Keynesyen İktisat

105 soru

Soru 61Soru

Klasik ve Keynesyen makroekonomik düşünce sistemlerinin emek piyasasına ilişkin temel varsayımları karşılaştırıldığında; emek arzının fonksiyonel yapısı ve işçilerin davranışları hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik modelde emek arzı sadece reel ücretin (W/PW/P) bir fonksiyonuyken, Keynesyen modelde işçilerin para yanılması içinde olduğu ve nominal ücretlere (WW) tepki verdiği varsayılır.

Cevap

Klasik modelde emek arzı sadece reel ücretin (W/PW/P) bir fonksiyonuyken, Keynesyen modelde işçilerin para yanılması (money illusion) nedeniyle nominal ücretlere (WW) tepki verdiği ifadesi doğrudur.
Doğru cevap, Klasik ve Keynesyen modellerin emek piyasasına dair en temel mikro-temelli ayrımını ifade etmektedir. Klasik iktisatçılara göre işçiler rasyoneldir ve sadece reel ücretlerin (W/PW/P) bir fonksiyonu olarak emek arz ederler; bu durum paranın yansızlığı ile tutarlıdır. Ancak Keynesyen sistemde, özellikle kısa dönemde işçilerin 'para yanılması' yaşadığı, yani nominal ücret (WW) artışlarını reel artışlar gibi algılayarak emek arzlarını artırdıkları varsayılır. Bu varsayım, Keynesyen modelde toplam arz (ASAS) eğrisinin pozitif eğimli olmasının ve para politikasının reel değişkenler üzerinde etkili olabilmesinin temel nedenlerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik modelin emek piyasası varsayımını analiz et.
Klasiklere göre işçiler 'rasyonel' bireylerdir. Dolayısıyla emek arzı kararlarını sadece nominal ücrete göre değil, bu ücretin satın alma gücünü temsil eden reel ücrete (W/PW/P) göre verirler.
Klasik sistemde paranın yansızlığı ve rasyonellik ilkesi esastır.
2
Keynesyen modelin emek arzı varsayımını analiz et.
Keynesyen modelde kısa dönemde işçilerin 'para yanılması' (money illusion) içinde olduğu varsayılır. İşçiler nominal ücretlerindeki (WW) bir artışı, fiyatlar genel düzeyi (PP) aynı oranda artsa bile reel bir artış gibi algılayıp emek arzlarını artırabilirler.
İşçilerin fiyat düzeyindeki değişimleri tam olarak algılayamaması veya sendikal sözleşmelerin nominal değerler üzerinden yapılması.
3
İki modeli emek arzı belirleyicileri açısından karşılaştır.
Klasik: Ls=f(W/P)L_s = f(W/P), Keynesyen: Ls=f(W)L_s = f(W).
Bu fark, modellerin dengeye ulaşma hızını ve para politikasının etkinliğini açıklar.

Anahtar Kavram

Para Yanılması (Money Illusion) ve Emek Arzı Fonksiyonu

İpuçları

1
İşçilerin maaşlarındaki artışın satın alma gücünü mü yoksa sadece cebindeki kağıt para miktarını mı dikkate aldığını düşünün.
2
Klasiklerde paranın yansızlığı ilkesi, işçilerin sadece 'reel' değişkenlere bakmasını gerektirir.
3
Keynes, işçilerin nominal ücret indirimlerine direnç gösterdiğini ancak enflasyon yoluyla reel ücretlerin düşmesine aynı tepkiyi vermediğini (para yanılması) savunur.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen modelde toplam arz (AS) eğrisinin neden pozitif eğimli olduğunu, para yanılması ve ücret katılığı üzerinden tekrar inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

Klasik ve Keynesyen iktisat okulları, piyasaların işleyişi ve ekonominin dengeye gelme süreci hakkında farklı varsayımlara sahiptir. Klasik iktisadi düşünceye göre, ekonomide ortaya çıkan işsizlik veya dengesizlik durumunda piyasaların kendiliğinden ve hızla tam istihdam düzeyine dönmesini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ücret ve fiyatların tam esnek olması

Cevap

Ücret ve fiyatların tam esnek olması
Klasik iktisat okuluna göre piyasa mekanizması mükemmel işler. Ücret ve fiyatların hem yukarı hem de aşağı yönlü tam esnek olması, herhangi bir arz fazlası (işsizlik) durumunda ücretlerin düşerek talebin artmasını ve ekonominin tekrar tam istihdama dönmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik modelin temel piyasa varsayımını hatırla.
Klasikler piyasaların her zaman temizlendiğini (arz ve talebin eşitlendiğini) varsayar.
Bu varsayım, ekonominin neden her zaman tam istihdamda olduğunu açıklar.
2
Piyasaların temizlenmesini sağlayan aracı mekanizmayı belirle.
Fiyatlar ve ücretler.
Dengesizlik durumunda bu değişkenlerin değişmesi gerekir.
3
Esneklik durumunu analiz et.
Eğer bir piyasada fazlalık (örneğin işsizlik) varsa, fiyatın (ücretin) düşerek dengeyi sağlaması için esnek olması gerekir.
Katılık durumunda denge kendiliğinden sağlanamaz, bu da Keynesyen görüşün temelidir.

Anahtar Kavram

Klasik Fiyat ve Ücret Esnekliği

İpuçları

1
Klasik iktisatçılar ekonominin 'Görünmez El' sayesinde her zaman dengede olduğuna inanırlar.
2
Piyasada bir malın fazlası varsa, o malın fiyatı ne yönde değişmelidir ki talep artsın ve denge kurulsun?

