Antika restoratörü , bir koleksiyoncu ile yaptığı sözleşme uyarınca, restorasyonunu tamamladığı ve dünyada sadece üç adet örneği bulunduğu bilinen yapımı özel bir fotoğraf makinesini tarihinde teslim etmeyi borçlanmıştır. Ancak , teslim tarihinden kısa bir süre önce, makineyi sergilemek amacıyla nemli bir vitrine koymuş ve havalandırma sistemini çalıştırmayı ihmal etmiştir. Bu ihmal sonucunda makinenin hassas optik mekanizması geri dönülemez şekilde oksitlenmiş ve cihaz işlevini tamamen yitirerek kullanılamaz hale gelmiştir.
Bu duruma göre, sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "borcun ifa edilmemesi" hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Borçlu , borcun ifasının imkansızlaşmasında kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklı 'nın bu sebeple uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.Cevap
- BSözleşme konusu makine telef olduğu için borç kendiliğinden sona erer ve borçlu , herhangi bir tazminat yükümlülüğü altına girmeden borcundan kurtulur.
- CAlacaklı , tazminat talep edebilmek için borçlu 'nin ağır kusurlu olduğunu ve bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini bizzat ispatlamak zorundadır.
- DBu durum bir 'alacaklı temerrüdü' teşkil eder ve borçlu makineyi bu haliyle teslim ederek borcundan kurtulur.
- ESöz konusu olay bir 'gereği gibi ifa etmeme' hali olup, borçlu makineyi mevcut haliyle teslim edip bedelde indirim yaparak borcundan kurtulabilir.
Cevap
Borçlu, borcun ifasının imkansızlaşmasında kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Doğru yanıt, Türk Borçlar Kanunu'nun . maddesinde düzenlenen genel sorumluluk hükmüne dayanmaktadır. Bu hükme göre, borcun ifası borçlunun kusuruyla (ihmaliyle) imkansızlaşırsa borç sona ermez, yerini müspet zararın giderilmesine yönelik bir tazminat borcuna bırakır. Ayrıca bu maddede ispat yükü yer değiştirmiş olup, borçlu tazminattan kurtulmak için kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmek zorundadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kusurlu Sonraki İmkansızlık (TBK 112)