Kamu Görevlileri (Memurlar Hukuku)

70 soru

Soru 21Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, disiplin cezalarından biri olan "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası ve bu cezanın uygulanma süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakkında bu ceza uygulanan memur, cezanın özlük dosyasından silinmesi için cezanın uygulanmasından 55 yıl sonra atamaya yetkili amire başvurabilir.

Cevap

Hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanan memur, cezanın özlük dosyasından silinmesi için 55 yıl değil, 1010 yıl sonra başvuruda bulunabilir.
Doğru cevap, cezanın özlük dosyasından silinme süresiyle ilgilidir. 657657 sayılı Kanun'un 133133. maddesine göre; uyarma ve kınama cezalarında 55 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında ise 1010 yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurularak cezanın silinmesi istenebilir. Bu nedenle 55 yıl ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının genel şartlarını incele.
Cezanın 1−31-3 yıl arası süreli olduğu ve disiplin kurulu kararıyla atamaya yetkili amirce verildiği tespit edilir.
Yasal mevzuatın temel hükümlerini doğrulamak.
2
İtiraz sürelerini ve özel durumları (son kademede olma) kontrol et.
İtiraz süresinin 77 gün olduğu ve son kademedeki memurlar için aylık kesintisi uygulandığı doğrulanır.
Usul ve uygulama farklılıklarını değerlendirmek.
3
Cezaların özlük dosyasından silinme sürelerini karşılaştır.
Uyarma/Kınama için 55 yıl, Aylıktan Kesme/Kademe İlerlemesinin Durdurulması için 1010 yıl gerektiği belirlenir.
Hatalı olan süreyi tespit ederek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarının Uygulanması ve Özlük Dosyasından Silinmesi
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 22Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu hizmetlerinin sürekliliğini ve liyakat sistemini korumak amacıyla memurların görevlerinin hangi hallerde sona ereceğini kesin hükümlerle düzenlemiştir. Kanunun 9898. maddesinde bu haller sınırlı sayıda sayılmıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen "memurluğun sona erme hallerinden" biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevden uzaklaştırma

Cevap

Görevden uzaklaştırma, bir memurluğun sona erme hali değil; disiplin veya ceza soruşturması sırasında uygulanan geçici bir ihtiyati tedbirdir.
Görevden uzaklaştırma, Devlet memurluğunu sona erdiren bir neden değildir. 657657 sayılı Kanun'un 137137. maddesine göre; devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Bu işlemle memuriyet statüsü son bulmaz, sadece görevden geçici süreyle uzak tutulur.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Kanun'un memurluğun sona ermesini düzenleyen 9898. maddesi incelenir.
Emeklilik, çekilme, çıkarılma, ölüm ve memurluk şartlarının kaybı gibi durumların sona erme halleri olduğu tespit edilir.
Soruda istenen sona erme hallerinin yasal dayanağını belirlemek için ilgili maddeye başvurulur.
2
Seçeneklerde yer alan "Görevden uzaklaştırma" kavramının hukuki niteliği değerlendirilir.
Görevden uzaklaştırmanın Kanun'un 137137. maddesinde düzenlenen bir "ihtiyati tedbir" olduğu ve memuriyet statüsünü hukuken bitirmediği saptanır.
Sona erme halleri ile geçici önlemler arasındaki farkı ayırt etmek doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Memurluğun Sona Erme Halleri (Art. 98)
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru →

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, disiplin cezaları ve bu cezaların verilmesine ilişkin usul ve esaslarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 77 gün içinde yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

Cevap

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yüksek disiplin kuruluna değil, disiplin kuruluna itiraz edilmesi gerektiğini belirten ifade yanlıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesine göre; disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı itirazlar 'Disiplin Kurulu'na yapılır. 'Yüksek Disiplin Kurulu' ise sadece kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yapılan itirazları karara bağlar. Dolayısıyla hafif cezaların yüksek kurula götürüleceği ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplin cezalarına karşı itiraz mercilerini belirle.
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için yüksek disiplin kuruluna başvurulur.
657 sayılı Kanun'un 135. maddesi itiraz mercilerini cezaların ağırlığına göre kademelendirmiştir.
2
Verilen seçeneklerdeki merciler ile yasal mercileri karşılaştır.
Hafif nitelikli cezaların yüksek disiplin kuruluna götürüleceği iddiası yasal düzenlemeyle çelişmektedir.
Yüksek Disiplin Kurulu, idari hiyerarşide daha üst bir organ olup daha ağır cezaların denetimiyle görevlendirilmiştir.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında İtiraz Mercileri

İpuçları

1
Disiplin hukukunda her ceza türü için aynı itiraz mercii öngörülmemiştir.
2
Daha hafif cezalar (uyarma, kınama gibi) kurum içindeki alt kurulda, daha ağırları üst kurulda değerlendirilir.
3
657 sayılı Kanun'un 135. maddesini hatırlayın: Uyarma ve kınama gibi cezalar için Disiplin Kurulu'na, kademe ilerlemesi için Yüksek Disiplin Kurulu'na gidilir.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarının özlük dosyasından silinme sürelerini ve bu konudaki zamanaşımı sürelerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu hizmetlerini yürüten memurları yaptıkları işin niteliğine, uzmanlık alanlarına ve meslek gruplarına göre belirli "hizmet sınıflarına" ayırmıştır. Kanun'un 3636. maddesinde düzenlenen bu sınıflar, liyakat ve kariyer ilkelerinin uygulanmasına zemin hazırlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 657657 sayılı Kanun’da düzenlenen hizmet sınıflarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akademik Personel Hizmetleri Sınıfı

