Kolektif Şirketler

26 soru

Soru 1Soru

Kolektif şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı sorumluluğuna ve bu süreçte sahip oldukları savunma (def'i) haklarına ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolektif şirket alacaklıları, şirket borcu için şirketle birlikte ortaklar aleyhine de dava açabilirler; ancak şirket aleyhine yapılan icra takibi semeresiz kalmadıkça veya şirket sona ermiş olmadıkça ortaklar aleyhine icra takibi yapılamaz.

Cevap

Doğru cevap, alacaklıların şirketle birlikte ortaklara dava açabileceğini ancak icra takibi için öncelikle şirkete başvurunun sonuçsuz kalması gerektiğini belirten ifadedir.
Türk Ticaret Kanunu m. 237/1237/1 uyarınca kolektif şirket alacaklıları, şirket borcu için şirket tüzel kişiliği ile ortakları aynı davada birlikte dava edebilirler. Ancak icra (takip) aşamasında, şirket aleyhine yapılan takip semeresiz kalmadıkça (borç şirketten tahsil edilemedikçe) veya şirket sona ermiş olmadıkça ortağın şahsi malvarlığına başvurulamaz. Bu kural ortağın sorumluluğunun ikinci dereceden (subsidiyer) olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluk sırasının tespiti
Kolektif şirket ortaklarının borçlardan sorumluluğunun 'ikinci dereceden' (subsidiyer) olduğu belirlendi.
Türk Ticaret Kanunu m. 237237 uyarınca, alacaklıların doğrudan ortağa icra takibi yapabilmesi için şirket aleyhindeki takibin sonuçsuz kalması şarttır.
2
Dava ve takip ayrımının analizi
Alacaklıların şirketle birlikte ortağı da dava edebileceği, ancak takibin ertelendiği saptandı.
Kanun koyucu, alacağın varlığının tespiti için dava açılmasına izin verirken, ortağın şahsi malvarlığına el atılmasını şirkete başvurunun başarısızlığına bağlamıştır.
3
Savunma haklarının kapsamının incelenmesi
Ortağın hem kişisel hem de şirkete ait def'ileri ileri sürebileceği teyit edildi.
Türk Ticaret Kanunu m. 237/2237/2 maddesi, ortağın şahsi savunmaları yanında şirketin sahip olduğu savunmaları da kullanabileceğini emreder.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Ortağın İkinci Dereceden (Subsidiyer) Sorumluluğu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Ortakları (A), (B) ve (C) olan bir kolektif şirkette, şirket sözleşmesiyle (A) ve (B) şirketi temsile yetkili kılınmıştır. Şirket sözleşmesine konulan ve ticaret siciline tescil ile ilan edilen bir maddeye göre; "Temsilciler, şirket adına 1.000.0001.000.000 TL'yi aşan işlemler için diğer tüm ortakların yazılı onayını almak zorundadır." Temsilci (A), diğer ortakların onayını almadan şirket adına üçüncü bir kişiyle 1.500.0001.500.000 TL tutarında bir ticari alım sözleşmesi imzalamıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu işlemin hukuki sonucuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miktar sınırlaması tescil ve ilan edilmiş olsa dahi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, yapılan sözleşme şirketi bağlar.

Cevap

Miktar sınırlaması tescil ve ilan edilmiş olsa dahi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, yapılan sözleşme şirketi bağlar.
Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin kapsamı ve sınırlandırılması TTK m. 233'te düzenlenmiştir. Kanun koyucu, ticari hayatın akışını ve üçüncü kişilerin güvenini korumak amacıyla temsil yetkisinin ancak iki şekilde sınırlandırılabileceğini ve bu sınırlandırmaların tescil/ilan edilmesi halinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini hükme bağlamıştır. Bu haller: 1) Temsil yetkisinin sadece bir şubeye özgülenmesi, 2) Temsil yetkisinin birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması (birlikte temsil). Soruda bahsi geçen miktar (parasal) sınırlaması bu iki istisna arasında yer almadığından, ticaret siciline tescil edilmiş olsa dahi iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamaz ve yapılan işlem şirketi borç altına sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki şirket türünün ve temsil yetkisine getirilen kısıtlamanın mahiyetinin saptanması.
Kolektif şirket ve miktar (parasal) sınırlaması.
Soruda temsilcilerin 1.000.0001.000.000 TL üzerindeki işlemler için onay alması gerektiği belirtilerek bir parasal limit getirilmiştir.
2
Parasal sınırlamanın üçüncü kişilere karşı geçerliliğinin Türk Ticaret Kanunu (TTK) çerçevesinde incelenmesi.
Şirketin yapılan işlemle bağlı olduğunun kabul edilmesi.
TTK m. 233 uyarınca temsil yetkisinin sınırlandırılması iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ancak yetkinin bir şubeye özgülenmesi veya birlikte kullanılması (birlikte temsil) halinde hüküm ifade eder. Miktar sınırlaması bu iki halden biri olmadığı için tescil edilse dahi üçüncü kişileri bağlamaz.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin kaldırılması (azli) usulünü ve bunun tescilinin etkilerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Üç ortak bir araya gelerek kolektif şirket kurmak amacıyla şirket sözleşmesini hazırlamış ve noter huzurunda imzalamışlardır. Ancak sözleşme henüz ticaret siciline tescil ve ilan edilmeden önce, ortaklardan biri şirket adına bir ticari mal alımı gerçekleştirmiş ve borçlanmıştır. Şirketin henüz tüzel kişilik kazanmadığı bu aşamada doğan borçla ilgili ortakların hukuki sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklar, tescilden önce şirket adına girişilen yükümlülüklerden dolayı üçüncü kişilere karşı adi şirket hükümlerine göre doğrudan, sınırsız ve müteselsilen sorumludur.