Daha Fazla Pratik

Klasik ve Keynesyen modeller arasındaki faiz ve para görüşü farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 63Soru

Keynesyen makroekonomik modelin varsayımlarının geçerli olduğu bir ekonomide, marjinal tasarruf eğiliminin (mpsmps) 0,200,20 olduğu bilinmektedir. Bu ekonomide otonom yatırım harcamalarında meydana gelen 100100 birimlik bir artış, denge gelir düzeyinde toplam kaç birimlik bir artışa yol açar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 500

Cevap

Denge gelir düzeyindeki toplam artış 500 birimdir.
Keynesyen analizde yatırım çarpanı (kk), marjinal tasarruf eğiliminin (mpsmps) tersidir (k=1/mpsk = 1/mps). Verilen 0,200,20 değerindeki marjinal tasarruf eğilimi için çarpan 1/0,20=51/0,20 = 5 olarak hesaplanır. Otonom yatırımlardaki 100100 birimlik artış, bu çarpan katsayısı ile etkileşime girerek milli gelirde 100×5=500100 \times 5 = 500 birimlik bir genişlemeye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yatırım çarpanı (kk) katsayısını hesapla.
k=1mps=10,20=5k = \frac{1}{mps} = \frac{1}{0,20} = 5
Keynesyen sistemde yatırım çarpanı, marjinal tasarruf eğiliminin tersine eşittir.
2
Gelirdeki toplam değişimi (ΔYΔY) bulmak için yatırım artışını çarpanla çarp.
ΔY=k×0˘394I=5×100=500ΔY = k \times \u0394I = 5 \times 100 = 500
Çarpan mekanizması, otonom harcamalardaki bir birimlik artışın gelirde kaç kat artış yaratacağını gösterir.

Anahtar Kavram

Yatırım Çarpanı (Çoğaltan)

Daha Fazla Pratik

Marjinal tasarruf eğilimi arttığında çarpan katsayısının ve gelir artışının nasıl değişeceğini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

Keynesyen iktisat teorisinin temel dayanaklarından biri olan "Temel Psikolojik Yasa" uyarınca, geliri artan bir bireyin tüketim harcamalarındaki değişim ve marjinal tüketim eğiliminin (MPCMPC) alacağı değer ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelir arttığında tüketim harcamaları da artar; ancak tüketimdeki artış gelirdeki artıştan daha düşüktür (0<MPC<10 < MPC < 1).

Cevap

Gelir arttığında tüketim harcamalarının da artacağını, ancak bu artışın gelirdeki artıştan daha düşük olacağını (0<MPC<10 < MPC < 1) belirten seçenek doğrudur.
Doğru cevap, Keynes'in 'Temel Psikolojik Yasa'sını tam olarak yansıtmaktadır. Bu yasaya göre, insanlar gelirleri arttığında tüketimlerini artırma eğilimindedirler ancak tüketimdeki bu artış, gelirdeki artışın tamamı kadar değildir. Matematiksel olarak bu durum, marjinal tüketim eğiliminin (MPCMPC) 0 ile 1 arasında bir değer alması (0<MPC<10 < MPC < 1) şeklinde ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen tüketim teorisinin temel taşını hatırla.
Temel Psikolojik Yasa: Gelir arttıkça tüketim artar ama artış hızı gelir artış hızından düşüktür.
Bu yasa, hanehalklarının davranışlarını açıklayan ampirik bir gözlemdir.
2
Marjinal Tüketim Eğilimini (MPCMPC) tanımla.
MPC=ΔCΔYMPC = \frac{\Delta C}{\Delta Y} formülü ile hesaplanır ve değer aralığı 0<MPC<10 < MPC < 1 şeklindedir.
Gelirdeki 1 birimlik artışın ne kadarının tüketime gittiğini ölçmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri değer aralığı ile karşılaştır.
Tüketimdeki artışın gelirdeki artıştan az olması, MPCMPC'nin 0 ile 1 arasında olduğunu doğrular.
Yasa uyarınca gelirdeki artışın bir kısmı (MPCMPC) tüketilirken, kalan kısmı (1MPC=MPS1 - MPC = MPS) tasarruf edilir.

Anahtar Kavram

Temel Psikolojik Yasa ve Marjinal Tüketim Eğilimi (MPCMPC)

Alternatif Yöntem

Keynesyen tüketim fonksiyonu denklemini (C=C0+cYC = C_0 + cY) düşünerek, eğim katsayısı olan 'cc' (marjinal tüketim eğilimi) değerinin her zaman pozitif ve 1'den küçük olması gerektiğini hatırlayarak sonuca ulaşılabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

John Maynard Keynes'in Keynesyen tüketim fonksiyonunun temelini oluşturan "Temel Psikolojik Yasa" önermesi uyarınca; toplumun toplam gelirindeki mutlak bir artışın tüketim harcamaları (CC) ve toplam tasarruflar (SS) üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirdeki mutlak bir artış, marjinal tüketim eğiliminin sınırları gereği hem tüketim harcamalarının hem de tasarrufların mutlak olarak artmasına neden olur.

Cevap

Gelirdeki mutlak bir artışın hem tüketim harcamalarını hem de tasarrufları mutlak olarak artırmasıdır.
Keynes'in Temel Psikolojik Yasası'na göre, bireyler gelirleri arttığında tüketimlerini de artırma eğilimindedirler ancak tüketimdeki bu artış gelirdeki artıştan daha küçüktür (0<MPC<10 < MPC < 1). Bu durum, gelirdeki artışın bir kısmının zorunlu olarak tasarrufa ayrılacağı anlamına gelir. Dolayısıyla, gelir arttığında hem tüketim harcamaları hem de tasarruflar mutlak bir artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen Temel Psikolojik Yasa'nın matematiksel sınırlarını belirleyin.
0<MPC<10 < MPC < 1
Keynes'e göre insanlar gelirleri arttığında tüketimlerini artırırlar (MPC>0MPC > 0) ancak bu artış gelir artışından daha azdır (MPC<1MPC < 1).
2
Gelir (YY), tüketim (CC) ve tasarruf (SS) arasındaki temel özdeşliği kullanın.
ΔY=ΔC+ΔS\Delta Y = \Delta C + \Delta S
Harcanabilir gelirdeki her birimlik değişim, tüketim ve tasarruf değişimlerinin toplamına eşittir.
3
Marjinal tasarruf eğiliminin (MPSMPS) sınırlarını analiz edin.
0<MPS<10 < MPS < 1
MPC+MPS=1MPC + MPS = 1 olduğu için, MPCMPC değeri 0 ile 1 arasındaysa, MPSMPS değeri de zorunlu olarak 0 ile 1 arasındadır.
4
Gelir artışının (ΔY>0\Delta Y > 0) değişkenler üzerindeki etkisini yorumlayın.
ΔC>0\Delta C > 0 ve ΔS>0\Delta S > 0
Hem MPCMPC hem de MPSMPS pozitif olduğu için gelirdeki bir artış hem tüketimi hem de tasarrufu mutlak olarak artırır.

Anahtar Kavram

Temel Psikolojik Yasa uyarınca marjinal tüketim eğiliminin (MPCMPC) sıfır ile bir arasında değer alması.

İpuçları

1
Keynes'in tüketim ile gelir arasındaki 'aynı yönlü' ama 'daha az şiddetli' ilişkisini düşünün.
2
Marjinal tüketim eğiliminin (MPCMPC) sayısal sınırlarının (00 ile 11 arası) hem tüketimi hem de tasarrufu nasıl paylaştırdığını analiz edin.
3
Gelirdeki 100100 birimlik bir artışın MPC=0.8MPC = 0.8 olduğu bir durumda tüketim ve tasarrufta yaratacağı değişimleri hesaplayın; her ikisinin de pozitif olup olmadığına bakın.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen tüketim fonksiyonunda gelir arttıkça Ortalama Tüketim Eğilimi (APCAPC) ile Marjinal Tüketim Eğilimi (MPCMPC) arasındaki farkın nasıl değiştiğini inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak ΔY=ΔC+ΔS\Delta Y = \Delta C + \Delta S eşitliğinde her iki tarafı ΔY\Delta Y'ye bölerek 1=MPC+MPS1 = MPC + MPS ilişkisine ulaşılabilir. MPC<1MPC < 1 ise MPS>0MPS > 0 olmak zorundadır, bu da tasarrufların da artacağını kanıtlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede, toplam talep düzeyindeki bir azalışın ekonomiyi tam istihdamdan uzaklaştırması ve "gayri-iradi işsizliğin" kalıcı bir hal almasının temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması sebebiyle, işgücü piyasasında ortaya çıkan arz fazlasının ücret azalışları yoluyla ortadan kaldırılamaması.

Cevap

Nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması sebebiyle, işgücü piyasasında ortaya çıkan arz fazlasının ücret azalışları yoluyla ortadan kaldırılamaması.
Doğru yanıt olan seçenek, Keynesyen iktisadın temel varsayımlarından biri olan nominal ücret katılığını ifade etmektedir. Keynes'e göre toplam talep düştüğünde, nominal ücretler aşağı doğru esnek olmadığı için işgücü piyasasında denge sağlanamaz ve işçiler cari ücret düzeyinde çalışmak isteseler dahi iş bulamazlar (gayri-iradi işsizlik).

Adım Adım Çözüm

1
Talep ve istihdam ilişkisini analiz et.
Keynesyen sistemde istihdamı belirleyen temel unsur toplam (efektif) taleptir.
Efektif talep yetersizliği üretim ve dolayısıyla istihdam azalışına yol açar.
2
Ücretlerin piyasa üzerindeki etkisini değerlendir.
Nominal ücretler, sendikalar ve uzun dönemli sözleşmeler gibi nedenlerle aşağı doğru katıdır.
Klasiklerin aksine, ücretler düşerek işgücü piyasasındaki arz fazlasını (işsizliği) kendiliğinden yok edemez.

Anahtar Kavram

Keynesyen Ücret Katılığı ve Gayri-iradi İşsizlik
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru

Keynesyen iktisadi analizde, ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir dengede takılı kalmasına ve piyasada "gayri-iradi işsizliğin" (gönülsüz işsizlik) kalıcı hale gelmesine neden olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmaması ve katılık sergilemesi

Cevap

Nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmaması ve katılık sergilemesi
Keynesyen iktisatta nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması, emek piyasasında bir talep daralması yaşandığında ücretlerin piyasayı temizleyecek seviyeye düşmemesine neden olur. Bu durum, mevcut cari ücret düzeyinde çalışmaya razı olan ancak iş bulamayan bireylerin yani 'gayri-iradi işsizlerin' oluşmasının temel sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen işsizlik tanımını analiz etme
Keynes, işsizliğin temel nedenini toplam talep yetersizliğine ve piyasaların bu duruma hızlıca uyum sağlayamamasına bağlar.
Klasiklerin aksine piyasalar her zaman kendiliğinden dengeye gelmez.
2
Ücretlerin davranışını belirleme
Nominal ücretlerin aşağı doğru katı (yapışkan) olduğu varsayılır.
Kurumsal faktörler ve sözleşmeler, talep daralması anında ücretlerin düşmesini engelleyerek işsizliğin kalıcı olmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Keynesyen Nominal Ücret Katılığı

Daha Fazla Pratik

Ücret katılığının mikro temellerini açıklayan Yeni Keynesyen 'Etkin Ücret' veya 'Menü Maliyetleri' kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 68Soru

Keynesyen iktisadi düşüncenin Klasik iktisat okuluna yönelik metodolojik eleştirileri ve temel varsayımları dikkate alındığında; ekonominin kendiliğinden tam istihdam düzeyine yönelememesi ve piyasa mekanizmasının "eksik istihdam dengesi" (Y<YfY < Y_f) durumunda takılı kalabilmesi temel olarak aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal ücretlerin ve fiyatların aşağı yönlü katı (yapışkan) bir yapı sergilemesi

Cevap

Nominal ücretlerin ve fiyatların aşağı yönlü katı (yapışkan) bir yapı sergilemesi
Keynesyen sistemde, Klasiklerin aksine ücretler ve fiyatlar aşağı yönlü esnek değildir (katıdır). Bu katılık nedeniyle, bir talep yetersizliği durumunda ekonomideki fiyatlar ve ücretler düşerek piyasayı temizleyemez. Sonuç olarak ekonomi, tam istihdam düzeyinin altında, işsizliğin kronikleştiği bir noktada dengeye gelir. Bu durum 'eksik istihdam dengesi' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Keynesyen modeller arasındaki temel metodolojik farkın belirlenmesi
Klasikler piyasaların her zaman temizlendiğini (tam esneklik), Keynesyenler ise piyasaların temizlenemeyebileceğini (katılık) varsayar.
Eksik istihdam dengesinin oluşabilmesi için piyasada bir aksaklık veya katılık olması gerekir.
2
Ücret ve fiyatların davranışı üzerine odaklanılması
Keynes'e göre sendikalar, asgari ücret yasaları ve uzun vadeli sözleşmeler nedeniyle nominal ücretler (WW) aşağı yönlü esnek değildir.
Ücretler düşemediğinde, iş gücü arz fazlası (işsizlik) ortadan kalkamaz ve ekonomi tam istihdama dönemez.
3
Eksik istihdam dengesi kavramı ile bağlantı kurulması
Ücret ve fiyatlar aşağı yönlü katı olduğu için ekonomi tam istihdamın altındaki bir üretim düzeyinde (Y<YfY < Y_f) dengede kalabilir.
Bu durum Keynesyen Devrim'in Klasik okulun 'her zaman tam istihdam' görüşüne getirdiği en temel metodolojik eleştiridir.

