Enflasyon ve İşsizlik

77 soru

Soru 41Soru

Bir ekonomide, asgari ücret yasaları veya işçi sendikalarının toplu pazarlık gücü gibi kurumsal faktörler nedeniyle reel ücretlerin (W/PW/P) piyasayı temizleyecek denge düzeyinin altına inememesi ve bu "ücret katılığı" sonucunda piyasada kalıcı bir işgücü arz fazlasının oluşması, aşağıdaki işsizlik türlerinden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal işsizlik

Cevap

Ücret katılığı ve asgari ücret gibi kurumsal faktörler nedeniyle ortaya çıkan işsizlik, Yapısal İşsizlik kapsamında değerlendirilir.
Yapısal işsizlik, sadece işgücünün nitelikleri ile işverenin talebi arasındaki beceri uyumsuzluğundan (mismatch) kaynaklanmaz; aynı zamanda asgari ücret yasaları, sendikal baskılar veya verimlilik ücretleri gibi nedenlerle reel ücretlerin denge düzeyinin altına düşememesi (ücret katılığı) sonucunda da oluşur. Bu durumda emek arzı emek talebini aşar ve piyasa mekanizması işsizliği ortadan kaldıramaz.

Adım Adım Çözüm

1
Emek piyasasındaki ücret mekanizmasının analiz edilmesi
Asgari ücret veya sendikalar nedeniyle reel ücretin denge düzeyinden yüksek olduğu (W/P>(W/P)W/P > (W/P)^*) tespit edilir.
Ücretlerin piyasa dengesinin altına inememesi, arz ve talebin eşleşmesini engeller.
2
İşgücü arzı ve talebi arasındaki farkın belirlenmesi
Yüksek ücret düzeyinde işgücü arzının (LsL^s), işgücü talebinden (LdL^d) fazla olması sonucunda kalıcı bir işsizlik oluşur.
Firmalar yüksek maliyet nedeniyle daha az işçi talep ederken, daha fazla kişi çalışmak ister.
3
İşsizliğin türünün sınıflandırılması
Bu durum, piyasadaki kurumsal yapıdan ve katılıklardan kaynaklandığı için 'yapısal işsizlik' olarak tanımlanır.
Yapısal işsizlik sadece beceri uyumsuzluğu değil, aynı zamanda verimlilik ücretleri ve asgari ücret gibi kurumsal engelleri de kapsar.

Anahtar Kavram

Yapısal İşsizlik ve Ücret Katılığı

İpuçları

1
Ücretlerin neden dengeye gelemediğini ve bu durumun piyasanın işleyiş kurallarıyla (yapısıyla) ilgisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Verimlilik ücretleri (efficiency wages) teorisinin yapısal işsizlik üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 42Soru

Bir ekonomide 20252025 yılına ait Nominal GSYH değeri 8.0008.000 milyar TL, Reel GSYH değeri ise 5.0005.000 milyar TL olarak hesaplanmıştır. Buna göre, bu ekonomide 20252025 yılı GSYH deflatörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 160160

Cevap

Ekonomideki GSYH deflatörü 160160 olarak hesaplanmaktadır.
GSYH deflatörü, bir ekonomide üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimi ölçen geniş kapsamlı bir endekstir ve Nominal GSYH'nin Reel GSYH'ye oranlanıp 100100 ile çarpılmasıyla hesaplanır. Bu soruda 8.0008.000 milyar TL olan nominal değer 5.0005.000 milyar TL olan reel değere bölündüğünde 1,61,6 katsayısına ulaşılır; bu katsayının 100100 ile çarpımı ise deflatör değerini 160160 olarak verir.

Adım Adım Çözüm

1
Nominal ve reel GSYH verilerini tespit etmek
Nominal GSYH = 8.0008.000, Reel GSYH = 5.0005.000
Deflatör hesaplaması için gerekli olan temel büyüklükleri belirlemek.
2
GSYH Deflatörü formülünü uygulamak
Deflato¨r=(Nominal GSYH/Reel GSYH)×100Deflat\ddot{o}r = (Nominal\ GSYH / Reel\ GSYH) \times 100
Deflatör, nominal değerin reel değere olan oranını bir endeks değerine dönüştürür.
3
Matematiksel işlemi gerçekleştirmek
(8.000/5.000)×100=1,6×100=160(8.000 / 5.000) \times 100 = 1,6 \times 100 = 160
Nominal değerin reel değere oranı fiyat düzeyindeki artış katsayısını, 100100 ile çarpımı ise endeks değerini verir.

