Miras Hukuku

189 soru

Soru 21Soru

Mirasbırakan (A)(A), geride sağ kalan eşi (B)(B) ile çocukları (C)(C) ve (D)(D)'yi bırakarak vefat etmiştir. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, sağ kalan eş (B)(B)'nin bu miras ortaklığındaki yasal miras payı terekenin kaçta kaçıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terekenin 1/41/4

Cevap

Sağ kalan eşin mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olması durumunda yasal miras payı terekenin 1/41/4'üdür.
Türk Medeni Kanunu'nun 499. maddesine göre, sağ kalan eş; mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte birini (1/41/4) alır. Olayda mirasbırakanın çocukları hayatta olduğu için eş birinci zümre ile birlikte mirasçıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçıların hangi zümrede yer aldığını belirle.
Çocuklar, mirasbırakanın altsoyu olarak 1. zümre mirasçılardır.
Eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişkenlik gösterir.
2
1. zümre ile birlikte mirasçı olan eşin yasal pay oranını hatırla.
Türk Medeni Kanunu m. 499 uyarınca, eşin altsoy ile birlikte mirasçılığı durumunda payı 1/41/4'dür.
Yasal düzenleme gereği eş, mirasbırakanın çocukları ile terekenin dörtte birini alır.

Anahtar Kavram

Sağ Kalan Eşin Miras Pay Oranları
Soru 22Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, mirasbırakanın ölümü ile birlikte mirasın açılması üzerine, tereke paylaşılıncaya kadar mirasçılar arasında kendiliğinden meydana gelen miras ortaklığında, mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde aşağıdaki mülkiyet türlerinden hangisiyle hak sahibi olurlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elbirliği mülkiyeti

Cevap

Miras ortaklığı çerçevesinde mirasçılar tereke üzerinde elbirliği mülkiyetine sahip olurlar.
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesine göre, birden çok mirasçı bulunması durumunda mirasın açılmasından paylaşmaya kadar mirasçılar arasında bir ortaklık doğar. Bu ortaklık süresince mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanunda öngörülen durumlar dışında terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasın açılma anını belirle.
Miras, mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden açılır.
Miras ortaklığının başlangıç noktasını tespit etmek için gereklidir.
2
Mirasçılar arasındaki hukuki ilişkiyi tanımla.
TMK m. 640 gereği mirasçılar arasında bir 'miras ortaklığı' kurulur.
Ortaklığın niteliği mülkiyet türünü belirler.
3
Kanuni mülkiyet rejimini uygula.
Miras ortaklığında mirasçılar terekeye ait tüm hak ve borçlar üzerinde 'elbirliği mülkiyeti' (joint ownership) ile hak sahibi olurlar.
TMK'nın amir hükmü bu mülkiyet tipini öngörmüştür.

Anahtar Kavram

Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti ilişkisi

İpuçları

1
Mirasçılar tereke malları üzerinde paylaşma yapılana kadar tek başlarına işlem yapabilirler mi?
2
Ortakların bir mal üzerinde 'payı' belli olsa da bu pay üzerinde serbestçe tasarruf edemedikleri mülkiyet türünü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Miras ortaklığında oybirliği kuralının istisnası olan 'tereke temsilcisi' atanması konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Muris (M)(M), 15.01.202515.01.2025 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçı olarak geriye eşi (E)(E) ve kızı (K)(K) kalmıştır. MM’nin ölüm anındaki terekesinde 400.000400.000 TL nakit para bulunmaktadır.

MM sağlığında şu işlemleri gerçekleştirmiştir:
- Ölümünden 4 yıl önce oğlu (O)(O) tarafından kurulan bir şirkete, saklı payları ihlal kastıyla 300.000300.000 TL bağışlamıştır.
- Ölümünden 6 ay önce, tapuda satış gibi göstererek aslında bir arkadaşına (A)(A) bir taşınmazını bağışlamıştır (taşınmazın değeri 200.000200.000 TL'dir).
- Bir vasiyetname düzenleyerek bir yardım vakfına 300.000300.000 TL bırakmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca yapılacak bir tenkis hesaplamasında, tenkis sırası ve uygulanacak hükümlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenkis davasında öncelikle ölüme bağlı tasarruf olan vakfa yönelik kazandırmanın tamamı, bu miktar ihlali gidermeye yetmediği takdirde ise en yeni tarihli sağlararası kazandırma olan arkadaş (A)'ya yapılan taşınmaz devri tenkis edilir.

Cevap

Tenkis davasında öncelikle ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetnamenin tamamı tenkis edilir; kalan ihlal miktarı için ise sağlararası kazandırmalar içinden en yeni tarihli olan (arkadaşa yapılan bağış) tenkise tabi tutulur.
Türk Medeni Kanunu'na göre tenkis sırasının en başında ölüme bağlı tasarruflar yer alır. Olayda vakfa yapılan 300.000300.000 TL'lik vasiyet ölüme bağlı bir tasarruf olduğu için ilk sırada tenkis edilir. Ancak toplam saklı pay ihlali 350.000350.000 TL olduğu için vasiyet tek başına yeterli gelmez. Bu durumda sağlararası kazandırmalara geçilir ve en yeni tarihliden (arkadaşa yapılan 200.000200.000 TL'lik devir) başlanarak ihlal giderilene kadar (50.00050.000 TL daha) devam edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sabit terekenin (tenkis matrahı) hesaplanması
Tereke = 400.000400.000 (Mevcut) + 300.000300.000 (O'ya bağış) + 200.000200.000 (A'ya bağış) + 300.000300.000 (Vasiyet) = 1.200.0001.200.000 TL.
Tenkis hesabı yapılırken vefat anındaki net terekeye, tenkise tabi sağlararası ve ölüme bağlı kazandırmalar eklenir.
2
Saklı payların ve tasarruf nisabının belirlenmesi
Eşin Saklı Payı: 1.200.000×1/4=300.0001.200.000 \times 1/4 = 300.000 TL. Kızın Saklı Payı: 1.200.000×3/4×1/2=450.0001.200.000 \times 3/4 \times 1/2 = 450.000 TL. Toplam Saklı Pay: 750.000750.000 TL. Tasarruf Nisabı: 450.000450.000 TL.
Eşin altsoyla mirasçılığı durumunda saklı payı yasal payının tamamıdır; altsoyun saklı payı ise yasal payının yarısıdır.
3
İhlal miktarının ve tenkis sırasının tespiti
Toplam Kazandırma: 800.000800.000 TL. İhlal: 800.000450.000=350.000800.000 - 450.000 = 350.000 TL. Sıra: 1. Vasiyet (300.000300.000 TL'nin tamamı), 2. Kalan 50.00050.000 TL için en yeni bağış (Arkadaş A).
TMK m. 563'e göre ölüme bağlı tasarruflar orantılı olarak, yetmezse sağlararası kazandırmalar yeniden eskiye doğru tenkis edilir.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası ve Saklı Pay Oranları