Anahtar Kavram

Keynesyen Ücret ve Fiyat Katılığı (Sticky Wages/Prices)

İpuçları

1
Klasiklerin 'piyasalar her zaman temizlenir' görüşüne Keynes'in neden karşı çıktığını düşünün.
2
Ekonominin tam istihdama dönememesinin sebebi, fiyatların ve ücretlerin düşüşe direnç göstermesidir.
3
Keynesyen terminolojide 'sticky' (yapışkan/katı) kelimesi hangi değişkenlerin aşağı yönlü hareket edememesini tanımlar?

Daha Fazla Pratik

Keynesyen para talebi güdülerini ve likidite tercihi teorisini inceleyerek, paranın yansızlığı eleştirisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Klasik iktisatçıların "Her arz kendi talebini yaratır" şeklindeki Say Yasası'nı reddeden J.M. Keynes, ekonomideki üretim ve istihdam düzeyinin belirlenmesinde farklı bir itici güç tanımlamıştır. Buna göre, Keynesyen iktisadi düşünceye göre ekonomideki üretim ve istihdam hacmini belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efektif talep düzeyi

Cevap

Ekonomideki üretim ve istihdam hacmini belirleyen temel faktör efektif talep düzeyidir.
Keynesyen iktisadi düşünceye göre, bir ekonomide üretim ve istihdam düzeyini belirleyen asıl unsur, ekonomideki toplam harcamaların bir yansıması olan efektif taleptir. Keynes'e göre ekonomideki temel sorun arz yetersizliği değil, efektif talep yetersizliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik iktisadın temel arz-talep varsayımını analiz edin.
Klasikler, Say Yasası gereği üretimin (arzın) kendi talebini yarattığını ve dolayısıyla her zaman tam istihdamın sağlanacağını savunur.
Keynesyen devrimin neye karşı çıktığını anlamak için Klasik temeli bilmek gerekir.
2
Keynes'in Say Yasası'na yönelik eleştirisini değerlendirin.
Keynes, arzın her zaman talep yaratmayabileceğini ve ekonomide talep yetersizliği nedeniyle işsizlik (eksik istihdam) olabileceğini göstermiştir.
1929 Büyük Buhranı, Klasik modelin talep yönlü sorunları açıklayamadığını kanıtlamıştır.
3
Keynesyen modelin üretim belirleyicisini tespit edin.
Firmaların üretim ve istihdam kararları, piyasada beklenen toplam harcama miktarına (Efektif Talep) dayanır.
Keynesyen iktisat, ekonomiyi talep yönlü (demand-side) bir bakış açısıyla açıklar.

Anahtar Kavram

Efektif Talep Prensibi
Tahmini Süre:40s
Soru 70Soru

Keynesyen iktisadi düşüncenin Klasik iktisat okuluna yönelik temel eleştirileri ve metodolojik dönüşümü dikkate alındığında, ekonominin işleyişine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi Keynesyen yaklaşımın temel varsayımlarından birini yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş gücü piyasasında nominal ücretler aşağı yönlü katıdır ve ekonomi kendiliğinden tam istihdama dönemeyebilir.

Cevap

İş gücü piyasasında nominal ücretlerin aşağı yönlü katı olması ve ekonominin kendiliğinden tam istihdama dönememesi Keynesyen yaklaşımın temel varsayımıdır.
Keynesyen devrimin özü, Klasiklerin 'her arz kendi talebini yaratır' (Say Yasası) varsayımını reddederek, üretim düzeyini belirleyenin 'Efektif Talep' olduğunu savunmasıdır. Ayrıca, nominal ücretlerin ve fiyatların aşağı yönlü katı (yapışkan) olması nedeniyle ekonominin piyasa mekanizmasıyla kendiliğinden tam istihdama dönemeyeceğini, eksik istihdam dengesinde takılı kalabileceğini ileri sürer.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Keynesyen modeller arasındaki temel varsayım farklarının belirlenmesi.
Klasikler ücret esnekliğini savunurken, Keynesyenler ücret katılığına odaklanır.
Bu ayrım, ekonominin kendi kendine dengeye gelip gelemeyeceğini belirleyen temel unsurdur.
2
Say Yasası'nın (Her arz kendi talebini yaratır) geçerliliğinin sorgulanması.
Keynes Say Yasası'nı reddederek talebin arzı belirlediği (Efektif Talep) görüşünü ortaya atmıştır.
1929 krizinin açıklanabilmesi için arz yönlü değil, talep yönlü bir analiz gereklidir.
3
Ekonominin denge durumunun analiz edilmesi.
Ekonominin tam istihdamın altında bir 'eksik istihdam dengesinde' kalabileceği sonucuna varılır.
Katı ücretler ve yetersiz efektif talep, piyasanın kendiliğinden temizlenmesini engeller.

