (mahkeme) kararıyla geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasına 'İptal' denir.
2
İkinci öncülün incelenmesi
Tek Taraflı Bağlamazlık
Sınırlı ehliyetsizlerin yasal temsilci rızası olmadan yaptığı işlemler, temsilci onayı verene kadar karşı tarafı bağlar ancak küçüğü bağlamaz. Bu duruma 'Tek Taraflı Bağlamazlık' veya 'Askıda Geçersizlik' denir.
3
Üçüncü öncülün incelenmesi
Yokluk
Bir hukuki işlemin varlık kazanabilmesi için gerekli olan 'kurucu unsurların' (irade beyanı, resmi şekil vb.) hiç bulunmaması durumunda işlem 'Yokluk' yaptırımıyla karşılaşır.

Anahtar Kavram

Hukukun Yaptırım Türleri ve Uygulama Alanları

İpuçları

1
İdari makamların işlemlerine karşı idari mahkemelerde açılan davalarda hangi yaptırımın istendiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Butlan ile Yokluk arasındaki farkı pekiştirmek için 'geçerlilik şartları' ile 'kurucu unsurlar' arasındaki ayrımı çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 428Soru

Hukuk sistemimizde özel haklar; konuları, ileri sürülebilecekleri çevre ve kullanılmalarının hukuki etkileri bakımından çeşitli doktrinsel ayrımlara tabi tutulmaktadır. Hakların bu sınıflandırılmasına ve kullanım özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenilik doğuran haklar; hukuki ilişkilerde yarattıkları kesinlik ve karşı tarafın müdahale edilemezlik durumu nedeniyle kural olarak 'zamanaşımı' sürelerine tabidir ve bu süreler hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.

Cevap

Yenilik doğuran hakların zamanaşımı sürelerine tabi olduğu ve bu sürelerin hakim tarafından re'sen dikkate alınmadığı yönündeki ifade yanlıştır.
Doğru olmayan ifade; yenilik doğuran hakların zamanaşımına tabi olduğunu ve bu sürelerin hakimce kendiliğinden görülmediğini savunan seçenektir. Gerçekte yenilik doğuran haklar 'hak düşürücü süre' ile sınırlandırılmıştır ve bu sürelerin dolup dolmadığını hakim dosyadan kendiliğinden tespit etmek zorundadır. Zamanaşımı ise alacak hakları gibi alelade haklarda söz konusu olur ve ancak tarafların ileri sürmesiyle (def'i) sonuç doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Hakların kullanılmasının hukuki etkileri bakımından ayrımını yapın.
Haklar; Alelade (basit) haklar ve Yenilik doğuran (inşai) haklar olarak ikiye ayrılır.
Soruda sorulan temel ayrım bu iki kategori arasındaki teknik farklardır.
2
Yenilik doğuran hakların süre rejimini inceleyin.
Yenilik doğuran haklar (iptal, fesih, alım vb.) kural olarak 'hak düşürücü süreye' tabidir.
Bu haklar kullanıldığında bir hukuki ilişkiyi kökten etkilediği için belirsizliğin hızla giderilmesi gerekir.
3
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki usul farkını belirleyin.
Zamanaşımı bir 'def'idir' (borçlu ileri sürmelidir), hak düşürücü süre ise 'itiraz' mahiyetindedir ve hakim tarafından re'sen dikkate alınır.
Yenilik doğuran hakların niteliği gereği, sürenin geçmesi hakkı tamamen sona erdirir.

Anahtar Kavram

Hakların Tasnifi ve Hak Düşürücü Süre

İpuçları

1
Yenilik doğuran hakların (örneğin bir sözleşmeyi feshetme hakkı) kullanılmasının hukuki güvenliği nasıl etkilediğini düşünün.
2
Hangi süre türü hakkın kendisini sona erdirir ve hakim tarafından 're'sen' (kendiliğinden) dikkate alınır?
3
Zamanaşımı bir 'def'i' iken, hak düşürücü süre bir 'itiraz'dır. Yenilik doğuran haklar hukuki ilişkiyi sona erdirdiği için belirsizlik istemezler.