Cevap

Akademik Personel Hizmetleri Sınıfı, 657657 sayılı Kanun'da düzenlenen 1212 hizmet sınıfından biri değildir.
Akademik personel, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3636. maddesinde düzenlenen 1212 hizmet sınıfı (GİH, TH, SH, EÖH, AH, DH, EH, JH, SGH, MİA, MİH, YH) arasında yer almaz. Üniversite öğretim elemanları, 25472547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 29142914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu kapsamında istihdam edilen, kendilerine özgü bir personel rejimine sahip kamu görevlileridir.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3636. maddesinde sayılan hizmet sınıflarını hatırla.
Kanunda 1212 adet hizmet sınıfı (Genel İdare, Teknik, Sağlık, Eğitim, Avukatlık, Din, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, Mülki İdare, Milli İstihbarat, Yardımcı Hizmetler) bulunmaktadır.
Soruda istenen 'olmayan' sınıfı bulmak için mevcut sınıfları bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki personel gruplarının hangi hukuki rejime tabi olduğunu karşılaştır.
Teknik, avukatlık, din ve mülki idare hizmetleri doğrudan 657657 kapsamındadır; ancak üniversite öğretim elemanları (akademik personel) ayrı bir personel rejimine tabidir.
Kamu görevlilerinin tamamı 657657 sayılı genel kanuna tabi değildir, bazıları özel kanunlarla düzenlenir.
3
Akademik personelin statüsünü tespit et.
Akademik personel 25472547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 29142914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na tabidir.
Bu personelin 657657 kapsamındaki bir hizmet sınıfında yer almadığını teyit eder.

Anahtar Kavram

Hizmet Sınıfları (Sınıflandırma İlkesi)

Daha Fazla Pratik

Jandarma ve Sahil Güvenlik hizmetlerinin 20162016 yılında bu listeye eklendiğini ve artık askerlik personeli statüsünden ziyade bu kanun kapsamında sınıflandırıldığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 25Soru →

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, memurların görev ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri veya mevzuatın yasakladığı fiillerde bulunmaları durumunda uygulanacak yaptırımlar "Disiplin Cezaları" başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kanunda sayılan disiplin cezalarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevden uzaklaştırma

Cevap

Görevden uzaklaştırma, 657 sayılı Kanun'da bir disiplin cezası olarak değil, hizmetin gerektirdiği hallerde uygulanan geçici bir ihtiyati tedbir olarak düzenlenmiştir.
Görevden uzaklaştırma, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesinde düzenlenen bir idari tedbirdir. Bir disiplin cezası değildir; memurun görevi başında kalmasında sakınca görülen durumlarda, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla geçici olarak uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesini incelemek.
Kanunda sayılan disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarmadır.
Yasal olarak hangi işlemlerin 'ceza' statüsünde olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki 'Görevden uzaklaştırma' kavramının hukuki niteliğini analiz etmek.
Görevden uzaklaştırma, kanunun 137. maddesinde 'ihtiyati tedbir' olarak tanımlanmıştır.
Disiplin cezaları ile idari tedbirler arasındaki farkı ayırt etmek sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezaları ve İdari Tedbirler Ayrımı

İpuçları

1
Disiplin cezaları memura bir yaptırım olarak uygulanırken, bazı işlemler sadece soruşturma sürecini korumak içindir.
2
657 sayılı Kanun'da toplamda 5 çeşit disiplin cezası vardır: Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Kademe İlerlemesinin Durdurulması ve İhraç.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olup olmadığını (Anayasa değişikliği sonrası tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Disiplin cezalarını 'UK-A-K-D' (Uyarma, Kınama, Aylıktan kesme, Kademe ilerlemesi, Devlet memurluğundan çıkarma) şeklinde kodlayarak, görevden uzaklaştırma veya sürgün gibi kavramların bu listede olmadığını hızlıca kontrol edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru →

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, görevi başında kalmasında sakınca görülen Devlet memurları hakkında uygulanan "görevden uzaklaştırma" müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevden uzaklaştırma kararını veren amir, bu kararı takip eden en geç 15 gün içerisinde memur hakkında soruşturmaya başlamalıdır.