Cevap

Ortakların, tescilden önce şirket adına girişilen yükümlülüklerden dolayı üçüncü kişilere karşı adi şirket hükümlerine göre doğrudan, sınırsız ve müteselsilen sorumlu oldukları seçenek doğrudur.
Kolektif şirketler, ticaret siciline tescil edilmeleriyle tüzel kişilik kazanırlar. Tescilden önceki dönemde ortaklık, Türk Borçlar Kanunu'ndaki adi şirket hükümlerine tabidir. Adi şirketlerde ise ortaklar, ortaklık adına yapılan işlemlerden dolayı üçüncü kişilere karşı doğrudan ve müteselsilen sorumludur. Kolektif şirkete özgü olan 'önce şirkete, sonra ortağa başvurulması' (ikinci dereceden sorumluluk) kuralı ancak tescil gerçekleştikten sonra doğan borçlar için geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tescil öncesi hukuki statünün belirlenmesi
Tescilden önce kolektif şirket henüz tüzel kişilik kazanmamıştır ve 'Adi Şirket' olarak kabul edilir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticaret şirketleri ancak ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanırlar.
2
Sorumluluk türünün tespiti
Adi şirket hükümlerine göre ortaklar, şirket borçlarından dolayı doğrudan ve müteselsilen sorumludur.
Tüzel kişilik olmadığından 'ikinci dereceden (subsidiary)' sorumluluk kuralı işlemez; alacaklı doğrudan ortaklara gidebilir.
3
Sonuçlandırma
Ortaklar tescil öncesi borçlar için sınırsız, doğrudan ve müteselsil sorumluluk altındadır.
TTK m. 214 uyarınca tescil öncesi işlemlerden doğan sorumluluk doğrudan ve müteselsildir.

Anahtar Kavram

Kolektif şirketlerde tüzel kişiliğin tescil ile kazanılması ve tescil öncesi işlemlerden doğan doğrudan müteselsil sorumluluk.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Kolektif şirket alacaklılarının, şirket borçları nedeniyle şirket ortaklarına başvurma usulü ve ortakların sorumluluk statüsü ile ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket alacaklıları, şirket tüzel kişiliğine karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmadıkça veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş olmadıkça, şirket borçları için doğrudan doğruya ortağa başvuramazlar.

Cevap

Kolektif şirket alacaklıları, şirket aleyhine yapılan takip semeresiz kalmadıkça veya şirket sona ermedikçe doğrudan ortağa başvuramazlar; çünkü ortakların sorumluluğu ikinci dereceden, müteselsil ve sınırsızdır.
Doğru olan seçenek, kolektif şirket ortaklarının sorumluluğunun 'ikinci dereceden' olduğunu, yani alacaklının ancak şirket tüzel kişiliğinden tahsilat yapamadığında veya şirket hukuken sona erdiğinde ortakların şahsi malvarlığına gidebileceğini belirten ifadedir. Bu durum TTK 237. maddede açıkça düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketin tüzel kişiliğini değerlendir.
Kolektif şirket tescil ile tüzel kişilik kazanır ve kendi borçlarından dolayı birinci derecede sorumludur.
Şirketin hak ehliyeti ve borçlanma yeteneği tüzel kişilikten kaynaklanır.
2
Ortakların sorumluluk derecesini belirle.
Ortakların sorumluluğu 'ikinci dereceden' (subsidier) sorumluluktur.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 237 uyarınca, şirket tüzel kişiliğine öncelik tanınmıştır.
3
Ortaklara başvurma şartlarını analiz et.
Alacaklının ortağa gidebilmesi için ya şirket aleyhine yapılan icra takibi sonuçsuz kalmalı (semere alınamamalı) ya da şirket sona ermiş olmalıdır.
Bu şartlar gerçekleştiğinde sorumluluk müteselsil ve sınırsız hale gelir.

Anahtar Kavram

Kolektif şirket ortaklarının ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil sorumluluğu.
Soru 5Soru

Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, kolektif şirketlerde temsil yetkisinin kapsamı ve bu yetkinin sınırlandırılmasının üçüncü kişilere karşı etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsil yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin olarak; yetkinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasredilmesine veya birlikte temsil edilmesine dair kayıtlar dışındaki kısıtlamalar, ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olsalar dahi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez.

Cevap

Temsil yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin olarak; yetkinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasredilmesine veya birlikte temsil edilmesine dair kayıtlar dışındaki kısıtlamalar, ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olsalar dahi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez.
Doğru seçenek, Türk Ticaret Kanunu'nun 233. maddesinin 2. fıkrasını tam olarak yansıtmaktadır. Kolektif şirketlerde temsil yetkisi oldukça geniş tutulmuş olup, üçüncü kişilerin korunması amacıyla bu yetkiye getirilecek miktar veya benzeri kısıtlamaların tescil edilse bile iyiniyetli kişilere karşı ileri sürülemeyeceği emredici bir hüküm olarak düzenlenmiştir. Sadece 'birlikte temsil' (iki imza kuralı gibi) ve 'işlerin bir şubeye hasredilmesi' durumları istisnadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin kapsamını belirle.
TTK 233/1 uyarınca temsil yetkisi, işletme konusuna giren her türlü işlemi kapsar.
Temsil yetkisinin yasal sınırlarını anlamak için önce kapsamın bilinmesi gerekir.
2
Temsil yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin TTK 233/2 hükmünü analiz et.
Üçüncü kişilere karşı sadece iki tür sınırlandırma ileri sürülebilir: Birlikte temsil ve yer (merkez/şube) sınırlaması.
Ticaret hukukunda üçüncü kişilerin korunması ve işlem güvenliği ilkesi gereği sınırlamaların etkisi kanunla sınırlandırılmıştır.
3
Tescil ve ilanın etkisini değerlendir.
Miktar veya konu gibi diğer sınırlandırmalar tescil edilse bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı geçersizdir.
Sicilin olumlu etkisi her türlü kayıt için geçerli olmayıp, sadece kanunun izin verdiği sınırlandırmalar için kurucu/açıklayıcı etki gösterir.