Anahtar Kavram

Efektif Talep ve Ücret Katılığı

İpuçları

1
Klasik iktisatçıların 'arz' odaklı bakışına karşılık Keynes'in 'talep' odaklı yaklaşımını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen modelde likidite tercihi ve spekülatif para talebinin faiz oranları üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 71Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede, girişimcilerin kârlarını maksimize edecekleri istihdam hacmini belirleyen; beklenen hasılatı temsil eden toplam talep fiyatı (DD) ile üretim maliyetlerini karşılayan toplam arz fiyatının (ZZ) birbirine eşitlendiği noktadaki talep düzeyine ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efektif talep

Cevap

Efektif talep
Doğru yanıt olan kavram, Keynesyen analizde istihdam hacmini belirleyen temel unsurdur. Girişimcilerin üretim yapma ve işçi çalıştırma kararları, elde etmeyi umdukları toplam hasılat (DD) ile bu üretimi yapabilmek için gerekli olan minimum hasılatın (ZZ) eşitlendiği noktada verilir. Bu kesişim noktasına efektif talep denir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplam talep fiyatı (DD) ve toplam arz fiyatı (ZZ) fonksiyonlarını tanımlayın.
D=f(N)D = f(N) ve Z=ϕ(N)Z = \phi(N) fonksiyonları elde edilir.
İstihdam düzeyinin (NN) bu iki fonksiyonun etkileşimiyle belirlendiğini anlamak için gereklidir.
2
Denge koşulunu (D=ZD = Z) belirleyin.
Girişimcilerin kâr maksimizasyonunu sağlayan istihdam düzeyi bulunur.
Bu eşitlik noktası, girişimcilerin beklediği hasılatın katlanılan maliyetleri karşıladığı noktadır.
3
Kesişim noktasındaki talep değerini isimlendirin.
Bu değer 'Efektif Talep' olarak adlandırılır.
Keynesyen sistemde ekonominin dengeye geldiği fiili talep düzeyini tanımlamak için kullanılır.

Anahtar Kavram

Efektif Talep Prensibi

İpuçları

1
Klasiklerin aksine Keynes, ekonomide istihdamın toplam talep tarafından belirlendiğini savunur.
2
Girişimcilerin hasılat beklentisi (DD) ile maliyet beklentisinin (ZZ) kesiştiği noktayı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Eksik istihdam dengesi ve efektif talep yetersizliğinin sonuçlarını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 72Soru

J.M. Keynes’in Klasik iktisadi düşüncenin temel varsayımlarına karşı başlattığı metodolojik dönüşüm dikkate alındığında; analizin 'kısa dönem' üzerine inşa edilmesinin ve ekonominin kendiliğinden tam istihdam düzeyine yönelemeyeceği savının temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ücret ve fiyatların aşağı doğru yapışkan olması ve yatırım kararlarının geleceğe dair belirsizlikten etkilenmesi

Cevap

Ücret ve fiyatların aşağı doğru yapışkan olması ve yatırım kararlarının geleceğe dair belirsizlikten etkilenmesi
Doğru cevap, Keynesyen iktisadın en temel iki varsayımını birleştirir: Fiyatların ve özellikle nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmaması (katılık) ve yatırım kararlarının matematiksel hesaplamalardan ziyade geleceğe dair öznel beklentiler ve belirsizlik tarafından şekillenmesi. Bu iki unsur, ekonominin neden kendi başına tam istihdama ulaşamayacağını ve neden devlet müdahalesine (toplam talebi artırmak için) ihtiyaç duyulduğunu açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Keynesyen metodoloji arasındaki farkı belirle
Klasikler uzun döneme ve arz yönlü dengeye odaklanırken, Keynes kısa döneme ve talep yönlü dengesizliğe odaklanır.
Keynesyen devrimin temelinde, ekonominin piyasa güçleriyle kendiliğinden tam istihdama ulaşamayacağı eleştirisi yatar.
2
Piyasa mekanizmasındaki aksaklıkları analiz et
Nominal ücretlerin sendikalar veya sözleşmeler nedeniyle aşağı doğru esnememesi (katılık) tespit edilir.
Ücretler düşmediğinde, iş gücü arz fazlası (işsizlik) piyasa mekanizmasıyla kendiliğinden ortadan kalkamaz.
3
Yatırım ve belirsizlik ilişkisini kur
Yatırımların faizden ziyade 'beklentiler' ve 'belirsizlik' (animal spirits) tarafından belirlendiği sonucuna ulaşılır.
Geleceğe dair karamsarlık, efektif talebi düşürerek ekonomiyi eksik istihdam dengesine hapseder.

Anahtar Kavram

Keynesyen Kısa Dönem Analizi ve Ücret/Fiyat Katılığı

Alternatif Yöntem

Klasik ve Keynesyen okul arasındaki temel farkları 'Arz yönlü' vs 'Talep yönlü' olarak gruplandırarak eleme yöntemiyle doğru cevaba ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru

Keynesyen analizde, cari faiz oranının normal kabul edilen seviyenin çok altına inmesiyle birlikte tahvil tutmanın riskli görüldüğü ve iktisadi birimlerin likiditede kalmayı tercih ettiği bir konjonktürde; para talebi fonksiyonunun karakteristiği ve makroekonomik otoritelerin para arzı üzerindeki kontrolünün reel değişkenlere yansıması hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para talebinin faiz esnekliği sonsuzdur; artırılan para arzı atıl kasalarda biriktiği için faizler düşmez ve toplam talep üzerinde genişletici bir etki oluşmaz.

Cevap

Para talebinin faiz esnekliğinin sonsuz olduğu ve para arzı artışlarının toplam talep üzerinde etki yaratmadığı seçenek doğrudur.
Keynesyen kurama göre, faiz oranları tarihin en düşük seviyelerine ulaştığında (kritik faiz oranı), bireyler tahvil fiyatlarının düşeceği beklentisiyle ellerindeki tüm parayı nakit olarak tutarlar. Bu noktada para talebi eğrisi yatay eksene paralel hale gelir (likidite tuzağı). Artırılan para arzı faizleri daha fazla düşüremez, dolayısıyla yatırım ve tüketim harcamaları uyarılmaz; bu da para politikasını etkisiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Spekülasyon güdüsü ve faiz ilişkisini analiz et.
Faiz oranları ile tahvil fiyatları ters orantılıdır. Faizler çok düşükse, tahvil fiyatları çok yüksektir ve ileride düşmesi (faizlerin artması) beklenir.
Bu beklenti, iktisadi birimlerin sermaye kaybından kaçınmak için tahvil yerine parayı tercih etmelerine (likidite tercihi) neden olur.
2
Likidite tuzağını tanımla.
Faiz oranlarının 'taban' yaptığı noktada, para talebinin faiz esnekliği sonsuz ( h \rightarrow \infty ) hale gelir.
Birimler her türlü ek para arzını nakit olarak ellerinde tutmaya razıdır (atıl kasalar).
3
Para politikasının etkinliğini değerlendir.
Merkez bankası para arzını artırsa bile faizler daha fazla düşmez; faizler düşmediği için yatırım harcamaları ve toplam talep artmaz.
Para politikasının aktarım mekanizması likidite tuzağı nedeniyle kesintiye uğrar.

