Miras Hukuku

189 soru

Soru 41Soru

Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen ölüme bağlı tasarrufların şekli geçerlilik şartları ve bu süreçlere katılabilecek kişilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras sözleşmeleri, mirasbırakan tarafından başından sonuna kadar el yazısıyla yazılıp imzalanması ve tarih atılması yoluyla da geçerli bir şekilde kurulabilir.

Cevap

Miras sözleşmelerinin el yazılı şekilde düzenlenebileceğini savunan ifade yanlıştır; bu sözleşmeler ancak resmi vasiyetname formunda geçerlilik kazanır.
Miras sözleşmesinin el yazısıyla yazılıp imzalanarak kurulabileceği bilgisi hatalıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca, miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için mutlaka resmi vasiyetname şeklinde (noter, sulh hâkimi veya yetkili memur huzurunda, iki tanık katılımıyla) düzenlenmesi şarttır. El yazılı şekil sadece vasiyetnameler için geçerli bir yoldur.

Adım Adım Çözüm

1
Vasiyetname ve miras sözleşmesi arasındaki şekil farklarını belirle.
Vasiyetname üç farklı şekilde (resmi, el yazılı, sözlü) yapılabilirken, miras sözleşmesi sadece resmi şekilde yapılabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca miras sözleşmesi için resmi vasiyetname şekli zorunludur.
2
Diğer seçeneklerdeki teknik ayrıntıları (süre, tanık yasağı, el yazısı unsurları) kontrol et.
El yazılı vasiyetnamede yer zorunlu değildir, sözlü vasiyetname 1 ayda düşer ve kardeş eşleri tanık olamaz.
TMK 538, 541 ve 536. maddelerindeki özel hükümler bu bilgileri doğrulamaktadır.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarruflarda Şekil Serbestisi ve Sınırları

Daha Fazla Pratik

Resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan tanıkların, vasiyetnamenin içeriğini bilip bilmemelerine göre değişen prosedürleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Mirasbırakan (M), geride sağ kalan eşi (S), babası (B) ve kendisinden önce ölmüş olan oğlundan olan torunu (T) bırakarak vefat etmiştir. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, (M)’nin terekesinin yasal mirasçılar arasındaki paylaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ kalan eş mirasın 1/41/4’ünü, torun (T) ise 3/43/4’ünü alır; baba (B) miras alamaz.

Cevap

Sağ kalan eş terekenin 1/41/4’ünü alır, geriye kalan 3/43/4’lük payın tamamı ise 1. zümre mirasçısı olan toruna (T) kalır; baba (2. zümre) ise mirasçı olamaz.
Miras hukukundaki temel kurala göre, bir üst zümrede (1. zümre) mirasçı varsa, bir alt zümredeki (2. zümre) kişilerin mirasçılığı engellenir. Olayda torun 1. zümreyi temsil ettiği için baba miras alamaz. Sağ kalan eşin 1. zümre ile mirasçılığı halinde payı 1/41/4 olduğu için, toruna kalan pay 3/43/4 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçıların zümrelerini belirleme
Torun (T) 1. zümre (altsoy), Baba (B) 2. zümre mirasçısıdır.
Miras hukukunda mirasçılar öncelikle zümre sistemine göre belirlenir.
2
Zümreler arası öncelik kuralını uygulama
Torun (T) hayatta olduğu için 2. zümre olan Baba (B) mirasçı olamaz.
Bir önceki zümrede mirasçı bulunduğu sürece, sonraki zümreye miras geçmez.
3
Sağ kalan eşin payını hesaplama
Sağ kalan eş (S), 1. zümre ile birlikte mirasçı olduğu için payı 1/41/4’tür.
Türk Medeni Kanunu'na göre eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir (1. zümre ile 1/41/4).
4
Kalan mirası dağıtma
Terekenin geri kalan 3/43/4’ü (11/4=3/41 - 1/4 = 3/4) torun (T)’ye kalır.
Eşin payı düşüldükten sonra kalan kısım o zümredeki yasal mirasçılara dağıtılır.

Anahtar Kavram

Zümre sisteminde halefiyet ve eşin değişen miras payları

Daha Fazla Pratik

Sağ kalan eşin 2. zümre (anne-baba) ile mirasçı olduğu ancak anne ve babanın mirasbırakandan önce öldüğü senaryoları çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, mirasbırakan ile bir mirasçı veya üçüncü kişi arasında akdedilen bir "miras sözleşmesinin" şekli geçerliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmenin tarafları, arzularını resmi memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde birlikte imzalarlar.

Cevap

Miras sözleşmesinin tarafları arzularını resmi memura aynı zamanda bildirmeli ve hazırlanan metni hem memurun hem de iki tanığın önünde birlikte imzalamalıdırlar.
Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi, miras sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerektiğini açıkça belirtir. Bu formun sözleşmeye uyarlanmış hali; tarafların arzularını resmi memura (noter vb.) aynı zamanda bildirmelerini ve düzenlenen belgeyi memur ile iki tanığın huzurunda birlikte imzalamalarını gerektirir. Bu durum, sözleşmenin iki taraflı yapısını korumak ve her iki tarafın da ehliyet ve iradesini aynı anda denetlemek amacını taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin türünün ve tabi olduğu şekil kurallarının belirlenmesi.
İşlem bir miras sözleşmesidir ve TMK 545 uyarınca resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur.
Miras sözleşmeleri, tek taraflı vasiyetnamelerden farklı olarak iki taraflı bir hukuki işlem oldukları için daha sıkı bir resmi şekil rejimine tabidir.
2
Resmi vasiyetname usulünün miras sözleşmesine özgü farklılıklarının analiz edilmesi.
Miras sözleşmesinde her iki tarafın da resmi memur huzurunda aynı anda bulunması ve beyanda bulunması gerektiği tespit edilir.
Kanun koyucu, sözleşmenin her iki tarafının da iradelerinin aynı anda ve aynı resmi makam önünde birleşmesini geçerlilik şartı olarak öngörmüştür.
3
İmza ve tanık prosedürünün değerlendirilmesi.
Sözleşmenin geçerli olması için hem tarafların hem memurun hem de tanıkların işlem anında hazır bulunarak imzaları tamamlaması gerektiği sonucuna varılır.
Resmi şeklin kurucu unsurları olan imza ve tanık beyanı noksanlığı, ölüme bağlı tasarrufun iptali sonucunu doğurur.

