Soru

Zorluk: Çok zorAdi Şirket (Kuruluş, Yönetim, Temsil ve Sona Erme)

AA, BB ve CC, bir antika restorasyon projesi yürütmek amacıyla sözlü bir anlaşma ile bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisi sadece AA’ya bırakılmış; ancak temsil yetkisi, yeni ortak katılımı ve ortaklığın sona ermesi durumlarına ilişkin herhangi bir özel düzenleme yapılmamıştır. Faaliyet süreci içerisinde BB, diğer ortakların rızasını almaksızın ortaklık payını bir sözleşme ile DD’ye devretmiş ve ortaklıktan ayrıldığını bildirmiştir. Bu süreçte yönetici ortak AA, ortaklık faaliyetleri için üçüncü bir kişiyle yüksek bedelli bir hizmet sözleşmesi imzalamıştır. Kısa bir süre sonra ortak CC hayatını kaybetmiş ve mirasçıları ortaklığa devam etmek istediklerini beyan etmişlerdir. Bu olaydaki hukuki durum ile ilgili 60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. BB’nin yaptığı pay devri diğer ortakların rızası olmadıkça DD’ye ortaklık sıfatı kazandırmayacağı gibi, sözleşmede aksine bir hüküm yer almadığından CC’nin ölümü ortaklığın infisahına yol açar.Cevap
  2. B
    Adi ortaklık kendi adına hak ve borç edinebilen bir tüzel kişiliğe sahip olduğundan, AA'nın imzaladığı sözleşme sadece ortaklık malvarlığı ile sınırlı bir sorumluluk doğurur.
  3. C
    Yönetim yetkisi sadece AA’ya bırakıldığı için, imzalanan hizmet sözleşmesi "önemli iş" niteliğinde olsa dahi AA’nın bu işlemi yapması için diğer ortakların rızasını almasına gerek yoktur.
  4. D
    CC'nin ölümü sonrasında mirasçıların ortaklığa devam etme iradelerini beyan etmeleri, ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunmasa dahi ortaklığın infisahını engelleyen yasal bir haktır.
  5. E
    Ortaklığın sona ermesi durumunda, ortakların sorumluluğu kolektif şirket ortaklarında olduğu gibi ikinci dereceden ve müteselsil hale gelir.

Cevap

Pay devrinin diğer ortakların rızası olmaksızın devralana ortaklık sıfatı kazandırmayacağını ve sözleşmede hüküm yoksa ortağın ölümünün ortaklığı sona erdireceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'na göre, adi ortaklıkta yeni bir ortağın kabulü için tüm ortakların rızası aranır; aksi halde payını devreden ortağın işlemi sadece kendi iç ilişkilerinde hüküm doğurur. Ayrıca, ortaklık sözleşmesinde ortaklığın mirasçılarla devam edeceği yönünde bir madde (süreklilik kaydı) bulunmadığı sürece, ortaklardan birinin ölümü ortaklığı hukuken sona erdirir. Olayda sözleşmede bu konularda düzenleme yapılmadığı belirtildiğinden, ölüm ortaklığı infisah ettirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni ortak katılımı şartlarını değerlendir.
60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 632632 uyarınca, bir ortağın payını devretmesi DD’ye ortak sıfatı kazandırmaz; bunun için diğer tüm ortakların (AA ve CC) rızası şarttır.
Adi ortaklık, ortaklar arasındaki kişisel güvene dayalı bir şahıs birliğidir.
2
Önemli işlerde karar alma mekanizmasını analiz et.
TBK Madde 625/2625/2 uyarınca, yönetici ortak tayin edilmiş olsa bile "önemli işlerin" yapılması için tüm ortakların rızası gerekir.
Yönetim yetkisi sadece olağan işleri kapsar, olağanüstü/önemli işler tüm ortakların iradesini gerektirir.
3
Ölümün ortaklık üzerindeki etkisini incele.
TBK Madde 639/4639/4 uyarınca, sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürüleceğine dair bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölümü ortaklığı kendiliğinden sona erdirir (infisah).
Mirasçıların tek taraflı katılım beyanı, sözleşmesel bir dayanak veya diğer ortakların rızası yoksa hukuki sonuç doğurmaz.

Anahtar Kavram

Adi ortaklıkta pay devri, yönetim sınırları ve sona erme halleri arasındaki hukuki dengeler.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla