Ekonomik Kalkınma Kavramı ve Ölçülmesi
122 soru
İktisadi kalkınma literatüründe 1970’li yıllarda önem kazanan "Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı", kalkınma sürecinde ekonomik büyüme ile yoksulluğun azaltılması arasındaki ilişkinin "sızıntı (trickle-down) etkisi" ile kendiliğinden gerçekleşeceği varsayımına karşı çıkar. Bu yaklaşıma göre, mutlak yoksulluğun ortadan kaldırılması ve kalkınma stratejilerinin başarısı için aşağıdakilerden hangisinin uygulanması temel bir zorunluluk olarak görülmektedir?
Sürdürülebilir kalkınma literatüründe, ekonomik büyüme ile çevresel kalite arasındaki ilişkiyi inceleyen 'Çevresel Kuznets Eğrisi' (ÇKE) hipotezine göre; kişi başına gelir düzeyi ile çevresel kirlilik arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde ifade edilir?
İnsani yoksulluğun ölçülmesinde modern bir yaklaşım sunan Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (); eğitim, sağlık ve yaşam standartları olmak üzere üç ana boyut altında gruplandırılmış farklı göstergeyi kullanmaktadır. Bu endeksin hesaplanma yöntemi ve boyutların ağırlıklandırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İktisadi kalkınma sürecinde "yapısal değişim" (structural change), kaynakların düşük verimli alanlardan yüksek verimli alanlara transfer edilmesini ve ekonomik birimlerin davranış kalıplarının dönüşmesini içeren karmaşık bir süreçtir. Bu sürecin işleyiş mekanizması; talep yapısı, üretim kompozisyonu ve kaynak birikim süreçleri arasındaki dinamik etkileşime dayanır.
Kalkınma literatüründe kabul gören yapısal değişim özellikleri dikkate alındığında, bu süreçteki dönüşüm dinamiklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Sürdürülebilir kalkınmanın ölçülmesi ve bu süreçte kullanılan çevresel göstergelerin analiziyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İktisadi kalkınma literatüründe, Chenery ve Syrquin gibi iktisatçıların ampirik çalışmalarla ortaya koyduğu yapısal değişim sürecinde; kişi başına düşen milli gelir arttıkça hanehalkı bütçesinden gıda maddelerine ayrılan payın azalması, üretim faktörlerinin tarımdan sanayi ve hizmetler sektörüne kaymasının temel talep yönlü belirleyicisidir. Bu durumun teorik dayanağı olan ve gıda maddelerinin talep gelir esnekliğinin 'den küçük olması esasına dayanan iktisadi kural aşağıdakilerden hangisidir?
İktisadi kalkınma literatüründe ’li yıllarda ağırlık kazanan "Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı" (Basic Needs Approach), yoksullukla mücadele stratejisi açısından "Büyüme ile Yeniden Bölüşüm" (Redistribution with Growth) modelinden hangi temel yapısal farkla ayrılmaktadır?
İktisadi kalkınma literatüründe; ekonomik büyümenin sonuçlarının kendiliğinden yoksul kesimlere ulaşmasını beklemek yerine, gıda, barınma, temiz su ve temel eğitim gibi hayati hizmetlerin düşük gelirli gruplara doğrudan ulaştırılmasını önceliklendiren strateji aşağıdakilerden hangisidir?
Sürdürülebilir kalkınma literatüründe "zayıf sürdürülebilirlik" (weak sustainability) yaklaşımı çerçevesinde ele alınan; kuşaklararası adaletin sağlanabilmesi amacıyla, tükenen doğal kaynaklardan elde edilen ekonomik rantların (kıtlık rantı) tamamının fiziki veya beşeri sermaye yatırımlarına dönüştürülerek toplam sermaye stokunun zaman içinde sabit tutulması gerektiğini öngören temel kural aşağıdakilerden hangisidir?
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yılından itibaren uygulanmaya başlanan yeni metodoloji çerçevesinde, İnsani Gelişme Endeksi'nin (HDI) "eğitim" boyutunu ölçmek için kullanılan temel göstergeler aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Sürdürülebilir kalkınmanın ölçülmesinde "servet stokları" yaklaşımını benimseyen Dünya Bankası'nın "Ulusların Serveti" (The Wealth of Nations) çalışmaları çerçevesinde; toplam servet; fiziki sermaye, doğal sermaye, beşeri sermaye (maddi olmayan sermaye) ve net dış varlıklar olarak ana grupta ele alınmaktadır.