Anahtar Kavram

Miras sözleşmesinin resmi vasiyetname formunda düzenlenme zorunluluğu ve simultane (aynı anda) bildirim şartı.

Alternatif Yöntem

Sözlü vasiyetname ve el yazılı vasiyetname kuralları ile miras sözleşmesi kuralları karşılaştırılarak, sözleşmenin en ağır resmi şekil şartına (simültane bildirim ve imza) tabi olduğu hatırlanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E) ile babasının annesi (babaannesi) (B)(B)'yi bırakarak vefat etmiştir. Mirasbırakanın altsoyu ile anne ve babası kendisinden önce vefat etmiş olup bu kişilerin (M)(M) dışında başka bir mirasçısı bulunmamaktadır. Mirasbırakan (M)(M), vasiyetname düzenleyerek terekesinin tamamını bir sivil toplum kuruluşuna bırakmıştır.

Buna göre, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı (tasarruf oranı) terekesinin kaçta kaçıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7/167/16

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf edilebilir oranı terekenin 7/167/16'sıdır.
Doğru cevap olan oran (7/167/16), sağ kalan eşin 3. zümre ile mirasçılığına ilişkin özel kuralın uygulanmasıyla bulunur. Bu senaryoda eşin yasal miras payı 3/43/4'tür. TMK m. 506'ya göre, eşin 1. veya 2. zümre dışında birileriyle mirasçı olması durumunda saklı payı, yasal payının 3/43/4'ü olarak hesaplanır (3/4×3/4=9/163/4 \times 3/4 = 9/16). 3. zümre mirasçılarının saklı payı bulunmadığından, terekenin toplam saklı payı 9/169/16 olur. Mirasbırakanın tasarruf oranı ise 19/16=7/161 - 9/16 = 7/16 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçıları ve yasal miras paylarını belirleyin.
(E)(E), 3. zümre (büyük ana/baba) ile mirasçıdır. Bu durumda eşin yasal miras payı 3/43/4, babaannenin (B)(B) yasal miras payı ise 1/41/4'tür.
TMK m. 499/3 uyarınca eş; büyük ana, büyük baba ve onların çocukları ile mirasçı olduğunda payı 3/43/4 olur.
2
Saklı paylı mirasçıları ve saklı pay oranlarını tespit edin.
Sağ kalan eşin saklı payı, altsoy veya ana-baba zümresiyle mirasçı değilse yasal payının 3/43/4'üdür. 3. zümre mirasçılarının (babaanne gibi) ise saklı payı yoktur.
TMK m. 506/3 uyarınca eşin saklı payı 'diğer hallerde' yasal payın dörtte üçüdür. 3. zümrenin saklı payı kanunda öngörülmemiştir.
3
Toplam saklı payı hesaplayın.
Eşin saklı payı: 3/4×3/4=9/163/4 \times 3/4 = 9/16. Babaannenin saklı payı: 00. Toplam saklı pay: 9/169/16.
Tasarruf oranını bulmak için öncelikle tüm saklı payların toplanması gerekir.
4
Tasarruf edilebilir kısmı (tasarruf oranını) bulun.
Tasarruf Oranı =19/16=7/16= 1 - 9/16 = 7/16.
Terekenin tamamından (1) toplam saklı pay oranı çıkarıldığında mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği kısım bulunur.

Anahtar Kavram

Sağ kalan eşin 3. zümre ile mirasçılığında saklı pay ve tasarruf oranı hesabı.
Soru 45Soru

Mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar arasında kendiliğinden oluşan ortaklığın tasfiyesi ve tereke mallarının bölüştürülmesi talebiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Cevap

Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesine göre, mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Bu hak, miras ortaklığının bireysel olarak sona erdirilmesini sağlayan bozucu yenilik doğuran bir haktır.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının hukuki niteliğini belirle.
Mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti esasına dayalı bir miras ortaklığı oluşur.
Mirasın tasfiyesine kadar geçen süreçteki mülkiyet rejimini anlamak için gereklidir.
2
Paylaşma isteme hakkının yasal dayanağını kontrol et.
Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesi, her mirasçıya 'her zaman' paylaşma isteme hakkı tanır.
Kuralın istisnaları (kanun veya sözleşme ile ortaklığın sürdürülmesi zorunluluğu) dışında hakkın kullanım zamanını teyit etmek için gereklidir.
3
Paylaşma isteminin şeklini değerlendir.
Paylaşma istemi bir dava yoluyla veya mirasçıların anlaşmasıyla gerçekleştirilebilir.
Bireysel bir iradenin ortaklığı sona erdirmeye yetip yetmediğini anlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paylaşmayı İsteme Hakkı (TMK m. 642)

İpuçları

1
Miras ortaklığının elbirliği mülkiyeti olduğunu ancak ortaklığı bitirme hakkının bireysel olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

Mirasbırakan (M)(M), ağır bir hastalığa yakalandığı dönemde kendisini belirli bir yönde vasiyetname düzenlemeye zorlayan ve bu amaçla kendisine fiziki baskı uygulayan kızı (K)(K)’ya karşı herhangi bir ölüme bağlı tasarrufta bulunmadan vefat etmiştir. (K)(K)’nın bu eylemi mahkeme kararıyla sabit olduğuna göre, (M)(M)’nin mirasının geçişi ve (K)(K)’nın oğlu (S)(S)’nin hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (K)(K) kanun gereği kendiliğinden mirastan yoksun kalır; bu durum (K)(K)’nın altsoyu olan (S)(S)’yi etkilemez ve (S)(S), sanki (K)(K) mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Cevap