Daha Fazla Pratik

Nispi hakların tapuya şerh edilmesi durumunda ortaya çıkan 'munzam etki' (eşyaya bağlı borç) kavramını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hakları 'güçlülük' derecesine göre sıralayın: Mutlak haklar herkesi bağlar (Ayni haklar), Nispi haklar sadece borçluyu bağlar (Alacak hakları). Yenilik doğuran haklar ise bu ilişkileri başlatan veya bitiren 'tetikleyici' haklardır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 429Soru

Bay (A), kendisine ait olan bir taşınmazı satmak istememesine rağmen, Bay (B) tarafından 'eğer bu taşınmazı bana devretmezsen seni ve aileni öldürürüm' şeklinde tehdit edilmiş (ikrah) ve bu korkunun etkisiyle tapuda devir işlemini gerçekleştirmiştir.

Buna göre, Bay (A) tarafından gerçekleştirilen bu işlemin tabi olduğu hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nispi Butlan

Cevap

İşlem nispi butlan (iptal edilebilirlik) yaptırımına tabidir çünkü kişinin iradesi tehdit (ikrah) yoluyla sakatlanmıştır.
Korkutma (ikrah) bir irade sakatlığı halidir. Hukuk sistemimizde irade sakatlığı ile yapılan işlemler (hata, hile, korkutma) nispi butlan ile sakatlanır. Bu durumda işlemi yapan kişi (Bay A), kanuni süre içinde işlemi iptal etme hakkına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin kurucu unsurlarını kontrol et.
Taraflar mevcuttur ve irade beyanı resmi şekilde (tapuda) yapılmıştır. İşlem hukuk aleminde doğmuştur.
Kurucu unsurlardan biri eksik olsaydı yaptırım 'yokluk' olurdu.
2
İşlemin içeriğini ve hukuka uygunluğunu değerlendir.
Taşınmaz satışı yasak bir işlem değildir; dolayısıyla kamu düzenine veya emredici hükümlere aykırılık (mutlak butlan) sebebi yoktur.
Geçersizlik nedeninin kaynağını saptamak için bu ayrım gereklidir.
3
İradenin oluşum sürecini incele.
Bay (A), ölüm tehdidi (manevi cebir/ikrah) altında işlem yapmıştır. Bu durum bir 'irade sakatlığı' halidir.
Türk hukukunda hata, hile ve ikrah (korkutma) durumları iradeyi sakatlar ve işlemi sakatlanan taraf için geçersiz kılma imkanı verir.
4
Hukuki yaptırımı belirle.
İrade sakatlığı durumlarında uygulanan yaptırım nispi butlandır.
Nispi butlan ile sakatlanan işlem, mağdur tarafça belirli bir süre içinde iptal edilmezse geçerli kalmaya devam eder.

Anahtar Kavram

İrade sakatlığı (Hata, Hile, İkrah) durumlarında uygulanan yaptırım nispi butlandır.

İpuçları

1
İşlemin kurucu unsurlarının tam olup olmadığına ve iradenin neden sakatlandığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İrade sakatlığı hallerinden olan 'Hile' ve 'Hata' durumlarında da aynı yaptırımın uygulanıp uygulanmayacağını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 430Soru

Toplum hayatını düzenleyen kuralların (normların) ihlali durumunda karşılaşılan tepkiye "yaptırım" (müeyyide) adı verilir. Hukuk kurallarını, toplumsal düzeni sağlayan diğer kurallardan ayıran temel nitelikler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Kural TürüYaptırımın NiteliğiYaptırımı Uygulayan Güç
Din, Ahlak ve Görgü KurallarıManeviToplum / Birey
Hukuk KurallarıIII

Buna göre, tabloda I ve II ile numaralandırılmış alanlara getirilmesi gereken kavramlar aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Maddi - II: Devlet Gücü

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel özellik; yaptırımın maddi nitelikte olması ve bu yaptırımın devlet gücü tarafından uygulanmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, hukuk kurallarının diğer toplumsal normlardan farkını net bir şekilde ortaya koyar. Hukuk kuralları, devletin yetkili organları tarafından konulan, kamu gücüyle (cebir) desteklenen ve ihlal edildiğinde kişiyi somut bir kayba (maddi yaptırım) uğratan kurallar bütünüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının yaptırım türlerini karşılaştır.
Din, ahlak ve görgü kurallarının ihlali durumunda karşılaşılan tepkilerin (ayıplanma, dışlanma, günahkar sayılma) manevi nitelikte olduğu görülür.
Bu kurallar toplumsal geleneklere veya inançlara dayanır, zorlayıcı bir kamu gücü içermezler.
2
Hukuk kurallarının ayırt edici özelliğini tespit et.
Hukuk kurallarına uyulmaması durumunda hapis, para cezası veya tazminat gibi somut, zorlayıcı (maddi) yaptırımlar devreye girer.
Hukuk, toplumsal düzeni sağlamak için devletin tekelindeki cebir (zorlama) yetkisini kullanır.
3
Tablodaki boşlukları uygun kavramlarla doldur.
I numaralı alan yaptırımın türünü (Maddi), II numaralı alan ise bu yaptırımı hayata geçiren otoriteyi (Devlet Gücü) temsil etmelidir.
Hukukun varlığı ve sürekliliği, devletin yaptırım gücüyle doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Hukuk Kurallarının Maddi Yaptırımı ve Devlet Gücü Desteği