Cevap

Görevden uzaklaştırma kararını veren amirin soruşturmaya başlama süresinin 15 gün olduğunu belirten ifade yanlıştır; kanuna göre bu süre 10 iş günüdür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 139. maddesi uyarınca, görevden uzaklaştıran amir, bu işlemi takip eden 10 iş günü içerisinde soruşturmaya başlamak zorundadır. Seçenekte belirtilen 15 günlük süre yasal gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca sürenin sadece 'gün' değil 'iş günü' olarak hesaplanması önemli bir ayrıntıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Görevden uzaklaştırmanın hukuki niteliği analiz edilir.
Bu işlemin bir ceza değil, 'tedbir' olduğu saptanır.
657 sayılı Kanun'un 137. maddesi bu durumu tanımlar.
2
Yetkili makamlar kontrol edilir.
Atamaya yetkili amir, müfettiş, vali ve kaymakamın yetkili olduğu doğrulanır.
Yetki aşımını önlemek ve hiyerarşik denetimi sağlamak için makamlar 138. maddede belirlenmiştir.
3
Sürelere ilişkin yasal sınırlar incelenir.
Soruşturmaya başlama süresinin 10 iş günü olduğu belirlenir.
Keyfi uygulamaları önlemek ve memurun mağduriyetini azaltmak amacıyla amire kısa bir süre tanınmıştır (Madde 139).

Anahtar Kavram

Görevden Uzaklaştırma Tedbiri ve Usulleri

İpuçları

1
Görevden uzaklaştırma bir ceza değil, soruşturma boyunca uygulanan bir 'tedbir'dir.
2
Bu tedbirin uygulanması durumunda amirin soruşturma açması için tanınan süre oldukça kısadır ve 'iş günü' üzerinden hesaplanır.
3
Kanun, bu süreyi 10 iş günü olarak belirlemiştir; 15 gün gibi süreler başka idari işlemlerle (itiraz süreleri gibi) karıştırılmamalıdır.

Daha Fazla Pratik

Görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasını zorunlu kılan halleri (memuriyetten çıkarma dışında bir ceza verilmesi, beraat veya takipsizlik kararı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 27Soru →

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan disiplin hükümleri, soruşturma zamanaşımları ve itiraz mekanizmaları göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı, kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

Cevap

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı itiraz süresinin 10 gün olduğunu belirten ifade yanlıştır; doğru süre 7 gündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca; disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı ise yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Bu itirazların süresi, kararın ilgili memura tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gündür. 10 günlük bir itiraz süresi mevzuatta yer almamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplin cezalarındaki itiraz sürelerini incele
657 sayılı DMK Madde 135'e göre itiraz süresi 7 gündür.
Memur hukukunda hak düşürücü sürelerin tespiti hatalı bilgiyi bulmak için önceliklidir.
2
Disiplin kurullarının reddi sonrası amirin yetkisini kontrol et
Disiplin kurulu teklifi reddederse, amir 15 gün içinde başka ceza verebilir.
Amir ve kurul arasındaki yetki paylaşımı usul hukukunun bir parçasıdır.
3
Soruşturma ve karar zamanaşımlarını karşılaştır
Soruşturma açma (1 veya 6 ay) ve karar verme (2 yıl) süreleri kanuna uygundur.
Sürelerin doğru eşleştirilmesi şıkların elenmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Disiplin Süreçleri ve Hak Arama Süreleri

İpuçları

1
Disiplin cezalarında hak arama yolları ve bu yolların süreleri genellikle özel kanunlarda düzenlenir.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarının sicilden silinmesi sürelerini ve hangi cezaların sicilden silinemeyeceğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru →

Türk hukuk sisteminde kamu hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan personelin statüleri ve çalışma koşulları Devlet Memurları Kanunu ile çerçevelenmiştir. Kanun, kamu hizmetlerinin hangi tür görevliler eliyle yürütüleceğini "İstihdam Şekilleri" başlığı altında kesin olarak belirlemiştir. **Buna göre, güncel mevzuat hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 657657 sayılı Kanun'da sayılan istihdam şekillerinden biri değildir?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçici personel

Cevap

Geçici personel (4/C) statüsü artık bir istihdam şekli değildir.
Geçici personel statüsü (4/C4/C), 657657 sayılı Kanun'da daha önce yer alan ancak 20172017 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle tamamen kaldırılan bir kategoridir. Günümüzde kamu hizmetleri sadece memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle yürütülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İstihdam şekillerini belirleyen yasal dayanağı hatırla.
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 44. maddesi kamu hizmetlerinin yürütülme biçimlerini düzenler.
Yasal statülerin güncelliğini kontrol etmek için ana kanun maddesine bakılmalıdır.
2
Güncel kategorileri listele.
Yasa; Memurlar, Sözleşmeli Personel ve İşçiler olmak üzere üç ana grup saymaktadır.
Mevcut sistemde kamu hizmetleri bu üç kanal üzerinden gördürülür.
3
Kaldırılan statüleri kontrol et.
Geçici personel (4/C4/C) statüsünün 20172017 yılında yasal olarak sona erdiği ve artık müstakil bir kategori olmadığı görülür.
KPSS'de sıkça sorulan bu 'tuzak' bilgi, personelin sözleşmeli statüye aktarılmasıyla sonuçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Kamu İstihdam Şekilleri

İpuçları

1
657657 sayılı Kanun'un 44. maddesinde sayılan üç temel başlığı düşünün.
2
20172017 yılında yapılan büyük bir değişiklikle, personelin haklarını korumak amacıyla bir statü tamamen iptal edilmiştir.
3
Eskiden 4/C4/C olarak bilinen 'Geçici Personel' artık bir istihdam şekli sayılmamaktadır.