Kızı (K)(K) kanun gereği kendiliğinden mirastan yoksun kalır; bu durum altsoyu olan (S)(S)’yi etkilemez ve (S)(S), sanki (K)(K) mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.
Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesi, mirasbırakanı ölüme bağlı tasarruf yapmaya veya yapmamaya zorlayan kişilerin mirastan yoksun kalacağını düzenler. Bu engel, mirasbırakanın iradesinden bağımsız olarak, olayın gerçekleşmesi ve eylemin sabit olmasıyla kendiliğinden doğar. Yine aynı kanunun 579. maddesi uyarınca mirastan yoksunluk kişiseldir; yani sadece o eylemi gerçekleştireni bağlar. Bu nedenle yoksun kalan kişinin altsoyu, sanki mirasçılıktan mahrum kalan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi onun miras payını alır.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuki nitelendirmesini yap.
Mirasbırakanı vasiyetname yapmaya zorlamak TMK m. 578/3 uyarınca 'Mirastan Yoksunluk' sebebidir.
Kanun, mirasbırakanın irade özgürlüğüne yapılan ağır müdahaleleri mirasçılık sıfatını engelleyen bir yaptırıma bağlamıştır.
2
Yoksunluğun oluşma biçimini incele.
Mirastan yoksunluk kanun gereği kendiliğinden (ipso iure) gerçekleşir.
Mirasçılıktan çıkarmanın (ıskat) aksine, yoksunlukta mirasbırakanın herhangi bir ölüme bağlı tasarruf yapması şart değildir.
3
Yoksunluğun altsoya etkisini değerlendir.
TMK m. 579 uyarınca yoksunluk sadece yoksun olanı bağlar, altsoy mirasçı olmaya devam eder.
Ceza ve yaptırımların şahsiliği ilkesi miras hukukunda da korunmuş, yoksun olanın kusuru altsoyuna sirayet ettirilmemiştir.

Anahtar Kavram

Mirastan Yoksunluğun Şahsiliği ve Kendiliğinden Hüküm Doğurması

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluk ile mirasçılıktan çıkarma arasındaki temel farkları (iradi olma, saklı payın durumu, altsoya etkisi) bir tablo halinde çalışmak kavramsal karmaşayı önleyecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 47Soru

Mirasbırakan (M)(M), eşi (E)(E) ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davası devam ederken vefat etmiştir. (M)(M)'nin altsoyu, anne ve babası ile kardeşleri kendisinden önce ölmüştür. (M)(M)'nin vefatı üzerine yasal mirasçıları boşanma davasını takip etmemiş ve dava takipsizlik nedeniyle düşmüştür. (M)(M)'nin ölüm anında baba tarafında sadece amcası (A)(A) ve anne tarafında ise sadece anneannesi (AN)(AN) hayattadır. (AN)(AN)'nin eşi (dede) ve altsoyu bulunmamaktadır.

Buna göre, (M)(M)'nin mirasının paylaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (E)(E) mirasın 3/43/4'ünü, amca (A)(A) ve anneanne (AN)(AN) ise kalan payı eşit olarak paylaşır.

Cevap

Sağ kalan eş (E)(E) mirasın 3/43/4'ünü alır; kalan 1/41/4 payın yarısı olan 1/81/8 anneanne (AN)(AN)'ye, diğer yarısı olan 1/81/8 ise amca (A)(A)'ya kalır.
Doğru cevapta belirtildiği üzere; TMK m. 181/2 uyarınca boşanma davası mirasçılar tarafından sürdürülüp kusur ispatlanmadığı için eş yasal mirasçılığını sürdürür. Mirasbırakanın 1. ve 2. zümresinde hiç mirasçı bulunmadığı için eş 3. zümre (büyük ana ve büyük babalar) ile mirasçı olur ve payı 3/43/4 olarak hesaplanır. Kalan 1/41/4 pay ise anne ve baba tarafı arasında 1/81/8'er olarak paylaştırılır. Anne tarafında sağ olan anneanne bu payın tamamını alırken, baba tarafında büyük ebeveynler öldüğü için onların payı halefiyet prensibi gereği amcaya geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Boşanma davasının mirasçılığa etkisini değerlendir.
(E)(E) yasal mirasçı sıfatını korur.
TMK m. 181/2'ye göre, sağ kalan eşin mirasçı olamaması için mirasçıların davayı sürdürmesi ve sağ kalan eşin kusurunu ispatlaması gerekir. Olayda dava takip edilmemiş ve düşmüştür.
2
Eşin hangi zümre ile mirasçı olduğunu ve yasal pay oranını belirle.
(E)(E) mirasın 3/43/4'ünü alır.
Mirasbırakanın altsoyu (1. zümre) ve ana-babası ile onların altsoyu (2. zümre) hayatta değildir. Eş, büyükanne-büyükbabalar ve onların altsoyu (3. zümre) ile mirasçı olduğunda yasal payı 3/43/4 olur.
3
Zümre payını (1/41/4) anne ve baba tarafı arasında paylaştır.
Anne tarafı 1/81/8, baba tarafı 1/81/8 alır.
3. zümrede miras payı, ana tarafı ve baba tarafı kökleri arasında eşit olarak ikiye bölünür.
4
Taraf paylarını hayatta olan mirasçılara dağıt.
AN=1/8AN = 1/8 ve A=1/8A = 1/8.
Anne tarafında sağ olan anneanne (AN)(AN), ölen dedenin de payını alarak tarafın tüm payına (1/81/8) sahip olur. Baba tarafında büyükanne ve büyükbaba ölmüş olduğundan, onların payı halefiyet yoluyla altsoyları olan amca (A)(A)'ya geçer.