Anahtar Kavram

GSYH Deflatörü

İpuçları

1
GSYH deflatörünü bulmak için nominal değeri reel değere bölmeniz gerekir.
2
Formülde bulduğunuz oranı 100100 ile çarpmayı unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Eğer deflatör 160160 ise, baz yıla göre fiyatların yüzde kaç arttığını hesaplayarak enflasyon oranını bulmaya çalışın.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

Bir ekonomide, hanehalkı tüketim sepetinde yer almayan ancak tamamı ülke sınırları içerisinde üretilen sanayi tipi iş makinelerinin fiyatlarında %25 oranında bir artış yaşanmıştır. Bu durumun ekonomideki fiyat endeksleri üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: GSYH deflatörü yükselirken TÜFE değişmez.

Cevap

Yerli üretim olan ancak tüketim sepetinde bulunmayan yatırım mallarındaki fiyat artışı durumunda GSYH deflatörü yükselirken TÜFE değişmez.
GSYH deflatörü, ekonomide üretilen tüm nihai malları (tüketim, yatırım, kamu harcamaları) kapsayan bir endekstir. Sanayi tipi iş makineleri yerli üretim birer yatırım malı olduğu için bu mallardaki fiyat artışı GSYH deflatörünü yükseltir. Ancak bu makineler hanehalkının günlük tüketim sepetinde yer almadığı için TÜFE üzerinde bir etkisi olmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini ve hangi endeks kapsamında olduğunu belirle.
Sanayi tipi iş makineleri yatırım malıdır ve hanehalkı tüketim sepetinde (TÜFE) yer almaz.
TÜFE sadece tipik bir tüketicinin satın aldığı mal ve hizmet sepetindeki fiyat değişimlerini ölçer.
2
Malın üretim yerini ve GSYH kapsamını kontrol et.
Makineler yurt içinde üretildiği için GSYH'nin yatırım (I) bileşeni içerisinde yer alır.
GSYH deflatörü, o yıl yurt içinde üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimi ölçen en kapsamlı fiyat endeksidir.
3
Fiyat artışının endekslere etkisini karşılaştır.
Makineler yerli üretim olduğu için deflatörü artırır, ancak tüketim sepetinde olmadığı için TÜFE sabit kalır.
TÜFE ve GSYH deflatörü arasındaki temel farklardan biri, deflatörün yatırım ve kamu mallarını içermesi, TÜFE'nin ise sadece tüketim mallarını içermesidir.

Anahtar Kavram

TÜFE ve GSYH deflatörü arasındaki kapsam farkı (Tüketim sepeti vs. Yurtiçi üretim)

İpuçları

1
TÜFE'nin sadece hanehalkı tarafından satın alınan malları kapsadığını hatırlayın.
2
GSYH deflatörünün kapsamını düşünün: Yerli üretim olan her şey (tüketim + yatırım + kamu + ihracat) bu endekse dahil midir?
3
İş makineleri birer yatırım malıdır. Yatırım malları hanehalkı sepetinde mi yoksa GSYH'nin üretim bileşenlerinde mi yer alır?

Daha Fazla Pratik

İthal edilen bir tüketim malının fiyatı artsaydı, her iki endeks nasıl etkilenirdi sorusunu düşünerek kapsam farkını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 44Soru

Bir ekonominin işgücü piyasasına dair veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

DeğişkenDeğer (Milyon Kişi)
Kurumsal Olmayan Çalışma Çağındaki Nüfus5050
İstihdam Edilenler2020
İşsizler (Aktif olarak iş arayanlar)55
İş Bulma Ümidini Yitirenler (Umutsuzlar)55

Bu verilere göre, standart ölçüm yöntemleri (ILO/TÜİK) çerçevesinde ekonomideki işgücüne katılma oranı ve işsizlik oranı sırasıyla yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %50\%50 ve %20\%20

