Adi Şirket (Kuruluş, Yönetim, Temsil ve Sona Erme)

24 soru

Soru 1Soru

Ortaklık sözleşmesi uyarınca yönetim yetkisi ortaklardan yalnızca birine bırakılmış olan bir adi ortaklıkta; yönetici ortağın, ortaklık amacını gerçekleştirmek üzere ve ortaklık adına hareket ettiğini belirterek üçüncü bir kişiyle akdettiği sözleşmeden doğan borçlar bakımından ortakların hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim yetkisine sahip ortağın, ortaklığı temsil yetkisine de sahip olduğu karine olarak kabul edilir ve bu ortağın yaptığı işlemden dolayı tüm ortaklar üçüncü kişiye karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

Cevap

Yönetim yetkisine sahip ortağın temsil yetkisine sahip olduğu karinesi uygulanır ve tüm ortaklar müteselsilen sorumlu olur.
Yönetim yetkisine sahip ortağın temsil yetkisine de sahip olduğu karinesi (TBK m. 637/3637/3) ve ortakların borçlardan müteselsilen sorumlu olması (TBK m. 638/1638/1) ilkeleri doğru cevabı oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim ve temsil yetkisi arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Türk Borçlar Kanunu (TBK) 637/3637/3 uyarınca, yönetici ortağın temsil yetkisine sahip olduğu kabul edilir.
Yönetim yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça dış ilişkide temsil yetkisini de kapsayan bir karine yaratır.
2
Adi ortaklığın hukuki niteliğinin değerlendirilmesi
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.
Tüzel kişilik olmadığı için hak ve borçlar doğrudan ortakların şahsında doğar.
3
Ortakların dış borçlardan sorumluluk türünün tespiti
Ortaklar müteselsilen (zincirleme) sorumludur.
TBK 638/1638/1 uyarınca ortaklık adına temsilci aracılığıyla girilen borçlarda aksi kararlaştırılmamışsa müteselsil sorumluluk esastır.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Temsil Karinesi ve Müteselsil Sorumluluk
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

AA, BB ve CC, bir bölgesel sanat festivali düzenlemek üzere yazılı olmayan bir anlaşma ile adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim, temsil ve pay devrine ilişkin herhangi bir özel şart kararlaştırılmamıştır. Buna göre, söz konusu ortaklık ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadığı için, her bir ortak yönetim yetkisine sahiptir ve olağan işlerde diğer ortakların itirazı olmadığı sürece tek başına işlem yapabilir.

Cevap

Sözleşmede aksine hüküm yoksa her ortağın yönetici sayılması ve olağan işlerde münferit işlem yetkisine sahip olması doğru bir ifadedir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625. maddesine göre, ortaklık sözleşmesinde yönetimin kime ait olduğu kararlaştırılmamışsa, bütün ortaklar yönetme yetkisine sahiptir. Bu durumda her ortak, ortaklığın olağan işleri kapsamında diğer ortakların itirazı olmadığı sürece tek başına işlem yapabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim yetkisinin yasal dayanağının tespiti
Türk Borçlar Kanunu Madde 625 incelenir.
Adi ortaklıkta sözleşme ile özel bir yönetim planı belirlenmediğinde kanunun yedek hukuk kuralları devreye girer.
2
Münferit yönetim ve itiraz hakkı kuralının uygulanması
Yönetici olan her ortağın, diğer ortakların itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla olağan işlerde tek başına işlem yapabileceği belirlenir.
Ortaklığın işleyişini kolaylaştırmak amacıyla olağan işlerde oy birliği yerine itiraza kadar tek başına yetki tanınmıştır.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Kanuni Yönetim Yetkisi ve Sınırları

Daha Fazla Pratik

Adi ortaklıkta 'olağan dışı' işlemler için gereken karar nisaplarını ve temsil yetkisinin karine olarak kime ait olduğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Avukat Canan, Deniz ve Esra, bir enerji santrali projesinin hukuki danışmanlığını yürütmek amacıyla bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde Deniz 'yönetici ortak' olarak belirlenmiş, ancak dış ilişkideki temsil yetkisinin sınırlarına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Deniz, ortaklık faaliyeti kapsamında üçüncü bir kişiden büro malzemesi satın almış ve borcun ortaklık adına ödeneceğini beyan etmiştir. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu borcun ifasından sorumluluk ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklar, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlenilen bu borçtan dolayı alacaklıya karşı müteselsilen ve tüm malvarlıklarıyla sorumludurlar.

Cevap

Ortaklar, ortaklık çerçevesindeki borçlardan dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsilen ve tüm malvarlıklarıyla sorumlu olurlar.
Türk Borçlar Kanunu'nun 637. maddesine göre, yönetim yetkisi kendisine bırakılan ortağın ortaklığı temsil yetkisine de sahip olduğu kabul edilir. Aynı kanunun 638. maddesi ise ortakların, ortaklık çerçevesinde üstlenilen borçlardan dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olduklarını açıkça düzenlemiştir. Olayda Deniz yönetici ortak olduğu için yaptığı işlem diğer ortakları bağlar ve hepsinin müteselsil sorumluluğuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim ve temsil yetkisi arasındaki ilişkiyi tespit etme
Deniz'in yönetici ortak olması, TBK m. 637/2 uyarınca temsil yetkisine de sahip olduğu karinesini doğurur.
Adi ortaklıkta yönetim yetkisi, aksine bir hüküm yoksa temsil yetkisini de kapsar.
2
Dış ilişkide sorumluluk rejimini belirleme
Yapılan işlem ortaklık amacıyla ve temsil yetkisine dayalı olduğu için TBK m. 638/3 uyarınca müteselsil sorumluluk doğar.
Adi ortaklıkta ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı şahsen, sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Temsil Karinesi ve Müteselsil Sorumluluk
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen adi şirketlerin hukuki niteliği ve tüzel kişiliği dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığından, bağımsız bir hak ve borç ehliyetleri de yoktur.

