Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 441Soru

Hâkimin önüne gelen bir uyuşmazlıkta, olaya uygulanacak yazılı bir kural bulamaması üzerine örf ve adet hukukuna başvurması, ancak burada da somut olaya uygulanacak bir hükme rastlamaması durumunda karşılaşılan hukuki durum ve hâkimin izlemesi gereken yol aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk boşluğu - Hâkimin hukuk yaratması

Cevap

Hukuk boşluğu durumunda hâkimin hukuk yaratması gerekir.
Hukuk boşluğu, bir uyuşmazlığın çözümü için hem yazılı hukuk kurallarında hem de yazısız (örf ve adet) hukuk kurallarında uygulanabilir bir hükmün bulunmaması durumudur. Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, hâkim bu durumda kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir; bu yetkiye 'hukuk yaratma' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazılı kaynakların kontrolü
Hüküm bulunamadı (Kanun Boşluğu tespiti).
Hukukta öncelikle mevzuata (yazılı kurallara) bakılması zorunludur.
2
Yazısız kaynakların (örf ve adet) kontrolü
Hüküm bulunamadı (Hukuk Boşluğu tespiti).
Kanunda hüküm yoksa hâkim ikinci derece kaynak olan örf ve adete bakmalıdır.
3
Hâkimin uyuşmazlığı çözmek için karar vermesi
Hâkimin hukuk yaratması.
TMK Madde 1 uyarınca, hiçbir kaynakta hüküm yoksa hâkim kanun koyucu gibi hareket ederek hukuk yaratır.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Hukuk Yaratma

İpuçları

1
Öncelikle yazılı ve yazısız kaynakların her ikisinde de hüküm bulunup bulunmadığına dikkat edin.
2
Eğer yazılı hukukta hüküm yoksa 'kanun boşluğu', hem yazılı hem yazısız hukukta hüküm yoksa 'hukuk boşluğu' oluşur.
3
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre hâkim, hukuk boşluğu durumunda kanun koyucu gibi hareket eder.

Daha Fazla Pratik

Kural içi boşluk ile kural dışı boşluk arasındaki farkları pekiştirmek için takdir yetkisi kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 442Soru

Hâkimin, kanun koyucu tarafından bir hukuki meselenin çözümü için bilerek ve isteyerek bıraktığı alanı somut olayın özelliklerine göre doldurması ile hem yazılı hem de yazısız kaynaklarda uygulanacak bir kuralın bulunmaması nedeniyle kendisi kural koyması durumları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisini kullanma - Hukuk yaratma

Cevap

Hâkimin bilerek bırakılan boşluklarda takdir yetkisini kullanması ve hiçbir kaynakta kural bulunmadığında hukuk yaratması
Hukuk sistemimizde hâkim, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek (kural içi boşluk yoluyla) bıraktığı alanlarda somut olayın özelliklerini gözeterek 'takdir yetkisini' kullanır. Ancak bir uyuşmazlığın çözümü için ne kanunlarda ne de örf ve âdet hukukunda bir kural bulunmadığında 'hukuk boşluğu' ortaya çıkar ve bu durumda hâkim 'hukuk yaratarak' (kanun koyucu gibi hareket ederek) uyuşmazlığı çözer.

Adım Adım Çözüm

1
Kural içi boşluk durumunu analiz etme
Kanun koyucu uyuşmazlığın çözümünü bilerek hâkime bıraktığında 'kural içi boşluk' vardır ve hâkim burada 'takdir yetkisini' kullanır.
Kanunun lafzının yetersiz olduğu değil, adaletin sağlanması için hâkime alan tanındığı durumdur.
2
Hukuk boşluğu durumunu analiz etme
Yazılı kaynakta (kanun) ve yazısız kaynakta (örf ve âdet) hüküm bulunmaması 'hukuk boşluğu'dur; hâkim bu durumda 'hukuk yaratır'.
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi hâkime, kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse öylece karar verme yetkisi tanır.

Anahtar Kavram

Hâkimin Takdir Yetkisi ve Hukuk Yaratma Ayrımı

İpuçları

1
Hâkimin kanunda yer alan bir imkânı kullanması ile kuralın hiç olmadığı bir yerde kural koyması farklı kavramlardır.
2
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesini düşünün; hâkimin önce yazılı sonra yazısız kaynaklara bakması gerektiğini hatırlayın.
3
Bilerek bırakılan boşluk (kural içi boşluk) hâkimin takdirine yöneliktir; hukuk boşluğu ise hâkimi kanun koyucu yerine koyar.

Daha Fazla Pratik

Gerçek kanun boşluğu ile gerçek olmayan (örtülü) kanun boşluğu arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 443Soru

Bir hukuki işlemin kanunen belirlenen kurucu unsurlarından birinin eksik olması, o işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılmasına neden olur. Buna göre, aşağıdaki hukuki durumlardan hangisi 'yokluk' yaptırımı kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eşlerin, yetkili bir mahkeme kararı olmaksızın kendi aralarında yaptıkları bir protokol ile evliliklerini sonlandırdıklarını beyan etmeleri

Cevap

Eşlerin mahkeme kararı olmadan evliliklerini sona erdirmeleri, işlemin kurucu unsuru olan 'hâkim müdahalesi' eksik olduğu için yokluk yaptırımına tabidir.
Doğru cevap olan evliliğin mahkeme kararı olmadan sonlandırılması durumunda, kanunun boşanma için öngördüğü 'hâkim kararı' şeklindeki kurucu unsur eksiktir. Bu nedenle işlem hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılır ve yokluk yaptırımı uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin kurucu unsurlarını analiz etme
Boşanma işlemi için tarafların beyanı yeterli olmayıp, devletin yetkili bir yargı organının (hâkim) kararı temel kurucu unsurdur.
Yokluk yaptırımı, işlemin unsurlarından birinin (taraflar, konu, irade beyanı veya kanuni resmi görevli) hiç bulunmaması durumunda ortaya çıkar.
2
Seçeneklerdeki sakatlık türlerini karşılaştırma
Diğer seçeneklerde kurucu unsurlar mevcut olsa da emredici kurallara aykırılık (Mutlak Butlan) veya irade sakatlığı (Nispi Butlan) söz konusudur.
Yokluk ile Butlan arasındaki en temel fark, işlemin hukuki varlık kazanıp kazanmadığıdır.