Cevap

İşgücüne katılma oranı %50, işsizlik oranı %20'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, işgücünü sadece istihdam edilenler ile aktif olarak iş arayanların toplamı (2525 milyon) olarak belirlemiş; bu rakamı nüfusa oranlayarak katılma oranını %50\%50, işsiz sayısını ise işgücüne oranlayarak işsizlik oranını %20\%20 olarak doğru hesaplamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İşgücü miktarının hesaplanması
İşgücü = 2020 (İstihdam) + 55 (İşsiz) = 2525 milyon kişi
Standart tanımlara göre iş bulma ümidini yitirenler aktif iş aramadıkları için işgücüne dahil edilmezler.
2
İşgücüne katılma oranının hesaplanması
(2525 / 5050) ×100\times 100 = %50\%50
İşgücüne katılma oranı, işgücünün kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusa oranlanmasıyla bulunur.
3
İşsizlik oranının hesaplanması
(55 / 2525) ×100\times 100 = %20\%20
İşsizlik oranı, işsiz sayısının toplam işgücüne (nüfusa değil) oranlanmasıyla bulunur.

Anahtar Kavram

İşgücü ve İşsizlik Oranları Hesaplaması

İpuçları

1
İşgücü = İstihdam Edilenler + İşsizler formülünü hatırlayınız.
2
İş bulma ümidini yitiren kişiler, iş arama faaliyetinde bulunmadıkları için teknik olarak 'işgücü dışında' kabul edilirler.
3
İşsizlik oranını hesaplarken payda kısmına 50 (toplam nüfus) değil, bulduğunuz işgücü rakamını (25) yazmalısınız.

Daha Fazla Pratik

İşgücü piyasası akımları kapsamında istihdamdan işgücü dışına çıkışın oranlar üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

Bir ekonomiye ait işgücü piyasası verileri şu şekildedir:

DeğişkenDeğer (Milyon Kişi)
Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus5050
İşgücü3030
İstihdam edilenler2727

Bu verilere göre, söz konusu ekonomideki işsizlik oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1010

Cevap

Ekonomideki işsizlik oranı %10\%10 olarak hesaplanmaktadır.
İşsizlik oranı hesaplanırken öncelikle işgücünden (3030 milyon) istihdam edilenler (2727 milyon) çıkarılarak işsiz sayısı (33 milyon) bulunur. Ardından bu rakam işgücüne oranlanır: (3/30)×100=%10(3 / 30) \times 100 = \%10 sonucu elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşsiz sayısını hesaplayın.
3027=330 - 27 = 3 milyon kişi
İşgücü, istihdam edilenler ve işsizlerin toplamından oluşur. Bu nedenle işsiz sayısı, işgücünden istihdam edilenlerin çıkarılmasıyla bulunur.
2
İşsizlik oranı formülünü uygulayın.
330×100=%10\frac{3}{30} \times 100 = \%10
İşsizlik oranı, işsiz sayısının toplam işgücüne bölünmesi ve 100100 ile çarpılmasıyla hesaplanır.

Anahtar Kavram

İşsizlik Oranı Hesaplaması

İpuçları

1
İşsizlik oranını bulmak için önce kaç kişinin işsiz olduğunu hesaplamalısınız.
2
İşsiz sayısı = İşgücü - İstihdam edilenler formülünü kullanın.

Daha Fazla Pratik

İşgücüne katılma oranı ile işsizlik oranı arasındaki farkı pekiştirmek için kurumsal olmayan nüfusun rollerini tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

Makroekonomik dengenin sağlandığı bir ortamda, üretim sürecinde kullanılan temel girdi maliyetlerindeki (enerji, ham madde veya ücretler) ani bir artışın tetiklediği maliyet enflasyonu sürecinde ekonomide meydana gelen temel gelişmelere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyatlar genel düzeyinin yükselmesiyle eş zamanlı olarak reel hasılanın düştüğü stagflasyonist bir etki yaratır.

Cevap

Maliyet enflasyonu sürecinde fiyatlar genel düzeyi yükselirken reel üretim düzeyi düşer, bu durum stagflasyon olarak adlandırılır.
Maliyet enflasyonu, toplam arz (AS) eğrisinin üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle sola kaymasıyla oluşur. Bu kayma, denge fiyat düzeyini yukarı çekerken denge üretim düzeyini aşağı indirir. Fiyat artışı ile ekonomik durgunluğun (hasıla azalışı) aynı anda yaşandığı bu tabloya makro iktisatta stagflasyon denir.