Cevap

Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığından, bağımsız bir hak ve borç ehliyetleri de yoktur.
Adi şirketlerin Türk hukukunda bağımsız bir tüzel kişiliği yoktur. Tüzel kişiliği olmayan bir yapının ise Medeni Kanun anlamında hak ehliyeti ve buna bağlı olarak borç ehliyeti veya dava (taraf) ehliyeti bulunamaz. Tüm işlemler hukuken ortaklar tarafından veya ortaklar adına gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Adi şirketin tüzel kişilik durumunu belirlemek
Adi şirketlerin tüzel kişiliği yoktur.
Türk Borçlar Kanunu'nda adi şirketlerin tüzel kişiliğe sahip olduğuna dair bir hüküm bulunmamakta, aksine kişi topluluğu niteliği vurgulanmaktadır.
2
Tüzel kişilik yokluğunun ehliyet üzerindeki sonuçlarını analiz etmek
Şirketin bağımsız bir hak ve taraf ehliyeti bulunmaz.
Hak ehliyeti sadece gerçek ve tüzel kişilere tanınmış bir yetkidir; adi şirket bu iki kategoriden birine girmediği için kendi adına hak kazanamaz.

Anahtar Kavram

Adi şirketin tüzel kişiliğinin bulunmaması ve bunun hukuki sonuçları
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

A, B ve C, bir inşaat projesini yürütmek amacıyla yazılı bir sözleşme ile adi şirket kurmuşlardır. Sözleşmede yönetim yetkisi sadece A’ya bırakılmış, ancak dış temsil yetkisine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Şirket faaliyetleri sürerken B, diğer ortakların haberi olmaksızın şirket işleri için gerekli olan bir iş makinesini üçüncü bir kişiden 'A, B ve C Ortaklığı' adına satın almıştır. Bir süre sonra C vefat etmiş ve mirasçıları ortaklığa devam etmek istemediklerini beyan etmişlerdir.

Bu olaya ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık borçlarından dolayı alacaklılar öncelikle ortaklık malvarlığına başvurmak zorunda olup, ortakların şahsi sorumluluğu ancak bu varlığın yetersizliği halinde doğan ikinci dereceden bir sorumluluktur.

Cevap

Ortaklık borçlarından dolayı alacaklıların öncelikle ortaklık malvarlığına başvurmak zorunda olduğunu ve ortakların sorumluluğunun ikinci dereceden olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığı için ortaklık borçları doğrudan ortakların borcu niteliğindedir. Bu nedenle alacaklılar, Türk Ticaret Kanunu'na tabi ticaret şirketlerinin aksine, öncelikle ortaklık malvarlığına başvurmak (peşin dava def'i) zorunda değildir; ortakların sorumluluğu birinci derecedendir.

Adım Adım Çözüm

1
Adi şirketin tüzel kişiliğinin olup olmadığını tespit etme
Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca adi şirketler tüzel kişiliğe sahip olmayan kişi topluluklarıdır.
2
Tüzel kişilik yokluğunun borçlar üzerindeki etkisini analiz etme
Şirket borçları doğrudan ortakların kişisel borcu sayılır.
Ayrı bir malvarlığı ve kişilik olmadığı için ortaklık adına üstlenilen borçlar ortakların elbirliği halindeki malvarlığını ve şahsi malvarlıklarını doğrudan bağlar.
3
Sorumluluğun derecesini belirleme
Ortakların sorumluluğu birinci dereceden ve müteselsildir.
İkinci dereceden sorumluluk, tüzel kişiliği olan ticaret şirketlerine (örneğin kolektif şirket) özgü bir kural olup, adi şirkette alacaklı öncelikle ortaklık varlıklarına gitmek zorunda değildir.
4
Seçenekleri değerlendirerek yanlış olanı saptama
İkinci dereceden sorumluluk iddiası yasal dayanaktan yoksundur.
TBK 638/1 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça sorumluluk doğrudan ve müteselsildir.

Anahtar Kavram

Adi Şirkette Tüzel Kişilik Yokluğu ve Sorumluluk Derecesi

Daha Fazla Pratik

Adi şirket ortakları arasındaki iç ilişkide kar ve zarar paylaşımı ile rekabet yasağı hükümlerini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6Soru

Dört ortak tarafından bir yazılım projesi yürütmek amacıyla kurulan bir adi ortaklıkta, ortaklardan birinin vefat etmesi durumu söz konusu olmuştur.

Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, ortaklık sözleşmesinde bu konuda herhangi bir düzenleme bulunmadığı varsayıldığında, ölüm olayının ortaklık üzerindeki etkisi ve ortaklığın devamı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık, ortağın ölümüyle birlikte kural olarak sona erer; ancak sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla hayatta kalan ortaklar ile ölen ortağın mirasçıları arasında devam edebilir.