Anahtar Kavram

Sağ Kalan Eşin 3. Zümre ile Mirasçılığı ve Boşanma Davasının Etkisi

Daha Fazla Pratik

Eşin saklı pay oranlarının, mirasçı olduğu zümreye göre nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 48Soru

Mirasbırakan (M)(M), usulüne uygun olarak düzenlediği vasiyetnamesinde şu tasarruflara yer vermiştir:

I. "Mirasımın 1/31/3’lük kısmını, eğitim bursu olarak kullanması şartıyla çocukluk arkadaşım (A)(A)’ya bırakıyorum."
II. "Koleksiyonumdaki antika cep saatini (B)(B)’ye vasiyet ediyorum; ancak (B)(B) benden önce ölürse bu saat (C)(C)’ye verilecektir."

Buna göre, söz konusu tasarrufların hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. tasarruf yüklemeli mirasçı atama, II. tasarruf ise yedek vasiyet alacaklısı atanması içeren belirli mal bırakmadır.

Cevap

İlk tasarruf yüklemeli mirasçı atama, ikinci tasarruf ise yedek vasiyet alacaklısı atanması içeren belirli mal bırakmadır.
Doğru seçenek, her iki tasarrufun hukuki niteliğini kanuna uygun tanımlamaktadır. Birinci tasarrufta mirasın bir oranının (1/31/3) bırakılması TMK m. 516 uyarınca mirasçı atamadır ve burs verme ödevi TMK m. 515 uyarınca bir yüklemedir. İkinci tasarrufta ise belirli bir mal (saat) bırakıldığı için belirli mal bırakma söz konusudur ve asıl vasiyet alacaklısının mirası kazanamama (önce ölme) ihtimaline karşı başka birinin atanması TMK m. 520 uyarınca yedek vasiyet alacaklısı atamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tasarrufun kapsamını ve niteliğini analiz edin.
Mirasın 1/31/3 oranı bırakıldığı için 'Mirasçı Atama' (TMK m. 516), burs verme şartı eklendiği için 'Yükleme' (TMK m. 515) mevcuttur.
Mirasın tamamı veya belli bir oranı için yapılan atamalar mirasçı atamadır; yerine getirilmesi istenen ödevler ise yüklemedir.
2
İkinci tasarrufun kapsamını ve niteliğini analiz edin.
Belirli bir eşya (saat) bırakıldığı için 'Belirli Mal Bırakma' (TMK m. 517), bir kişinin ölümü halinde yerine başkasının geçmesi istendiği için 'Yedekleme' (TMK m. 520) mevcuttur.
Terekeden belirli bir malın bir kişiye özgülenmesi vasiyettir; asıl alacaklının alamama durumuna karşı başka birinin belirlenmesi ise yedeklemedir.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarrufların Maddi İçeriği: Mirasçı Atama vs. Belirli Mal Bırakma ve Yedekleme.

Daha Fazla Pratik

Art mirasçılık (TMK m. 521) ile yedek mirasçılık (TMK m. 520) arasındaki farkları örnek olaylar üzerinden tekrar edin.

Alternatif Yöntem

Tasarrufları 'külli halefiyet' ve 'cüz'i halefiyet' üzerinden değerlendirebilirsiniz. Oran belirten tasarruf külli halefiyet (mirasçılık) yaratırken, belirli mal tasarrufu cüz'i halefiyet (alacak hakkı) yaratır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, mirasın kayıtsız ve şartsız reddi (gerçek ret) ile ilgili süreler ve bu sürelerin başlangıç anları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasın reddi süresi yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe ölüm tarihinde; atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihte işlemeye başlar.

Cevap

Mirasın reddi süresi yasal mirasçılar için kural olarak ölüm tarihinde, atanmış mirasçılar için ise bildirimin yapıldığı tarihte başlar.
Türk Medeni Kanunu'na göre mirasın reddi süresi 33 aydır. Bu süre yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri andan; atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun (vasiyetnamenin) kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu ayrım, mirasçıların hukuki statülerindeki bilgi edinme imkanları arasındaki farktan kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Red süresinin tespit edilmesi
Mirasın reddi süresi kural olarak 33 aydır.
Türk Medeni Kanunu madde 606 uyarınca mirasın reddi hak düşürücü süreye bağlanmıştır.
2
Yasal mirasçılar için başlangıç anının belirlenmesi
Ölüm tarihi (veya mirasçı olduğunu öğrenme anı).
Yasal mirasçılar kural olarak ölümü ve mirasçılık sıfatlarını öğrendikleri anda bu hakka sahip olurlar.
3
Atanmış mirasçılar için başlangıç anının belirlenmesi
Resmi bildirim (tebliğ) tarihi.
Atanmış mirasçıların, murisin iradesinden haberdar olmaları için vasiyetnamenin açılması ve kendilerine bildirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Mirasın Reddi ve Hak Düşürücü Sürelerin Başlangıcı
Soru 50Soru

Mirasbırakan (M)(M), şekil noksanlığı bulunan bir vasiyetname düzenlemiş ve 20222022 yılında vefat etmiştir. Söz konusu vasiyetname, 20232023 yılında sulh hukuk mahkemesi tarafından açılmış ve ilgililere okunmuştur. Bu vasiyetname ile haklarının zedelendiğini düşünen mirasçı (A)(A), vasiyetnamenin içeriğini ve iptal sebebini 20252025 yılında öğrenmiştir.

Buna göre, mirasçı (A)(A) tarafından iyiniyetli davalılara karşı açılacak olan ölüme bağlı tasarrufun iptali davasında süreler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davası açma hakkı, öğrenme tarihinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren on yıl geçmekle düşer.

