Antika otomobil restoratörü (A), koleksiyoner (K) ile yaptığı sözleşme uyarınca restorasyonunu tamamladığı, dünyada sadece birkaç örneği bulunan nadide bir aracı teslim etmeyi borçlanmıştır. Ancak teslim tarihinden bir gün önce, (A)’nın atölyesinde yanıcı maddelerin yanında gerekli önlemleri almadan kaynak yapması sonucu çıkan yangında araç tamamen yanarak kullanılamaz hale gelmiştir. Bu olayda borcun akıbeti ve borçlunun sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca doğrudur?
- Borcun ifası borçlunun kusuruyla imkansızlaştığından borç sona ermez, tazminat borcuna dönüşür; bu kapsamda borçlu, alacaklının müspet zararını tazmin etmekle yükümlüdür.Cevap
- BSözleşme konusu araç telef olduğu için borç kendiliğinden sona erer ve borçlu, sadece aldığı satış bedelini iade ederek herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtulur.
- CBu durum borçlunun temerrüdü kapsamında değerlendirilir; alacaklı borçluya süre vermeksizin sözleşmeden dönerek sadece menfi zararının tazminini talep edebilir.
- DBorçlar hukukunda alacaklı borçlunun kusurunu ispatla yükümlü olduğundan, alacaklı yangında borçlunun ihmali olduğunu kanıtlayamadığı sürece borçlu sorumluluktan kurtulur.
- EAracın yanması sonucunda ortaya çıkan durum "gereği gibi ifa etmeme" (kötü ifa) hali olup, alacaklı aracın enkazını teslim alarak satış bedelinde indirim yapılmasını isteyebilir.
Cevap
Borcun ifası borçlunun kusuruyla imkansızlaştığından borç sona ermez, tazminat borcuna dönüşür; bu kapsamda borçlu, alacaklının müspet zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Sözleşme kurulduktan sonra borçlunun ihmali veya kastı nedeniyle ifanın imkansızlaşması durumunda, borçlunun sorumluluğu TBK m. 112 kapsamında devam eder. Bu durumda borç sona ermez, ancak konusu değişerek bir tazminat borcuna dönüşür. Alacaklı, borç ifa edilmiş olsaydı içinde bulunacağı mali durumu talep edebilir ki buna 'müspet zarar' denir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kusurlu Sonraki İmkansızlık (TBK m. 112)