Daha Fazla Pratik

Tenkis davasında 'sabit tereke' hesaplanırken pasiflerin (cenaze giderleri, mühürleme giderleri vb.) düşülmesi ve tenkise tabi kazandırmaların eklenmesi konusuna çalışılması önerilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 24Soru

Muris (M), sağlığında tıp fakültesinden mezun olan oğlu (S)’ye bir muayenehane açması ve mesleki kariyerine başlaması amacıyla gerekli olan tıbbi cihazları satın alarak vermiştir. Muris (M) öldüğünde, bu sağlararası kazandırmanın miras paylaşımındaki durumu ile ilgili olarak Türk Medeni Kanunu uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu kazandırma, muris tarafından aksi açıkça belirtilmedikçe miras payına mahsuben yapılmış sayılır ve denkleştirmeye tabidir.

Cevap

Kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığı kabul edilir ve aksi kararlaştırılmadıkça denkleştirmeye tabidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesinin 2. fıkrasına göre; çocukların (altsoyun) miras payına mahsuben aldıkları kuruluş sermayesi, çeyiz veya meslek edinme amacıyla yapılan kazandırmalar, muris aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir. Olayda oğula muayenehane açması için verilen cihazlar bu kapsamdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Muris ile mirasçı arasındaki akrabalık ilişkisinin tespit edilmesi.
Kazandırma yapılan kişi murisin altsoyu (oğlu) konumundadır.
Altsoy için kanunda özel bir denkleştirme karinesi öngörülmüştür.
2
Yapılan sağlararası kazandırmanın niteliğinin belirlenmesi.
Muayenehane açmak için verilen cihazlar, 'kuruluş sermayesi' veya 'meslek edinme kazandırması' niteliğindedir.
TMK m. 669/2, bu tür kazandırmaların denkleştirmeye tabi olduğunu açıkça düzenler.
3
Yasal karinenin uygulanması.
Muris aksi yönde bir irade beyan etmediği sürece bu cihazların miras payına mahsuben verildiği kabul edilir.
Yasal karine uyarınca ispat yükü denkleştirme yapılmamasını isteyen tarafın üzerindedir.

Anahtar Kavram

Altsoyun Mirasta Denkleştirme Yükümlülüğü (TMK m. 669/2)

İpuçları

1
Türk Medeni Kanunu, çocuklara verilen sermaye niteliğindeki malların miras paylaşımında hesaba katılmasını ister.

Daha Fazla Pratik

Altsoy dışındaki mirasçıların (örneğin kardeşlerin) denkleştirme yükümlülüğünün altsoydan farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

Mirasbırakan (M) geride sağ kalan eşi (S) ile birlikte vefat etmiştir. (M)’nin anne ve babası kendisinden önce ölmüştür. (M)’nin babasının (M) dışında hiçbir altsoyu bulunmamakta olup, babasının anne ve babası (M’nin büyükanne ve büyükbabası) hayattadır. (M)’nin annesinin ise (M) dışında, kendisinden önce ölmüş olan (K) adında bir oğlu vardır. (K)’nın ise biri mirastan ivazsız olarak feragat etmiş olan (Y1) ve diğeri hayatta olan (Y2) adında iki çocuğu bulunmaktadır. (Y1)’in altsoyu bulunmamaktadır. (M)’nin terekesi üzerinde herhangi bir ölüme bağlı tasarrufu yoktur.

Buna göre, (M)’nin yasal mirasçıları ve miras payları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ kalan eş mirasın 1/21/2’sini, yeğen (Y2) ise kalan 1/21/2’sini alır.

Cevap

Sağ kalan eş mirasın 1/21/2’sini, yeğen (Y2) ise 1/21/2’sini alır.
Doğru cevap, eşin 1/21/2 ve yeğen (Y2)'nin 1/21/2 pay aldığı durumdur. Mirasbırakanın eşi 2. zümre (anne-baba ve altsoyu) ile mirasçı olduğu için payı 1/21/2'dir. Geriye kalan 1/21/2 pay anne ve baba hatlarına eşit dağıtılır. Ancak babanın altsoyu olmadığı için babaya düşen 1/41/4, anne hattına eklenir. Anne hattında ise anne ve oğlu (K) ölmüş olduğundan pay (K)'nın çocuklarına geçer. Çocuklardan (Y1) mirastan feragat ettiği ve altsoyu olmadığı için, tüm pay hayatta olan tek mirasçı yeğen (Y2)'ye kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Sağ kalan eşin miras zümresini ve başlangıç payını belirlemek.
Eş, 2. zümre ile mirasçıdır; payı 1/21/2'dir.
Mirasbırakanın altsoyu (1. zümre) olmadığı için eş, anne ve baba ile onların altsoylarının bulunduğu 2. zümre ile mirasçı olur.
2
Kalan miras payını anne ve baba kökleri arasında paylaştırmak.
Anne tarafına 1/41/4, baba tarafına 1/41/4 pay düşer.
2. zümreye kalan 1/21/2 pay, kök başları olan anne ve baba arasında eşit bölünür.
3
Boş kalan kökün (Baba tarafı) durumunu değerlendirmek.
Baba tarafına düşen 1/41/4 pay, anne tarafına aktarılır; anne tarafı toplam 1/21/2 paya ulaşır.
Baba ölmüş ve altsoyu bulunmadığı için, TMK 496/4 uyarınca onun payı diğer taraftaki mirasçılara (anne tarafına) kalır. 3. zümreye (büyükanne/büyükbaba) geçiş yapılamaz.
4
Anne tarafındaki halefiyet (temsil) sürecini işletmek.
Annenin 1/21/2 payı, ölmüş olan oğlu (K)'ya, ondan da çocuklarına geçer.
Zümre sisteminde kök başı hayatta değilse payı kendi altsoyuna geçer.
5
İvazsız feragat eden mirasçının (Y1) durumunu hesaplamaya dahil etmek.
Y1'in payı (1/41/4), altsoyu da olmadığı için (Y2)'ye geçer; (Y2)'nin toplam payı 1/21/2 olur.
İvazsız feragat eden sanki mirasbırakandan önce ölmüş sayılır. Altsoyu yoksa, bu pay aynı daldaki diğer mirasçıya eklenir.

