Ekonomik Kalkınma Kavramı ve Ölçülmesi
122 soru
İktisadi kalkınma literatüründe, üretim yapısındaki değişimin (sektörel hasıla payları) istihdam yapısındaki değişimden (sektörel işgücü payları) daha hızlı gerçekleşmesi, bu iki gösterge arasında bir açılmaya neden olur. Literatürde "yapısal gecikme" (structural lag) olarak adlandırılan ve tarım sektörünün hasıla payı hızla düşerken istihdam payının daha yavaş azalmasıyla somutlaşan bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
İnsani Gelişme Endeksi (HDI) hesaplama metodolojisinde yapılan güncellemelerle birlikte, boyut endekslerinin birleştirilerek nihai puana dönüştürülmesinde aritmetik ortalamadan geometrik ortalamaya geçilmiştir. Bu metodolojik değişikliğin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi kalkınma literatüründe 1950 ve 1960'lı yıllarda hakim olan ve 'geleneksel ölçütler' olarak adlandırılan milli gelir temelli göstergelerin temel yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İktisat literatüründe 'ekonomik büyüme' ve 'ekonomik kalkınma' kavramları sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da, kalkınma süreci büyümeye kıyasla çok daha geniş bir perspektifi kapsar. Buna göre, ekonomik kalkınmayı ekonomik büyümeden ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi kalkınma literatüründe, ekonomik büyümenin yarattığı refahın yoksul kesimlere ulaşmasında "sızıntı (trickle-down) etkisi"nin yetersiz kaldığı düşüncesinden hareketle 'li yıllarda geliştirilen "Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı"nın birincil odağı aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel kalkınma ölçütleri, bir ekonomideki toplam üretim hacmini ve bu hacmin nüfusa oranını esas alarak ülkeler arası karşılaştırmalara imkan sağlar. Ancak kişi başına düşen reel gayrisafi millî hasıla () artışının, toplumun genel refah düzeyindeki iyileşmeyi (kalkınmayı) her zaman tam olarak temsil etmemesinin en önemli nedenlerinden biri üretimin bileşimidir.
Buna göre, bir ülkede kişi başına düşen reel gelir artarken aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi, büyümenin yaşandığını ancak kalkınma sürecinin bu artışla aynı ölçüde ilerlemediğini en net şekilde gösterir?
İktisadi kalkınma literatüründe geleneksel ölçüt olarak kabul edilen kişi başına düşen reel , ülkelerin refah düzeylerini karşılaştırmada niceliksel bir gösterge sunsa da kalkınmanın niteliksel boyutlarını yansıtmakta yetersiz kalmaktadır. Örneğin; bir ülkenin toplam hasılasının büyük bir kısmının savunma ve silahlanma harcamalarından, diğer bir ülkenin hasılasının ise eğitim, sağlık ve çevre koruma harcamalarından oluşması durumunda, her iki ülkenin kişi başına düşen gelirleri eşit olsa dahi toplumsal refah düzeyleri birbirinden farklı olacaktır.
Bu durum, geleneksel kalkınma ölçütlerinin aşağıdaki kısıtlarından hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı, iktisadi kalkınma literatüründe 'li yıllarda büyüme odaklı stratejilerin yoksulluğu azaltmadaki yetersizliğine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşım, yoksulluğu sadece düşük gelir seviyesiyle değil, belirli mal ve hizmetlere erişim imkânıyla tanımlar.
Buna göre, Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı'nın yoksullukla mücadelede benimsediği temel uygulama yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası refah karşılaştırmalarında kullanılan Satın Alma Gücü Paritesi () analizine göre; Türkiye'de standart bir mal sepetinin bedeli TL, aynı sepetin ABD'deki bedeli ise USD'dir. Piyasa döviz kurunun USD = TL olduğu bir ekonomik ortamda, bu verilere dayanarak ulaşılabilecek en doğru sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı () tarafından yayımlanan raporlarda kullanılan; kadınların insani gelişme endeksi () değerinin, erkeklerin insani gelişme endeksi değerine oranlanmasıyla hesaplanan endeks aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi literatürde 'ekonomik büyüme', bir ülkenin üretim kapasitesindeki niceliksel genişlemeyi temsil ederken; 'ekonomik kalkınma', bu genişlemeye eşlik eden toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıdaki köklü dönüşümleri ifade eder.