Anahtar Kavram

Kurucu Unsur Eksikliği (Yokluk)

İpuçları

1
İşlemin hukuk dünyasında hiç var olmaması için neyin eksik olması gerektiğini düşünün.
2
Bir işlemin kurucu unsurları (örneğin resmi görevli) yoksa o işlem 'yokluk' olur; unsurlar varsa ama işlem sakatsa 'butlan' olur.
3
Boşanma işleminin gerçekleşmesi için hukukumuzda mutlaka bir mahkeme kararı gerektiğini, tarafların kendi aralarındaki sözleşmenin bu kurucu unsuru karşılamadığını unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Mutlak butlan ile nispi butlan (iptal edilebilirlik) arasındaki farkları inceleyen bir soru çözerek yaptırımlar konusunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 444Soru

Hukuk kuralları, toplumsal düzeni sağlayan diğer normatif sistemlerden (din, ahlak ve görgü kuralları) farklı olarak devletin cebir yetkisiyle donatılmıştır. Bu durum, hukuk kurallarını ihlal eden bir kişinin karşılaştığı yaptırımı 'maddi yaptırım' kategorisine sokar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hukuk kurallarının 'maddi yaptırıma' sahip olmasının doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurala aykırı davranan kişinin kamu gücüyle zorlanarak mal varlığına veya özgürlüğüne müdahale edilebilmesi

Cevap

Hukuk kurallarının maddi yaptırıma sahip olması, ihlal durumunda kamu gücü (devlet) aracılığıyla kişinin mal varlığına veya özgürlüğüne yasal sınırlar dahilinde müdahale edilebilmesi anlamına gelir.
Hukuk kurallarını diğer tüm sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark, yaptırımının maddi nitelikte olmasıdır. Maddi yaptırım; bir kural ihlal edildiğinde devlet gücünün devreye girerek, kişiyi o kuralın gereğini yapmaya zorlaması (cebri icra), cezalandırması veya verilen zararı tazmin ettirmesidir. Bu nedenle, kamu gücüyle mal varlığına veya özgürlüğe müdahale edilmesi maddi yaptırımın en somut sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını sınıflandırın.
Din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları toplum düzenini sağlar.
Soruda istenen ayrımın hangi kurallar arasında yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
Yaptırım türlerini (maddi ve manevi) karşılaştırın.
Hukuk kuralları 'maddi', diğerleri (genellikle) 'manevi' yaptırımlıdır.
Hukukun temel farkını ortaya koymak için yaptırımın niteliğine bakılmalıdır.
3
Maddi yaptırımın kaynağını ve uygulama biçimini belirleyin.
Maddi yaptırımın kaynağı devlet gücüdür ve cebir (zorlama) içerir.
Hukuk kuralının ihlali durumunda devletin icra, ceza gibi mekanizmalarla müdahale ettiğini teyit eder.

Anahtar Kavram

Hukuk Kurallarının Maddi Yaptırımı ve Devlet Gücü (Cebir)

İpuçları

1
Maddi yaptırım kavramı, yaptırımın arkasındaki gücün kim olduğuna dair bir ipucu verir.
2
Sadece hukuk kuralları devletin zorlama gücüyle (kamu gücü) desteklenmiştir.
3
Bir kuralı ihlal ettiğinizde polis, jandarma veya mahkeme kararıyla mülkünüze el konulabiliyorsa bu 'maddi' yaptırımdır.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türlerini (Ceza, Cebri İcra, Tazminat, Hükümsüzlük, İptal) öğrenerek kavramı derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 445Soru

Hukuk düzeninde bir hukuki işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik ile kurucu unsurları tam olmasına rağmen işlemin emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi durumları farklı yaptırımlara tabidir.

Buna göre;
I. Resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan, yalnızca tanıklar huzurunda gerçekleştirilen bir evlilik akdi,
II. Ayırt etme gücüne sahip olmalarına rağmen, aralarında evlenme engeli bulunan yakın akrabaların resmi memur önünde yaptıkları evlilik,

durumlarının hukuki yaptırımları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yokluk - Mutlak Butlan

Cevap

Resmi memur bulunmayan evlilik 'Yokluk', emredici kurala aykırı akraba evliliği 'Mutlak Butlan' yaptırımına tabidir.
Doğru yanıt olan seçenek, hukuk sistemimizdeki temel ayrımı doğru yansıtmaktadır. Resmi evlendirme memurunun yokluğu, işlemin kurucu unsurlarından birinin eksik olması demektir ve bu durum 'yokluk' yaptırımına tabidir. Diğer yandan, tüm kurucu unsurlar (taraflar, memur, irade beyanı) mevcut olsa dahi, kanunun emredici bir hükmünün (yakın akrabaların evlenemeyeceği kuralı) ihlal edilmesi işlemi baştan itibaren geçersiz kılar ki bu da 'mutlak butlan' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumun incelenmesi
Yokluk
Evlilik akdinde resmi evlendirme memuru 'kurucu unsur'dur. Kurucu unsurlardan birinin eksikliği işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamasına, yani yokluğa yol açar.
2
İkinci durumun incelenmesi
Mutlak Butlan
Burada memur mevcuttur (kurucu unsurlar tamdır) ancak kanunun kesin olarak yasakladığı bir durum (akraba evliliği) söz konusudur. Emredici hukuk kurallarına aykırılık mutlak butlan yaptırımını gerektirir.
3
Sonuçların eşleştirilmesi
Yokluk ve Mutlak Butlan sıralaması
I. durum Yokluk, II. durum Mutlak Butlan olduğu için doğru sıralama belirlenir.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük türlerinin (Yokluk ve Butlan) kurucu unsur ve geçerlilik şartları temelinde ayrımı.

