Soru

Zorluk: Çok zorKarşılıklı Borçlarda Temerrüt: Ek Süre Tayini ve Seçimlik Haklar

(A)(A) ile (B)(B) arasında akdedilen taşınır satış sözleşmesinde, satıcı (B)(B)'nin borcunu 1515 Şubat 20262026 tarihinde ifa etmesi kararlaştırılmıştır. (B)(B), bu tarihte edimini yerine getirmeyerek temerrüde düşmüştür. Alacaklı (A)(A), borçluya 22 Mart 20262026 mesai bitimine kadar ifa için uygun bir ek süre (meyil) tanımıştır. Belirlenen ek sürenin dolmasına rağmen (B)(B) edimini ifa etmemiştir. (A)(A), 77 Mart 20262026 tarihine kadar herhangi bir irade beyanında bulunmamış; ancak bu tarihte (B)(B)'ye gönderdiği ihtarnamede "edimin ifasından vazgeçtiğini ve ifa etmeme nedeniyle uğradığı kâr mahrumiyetinin (müspet zarar) tazminini istediğini" bildirmiştir.

Türk Borçlar Kanunu'nun karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. (A)(A), ek sürenin dolmasından sonra seçimlik hakkını "hemen" bildirmediği için kural olarak aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkını korumuş sayılır; bu nedenle müspet zarar talebi ancak borçlunun bunu kabul etmesiyle sonuç doğurur.Cevap
  2. B
    Alacaklı (A)(A), kendisine tanınan üç seçimlik haktan birini genel zamanaşımı süresi içinde dilediği zaman herhangi bir ek bildirim şartı olmaksızın kullanabilir.
  3. C
    Ek sürenin dolmasıyla birlikte alacaklının borcun aynen ifasını isteme hakkı kendiliğinden sona erer ve alacaklı doğrudan müspet zarar tazminine hak kazanır.
  4. D
    (A)(A)'nın 77 Mart tarihindeki bildirimi, hukuken "sözleşmeden dönme" olarak nitelendirilir ve bu durumda (A)(A), (B)(B)'den sadece menfi zararının tazminini talep edebilir.
  5. E
    Satış sözleşmesinde kesin vade kararlaştırılmadığı için (A)(A)'nın yaptığı müspet zarar talebi, borçluya yeni bir ek süre tanınmadığı sürece hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.

Cevap

Alacaklı ek sürenin bitiminde tercihini hemen bildirmediği için aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkını korumuş sayılır ve müspet zarar talebi kural olarak geçersiz kalır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin 2. fıkrasına göre, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu ek süreye rağmen ifada bulunmazsa, alacaklı ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini veya sözleşmeden dönerek menfi zararının tazminini isteyebilir. Ancak bu hakların kullanılması, tercihin ek sürenin bitiminde 'hemen' borçluya bildirilmesi şartına bağlıdır. Olayda 2 Mart'ta biten ek süreye rağmen 7 Mart'a kadar bekleyen alacaklı, bu 'hemen bildirme' yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Bu durumda alacaklının birinci seçimlik hakkı olan 'aynen ifa ve gecikme tazminatı' talebinde kaldığı varsayılır. Dolayısıyla sonradan yapılan müspet zarar talebi ancak borçlunun rızasıyla geçerli olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sözleşme tipi ve temerrüt halinin tespiti
Karşılıklı borç yükleyen (sinallagmatik) bir satış sözleşmesinde satıcının vadeye rağmen ifada bulunmamasıyla borçlu temerrüdü gerçekleşmiştir.
Seçimlik hakların (TBK 125) kullanılabilmesi için öncelikle geçerli bir temerrüt ve karşılıklı borç ilişkisi bulunmalıdır.
2
Ek süre (meyil) tayini ve sonuçlarının analizi
Alacaklı, TBK 123 uyarınca uygun bir ek süre tanımış ancak bu süre içinde de ifa gerçekleşmemiştir.
Karşılıklı borçlarda ifadan vazgeçebilmek için kural olarak ek süre tayini zorunludur.
3
Seçimlik hakların kullanım usulünün değerlendirilmesi
TBK 125/2'ye göre, ifadan vazgeçilip müspet zarar veya dönme hakkının kullanılabilmesi için bu seçimin ek sürenin sonunda 'hemen' bildirilmesi gerekir.
Borçlunun edime hazırlıklı olma veya malı başkasına satma gibi planlarını yapabilmesi için hukuki belirlilik ilkesi gereği derhal bildirim şarttır.
4
Sessiz kalmanın (gecikmeli bildirimin) hukuki sonucunun belirlenmesi
Beş günlük bir gecikme (2 Mart - 7 Mart) 'hemen' olma şartını bozduğundan, alacaklının birinci seçimlik hakkı olan 'aynen ifa ve gecikme tazminatı' istediği varsayılır.
Yasa koyucu, sessizliği alacaklının hâlâ asıl edime ihtiyaç duyduğu şeklinde yorumlayan bir karine öngörmüştür.

Anahtar Kavram

Karşılıklı borçlarda temerrüt halinde seçimlik hakların kullanımında 'hemen bildirim' yükümlülüğü (TBK 125/2).
Bu soruyu puanla