İpuçları

1
Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran en önemli fark, ihlal edildiğinde karşımıza çıkan zorlayıcı güçtür.
2
Birine selam vermediğinizde (görgü kuralı) ayıplanırsınız; ancak birinin malına zarar verdiğinizde (hukuk kuralı) tazminat ödemek zorunda kalırsınız. Bu tazminat hangi tür yaptırımdır?
3
Maddi yaptırım kavramı ile bu yaptırımı hayata geçirecek olan kamu otoritesini (devlet) birleştiren seçeneği bulun.

Daha Fazla Pratik

Hukuk kurallarının yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük ve iptal) inceleyerek bu konudaki bilginizi derinleştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hukuk kurallarının 'yazılı olması' ve 'devlet tarafından konulması' gibi diğer özelliklerini de düşünebilirsiniz; ancak 'yaptırımın niteliği' sorulduğunda akla ilk gelmesi gereken fark her zaman 'maddi yaptırım'dır.
Tahmini Süre:45s
Soru 431Soru

Türk hukuk sisteminde yer alan yazılı kaynaklar arasında bir altlık-üstlük ilişkisi (normlar hiyerarşisi) bulunmaktadır. Bu hiyerarşik yapıya göre, alt basamakta yer alan bir normun üst basamaktaki norma aykırı hükümler içermesi hukuken mümkün değildir.

Buna göre; bir uyuşmazlıkta uygulanacak olan kanun, olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümleri arasındaki hiyerarşik ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelikler, hem kanunlara hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı hükümler içeremez.

Cevap

Yönetmeliklerin hem kanunlara hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamayacağını belirten seçenek doğrudur.
Doğru cevap, yönetmeliklerin hiyerarşik olarak kendisinden üstte yer alan hem kanunlara hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamayacağı ilkesine dayanmaktadır. 1982 Anayasası'nın 124. maddesi bu kuralı açıkça düzenleyerek idarenin düzenleyici işlemlerinin üst normlara bağlılığını teyit eder.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisini (Kelsen Piramidi) sırala.
Anayasa > Kanun / Milletlerarası Antlaşma / OHAL CBK > Olağan CBK > Yönetmelik > Genelge.
Hukuk kurallarının bağlayıcılık gücünü anlamak için sıralama yapılmalıdır.
2
Kanun ile Olağan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) arasındaki ilişkiyi analiz et.
Kanun, hiyerarşik olarak CBK'nın üzerindedir. Çelişki durumunda kanun uygulanır.
1982 Anayasası'na göre kanun ile CBK çelişirse kanun hükümleri esas alınır.
3
Yönetmeliklerin hukuki statüsünü 1982 Anayasası Madde 124'e göre kontrol et.
Yönetmelikler; kanun ve CBK'ların uygulanmasını sağlamak için çıkarılır ve onlara aykırı olamaz.
Yönetmelik, hiyerarşide kendisinden üstte bulunan hem kanuna hem de kararnameye tabi bir düzenleyici işlemdir.

Anahtar Kavram

Hukukun Kaynakları ve Normlar Hiyerarşisi

İpuçları

1
Anayasa'nın 124. maddesinde yönetmeliklerin hangi normlara aykırı olamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Daha Fazla Pratik

OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin hiyerarşik statüsünü ve yargısal denetimini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 432Soru

Toplumsal yaşamın huzur ve güven içinde sürdürülmesini sağlayan din, ahlak ve görgü kuralları ile hukuk kuralları arasında amaç bakımından benzerlikler olsa da yaptırım güçleri bakımından önemli farklar bulunmaktadır.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın uygulanması