Daha Fazla Pratik

İstihdam şekilleri ile 'Memuriyetin Temel İlkeleri' (Liyakat, Kariyer, Sınıflandırma) arasındaki farkı çalışmak faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 29Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında düzenlenen "devlet memurluğundan çıkarma" cezasına ilişkin soruşturma ve karar süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek Disiplin Kurulu, kendisine sunulan çıkarma cezası teklifini yerinde görmediği takdirde, cezayı hafifleterek memura bir alt ceza verilmesi yönünde değiştirerek onaylama yetkisine sahiptir.

Cevap

Yüksek Disiplin Kurulu'nun disiplin cezası teklifini değiştirerek onaylama yetkisi bulunmamaktadır; kurul sadece teklifi kabul veya reddetmekle yetkilidir.
Doğru olan seçenek, Yüksek Disiplin Kurulu'nun cezayı hafifleterek onaylama yetkisinin olmadığını belirtmelidir. 657657 sayılı Kanun'un 128128. maddesine göre; 'Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder.' Kurul teklifi reddederse, amir dosyayı devralıp başka bir ceza verebilir ancak kurulun kendisi cezayı doğrudan 'Kademe ilerlemesinin durdurulması' gibi bir alt cezaya çeviremez.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplin kurullarının karar yetkisini analiz et
Kurulların cezayı hafifletme yetkisi yoktur
657657 sayılı Kanun'un 128128. maddesi disiplin kurullarının sadece kabul veya ret kararı verebileceğini emreder.
2
Karar sürelerini kontrol et
Yüksek Disiplin Kurulu için 66 aylık süre geçerlidir
Yüksek Disiplin Kurulu en ağır cezayı görüştüğü için daha uzun bir inceleme süresine sahiptir.
3
Ret sonrası süreci değerlendir
1515 günlük ek süre tespit edildi
Ret kararından sonra disiplin amirinin takdir yetkisi devam eder ancak bu yetki 1515 günle sınırlıdır.

Anahtar Kavram

Yüksek Disiplin Kurulu Karar Usulü ve Yetkileri

İpuçları

1
Disiplin kurullarının amirler gibi ceza takdir etme (hafifletme veya artırma) yetkisi olup olmadığını düşünün.
2
Yüksek Disiplin Kurulu bir dosya önüne geldiğinde sadece 'Evet' veya 'Hayır' diyebilir; dosyayı revize edemez.
3
Kanun'un 128128. maddesi kurulların yetkisini 'Kabul veya Ret' ile sınırlandırmıştır.

Daha Fazla Pratik

Disiplin soruşturmalarında zamanaşımı sürelerini (11 ay, 66 ay, 22 yıl) ve disiplin cezalarına karşı itiraz mercilerini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 44. maddesinde düzenlenen istihdam şekilleri arasında yer alan; özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren işlerde, kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde geçici olarak çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu görevlisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmeli Personel

Cevap

Sözleşmeli Personel
Sözleşmeli personel, 657657 sayılı Kanun'un 4/B4/B maddesi uyarınca; kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde istihdam edilen kişidir.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki istihdam türlerini hatırla.
Kanun; memur, sözleşmeli personel ve işçi olmak üzere üç temel istihdam türü belirlemiştir.
İstihdam türlerinin özelliklerini ayırt etmek soruyu çözmek için gereklidir.
2
Soruda verilen 'özel meslek bilgisi', 'geçici çalışma' ve 'işçi sayılmama' kriterlerini analiz et.
Bu kriterler tam olarak 4/B maddesindeki sözleşmeli personel tanımıyla örtüşmektedir.
Memur 'asli ve sürekli', işçi ise 'sözleşme serbestisi' temellidir; sözleşmeli personel ise bu ikisinin arasındadır.

Anahtar Kavram

Kamu İstihdam Türleri (4/A, 4/B, 4/D)

İpuçları

1
Bu kamu görevlisi statüsü, memurlar gibi atama ile değil, sözleşme ile göreve başlar.
2
Kanunda 4/B maddesi olarak bilinen bu grup, genellikle KPSS puanı ile merkezi yerleştirme veya kurumsal mülakatlarla alınır.
3
Özellikle 'geçici işler' ve 'özel ihtisas' anahtar kelimeleri bu statüyü memuriyetten ayırır.

Daha Fazla Pratik

Memur, Sözleşmeli Personel ve İşçi arasındaki farkları gösteren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsin.
Tahmini Süre:45s
Soru 31Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı" başlıklı 2828. maddesi uyarınca; bir devlet memurunun aşağıdaki faaliyetlerden hangisini gerçekleştirmesi, bu yasağın istisnaları kapsamında yer aldığı için kanunen mümkündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üyesi olduğu yapı, kalkınma ve tüketim kooperatiflerinin yönetim veya denetim kurullarında görev alması