Cevap

Ortaklığın, ortağın ölümüyle kural olarak sona ereceği ancak sözleşmede hüküm bulunması şartıyla mirasçılarla devam edebileceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu m. 639 hükmü gereğince, adi ortaklıkta bir ortağın ölümü durumunda ortaklık kendiliğinden sona erer. Ancak bu kural emredici değildir; ortaklar şirket sözleşmesine koyacakları bir hükümle, bir ortağın ölümü halinde ortaklığın hayatta kalanlar ile ölenin mirasçıları arasında devam edeceğini kararlaştırabilirler. Soru kökünde sözleşmede hüküm bulunmadığı varsayıldığı için kural olarak sona erme gerçekleşir, ancak seçenekte belirtilen istisnai durum yasal düzenlemeye tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Adi ortaklığın sona erme sebeplerini belirlemek
Türk Borçlar Kanunu m. 639/2 uyarınca ortağın ölümü ortaklığı sona erdirir.
Adi ortaklık, ortaklar arasındaki kişisel güvene ve emeğe dayalı bir şahıs birliği olduğu için ortaklardan birinin kaybı kural olarak birliği dağıtır.
2
İstisnai durumu (devamlılık hükmü) kontrol etmek
Eğer ortaklık sözleşmesinde ölüm halinde mirasçılarla devam edileceğine dair bir kayıt varsa ortaklık sona ermez.
Sözleşme serbestisi ilkesi gereği ortaklar, ölümün etkisini önceden düzenleyebilirler.
3
Tüzel kişilik ve tescil şartlarını değerlendirmek
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur ve tescili gerekmez.
Adi ortaklık Borçlar Kanunu'na tabi olup ticaret şirketlerinden farklı olarak tüzel kişilikten yoksundur.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Ölümün Sona Ermeye Etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, ortaklık sözleşmesinde yönetime ilişkin aksine bir düzenleme bulunmayan bir adi şirkette yönetim yetkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim yetkisi, ortaklardan her birine aittir.

Cevap

Ortaklık sözleşmesinde yönetici atanmadığı takdirde yönetim yetkisi her bir ortağa aittir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625625. maddesi uyarınca, adi ortaklıkta yönetim, ortaklık sözleşmesiyle bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmamışsa, yönetim yetkisi bütün ortaklara aittir. Bu kural, ortakların yönetim hakkının aslen ve varsayılan olarak eşit dağıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Ortaklık tipinin ve ilgili mevzuatın belirlenmesi.
60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na tabi bir adi şirket (adi ortaklık) söz konusudur.
Soruda adi şirket vurgusu yapıldığı için Borçlar Kanunu hükümleri esas alınmalıdır.
2
Sözleşmede yönetime dair özel bir hüküm olup olmadığının kontrol edilmesi.
Sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir.
Aksine hüküm yoksa kanunun yedek hukuk kuralları (varsayılan kurallar) devreye girer.
3
Türk Borçlar Kanunu madde 625625 hükmünün uygulanması.
Yönetim yetkisinin tüm ortaklara ait olduğu sonucuna ulaşılır.
Kanun, yönetici atanmayan durumlarda her ortağı yönetici olarak kabul eder.

Anahtar Kavram

Adi Şirketlerde Yönetim Yetkisinin Dağılımı
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

AA, BB ve CC, bir antika restorasyon projesi yürütmek amacıyla sözlü bir anlaşma ile bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisi sadece AA’ya bırakılmış; ancak temsil yetkisi, yeni ortak katılımı ve ortaklığın sona ermesi durumlarına ilişkin herhangi bir özel düzenleme yapılmamıştır. Faaliyet süreci içerisinde BB, diğer ortakların rızasını almaksızın ortaklık payını bir sözleşme ile DD’ye devretmiş ve ortaklıktan ayrıldığını bildirmiştir. Bu süreçte yönetici ortak AA, ortaklık faaliyetleri için üçüncü bir kişiyle yüksek bedelli bir hizmet sözleşmesi imzalamıştır. Kısa bir süre sonra ortak CC hayatını kaybetmiş ve mirasçıları ortaklığa devam etmek istediklerini beyan etmişlerdir. Bu olaydaki hukuki durum ile ilgili 60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BB’nin yaptığı pay devri diğer ortakların rızası olmadıkça DD’ye ortaklık sıfatı kazandırmayacağı gibi, sözleşmede aksine bir hüküm yer almadığından CC’nin ölümü ortaklığın infisahına yol açar.

Cevap

Pay devrinin diğer ortakların rızası olmaksızın devralana ortaklık sıfatı kazandırmayacağını ve sözleşmede hüküm yoksa ortağın ölümünün ortaklığı sona erdireceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'na göre, adi ortaklıkta yeni bir ortağın kabulü için tüm ortakların rızası aranır; aksi halde payını devreden ortağın işlemi sadece kendi iç ilişkilerinde hüküm doğurur. Ayrıca, ortaklık sözleşmesinde ortaklığın mirasçılarla devam edeceği yönünde bir madde (süreklilik kaydı) bulunmadığı sürece, ortaklardan birinin ölümü ortaklığı hukuken sona erdirir. Olayda sözleşmede bu konularda düzenleme yapılmadığı belirtildiğinden, ölüm ortaklığı infisah ettirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni ortak katılımı şartlarını değerlendir.
60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 632632 uyarınca, bir ortağın payını devretmesi DD’ye ortak sıfatı kazandırmaz; bunun için diğer tüm ortakların (AA ve CC) rızası şarttır.
Adi ortaklık, ortaklar arasındaki kişisel güvene dayalı bir şahıs birliğidir.
2
Önemli işlerde karar alma mekanizmasını analiz et.
TBK Madde 625/2625/2 uyarınca, yönetici ortak tayin edilmiş olsa bile "önemli işlerin" yapılması için tüm ortakların rızası gerekir.
Yönetim yetkisi sadece olağan işleri kapsar, olağanüstü/önemli işler tüm ortakların iradesini gerektirir.
3
Ölümün ortaklık üzerindeki etkisini incele.
TBK Madde 639/4639/4 uyarınca, sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürüleceğine dair bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölümü ortaklığı kendiliğinden sona erdirir (infisah).
Mirasçıların tek taraflı katılım beyanı, sözleşmesel bir dayanak veya diğer ortakların rızası yoksa hukuki sonuç doğurmaz.