Cevap

İptal davası açma hakkı, öğrenme tarihinden itibaren bir yıl ve vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren her hâlde iyiniyetli davalılara karşı on yıl geçmekle düşer.
Ölüme bağlı tasarrufların iptali davasında, davanın öğrenme tarihinden itibaren bir yıl (nispi süre) ve vasiyetnameler özelinde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl (mutlak süre) içinde açılması gerekir. Soruda vasiyetnamenin 20232023 yılında açıldığı ve davalının iyiniyetli olduğu belirtildiğinden, bu sürelerin uygulanması hukukidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarruf türünü belirleme
Tasarruf bir vasiyetnamedir.
Vasiyetnameler ve miras sözleşmeleri için sürelerin başlangıç anları farklılık gösterir.
2
Nispi süreyi tespit etme
Öğrenme tarihinden itibaren 1 yıldır.
Davacının iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği an nispi süreyi başlatır.
3
Mutlak sürenin başlangıç anını belirleme
Vasiyetnamenin açılma tarihidir (20232023).
TMK m. 559'a göre vasiyetnamelerde süre açılma ile, miras sözleşmelerinde mirasın geçmesiyle başlar.
4
Davalının iyiniyet durumuna göre süreyi uygulama
İyiniyetli davalılara karşı 10 yıldır.
Kötüniyetli davalılara karşı bu süre 20 yıla çıkar, ancak soruda davalının iyiniyetli olduğu belirtilmiştir.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarrufların İptali Davasında Hak Düşürücü Süreler

Daha Fazla Pratik

Miras sözleşmelerinde mutlak sürenin neden mirasın geçmesiyle başladığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 51Soru

Mirasbırakan (M)(M)’nin vefatı üzerine, geride bıraktığı terekede yasal mirasçıları olan çocukları (A)(A), (B)(B) ve (C)(C) hak sahibi olmuşlardır. Mirasçılar arasında tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyeti kurulmuş ancak mirasçılardan (A)(A), terekedeki bazı taşınmazların kendine düşen payının ayrılmasını ve ortaklığın bitirilmesini istemektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun miras ortaklığı ve paylaşmaya ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her mirasçı, terekedeki malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını her zaman isteyebilir.

Cevap

Her mirasçı, terekedeki malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını her zaman isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesi uyarınca, her mirasçı terekedeki malların aynen paylaşılmasını, bu mümkün değilse satış yoluyla paylaştırılmasını her zaman isteyebilir. Bu hak, mirasçıya kanunla tanınmış temel bir yetkidir ve miras ortaklığının sona erdirilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının niteliğinin belirlenmesi.
Mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti kurulur.
Kanun gereği, birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyeti hükümleri uygulanır.
2
Paylaşma istemi hakkının hukuki dayanağının tespiti.
Her mirasçının 'paylaşmayı isteme hakkı' olduğu saptanır.
TMK m. 642, mirasçılardan her birinin sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşma isteyebileceğini düzenler.
3
Paylaşma usulünün belirlenmesi.
Öncelik aynen taksimde, istisna satıştadır.
Hakim, paylaşma davasında malın aynen bölünmesi mümkünse buna, değilse satışına karar vererek ortaklığı giderir.

Anahtar Kavram

Paylaşmayı İsteme Hakkı (TMK m. 642)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

Mirasbırakan (M)(M)'nin vefatı üzerine, tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti esasına göre hak sahibi olan mirasçılar (A)(A), (B)(B) ve (C)(C) arasında terekedeki bir taşınmazın yönetimi ve tasarrufu konusunda uyuşmazlık çıkmıştır. Türk Medeni Kanunu uyarınca miras ortaklığı ve paylaşma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılar, terekeye ait haklar üzerinde kural olarak ancak oybirliği ile tasarruf edebilirler ve her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir.

Cevap

Mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde kural olarak ancak oybirliği ile tasarruf edebilirler ve her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti kurulur ve bu durumda mirasçılar tereke malları üzerinde ancak oybirliğiyle tasarruf edebilirler. Aynı zamanda, her mirasçı kanuni bir engel yoksa her zaman paylaşma (taksim) isteme hakkına sahiptir; bu hak kişisel ve vazgeçilmez bir haktır.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığındaki mülkiyet tipini belirleme
Mirasçıların tereke üzerindeki hak sahipliği elbirliği mülkiyetidir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında kendiliğinden elbirliği mülkiyeti kurulur.
2
Tasarruf ve yönetim kurallarını saptama
Tasarruf işlemleri için tüm mirasçıların oybirliği ile hareket etmesi gerekir.
Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmadığından, her türlü tasarruf ancak birlikte hareket edilerek yapılabilir.
3
Paylaşma hakkının hukuki niteliğini değerlendirme
Her mirasçı, aksi bir durum yoksa her zaman paylaşma davası açabilir.
Paylaşma isteme hakkı, mirasçılığın doğal bir sonucu olup her mirasçıya tanınmış bir haktır.

Anahtar Kavram

Miras ortaklığında elbirliği mülkiyeti ve oybirliği kuralı

Daha Fazla Pratik

Miras ortaklığına temsilci atanmasının mirasçıların yönetim yetkisine etkisi üzerine bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E), hayatta olan annesi (A)(A) ve kendisinden önce vefat etmiş olan babasının (B)(B) diğer evliliğinden olan iki çocuğu (baba bir kardeşleri) (K1)(K_1) ve (K2)(K_2)’yi bırakarak vefat etmiştir. (M)(M)’nin hiç altsoyu bulunmadığına göre, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasın yasal paylaşımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (E)(E): 1/21/2, Anne (A)(A): 1/41/4, Kardeşler (K1)(K_1) ve (K2)(K_2): 1/81/8'er