Anahtar Kavram

Zümre sisteminde kökler arası pay geçişi ve sağ kalan eşin 2. zümre mirasçılığı

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluk ile feragat arasındaki farkların halefiyet üzerindeki etkilerini inceleyen bir senaryo çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 26Soru

Mirasbırakan (M), geride sağ kalan eşini (E), bir kızını (K) ve babasını (B) bırakarak vefat etmiştir. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu mirasın paylaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ kalan eş mirasın 1/41/4’ünü, kızı mirasın 3/43/4’ünü alır; baba mirasçı olamaz.

Cevap

Sağ kalan eşin mirasın 1/41/4’ünü, kızının ise 3/43/4’ünü aldığı, babanın ise mirasçı olamadığı paylaşım doğrudur.
Miras hukukundaki temel kurala göre, mirasbırakanın altsoyu (çocukları, torunları vb.) birinci zümreyi oluşturur ve birinci zümrede mirasçı varsa miras ikinci zümreye (anne-baba) geçmez. Sağ kalan eş ise her zümre ile birlikte mirasçı olabilir ancak payı değişir. Eş, altsoy (1. zümre) ile mirasçı olduğunda kanun gereği mirasın 1/41/4’ünü alır. Geriye kalan 3/43/4 ise kızına kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Zümre sistemine göre mirasçıları belirleme
Mirasbırakanın kızı 1. zümre, babası ise 2. zümre mirasçısıdır.
Zümre sisteminde yakın zümre varken uzak zümreye miras geçmez.
2
Zümreler arası öncelik kuralını uygulama
1. zümrede mirasçı (kız) bulunduğu için 2. zümre (baba) miras dışı kalır.
Altsoy (1. zümre) varken anne-baba (2. zümre) yasal mirasçı olamaz.
3
Sağ kalan eşin yasal payını hesaplama
Sağ kalan eş, 1. zümre ile birlikte mirasçı olduğunda payı 1/41/4’tür.
Türk Medeni Kanunu m. 499 uyarınca eşin altsoy ile payı terekenin dörtte biridir.
4
Kalan payı yasal mirasçılara dağıtma
Terekenin tamamından eşin payı (1/41/4) çıkarıldığında kalan 3/43/4 kızın payıdır.
Kız, mirasbırakanın tek altsoyu olduğu için eşten kalan tüm payı alır.

Anahtar Kavram

Zümre Sistemi ve Sağ Kalan Eşin Miras Payları
Soru 27Soru

Muris (M)(M), 20262026 yılında vefat etmiştir. Mirasçı olarak geriye eşi (E)(E) ve bir oğlu (O)(O) kalmıştır. Tereke, borçlar indirildikten sonra net 800.000800.000 TL değerindedir.

MM'nin sağlığında ve ölüme bağlı olarak yaptığı işlemler şu şekildedir:
- Ölümünden 33 yıl önce arkadaşı (A)(A)'ya saklı payları zedeleme kastı olmaksızın 200.000200.000 TL değerinde bir antika tablo bağışlamıştır.
- Ölümünden 66 ay önce kamu yararına çalışan bir derneğe 400.000400.000 TL nakit bağış yapmıştır.
- Düzenlediği vasiyetname ile yeğeni (Y)(Y)'ye 600.000600.000 TL bırakmıştır.

Bu verilere göre, saklı paylarının ihlal edildiğini ileri süren mirasçıların açacağı tenkis davası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenkis sırasına göre öncelikle ölüme bağlı tasarruflar indirileceğinden, saklı pay tecavüzünün tamamı yeğen (Y)'ye yapılan vasiyetten karşılanır ve diğer kazandırmalara dokunulmaz.

Cevap

Tenkis davasında öncelik sırası gereği, ihlal miktarı öncelikle ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetnameden karşılanmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 563563. maddesine göre tenkis, mirasbırakan aksini belirtmedikçe önce ölüme bağlı tasarruflardan başlar. Olayda yeğene yapılan 600.000600.000 TL'lik vasiyet ölüme bağlı bir tasarruftur ve toplam saklı pay tecavüzü olan 550.000550.000 TL'yi tamamen karşılamaktadır. Bu nedenle, sağlararası birer kazandırma olan dernek bağışına ve arkadaşa yapılan tablo hediyesine sıra gelmez; tenkis sadece vasiyetnameden yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçıların yasal ve saklı paylarını belirleyin.
Eşin yasal payı 1/41/4, saklı payı 1/41/4'tür. Oğlun yasal payı 3/43/4, saklı payı (yasal payın yarısı) 3/83/8'dir. Toplam saklı pay: 2/8+3/8=5/82/8 + 3/8 = 5/8.
Tenkis hesabı için öncelikle saklı pay toplamının tereke üzerindeki oranını bilmemiz gerekir.
2
Tenkise esas terekeyi (sabit tereke) hesaplayın.
Net mevcut (800.000800.000) + Son 11 yıl içindeki bağış (400.000400.000) = 1.200.0001.200.000 TL. Arkadaşa yapılan bağış (33 yıl önce ve kast yok) eklenmez (TMK m. 565/4).
TMK 565 uyarınca sadece belirli sağlararası kazandırmalar tenkis hesabına dahil edilir; ölümden önceki son 1 yıl içindeki ivazsız kazandırmalar bunlar arasındadır.
3
Tasarruf edilebilir kısmı ve tecavüz miktarını bulun.
Saklı paylar toplamı: 1.200.000×5/8=750.0001.200.000 \times 5/8 = 750.000 TL. Tasarruf edilebilir kısım: 1.200.000750.000=450.0001.200.000 - 750.000 = 450.000 TL. Yapılan toplam tasarruf: 600.000(vasiyet)+400.000(dernek)=1.000.000600.000 (vasiyet) + 400.000 (dernek) = 1.000.000 TL. Tecavüz (ihlal): 1.000.000450.000=550.0001.000.000 - 450.000 = 550.000 TL.
Murisin tasarruf özgürlüğünün sınırını belirleyerek hangi oranda indirime gidileceğini saptamak gerekir.
4
Tenkis sırasını uygulayın.
Önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir. Tecavüz 550.000550.000 TL iken yeğenin vasiyet payı 600.000600.000 TL'dir. Bu miktar tecavüzü tek başına karşılamaktadır.
TMK m. 563'e göre ölüme bağlı tasarruflar, sağlararası kazandırmalardan önce tenkis edilir.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (TMK m. 563) ve Tenkise Tabi Kazandırmalar (TMK m. 565)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 28Soru

Muris (M), sağlığında çocuklarından (A)’ya kendi işini kurması ve mesleki hayatına atılması amacıyla bir işyeri (dükkân) devretmiştir. Muris (M) öldüğünde, diğer yasal mirasçılar bu taşınmazın miras payına mahsuben verildiğini ileri sürerek terekeye iadesini talep etmektedir. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu olaydaki denkleştirme yükümlülüğünün hukuki niteliği ve uygulanma yöntemi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altsoya yapılan bu tür kazandırmalar, muris tarafından aksine açık bir arzu belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir ve mirasçı dükkânı aynen veya mirasın açıldığı zamandaki değeriyle geri vermekle yükümlüdür.