Cevap

İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın uygulanması
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından (din, ahlak, görgü) ayıran en temel fark, yaptırımının niteliğidir. Hukuk kuralları devlet gücüyle desteklenen 'maddi' yaptırımlara sahipken, diğerleri 'manevi' yaptırımlara (kınama, dışlanma, vicdan azabı) sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) ortak yönlerini belirle.
Tüm bu kurallar toplumsal huzuru ve düzeni sağlamayı amaçlar.
Kurallar arasındaki farkı bulmak için önce ortak noktaları elemek gerekir.
2
Hukuk dışındaki kuralların yaptırım niteliğini analiz et.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı 'manevi'dir (kınama, günah sayılma, dışlanma).
Manevi yaptırımlar devlet zorlaması içermez.
3
Hukuk kurallarının ayırt edici gücünü tespit et.
Hukuk kuralları devletin cebri gücüyle (hapis, para cezası, tazminat, icra vb.) desteklenen 'maddi' yaptırımlara sahiptir.
Hukuk, devlet tekelindeki zorlama gücünü kullanan tek sosyal düzen kuralıdır.

Anahtar Kavram

Maddi Yaptırım ve Devlet Gücü

İpuçları

1
Bir kuralı çiğnediğinizde hapse girmeniz mi yoksa komşularınızın size küsmesi mi 'maddi' bir sonuçtur?
2
Hukuk kurallarının arkasındaki en büyük güç devletin zorlama yetkisidir.
3
Maddi yaptırım; ceza, cebri icra, tazminat gibi devlet eliyle uygulanan yöntemlerdir.

Daha Fazla Pratik

Yaptırım türlerini (ceza, tazminat, geçersizlik, iptal) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 433Soru

Hukuk doktrininde yapılan bir tartışmada şu tespit dile getirilmiştir: "Bir ülkede bugün itibarıyla uygulanan, sadece meclis ve idari birimlerce konulmuş metinleri değil; aynı zamanda yargıcın önüne gelen somut olayda başvurduğu köklü gelenekleri de kapsayan yürürlükteki kurallar bütünü, toplumun adalet ihtiyacını karşılayan dinamik bir yapıdır. Ancak bu yapı, her daim aklın ve vicdanın işaret ettiği, ulaşılması arzulanan o kusursuz hukuk idealinin gölgesinde kalmaya mahkûmdur."

Bu tespitte tarif edilen "yazılı ve yazısız tüm yürürlükteki kuralları kapsayan dinamik yapı" ile "aklın işaret ettiği kusursuz hukuk ideali" kavramları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Metinde tarif edilen kavramlar sırasıyla Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk kavramlarıdır.
Metindeki 'yazılı metinler ile köklü geleneklerin toplamı' ifadesi, hukukun hem yazılı (mevzu) hem de yazısız (örf ve adet) kaynaklarını içeren 'Pozitif Hukuk' kavramını tanımlar. Metnin devamındaki 'aklın işaret ettiği kusursuz ideal' ise, beşerî bir iradeye dayanmayan, adalet ve akıl temelli 'Tabii Hukuk' anlayışını temsil eder. Bu nedenle 'Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk' ikilisi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'yazılı metinler' ve 'yargıcın başvurduğu gelenekler' ifadelerini analiz et.
Bu ifade yazılı hukuk (mevzuat) ile yazısız hukukun (örf ve adet) birleşimini tanımlamaktadır.
Bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm kuralların toplamına 'Pozitif Hukuk' veya 'Müspet Hukuk' denir.
2
Metindeki 'aklın ve vicdanın işaret ettiği kusursuz hukuk ideali' ifadesini analiz et.
Bu ifade olanı değil, 'olması gerekeni' ve evrensel adaleti temsil eden hukuk türünü tanımlamaktadır.
Kaynağını insan aklından ve doğasından alan, her zaman ve her yerde geçerli olduğu varsayılan ideal hukuka 'Tabii Hukuk' (Doğal Hukuk) denir.
3
Bulunan kavramları sırasıyla seçeneklerle eşleştir.
Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk eşleşmesi doğru sonuca ulaştırır.
Sıralama ve kavramsal kapsam tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsam Ayrımı (Pozitif vs. Mevzu vs. Tabii)

İpuçları

1
Metindeki 'yazılı ve yazısız kuralların toplamı' ifadesine odaklanın; bu tanım hangi ana kavramı oluşturur?

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukuk ve Pozitif hukuk arasındaki farkın 'yazısız hukuk' olduğunu pekiştirmek için yargıcın hukuk boşluğu durumundaki yetkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 434Soru

Bir trafik kazasında kusurlu bulunan bir sürücünün, karşı tarafın aracında meydana gelen maddi hasarı mahkeme kararı doğrultusunda ödemekle yükümlü tutulması; hukuk düzeninin öngördüğü aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tazminat