İpuçları

1
Bir işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılması için hangi temel unsurun eksik olması gerektiğini düşünün.
2
Resmi nikah memuru olmadan yapılan bir evlilik, hukuk karşısında 'yok' hükmündedir.
3
Kurucu unsurlar tam olsa da işlemin içeriği kanuna aykırıysa, bu işlem 'mutlak butlan' ile sakatlanır.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan (iptal edilebilirlik) durumlarını pekiştirmek için hata, hile ve ikrah (korkutma) örneklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 446Soru

Hukuk sistemimizde hak sahibinin tek taraflı irade açıklamasıyla yeni bir hukuki ilişki kurma, mevcut bir ilişkiyi değiştirme veya sona erdirme yetkisi veren haklara genel olarak ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenilik doğuran haklar

Cevap

Hak sahibinin tek taraflı iradesiyle hukuki bir değişiklik yaratan haklara 'Yenilik doğuran haklar' denir.
Yenilik doğuran (inşai) haklar; hak sahibinin tek taraflı irade açıklamasıyla bir hukuki ilişkiyi kuran (kurucu), değiştiren (değiştirici) veya tamamen ortadan kaldıran (bozucu) haklardır. Bu tanım soruda verilen yetkilerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tanımı analiz et
Tanım: Tek taraflı irade ile yeni bir durum kurma, değiştirme veya sona erdirme.
Sorunun hangi hak sınıflandırmasını sorduğunu belirlemek için temel özellikleri saptamak gerekir.
2
Hakların kullanım sonuçlarına göre ayrımını hatırla
Haklar kullanımın sonucuna göre 'Yenilik doğuran' ve 'Alelade' olarak ikiye ayrılır.
Hukuki durumda değişiklik yaratan haklar bu kategoride incelenir.
3
Doğru kavramı seçeneklerden tespit et
Yenilik doğuran (inşai) haklar, tanımda belirtilen tüm özellikleri karşılar.
İnşai haklar, hak sahibinin iradesiyle hukuki realiteyi dönüştürür.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Haklar

İpuçları

1
Bu hak türü, hak sahibinin tek bir irade açıklamasıyla hukuki bir sonuç doğurur.
2
'Kurucu', 'değiştirici' ve 'bozucu' gibi alt türleri bulunan bir hak grubudur.
3
Latince 'inşai hak' olarak da bilinir ve mevcut hukuki durumu bizzat etkileyerek yeni bir statü oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Yenilik doğuran hakların alt dalları olan kurucu, değiştirici ve bozucu haklara dair örnek olay sorularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 447Soru

Hukuk yargılamasında bir uyuşmazlığı inceleyen hakim, uyuşmazlığın çözümünde sadece yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş yazılı metinleri (kanun, yönetmelik vb.) değil; aynı zamanda kanunda hüküm bulunmayan hallerde başvurulan ve hukuk düzeni tarafından bağlayıcılığı kabul edilmiş örf ve adet kurallarını da dikkate almaktadır.

Buna göre hakimin, uyuşmazlığın esasına uyguladığı ve bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte bulunan yazılı ve yazılı olmayan hukuk kurallarının tamamını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif (Müspet) Hukuk

Cevap

Bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazılı olmayan (örf ve adet) kuralların tamamı 'Pozitif (Müspet) Hukuk' olarak adlandırılır.
Pozitif (Müspet) Hukuk, belirli bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan, devletin yaptırımıyla desteklenen yazılı (kanun, yönetmelik vb.) ve yazılı olmayan (örf ve adet) tüm kuralları kapsar. Soruda hakimin her iki kaynağa da başvurduğu belirtildiği için bu tanım tam olarak Pozitif Hukuk kavramına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hakim tarafından uyuşmazlığa uygulanan kuralların kapsamını belirle.
Hakimin hem yazılı metinleri hem de yazılı olmayan örf ve adet kurallarını dikkate aldığı görülmektedir.
Soruda uyuşmazlığın çözümünde her iki kaynağın da (yazılı + yazılı olmayan) kullanıldığı açıkça belirtilmiştir.
2
Yürürlükteki hukuk türlerini karşılaştır.
Mevzu hukuk sadece yazılı kuralları, Pozitif hukuk ise yazılı ve yazılı olmayan kuralların toplamını ifade eder.
Pozitif hukuk 'olan hukuku' tüm kaynaklarıyla kapsayan şemsiye bir kavramdır.

Anahtar Kavram

Hukuk Türleri Ayrımı (Pozitif vs Mevzu)

İpuçları

1
Soruda 'yazılı ve yazılı olmayan' kuralların birleşiminden bahsedildiğine dikkat edin.
2
Sadece yazılı kuralları kapsayan kavram 'mevzu' hukuktur; ancak soru bunun ötesinde bir kavramı sormaktadır.
3
Yürürlükte olan (olan hukuk) kuralların tamamına 'Pozitif' veya 'Müspet' hukuk denir.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki 'Örf ve Adet Hukuku' farkını pekiştirmek için normlar hiyerarşisi konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 448Soru

Hukuk kuralları arasında altlık-üstlük ilişkisini ifade eden normlar hiyerarşisi (kademeler silsilesi) uyarınca, alt basamakta yer alan bir kuralın üst basamaktaki kurala aykırı düzenleme içermesi mümkün değildir. Buna göre, 1982 Anayasası ve Türk hukuk sistemi esas alındığında, aşağıdakilerden hangisi hiyerarşik olarak 'Kanun' ile aynı düzeyde yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olağan Dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri

Cevap

Olağan Dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, normlar hiyerarşisinde Kanun düzeyinde değil, Kanun'un bir alt basamağında yer alır.
Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi; Anayasa > Kanun (ve eşdeğerleri) > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik şeklindedir. Olağan Dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, hiyerarşide kanunun altında yer aldığı için kanunla aynı düzeyde kabul edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun düzeyindeki normları belirle
Kanun, Milletlerarası Antlaşmalar, OHAL CBK'ları, İçtihadı Birleştirme Kararları ve TBMM İçtüzüğü hiyerarşik olarak aynı düzeydedir.
Hukuk sistemimizde bu metinler 'kanun gücünde' kabul edilir ve Anayasa'nın altında, diğer normların üstündedir.
2
Seçenekleri bu düzeyle karşılaştır
Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) kanunların bir alt basamağında yer alan düzenleyici işlemlerdir.
Anayasa m. 104 uyarınca, kanunda açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılamaz ve kanun ile CBK çelişirse kanun üstün gelir.