Cevap

Altsoya yapılan sermaye niteliğindeki kazandırmalar, muris aksini belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir ve mirasçı malı aynen veya mirasın açıldığı andaki değeriyle iade edebilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre, murisin altsoyuna (çocuklarına) verdiği kuruluş sermayesi, çeyiz veya işyeri gibi kazandırmalar, muris aksini açıkça belirtmedikçe miras payına mahsuben verilmiş sayılır. Bu bir yasal karinedir. İade yükümlüsü olan mirasçı, dilerse malı aynen geri verir, dilerse mirasın açıldığı tarihteki değerini kendi payından düşürür.

Adım Adım Çözüm

1
Kazandırmanın niteliğini ve mirasçının sıfatını belirleme
Kazandırma 'altsoya' (evlada) yapılmış ve 'mesleki istikbal' (işyeri) amacı taşımaktadır.
Türk Medeni Kanunu (TMK) 669/2669/2 maddesine göre altsoya yapılan bu tür kazandırmalar denkleştirmeye tabi kabul edilir.
2
Kanuni karineyi uygulama
Muris aksi yönde bir beyanda bulunmadığı sürece bu kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığı varsayılır.
Altsoy için denkleştirmede asıl olan iade yükümlülüğüdür; murisin susması iadeyi gerektirir.
3
İade yöntemini seçme
Mirasçı, dükkânı aynen terekeye döndürebilir veya mirasın açıldığı (murisin öldüğü) andaki değeri üzerinden mahsup yoluna gidebilir.
TMK 671671 ve 672672 maddeleri uyarınca denkleştirme değeri 'mirasın açıldığı an' üzerinden belirlenir ve seçim hakkı iade yükümlüsündedir.

Anahtar Kavram

Mirasta Denkleştirme Karinesi ve İade Usulü

Daha Fazla Pratik

Murisin denkleştirme dışı tutma iradesini hangi şekil şartıyla (açık beyan, vasiyetname vb.) gösterebileceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

Muris (M)(M), geride mirasçı olarak sağ kalan eşi (E)(E) ve bir oğlu (O)(O)’yu bırakarak vefat etmiştir. Tereke borçları ödendikten sonra elde kalan net malvarlığı 950.000950.000 TL'dir. (M)(M), sağlığında ve ölüme bağlı olarak şu tasarruflarda bulunmuştur:

- Ölümünden 33 yıl önce arkadaşı (A)(A)'ya, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla 200.000200.000 TL nakit bağışlamıştır.
- Ölümünden 44 ay önce yeğeni (Y)(Y)'ye 300.000300.000 TL nakit bağışlamıştır.
- Düzenlediği vasiyetname ile bir vakfa 50.00050.000 TL bırakmıştır.

Saklı paylarının ihlal edildiğini öğrenen mirasçıların açacağı tenkis davası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenkis davasında öncelikle vasiyetname ile yapılan tasarruf tamamen tenkis edilir; geriye kalan ihlal miktarı için ise sağlararası kazandırmalardan en yeni tarihlisi olan yeğen (Y)'ye yapılan bağışa başvurulur.

Cevap

Tenkis davasında kanuni sıraya göre önce ölüme bağlı tasarrufların (vasiyetname) tamamı tenkis edilir; bu yetmezse sağlararası kazandırmalardan en yeni tarihlisine (Yeğen Y) gidilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 563. maddesine göre tenkis davasında bir sıra takip edilir. İlk sırada ölüme bağlı tasarruflar yer alır. Olayda vasiyetname ile vakfa bırakılan 50.00050.000 TL bu kapsamdadır. Toplam saklı pay ihlali (106.250106.250 TL) bu tasarrufu aştığı için vasiyetname tamamen tenkis edilir. Kalan 56.25056.250 TL’lik ihlal miktarı için ise sağlararası kazandırmalara (bağışlara) gidilir. Bağışlar arasında sıra uygulanırken, ölüm tarihine en yakın (en yeni) tarihli olan yeğen (Y)(Y)'ye yapılan bağış öncelikle tenkis edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tereke hesap değerini (tenkis tabanını) belirle.
Net tereke (950.000950.000) + Arkadaş A'ya bağış (200.000200.000) + Yeğen Y'ye bağış (300.000300.000) = 1.450.0001.450.000 TL.
Tenkis hesabı yapılırken net terekeye, murisin sağlararası tenkise tabi kazandırmaları eklenir.
2
Mirasçıların saklı paylarını hesapla.
Eş (E): 1/4×1.450.000=362.5001/4 \times 1.450.000 = 362.500 TL. Oğul (O): 1.450.000×3/4×1/2=543.7501.450.000 \times 3/4 \times 1/2 = 543.750 TL. Toplam Saklı Pay = 906.250906.250 TL.
Eşin saklı payı yasal payının tamamı (1/41/4), altsoyun ise yarısıdır (3/4×1/2=3/83/4 \times 1/2 = 3/8).
3
Tasarruf edilebilir kısmı ve ihlal miktarını bul.
Tasarruf Edilebilir Kısım: 1.450.000906.250=543.7501.450.000 - 906.250 = 543.750 TL. Toplam Tasarruf: 150k+300k+200k=650.000150k + 300k + 200k = 650.000 TL. İhlal: 650.000543.750=106.250650.000 - 543.750 = 106.250 TL.
Toplam tasarruflar, tasarruf edilebilir sınırı aşarsa saklı pay ihlali oluşur.
4
Tenkis sırasını uygula.
Önce vasiyetname (50.00050.000 TL) tamamen tenkis edilir. Kalan 56.25056.250 TL ihlal için en yeni bağış olan Yeğen Y'ye (300.000300.000 TL) gidilir.
TMK 563 uyarınca önce ölüme bağlı tasarruflar, sonra sağlararası kazandırmalar (yeniden eskiye doğru) tenkis edilir.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (Ölüme Bağlı Tasarruflar → Sağlararası Kazandırmalar [Yeni → Eski])

Daha Fazla Pratik

Tenkis davasında 'sabit değerli mal' (parçalanamayan mal) verilmesi durumunda TMK 564'teki seçeneklik hakkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 30Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, mirasbırakan tarafından vasiyetname ile mirasçı olarak atanan bir kişi (atanmış mirasçı) için 33 aylık mirası ret süresi, kural olarak hangi andan itibaren işlemeye başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçı olarak atandığının kendisine resmen bildirildiği tarihten itibaren

Cevap

Atanmış mirasçılar için mirası reddetme süresi, mirasçı atandıklarının kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Türk Medeni Kanunu'nun 606606. maddesine göre, yasal mirasçılar için süre mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun (vasiyetnamenin) kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçı türünün tespit edilmesi
Soruda 'atanmış mirasçı' (vasiyetname ile mirasçı kılınan kişi) durumu ele alınmaktadır.
Yasal mirasçılar ile atanmış mirasçıların ret süresinin başlangıç anları kanunda farklı düzenlenmiştir.
2
İlgili kanun maddesinin (TMK 606) uygulanması
Atanmış mirasçılar için sürenin 'resmen bildirim' ile başlayacağı kuralına ulaşılır.
Atanmış mirasçı, vasiyetname açılıp kendisine tebliğ edilmeden mirasçı olduğunu hukuken bilemeyebilir.