Anahtar Kavram

Keynesyen Likidite Tuzağı ve Para Politikasının Etkisizliği
Soru 74Soru

Keynesyen Genel Teori’de istihdam düzeyinin temel belirleyicisi olan Efektif Talep Prensibi çerçevesinde; girişimcilerin belirli bir miktar emeği (NN) istihdam edebilmeleri için elde etmeleri gereken 'minimum hasılatı' ifade eden Toplam Arz Fiyatı (ZZ) ile bu istihdam düzeyinden elde etmeyi 'bekledikleri' Toplam Talep Fiyatı (DD) arasındaki ilişki düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam talep fiyatının (DD), toplam arz fiyatından (ZZ) büyük olduğu (D>ZD > Z) istihdam düzeylerinde; beklenen hasılatın gerekli minimum hasılattan fazla olması nedeniyle girişimciler istihdam hacmini artırırlar.

Cevap

Toplam talep fiyatının toplam arz fiyatından büyük olduğu durumlarda girişimcilerin istihdamı artıracağını belirten ifade doğrudur.
Keynesyen analizde girişimciler, bir üretim düzeyinden elde etmeyi bekledikleri toplam talep fiyatı (DD), o üretimi yapabilmek için gereken minimum toplam arz fiyatından (ZZ) büyük olduğu sürece kâr potansiyeli görürler. Bu durum, girişimcileri daha fazla işçi çalıştırmaya (NN artışına) teşvik eder ve süreç D=ZD=Z olana kadar devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlanması
ZZ: Minimum hasılat, DD: Beklenen hasılat.
Fonksiyonların ekonomik anlamını belirlemek analiz için ilk adımdır.
2
Dengeden sapma durumunun analizi
D>ZD > Z ise beklenen gelir, gereken maliyetlerden (normal kâr dahil) fazladır.
Girişimcilerin kâr maksimizasyonu güdüsüyle verecekleri kararı anlamak gerekir.
3
İstihdam kararının belirlenmesi
D=ZD = Z noktasına kadar istihdam (NN) artar.
Denge noktasına (Efektif Talep) ulaşana kadar genişleme devam eder.

Anahtar Kavram

Efektif talep, toplam talep fonksiyonu (DD) ile toplam arz fonksiyonunun (ZZ) kesiştiği noktadaki değerdir ve bu noktada girişimciler istihdamı değiştirmeme eğilimindedir.
Soru 75Soru

Keynesyen iktisadi düşünceye göre, emek piyasasında cari ücret düzeyinde çalışmak isteyenlerin iş bulamaması olarak tanımlanan "gayri-iradi işsizliğin" ortaya çıkmasındaki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmaması (katı olması)

Cevap

Nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmaması (katı olması)
Keynesyen iktisadi analizde, nominal ücretlerin kurumsal ve psikolojik nedenlerle aşağı doğru esnek olmaması (yapışkanlığı), emek piyasasında arz fazlası (işsizlik) oluştuğunda ücretlerin düşerek dengeyi sağlamasını engeller. Bu durum, kişilerin cari ücretle çalışmak istemelerine rağmen iş bulamamalarına, yani gayri-iradi işsizliğe neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen istihdam teorisinin temel varsayımını belirleme
Keynesyen modelde Klasiklerin aksine ücretler aşağı doğru katıdır.
Sendikal faaliyetler, asgari ücret yasaları ve işçilerin nominal ücret düşüşlerine direnci (para yanılması) bu katılığı oluşturur.
2
Ücret katılığının istihdam üzerindeki etkisini analiz etme
Emek talebi azaldığında ücretler düşemediği için piyasada emek arz fazlası oluşur.
Piyasa mekanizması (görünmez el) ücretleri aşağı çekip dengeyi sağlayamadığı için gayri-iradi işsizlik kalıcı hale gelir.

Anahtar Kavram

Nominal Ücret Katılığı ve Gayri-iradi İşsizlik

İpuçları

1
Klasik iktisatçılar ücretlerin piyasadaki her değişikliğe anında uyum sağladığını savunurken, Keynes bu duruma karşı çıkar.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen analizde 'para yanılması' (money illusion) kavramının ücret katılığı ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 76Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede faiz, bireylerin servetlerini en likit form olan para şeklinde tutma isteğinden (likidite tercihi) vazgeçmelerinin karşılığında elde ettikleri bir getiridir. Klasiklerin "tasarruf etmenin bedeli" olarak gördüğü faiz kavramını, Keynes "likiditeden vazgeçmenin bedeli" olarak yeniden tanımlamıştır.

Bu tanım çerçevesinde, Keynesyen faiz teorisinin işleyişiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz oranı, para piyasasında para arzı ile para talebinin (likidite tercihi) kesiştiği noktada belirlenen tamamen parasal bir olgudur.

Cevap

Keynesyen faiz teorisinde faiz, para piyasasında para arzı ve para talebi (likidite tercihi) tarafından belirlenen tamamen parasal bir olgudur.
Keynesyen iktisatta faiz, Klasiklerin aksine reel bir olgu değil, para piyasasında belirlenen parasal bir değişkendir. Faiz oranı, bireylerin paralarını likit olarak tutma arzusu (para talebi/likidite tercihi) ile piyasadaki toplam para miktarının (para arzı) karşılaştığı noktada oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen faiz tanımının analiz edilmesi
Faiz, tasarrufun ödülü değil, likiditeden vazgeçmenin bedelidir.
Bu tanım, faizin reel sektörden ziyade para piyasasında belirlendiğini ortaya koyar.
2
Faizin belirleyicilerinin saptanması
Belirleyiciler: Para Arzı (MsM_s) ve Para Talebi (LL).
Denge faiz oranı, halkın elinde tutmak istediği para miktarı ile merkez bankasının sunduğu para miktarı eşitlendiğinde oluşur.
3
Klasik ve Keynesyen ayrımının netleştirilmesi
Faiz tamamen parasal bir değişkendir.
Klasikler faizi tasarruf-yatırım (reel) dengesine bağlarken, Keynes para arz-talebi (parasal) dengesine bağlar.