Cevap

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurullarında görev alabilmeleri ticaret yasağının istisnasıdır.
Devlet Memurları Kanunu'nun 2828. maddesine göre; memurlar genel olarak ticaret yapamaz ve şirket yöneticisi olamazlar. Ancak, üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurullarında görev almaları bu yasağın dışında tutulmuştur. Bu nedenle kooperatif yönetimiyle ilgili faaliyet yasaldır.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Kanun'un 2828. maddesindeki genel kuralı belirle.
Memurlar; tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamaz, şirketlerin yönetim/denetim kurullarında görev alamazlar.
Memurların tarafsızlığını ve mesai sadakatini korumak için ticari faaliyetler yasaklanmıştır.
2
Kanun metnindeki özel istisnaları analiz et.
Yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile yardım sandıkları bu yasağın dışındadır.
Bu tür kuruluşlar sosyal amaçlı veya yardımlaşma esaslı olduğu için memurların yönetimine izin verilmiştir.
3
Seçenekleri bu istisna ile karşılaştır.
Kooperatif yönetiminde görev alma seçeneği doğrudan istisna metnine uygundur.
Diğer seçenekler ya doğrudan ticaret sayılır ya da kanunun açıkça yasakladığı şirket ortaklık türleridir.

Anahtar Kavram

Memurların Ticaret Yasağı ve İstisnaları

İpuçları

1
Memurlar genel olarak ticaret yapamazlar ancak bazı sosyal ve yardımlaşma amaçlı kuruluşların yönetiminde bulunabilirler.
2
657657 sayılı Kanun'un 2828. maddesi memurların anonim şirketlere ortak olmasına izin verirken yönetimlerine izin vermez; ancak kooperatifler için farklı bir kural vardır.
3
Yapı ve tüketim kooperatifleri memurların en sık istisna kapsamında yer aldığı kuruluşlardır.

Daha Fazla Pratik

Memurların anonim şirketlerdeki pay sahipliği ile yönetim kurulu üyeliği arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 32Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiilin işlenmesi durumunda; ilgili memurun öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği derecenin son kademesinde bulunması hâlinde uygulanacak yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Brüt aylığından 1/41/4 ile 1/21/2 oranında kesinti yapılır ve bu durumun tekerrüründe görevine son verilir.

Cevap

Brüt aylıktan 1/41/4 ile 1/21/2 oranında kesinti yapılması ve tekerrüründe görevine son verilmesi gerekir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin son fıkrasına göre; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiil işleyen memur, eğer yükselebileceği derecenin son kademesinde ise, brüt aylığının 1/41/4'ü ile 1/21/2'si arasında bir kesinti yapılır. Ayrıca bu memur aynı cezayı gerektiren bir fiili tekrar işlerse (tekerrür), devlet memurluğundan çıkarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin gerektirdiği asıl cezayı tespit et.
Kademe ilerlemesinin durdurulması.
Soruda fiilin bu cezayı gerektirdiği açıkça belirtilmiştir.
2
Memurun kademe durumunu analiz et.
Memur öğrenim durumu itibarıyla gelebileceği son kademededir.
Teknik olarak ilerletilecek bir kademe kalmadığı için cezanın uygulanma kabiliyeti kalmamıştır.
3
657 sayılı DMK Madde 125'teki istisnai hükmü uygula.
Brüt aylıktan 1/41/4 ile 1/21/2 arasında kesinti yapılması.
Kanun koyucu, cezanın cezasız kalmaması için bu durumlarda mali bir yaptırım ve tekrarlanması halinde memuriyetten çıkarma şartı getirmiştir.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında İnfaz İstisnası (Son Kademe Durumu)

İpuçları

1
Cezanın uygulanacağı memurun yükselebileceği daha ileri bir kademesi kalmamıştır.
2
Kanun bu durumda cezanın 'maaş kesintisine' dönüşmesini öngörür ancak bu kesinti 'aylıktan kesme' cezasından farklı oranlardadır.
3
Bu özel durumda brüt aylığın yarısına kadar (1/21/2) kesinti yapılabilir ve fiilin tekrarı memuriyetin sona ermesine yol açar.

Daha Fazla Pratik

657 sayılı DMK'da disiplin cezalarında 'tekerrür' (aynı cezanın tekrarı) ve 'alt ceza' uygulama şartlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bir memurun, 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasını gerektiren bir disiplin suçunu 02.01.202402.01.2024 tarihinde işlediği, yetkili amirin ise bu durumu 15.01.202415.01.2024 tarihinde öğrendiği varsayıldığında; bu olayda gerçekleştirilen aşağıdaki işlemlerden hangisi hukuka uygun bir disiplin süreci teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amir tarafından ilgiliye kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi

Cevap

Disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amir tarafından ilgiliye kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi seçeneği hukuken doğrudur.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, usule uygun bir soruşturma sürecinden sonra ilgili disiplin kurulunun olumlu kararının alınması ve bu karara istinaden atamaya yetkili amirin onay vermesiyle tesis edilir. Bu süreçte tüm zamanaşımı ve savunma sürelerine riayet edilmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma açma zamanaşımını kontrol et
Fiilin öğrenilmesinden itibaren 11 ay içinde soruşturma başlamalıdır.
657657 sayılı Kanun Madde 127127 uyarınca bu süre hak düşürücüdür.
2
Savunma süresini kontrol et
Memura en az 77 gün savunma süresi tanınmalıdır.
Savunma hakkı anayasal bir hak olup Madde 130130 ile asgari süre belirlenmiştir.
3
Ceza verme yetkisini ve usulünü kontrol et
Disiplin kurulu kararı + Atamaya yetkili amir onayı gereklidir.
Madde 126126 uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulmasında amir tek başına yetkili değildir.
4
Ceza verme zamanaşımını kontrol et
Fiilin işlenmesinden itibaren en geç 22 yıl içinde ceza verilmelidir.
Madde 127127 uyarınca olay tarihinden itibaren 22 yıl geçince ceza yetkisi düşer.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında Usul ve Zamanaşımı