Anahtar Kavram

Mirasın Reddi Süresinin Başlangıcı
Tahmini Süre:45s
Soru 31Soru

Mirasbırakan AA, 1515 Ocak 20262026 tarihinde vefat etmiştir. Vefatı anında terekesinin borca batık olduğu resmi makamlarca henüz tespit edilmemekle birlikte, ödemeden aczi çevresinde açıkça bilinmektedir. AA'nın yasal mirasçıları çocukları BB ve CC ile sağ kalan eşi DD'dir. AA ayrıca ölmeden önce arkadaşı EE'yi atanmış mirasçı olarak belirlemiş ve bu durum EE'ye 1010 Şubat 20262026 tarihinde sulh hakimi tarafından resmen tebliğ edilmiştir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, olaydaki mirasın reddine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasbırakanın ölümü anında ödemeden aczi açıkça belli olduğundan miras hükmen reddedilmiş sayılır; ancak en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, Sulh Hukuk Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.

Cevap

Mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olması durumunda mirasın hükmen reddedilmiş sayılacağı ve en yakın yasal mirasçıların tamamının reddi halinde mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini belirten seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 605/2605/2. maddesine göre mirasbırakanın ölümü anında ödemeden aczi açıkça belli ise miras reddedilmiş sayılır (hükmi ret). Ayrıca 612612. madde uyarınca, en yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras, sulh mahkemesi eliyle iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Olayda mirasbırakanın borca batıklığı bilindiğinden hükmi ret gerçekleşmiştir ve tüm yakın mirasçıların durumu bu tasfiye sonucuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hükmi ret şartlarını değerlendir.
Mirasbırakanın vefatı anında ödemeden aczi açıkça belli olduğu için TMK 605/2605/2 uyarınca miras hükmen reddedilmiş kabul edilir.
Mirasçıları aşırı borç yükünden korumak için kanun koyucu beyan şartı aramaksızın bu sonucu öngörmüştür.
2
En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi sonucunu belirle.
Eş ve çocukların tamamı mirası reddederse (veya reddetmiş sayılırsa), miras doğrudan paylaştırılmaz; tasfiye yoluna gidilir.
TMK 612612 uyarınca en yakın yasal mirasçıların tamamının reddi, mirasın iflas usulüyle tasfiyesini gerektirir.
3
Atanmış mirasçı için süre başlangıcını saptama.
EE için 33 aylık süre vefat anında değil, tasarrufun kendisine tebliğ edildiği 1010 Şubat 20262026 tarihinde başlar.
Atanmış mirasçıların, kendilerine bildirim yapılmadan mirasçı olduklarını bilmeleri beklenemez.

Anahtar Kavram

Hükmi Ret ve Mirasın Tasfiyesi
Soru 32Soru

Mirasbırakan (M), hazırladığı vasiyetnamesinde şu ifadeye yer vermiştir: "Tereke değerimin yarısını (12\frac{1}{2}) kadim dostum (D)’ye bırakıyorum. Şayet (D) mirası reddederse veya benden önce vefat ederse, onun yerine yeğenim (Y) mirasçı olsun."

Bu vasiyetnamede yer alan ölüme bağlı tasarrufların hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (D) mirasçı atanmış, (Y) ise yedek mirasçı olarak tayin edilmiştir.

Cevap

Mirasbırakanın terekenin belirli bir oranını bırakması mirasçı atama, atananın mirasçı olamaması ihtimaline binaen başkasını belirlemesi ise yedek mirasçı atamadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 516. maddesine göre mirasbırakan, terekesinin tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Olayda terekenin 12\frac{1}{2}'sinin bırakılması bu niteliktedir. Kanun'un 520. maddesine göre ise mirasçı atanan kişinin mirasçı olamaması durumu için başka bir kişinin atanması yedek mirasçı tayinidir. Dolayısıyla (D) mirasçı, (Y) ise yedek mirasçıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarrufun nesnesini analiz edin.
Mirasbırakan terekenin belirli bir oranını (12\frac{1}{2}) bırakmıştır.
TMK m. 516 uyarınca, terekenin tamamı veya belli bir oranı üzerinde yapılan tasarruflar mirasçı atama (nasbı) niteliğindedir.
2
Koşulun niteliğini belirleyin.
Atanan kişinin mirasçı olamaması (red veya vefat) durumunda yerine başkasının geçmesi öngörülmüştür.
TMK m. 520 uyarınca, bir mirasçı veya vasiyet alacaklısının kendisinden önce ölmesi veya mirası reddetmesi gibi sebeplerle mirasçı olamaması hali için bir başkasının atanması yedek mirasçı atamadır.
3
Hukuki nitelemeleri birleştirin.
(D) mirasçı atanmış, (Y) ise yedek mirasçı olarak tayin edilmiştir.
Olaydaki 12\frac{1}{2} oranı mirasçı atamayı, ikincil atama ise yedeklemeyi karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Mirasçı Atama (TMK 516) ve Yedek Mirasçı (TMK 520) Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

Muris (M)(M), sağlığında üç çocuğundan biri olan (K)(K)’ye evlenirken kendi konutunu satın alabilmesi ve aile birliğini kurması amacıyla 750.000750.000 TL nakit para vermiş; ancak bu paranın mirasın paylaşımı sırasında denkleştirmeye tabi olup olmayacağına dair herhangi bir açıklama yapmamıştır. (M)(M)’nin vefatı üzerine diğer mirasçılar bu tutarın miras payına mahsup edilmesini istemektedir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu hukuki uyuşmazlığın çözümü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altsoya yapılan ve ev kurma sermayesi niteliği taşıyan bu tür kazandırmaların, muris tarafından açıkça muaf tutulmadığı sürece denkleştirmeye tabi olduğu kanunen karine olarak kabul edilir.