Cevap

Eşin 1/21/2, annenin 1/41/4 ve babanın yerini alan her bir kardeşin 1/81/8 pay aldığı seçenek doğrudur.
Mirasbırakanın altsoyu olmadığı için miras ana-baba zümresine kalır; bu durumda eş mirasın 1/21/2'sini alır. Kalan 1/21/2, anne ve babaya 1/41/4 oranında dağıtılırken, babanın vefat etmiş olması nedeniyle onun 1/41/4'lük payı iki çocuğu arasında 1/81/8 - 1/81/8 şeklinde paylaştırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçı zümresini belirle
Mirasbırakanın altsoyu bulunmadığı için miras ikinci zümreye (ana-baba ve onların altsoyu) geçer.
Türk Medeni Kanunu'na göre altsoyu olmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır.
2
Sağ kalan eşin payını hesapla
Eşin ikinci zümre ile mirasçılığı durumunda yasal payı 1/21/2 olur.
Kanun, eşin ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde mirasın yarısını alacağını öngörür.
3
Kalan payı kök başlarına dağıt
Mirasın kalan 1/21/2'lik kısmı anne (1/4)(1/4) ve baba (1/4)(1/4) arasında paylaştırılır.
İkinci zümrede miras, sağ kalan ana ve babaya eşit olarak dağıtılır.
4
Halefiyet (temsil) kuralını uygula
Vefat eden babanın 1/41/4 payı, çocukları olan K1K_1 ve K2K_2 arasında eşit paylaştırılarak her birine 1/81/8 verilir.
Zümre sisteminde kök başlarından biri mirasın açılmasından önce ölmüşse, onun payı halefiyet yoluyla kendi altsoyuna geçer.

Anahtar Kavram

İkinci zümrede eşin mirasçılığı ve halefiyet ilkesi

İpuçları

1
Mirasbırakanın altsoyu yoksa miras kaçıncı zümreye geçer ve bu durumda eşin payı ne olur?
2
Eşin payı 1/21/2 çıktıktan sonra kalan pay ana ve baba arasında nasıl paylaştırılır? Vefat eden babanın payı kime kalır?
3
Babanın payı olan 1/41/4, halefiyet yoluyla onun altsoyu olan kardeşler K1K_1 ve K2K_2 arasında eşit olarak bölüştürülmelidir.

Daha Fazla Pratik

Eğer mirasbırakanın babası ve kardeşleri de olmasaydı, miras paylaşımı nasıl değişirdi?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, miras sözleşmelerinin şekli geçerliliği ve tarafların ehliyet şartları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur.

Cevap

Miras sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur.
Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesine göre miras sözleşmelerinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi emredilmiştir. Bu, işlemin bir resmi memur (noter) ve iki tanık huzurunda yapılmasını zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin türünü ve tabi olduğu şekil şartını belirleme
İşlem bir 'miras sözleşmesi'dir ve TMK m. 545 uyarınca resmi vasiyetname şekline tabidir.
Miras sözleşmeleri, vasiyetnamelerden farklı olarak daha sıkı şekil ve ehliyet kurallarına tabidir.
2
Tarafların ehliyet durumunu kontrol etme
TMK m. 546 uyarınca tarafların ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlanmamış olması gerekir.
Sözleşmenin bağlayıcılığı nedeniyle kanun koyucu tam fiil ehliyeti aramaktadır.

Anahtar Kavram

Miras Sözleşmesinin Şekil ve Ehliyet Şartları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 55Soru

Mirasbırakanın yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle diğer vasiyetname şekillerinden birini yapamadığı hallerde başvurulan "sözlü vasiyetname"nin şekli geçerlilik koşullarıyla ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanıklardan biri, mirasbırakanın kendisine beyan ettiklerini yer ve zaman belirterek hemen yazıya dökmeli, belgeyi her iki tanık imzalamalı ve vakit geçirmeksizin birlikte bir sulh veya asliye hukuk hâkimine teslim etmelidir.

Cevap

Tanıklardan biri tarafından mirasbırakanın beyanlarının yer ve zaman belirtilerek yazıya dökülmesi, her iki tanıkça imzalanması ve vakit geçirmeksizin birlikte bir sulh veya asliye hukuk hâkimine verilmesi gereken seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 540. maddesi uyarınca, sözlü vasiyetname yoluna başvuran mirasbırakanın son arzularını anlattığı iki tanıktan biri, bu beyanları vakit geçirmeksizin yazıya dökerek imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Ardından her iki tanık bu belgeyi birlikte sulh veya asliye hukuk hâkimine teslim ederek mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip göründüğünü beyan ederler. Bu usul, sözlü vasiyetnamenin temel şekli geçerlilik şartıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözlü vasiyetnamenin istisnai niteliğini belirle.
Sözlü vasiyetname sadece olağanüstü durumlarda (ölüm tehlikesi, savaş vb.) başvurulabilen bir yoldur.
Olağan durumlar için resmi veya el yazılı vasiyetname zorunludur.
2
Tanıkların görevlerini ve teslim makamını kontrol et.
İki tanık gerekir; beyanlar yazıya dökülüp imzalanmalı ve sulh/asliye hukuk hâkimine sunulmalıdır.
TMK madde 540, yargısal denetimin sağlanması için bu usulü şart koşmuştur.

Anahtar Kavram

Sözlü vasiyetnamede tanıkların beyanları belgeleme ve mahkemeye sunma yükümlülüğü

İpuçları

1
Sözlü vasiyetnamenin geçerli olması için beyanların mahkemeye ulaştırılması gerektiğini hatırlayın.
2
Yetkili makamın noter değil, Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Resmi vasiyetnamede tanıkların okuma-yazma bilmemesi durumunda izlenecek farklı usulü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

Mirasbırakan (M)(M), eşi (E)(E) ile evli iken çocuğu olmaksızın vefat etmiştir. (M)(M)'nin vefatından sonra mirasçıları, (M)(M)'nin evlenme sırasında ayırt etme gücünden yoksun olduğu gerekçesiyle "mutlak butlan" davası açmış ve evlilik mahkeme kararıyla iptal edilmiştir. Ancak mahkeme, sağ kalan eş (E)(E)'nin evlenme sırasında "iyiniyetli" olduğunu tespit etmiştir. (M)(M)'nin babası (B)(B) sağ, annesi ise (M)(M)'den önce vefat etmiş olup annesinin (M)(M) dışında sadece bir çocuğu (kardeş KK) vardır.