Adım Adım Çözüm

1
Maliyet enflasyonunun nedenini belirle.
Üretim girdilerindeki fiyat artışları (arz şoku) sonucunda toplam arz (AS) eğrisinin sola kaymasıdır.
Maliyetlerdeki artış üreticilerin aynı fiyat düzeyinde daha az mal üretmek istemesine neden olur.
2
AD-AS modeli üzerinde etkileri analiz et.
Toplam arz eğrisi sola kaydığında yeni denge noktasında fiyatlar genel düzeyi (PP) yükselir, reel hasıla (YY) azalır.
Arzın azalması kıtlık yaratırken fiyatları yukarı çeker ve üretim kapasitesinin daralmasına yol açar.
3
Makroekonomik sonuçları isimlendir.
Enflasyon ve durgunluğun (azalan hasıla) bir arada görüldüğü bu duruma 'Stagflasyon' denir.
Hem işsizlik artışı hem de fiyat artışı bir arada gerçekleştiği için bu özel terim kullanılır.

Anahtar Kavram

Maliyet Enflasyonu ve Stagflasyon İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İthal girdi maliyetlerindeki artışın (döviz kuru şoku) yerel enflasyona etkisini inceleyen 'Kur Geçişkenliği' konusuna bakabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Grafiksel olarak AD-AS şemasında AS eğrisini sola kaydırarak hem fiyatın (P ekseni) yükseldiğini hem de hasılanın (Y ekseni) sola kayarak azaldığını görerek doğrudan sonuca ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 47Soru

Enflasyonun ekonomide yarattığı sosyal ve ekonomik maliyetler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beklenmeyen (sürpriz) enflasyonun temel maliyetlerinden biri, servetin borç verenlerden borç alanlara doğru keyfi bir şekilde yeniden dağılımına yol açmasıdır.

Cevap

Beklenmeyen enflasyonun en önemli maliyetlerinden biri, servetin borç verenlerden borç alanlara doğru keyfi bir şekilde yeniden dağıtılmasıdır.
Beklenmeyen enflasyon durumunda, nominal faiz oranları enflasyondaki beklenmedik artışı tam olarak telafi edemediği için reel faiz oranı düşer. Bu durum, alacaklıların (borç verenlerin) bekledikleri reel satın alma gücünü kaybetmelerine, borç alanların ise borçlarını daha 'ucuz' parayla ödeyerek kazançlı çıkmalarına neden olur. Bu süreç servetin keyfi bir şekilde yeniden dağıtılmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Fisher denkleminin analizi
r=iπr = i - \pi
Reel faiz (rr), nominal faiz (ii) ile gerçekleşen enflasyon (π\pi) arasındaki farka eşittir.
2
Beklenmeyen enflasyonun etkisinin belirlenmesi
π>πer<re\pi > \pi^e \Rightarrow r < r^e
Gerçekleşen enflasyon (π\pi), beklenen enflasyondan (πe\pi^e) yüksek olduğunda, gerçekleşen reel faiz (rr) beklenen reel faizden (rer^e) daha düşük olur.
3
Kazanan ve kaybeden tarafın tespiti
Borçlular kazanır, alacaklılar kaybeder.
Alacaklılar başlangıçta anlaştıkları reel getirinin altında bir getiri elde ederken, borçlular borçlarını daha düşük reel değerde ödeme imkanı bulur.

Anahtar Kavram

Beklenmeyen enflasyonun geliri ve serveti keyfi olarak yeniden dağıtması (Arbitrary Redistribution of Wealth).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru

Bir kamu iktisadi teşebbüsünde (KİT) geleneksel paketleme yöntemleriyle çalışan bir personelin, kurumun özelleştirilmesi ve üretim hattının tamamen dijital otomasyon sistemlerine geçmesi üzerine iş akdi feshedilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, bu bireyin sahip olduğu mevcut teknik becerilerin bölgedeki yeni teknolojik altyapının gerektirdiği niteliklerle örtüşmediği ve bu durumun iş bulma sürecini kalıcı olarak zorlaştırdığı tespit edilmiştir.