Cevap

Altsoya (çocuklara) yapılan ve ev kurma veya iş kurma niteliği taşıyan kazandırmalar, muris aksini açıkça beyan etmediği sürece denkleştirmeye (iadeye) tabidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesinin 2. fıkrasına göre, murisin altsoyuna miras payına mahsuben yaptığı; çeyiz, ev kurma, kuruluş sermayesi gibi sağlararası kazandırmalar için kanuni bir denkleştirme karinesi mevcuttur. Muris bu kazandırmanın denkleştirmeye tabi olmayacağını açıkça belirtmediği sürece, mirasçının bu miktarı terekeye iade etmesi veya payından mahsup ettirmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Kazandırmanın yapıldığı kişinin sıfatını belirle.
Kazandırma murisin altsoyu (kızı) olan yasal mirasçıya yapılmıştır.
TMK m. 669 uyarınca altsoy için özel bir kanuni karine mevcuttur.
2
Kazandırmanın niteliğini analiz et.
Ev kurma amacıyla yapılan 750.000750.000 TL nakit ödeme, hayatın olağan akışında bir kuruluş sermayesi niteliğindedir.
TMK m. 669/2, çeyiz, ev kurma ve meslek edindirme masraflarını denkleştirmeye tabi tutar.
3
Murisin iradesini değerlendir.
Muris aksine bir açıklama yapmadığı için kanuni karine devreye girer.
Altsoy söz konusu olduğunda, murisin sessiz kalması 'denkleştirme yapılmasını istediği' anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Mirasta Denkleştirme Karinesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Muris (M)(M), 12.01.202612.01.2026 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçı olarak geriye sağ kalan eşi (E)(E) ile babası (B)(B) kalmıştır; (M)(M)’nin altsoyu, annesi ve kardeşi bulunmamaktadır. (M)(M)’nin tereke durumu ve sağlığında yaptığı kazandırmalar şöyledir:

- Ölüm anındaki borçlardan arındırılmış net tereke aktifi 1.200.0001.200.000 TL'dir.
- Ölümünden 22 yıl önce, kamu yararına çalışan bir vakfa, saklı payları ihlal kastı olmaksızın 200.000200.000 TL bağışlamıştır.
- Ölümünden 66 ay önce, yeğeni (Y)(Y)’ye 400.000400.000 TL değerinde bir taşınmazı bağışlamıştır.
- Vasiyetname ile arkadaşı (A)(A)’ya 400.000400.000 TL bırakmıştır.

Bu verilere göre, saklı paylarının ihlal edildiğini ileri süren mirasçıların açacağı tenkis davası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenkise esas tereke 1.600.0001.600.000 TL olup; vasiyet alacaklısı (A)(A)’nın payından 200.000200.000 TL tenkis edilirken, yeğen (Y)(Y)’ye yapılan bağış tenkis dışı kalır.

Cevap

Tenkise esas tereke tutarı 1.600.0001.600.000 TL'dir; bu tutar üzerinden yapılan hesaplamada ihlal edilen 200.000200.000 TL, tenkis sırasına göre yalnızca vasiyet alacaklısı olan arkadaşın payından indirilir.
Tenkise esas tereke, mevcut net terekeye (1.200.0001.200.000 TL) son bir yıl içindeki bağışların (yeğene yapılan 400.000400.000 TL) eklenmesiyle 1.600.0001.600.000 TL olarak bulunur. Vakfa yapılan bağış süre ve kast şartlarını sağlamadığı için dışarıda bırakılır. Eşin ve babanın toplam saklı payı 1.000.0001.000.000 TL olup, tasarruf edilebilir miktar olan 600.000600.000 TL, yapılan 800.000800.000 TL'lik toplam tasarrufla 200.000200.000 TL aşılmıştır. Tenkis sırasına göre önce ölüme bağlı tasarruf (vasiyet) tenkis edildiği için, bu 200.000200.000 TL yalnızca arkadaşın vasiyetinden indirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal miras paylarını belirleme
Eş (1/21/2), Baba (1/21/2)
Sağ kalan eş 2. zümre (ana-baba) ile mirasçı olduğunda yasal payı 1/21/2 olur. Annenin vefat etmiş olması ve kardeşin bulunmaması nedeniyle babanın yasal payı da 1/21/2 olur.
2
Saklı pay oranlarını belirleme
Eş (1/21/2), Baba (1/81/8)
Güncel TMK hükümlerine göre eşin saklı payı yasal payının tamamıdır (1/2×1=1/21/2 \times 1 = 1/2). Babanın saklı payı yasal payının 1/41/4'üdür (1/2×1/4=1/81/2 \times 1/4 = 1/8).
3
Tenkise esas terekeyi hesaplama
1.600.0001.600.000 TL
Net tereke (1.200.0001.200.000 TL) + Son bir yıl içindeki bağış (Yeğen: 400.000400.000 TL) eklenir. Vakfa yapılan bağış 1 yıldan eski ve kasti olmadığı için eklenmez.
4
Tasarruf edilebilir kısmı (mansup pay) bulma
600.000600.000 TL
Toplam saklı paylar (1.600.000×[1/2+1/8]=1.600.000×5/8=1.000.0001.600.000 \times [1/2 + 1/8] = 1.600.000 \times 5/8 = 1.000.000 TL). Tasarruf edilebilir kısım: 1.600.0001.000.000=600.0001.600.000 - 1.000.000 = 600.000 TL.
5
Tenkis miktarını ve sırasını uygulama
200.000200.000 TL tenkis
Toplam tasarruf: 400.000400.000 (vasiyet) + 400.000400.000 (bağış) = 800.000800.000 TL. İhlal: 800.000600.000=200.000800.000 - 600.000 = 200.000 TL. Önce vasiyet tenkis edildiğinden, 400.000400.000 TL'lik vasiyetten 200.000200.000 TL indirilir; bağışa sıra gelmez.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası ve Tenkise Esas Tereke Hesabı
Soru 35Soru

Mirasbırakan (A)’nın vefatı üzerine yasal mirasçıları (B), (C) ve (D) arasında tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyeti esasına dayalı bir miras ortaklığı kurulmuştur. Mirasçılar arasında terekedeki işletmenin idaresi konusunda çıkan ciddi uyuşmazlıklar nedeniyle sulh hukuk mahkemesi tarafından terekeye bir temsilci atanmıştır.

Bu durumda, miras ortaklığının işleyişi ve tereke temsilcisinin hukuki yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tereke temsilcisinin atanmasıyla birlikte mirasçıların terekeyi yönetme ve tereke malları üzerinde tasarrufta bulunma yetkileri sona erer; ancak bu durum mirasçıların paylaşma isteme hakkını kullanmalarına engel teşkil etmez.