Daha Fazla Pratik

Yüksek Disiplin Kurulu'nun memurluktan çıkarma teklifini reddetmesi halinde uygulanacak 15 günlük özel süreyi inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Disiplin cezalarında 'kim, ne kadar sürede, hangi yetkiyle' tablosu oluşturarak her bir seçeneği bu tabloya göre filtreleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 34Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 33. maddesinde düzenlenen temel ilkelerden biri olan; devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanının sağlanmasını ifade eden ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kariyer

Cevap

657 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan, memura sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sunan ilke Kariyer ilkesidir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca Kariyer ilkesi; memurların sınıfları içinde eğitim ve yetişme şartlarına uygun olarak en üst derecelere kadar yükselme imkanına sahip olmasını öngörür.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun'un temel ilkelerini belirle.
657 sayılı Kanun'un 3. maddesinde üç temel ilke vardır: Sınıflandırma, Kariyer ve Liyakat.
Soru kökündeki tanımın hangi yasal çerçeveye ait olduğunu anlamak için.
2
Verilen tanımı analiz et.
"Sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı" ifadesi Kariyer ilkesinin yasal tanımıdır.
Kavramlar arasındaki farkı ayırt etmek için yasal tanımları eşleştirmek gerekir.
3
Diğer seçenekleri ele.
Liyakat yetenekle, sınıflandırma işin niteliğiyle ilgilidir; Güvence ve Sadakat ise bu maddedeki temel ilkelerden değildir.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Temel İlkeleri

İpuçları

1
657 sayılı Kanun'un 3. maddesinde sadece üç temel ilke sayılmıştır.
2
Bu ilke memurun mesleki gelişimini ve dereceler arası dikey hareketliliğini garanti altına alır.

Daha Fazla Pratik

Liyakat ilkesinin tanımını kariyer ilkesiyle karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi usulü ve süreleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 55 yıl sonra ilgili memur, atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini talep edebilir.

Cevap

Uyarma ve kınama cezalarının silinmesi için 5 yıl geçmesi ve atamaya yetkili amire başvurulması gerekir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 133. maddesine göre; uyarma ve kınama cezalarında 5 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında ise 10 yıl geçtikten sonra memur, atamaya yetkili amire başvurarak cezanın silinmesini talep edebilir. Bu talep üzerine amir, memurun bu süre içindeki hal ve hareketlerini değerlendirerek silme kararı verebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cezanın türünü belirle.
Uyarma ve kınama cezaları hafif nitelikli, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesi ise daha ağır nitelikli disiplin cezalarıdır.
Kanun, cezanın ağırlığına göre farklı silinme süreleri öngörmüştür.
2
Kanuni süreleri kontrol et.
Uyarma ve kınama için 55 yıl; aylıktan kesme ve kademe ilerlemesi için 1010 yıl beklenmelidir.
657 sayılı DMK Madde 133 hükmü bu süreleri kesin olarak belirlemiştir.
3
Başvuru şartını ve makamını teyit et.
Süre dolduktan sonra 'atamaya yetkili amire' yazılı başvuru yapılmalıdır; silinme işlemi kendiliğinden (resen) yapılmaz.
İdarenin, memurun bu süre içindeki hal ve hareketlerini değerlendirme yetkisi bulunmaktadır.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarının Özlük Dosyasından Silinmesi (657 DMK Md. 133)

İpuçları

1
Cezaların ağırlığına göre bekleme sürelerinin (5 ve 10 yıl) değiştiğini ve silme işleminin yetkili makama başvuru gerektirdiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının silinmesinde 'Disiplin Kurulu Görüşü' alınmasının zorunlu olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 36Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurların disipline aykırı fiil ve halleri için uygulanan yaptırımlar derecelerine göre sınıflandırılmıştır. Kanunda bu cezaların hangi makamlar tarafından verileceği de yetki paylaşımı esasına göre düzenlenmiştir. Buna göre, bir devlet memuru hakkında uygulanacak olan "Kademe İlerlemesinin Durdurulması" cezasını vermeye yetkili merci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amir

Cevap

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amir tarafından verilir.
Doğru cevap, disiplin kurulunun kararı ve atamaya yetkili amirin onayını içeren seçenektir. 657657 sayılı Kanun'un 126126. maddesi uyarınca, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası disiplin amiri tarafından teklif edilir, disiplin kurulunca karara bağlanır ve atamaya yetkili amir tarafından uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplin cezası türünü ve ağırlığını analiz etmek
Kademe ilerlemesinin durdurulması, uyarma, kınama ve aylıktan kesmeden daha ağır; memurluktan çıkarmadan ise daha hafif bir cezadır.
Ceza ağırlığı, yetkili merciyi belirleyen temel unsurdur.
2
657657 sayılı Kanun'un 126126. maddesindeki yetki kurallarını uygulamak
Hafif cezalar amirce, orta seviyedeki kademe durdurma cezası kurul kararı + amir onayıyla, en ağır ceza ise yüksek kurulca verilir.
Kanun koyucu, ağır yaptırımları tek bir amirin inisiyatifinden çıkarıp kurulların incelemesine tabi tutmuştur.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında Yetkili Merciler