Buna göre, söz konusu kişinin içinde bulunduğu işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal işsizlik

Cevap

Doğru cevap, ekonomideki yapısal değişimlerden kaynaklanan Yapısal İşsizlik seçeneğidir.
Yapısal işsizlik, ekonominin üretim yapısındaki köklü değişimler (otomasyon, teknolojik yenilikler, sektörel kaymalar) sonucunda, çalışanların mevcut becerilerinin işverenlerin yeni talepleriyle uyuşmaması durumunda ortaya çıkar. Senaryoda personelin geleneksel yöntemlerden otomasyona geçiş nedeniyle işsiz kalması ve bu durumun kalıcı beceri yetersizliğine dayanması, durumu doğrudan yapısal işsizlik olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
İşsizliğin temel nedenini analiz etmek
Neden: Özelleştirme ve dijital otomasyon sistemlerine geçiş.
Üretim yöntemindeki köklü değişim, iş gücünün yapısında değişim gerektirir.
2
İş gücü niteliği ile piyasa talebi arasındaki ilişkiyi değerlendirmek
Sonuç: Bireyin mevcut becerileri ile yeni teknolojik talebin örtüşmemesi (Beceri Uyuşmazlığı).
Yapısal işsizliği diğer türlerden ayıran en önemli kriter, iş gücü arzının niteliği ile talebinin niteliği arasındaki uyumsuzluktur.
3
Tespit edilen bulguları kavramsal tanımlarla eşleştirmek
Tanım: Yapısal İşsizlik.
Teknolojik ilerleme veya sektörel kaymaların yarattığı uzun süreli işsizlik durumu 'yapısal' olarak nitelendirilir.

Anahtar Kavram

Yapısal İşsizlik ve Beceri Uyuşmazlığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Milton Friedman ve Edmund Phelps tarafından savunulan doğal işsizlik oranı hipotezi çerçevesinde, ekonominin enflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranı (NAIRU) seviyesinde dengede olması durumunda gerçekleşen enflasyon (π\pi) ile beklenen enflasyon (πe\pi^e) arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiili işsizlik oranı NAIRU seviyesinde iken gerçekleşen enflasyon oranı beklenen enflasyon oranına eşittir ve enflasyonda bir hızlanma görülmez.

Cevap

Fiili işsizlik oranının NAIRU seviyesinde olması durumunda gerçekleşen enflasyon oranı beklenen enflasyon oranına eşit olur ve enflasyon oranı değişmeden sabit kalır.
Beklentilerle genişletilmiş Phillips eğrisi analizine göre, fiili işsizlik oranı doğal işsizlik oranına (NAIRU) eşit olduğunda, ekonomik birimlerin enflasyon beklentileri tam olarak karşılanır (π=πe\pi = \pi^e). Bu durumda enflasyonu yukarı veya aşağı çekecek bir konjonktürel baskı bulunmadığından, enflasyon oranı mevcut seviyesini korur ve ivme kazanmaz. Bu nedenle fiili işsizliğin NAIRU seviyesinde olması, gerçekleşen enflasyonun beklenen enflasyona eşit olduğu istikrarlı bir denge durumunu ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Beklentilerle genişletilmiş Phillips eğrisi denklemini analiz etme
π=πeα(uun)\pi = \pi^e - α(u - u_n) denklemi elde edilir.
Burada π\pi gerçekleşen enflasyonu, πe\pi^e beklenen enflasyonu, uu fiili işsizliği ve unu_n ise doğal işsizlik oranını (NAIRU) temsil eder.
2
Fiili işsizlik oranının NAIRU'ya eşit olduğu (u=unu = u_n) durumu denkleme uygulama
π=πeα(0)π=πe\pi = \pi^e - α(0) \Rightarrow \pi = \pi^e eşitliği bulunur.
İşsizlik doğal oranındayken, işgücü piyasasında enflasyonu artıracak veya azaltacak bir baskı oluşmaz.
3
Elde edilen eşitliğin enflasyon dinamikleri açısından yorumlanması
Enflasyon oranında bir değişim (hızlanma veya yavaşlama) meydana gelmez.
Gerçekleşen enflasyon beklentilere eşit olduğu için ekonomik birimlerin davranışlarında enflasyonu değiştirecek bir sapma oluşmaz; enflasyon istikrarlı seyreder.