Anahtar Kavram

Kanun Düzeyindeki Normlar ve CBK Farkı

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisinde 'Kanun' basamağında sadece TBMM'nin yaptığı kanunlar değil, ona eş değer kabul edilen başka metinler de bulunur.
2
Anayasa'ya göre bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kanun çatışırsa Kanun üstün gelir. Bu durum aralarında bir altlık-üstlük ilişkisi olduğunu gösterir.
3
OHAL döneminde çıkarılan kararnameler kanun düzeyindedir, ancak günlük yönetimde çıkarılan olağan kararnameler kanunların bir basamak altındadır.

Daha Fazla Pratik

Hangi durumlarda Milletlerarası Antlaşmaların Kanunlardan üstün kabul edildiğini (Anayasa m. 90/son) inceleyerek hiyerarşideki istisnaları öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 449Soru

Ayşe ve amcası Murat, evlenmek amacıyla evlendirme dairesine başvurmuş ve resmi nikah memuru huzurunda imzaları atarak evlilik işlemini gerçekleştirmişlerdir. Bu evlilik işleminde 'taraflar', 'irade beyanı' ve 'yetkili memur' gibi unsurlar tam olmasına rağmen, kanunda yer alan hısımlık yasağı ihlal edilmiştir. Buna göre, söz konusu evlilik işleminin tabi olduğu hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak butlan

Cevap

İşlemin kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen emredici hukuk kuralı ihlal edildiği için mutlak butlan yaptırımı uygulanır.
Mutlak butlan yaptırımı, bir hukuki işlemin kurucu unsurları (örnekte taraflar ve memur) mevcut olmasına rağmen, işlemin konusunun veya içeriğinin emredici hukuk kurallarına kesin olarak aykırı olması durumunda devreye girer. Türk Medeni Kanunu uyarınca amca ile yeğen arasındaki evlilik kesin bir evlenme engelidir ve emredici bir yasaktır.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin kurucu unsurlarını analiz et.
Taraflar (Ayşe ve Murat), irade beyanı ve yetkili memur mevcuttur. İşlem 'Yokluk' değildir.
Yokluk için işlemin temel kurucu unsurlarından birinin eksik olması gerekir.
2
Geçerlilik şartlarını denetle.
Türk Medeni Kanunu'na göre amca ile yeğen arasındaki evlilik emredici hukuk kuralları (hısımlık yasağı) gereği kesin olarak yasaktır.
Emredici kurallara aykırılık işlemi sakatlar.
3
Uygun yaptırım türünü belirle.
Mutlak butlan.
Kurucu unsurları tam olan ancak emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka aykırı olan işlemler mutlak butlan ile sakatlanır.

Anahtar Kavram

Mutlak Butlan ve Yokluk Ayrımı

İpuçları

1
İşlemin hukuk dünyasında hiç oluşmaması (yokluk) ile oluşup ama 'yasak' olması (butlan) arasındaki farkı düşünün.
2
Soruda nikah memurunun var olduğu belirtilmiş; bu durumda 'kurucu unsur' tamamlanmış demektir.
3
Amca-yeğen evliliği kanunen yasaktır. Kanunun emredici yasağına aykırı yapılan resmi işlemler mutlak butlan ile sakatlanır.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan (iptal edilebilirlik) ile mutlak butlan arasındaki 'hakimin re'sen dikkate alması' farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 450Soru

Bir taşınmazı kiralayan şahsın, kira sözleşmesinden doğan hakkını tapu kütüğüne şerh ettirmesi durumunda; bu hakkın hukuki niteliği ve etkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakkın nispi niteliği özünde değişmez; ancak etkisi kuvvetlenerek taşınmazı sonradan iktisap eden üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.

Cevap

Hakkın nispi niteliği değişmez ancak etkisi kuvvetlenerek taşınmazı sonradan alan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.
Kira hakkı gibi alacak hakları normalde sadece sözleşmenin tarafları arasında ileri sürülebilirken, tapuya şerh edildiklerinde taşınmazın mülkiyetini sonradan kazanan yeni maliklere karşı da ileri sürülebilirler. Bu işleme hakkın etkisinin kuvvetlendirilmesi denir ve hakkın nispi niteliğini ayni hakka dönüştürmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kira hakkının temel niteliğini belirle.
Kira hakkı, bir sözleşmeye dayandığı için sadece taraflar arasında hüküm doğuran bir 'nispi hak'tır.
Alacak hakları kural olarak sadece borçluya karşı ileri sürülebilir.
2
Tapu kütüğüne şerh işleminin etkisini analiz et.
Nispi hak tapuya şerh edildiğinde, bu hak taşınmazın sonraki maliklerine karşı da ileri sürülebilir.
Şerh, hakkın 'etkisini kuvvetlendirir' ancak onu bir 'ayni hak' (mutlak hak) yapmaz.
3
Hakkın yeni statüsünü sınıflandır.
Bu hak artık 'etkisi kuvvetlendirilmiş nispi hak' kategorisine girer.
Hukukumuzda sınırlı sayıda (numerus clausus) bulunan ayni haklara yeni bir ayni hak eklenemeyeceği için hakkın özü nispi kalmaya devam eder.

Anahtar Kavram

Etkisi Kuvvetlendirilmiş Nispi Haklar

İpuçları

1
Bir hakkın tapuya şerh edilmesi, o hakkın başkalarına karşı da savunulabilmesini sağlar.
2
Şerh işlemi hakkı bir mülkiyet hakkı (ayni hak) yapmaz, sadece etkisini üçüncü kişilere karşı korur.
3
Kira, şufa (önalım) ve vefa (gerialım) gibi haklar bu şekilde kuvvetlendirilen hakların en tipik örnekleridir.

Daha Fazla Pratik

Ayni haklar ve alacak hakları arasındaki farkları pekiştirmek için 'sınırlı ayni haklar' (irtifak, rehin, taşınmaz yükü) konusunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hakkın 'ileri sürülebileceği çevre' kriterini hatırla: Sadece borçluya karşı ise nispi, herkese karşı ise mutlak. Şerh, bu iki kategorinin arasında bir 'orta yol' (kuvvetlendirilmiş nispi) oluşturur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 451Soru

Hukuk doktrininde yapılan bir akademik tartışmada, bir hukukçu şu tespitte bulunmuştur: 'Modern hukuk sistemlerinde uygulayıcılar için birincil kaynak, devletin yetkili organları tarafından usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş ve ilan edilmiş yazılı metinlerdir. Ancak bir uyuşmazlığın çözümünde bu metinlerin yetersiz kaldığı durumlarda, toplumun vicdanında yer etmiş yazısız geleneklerin de dahil olduğu o geniş yürürlük alanına bakmak zorunluluk arz eder. Nihayetinde tüm bu beşerî kuralların ötesinde, her zaman ve her yerde geçerli olması arzulanan, insan aklıyla ulaşılabilecek en yüksek adalet ölçütü bir fener gibi yol göstermelidir.'