Cevap

Zararın giderilmesi amacıyla ödenen bedel 'tazminat' yaptırımıdır.
Tazminat, hukuka aykırı bir davranışla (haksız fiil, sözleşmeye aykırılık vb.) başkasına verilen zararın, o kişinin mal varlığı veya şahıs varlığı üzerinden giderilmesini sağlayan bir yaptırım türüdür. Sorudaki trafik kazası örneğinde, oluşan maddi hasarın kusurlu tarafça karşılanması tam olarak bu tanıma uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuka aykırı eylemi ve sonucunu analiz edin.
Bir trafik kazası gerçekleşmiş ve bir kişinin mal varlığında (aracında) eksilme (zarar) meydana gelmiştir.
Yaptırım türünü belirlemek için önce ortaya çıkan hukuki durumun niteliği anlaşılmalıdır.
2
Zararın giderilmesine yönelik hukuki kavramı tanımlayın.
Hukukta haksız bir fiille başkasına verilen zararın para veya başka bir yolla giderilmesine 'tazminat' denir.
Olayda devletin bir cezalandırmasından ziyade, mağdurun zararının karşılanması söz konusudur.
3
Bulunan kavramı seçeneklerle eşleştirin.
Tazminat seçeneği doğru cevaptır.
Diğer yaptırım türleri (ceza, cebri icra vb.) bu özel durumu tam olarak karşılamaz.

Anahtar Kavram

Tazminat Yaptırımı

İpuçları

1
Bu yaptırım türü, suçluyu hapse atmak yerine mağdurun zararını telafi etmeye odaklanır.
2
Zarar gören tarafın mal varlığında oluşan eksikliğin 'maddi' veya 'manevi' yolla kapatılmasıdır.
3
Hukuka aykırı fiil sonucu ödenen 'hasar bedeli' veya 'kan parası' gibi ödemelerin genel hukuki adıdır.

Daha Fazla Pratik

Tazminatın 'maddi tazminat' ve 'manevi tazminat' olarak ikiye ayrıldığını ve hangi durumlarda hangisinin talep edilebileceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 435Soru

Bir taşınmaz satım sözleşmesi uyarınca, alıcının satıcıdan söz konusu taşınmazın mülkiyetinin kendi adına tescil edilmesini isteme yetkisi, ileri sürülebileceği çevre bakımından aşağıdaki hak türlerinden hangisinin kapsamına girer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nispi haklar

Cevap

Sözleşmeden doğan ve sadece sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülebilen hakları ifade eden nispi haklar seçeneği doğrudur.
Hukuk sistemimizde alacak hakları, borç ilişkisinin mahiyeti gereği sadece o ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Soruda verilen mülkiyetin tescilini isteme yetkisi, bir sözleşmeden doğan alacak hakkı niteliğinde olduğundan ve sadece satıcıya karşı ileri sürülebileceğinden 'nispi haklar' kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın kaynağını ve muhatabını tespit et.
Hak bir sözleşmeden doğmaktadır ve muhatabı sadece satıcıdır.
Alacak hakları kural olarak sadece borç ilişkisinin tarafları arasında hüküm doğurur.
2
Hakkın 'herkese karşı mı' yoksa 'belirli bir kişiye karşı mı' ileri sürülebildiğini değerlendir.
Alıcı, tescil talebini yoldan geçen herhangi birine değil, sadece satıcıya yöneltebilir.
İleri sürülebileceği çevre dar (belirli bir kişi) olduğu için bu bir nispi haktır.
3
Kavramsal sınıflandırma ile eşleştir.
Nispi haklar kategorisine ulaşılır.
Mutlak haklar (mülkiyet gibi) herkese karşı, nispi haklar (alacak gibi) sadece belirli kişilere karşı ileri sürülür.

Anahtar Kavram

İleri Sürülebileceği Çevre Bakımından Haklar (Mutlak vs. Nispi)

İpuçları

1
Bu hakkın muhatabı toplumdaki herkes midir yoksa sadece sözleşmeyi imzalayan satıcı mıdır?
2
Alacak hakları, kural olarak sadece borçluya karşı ileri sürülebilen haklar grubuna girer.
3
İleri sürülebileceği çevre kısıtlı olan ve sadece belirli kişilere karşı iddia edilebilen haklara 'nispi hak' denir.