Anahtar Kavram

Likidite Tercihi Teorisi (Liquidity Preference Theory)

İpuçları

1
Keynes faizi tasarruf etmenin değil, nakit parayı elden çıkarmanın bedeli olarak tanımlar.
2
Faizin belirlendiği yer mal piyasası veya ödünç verilebilir fonlar piyasası değil, para piyasasıdır.
3
Keynesyen sistemde faiz, para arzı ile likidite tercihinin (para talebi) dengelenmesiyle oluşur.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen para talebi güdüleri (işlem, ihtiyat, spekülasyon) ile likidite tuzağı arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara bakabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 77Soru

Keynesyen iktisadi analizde, işçilerin nominal ücretlerindeki bir azalmaya karşı güçlü bir direnç göstermelerine rağmen, fiyatlar genel düzeyindeki artışın reel ücretlerini düşürmesine aynı ölçüde tepki vermemeleri durumu "para yanılması" (money illusion) olarak tanımlanır. Bu davranışsal varsayımın emek piyasası ve istihdam üzerindeki temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal ücretlerin aşağı doğru katılaşması sonucunda ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir dengede (eksik istihdam) kalabilmesi

Cevap

Para yanılması nedeniyle nominal ücretlerin aşağı doğru katı hale gelmesi, ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir dengede (eksik istihdam) kalmasına ve gayri-iradi işsizliğin ortaya çıkmasına neden olur.
Keynesyen iktisadi düşüncede, nominal ücretlerin aşağı doğru katı olmasının temel nedenlerinden biri 'para yanılması'dır. İşçiler nominal ücretlerindeki bir azalmaya karşı direnç gösterdiklerinde, piyasa mekanizması talep şokları karşısında dengeleyici rolünü (ücretlerin düşmesi yoluyla) yerine getiremez. Bu durum, ekonominin üretim ve istihdam düzeyinin tam istihdamın altında sabitlenmesine ve piyasada çalışmak istediği halde iş bulamayanların (gayri-iradi işsizlik) oluşmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Para yanılması kavramını analiz etme
İşçiler nominal ücretlerindeki düşüşe (parasal kayıp) tepki gösterirken, fiyat artışı kaynaklı reel ücret düşüşüne aynı tepkiyi vermezler.
Ücret katılığının psikolojik ve kurumsal temellerini anlamak için gereklidir.
2
Nominal ücret katılığı ile efektif talep ilişkisini kurma
Toplam talep (efektif talep) düştüğünde, firmaların emek talebi azalır ancak nominal ücretler aşağı düşmez.
Piyasanın neden kendiliğinden dengeye gelemediğini açıklamak için gereklidir.
3
İstihdam sonucunu belirleme
Ücretler düşmediği için emek arz fazlası (gayri-iradi işsizlik) oluşur ve ekonomi tam istihdamın altında dengelenir.
Keynesyen istihdam teorisinin temel sonucuna ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İstihdam Teorisi ve Ücret Katılığı

İpuçları

1
Keynes'e göre işçiler reel ücretlerindeki düşüşü, nominal ücretleri aynı kaldığı sürece (enflasyon yoluyla) daha kolay kabullenirler.
2
Nominal ücretler aşağı düşmediğinde, toplam talep azaldığında piyasada nasıl bir dengesizlik (arz/talep) oluşur?
3
Para yanılması, nominal ücretleri bir 'taban' fiyat haline getirir; bu tabanın altına inilememesi istihdamı nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Keynesyen analizde efektif talep kavramı ile eksik istihdam dengesi arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede faiz, Klasik iktisatçıların savunduğu gibi tasarruf ve yatırım kararlarıyla belirlenen 'reel bir değişken' değil, doğrudan para piyasasındaki dengelerce belirlenen 'parasal bir değişken'dir. Buna göre, Keynesyen Likidite Tercihi Teorisi çerçevesinde faiz oranının temel belirleyicisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para arzı ile para talebinin (likidite tercihi) birbirine eşitlendiği para piyasası dengesi

Cevap

Keynesyen teoride faiz oranı, para arzı ile para talebinin (likidite tercihi) kesiştiği para piyasası dengesi tarafından belirlenir.
Keynesyen analizde faiz, likiditeden vazgeçmenin bedelidir ve tamamen parasal bir olgudur. Bu nedenle faiz oranı, para piyasasında merkez bankasının belirlediği para arzı ile bireylerin çeşitli güdülerle (işlem, ihtiyat, spekülasyon) talep ettiği para miktarının (likidite tercihi) dengelenmesiyle oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Keynesyen faiz ayrımını belirle
Klasikler faizi reel (tasarruf-yatırım), Keynes ise parasal bir olgu olarak tanımlar.
Soruda Keynesyen yaklaşımın temel belirleyicisi sorulmaktadır.
2
Faizin belirlendiği piyasayı analiz et
Keynes'e göre faiz, para piyasasında belirlenir.
Paranın sadece bir mübadele aracı değil, aynı zamanda bir servet saklama aracı olması faizi para piyasasına bağlar.
3
Denge değişkenlerini tanımla
Para arzı (MsM_s) ile likidite tercihi yani para talebi (MdM_d) dengesi faiz oranını (ii) belirler.
Likidite Tercihi Teorisi'nin temel varsayımı budur.