Anahtar Kavram

Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin sadece 'birlikte temsil' veya 'merkez/şube işlerine hasretme' şeklinde sınırlandırılabilmesi (TTK m. 233/2).

İpuçları

1
Ticaret hukukunda üçüncü kişilerin korunması ve işlem güvenliği esastır.
2
Temsil yetkisinin sınırlandırılmasında hangi kayıtların sicile tescilinin 'iyiniyetli üçüncü kişilere' karşı ileri sürülebileceğini hatırlayın (TTK 233).
3
Kanun sadece birlikte temsil ve yer sınırlamasına (merkez/şube) cevaz verir; miktar gibi kişisel veya diğer kısıtlamalar iyiniyetli kişileri bağlamaz.

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirketlerde ortakların 'ikinci dereceden sorumluluğu' ile 'müteselsil sorumluluğu' arasındaki farkları inceleyerek alacaklıların başvuru sırasını pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya yaklaşırken, 'Üçüncü bir kişi olsaydım, sicile bakıp neyi görmem benim için kesin bir engel teşkil ederdi?' diye düşünmek, miktar gibi her an değişebilecek veya gizli kalabilecek unsurların neden kabul edilmediğini anlamayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Kolektif şirketlerde ortakların şirket borçlarından doğan sorumluluk rejimi, tüzel kişiliğin kazanılması ve alacaklıların başvuru usulleri ile ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu kural olarak fer'i (ikinci derece) nitelikte olsa da; şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi veya iflası hâlinde alacaklılar, şirket aleyhine takip yapma şartı aranmaksızın doğrudan ortaklara başvurabilirler.

Cevap

Şirket borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu fer'i nitelikte olsa da, şirketin sona ermesi veya iflası durumunda alacaklılar doğrudan ortaklara başvurabilirler.
Kolektif şirket ortakları, şirket borçlarından dolayı sınırsız, müteselsil ve ikinci dereceden sorumludur. Ancak Türk Ticaret Kanunu madde 237/2 uyarınca, şirket aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmışsa veya şirket herhangi bir sebeple sona ermişse (iflas dahil), alacaklılar ortakları doğrudan doğruya takip edebilirler. Bu durumda ortağın fer'i sorumluluğu asıl (birinci derece) sorumluluğa dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirket ortaklarının sorumluluk derecesini belirle.
Ortaklar normal şartlarda şirket borçlarından 'ikinci dereceden' (fer'i) sorumludur.
TTK 237/1 uyarınca alacaklıların önce şirketi takip etmesi asıldır.
2
Doğrudan başvuru şartlarını (istisnaları) analiz et.
Şirket aleyhindeki takibin semeresiz kalması veya şirketin sona ermesi/iflası durumunda sorumluluk doğrudan hale gelir.
TTK 237/2 maddesi, tüzel kişiliğin sona ermesi veya aciz durumunda alacaklıyı korumak için doğrudan başvuru hakkı tanır.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirket Ortağının İkinci Derece (Fer'i) Sorumluluğunun İstisnaları
Soru 7Soru

Kolektif şirket kurma iradesiyle hazırlanan şirket sözleşmesinin noter tarafından onaylanmasından sonra, ancak henüz ticaret siciline tescil ve ilan edilmesinden önce, ortaklardan birinin şirket unvanını kullanarak üçüncü bir kişiyle yaptığı ticari sözleşmeden doğan borçlar bakımından ortakların hukuki sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket tescil ile tüzel kişilik kazanacağından, tescil öncesinde yapılan bu işlemden dolayı işlemi yapan ortak ve diğer tüm ortaklar şahsen, doğrudan ve müteselsilen sorumludur.

Cevap

Şirket tescil edilmeden önce tüzel kişilik kazanmadığı için, yapılan işlemlerden dolayı işlemi gerçekleştirenlerle birlikte diğer ortaklar şahsen, doğrudan ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Türk Ticaret Kanunu'na göre kolektif şirket ancak ticaret siciline tescil edildiği anda tüzel kişilik kazanır. Bu tescilden önce, şirket adına girişilmiş olan yükümlülüklerden dolayı işlemi yapanlar ve diğer ortaklar, adi şirket kuralları gereği alacaklılara karşı şahsen, doğrudan ve müteselsilen (zincirleme) sorumlu olurlar. Alacaklının bu aşamada önce şirketi icraya vermesi veya şirketin aciz hâlinde olması gerekmez.

Adım Adım Çözüm

1
Tüzel kişiliğin kazanılma anını belirleme
Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 214 uyarınca kolektif şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.
Şirketin hak ehliyetine sahip olup borçlardan birinci dereceden sorumlu olabilmesi için tüzel kişiliğinin olması gerekir.
2
Tescil öncesi yapılan işlemlerin hukuki niteliğini analiz etme
Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar, bu işlemlerden dolayı şahsen ve müteselsilen sorumludurlar.
Tescil gerçekleşmediği sürece ortada bir ticaret şirketi tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklık 'adi şirket' hükümlerine tabi olur.
3
Ortakların sorumluluk derecesini saptama
Sorumluluk 'ikinci dereceden' (subsidiary) değil, 'birinci dereceden' ve 'doğrudan'dır.
Şirket tescil edilmediği için alacaklının önce şirkete başvurma zorunluluğu (aciz vesikası şartı vb.) bu aşamada doğmaz.