Daha Fazla Pratik

Mülkiyet hakkı ile alacak hakkı arasındaki farkı pekiştirmek için 'Ayni Haklar' konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 436Soru

Toplumsal düzeni sağlayan normatif sistemler (din, ahlak, görgü ve hukuk) arasındaki temel ayrım noktası 'yaptırımın (müeyyide) niteliği' olarak kabul edilmektedir. Diğer sosyal düzen kuralları genellikle yaygın ve organize olmamış manevi yaptırım güçlerine sahipken, hukuk kuralları merkezi bir otorite tarafından bizzat desteklenen maddi yaptırımlara dayanır. Ancak modern hukuk teorisinde, bir normun 'hukuk kuralı' kimliğini kazanması için yaptırımın sadece maddi olması yeterli görülmemekte, bu maddi gücün kaynağı ve uygulanış biçimi belirleyici unsur olarak öne çıkmaktadır.

Buna göre, bir kuralı diğer tüm toplumsal düzen kurallarından ayıran ve ona 'hukuki bir karakter' kazandıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlal durumunda uygulanacak yaptırımın devlet tekelinde, önceden ilan edilmiş yöntemlerle ve zor kullanma gücüyle (cebir) hayata geçirilmesi

Cevap

Hukuk kuralını ayıran temel özellik, yaptırımın devlet tekelinde, önceden belirlenmiş yöntemlerle ve zor kullanma gücüyle (cebir) uygulanmasıdır.
Hukuk kurallarını diğer tüm sosyal düzen kurallarından ayıran en teknik ve belirleyici fark, hukuki yaptırımın (müeyyide) 'maddi' olması ve bu yaptırımın arkasında 'devlet gücünün (kamu gücü/cebir)' bulunmasıdır. Modern devlet yapısında zor kullanma yetkisi sadece devlete aittir (meşru cebir tekeli) ve bu güç, kanunlarca önceden belirlenmiş usuller çerçevesinde işletilir. Diğer normatif sistemlerde ise yaptırım kişisel vicdana, kutsal değerlere veya organize olmamış toplumsal baskıya dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerini karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevidir (ayıplanma, günahkarlık vb.); hukuk kuralının yaptırımı maddidir.
Hukuku diğerlerinden ayıran ilk temel fark yaptırımın maddi (hapis, para cezası, tazminat vb.) olmasıdır.
2
Maddi yaptırımın uygulanma kaynağını ve 'meşru cebir tekeli' kavramını analiz edin.
Maddi yaptırımın sadece 'gözle görülür' olması yetmez; bu yaptırımı uygulama yetkisi sadece devletin yetkili organlarına aittir.
Toplumsal baskı da bazen maddi kayba yol açabilir (örneğin protesto sonucu alışveriş yapılmaması), ancak bu devlet gücüyle yapılmadığı için hukuki bir yaptırım değildir.
3
Hukuki yaptırımın prosedürel kesinliğini (kanunilik) değerlendirin.
Hukuki yaptırımlar önceden belirlenmiş usullere ve kanunlara göre uygulanır, keyfi değildir.
Modern hukuk sistemlerini görgü veya örften ayıran bir diğer özellik de yaptırımın öngörülebilir ve yöntemsel olmasıdır.

Anahtar Kavram

Hukuki Yaptırımın Devlet Destekli ve Maddi Olması

İpuçları

1
Yaptırımı kimin uyguladığına ve bu gücün yasal bir yetkiye dayanıp dayanmadığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türleri olan 'ceza', 'tazminat', 'cebri icra' ve 'hükümsüzlük' kavramlarını çalışarak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 437Soru

Hukuk kuralları arasında bir altlık-üstlük ilişkisi bulunmakta olup, her norm geçerliliğini ve hukuki gücünü üstündeki normdan alır. 'Kademeler silsilesi' olarak da bilinen bu yapı uyarınca, alt basamakta yer alan bir düzenleme üst basamaktaki norma aykırı hükümler içeremez.

Buna göre, Türk hukuk sistemindeki normlar hiyerarşisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir konuda kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi farklı hükümler içeriyorsa, sonraki tarihli olan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uygulanır.