Anahtar Kavram

Adi ortaklıkta pay devri, yönetim sınırları ve sona erme halleri arasındaki hukuki dengeler.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 9Soru

A, B ve C, ortak bir eğitim danışmanlığı faaliyeti yürütmek üzere bir adi şirket kurmuşlardır. Şirket sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ortak A, ortaklık amacının gerçekleştirilmesi için gerekli olan malzemeleri ortaklık namına üçüncü bir kişiden satın almıştır.

Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu olayda diğer ortakların söz konusu borçtan sorumluluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adi şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından, temsil yetkisine sahip ortağın yaptığı bu işlemden dolayı tüm ortaklar müteselsilen ve sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Cevap

Adi şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından, temsil yetkisine sahip ortağın ortaklık adına yaptığı işlemlerden tüm ortaklar müteselsilen ve şahsen sorumlu olurlar.
Türk Borçlar Kanunu'na göre adi şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yer almadığı takdirde, her ortak yönetici sayılır ve yönetim yetkisi temsil yetkisini de kapsar. Bu doğrultuda, temsil yetkisine sahip bir ortağın ortaklık adına yaptığı işlemlerden doğan borçlardan tüm ortaklar sınırsız ve müteselsil (zincirleme) olarak sorumludurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Adi şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirmek
Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur.
Türk Borçlar Kanunu kapsamında adi şirketler bir kişi topluluğu niteliğindedir ancak hukuk süjesi (tüzel kişi) olarak kabul edilmezler.
2
Sözleşmede hüküm bulunmadığı durumda yönetim ve temsil yetkisini belirlemek
Her ortak yönetici ve temsilci sıfatına sahiptir.
TBK m. 625 uyarınca sözleşmede yönetici belirlenmemişse her ortak yönetici sayılır; m. 637 uyarınca da kendisine yönetim yetkisi verilen ortağın temsil yetkisi olduğu karine olarak kabul edilir.
3
Ortaklık borçlarından sorumluluk türünü saptamak
Müteselsil ve sınırsız sorumluluk esastır.
TBK m. 638/1 uyarınca ortaklar, bir temsilci aracılığıyla üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.

Anahtar Kavram

Adi ortaklıkta tüzel kişilik yokluğu ve müteselsil sorumluluk esası
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

AA, BB ve CC isimli mimarlar, bir şehir hastanesi projesinin tasarım sürecini yürütmek amacıyla kendi aralarında bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklardan AA, finansal ihtiyaçları nedeniyle diğer ortakların görüşünü veya onayını almadan ortaklık payını bir üçüncü kişi olan DD’ye devretmiştir. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu devir işleminin hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DD, ortaklık sıfatını kazanamaz; ancak AA ile arasında kurulan ilişki çerçevesinde AA’nın kâr ve zarar payı üzerinde hak sahibi olur.

Cevap

Ortaklık sıfatı kazanılamaz ancak kâr ve zarar payı üzerinde hak sahibi olunur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 632. maddesine göre, bir ortak diğer ortakların rızası olmaksızın payını bir üçüncü kişiye devredemez. Bu durumda üçüncü kişi sadece o ortağın kâr ve zarar payına ortak olur; ancak ortaklık sıfatını kazanamaz. Bu ilişki hukukta 'alt ortaklık' olarak tanımlanır ve sadece devreden ortak ile devralan üçüncü kişi arasında hüküm doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Pay devrinin niteliğini belirle
Adi ortaklıkta pay devri, rıza olup olmamasına göre farklı sonuçlar doğurur.
Ortaklar arasındaki güven ilişkisi (intuitu personae) nedeniyle yeni ortak katılımı sıkı kurallara bağlanmıştır.
2
TBK 632. madde hükmünü uygula
Diğer ortakların rızası olmaksızın yapılan devirde, devralan kişi sadece kâr ve zarar payına ortak olur.
Kanun koyucu, mevcut ortakların rızası dışında bir kişinin yönetime katılmasına veya ortak sıfatıyla işlem yapmasına izin vermemiştir.
3
Dış ilişki ve iç ilişki ayrımını yap
Devralan kişi ortaklığın bir parçası (ortağı) olmaz, sadece payını devreden ortağın mali haklarına (alt ortaklık) sahip olur.
Ortaklık sıfatı ancak tüm ortakların rızasıyla (oybirliği) kazanılabilir.

Anahtar Kavram

Alt Ortaklık (Sub-partnership)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

KK, LL ve MM, tıbbi cihaz ithalatı ve satışı yapmak üzere sözlü bir anlaşma ile bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisinin sadece KK'ye verildiği kararlaştırılmış; ancak temsil yetkisi ve pay devri konusunda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Faaliyetler sürerken MM, ortaklıktaki payını NN isimli bir üçüncü kişiye devrederek onu ortaklığa dahil etmek istemiş; ancak KK ve LL bu duruma açıkça itiraz etmişlerdir. Bu sırada, ortaklığın bir borcundan dolayı alacaklı TT, icra takibi başlatmak istemektedir.

Bu olaydaki hukuki durum ve gerçekleşen süreçlerle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın payını üçüncü bir kişiye devrederek onu ortaklığa dahil etmesi için tüm ortakların oy birliğiyle rızası gerekir; bu rıza olmaksızın yapılan devir işlemi üçüncü kişiye ortaklık sıfatı kazandırmaz.