Bu tespitte yer alan;
I. 'Devletin yetkili organları tarafından yürürlüğe konulmuş yazılı metinler'
II. 'Yazısız geleneklerin de dahil olduğu geniş yürürlük alanı'
III. 'Her zaman ve her yerde geçerli olması arzulanan en yüksek adalet ölçütü'

ifadeleri ile tanımlanan hukuk türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Mevzu Hukuk - II: Pozitif Hukuk - III: Tabii Hukuk

Cevap

Metinde geçen ifadeler sırasıyla Mevzu Hukuk (yazılı kurallar), Pozitif Hukuk (yazılı + yazısız kurallar) ve Tabii Hukuk (ideal hukuk) kavramlarına karşılık gelmektedir.
Metindeki I. ifade, devletin yetkili organlarının hazırladığı 'yazılı' belgeleri (Anayasa, kanun, yönetmelik vb.) belirttiği için Mevzu Hukuk'tur. II. ifade, bu yazılı metinlere ek olarak toplumdaki 'yazısız' gelenekleri (örf ve adet hukuku) de dahil ederek yürürlükteki tüm sistemi belirttiği için Pozitif Hukuk'tur. III. ifade ise yürürlükten bağımsız olarak 'ideal' olanı ve insan aklıyla ulaşılan evrensel adaleti belirttiği için Tabii Hukuk'tur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin analizi
I numaralı ifadedeki 'yetkili organlarca yürürlüğe konulmuş yazılı metinler' vurgusu, sadece yazılı hukuku ifade eden 'Mevzu Hukuk' kavramına işaret eder.
Mevzu hukuk, yetkili makamlarca konulan (Anayasa, Kanun vb.) tüm yazılı normları kapsar.
2
İkinci ifadenin analizi
II numaralı ifadedeki 'yazısız geleneklerin de dahil olduğu yürürlük alanı' vurgusu, bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm kuralları kapsayan 'Pozitif Hukuk' (Müspet Hukuk) kavramına işaret eder.
Pozitif hukuk, mevzu hukuku da içine alan daha geniş bir kümedir.
3
Üçüncü ifadenin analizi
III numaralı ifadedeki 'her zaman ve her yerde geçerli, ideal adalet feneri' vurgusu, 'Tabii Hukuk' (Doğal/İdeal Hukuk) kavramına işaret eder.
Tabii hukuk, yürürlükteki beşerî kurallardan bağımsız, adalete dayalı 'olması gereken' hukuktur.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsam İlişkisi

İpuçları

1
Yazılı olanlar ile yazılı+yazısız olanların ayrımına dikkat edin.
2
'Mevzu' kelimesi 'vaz edilmiş, konulmuş' anlamına gelir ve genellikle resmi yazılı metinleri ifade eder.
3
'Olması gereken' veya 'ideal' gibi ifadeler sizi doğrudan Tabii Hukuk kavramına götürmelidir.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk kurallarının adalet değerini kaybettiğinde Tabii hukuk tartışmalarının nasıl başladığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 452Soru

Özel haklar, kullanılmalarının hukuki etkileri bakımından 'alelade haklar' ve 'yenilik doğuran (inşai) haklar' olarak ikiye ayrılmaktadır. Yenilik doğuran haklar ise kendi içinde kurucu, değiştirici ve bozucu olmak üzere alt kategorilere ayrılır. Buna göre; bir kira sözleşmesinin feshedilmesi, bir memurun istifa etmesi veya bir vekilin azledilmesi gibi kullanıldığı anda mevcut bir hukuki ilişkiyi tamamen ortadan kaldıran hak türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozucu yenilik doğuran haklar

Cevap

Bozucu yenilik doğuran haklar, bir irade beyanı ile mevcut hukuki durumu sona erdiren haklardır.
Bozucu yenilik doğuran haklar, kullanıldıkları anda mevcut bir hukuki durumu veya ilişkiyi tamamen sona erdirir. Fesih (sözleşmeyi bitirme), istifa (iş ilişkisini bitirme) ve azil (temsil yetkisini bitirme) bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın kullanım amacını belirle
Soruda verilen fesih, istifa ve azil gibi işlemlerin ortak sonucu mevcut bir hukuki bağı koparmaktır.
Yenilik doğuran hakların alt türlerini ayırt etmek için sonucun 'kurma', 'değiştirme' mi yoksa 'bitirme' mi olduğuna bakılmalıdır.
2
Kategorik eşleştirme yap
Hukuki bağı sona erdiren (bozan) haklar, 'bozucu' kategorisine girer.
Bozucu yenilik doğuran haklar, hak sahibine mevcut bir hukuki ilişkiyi tek taraflı beyanla bitirme yetkisi tanır.

Anahtar Kavram

Yenilik doğuran (inşai) hakların sınıflandırılması

İpuçları

1
Bu hakların ortak özelliği, kullanıldıklarında mevcut bir hukuki bağın ortadan kalkmasıdır.
2
Fesih ve istifa gibi kelimelerin sözlük anlamı, bir şeyi 'bozmak' veya 'sona erdirmek' ile ilgilidir.
3
Yenilik doğuran hakların 'kurucu', 'değiştirici' ve 'bozucu' türlerinden hangisi 'bitiş' anlamına gelir?