Anahtar Kavram

Tescilin Kurucu Etkisi ve Tescil Öncesi Sorumluluk

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirketlerde tescilden sonra şirkete giren ortakların, kendilerinden önceki borçlardan dolayı sorumluluk statüsünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8Soru

Kolektif şirket ortaklarından (A)’nın şirketi tek başına temsil yetkisinin, şirket işleriyle ilgili 250.000250.000 TL’yi aşan sözleşmeler için sınırlandırıldığı şirket sözleşmesine konulmuş ve bu kısıtlama ticaret siciline tescil edilmiştir. Ortak (A), bu sınırlamaya uymayarak şirket adına üçüncü kişi (D) ile 400.000400.000 TL tutarında bir ticari mal alım sözleşmesi imzalamıştır.

Buna göre, söz konusu işlemin geçerliliği ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket bu sözleşme ile bağlıdır; temsil yetkisinin miktar yönünden sınırlandırılması ticaret siciline tescil edilmiş olsa dahi üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Cevap

Şirket sözleşme ile bağlıdır çünkü temsil yetkisinin miktar yönünden sınırlandırılması tescil edilse bile üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, kolektif şirketlerde (ve diğer ticaret şirketlerinde) temsil yetkisinin miktar yönünden sınırlandırılması, bu husus ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olsa bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek kısıtlamalar sadece temsil yetkisinin birlikte kullanılmasına (birlikte temsil) veya merkezin/bir şubenin işlerine özgülenmesine (şube hasrı) ilişkindir. Bu nedenle şirket, temsilcinin yetkisini aşarak yaptığı 400.000400.000 TL'lik işlemle bağlı kalmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Temsil yetkisinin sınırlandırılması türünün belirlenmesi
Miktar (parasal) kısıtlaması söz konusudur.
Sözleşmede temsilin 250.000250.000 TL ile sınırlandığı belirtilmiştir.
2
TTK 233. ve 371/3. maddelerinin uygulanması
Sadece 'birlikte temsil' veya 'şube/merkez hasrı' kısıtlamaları üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
Kanun, üçüncü kişilerin korunması amacıyla sadece bu iki kısıtlama türünün tesciline hukuki sonuç bağlamıştır.
3
Şirketin sorumluluğunun saptanması
İşlem geçerlidir ve şirketi bağlar.
Miktar kısıtlaması kanunen 'yok' hükmünde kabul edilerek iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Anahtar Kavram

Temsil Yetkisinin Sınırlandırılmasının Üçüncü Kişilere Karşı Etkisi

Daha Fazla Pratik

Birlikte temsil kısıtlamasının tescil edilmesi durumunda işlemin akıbetini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Mobilya üretimi gerçekleştiren bir kolektif şirketin ortağı olan (H), şirketin hammadde tedarikçisi olan (S) firması tarafından, vadesi gelmiş bir borç nedeniyle doğrudan icra takibine maruz kalmıştır. Şirket tüzel kişiliği hâlen aktif olarak ticari faaliyetlerine devam etmekte olup, alacaklı (S) firması şirket hakkında herhangi bir icra takibi başlatmamış veya iflas talebinde bulunmamıştır. Buna göre ortağın, kendisine karşı başlatılan bu takibe karşı ileri sürebileceği temel hukuki savunma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirkete karşı icra takibi yapılıp bu takibin semeresiz kaldığı belgelenmedikçe veya şirket sona ermedikçe doğrudan ortağa başvurulamayacağını savunmak

Cevap

Şirkete karşı icra takibi yapılıp bu takibin semeresiz kaldığı belgelenmedikçe veya şirket sona ermedikçe doğrudan ortağa başvurulamayacağını savunmak
Kolektif şirketlerde ortakların sorumluluğu 'ikinci dereceden'dir. Türk Ticaret Kanunu Madde 237 uyarınca, şirket alacaklıları şirket borçlarından dolayı ortaklara ancak; şirket hakkında yapılan icra takibi semeresiz kalmışsa, şirket herhangi bir sebeple sona ermişse veya şirket hakkında iflas kararı verilmişse başvurabilirler. Olayda bu şartlar gerçekleşmediği için ortak, alacaklının talebine karşı bu savunmayı (borca itirazı) ileri sürebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Şirket türünü ve sorumluluk rejimini belirle
Kolektif şirket ortakları; şirket borçlarından dolayı sınırsız, müteselsil ve ikinci dereceden sorumludur.
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) ilgili hükümleri kolektif ortakların sorumluluk statüsünü bu şekilde tanımlar.
2
İkinci dereceden sorumluluk (subsidiary liability) ilkesini uygula
Alacaklılar, şirket borçları için doğrudan ortağa gidemezler; öncelikle şirket tüzel kişiliğine başvurmalıdırlar.
TTK Madde 237 uyarınca ortağa başvurabilmek için takibin semeresiz kalması, şirketin sona ermesi veya iflası gerekir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Ortakların İkinci Dereceden Sorumluluğu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

Kolektif şirketlerde yönetim yetkisinin devri, kapsamı ve kullanılmasına ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket sözleşmesiyle veya ortakların kararıyla yönetim işleri bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, her ortak şirketi yönetmeye yetkili ve yükümlüdür.