İpuçları

1
Disiplin cezalarında yetki, cezanın ağırlığı arttıkça amirden kurullara doğru kayar.
2
Kademe ilerlemesinin durdurulması orta ağırlıkta bir ceza olduğu için hem bir kurul kararı hem de bir amir onayı gerektirir.
3
657657 sayılı Kanun'un 126126. maddesine göre bu ceza için kurum disiplin kurulu ile atamaya yetkili amir birlikte çalışır.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarına karşı itiraz sürelerini ve hangi cezalara karşı yargı yolunun açık olduğunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Cezaları basitten ağıra sıralayarak yetkiyi eşleştirebilirsiniz: 1-2-3 (Amir), 4 (Kurul + Amir), 5 (Yüksek Kurul).
Tahmini Süre:45s
Soru 37Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında, kamu hizmetinin selameti açısından görevi başında kalmasında sakınca görülen memurlar hakkında uygulanan "görevden uzaklaştırma" müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevden uzaklaştırılan memurlara bu süre içerisinde aylıklarının üçte ikisi ödenir ve durumun devamı her iki ayda bir yetkili amirlerce gözden geçirilir.

Cevap

Görevden uzaklaştırılan memurlara bu süre içerisinde aylıklarının üçte ikisi ödenir ve durumun devamı her iki ayda bir yetkili amirlerce gözden geçirilir.
Doğru ifade, memurun bu süreçte mali olarak tamamen mağdur edilmemesi için aylığının üçte ikisinin ödendiğini ve idarenin bu tedbiri her iki ayda bir zorunlu olarak gözden geçirmesi gerektiğini belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Görevden uzaklaştırmanın hukuki niteliğini belirle.
İhtiyati tedbir.
Bu işlem bir disiplin cezası değil, soruşturmanın selameti için uygulanan geçici bir güvenlik önlemidir.
2
Mali haklar üzerindeki etkisini hesapla.
Aylığın 2/32/3'ü ödenir.
Memurun geçimini sağlaması için tam kesinti yapılmaz; ancak görevde olmadığı için 1/31/3 oranında kesinti uygulanır.
3
Denetim ve süre sınırlamalarını kontrol et.
Her 22 ayda bir inceleme yapılır.
Tedbirin keyfi olarak uzatılmasını önlemek amacıyla periyodik gözden geçirme zorunluluğu vardır.

Anahtar Kavram

Görevden Uzaklaştırma Tedbiri ve Mali Haklar

İpuçları

1
Görevden uzaklaştırmanın bir 'ceza' mı yoksa 'tedbir' mi olduğunu hatırlayın.
2
Açıkta kalan memura yapılan ödeme oranını düşünün (1/21/2 mi, 2/32/3 mü, yoksa hiç mi?)
3
Tedbirin devam edip etmeyeceğinin ne kadar sürede bir kontrol edilmesi gerektiğini düşünün; genellikle bu süreler çift rakamlı aylardır.

Daha Fazla Pratik

Memurların disiplin cezalarına karşı yargı yolunun açık olup olmadığını ve hangi cezaların istisna (eğer varsa) teşkil ettiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, görevinden istifa eden (çekilen) veya çekilmiş sayılan devlet memurlarının yeniden memurluğa alınabilmeleri için belirli sürelerin geçmesi gerekmektedir. Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde ilgili kişi "hiçbir surette" bir daha devlet memurluğuna alınamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki memurların, çekilme istekleri kabul edilmeden veya yerine atanacaklar gelip işe başlamadan görevlerini bırakmaları

Cevap

Olağanüstü hal, seferberlik, savaş hali veya afet bölgelerinde görev yapan memurların, usulüne uygun çekilme prosedürüne uymadan görevlerini bırakmaları durumunda bir daha memuriyete dönmeleri mümkün değildir.
Doğru seçenek, 657657 sayılı Kanun'un 9696 ve 9797. maddelerinin birleşik hükmüdür. Olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki devlet memurları, çekilme istekleri kabul edilmeden veya yerine atanacaklar gelip işe başlamadan görevlerini bırakırlarsa, Kanun'un 9797. maddesinin son fıkrası uyarınca bir daha devlet memurluğuna alınamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
657657 Sayılı DMK'nın 9494 ile 9797. maddeleri arasındaki 'Memurluğun Sona Ermesi' ve 'Yeniden Atanma' hükümlerini analiz et.
İstifa (çekilme) ve çekilmiş sayılma durumlarına göre farklı bekleme süreleri (66 ay, 11 yıl, 33 yıl) belirlendiği görülür.
Hukuki yaptırımın ağırlığını belirleyen özel durumları ayırt etmek gerekir.
2
Kanun'un 9696. maddesinde yer alan 'Olağanüstü yönetim hallerinde çekilme usulü' başlığını incele.
OHAL, savaş veya afet durumlarında yerine birisi gelmeden görevi bırakmanın mutlak bir yasak doğurduğu saptanır.
Kamu hizmetinin sürekliliği ilkesinin bu kritik dönemlerde ihlal edilmesi en ağır yaptırımı gerektirir.
3
9797. maddenin son fıkrasını değerlendir.
9696. maddeye aykırı hareket edenlerin 'hiçbir surette' memuriyete alınmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Diğer tüm seçeneklerde süreli bir yasak varken, bu durumda yasak süreklidir.