Daha Fazla Pratik

Değiştirici yenilik doğuran haklara örnek olarak 'seçimlik haklar' konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 453Soru

Bireylerin toplum içindeki gündelik yaşamlarında birbirlerine karşı sergiledikleri "nezaket", "terbiye" ve "incelik" temelli davranışları düzenleyen; ihlali durumunda "görgüsüzlük" veya "kabalık" ile nitelendirilerek manevi yaptırıma tabi tutulan sosyal düzen kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görgü Kuralları

Cevap

Toplumsal yaşamda nezaket, terbiye ve incelik temelli davranışları düzenleyen kurallar görgü kurallarıdır.
Görgü kuralları, toplumsal hayatta bireylerin selamlaşma, yemek yeme, konuşma gibi eylemlerinde uymaları beklenen nezaket ve terbiye sınırlarını çizer. Bu kurallara uyulmaması durumunda kişi 'görgüsüz' veya 'kaba' olarak nitelendirilir ki bu da manevi bir yaptırımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar kavramların analizi
"Nezaket", "terbiye" ve "incelik" ifadeleri belirlendi.
Sorunun hangi sosyal düzen kuralını tanımladığını anlamak için temel niteliklerin tespiti gerekir.
2
Yaptırım türünün belirlenmesi
İhlal durumunda karşılaşılan "görgüsüzlük" nitelemesinin manevi bir yaptırım olduğu saptandı.
Sosyal düzen kurallarını birbirinden ayıran en önemli farklardan biri yaptırımın niteliğidir.
3
Kavram eşleştirmesi
Tanımlanan özelliklerin "Görgü Kuralları" (Adab-ı Muaşeret) ile tam uyumlu olduğu görüldü.
Görgü kuralları, bireylerin dış dünyadaki nazik ve terbiyeli hareketlerini düzenleyen kurallardır.

Anahtar Kavram

Sosyal Düzen Kuralları ve Görgü Kuralları

İpuçları

1
Soruda geçen 'nezaket' ve 'incelik' kelimeleri hangi kural türünü çağrıştırıyor?
2
Bu kurallar ihlal edildiğinde kişi sadece 'kınanır' veya 'ayıplanır', hapse girmez.

Daha Fazla Pratik

Sosyal düzen kuralları arasındaki yaptırım farklarını (Maddi vs Manevi) gösteren bir tabloyu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 454Soru

Hukuk kuralları arasındaki 'altlık-üstlük' ilişkisini ifade eden normlar hiyerarşisinde, her norm geçerliliğini bir üst basamaktaki kuraldan alır. 1982 Anayasası'na göre; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkardıkları yazılı hukuk kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelik

Cevap

Doğru cevap, kanun ve kararnamelerin uygulanmasını sağlamak amacıyla çıkarılan 'Yönetmelik' seçeneğidir.
Doğru cevap olan Yönetmelik, 1982 Anayasası'nın 124. maddesine göre; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere çıkardıkları, hiyerarşide bu belgelerin altında yer alan düzenleyici işlemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımı analiz et
Soru kökünde verilen tanım, Anayasa'nın 124. maddesindeki düzenleyici işlemi işaret etmektedir.
Yönetmelikler; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri tarafından çıkarılır.
2
Hiyerarşik konumu belirle
Söz konusu normun, Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (CBK) 'altında' olması gerektiği belirtilmiştir.
Normlar hiyerarşisine göre bir alt norm, üst normun sınırlarını aşamaz.
3
Normlar piramidindeki yerini teyit et
Piramitte Anayasa (1), Kanun/CBK (2) ve Yönetmelik (3) sıralaması mevcuttur.
Yönetmelik, tanımı gereği hem kanunun hem de CBK'nın uygulama aracısıdır.

Anahtar Kavram

Hukukun Yazılı Kaynakları ve Normlar Hiyerarşisi

İpuçları

1
Hukuk kuralları arasındaki üstünlük sıralamasını ve Hans Kelsen'in piramidini düşünün.
2
Anayasa'nın 124. maddesi, bu normun hangi kurumlar tarafından ve ne amaçla (uygulama sağlamak) çıkarılabileceğini açıklar.
3
Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin bir basamak altında yer alan temel düzenleyici işlemi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Farklı kamu tüzel kişilerinin kendi yönetmeliklerini çıkarabilme yetkisini ve bunların yargısal denetimini (Danıştay/İdare Mahkemesi) inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 455Soru

Hukuk düzeninde bir hukuki işlemin "yokluk" yaptırımı ile malul olması ile "mutlak butlan" yaptırımı ile sakatlanması durumları karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi mutlak butlanı yokluktan ayıran temel ölçüttür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin kurucu unsurlarının tamam olmasına rağmen, konusunun emredici hukuk kurallarına veya kamu düzenine aykırı olması

Cevap

Mutlak butlanı yokluktan ayıran temel fark, işlemin kurucu unsurlarının tamam olmasına rağmen emredici kurallara aykırı olmasıdır.
Mutlak butlan ile yokluk arasındaki en temel teorik ve pratik fark, işlemin 'kurucu unsurları' üzerindeki durumdur. Yoklukta işlem, kurucu bir unsurun (örneğin resmi evlendirme memuru) yokluğu nedeniyle hiç doğmamış sayılır. Mutlak butlanda ise kurucu unsurlar tamdır (işlem doğmuştur) ancak içeriği hukukun emredici kurallarına (örneğin yakın akrabalar arası evlilik yasağı) aykırı olduğu için ölü doğmuş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Yokluk kavramını analiz etme
İşlemin kurucu unsurlarının (örneğin evlilikte resmi memur, sözleşmede karşılıklı irade beyanı) eksik olması durumudur.
Yaptırımın türünü belirleyen temel faktör işlemin 'varlık' kazanıp kazanmadığıdır.
2
Mutlak butlan kavramını analiz etme
Kurucu unsurlar tamdır ancak işlem; emredici hükümlere, kamu düzenine, genel ahlaka, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansızdır.
Hukuk düzeni, varlık kazanmış ancak özünde ağır sakatlık barındıran işlemleri bu yolla geçersiz kılar.
3
Ortak özellikleri eleme
Resen dikkate alınma, geçmişe etkili geçersizlik ve düzelmeme özellikleri her iki yaptırım için de ortaktır.
Soru, benzerlikleri değil, ayırıcı olan tek farkı (ölçütü) bulmamızı istemektedir.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerde Hükümsüzlük Ayrımı

