Osmanlı devlet idaresinde klasik mutlakıyet rejiminden kanun devletine geçişin ilk anayasal basamağı olarak kabul edilen 1839 tarihli metin, kamu hukukunda kendine has bir yere sahiptir.
Bu belgenin ilan ediliş biçimi ve içerdiği anayasal prensipler dikkate alındığında, aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Padişahın, kanunların üstünlüğünü kendi mutlak otoritesinin üzerinde tuttuğunu tek taraflı bir iradeyle (otolimitasyon) ilan ettiği bir hukuki işlemdir.Cevap
- BYalnızca gayrimüslim azınlıklara yönelik hukuki, siyasi ve mali imtiyazlar getirerek imparatorluk içindeki ayrılıkçı hareketleri engellemeyi hedeflemiştir.
- CDevletin temel organlarını ve bu organlar arasındaki ilişkileri kurumsal bir yapı içerisinde düzenleyen ilk sistematik anayasa belgesidir.
- DHükümdarın yasama organı karşısındaki mutlak veto ve meclisi fesih yetkilerini kaldırarak meşruti monarşinin sınırlarını daraltmıştır.
- EKişilerin devletten olumlu bir edim talep etmesini sağlayan pozitif statü haklarını güvence altına alarak sosyal devlet anlayışının temelini atmıştır.
Cevap
Doğru seçenek, belgenin padişahın kanunların üstünlüğünü tek taraflı iradesiyle (otolimitasyon) kabul ettiği hukuki bir işlem olduğunu belirten ifadedir.
1839 tarihli bu ferman, padişahın kendi yetkilerini herhangi bir iç veya dış antlaşma (misak) yahut anayasa meclisi olmaksızın, tamamen kendi tek taraflı iradesiyle sınırlandırdığı anayasal bir belgedir. Kamu hukukunda bu duruma 'otolimitasyon' (kendi kendini sınırlama) denir. Belgenin en kritik yönü, bizzat padişahın yayımlanacak yasalara kendisinin de uyacağına yemin etmesiyle Osmanlı'da 'kanunların üstünlüğü' ilkesinin ilk kez telaffuz edilmesidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Otolimitasyon ve Kanunların Üstünlüğü İlkesi