Cevap

Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın payını üçüncü bir kişiye devrederek onu ortaklığa dahil etmesi için tüm ortakların oy birliğiyle rızası gerekir; bu rıza olmaksızın yapılan devir işlemi üçüncü kişiye ortaklık sıfatı kazandırmaz.
Türk Borçlar Kanunu'nun 632. maddesine göre, bir ortağın ortaklıktaki payını bir başkasına devredebilmesi ve bu kişinin ortak sıfatını kazanabilmesi için diğer tüm ortakların rızası şarttır. Olayda diğer ortaklar itiraz ettiği için yapılan devir girişimi yeni kişiye ortaklık sıfatı kazandırmaz, sadece payı devreden ortakla arasındaki bir iç ilişki (alt katılım) olarak kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Pay devri kuralını belirle.
TBK 632 uyarınca, bir ortağın payını devrederek yeni bir ortak dahil etmesi için tüm ortakların oy birliği gerekir.
Adi ortaklık kişisel güven ilişkisine dayalı bir şahıs birliğidir.
2
Tüzel kişilik durumunu analiz et.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.
TBK 620 ve devamı maddelerinde adi ortaklığa tüzel kişilik tanınmamıştır; bu durum mülkiyetin elbirliği mülkiyeti şeklinde olmasına neden olur.
3
Borçlardan sorumluluk rejimini incele.
Ortaklar müteselsil ve sınırsız sorumludur.
TBK 638 uyarınca ortaklar, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan dolayı alacaklılara karşı müteselsilen sorumludur.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Pay Devri ve Tüzel Kişilik Yokluğu

Daha Fazla Pratik

Adi ortaklık ile kolektif şirket arasındaki tüzel kişilik ve sorumluluk farklarını karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Arda ve Berk, "Dostlar Restoranı" adıyla bir işletme açmak üzere bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde Arda, "yönetici ortak" olarak atanmış; ancak dış ilişkilerde ortaklığı kimin temsil edeceği hususu ayrıca düzenlenmemiştir. Arda, ortaklık faaliyetleri kapsamında bir tedarikçiden 15.00015.000 TL değerinde gıda malzemesi satın almış ve borçlanmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu borcun ifasından sorumluluk ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arda'nın yönetim yetkisi temsil yetkisini de kapsadığından, her iki ortak da borcun tamamından müteselsilen sorumludur.

Cevap

Arda'nın yönetim yetkisinin olması temsil yetkisini de içerir ve bu durumda her iki ortak borçtan müteselsilen sorumlu olur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 637/2 uyarınca, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi olduğu varsayılır. Aynı Kanun'un 638/1 maddesi gereğince, ortaklar birlikte veya temsilci aracılığıyla bir üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. Olayda Arda yönetici ortak olduğu için temsil yetkisi vardır ve Berk ile birlikte borçtan müteselsilen sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim ve temsil yetkisi arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Arda'nın yönetici ortak olması, kanuni bir karine olarak temsil yetkisini de kapsar.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 637/2'ye göre, yönetim görevi verilen ortağın temsil yetkisinin de olduğu varsayılır.
2
Dış ilişkilerdeki sorumluluk türünün tespiti
Tedarikçiye karşı oluşan 15.00015.000 TL'lik borçtan tüm ortaklar şahsen ve müteselsilen sorumludur.
TBK madde 638/1 uyarınca, ortaklık çerçevesinde üstlenilen borçlardan aksi kararlaştırılmadıkça ortaklar müteselsilen sorumlu olurlar.

Anahtar Kavram

Adi ortaklıkta yönetim yetkisinin temsil yetkisini de kapsayan kanuni karinesi ve ortakların müteselsil sorumluluğu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

K, L ve M, bir antik kentin çevre düzenlemesi ihalesini almak amacıyla bir araya gelerek bir adi şirket kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisinin K ve L'ye ait olduğu kararlaştırılmış, ancak dış ilişkiyi kapsayan temsil yetkisinin kime ait olduğu veya kapsamı hakkında herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu sırada ortak M, ortaklık faaliyetleri çerçevesinde üçüncü bir kişi ile ortaklık adına bir iş makinesi kiralama sözleşmesi imzalamıştır.

Bu olayla ilgili 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim yetkisinin K ve L'ye verilmiş olması, temsil yetkisinin de karine olarak bu ortaklara verildiği anlamına gelir; bu nedenle M'nin yaptığı işlem yetkisiz temsil hükümlerine tabidir.

Cevap

Yönetim yetkisinin belirli ortaklara (K ve L) verilmiş olması durumunda, temsil yetkisinin de karine olarak bu ortaklarda olduğu kabul edilir; bu nedenle yönetim yetkisi olmayan ortağın (M) yaptığı işlem diğer ortakları doğrudan bağlamaz.
Türk Borçlar Kanunu’nun 637. maddesinin 2. fıkrasına göre, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi olduğu kabul edilir. Olayda yönetim yetkisi K ve L'ye verildiğinden, temsil yetkisi de bu ortaklardadır. Yönetim yetkisi bulunmayan M'nin ortaklık adına yaptığı işlem, yetkisiz temsil teşkil eder ve diğer ortakları bağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Ortaklık yapısını ve yönetim yetkisini analiz etmek.
Ortaklığın bir adi şirket olduğu ve yönetimin sözleşmeyle K ile L'ye bırakıldığı belirlenir.
Adi şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi arasındaki yasal bağın kurulabilmesi için başlangıç noktasının saptanması gerekir.
2
Temsil yetkisine ilişkin yasal karineyi uygulamak.
TBK 637/2 uyarınca, yönetim yetkisi kime verilmişse temsil yetkisinin de onda olduğu varsayılır.
Sözleşmede temsil için özel bir düzenleme yoksa, kanunun öngördüğü yönetim-temsil paralelliği kuralı devreye girer.
3
Ortak M'nin yaptığı işlemin hukuki sonucunu belirlemek.
Yönetim yetkisi olmayan M, kanuni karine kapsamında temsil yetkisine sahip değildir; bu durumda yapılan işlem 'yetkisiz temsil' hükümlerine tabi olur.
Yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemler, diğer ortaklar icazet vermedikçe onları bağlamaz.