Buna göre; bir ülkede reel verileri yükselirken, okullaşma oranlarının durağan kalması, imalat sanayiinin toplam katma değer içindeki payının artmaması ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilememesi durumu aşağıdakilerden hangisi ile en iyi şekilde açıklanır?
İktisadi kalkınma literatüründe Simon Kuznets ve Hollis Chenery gibi iktisatçıların ampirik çalışmalarla ortaya koyduğu "yapısal değişim" (structural change) süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Sürdürülebilir kalkınma göstergeleri kapsamında yer alan Ekolojik Ayak İzi analizi çerçevesinde; bir ekonomide kaynak tüketimi ve atık bertarafı için gerekli olan toplam biyolojik alanın, o ekonominin yenilenebilir kaynak üretme kapasitesini (biyokapasite) aşması durumu aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?
İktisadi kalkınma yazınında, geleneksel bir ölçüt olarak kullanılan kişi başına düşen reel rakamlarının, özellikle yapısal dönüşüm sürecindeki az gelişmiş ülkelerde toplumsal refah düzeyindeki gerçek iyileşmeyi yansıtmakta "yukarı yönlü bir sapma" ( ) gösterme eğiliminde olduğu vurgulanmaktadır. Bu durum, ekonominin niteliksel olarak kabuk değiştirmesiyle ortaya çıkan bir ölçüm sorunundan kaynaklanmaktadır.
Buna göre, geleneksel ölçütlerin refah artışını olduğundan daha yüksek göstermesine yol açan ve literatürde "piyasalaşma etkisi" ( ) olarak da bilinen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi kalkınma sürecinde ekonominin üretim ve istihdam yapısında gözlemlenen "yapısal değişim" (structural change) özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
İktisadi kalkınma literatüründe yer alan 'Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı'nın, yoksullukla mücadelede geleneksel gelir odaklı yaklaşımlardan ayrılan en temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi kalkınma teorilerinin erken dönemlerinde (1950'li ve 1960'lı yıllar) kalkınma kavramı büyük ölçüde ekonomik büyüme ile eş anlamlı kabul edilmiştir. Bu dönemde bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirlemek amacıyla kullanılan temel geleneksel kalkınma ölçütü aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi kalkınma literatüründe 1950’li ve 60’lı yıllarda hakim olan geleneksel yaklaşım, kalkınmayı büyük ölçüde kişi başına düşen reel gelir artışına indirgemiştir. Ancak zamanla, bir ekonomide üretim hacmi artsa dahi bu artışın toplumsal refaha aynı oranda yansımadığı görülmüştür. Buna göre, kişi başına düşen milli gelir rakamlarındaki artışa rağmen toplumdaki yoksulluk oranının azalmaması veya yaşam standartlarının iyileşmemesi, geleneksel kalkınma ölçütlerinin hangi temel kısıtıyla doğrudan ilişkilidir?
İktisadi kalkınma yazınında, ülkelerin toplumsal refah düzeylerini sadece kişi başına düşen gelir gibi parasal verilerle değil, doğrudan yaşam kalitesini yansıtan sosyal göstergelerle ölçmek amacıyla Morris David Morris tarafından geliştirilen Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi () hesaplanırken aşağıdaki değişkenlerden hangisi dikkate alınır?
İnsani Gelişme Endeksi (HDI), bir ülkenin sadece ekonomik büyümesini değil, aynı zamanda beşeri kapasitesini de ölçmeyi amaçlayan çok boyutlu bir göstergedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 2010 yılında yapılan metodolojik güncellemelerle birlikte endeksin yapısında ve hesaplama yönteminde önemli değişikliklere gidilmiştir.
Buna göre, güncel HDI hesaplama yöntemi ve bileşenleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?