Cevap

Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile kanunların çelişmesi durumunda her zaman kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirten ifade doğrudur; zira kanun hiyerarşik olarak daha üsttedir.
Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi uyarınca kanunlar, olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden üstün konumdadır. 19821982 Anayasası'nın 104104. maddesi açıkça; bir konuda kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi arasında farklı hükümler bulunması durumunda kanun hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlamıştır. Bu nedenle, kararnamenin kanundan sonra yürürlüğe girmiş olması ona bir öncelik kazandırmaz; hiyerarşik üstünlük her zaman kanundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinin temel sıralamasını hatırlayınız.
Anayasa > Kanun/Milletlerarası Antlaşma > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik > Genelge/Tebliğ.
Hukuk kuralları arasındaki altlık-üstlük ilişkisini netleştirmek için.
2
Kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) arasındaki ilişkiyi analiz ediniz.
Anayasa'nın 104104. maddesine göre; kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır ve TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa CBK hükümsüz kalır.
Yürütme organının düzenleyici işlemlerinin yasama organının işlemlerine karşı konumunu belirlemek için.
3
'Lex posterior' (sonraki kanun öncekini ilga eder) kuralının uygulanabilirliğini değerlendiriniz.
Bu kural ancak aynı seviyedeki normlar arasında geçerlidir. Kanun ve CBK farklı seviyelerde olduğu için tarihe bakılmaksızın üst norm (kanun) üstün gelir.
Hatalı olan 'sonraki tarihli kararname uygulanır' yanılgısını çürütmek için.

Anahtar Kavram

Kanunların Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine Karşı Üstünlüğü

İpuçları

1
Normlar arasındaki çatışmada 'lex posterior' (sonraki kural) ilkesinin ne zaman uygulandığını düşünün.
2
Kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi aynı hiyerarşik seviyede midir, yoksa aralarında bir altlık-üstlük ilişkisi var mıdır?
3
19821982 Anayasası'nın 104104. maddesinde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunların çatışması durumuna verilen açık cevabı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Olağanüstü hal Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin bu hiyerarşideki yerini ve kanunlarla olan ilişkisini araştırmanız konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 438Soru

Hukuk doktrininde; yürürlükte olan hukuk kurallarının ötesinde, insan aklına ve evrensel adalet ilkelerine dayanan, ulaşılması hedeflenen "ideal" hukuk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tabii Hukuk

Cevap

İnsan aklına, adalete ve vicdana dayanan, olması gereken ideal hukuk türü Tabii Hukuktur.
Tabii hukuk (doğal hukuk), yer ve zamana göre değişmeyen, insan aklına dayalı, adaleti ve hakkaniyeti temsil eden ideal hukuk anlayışıdır. Soruda vurgulanan 'ideal' ve 'olması gereken' ifadeleri doğrudan bu kavramı tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirle.
"İdeal", "olması gereken" ve "evrensel adalet" ifadeleri tespit edildi.
Hukuk türleri arasındaki temel ayrımı yapabilmek için tanım unsurlarını ayıklamak gerekir.
2
"Olan hukuk" ile "olması gereken hukuk" arasındaki farkı analiz et.
Mevzu ve Pozitif hukuk 'olan' (yürürlükteki) hukuku; Tabii hukuk ise 'olması gereken' (ideal) hukuku ifade eder.
Hukuk türlerinin uygulama zamanına ve niteliğine göre sınıflandırılması doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Kavramları eşleştir.
İdeal hukuk kavramı doktrinde doğrudan Tabii Hukuk (Doğal Hukuk) ile eşleşmektedir.
Tabii hukuk, pozitif hukukun eksiklerini gidermeyi amaçlayan evrensel bir hukuk anlayışıdır.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri (Tabii Hukuk)

İpuçları

1
Bu hukuk türü, devletin koyduğu yasaların üzerinde bir adalet ölçütü olarak kabul edilir.
2
Yazılı veya yazısız olması gerekmez; temelinde insan vicdanı ve akıl vardır.
3
Doktrinde 'ideal hukuk' veya 'doğal hukuk' terimleriyle eş anlamlı kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki 'yazısız kurallar' farkını inceleyen sorularla çalışmaya devam edebilirsiniz.
Tahmini Süre:35s
Soru 439Soru

Bir uyuşmazlığı karara bağlamakla görevli olan hâkim; uyuşmazlık konusu meseleye ilişkin yazılı hukuk kurallarını incelemiş ancak herhangi bir hüküm bulamamıştır. Bunun üzerine örf ve adet hukukuna başvuran hâkim, bu kaynakta da uyuşmazlığı çözecek bir kuralın mevcut olmadığını saptamıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, bu hukuki durumun nitelendirilmesi ve hâkimin izlemesi gereken yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk boşluğu söz konusudur; hâkim kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vererek hukuk yaratır.

