Ayırt etme gücüne sahip yaşındaki , yasal temsilcisinden izin almadan bir müzik mağazasından taksitle bir piyano satın almıştır. Mağaza işletmecisi , sözleşme imzalandıktan sonra 'nın henüz reşit olmadığını fark etmiştir.
Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde, bu sözleşmenin akıbeti ve mağaza işletmecisi 'nin hukuki durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AYapılan piyano satışı, ayırt etme gücü bulunmayan bir kimse tarafından yapılmış gibi en baştan itibaren kesin hükümsüzdür.
- Sözleşme 'tek taraflı bağlamazlık' (askıda hükümsüzlük) hükmündedir; işletmeci , 'nın yasal temsilcisine uygun bir süre tanıyarak işlemin onaylanıp onaylanmadığını sorma hakkına sahiptir.Cevap
- CSözleşme, ayırt etme gücüne sahip bir küçük ile yapıldığı için 'yi de bağlamaz; dilediği zaman herhangi bir süreye tabi olmaksızın sözleşmeyi feshedebilir.
- DYasal temsilci işleme icazet (onay) vermediği takdirde, piyano 'nın mülkiyetinde kalır ve sadece ödenen taksitleri iade eder.
- EAyırt etme gücüne sahip küçükler bu tür borçlandırıcı işlemleri tek başlarına geçerli olarak yapabildikleri için sözleşme en baştan itibaren geçerlidir.
Cevap
Sözleşme tek taraflı bağlamazlık (askıda hükümsüzlük) hükmündedir ve karşı tarafın yasal temsilciye icazet için süre tanıma hakkı bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanunu m. 452 uyarınca, ayırt etme gücüne sahip bir küçüğün (sınırlı ehliyetsiz) yasal temsilcisinin izni olmadan yaptığı borçlandırıcı işlemler tek taraflı bağlamazlık hükmündedir. Bu durumda sözleşme, yasal temsilci onay (icazet) verene kadar askıda kalır. Tam ehliyetli olan karşı taraf, bu belirsizliği gidermek amacıyla yasal temsilciye makul bir süre tanıyabilir. Bu süre içinde onay verilmezse karşı taraf sözleşmeyle bağlı olmaktan kurtulur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sınırlı ehliyetsizlerin borçlandırıcı işlemlerinde 'tek taraflı bağlamazlık' ve karşı tarafın süre tanıma hakkı.
Tahmini Süre:1m 30s