Anahtar Kavram

Adi Şirketlerde Yönetim ve Temsil Yetkisi Karinesi (TBK m. 637/2)

Daha Fazla Pratik

Adi şirketlerde yönetim yetkisinin kapsamı (olağan ve olağanüstü işler) konusundaki kuralları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

Arda, Burak ve Cemal, bir baraj inşaatının teknik müşavirlik hizmetini sunmak üzere bir adi şirket kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde; ortaklardan birinin ölümü, kısıtlanması veya iflası hâlinde ortaklığın sona ermeyeceği, ortaklığın diğer ortaklar arasında devam edeceği açıkça kararlaştırılmıştır. Ortaklık faaliyetleri devam ederken ortak Cemal, savurganlığı nedeniyle mahkemece kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştır. Bu durumda, adi ortaklığın hukuki akıbeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık sözleşmesindeki devam hükmü uyarınca Cemal ortaklıktan ayrılmış sayılır ve ortaklık Arda ile Burak arasında devam eder.

Cevap

Sözleşmedeki devam hükmü gereğince Cemal ortaklıktan ayrılır ve ortaklık diğerleri arasında sürmeye devam eder.
Türk Borçlar Kanunu'nun 639. maddesine göre bir ortağın kısıtlanması normalde adi ortaklığı sona erdirir; ancak 640. madde uyarınca sözleşmeye konulacak bir hükümle (devam kaydı), kısıtlanan ortağın ayrılması ve ortaklığın geri kalanlar arasında devam etmesi mümkündür. Olayda bu yönde açık bir sözleşme hükmü bulunduğu için ortaklık sona ermez, Cemal ayrılmış sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki şirket türünü ve sona erme nedenini belirle.
Şirket bir adi şirkettir ve ortaklardan biri kısıtlanmıştır (TBK m. 639/1-4 gereği normalde sona erme sebebidir).
Adi şirketlerde ortaklardan birinin kısıtlanması kanuni bir sona erme nedenidir.
2
Ortaklık sözleşmesindeki özel hükümleri (devam kaydı) kontrol et.
Sözleşmede kısıtlanma hâlinde ortaklığın devam edeceği yönünde bir 'devam kaydı' bulunmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu m. 640, ortaklara bu yönde sözleşme yapma yetkisi tanımıştır.
3
Kanuni düzenlemeyi olaya uygula.
Cemal ortaklıktan ayrılmış sayılır, payı tasfiye edilir ve ortaklık Arda ile Burak arasında hukuken varlığını sürdürür.
Sözleşmede aksine hüküm (devam kaydı) varsa, sona erme nedeni gerçekleşen ortak ayrılır ancak ortaklık bozulmaz.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Devam Kaydı (TBK m. 640)

Daha Fazla Pratik

Adi ortaklıkta dış ilişkide temsil yetkisinin sınırlarını ve ortakların müteselsil sorumluluğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Ahmet, Barış ve Can, bir kamu kurumunun 'Dijital Arşivleme Sistemi' projesini yürütmek üzere bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde Ahmet 'yönetici ortak' olarak atanmıştır. Şirketin faaliyetleri sırasında, ortaklığın malvarlığına dahil olan ve ortakların elbirliği mülkiyetinde bulunan bir büro katının satılması planlanmaktadır.

60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alındığında, söz konusu taşınmaz satışının hukuken geçerli bir sonuç doğurabilmesi için aşağıdakilerden hangisi zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüm ortakların oybirliği ile karar alması

Cevap

Taşınmaz satışı gibi olağanüstü nitelikteki işlemler için tüm ortakların oybirliği ile karar alması zorunludur.
Türk Borçlar Kanunu madde 625625 uyarınca, adi ortaklıkta kararlar kural olarak oybirliği ile alınır. Özellikle ortaklığın olağan faaliyetleri dışında kalan, malvarlığında önemli değişiklik yaratan taşınmaz satışı gibi olağanüstü işlerde, yönetici ortağın yetkisi bulunsa dahi tüm ortakların rızası ve oybirliği aranmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirle
Taşınmaz satışı, ortaklığın amacı kapsamındaki günlük faaliyetlerden olmayan 'olağanüstü iş' niteliğindedir.
Adi ortaklıkta yönetim yetkisi sadece olağan işleri kapsar.
2
60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 625/2625/2 hükmünü uygula
Kanun gereği, yönetici atanmış olsa dahi, olağanüstü nitelikteki işler için tüm ortakların oybirliği gereklidir.
Ortakların mülkiyet yapısı elbirliği mülkiyeti olduğundan tasarruf yetkisi ancak birlikte kullanılabilir.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Olağanüstü İşler ve Oybirliği Kuralı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Serkan, Taner ve Ufuk, bir fabrikanın çatısına güneş enerjisi panelleri kurmak üzere bir adi ortaklık oluşturmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde Taner "yönetici ortak" olarak atanmış; ancak dış ilişkilere ve temsil yetkisine dair özel bir düzenleme yapılmamıştır. Taner, ortaklık faaliyeti kapsamında bir tedarikçiden 250.000250.000 TL değerinde panel satın almış ve ortaklık adına borçlanmıştır. Bu olaydaki temsil yetkisi ve sorumlulukla ilgili olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taner'e yönetim yetkisi verildiği için, aksi kararlaştırılmadıkça ortaklığı veya diğer ortakları temsil etme yetkisine de sahip olduğu varsayılır.