Buna göre, (M)(M)'nin yasal miras paylaşımı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (E)(E) mirasın 1/21/2'sini, baba (B)(B) 1/41/4'ünü ve kardeş (K)(K) 1/41/4'ünü alır.

Cevap

Sağ kalan eşin mirasın yarısını (1/21/2), babanın ve annenin yerini alan kardeşin ise dörderde birer (1/41/4) pay alması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 159. maddesine göre, evliliğin mutlak butlanına karar verilmiş olsa dahi, iyiniyetli olan sağ kalan eş yasal mirasçılığını sürdürür. Mirasbırakanın altsoyu bulunmadığı için miras ikinci zümreye geçer ve eşin bu zümreyle payı 1/21/2 olur. Kalan yarım pay, sağ olan babaya ve ölen annenin yerini alan kardeşe eşit olarak dağıtılır.

Adım Adım Çözüm

1
Eşin mirasçılık sıfatını değerlendir.
(E)(E) mirasçı kalır.
TMK madde 159 uyarınca, evliliğin butlanına karar verilse bile, iyiniyetli olan sağ kalan eş yasal mirasçılık sıfatını korur.
2
Mirasçı zümresini ve eşin yasal payını belirle.
Eşin payı 1/21/2'dir.
Mirasbırakanın altsoyu (birinci zümre) bulunmadığı için miras ikinci zümreye (ana-baba) geçer. İkinci zümre ile birlikte mirasçı olan eşin yasal payı 1/21/2'dir.
3
Kalan mirası ikinci zümre içinde paylaştır.
Baba (B)(B) 1/41/4, Kardeş (K)(K) 1/41/4 alır.
Kalan 1/21/2 pay ana ve babaya eşit (1/41/4 - 1/41/4) dağıtılır. Anne mirasbırakandan önce öldüğü için onun 1/41/4 payı halefiyet yoluyla kendi altsoyu olan kardeşe (KK) geçer.

Anahtar Kavram

İyiniyetli eşin butlan kararına rağmen mirasçılığı ve ikinci zümre pay oranları.

İpuçları

1
Altsoyu (çocuğu) olmayan birinin mirasının hangi zümreye geçeceğini ve eşin o zümreyle payını hatırlayın.
2
Eşin ikinci zümre ile mirasçı olması durumunda payı 1/21/2 olur. Peki, evliliğin butlanla iptali eşin 'iyiniyetli' olması durumunda mirasçılığı nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

TMK 181/2 uyarınca devam eden boşanma davasında mirasçıların haklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar arasında kurulan miras ortaklığının yönetimi ve terekeye temsilci atanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras ortaklığına bir temsilci atanması durumunda, mirasçıların terekeyi temsil etme ve tereke malları üzerinde tasarrufta bulunma yetkileri sona erer.

Cevap

Miras ortaklığına bir temsilci atanması durumunda, mirasçıların terekeyi temsil etme ve tereke malları üzerinde tasarrufta bulunma yetkileri sona erer.
Türk Medeni Kanunu'nun 640640. maddesi uyarınca, miras ortaklığına bir temsilci atandığında, mirasçıların terekeye ait haklar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır ve temsil yetkisi münhasıran temsilciye geçer. Bu durum, terekenin korunmasını ve bir bütün olarak yönetilmesini sağlamayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının mülkiyet yapısını belirle.
Mirasçılar tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyetine sahiptir.
TMK 640/2640/2 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar.
2
Yönetim ve temsil esaslarını değerlendir.
Kural oybirliğidir, ancak mahkemece temsilci atanması bu durumu değiştirir.
Ortaklığın korunması veya mirasçıların anlaşmazlığı durumunda temsilci atanması bir mekanizmadır.
3
Temsilci atanmasının mirasçıların yetkisine etkisini analiz et.
Temsilci atandığında mirasçıların bireysel veya toplu tasarruf yetkisi temsilciye geçer.
TMK 640/3640/3 ve yerleşik yargı kararları uyarınca, temsilci varken mirasçılar terekeyi temsil edemezler.

Anahtar Kavram

Tereke Temsilcisinin Yetkisi

İpuçları

1
Miras ortaklığında geçerli olan mülkiyet tipi olan 'elbirliği mülkiyeti'nin temel özelliklerini hatırlayın.
2
Elbirliği mülkiyetinde kararların nasıl alındığını ve bir 'tereke temsilcisi' görevlendirildiğinde mirasçıların yetkilerinin ne yönde değiştiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Miras ortaklığının paylı mülkiyete dönüştürülmesi usullerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E) ile birlikte annesi (A)(A) ve babasını (B)(B) mirasçı olarak bırakarak vefat etmiştir. Mirasbırakanın vefatı tarihinde terekesinin net değeri 1.600.0001.600.000 TL olarak tespit edilmiştir. Mirasbırakan, sağlığında yaptığı bir ölüme bağlı tasarruf ile tüm malvarlığını bir yardım derneğine bırakmıştır.

Buna göre, yasal mirasçıların saklı payları mahfuz tutulduğunda mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı (tasarruf oranı) kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 600.000600.000 TL