Cevap

Tereke temsilcisinin atanması mirasçıların yönetim ve tasarruf yetkilerini sona erdirse de, mirasçıların paylaşma (taksim) isteme hakkı saklı kalmaya devam eder.
Miras ortaklığında tereke temsilcisi atandığında, mirasçıların elbirliği mülkiyetinden kaynaklanan terekeyi yönetme ve eşyalar üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi sona ererek temsilciye geçer. Ancak paylaşma isteme hakkı (taksim davası açma yetkisi), mirasçının kişiliğine bağlı bir hak olup temsilci atanmasıyla kısıtlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının hukuki niteliğini belirlemek.
Mirasbırakanın ölümüyle tereke üzerinde kendiliğinden elbirliği mülkiyeti kurulur (TMK m. 640).
Mirasçıların hak ve borçlarının kolektif yönetimini anlamak için temel mülkiyet tipini belirlemek gerekir.
2
Tereke temsilcisinin atanmasının yetki devri üzerindeki etkisini incelemek.
Mahkemece atanan temsilci, mirasçıların yönetim ve tasarruf yetkilerini askıya alır ve bu yetkiler temsilciye geçer.
Mirasçılar arasındaki uyuşmazlık durumunda terekenin korunması amacıyla yönetim yetkisi temsilciye devredilir.
3
Paylaşma isteme hakkının sürekliliğini değerlendirmek.
Her mirasçı, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir; temsilci atanması bu hakkı ortadan kaldırmaz (TMK m. 642).
Paylaşma hakkı, mirasçılık sıfatından doğan ve temsilci tarafından engellenemeyen temel bir haktır.

Anahtar Kavram

Miras Ortaklığında Yönetim ve Tasarruf Yetkisinin Devri ile Paylaşma Hakkı Ayrımı
Soru 36Soru

Mirasbırakan (M), oğlu (S)’nin kendisine ve ailesine karşı ağır bir suç işlemesi ve aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesi gerekçesiyle, usulüne uygun bir vasiyetname düzenleyerek (S)’yi mirasçılıktan çıkarmıştır. (S)’nin (K) ve (L) isminde iki çocuğu bulunmaktadır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri göz önüne alındığında, bu durumun hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz; ancak onun miras payı, mirasbırakan vasiyetnamede aksini belirtmedikçe, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyuna geçer.

Cevap

Mirasçılıktan çıkarılan kişinin miras payı, mirasbırakan aksini kararlaştırmadıkça, sanki o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyuna geçer ve çıkarılan kişi tenkis davası açamaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 511. maddesine göre, mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Ancak mirasbırakan vasiyetnamede başka bir tasarrufta bulunmamışsa, bu kişinin miras payı sanki mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyuna kalır. Bu durum, ıskatın sadece ilgili kişiyi bağlayan şahsi bir yaptırım olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki kurumun tespiti
Olayda mirasbırakanın iradesine dayalı bir 'Cezalandırıcı Mirasçılıktan Çıkarma' (Iskat) söz konusudur (TMK 510).
Mirasbırakanın vasiyetname ile belirli gerekçelerle mirasçısını miras dışı bırakması ıskat kurumudur.
2
Mirastan yoksunluk ile ayrım yapılması
Fiiller (aile hukuku ihlali) vasiyetname gerektirir, kendiliğinden (yoksunluk gibi) sonuç doğurmaz.
Mirastan yoksunluk (TMK 578) sınırlı sayıdaki ağır hallerde kendiliğinden oluşurken, ıskat murisin iradesine bağlıdır.
3
Altsoyun hukuki durumunun incelenmesi
TMK 511/3 uyarınca, çıkarılanın miras payı sanki o kişi muristen önce ölmüş gibi kendi altsoyuna geçer.
Miras hukukundaki halefiyet ilkesi ve saklı payın korunması düşüncesi uyarınca ıskatın sonuçları altsoyu bağlamaz.

Anahtar Kavram

Mirasçılıktan çıkarmanın (ıskat) hukuki sonuçları ve mirastan yoksunluktan farkı.

Daha Fazla Pratik

Mirastan yoksunluk durumunda 'af' kurumunun (TMK 578 son) sonuçlarını ve ıskatın iptali davası şartlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 37Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, bir ölüme bağlı tasarrufun (vasiyetname veya miras sözleşmesi) mahkeme kararıyla geçersiz kılınması için açılan iptal davasında, aşağıdakilerden hangisi bir iptal sebebi olarak ileri sürülemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasarrufun, saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal eder nitelikte olması

Cevap

Saklı paylı mirasçıların saklı paylarının ihlal edilmesi bir iptal sebebi değildir; bu durum tenkis davasına konu olur.
Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde iptal sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Bu sebepler; ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırılık ve şekil noksanlığıdır. Saklı payın ihlal edilmesi ise tasarrufun özünü sakatlamaz, sadece mirasçının kanuni korunma hakkını zedeler. Bu nedenle saklı pay ihlali durumunda iptal davası değil, tenkis davası açılması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
İptal davası sebeplerini hatırla
TMK 557'ye göre iptal sebepleri: Ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka/ahlaka aykırılık ve şekil noksanlığıdır.
Davanın hukuki dayanağını belirlemek için kanuni sınırlamaları bilmek gerekir.
2
Saklı pay ihlalinin sonucunu değerlendir
Saklı payın ihlali durumunda tasarruf tamamen geçersiz olmaz, sadece saklı payı karşılayacak oranda indirilmesi (tenkisi) istenir.
İptal davası tasarrufu tamamen ortadan kaldırırken, tenkis davası tasarrufu geçerli sayıp miktarını azaltır.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarrufların İptal Sebepleri (TMK 557)
Tahmini Süre:45s
Soru 38Soru

Mirasbırakan (M)(M)'nin vefatını ve kendisinin mirasçı olduğunu öğrenen yasal mirasçı (A)(A), üç aylık yasal süre içinde mirası kayıtsız ve şartsız reddetmeye (gerçek ret) karar vermiştir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, (A)(A)'nın bu red beyanını sunması gereken yetkili makam ve bu reddin (A)(A)'nın miras payı üzerindeki temel hukuki sonucu aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyan mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır; reddedenin payı, miras açıldığı anda kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer.