Cevap

Kendisine yönetim yetkisi verilmiş olan ortağın, aksine bir düzenleme yoksa temsil yetkisine de sahip olduğu varsayılır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 637637. maddesinin 22. fıkrasına göre, adi ortaklıkta kendisine yönetim yetkisi verilmiş olan bir ortağın, ortaklığı veya diğer ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisine de sahip olduğu varsayılır. Olayda Taner yönetici ortak olarak belirlendiği ve temsil yetkisi kısıtlanmadığı için, yaptığı malzeme alımı diğer ortakları da bağlayacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Adi ortaklığın tüzel kişiliğini değerlendir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur; tüm işlemler ortaklar üzerinden yürütülür.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca adi ortaklık bir kişi topluluğu olup bağımsız bir hukuki kişiliği bulunmaz.
2
Yönetim ve temsil yetkisi arasındaki ilişkiyi tespit et.
Yönetim yetkisi verilen ortağın temsil yetkisi olduğu varsayılır.
TBK madde 637/2 uyarınca, yönetici ortağın temsil yetkisi kanuni bir karine olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Temsil Yetkisi Karinesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

Pelin, Selin ve Tülin, bir yayınevinin "Dünya Klasikleri" serisini Türkçeye çevirmek amacıyla bir araya gelerek bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkilerine ilişkin herhangi bir özel düzenleme yer almamaktadır. Buna göre, söz konusu adi ortaklık ile ilgili aşağıdakilerden hangisi Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim yetkisi kural olarak tüm ortaklara aittir ve ortaklardan her biri, diğer ortakların yapacağı olağan bir işleme o işlem tamamlanmadan önce itiraz edebilir.

Cevap

Yönetim yetkisi kural olarak tüm ortaklara aittir ve ortaklardan her biri, diğer ortakların yapacağı olağan bir işleme o işlem tamamlanmadan önce itiraz edebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625. maddesine göre, ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisi özel olarak bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, tüm ortaklar yönetime yetkilidir. Bu durumda her bir ortak, diğerinin yapacağı işleme, işlem sonuçlanmadan önce itiraz etme hakkına sahiptir. Senaryoda sözleşmede düzenleme olmadığı belirtildiği için bu yasal kural uygulama alanı bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim yetkisinin kimde olduğu tespit edilir.
Sözleşmede aksine hüküm yoksa tüm ortaklar yönetime yetkilidir.
TBK Madde 625/1 gereği yasal karine budur.
2
Yönetime yetkili ortakların birbirlerinin işlemlerine karşı hakları değerlendirilir.
İşlem tamamlanmadan önce her ortağın itiraz hakkı bulunur.
TBK Madde 625/2 uyarınca, ortaklık tüm ortaklarca yönetiliyorsa her bir ortağın itiraz hakkı saklıdır.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Kanuni Yönetim ve İtiraz Hakkı

Alternatif Yöntem

Tüzel kişilik yokluğu ve müteselsil sorumluluk ilkelerini kullanarak seçeneklerin çoğunu eleme yöntemi uygulanabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Mert, Nil ve Ozan, yerel bir gastronomi festivali süresince yöresel ürünler satmak amacıyla bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamıştır. Nil, festival alanına ürün taşımak amacıyla diğer ortaklara danışmadan, ortaklığın sermayesine ve faaliyet ölçeğine göre oldukça yüksek bedelli bir kamyonet satın almış ve sözleşmeyi "ortaklık adına" imzalamıştır.

60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu hukuki işlem ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisi bir veya birkaç ortağa bırakılmadıkça tüm ortaklar yönetici sayılır; ancak bu işlem gibi olağanüstü işler için tüm ortakların oybirliği şarttır.

Cevap

Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisi bir veya birkaç ortağa bırakılmadıkça tüm ortaklar yönetici sayılır; ancak bu işlem gibi olağanüstü işler için tüm ortakların oybirliği şarttır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625625. maddesine göre, adi ortaklıkta yönetim yetkisi aksine bir sözleşme maddesi yoksa tüm ortaklara aittir. Ancak kanun, ortaklığın olağan faaliyetlerini aşan, önemli nitelikteki 'olağanüstü' işler için tüm ortakların oybirliği ile karar almasını şart koşmuştur. Olaydaki yüksek bedelli araç alımı festival süresince yapılacak satış faaliyeti için olağanüstü bir işlem niteliğinde olduğundan, Nil'in diğer ortakların rızasını almadan yaptığı bu işlem ortaklığı bağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim yetkisinin kimde olduğunu belirle.
Sözleşmede hüküm yoksa, tüm ortaklar yönetim yetkisine sahiptir.
60986098 sayılı TBK m. 625/1625/1 uyarınca adi ortaklıkta varsayılan kural budur.
2
İşlemin niteliğini (olağan/olağanüstü) analiz et.
Kısa süreli bir festival ortaklığı için yüksek bedelli araç alımı 'olağanüstü' bir işlemdir.
Ortaklığın amacını ve ölçeğini aşan, alışılmışın dışındaki işlemler olağanüstü kabul edilir.
3
Karar alma nisabını uygula.
Olağanüstü işlemler için tüm ortakların oybirliği gereklidir.
TBK m. 625/2625/2 emredici hükmü gereği, önemli işler tek başına veya çoğunlukla yapılamaz.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Yönetim ve Olağanüstü İşlemler

Daha Fazla Pratik

Adi ortaklıkta temsil yetkisinin karine olarak yönetim yetkisine bağlı olduğu durumları ve bu yetkinin sınırlandırılmasının üçüncü kişilere etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

Mimar Ayşe, Beren ve Canan; bir tarihi köşkün aslına uygun restorasyonu sürecinde danışmanlık hizmeti sunmak amacıyla bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisine ilişkin herhangi bir özel düzenleme yapılmamıştır.

Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca bu ortaklık ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklardan birine yönetim yetkisinin verilmiş olması, bu ortağın aynı zamanda ortaklığı temsil yetkisine sahip olduğu karinesini doğurmaz; temsilin geçerliliği için ticaret siciline tescil şarttır.

Cevap

Ortaklardan birine yönetim yetkisi verilmesinin temsil karinesi doğurmayacağını ve tescilin şart olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 638. maddesinin 2. fıkrasına göre, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya diğer ortakları temsil etme yetkisine sahip olduğu bir yasal karine olarak kabul edilir. Ayrıca adi ortaklıklarda temsil yetkisinin geçerliliği için ticaret siciline tescil ve ilan gibi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Bu nedenle, yönetici ortağın temsil karinesine sahip olmadığını ve tescilin şart olduğunu savunan ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Adi ortaklıkta yönetim ve temsil yetkisi arasındaki ilişkiyi tespit et.
Türk Borçlar Kanunu Madde 638/2 uyarınca, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi olduğu kabul edilir.
Kanun, yönetim yetkisinin varlığı halinde temsil yetkisinin de var olduğunu karine olarak kabul ederek ticari hayatın akışını kolaylaştırır.
2
Temsil yetkisinin geçerlilik şartlarını değerlendir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ticaret siciline tescil ve ilan edilmez. Temsil yetkisi tescile bağlı değildir.
Tescil ve ilan zorunluluğu, Türk Ticaret Kanunu'na tabi olan ticaret şirketlerine (Anonim, Limited vb.) özgü bir kuraldır.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Temsil Karinesi

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Türk Ticaret Kanunu (TTK) kuralları ile Türk Borçlar Kanunu (TBK) kurallarını ayrıştırın. Tescil, ilan ve unvan gibi kavramlar TTK kapsamındaki ticaret şirketlerine özgüdür; adi şirketlerde ise TBK'daki esneklik ve karineler esastır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 20Soru

Ayşe, Burak ve Can, bir organik tarım arazisi kiralayarak sebze yetiştirmek ve pazarlamak amacıyla aralarında sözlü olarak anlaşarak bir adi şirket kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde şirketin yönetimi, temsili ve sona ermesi hakkında herhangi bir özel kural öngörülmemiştir. Şirketin faaliyetleri sırasında toptancıdan veresiye olarak alınan tarımsal gübre borcu vadesinde ödenememiş ve bu süreçte Burak, şirketteki payını üçüncü bir kişi olan Deniz'e devretmek istemiştir.

Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu adi şirketin işleyişi ve ortakların hukuki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmede özel bir düzenleme bulunmadığından tüm ortaklar yönetici konumundadır ve her bir ortağın, şirketin olağan işlerinden sayılan gübre alımı işleminde diğer ortakları temsil etme yetkisinin bulunduğu karinedir.

Cevap

Sözleşmede özel bir düzenleme bulunmadığından tüm ortakların yönetici konumunda olduğu ve her bir ortağın olağan işlemlerde diğer ortakları temsil etme yetkisinin bulunduğu karinesini ifade eden seçenek doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, adi ortaklık sözleşmesinde yöneticinin kim olacağına dair özel bir karar veya hüküm yoksa, bütün ortaklar şirketi yönetmeye yetkilidir. Kanun koyucu, yönetim yetkisine sahip olan her ortağın, ortaklığı üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi bulunduğunu bir karine olarak kabul etmiştir (TBK m. 637). Gübre alımı, organik tarım yapan bir şirket için olağan bir işlemdir ve bu karine kapsamında değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki adi şirket sözleşmesinin yönetim ve temsil hükümlerini tespit etmek.
Sözleşmede özel bir belirleme olmadığı için Kanun gereği yönetim yetkisinin tüm ortaklara ait olduğu sonucuna varılır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625. maddesine göre aksi kararlaştırılmadıkça bütün ortaklar yönetici sıfatını taşır.
2
Yönetici sıfatına sahip ortakların dış ilişkideki temsil yetkisini değerlendirmek.
Yönetici konumundaki her ortak, şirketin olağan işlerinde (örneğin gübre alımı) temsil karinesinden yararlanarak diğer ortakları borçlandırabilir.
Kanunun 637. maddesi uyarınca kendisine yönetim görevi verilen ortağın temsil yetkisinin bulunduğu var sayılır.
3
Diğer ifadelerdeki tüzel kişilik, sorumluluk derecesi ve pay devri kurallarını analiz etmek.
Adi şirketin tüzel kişiliğinin olmadığı, ortakların birinci dereceden sorumlu olduğu ve pay devrinin oybirliği gerektirdiği görülerek diğer seçeneklerin hatalı olduğu tespit edilir.
Bu kurallar adi şirketin kişi unsuruna dayalı temel yapısal özellikleridir.

Anahtar Kavram

Adi şirkette olağan işlerde yönetim ve temsil karinesi
Sayfa 1 / 2Sonraki
Adi Şirket (Kuruluş, Yönetim, Temsil ve Sona Erme) Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk | Examkin