Cevap

Şirket sözleşmesiyle veya ortakların kararıyla yönetim işleri bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, her ortak şirketi yönetmeye yetkili ve yükümlüdür.
Türk Ticaret Kanunu m. 218 uyarınca, kolektif şirketlerde aksine bir düzenleme (sözleşme veya ortaklar kararı) yoksa, her ortak şirketi yönetmeye hem yetkili hem de mecburdur. Bu durum, şahıs şirketlerinin 'doğrudan yönetim' ilkesinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketlerde yönetim yetkisinin yasal karinesini (varsayılan durum) belirlemek.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 218 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça her ortağın yönetim hak ve yükümlülüğü olduğu saptanır.
Kolektif şirket bir şahıs şirketi olduğundan, ortakların doğrudan yönetime katılımı asıldır.
2
Yönetim yetkisinin sınırlarını olağan ve olağanüstü işler bazında analiz etmek.
Yönetim yetkisinin sadece günlük, mutat işleri kapsadığı; taşınmaz satışı veya kefalet gibi işlemlerin olağanüstü sayıldığı görülür.
Şirketin varlığını veya temel mali yapısını etkileyen işlemler yöneticinin tek başına karar verebileceği sınırın dışındadır.
3
Yönetim ve temsil yetkileri arasındaki farkı değerlendirmek.
Yönetimin iç işleyişi, temsilin ise dış dünyayı bağlayan işlemleri ifade ettiği netleştirilir.
Temsil yetkisi ticaret siciline tescil edilerek üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder ve yönetimden bağımsız düzenlenebilir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Yönetim Yetkisi ve Kapsamı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

(A), (B) ve (C) tarafından kurulan bir kolektif şirket, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. Şirket sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisi sadece (A)’ya verilmiş, bu husus da tescil edilmiştir. Şirketin tescilinden bir yıl sonra (D), şirkete yeni ortak olarak katılmıştır. (D)’nin ortaklığa girişinden kısa bir süre sonra bir banka, (D) henüz ortak değilken şirketin kullandığı ve vadesi geçmiş bir kredi borcu nedeniyle, şirket aleyhine herhangi bir işlem yapmaksızın doğrudan yeni ortak (D) hakkında icra takibi başlatmıştır.

Bu duruma ilişkin hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortak (D), şirkete girmeden önce doğmuş olan borçlardan dolayı diğer ortaklar gibi müteselsil ve sınırsız sorumludur; ancak şirket alacaklıları, şirket aleyhindeki takip semeresiz kalmadıkça veya şirket sona ermedikçe doğrudan (D)’yi takip edemezler.

Cevap

Yeni ortak (D), şirkete girmeden önce doğmuş borçlardan müteselsil ve sınırsız sorumludur; ancak kolektif şirket ortaklarının sorumluluğu ikinci dereceden olduğu için banka, şirket aleyhindeki takip semeresiz kalmadan veya şirket sona ermeden (D)'ye başvuramaz.
Doğru cevap, ortağın hem geçmiş borçlardan sorumlu olduğunu (TTK 241) hem de bu sorumluluğun ikinci dereceden olması nedeniyle şirkete başvurulmadan kendisine gidilemeyeceğini (TTK 237) bir arada ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni ortağın geçmiş borçlardan sorumluluk statüsünü belirle.
TTK m. 241 uyarınca, kolektif şirkete sonradan giren kişi, girişinden önce doğmuş borçlardan da sınırsız sorumludur.
Kolektif şirketlerde ortaklık yapısı şahıs bazlı olduğu için alacaklıların korunması amacıyla bu hüküm getirilmiştir.
2
Kolektif şirket ortaklarının sorumluluk derecesini analiz et.
TTK m. 237 uyarınca ortakların sorumluluğu 'ikinci dereceden'dir.
Alacaklılar ancak şirket sona ermişse veya şirket aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmışsa ortağa şahsen yönelebilirler.
3
Bankanın doğrudan (D)'ye yönelmesini değerlendir.
Banka doğrudan (D)'ye yönelemez çünkü öncelik sırasını (şirketi) atlamıştır.
İkinci dereceden sorumluluk kuralı, ortağın şahsi malvarlığını koruyan bir def'i hakkı doğurur.

Anahtar Kavram

Kolektif şirket ortaklarının borçlardan sorumluluğunun müteselsil, sınırsız ve ikinci dereceden olması.

Daha Fazla Pratik

İflas durumunda ortakların sorumluluğunun nasıl değiştiğini (TTK m. 238-240) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanan bir kolektif şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı ortakların sahip olduğu kişisel sorumluluğun niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci dereceden, sınırsız ve müteselsil sorumluluk

Cevap

Kolektif şirket ortakları, şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil olarak sorumludur.
Kolektif şirketlerde şirket borçlarından dolayı öncelikle tüzel kişiliğe başvurulması gerektiği için sorumluluk 'ikinci dereceden'dir. Ortaklar borcun tamamından tüm malvarlıklarıyla sorumlu oldukları için 'sınırsız' ve alacaklıya karşı tek başlarına borcun tamamından sorumlu oldukları için 'müteselsil' bir statüye sahiptirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketin sorumluluk rejimini tanımla.
Kolektif şirket bir şahıs şirketi olup, ortakların sorumluluğu emredici hükümlerle belirlenmiştir.
Şirket türüne göre ortakların alacaklılara karşı konumunu belirlemek için temel kanuni tanıma ihtiyaç vardır.
2
Sorumluluğun derecesini, sınırını ve ortaklar arası ilişkisini kontrol et.
Şirket tüzel kişiliği olduğu için sorumluluk ikinci derecedir; ortakların tüm malvarlığı söz konusu olduğu için sınırsızdır; alacaklı herhangi bir ortaktan borcun tamamını isteyebildiği için müteselsildir.
Türk Ticaret Kanunu'nun kolektif ortakların sorumluluğunu düzenleyen maddeleri bu üç unsuru bir arada öngörür.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirket Ortaklarının Sorumluluğu
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Kolektif şirketlerde tüzel kişiliğin oluşumu ve ortakların şirket borçları karşısındaki hukuki durumuyla ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır; ortakların sorumluluğu ise ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsildir.