Cevap

Mirasın reddi beyanı mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine sunulur ve reddeden mirasçının payı, sanki o mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi haleflerine (altsoyuna) veya diğer hak sahiplerine geçer.
Türk Medeni Kanunu'nun 609609. maddesine göre mirasın reddi beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yazılı veya sözlü olarak yapılmalıdır. Aynı kanunun 611611. maddesi uyarınca, yasal mirasçılardan biri mirası reddettiğinde, onun miras payı mirasın açıldığı anda kendisi sağ değilmiş gibi diğer hak sahiplerine (öncelikle kendi altsoyuna) geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Yetkili mahkemenin belirlenmesi
Mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi
TMK 609 uyarınca mirasın reddi beyanının sunulacağı makam açıkça belirtilmiştir.
2
Reddin hukuki sonucunun analizi
Payın, reddeden kişi miras açıldığı anda sağ değilmiş gibi dağıtılması
TMK 611/1 uyarınca yasal mirasçılardan birinin reddi durumunda halefiyet kuralı işler.

Anahtar Kavram

Mirasın Gerçek Reddi ve Halefiyet İlkesi
Soru 39Soru

Mirasbırakan (M), ağır bir korkutma (ikrah) etkisi altında resmi vasiyetname düzenlemiş ve bu vasiyetnamede yasal mirasçılarının saklı paylarını da ihlal eden tasarruflarda bulunmuştur. (M)’nin ölümünden 12 yıl sonra vasiyetnamenin içeriğini ve korkutma olgusunu ilk kez öğrenen yasal mirasçı (A), tasarrufun geçersizliğini ileri sürerek dava açmaya karar vermiştir. Vasiyetnameden yararlanan kişi olan (B) ise söz konusu korkutma olgusunu vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten beri bilmektedir. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki nitelendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A), tasarrufu ve iptal sebebini yeni öğrendiği için 1 yıllık süre içerisinde davayı açabilir; zira davalı (B) iyiniyetli olmadığından vasiyetnamenin açılmasından itibaren geçerli olan üst süre 20 yıldır.

Cevap

Davacının öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve iyiniyetli olmayan davalıya karşı vasiyetnamenin açılmasından itibaren 20 yıllık süre geçerli olduğundan davanın açılması mümkündür.
Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesine göre, iptal davası açma hakkı davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl; her halde vasiyetnameler bakımından açılma tarihinden itibaren iyiniyetli olmayan davalılara karşı 20 yıl geçmekle düşer. Olayda davalı (B) durumu bildiği için kötüniyetlidir ve 12 yıl geçmesine rağmen 20 yıllık süre dolmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İptal sebebinin ve davanın niteliğinin belirlenmesi
İkrah (korkutma) bir irade sakatlığıdır ve TMK m. 557 uyarınca bir iptal sebebidir.
Ölüme bağlı tasarrufların geçerliliği için mirasbırakanın iradesinin özgür olması şarttır.
2
Nisbi hak düşürücü sürenin başlangıcının tespiti
Süre, mirasçının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrendiği an başlar (TMK m. 559).
Miras hukukunda süre başlangıcı Borçlar Hukuku'ndaki 'korkunun kalkması' kuralından farklı olarak 'öğrenme'ye bağlanmıştır.
3
Mutlak (üst) hak düşürücü sürenin belirlenmesi
Davalı (B) korkutma olgusunu bildiği için iyiniyetli değildir, bu nedenle 20 yıllık süre uygulanır.
Kötüniyetli davalılara karşı kanun koyucu mirasçıları korumak amacıyla daha uzun bir süre (20 yıl) öngörmüştür.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarruflarda İptal Davası Süreleri

Alternatif Yöntem

Eğer süreler geçmiş olsaydı dahi, tasarruf henüz ifa edilmemişse, mirasçı (A) tasarrufun geçersizliğini 'def'i' yoluyla her zaman ileri sürebilirdi (TMK m. 559/son).
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 40Soru

Mirasbırakan (M)(M), sağ kalan eşi (E)(E), annesi (A)(A) ve kendisinden önce ölen babasının (B)(B) altsoyu olan kardeşi (K)(K)'yi bırakarak vefat etmiştir. (M)(M) ölmeden önce (E)(E)'ye karşı "hayata kast" sebebiyle boşanma davası açmış, dava sürerken (M)(M)'nin ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmiş ve (E)(E)'nin olayda kusurlu olduğu mahkeme kararıyla sabit görülmüştür. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu durumda miras paylarının dağılımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ kalan eş (E)(E) mirasçılık sıfatını kaybettiği için; tereke anne (A)(A) ve kardeş (K)(K) arasında eşit olarak (1/21/2 - 1/21/2) paylaşılır.

Cevap

Sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını kaybetmesi nedeniyle mirasın anne ve kardeş arasında eşit olarak paylaşılması gerekir.
Doğru seçenek, Türk Medeni Kanunu'nun 181. maddesinin 2. fıkrasındaki özel durumu esas almaktadır. Mirasçılar boşanma davasına devam edip sağ kalan eşin kusurunu ispatladıkları için eş (E)(E) mirasçı olamaz. Bu durumda mirasın tamamı 2. zümreye kalır. 2. zümrede miras ana ve baba arasında eşit paylaşılır; baba (B)(B) ölü olduğu için onun payı kendi altsoyu olan kardeşe (K)(K) geçer. Sonuç olarak anne ve kardeş terekeyi 1/21/2 oranında paylaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Boşanma davasının mirasçılığa etkisini TMK 181/2 çerçevesinde değerlendiriniz.
Mirasçılar davaya devam edip eşin kusurunu kanıtladıkları için sağ kalan eş (E)(E), yasal mirasçı olma hakkını tamamen kaybetmiştir.
Türk Medeni Kanunu'na göre, davacının ölümü sonrası mirasçılar tarafından sürdürülen ve davalının kusuruyla sonuçlanan boşanma davalarında sağ kalan eş mirasçı olamaz.
2
Yasal mirasçıları ve zümrelerini belirleyiniz.
Mirasbırakanın altsoyu (1. zümre) bulunmadığından, miras 2. zümreye (ana-baba ve onların altsoyu) geçer.
Sağ kalan eşin mirasçı olamadığı durumlarda miras payı, o anki mevcut zümre mirasçılarına zümre sistemi kurallarına göre dağıtılır.
3
2. zümre içindeki pay dağılımını halefiyet ilkesine göre hesaplayınız.
Anne (A)(A) terekenin 1/21/2'sini alır. Baba (B)(B) önceden öldüğü için onun 1/21/2 payı kendi altsoyu olan kardeşe (K)(K) geçer.
Zümre sisteminde kök başları hayatta değilse, onların yerini halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

Anahtar Kavram

Sağ kalan eşin boşanma davası devam ederken ölümü halinde mirasçılık durumu (TMK 181/2) ve zümre içi halefiyet.

Daha Fazla Pratik

Mirasbırakanın sağlığında eşine karşı boşanma davası açmadığı ancak eşin mirasbırakanı öldürmeye teşebbüs ettiği (mirastan yoksunluk) senaryolarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 10Sonraki