Genel haciz yoluyla başlatılan bir ilamsız icra takibinde, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun, takip dayanağı adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibi durdurmak istemesi durumunda uyması gereken usul ve bu usule uymamanın sonucu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Borçlu, imzaya itirazını icra dairesine yapacağı itirazda ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır; aksi halde ilgili takip bakımından senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılır.Cevap
- BBorçlu imzaya itirazını icra dairesine değil, tebliğden itibaren yedi gün içinde bir dilekçe ile doğrudan icra mahkemesine yapmalıdır.
- CBorçlunun sadece 'borcum yoktur' diyerek genel bir itirazda bulunması, takip dayanağı belgedeki imzayı da dürüstlük kuralı gereği reddettiği anlamını taşır.
- Dİmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılmaması durumunda icra müdürü itirazı kendiliğinden reddederek takibe devam eder.
- Eİmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmazsa, alacaklı itirazın kesin kaldırılması yoluna başvuramaz, sadece genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir.
Cevap
Borçlu, imzaya itirazını icra dairesine yapacağı itirazda ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır; aksi halde ilgili takip bakımından senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesinin 4. fıkrasına göre, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, takip dayanağı adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ancak itiraz süresi içinde 'ayrıca ve açıkça' bildirdiği takdirde mazeret olarak ileri sürebilir. Bu şekilde yapılmayan bir itiraz, sadece borca itiraz hükmündedir ve borçlu o takip bakımından senet altındaki imzayı ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır. Bu durum alacaklının itirazın kaldırılması aşamasında elini güçlendirir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İmzaya İtirazda 'Ayrıca ve Açıkça' Şartı
Tahmini Süre:1m 30s