Cevap

Kolektif şirketler ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır ve ortakları şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil olarak sorumludur.
Doğru cevap, kolektif şirketin tescil ile tüzel kişilik kazandığını ve ortakların sorumluluğunun ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil olduğunu belirten seçenektir. Kolektif şirketler, bir ticaret unvanı altında ticari bir işletmeyi işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan ve borçlarından dolayı ortakların sınırsız sorumlu olduğu şirket türüdür. Tüzel kişilik tescil ile başlar ve alacaklılar ancak şirkete yapılan takip semeresiz kalırsa veya şirket sona ererse ortaklara başvurabilirler (ikinci derece).

Adım Adım Çözüm

1
Tüzel kişiliğin başlangıç anını tespit etmek
Türk Ticaret Kanunu'na göre kolektif şirketler ticaret siciline tescil edildikleri anda tüzel kişilik kazanırlar.
Ticaret şirketlerinde tüzel kişiliğin kazanılması tescile bağlı kurucu bir işlemdir.
2
Ortakların sorumluluk türünü ve sırasını belirlemek
Kolektif ortakların sorumluluğu şirket borçları için ikinci dereceden (önce şirkete başvurulur), sınırsız (tüm malvarlığı ile) ve müteselsildir (her ortak borcun tamamından sorumludur).
Şahıs şirketlerinin temel özelliği olan ortakların doğrudan ve sınırsız sorumluluğu, tüzel kişilik nedeniyle kolektif şirketlerde ikinci dereceye indirilmiştir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Tüzel Kişilik ve Ortakların Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirket ortaklarının şirket borçları nedeniyle kendilerine başvurulduğunda ileri sürebilecekleri def'ileri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanmış bir kolektif şirketin ticari faaliyetlerinden doğan borçları nedeniyle alacaklıların doğrudan ortaklara başvurabilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacaklılar, ancak şirket aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması hâlinde doğrudan ortağa başvurabilirler.

Cevap

Alacaklılar, ancak şirket aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması hâlinde doğrudan ortağa başvurabilirler.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca kolektif şirket ortaklarının sorumluluğu 'ikinci dereceden'dir. Bu ilke gereği, alacaklılar şirket varlığı devam ettiği sürece öncelikle şirket tüzel kişiliğine müracaat etmelidir. Ortağa doğrudan başvurulabilmesi için ya şirket aleyhindeki takibin sonuçsuz kalması (semerezislik) ya da şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketin hukuki niteliğini belirlemek.
Kolektif şirket, tescil ile tüzel kişilik kazanan bir şahıs şirketidir.
Borçlunun kim olduğunu (şirket tüzel kişiliği) saptamak için bu adım gereklidir.
2
Ortakların sorumluluk türünü analiz etmek.
Ortaklar şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden (subsidier), sınırsız ve müteselsil sorumludur.
Alacaklının doğrudan ortağa gidip gidemeyeceğini belirleyen temel kural sorumluluğun derecesidir.
3
Doğrudan ortağa başvurma şartlarını TTK m. 237 uyarınca kontrol etmek.
Şirket aleyhindeki icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin sona ermesi şartı gerçekleşmelidir.
İkinci dereceden sorumluluğun doğal bir sonucu olarak önce asıl borçlu olan tüzel kişiye gidilmesi yasal zorunluluktur.

Anahtar Kavram

İkinci Dereceden (Subsidier) Sorumluluk İlkesi

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirket ortaklarının sahip olduğu 'tartışma def'i' (beneficium excussionis) kavramını ve bunun müteselsil sorumlulukla olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Ortakları (A), (B) ve (C) olan bir kolektif şirkette; şirket sözleşmesi ile (A) "şirket müdürü" olarak atanmış ve şirketin tüm iç işleyişine dair yönetim yetkileri kendisine verilmiştir. Ancak aynı sözleşmede, şirketi üçüncü kişilere karşı temsil yetkisinin münhasıran (yalnızca) ortak (B)'ye ait olduğu kararlaştırılmış ve bu husus usulüne uygun olarak ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. Buna rağmen ortak (A), şirket unvanı altında bir üçüncü kişiyle ticari bir sözleşme imzalamıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapılan işlem şirketi bağlamaz; çünkü yönetim yetkisi ile temsil yetkisi farklı kavramlardır ve temsil yetkisinin sadece ortak (B)'ye ait olduğu tescil edilerek üçüncü kişilere duyurulmuştur.

Cevap

Yapılan işlem şirketi bağlamaz; çünkü yönetim yetkisi (iç ilişki) ile temsil yetkisi (dış ilişki) birbirinden farklıdır ve temsil yetkisinin kime ait olduğu tescil edilerek üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 232. maddesine göre, kolektif şirketlerde temsil yetkisi şirket sözleşmesiyle bir veya birkaç ortağa verilebilir. Temsil yetkisi ile yönetim yetkisi birbirinden bağımsızdır. Eğer temsil yetkisinin sadece belirli bir ortağa (bu olayda B'ye) ait olduğu tescil ve ilan edilmişse, diğer ortakların (A'nın) şirket adına yaptığı işlemler yetkisiz temsil hükmündedir ve şirketi bağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim ve temsil yetkisi ayrımını analiz et.
Kolektif şirketlerde tüm ortaklar kural olarak yönetici ve temsilcidir; ancak sözleşme ile yönetim bir ortağa, temsil ise bir diğer ortağa bırakılabilir.
TTK m. 223 (yönetim) ve m. 232 (temsil) hükümleri bu yetkilerin farklı kişilere verilebilmesine imkan tanır.
2
Tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisini değerlendir.
Temsil yetkisinin kime ait olduğu ticaret siciline tescil ve ilan edildiğinde, bu durum üçüncü kişiler için bağlayıcı hale gelir.
TTK m. 233 uyarınca temsil yetkisi tescil ve ilan olunur; tescil edilen bir hususu bilmediğini ileri süren üçüncü kişinin iyiniyeti korunmaz.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Yönetim ve Temsil Yetkisi Ayrımı