Anahtar Kavram

Keynesyen Faiz Teorisi (Parasal Olgu)

İpuçları

1
Keynes faizi 'reel' değil 'parasal' bir değişken olarak tanımlar.
2
Klasiklerin tasarruf-yatırım dengesi yerine, para piyasasındaki arz ve talep dengesine odaklanın.
3
Faiz, insanların ellerinde nakit tutma isteği (likidite tercihi) ile piyasadaki para miktarı arasındaki dengede oluşur.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen para talebi güdülerini (işlem, ihtiyat, spekülasyon) ve bunların faizle olan ilişkisini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru

Keynesyen makroekonomik dengenin geçerli olduğu dışa kapalı bir ekonomide, marjinal tüketim eğiliminin (cc) 0,800,80 olduğu varsayılmaktadır. Bu ekonomide otonom yatırım harcamalarında 100100 birimlik bir artış meydana gelmesi durumunda, denge gelir düzeyindeki toplam artışın ne kadarlık kısmı uyarılmış tüketim harcamalarından kaynaklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 400400

Cevap

Denge gelir düzeyindeki toplam artışın 400400 birimi uyarılmış tüketim harcamalarından kaynaklanır.
Keynesyen modelde 0,800,80 marjinal tüketim eğilimi ile yatırım çoğaltanı 55 olarak hesaplanır. 100100 birimlik otonom yatırım artışı, milli geliri toplam 500500 birim artırır. Bu 500500 birimlik gelir artışının 100100 birimi başlangıçtaki yatırım harcamasından gelirken, geri kalan 400400 birimi gelir artışına bağlı olarak artan tüketim harcamalarından (uyarılmış tüketim) kaynaklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yatırım çoğaltanı katsayısını hesaplayınız.
k=11c=110,80=10,20=5k = \frac{1}{1 - c} = \frac{1}{1 - 0,80} = \frac{1}{0,20} = 5
Otonom harcamalardaki bir birimlik değişimin gelir üzerindeki nihai etkisini belirlemek için çoğaltan katsayısı gereklidir.
2
Denge gelir düzeyindeki toplam değişimi hesaplayınız.
ΔY=k×ΔI=5×100=500\Delta Y = k \times \Delta I = 5 \times 100 = 500 birim.
Yatırım artışının ekonomi genelinde yarattığı toplam gelir artışını bulmak gerekir.
3
Toplam gelir artışından uyarılmış tüketim miktarını ayrıştırınız.
ΔCuyarılmıs\c=c×ΔY=0,80×500=400\Delta C_{uyarılmış} = c \times \Delta Y = 0,80 \times 500 = 400 birim. (Veya ΔY=ΔI+ΔC500=100+ΔCΔC=400\Delta Y = \Delta I + \Delta C \rightarrow 500 = 100 + \Delta C \rightarrow \Delta C = 400)
Keynesyen özdeşliğe göre toplam gelir artışı, otonom harcama artışı ile bunun sonucunda oluşan uyarılmış harcama artışının toplamına eşittir.

Anahtar Kavram

Keynesyen Yatırım Çoğaltanı ve Uyarılmış Tüketim Mekanizması

İpuçları

1
Çoğaltan katsayısını hesaplamak için marjinal tüketim eğilimini (1/(1c)1 / (1-c)) kullanın.
2
Toplam gelir artışını bulduktan sonra, bu artışın bir kısmının yatırımdan, bir kısmının tüketimden geldiğini unutmayın.
3
Toplam gelir artışı (500500) ile başlangıçtaki yatırım artışı (100100) arasındaki fark size uyarılmış tüketimi verecektir.

Daha Fazla Pratik

Marjinal tasarruf eğilimi (mpsmps) değiştiğinde çoğaltan katsayısının ve uyarılmış tüketimin nasıl etkileneceğini analiz edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Uyarılmış tüketim artışını doğrudan şu formülle bulabilirsiniz: ΔC=ΔI×c1c\Delta C = \Delta I \times \frac{c}{1-c}. Bu örnekte: 100×0,800,20=100×4=400100 \times \frac{0,80}{0,20} = 100 \times 4 = 400.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede, toplam harcamaların yetersizliği nedeniyle kişilerin cari ücret düzeyinde çalışmaya razı olmalarına rağmen iş bulamamaları durumunun (gayri-iradi işsizlik) piyasa mekanizması tarafından kendiliğinden çözülememesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal ücret düzeyinin kurumsal sözleşmeler ve işçilerin göreli konumlarını koruma isteği sebebiyle düşüş yönünde dirençli olması

Cevap

Nominal ücret düzeyinin kurumsal sözleşmeler ve işçilerin göreli konumlarını koruma isteği sebebiyle düşüş yönünde dirençli olması
Keynesyen teorinin merkezinde yer alan 'nominal ücret katılığı' kavramı, ekonomide toplam talep yetersizliği olduğunda ücretlerin aşağı doğru esnemediğini ifade eder. Bu durum, emek piyasasında arz fazlası oluşmasına rağmen ücretlerin düşerek piyasayı temizlemesini engeller ve gayri-iradi işsizliğin ortaya çıkmasına neden olur. Bu katılığın arkasında sendikal pazarlıklar, kurumsal engeller ve işçilerin psikolojik olarak nominal gelirlerini koruma eğilimi yatar.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen sistemde istihdam düzeyini belirleyen faktörü tanımlama
İstihdam hacmi, üretim faktörlerinin tam olarak kullanılmasını sağlayan 'efektif talep' tarafından belirlenir.
Efektif talep yetersiz olduğunda ekonomi tam istihdam düzeyinin altında bir dengede (eksik istihdam) kalabilir.
2
Emek piyasasındaki ayarlama mekanizmasını analiz etme
Klasiklerin aksine, talep düştüğünde nominal ücretler hemen düşerek dengeyi sağlamaz.
Sendikal faaliyetler, uzun süreli iş sözleşmeleri ve işçilerin psikolojik olarak nominal ücret kesintilerine karşı durması ücretleri katı hale getirir.
3
Katılığın istihdam üzerindeki etkisini sonuçlandırma
Ücretler düşmediği için emek arz fazlası (işsizlik) piyasa tarafından kendiliğinden giderilemez.
Bu durum, cari ücrette çalışmak isteyenlerin iş bulamaması olan gayri-iradi işsizliğin ortaya çıkmasına ve kalıcılaşmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Nominal Ücret Katılığı ve Gayri-iradi İşsizlik

Daha Fazla Pratik

Keynesyen modelde 'likidite tuzağı' durumunda para politikasının neden etkisiz kaldığını ve bunun istihdam üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 4 / 6Sonraki
Keynesyen İktisat Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 4 | Examkin