İpuçları

1
Bir işlemin 'hiç doğmaması' ile 'ölü doğması' arasındaki farkı düşünün.
2
Yoklukta temel bir 'parça' (kurucu unsur) eksiktir; mutlak butlanda ise parçalar tamdır ama kurala aykırılık vardır.
3
Seçeneklerdeki 'kurucu unsurlar' ve 'emredici kurallar' ifadelerine odaklanın; bu iki kavram yaptırımları tanımlarken kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan ile mutlak butlan arasındaki 'iptal edilebilirlik' ve 'süre' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 456Soru

Hukuka aykırı bir idari işlemin, menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan bir dava sonucunda yargı organınca geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılması yaptırımı ile; özel hukukta kurucu unsurları mevcut olan bir hukuki işlemin emredici hukuk kurallarına, ahlaka veya kamu düzenine aykırılık nedeniyle hakim tarafından resen dikkate alınarak baştan itibaren geçersiz sayılması durumu, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal - Mutlak Butlan

Cevap

İptal ve Mutlak Butlan yaptırımları, idari ve özel hukuk alanlarındaki temel geçersizlik türlerini temsil eder.
İptal ve Mutlak Butlan seçeneği doğrudur. İdari yargıda hukuka aykırı bulunan bir işlemin iptal davası yoluyla ortadan kaldırılmasına 'İptal' yaptırımı uygulanır. Özel hukukta ise işlemin kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen (örneğin sözleşme yapılmıştır), bu işlemin içeriği emredici hükümlere, ahlaka veya kamu düzenine aykırıysa 'Mutlak Butlan' yaptırımı uygulanır ve bu durum hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin hukuka aykırılığı durumundaki devlet tepkisini belirleyin.
İptal
İdare hukukunda, sakat bir işlemin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasına iptal denir.
2
Özel hukukta kurucu unsurları tam ancak içeriği kamu düzenine aykırı olan işlemin yaptırımını belirleyin.
Mutlak Butlan
Kurucu unsurlar tam ise yokluk olmaz; kamu düzenine aykırılık varsa mutlak butlan oluşur ve hakim bunu kendiliğinden (resen) dikkate alır.

Anahtar Kavram

Hukuki Yaptırımların (Müeyyidelerin) Hukuk Dallarına Göre Tasnifi

İpuçları

1
İdari yargıdaki yaptırım ile özel hukuktaki ağır hükümsüzlük türlerini düşünün.
2
Kurucu unsurlar mevcutsa 'Yokluk' seçeneğini eleyebilirsiniz.
3
Kamu düzenine aykırılık nedeniyle hakimin kendiliğinden dikkate aldığı yaptırım butlan türüdür.

Daha Fazla Pratik

Yokluk, Butlan ve Tek Taraflı Bağlamazlık arasındaki farkları bir tablo üzerinden tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Hukuk dalları üzerinden eleme yapabilirsiniz: Birinci kavram İdare Hukuku, ikinci kavram Medeni Hukuk (Özel Hukuk) alanına aittir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 457Soru

Bir müvekkilin, aralarındaki güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle vekil tayin ettiği avukatını "azil" yoluyla görevden alması; mevcut hukuki ilişkiyi tek taraflı iradeyle sona erdirmesi bakımından aşağıdaki hak türlerinden hangisi kapsamına girer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozucu yenilik doğuran hak

Cevap

Azil işlemi, mevcut bir vekalet ilişkisini tek taraflı iradeyle tamamen ortadan kaldırdığı için 'bozucu yenilik doğuran hak' kategorisindedir.
Bozucu yenilik doğuran haklar, kullanıldıkları anda mevcut bir hukuki ilişkiyi veya durumu tamamen ortadan kaldıran haklardır. Azil, fesih, istifa ve boşanma davası açma gibi işlemler bu kategoride yer alır. Sorudaki azil işlemi de vekalet ilişkisini sona erdirdiği için bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki işlemin niteliğini belirlemek
Müvekkilin avukatı azletmesi, tek taraflı bir irade beyanıdır.
Yenilik doğuran (inşai) haklar, tek taraflı irade beyanıyla sonuç doğurur.
2
İşlemin mevcut hukuki ilişki üzerindeki etkisini analiz etmek
Azil işlemi, mevcut olan vekalet sözleşmesini tamamen sona erdirir.
Hukukta bir ilişkiyi sona erdiren inşai haklar 'bozucu' olarak nitelendirilir.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Hakların Sınıflandırılması

İpuçları

1
Hakkın kullanılması sonucunda mevcut hukuki ilişkinin devam edip etmediğine veya sona erip ermediğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İstifa ve fesih gibi işlemlerin neden bozucu yenilik doğuran hak olarak kabul edildiğini örneklerle pekiştirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 458Soru

Bir taşınmaz satış sözleşmesinde alıcının, satıcıdan taşınmazın mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteme yetkisi; ileri sürülebileceği çevre ve konusu bakımından aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nispi Hak - Malvarlığı Hakkı

Cevap

Nispi Hak - Malvarlığı Hakkı
Soruda tanımlanan yetki bir 'alacak hakkı'dır. Alacak hakları, niteliği gereği sadece borç ilişkisinin tarafları arasında hüküm doğurduğu için 'nispi hak' kategorisindedir. Ayrıca, taşınmazın mülkiyetinin devri ekonomik bir çıkarı temsil ettiği için bu hak 'malvarlığı hakkı' olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın niteliğini tanımlayın
Alacak Hakkı
Sözleşmeden doğan ve bir şeyin verilmesini, yapılmasını veya yapılmamasını isteme yetkisine alacak hakkı denir.
2
İleri sürülebileceği çevreyi belirleyin
Nispi Hak
Alacak hakkı, mülkiyet hakkı gibi herkese karşı değil, sadece hukuki ilişkinin diğer tarafı olan borçluya karşı ileri sürülebilir.
3
Hakkın konusunu değerlendirin
Malvarlığı Hakkı
Taşınmazın devri ekonomik bir değer taşıdığı ve para ile ölçülebildiği için bu bir malvarlığı hakkıdır.

Anahtar Kavram

Özel Hakların Sınıflandırılması

İpuçları

1
Bu hak herkese karşı mı yoksa sadece satıcıya karşı mı ileri sürülebilir?
2
Sözleşmeden doğan haklar (alacak hakları), kural olarak belirli bir kişiye karşı ileri sürülebilir.
3
Para ile ölçülebilen değerler üzerindeki haklar malvarlığı, kişinin varlığı üzerindeki haklar kişilik haklarıdır.