İpuçları

1
Şirketin iç işlerini yürütmek (yönetim) ile şirketi dışarıya karşı borç altına sokmak (temsil) arasındaki farkı düşünün.
2
Ticaret siciline tescil edilen bir bilginin, o bilgiyi bilmediğini iddia eden üçüncü kişilere karşı nasıl bir etkisi olur?

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin miktar veya konu bakımından sınırlandırılmasının üçüncü kişilere etkisini (TTK m. 233) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Kolektif şirketlerde ortakların şirketi temsil yetkisinin sınırlandırılması ve bu sınırlandırmaların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ile ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsil yetkisi ancak birlikte temsil veya yetkinin bir şubenin işlerine hasredilmesi şeklinde sınırlandırılabilir; bu sınırlamalar tescil ve ilan edildiği takdirde üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.

Cevap

Temsil yetkisi ancak birlikte temsil veya yetkinin bir şubenin işlerine hasredilmesi şeklinde sınırlandırılabilir; bu sınırlamalar tescil ve ilan edildiği takdirde üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.
Türk Ticaret Kanunu’nun 233233. maddesi uyarınca, kolektif şirketlerde temsil yetkisinin sınırlandırılması sadece iki halde (birlikte temsil veya şube işleriyle sınırlama) tescil ve ilan edilebilir. Bu iki durum dışındaki sınırlamalar (konu, miktar vb.) tescil edilse bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin yasal kapsamını belirlemek.
TTK 232232 uyarınca her ortağın aksine hüküm yoksa temsil yetkisi mevcuttur.
Yetkinin sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağını anlamak için başlangıç noktasını bilmek gerekir.
2
Tescil edilebilecek sınırlama türlerini incelemek.
TTK 233/3233/3 uyarınca sadece 'birlikte temsil' ve 'şube işleriyle sınırlama' tescil edilebilir.
Kanunun sınırlı sayıda (numerus clausus) izin verdiği tescil edilebilir sınırlamaları saptamak.
3
Tescil ve ilanın üçüncü kişilerin iyiniyeti üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Geçerli tescil ve ilandan sonra üçüncü kişiler bu sınırlamayı bilmediklerini iddia edemezler.
Sicilin aleniyet ilkesinin sonuçlarını uygulamak.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirkette Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, ticaret siciline tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanmış olan bir kolektif şirketin malvarlığı ile ortakların şahsi alacaklılarının ilişkisi bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket alacaklıları, şirkete ait malvarlığı üzerinde, ortakların kişisel alacaklılarına göre öncelik hakkına sahiptirler.

Cevap

Şirket alacaklılarının, şirkete ait malvarlığı üzerinde ortakların kişisel alacaklılarına göre öncelik hakkına sahip olması doğru bir ifadedir.
Kolektif şirketlerde tüzel kişilik bulunduğu için şirketin malvarlığı ortaklardan bağımsızdır. Kanun koyucu, şirket alacaklılarını korumak amacıyla, şirket malvarlığının öncelikle şirket borçları için kullanılmasını öngörmüştür. Ortağın şahsi alacaklıları ise ancak ortağa isabet edecek kâr payı veya tasfiye bakiyesi üzerine hak iddia edebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketin tüzel kişiliğini değerlendir
Şirket tescil ile tüzel kişilik kazanır ve kendine ait bir malvarlığı oluşur.
Tüzel kişilik, ortakların şahsi malvarlığı ile şirketin malvarlığının hukuken ayrılmasını sağlar.
2
Alacaklı gruplarının haklarını belirle
Şirket alacaklıları şirket malvarlığına, ortağın şahsi alacaklıları ise ortağın şahsi malvarlığına başvurur.
TTK madde 236 uyarınca, ortağın kişisel alacaklıları şirketin malvarlığına başvuramaz, ancak ortağın kâr veya tasfiye payını haczettirebilirler.
3
Öncelik kuralını uygula
Şirket alacaklıları, şirket malvarlığı üzerinde önceliklidir.
Şirket varlıkları öncelikle tüzel kişiliğin borçlarını ödemek için kullanılır; ortakların şahsi alacaklıları ancak ortak payına düşen artığı talep edebilir.

Anahtar Kavram

Kolektif şirkette tüzel kişilik ve şirket malvarlığının şahsi borçlardan korunması

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirket ortaklarının ikinci dereceden sorumluluğunun istisnalarını (örneğin müteselsil borç ikrarı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, kolektif şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket sözleşmesine ortakların sorumluluğunu sınırlandıran veya kaldıran hükümler konulabilir; ancak bu hükümler üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez.