Anahtar Kavram

Memurluktan Çekilme (İstifa) ve Yeniden Atanma Yasakları

İpuçları

1
Kamu hizmetinin sürekliliği, devletin en zor zamanlarında (savaş, afet, OHAL) daha da önem kazanır.
2
Normal istifa usullerine uyulmadığında genellikle 11 veya 33 yıllık bekleme süreleri uygulanır; ancak 'hiçbir surette' ifadesi en ağır yaptırımı işaret eder.

Daha Fazla Pratik

İstifa sonrası geri dönüş sürelerini (66 ay, 11 yıl, 33 yıl) bir tablo halinde özetleyerek çalışmak, bu tür karmaşık soruları çözmeyi kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru →

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yapan bir devlet memuru, işlemiş olduğu disipline aykırı bir fiil nedeniyle yetkili disiplin amiri tarafından "Uyarma" cezası ile tecziye edilmiştir. Bu memurun söz konusu disiplin cezasına karşı başvurabileceği yollar ve yargısal denetim süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'da yapılan düzenleme uyarınca; uyarma ve kınama cezaları da dahil olmak üzere, devlet memurlarına verilen tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır.

Cevap

Anayasa'nın 129. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, uyarma ve kınama cezaları da dahil olmak üzere tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. 2010 yılında yapılan halkoylamasıyla kabul edilen anayasa değişikliği öncesinde uyarma ve kınama cezaları yargı denetimi dışındaydı; ancak mevcut durumda en hafif disiplin cezası olan uyarma cezasına karşı dahi idari yargıda iptal davası açılabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplin cezasının türünü belirle.
Ceza 'Uyarma' cezasıdır.
Soruda verilen somut olaydaki yaptırımı netleştirmek için.
2
Anayasal düzenlemeyi hatırla.
2010 Anayasa değişikliği ile Article 129/3 hükmü 'Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz' şekline dönüştürülmüştür.
Hukuk devleti ilkesi gereği idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olduğunu teyit etmek için.
3
Seçenekleri anayasal kural ile karşılaştır.
Uyarma ve kınama cezaları için geçmişte uygulanan yargı yasağının artık geçerli olmadığı sonucuna varılır.
Doğru hukuki statüyü tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında Yargı Yolu
Soru 40Soru →

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 33. maddesinde, devlet memurluğu sisteminin üzerine inşa edildiği ve memurluk mesleğinin temelini oluşturan üç ana ilke belirlenmiştir. Bu ilkeler; memurların görevlerine göre ayrılmasını, meslekte ilerlemesini ve göreve alınırken sadece yeteneğin esas alınmasını hedefler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 657657 sayılı Kanun'da sayılan bu "temel ilkeler"den biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Liyakat

Cevap

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun temel ilkelerinden biri olan liyakat, kamu hizmetlerine girişte ve yükselmede yeteneği esas alan sistemdir.
Liyakat ilkesi, kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerlemeyi ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin güvenli bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır. Bu kavram, 657657 sayılı Kanun'un 33. maddesinde açıkça 'temel ilke' olarak belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 33. maddesini hatırlayın.
Kanunda 'Temel İlkeler' başlığı altında üç kavram sayılmaktadır.
Sistemin hangi esaslar üzerine kurulu olduğunu belirlemek için bu maddeye bakılmalıdır.
2
Bu üç temel ilkeyi (Sınıflandırma, Kariyer, Liyakat) seçeneklerle karşılaştırın.
Seçeneklerde sadece 'Liyakat' bu üçlü arasında yer almaktadır.
Liyakat, memurluğun yetenek ve başarı üzerine kurulmasını sağlayan temel esastır.

Anahtar Kavram

657 Sayılı DMK Temel İlkeleri (Sınıflandırma, Kariyer, Liyakat)

İpuçları

1
Bu soruyu çözmek için 657657 sayılı Kanun'un sadece 33. maddesinde sayılan üç temel kavramı hatırlamanız yeterlidir.
2
Söz konusu ilkeler; memurların yeteneklerine göre işe alınması (Liyakat), rütbece yükselmesi (Kariyer) ve görevlerine göre gruplanması (Sınıflandırma) ile ilgilidir.
3
Kanundaki üçleme şudur: Sınıflandırma, Kariyer ve Liyakat. Seçeneklerde bu üçünden hangisi var?

Daha Fazla Pratik

Diğer iki temel ilke olan 'Sınıflandırma' ve 'Kariyer' kavramlarının tanımlarını inceleyerek aralarındaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 4Sonraki