Bu yaklaşım temelinde, düşük gelirli ülkeler ile yüksek gelirli ülkelerin servet kompozisyonları ve sürdürülebilirlik stratejileri arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İktisadi kalkınma literatüründe uzun yıllar boyunca temel ölçüt olarak kullanılan kişi başına düşen reel gayrisafi millî hasıla () rakamları, bir ekonomideki niceliksel genişlemeyi yansıtmada başarılı olsa da toplumsal refahın tam bir göstergesi olma noktasında çeşitli eleştirilere maruz kalmıştır. Bu eleştiriler genellikle millî gelir rakamlarının neleri ölçüp neleri ölçemediği üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Buna göre, geleneksel bir kalkınma ölçütü olan kişi başına düşen reel 'nin, özellikle gelişmekte olan ülkelerin yaşam standartlarını ve gerçek refah düzeyini yansıtmada yetersiz kalmasının temel nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı () tarafından yoksulluğun ölçülmesinde kullanılan yöntemlerin evrimi dikkate alındığında, yılından itibaren uygulanmaya başlanan Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi () ile daha önceki İnsani Yoksulluk Endeksleri ( ve ) arasındaki gösterge seti farklılıkları önem arz etmektedir. Özellikle gelişmiş ülkeler için tasarlanan yapısı, gelişmekte olan ülkelerden farklı olarak sosyal dışlanma gibi boyutları da içermektedir.
Buna göre, hesaplamasında dördüncü bir boyut olarak yer alan 'sosyal dışlanma' olgusunu ölçmek için kullanılan ancak göstergeleri arasında yer almayan değişken aşağıdakilerden hangisidir?
Ülkelerin insani gelişme düzeylerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle ortaya çıkan potansiyel kayıpları ölçmek amacıyla geliştirilen **Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi ()** ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İktisadi kalkınma düşüncesinde ’li yıllarda ön plana çıkan "Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı"na göre, kalkınma stratejilerinin öncelikli hedefi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı () ve Oxford Yoksulluk ve İnsani Gelişme Girişimi () tarafından geliştirilen Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (), yoksulluğu sadece gelir eksikliği olarak değil; eğitim, sağlık ve yaşam standartları boyutlarındaki eş zamanlı yoksunluklar üzerinden ölçmektedir. Endeksin metodolojisine göre her üç boyut da toplam endeks içinde eşit ağırlığa sahiptir ve bu boyutlar hanehalkı düzeyindeki çeşitli göstergelerle analiz edilmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi ÇBYE'nin "Eğitim" boyutu kapsamında hanehalkı yoksunluğunu belirlemek için kullanılan göstergelerden biridir?
Uluslararası iktisadi analizlerde bir ülkenin "Fiyat Düzeyi Endeksi" (Price Level Index - ), o ülkenin Satın Alma Gücü Paritesi () kurunun nominal döviz kuruna oranı olarak hesaplanır (). Gelişmekte olan ülkelerde bu endeksin genellikle 1'den küçük olması, o ülkenin uluslararası fiyatlara göre daha "ucuz" olduğunu ve nominal gelirinin gerçek refah düzeyini eksik tahmin ettiğini gösterir.
İktisadi kalkınma literatüründeki Balassa-Samuelson etkisine göre, bir ülkenin iktisadi kalkınma düzeyi arttıkça bu endeksin () yükselme eğilimi göstermesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Sürdürülebilir kalkınmanın ölçülmesinde Dünya Bankası tarafından geliştirilen ve "Gerçek Tasarruf" (Genuine Savings) olarak da adlandırılan Ayarlanmış Net Tasarruf () endeksi; fiziki sermaye birikimi, beşeri sermaye yatırımları, doğal kaynak tüketimi ve çevre kirliliği zararlarını bir arada değerlendiren kapsamlı bir göstergedir. Bu endeks, eğitimin bir tüketim kalemi değil, servet artırıcı bir yatırım olduğunu varsayarak geleneksel tasarruf ölçümlerinden ayrılmaktadır.
Buna göre, Ayarlanmış Net Tasarruf () yaklaşımı çerçevesinde bir ekonominin sürdürülebilir bir kalkınma patikasında olduğunu kanıtlayan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası iktisadi kalkınma analizlerinde, ülkelerin refah düzeylerini karşılaştırmak amacıyla kişi başına düşen rakamları hem piyasa döviz kurları hem de Satın Alma Gücü Paritesi () ile ifade edilmektedir.
Bir ekonomide piyasa (nominal) döviz kurunun ( - yerli para/döviz), döviz kurundan () sistematik olarak daha yüksek seyrettiği () bir durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İktisadi kalkınmanın ölçülmesinde geleneksel bir kriter olarak kullanılan kişi başına düşen reel rakamları, bir ekonomideki toplam üretim hacmini yansıtmakla birlikte, bu üretimin 'niteliksel' boyutu ve 'toplumsal faydası' hakkında sınırlı bilgi sunmaktadır. Özellikle büyüme rakamları yüksek olsa dahi, bu durumun her zaman kalkınma ile sonuçlanmamasının temelinde ölçümün kapsamı dışındaki yapısal faktörler yatmaktadır.
Buna göre, kişi başına düşen reel artışının toplumsal refah ve kalkınma ile her zaman doğru orantılı olmamasını açıklayan aşağıdaki durumlardan hangisi 'üretimin bileşimi' (kompozisyonu) ile doğrudan ilgili bir kısıttır?