Cevap

Şirket sözleşmesine ortakların sorumluluğunu sınırlandıran veya kaldıran hükümler konulabilse de bu hükümlerin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği yönündeki ifade doğrudur.
Kolektif şirketlerde ortakların sorumluluğu emredici hukuk kuralları ile düzenlenmiştir. Şirket sözleşmesine ortakların sorumluluğunu kaldıran veya sınırlandıran hükümler konulması mümkündür; ancak bu hükümler sadece ortakların birbirine rücu edeceği iç ilişkide geçerlidir. Alacaklılara karşı (dış ilişkide) bu hükümler ileri sürülemez ve alacaklı her ortağın tüm malvarlığı ile sınırsız sorumluluğuna başvurabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirket sorumluluk rejimini belirle
Ortakların şirket borçlarından dolayı sınırsız, müteselsil ve ikinci dereceden sorumlu olduğu saptandı.
TTK 231 ve 232 maddeleri kolektif şirket ortakları için bu temel sorumluluk ilkelerini belirlemiştir.
2
Dış ilişki ve iç ilişki ayrımını analiz et
Sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin sözleşme kayıtlarının üçüncü kişilere karşı geçersiz olduğu görüldü.
TTK 233 maddesi, dış ilişkide alacaklıların korunması amacıyla ortakların sorumluluğunun sözleşme ile sınırlandırılamayacağını emreder.
3
Diğer yasal kuralları (yeni ortak, ortak niteliği) doğrula
Sadece gerçek kişilerin ortak olabileceği ve yeni ortağın eski borçlardan da sorumlu olduğu netleştirildi.
Kolektif şirket yapısı, şahıs şirketi olmasının bir sonucu olarak sıkı şekil ve sorumluluk şartlarına bağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Kolektif şirket ortaklarının emredici sınırsız ve müteselsil sorumluluğu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bir kolektif şirketin alacaklılarının şirket borçlarından dolayı doğrudan doğruya bir ortağa karşı icra takibi başlatabilmesi veya dava açabilmesi için gereken öncelikli şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirkete karşı yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması

Cevap

Şirkete karşı yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 237. maddesi uyarınca, kolektif şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumluluğu ikinci derecedendir. Bu nedenle, alacaklılar ancak şirkete karşı yapılan bir icra takibi semeresiz kalmışsa veya şirket herhangi bir sebeple (iflas, tasfiye vb.) sona ermişse doğrudan ortaklara başvurabilirler. Bu durum şahıs şirketlerindeki sınırsız sorumluluğun usuli bir şartıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirket ortaklarının sorumluluk türünü belirle.
Ortaklar; müteselsil, sınırsız ve ikinci dereceden sorumludur.
Türk Ticaret Kanunu Madde 237 uyarınca sorumluluk rejimi bu şekilde kurgulanmıştır.
2
İkinci dereceden sorumluluğun hukuki sonucunu analiz et.
Alacaklı önce asıl borçlu olan şirket tüzel kişiliğine gitmelidir.
Şirketin malvarlığına başvurulmadan ortağın malvarlığına gidilmesi engellenmiştir.
3
Ortağa doğrudan başvurulabilecek istisnai halleri tespit et.
Şirket aleyhindeki takibin sonuçsuz kalması (aciz vesikası vb.) veya şirketin sona ermesi (tasfiye veya iflas dahil) şarttır.
Bu haller ortağın ikinci derece sorumluluğunun birinci dereceye dönüşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İkinci Dereceden (Subsidiary) Sorumluluk

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirketin ticaret siciline tescilinden önce yapılan işlemlerden doğan sorumluluğu ile adi şirketlerdeki sorumluluk rejimini karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 20Soru

Bir kolektif şirket sözleşmesinde, şirketi temsil yetkisinin sadece ortaklar Ahmet ve Barış tarafından birlikte (müştereken) kullanılabileceği kararlaştırılmış ve bu husus usulüne uygun olarak ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. Buna rağmen ortak Ahmet, şirket kaşesi altına tek başına imza atarak şirket adına üçüncü bir kişiyle ticari bir sözleşme imzalamıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu işlemin şirketi bağlayıcılığı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket sözleşmesinde öngörülen ve tescil edilen birlikte temsil kaydına aykırı yapılan bu işlem, şirket tarafından açıkça veya zımnen onanmadıkça şirketi bağlamaz.

Cevap

Şirket sözleşmesinde öngörülen ve tescil edilen birlikte temsil kaydına aykırı yapılan işlem, şirket tarafından onanmadıkça şirketi bağlamaz.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 233. maddesinin 2. fıkrasına göre, kolektif şirketlerde temsil yetkisinin birlikte kullanılmasına (müşterek temsil) ilişkin sınırlamalar ticaret siciline tescil ve ilan edilirse, bu durum üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Olayda bu sınırlama tescil edildiği için, tek başına imza atan ortağın işlemi yetkisiz temsil hükmündedir ve şirket tarafından onanmadıkça (icazet verilmedikçe) şirketi hukuken bağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Temsil yetkisinin yasal sınırlarını belirle.
Türk Ticaret Kanunu Madde 233 uyarınca, her ortak şirketi temsil yetkisine sahiptir ancak bu yetki sözleşme ile sınırlandırılabilir.
Genel kuralın istisnalarının hangi şartlarda geçerli olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Birlikte temsil kaydının üçüncü kişilere etkisini değerlendir.
Temsil yetkisinin birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlamalar tescil ve ilan edilirse, bu durum üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (TTK m. 233/2).
Tescilin açıklayıcı mı yoksa kurucu/olumsuz etkili mi olduğunu belirlemek için gereklidir.
3
Olaydaki işlemin hukuki sonucunu saptan.
Tescilli sınırlamaya aykırı imza atılması yetkisiz temsil teşkil eder ve işlem ancak şirket onayı (icazet) ile geçerlilik kazanır.
Şirketin borç altına girip girmediğini netleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması ve Tescilin Etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 2Sonraki