Cevap

Hukuk boşluğu durumunda hâkim, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vererek hukuk yaratır.
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre, bir uyuşmazlıkta ne yazılı bir kural (kanun) ne de yazısız bir kural (örf-adet) bulunabiliyorsa bu duruma 'hukuk boşluğu' denir. Hâkim bu durumda davanın çözümünden kaçınamaz; aksine, kendisi bir kanun koyucu gibi davranarak hukuk yaratmak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yazılı kaynakların (mevzuat) kontrol edilmesi
Hüküm bulunamadığı için 'Kanun Boşluğu' aşamasına geçilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre öncelik yazılı hukuk kurallarındadır.
2
Yazısız kaynakların (örf ve adet hukuku) kontrol edilmesi
Hüküm bulunamadığı için 'Hukuk Boşluğu' kesinleşir.
Yazılı kural yoksa hâkimin bakacağı ikinci kaynak örf ve adet hukukudur.
3
Boşluğun türüne göre çözüm yönteminin belirlenmesi
Hukuk boşluğu tespit edildiği için hâkimin 'Hukuk Yaratma' yetkisi doğar.
TMK Madde 1, hem yazılı hem yazısız kaynak boşsa hâkimi kanun koyucu gibi hareket etmeye yönlendirir.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması

İpuçları

1
TMK Madde 1'deki hiyerarşiyi hatırlayın: Önce yazılı, sonra yazısız kaynaklar gelir.
2
Eğer her iki kaynak da tükenmişse bu 'Kanun Boşluğu' değil, daha geniş kapsamlı olan 'Hukuk Boşluğu'dur.

Daha Fazla Pratik

Kural içi boşluk ile hukuk boşluğu arasındaki farkı, 'takdir yetkisi' ve 'hukuk yaratma' kavramları üzerinden tekrar inceleyin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 440Soru

Hukuk sistemimizde özel haklar, kullanılmalarının hukuki etkileri bakımından çeşitli sınıflara ayrılmaktadır. Bir hizmet sözleşmesinin taraflardan biri tarafından haklı nedenle feshedilmesi veya bir kamu görevlisinin istifası örneğinde olduğu gibi; tek taraflı bir irade beyanı ile mevcut bir hukuki ilişkiyi tamamen ortadan kaldıran hak türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozucu yenilik doğuran haklar

Cevap

Mevcut bir hukuki ilişkiyi tek taraflı irade beyanıyla tamamen ortadan kaldıran haklar 'Bozucu Yenilik Doğuran Haklar' olarak adlandırılır.
Bozucu yenilik doğuran haklar, hak sahibinin tek taraflı irade beyanıyla daha önce mevcut olan bir hukuki ilişkiyi veya durumu tamamen ortadan kaldırmasını sağlar. İstifa etmek memuriyet ilişkisini, fesih ihbarında bulunmak ise sözleşme ilişkisini sona erdirdiği için bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın kullanım sonucunu analiz etme
İstifa ve fesih işlemleri mevcut bir hukuki bağı (memuriyet veya sözleşme) tamamen sona erdirmektedir.
Sınıflandırma yapılırken hakkın yarattığı hukuki sonucun (doğurma, değiştirme, sona erdirme) belirlenmesi gerekir.
2
Yenilik doğuran hak türlerini ayırt etme
İlişkiyi bitiren (ortadan kaldıran) etki 'bozucu' niteliktedir.
Kurucu haklar ilişkiyi başlatır, değiştirici haklar mevcut ilişkiyi farklılaştırır, bozucu haklar ise bitirir.
3
Diğer sınıflandırma eksenlerini eleme
Nispi/mutlak ayrımı çevresiyle, kamusal/özel ayrımı ise kaynağıyla ilgilidir; soru hukuki etkiyi sormaktadır.
Soru kökünde belirtilen 'hukuki etki' ifadesi bizi doğrudan inşai (yenilik doğuran) haklara yönlendirir.

Anahtar Kavram

Kullanılmalarının Hukuki Etkisine Göre Haklar (İnşai Haklar)

İpuçları

1
Soruda hakkın mevcut bir ilişkiyi 'ortadan kaldırdığı' vurgulanmaktadır. Bu durum 'yıkıcı' veya 'bitirici' bir etkiyi çağrıştırmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Kurucu ve değiştirici yenilik doğuran hakların örneklerini (alım hakkı, seçimlik haklar) tekrar ederek aradaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 22 / 26Sonraki