Daha Fazla Pratik

Mülkiyet hakkı ile alacak hakkı arasındaki farkları, özellikle 'mutlak' ve 'nispi' ayrımı üzerinden tekrar edin.

Alternatif Yöntem

Hakkın konusunu düşünün: Taşınmaz bir maldır, dolayısıyla malvarlığı hakkıdır. Hakkın muhatabını düşünün: Sadece satıcıdır, dolayısıyla nispi haktır. Bu iki özelliği birleştiren şıkkı bulun.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 459Soru

Hukuk kurallarına aykırı hareket eden kişilere karşı devlet gücüyle uygulanan tepkiye yaptırım (müeyyide) denir. Hukuk düzenimizde toplumsal barışı ve adaleti sağlamak amacıyla çeşitli yaptırım türleri öngörülmüştür.

Buna göre, hukuk kurallarının yaptırımları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin cezaları, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen suçları işleyen herkese genel mahkemeler tarafından uygulanan hapis veya adli para cezası niteliğindeki yaptırımlardır.

Cevap

Disiplin cezalarının suç işleyen herkese genel mahkemeler tarafından verilen hapis veya adli para cezası olduğunu belirten seçenek yanlıştır.
Disiplin cezaları ile ilgili verilen bilgi yanlıştır çünkü bu cezalar Türk Ceza Kanunu'na göre değil, ilgili idari mevzuata göre verilir. Ayrıca genel mahkemeler tarafından değil, idari amirler veya disiplin kurulları tarafından sadece belirli bir topluluğa (memurlar, öğrenciler vb.) uygulanır. Hapis ve adli para cezaları ise 'Ceza' yaptırımı kapsamında bağımsız mahkemelerce herkese uygulanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yaptırım kavramını tanımla.
Yaptırım, hukuk kuralına aykırılığın sonucunda devlet eliyle uygulanan zorlamadır.
Sorunun temel çerçevesini belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yaptırım türlerini (Tazminat, İptal, Cebri İcra, Hükümsüzlük) değerlendir.
A, B, C ve D seçeneklerindeki tanımların genel hukuk ilkelerine ve Türk hukuk sistemine uygun olduğu görülür.
Doğru olanları eleyerek yanlış bilgiyi bulmak amaçlanır.
3
Disiplin cezalarının niteliğini analiz et.
Disiplin cezaları sadece belirli bir statüdeki kişilere (memur, asker, öğrenci) idari makamlarca verilir; genel mahkemelerce verilen hapis ve adli para cezaları 'Ceza' (Adli Ceza) kategorisindedir.
Yanlış bilginin neden yanlış olduğunu teknik olarak açıklamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Hukukun Yaptırım Türleri ve Disiplin Cezası Ayrımı

İpuçları

1
Yaptırım türlerinin kimlere ve hangi makamlarca uygulandığına dikkat edin.
2
Disiplin cezalarının genel mahkemelerle bir ilgisi olup olmadığını düşünün.
3
Mahkemelerin verdiği cezalar (hapis, para cezası) ile idarenin verdiği cezalar (kınama, uyarma) farklı kategorilerdir.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarının türlerini (uyarma, kınama, aylıktan kesme vb.) öğrenmek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 460Soru

Yazılı hukuk kurallarının hiyerarşik bir düzen içinde yer aldığı ve alt basamaktaki bir kuralın üst basamaktaki kurala aykırı olamayacağı 'Normlar Hiyerarşisi' ilkesi dikkate alındığında; Türk hukuk sistemindeki normların hukuki değerleri, denetimleri ve bağlayıcılıkları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargıtay veya Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararları, hiyerarşik olarak kanun kuvvetinde sayılsa da benzer hukuki uyuşmazlıklarda mahkemeler için bağlayıcı değil, sadece yol gösterici niteliktedir.

Cevap

İçtihadı birleştirme kararlarının sadece yol gösterici olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu kararlar kanun gücünde olup bağlayıcıdır.
İçtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olmadığını belirten ifade yanlıştır çünkü bu kararlar hiyerarşik olarak kanunla eş değerdir ve benzer uyuşmazlıklarda mahkemeler bu kararlara uymak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk kaynaklarının hiyerarşik seviyelerini belirle.
Anayasa > Kanun = Milletlerarası Antlaşma = OHAL CBK = İçtihadı Birleştirme Kararı > Olağan CBK > Yönetmelik.
Soruda sorulan normların birbirine göre konumunu saptamak için temel hiyerarşiyi kurmak gerekir.
2
Özel durumları (yargısal denetim ve çatışma kuralları) analiz et.
Milletlerarası antlaşmalar ve OHAL CBK'lar kanun düzeyindedir ancak AYM denetimine tabi değildir. Temel hak antlaşmaları kanunla çelişirse antlaşma üstündür.
Hiyerarşik düzey aynı olsa bile denetim yolları ve uygulama önceliği farklılık gösterebilir.
3
İçtihadı birleştirme kararlarının hukuki niteliğini değerlendir.
İçtihadı birleştirme kararları soyut, genel ve objektif kurallar koyar; bu nedenle kanun kuvvetindedir ve yargıçlar için bağlayıcıdır.
Bu kararların bağlayıcı olmadığını iddia eden seçeneğin yanlışlığını kanıtlamak için hukuki gücünü belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

İçtihadı Birleştirme Kararlarının Bağlayıcılığı ve Kanun Kuvveti

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisinde 'kanun düzeyinde' olan sadece kanunlar mıdır, yoksa başka kaynaklar da var mıdır?
2
Yargıtay ve Danıştay'ın içtihatları birleştirme kararları, sadece o davayı mı ilgilendirir yoksa genel bir kural mı koyar?
3
Bir metnin 'kanun kuvvetinde' olması, onun benzer tüm olaylarda hakimler tarafından uygulanma zorunluluğunu (bağlayıcılığını) da beraberinde getirir.

Daha Fazla Pratik

Normların yargısal denetim yollarını (İdari yargı - Danıştay vs Anayasa Mahkemesi) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 23 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 23 | Examkin