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı 600.000600.000 TL'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, sağ kalan eşin ana-baba zümresiyle mirasçı olduğu durumdaki saklı payını (1.600.000×1/2=800.0001.600.000 \times 1/2 = 800.000 TL) ve anne-babanın her birinin saklı payını (1.600.000×1/16=100.0001.600.000 \times 1/16 = 100.000 TL) doğru hesaplayarak toplam saklı payı (1.000.0001.000.000 TL) terekeden düşer ve tasarruf edilebilir tutarı 600.000600.000 TL olarak bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal miras paylarının belirlenmesi
Eş: 1/21/2, Anne: 1/41/4, Baba: 1/41/4
Sağ kalan eş, mirasbırakanın ana ve baba zümresi (2. zümre) ile mirasçı olduğunda yasal miras payı 1/21/2 olur. Kalan 1/21/2 pay ise anne ve baba arasında eşit paylaştırılır.
2
Saklı pay oranlarının ve tutarlarının hesaplanması
Eş: 800.000800.000 TL, Anne: 100.000100.000 TL, Baba: 100.000100.000 TL
Türk Medeni Kanunu m. 506 uyarınca saklı paylar; eş için yasal payın tamamı (1/2×1/1=1/21/2 \times 1/1 = 1/2), anne ve baba için ise yasal paylarının dörtte biridir (1/4×1/4=1/161/4 \times 1/4 = 1/16).
3
Toplam saklı pay miktarının bulunması
1.000.0001.000.000 TL
Eşin saklı payı (800.000800.000 TL) + Annenin saklı payı (100.000100.000 TL) + Babanın saklı payı (100.000100.000 TL) toplamı terekenin korunması gereken kısmını oluşturur.
4
Tasarruf edilebilir kısmın hesaplanması
600.000600.000 TL
Net tereke değerinden (1.600.0001.600.000 TL) toplam saklı paylar (1.000.0001.000.000 TL) çıkarıldığında mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği kısım bulunur.

Anahtar Kavram

Saklı pay, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırını oluşturur; tereke değerinden saklı paylı mirasçıların payları çıkarıldığında kalan miktar tasarruf edilebilir kısımdır.
Soru 59Soru

Mirasbırakan (M)(M), vefatından kısa bir süre önce mevcut vasiyetnamesini iptal etmeye karar vermiş; ancak kızı (K)(K), (M)(M)'nin bu yöndeki iradesini açıklamasını veya vasiyetnameyi yok etmesini cebir kullanarak engellemiştir. Bu olaydan sonra (M)(M), herhangi bir bağışlama veya af beyanında bulunamadan vefat etmiştir. (K)(K)'nin tek çocuğu (S)(S) ise hayattadır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu hukuki durum ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (K)(K), mirastan yoksunluk sebebiyle mirasçı olamaz; ancak onun miras payı, sanki (K)(K) mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyu olan (S)(S)'ye geçer.

Cevap

Kızın (K)(K), mirasbırakanın vasiyetnameyi iptal etmesini engellemesi mirastan yoksunluk sebebidir ve bu durumun sonuçları kişisel olduğundan miras payı altsoyu olan (S)(S)'ye geçer.
Doğru seçenek, olayın bir mirastan yoksunluk hali olduğunu ve bu durumun şahsi etkileri sebebiyle miras payının altsoya geçeceğini isabetli şekilde belirtmektedir. TMK madde 578578 uyarınca mirasbırakanın vasiyetnamesini iptal etmesini engellemek yoksunluk sebebidir. TMK madde 579579 ise yoksun olanın miras payının, sanki o mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyuna geçeceğini düzenlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki niteliğini belirlemek
Mirasbırakanın vasiyetnameyi iptal etmesini cebirle engellemek, Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 578/3578/3 uyarınca bir 'mirastan yoksunluk' sebebidir.
Kanun, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmasını veya yapılmış olanı ortadan kaldırmasını engelleyenlerin mirasçı olamayacağını emreder.
2
Yoksunluğun oluşma biçimini değerlendirmek
Mirastan yoksunluk, bir mahkeme kararına veya mirasbırakanın vasiyetname ile çıkarma (ıskat)(ıskat) işlemi yapmasına gerek kalmaksızın kendiliğinden (kanungereg˘i)(kanun gereği) gerçekleşir.
Mirasçılıktan çıkarma iradi bir işlemken, yoksunluk kanuni bir yaptırımdır.
3
Yoksunluğun altsoya etkisini analiz etmek
TMK madde 579579 uyarınca yoksunluk şahsidir. (K)(K) mirasçı olamaz ancak onun miras payı altsoyu olan (S)(S)'ye geçer.
Kanun, suçun şahsiliği ilkesine benzer şekilde cezalandırılan mirasçının çocuklarının haklarını koruma altına almıştır.

Anahtar Kavram

Mirastan yoksunluk (TMK 578-579)

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluk ile 'cezalandırıcı ıskat' arasındaki farkları altsoy üzerindeki etkileri bakımından karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

Mirasbırakan (M)(M), ağır bir hastalık sürecinde bakıma muhtaç kalmasına rağmen, oğlu (O)(O) kendisiyle hiç ilgilenmemiş ve aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmiştir. (M)(M), bu durumu gerekçe göstererek (O)(O)'nun mirasından hiçbir pay almamasını istemektedir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasbırakan (M)(M), aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlalini gerekçe göstererek (O)(O)'yu mirasçılıktan çıkarabilir ve bu durum (O)(O)'nun altsoyunun mirasçı olmasını engellemez.

Cevap

Mirasbırakanın, aile hukuku yükümlülüklerini ihlal eden oğlunu ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarabileceği ve bu durumun altsoyun mirasçılığını etkilemeyeceği ifadesi doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesine göre, mirasçı mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmişse, mirasbırakan onu mirasçılıktan çıkarabilir. Kanunun 511. maddesi ise çıkarılan kişinin altsoyunun, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi miras payını alacağını düzenler. Bu nedenle, mirasbırakanın tasarrufuyla yapılan çıkarma işlemi altsoyun haklarını zedelemez.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki niteliğini belirle.
Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali söz konusudur.
Türk Medeni Kanunu m. 510 uyarınca bu durum cezalandırıcı mirasçılıktan çıkarma sebebidir.
2
Uygulanacak hukuki kurumu tespit et.
Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat).
Mirastan yoksunluk kendiliğinden oluşurken, mirasçılıktan çıkarma mirasbırakanın iradesine ve bir ölüme bağlı tasarrufuna dayanır.
3
Çıkarmanın altsoy üzerindeki etkisini incele.
Altsoy mirasçı olmaya devam eder.
TMK m. 511 uyarınca, mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Anahtar Kavram

Cezalandırıcı Mirasçılıktan Çıkarma ve Sonuçları
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 10Sonraki
Miras Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 3 | Examkin