Anahtar Kavram

Beklentilerle Genişletilmiş Phillips Eğrisi ve NAIRU Dengesi

İpuçları

1
NAIRU kısaltmasının açılımı olan 'Enflasyonu Hızlandırmayan İşsizlik Oranı' ifadesine odaklanın.
2
Phillips eğrisi denkleminde fiili işsizlik ile doğal işsizlik birbirine eşitlendiğinde denklemin nasıl sadeleştiğini düşünün.
3
Denklemdeki ππe\pi - \pi^e farkı, işsizlik açığı (uunu - u_n) sıfır olduğunda ortadan kalkar.

Daha Fazla Pratik

İşsizlik ödeneği gibi yapısal faktörlerin NAIRU seviyesini nasıl yukarı kaydırdığını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 50Soru

Makroiktisat teorisinde, ekonominin üretim potansiyeline ulaştığı uzun dönem dengesinde varlığını sürdüren ve tam istihdam düzeyi ile uyumlu olan "doğal işsizlik oranı" (unu_n), aşağıdaki işsizlik türlerinden hangilerinin toplamına eşittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arızi (geçici) işsizlik ve yapısal işsizlik

Cevap

Doğal işsizlik oranı, arızi (friksiyonel) işsizlik ile yapısal işsizliğin toplamından oluşur.
Doğal işsizlik oranı, iş arama sürecinde geçen süreden kaynaklanan arızi işsizlik ile ekonomideki teknolojik değişim veya talep yapısındaki kaymalar nedeniyle ortaya çıkan yapısal işsizliğin toplamıdır. Bu iki işsizlik türü, ekonominin uzun dönemli yapısal özellikleri ile ilgilidir ve konjonktürel dalgalanmalardan etkilenmez.

Adım Adım Çözüm

1
İşsizlik türlerini sınıflandır.
İşsizlik; arızi, yapısal ve konjonktürel olarak üç ana gruba ayrılır.
Doğal işsizliğin hangi bileşenleri kapsadığını anlamak için temel ayrımları bilmek gerekir.
2
Doğal işsizlik oranının (unu_n) tanımını hatırla.
Doğal işsizlik, toplam arzın toplam talebe eşit olduğu uzun dönem dengesinde, ekonomideki üretim faktörlerinin verimli kullanımı sonucu oluşan işsizliktir.
Bu oran, kısa dönemli talep dalgalanmalarından (konjonktür) bağımsızdır.
3
Konjonktürel işsizliği dışla.
Fiili işsizlikten konjonktürel işsizlik çıkarıldığında geriye kalan arızi ve yapısal işsizlik, doğal işsizliği oluşturur.
Arızi işsizlik iş değiştirme sürecinden, yapısal işsizlik ise işgücü niteliği ile iş gerekleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır; her ikisi de ekonominin doğal işleyişinde mevcuttur.

Anahtar Kavram

Doğal İşsizlik Oranı (unu_n)
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

Bir ekonominin işgücü piyasasına ilişkin veriler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

DeğişkenDeğer (Milyon Kişi)
Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus5050
İstihdam edilenler2727
Son 44 haftada iş arayan ve çalışmaya hazır olanlar33
İş bulma ümidini kaybettiği için iş aramayan ancak çalışmaya hazır olanlar22

Buna göre, bu ekonomideki işsizlik oranı ve işgücüne katılma oranı sırasıyla yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %10\%10 ve %60\%60

Cevap

İşsizlik oranı %10, işgücüne katılma oranı ise %60'tır.
İşgücü piyasası hesaplamalarında temel kural, sadece istihdam edilenler ile aktif olarak iş arayanların işgücüne dahil edilmesidir. Verilen tabloda işgücü 27+3=3027 + 3 = 30 milyon kişidir. İşsizlik oranı, aktif iş arayan 33 milyonun 3030 milyona oranı olan %10'dur. İşgücüne katılma oranı ise 3030 milyonluk işgücünün 5050 milyonluk çalışma çağındaki nüfusa oranı olan %60 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
İşgücü miktarını belirle
İşgücü = İstihdam Edilenler + İşsizler = 27+3=3027 + 3 = 30 milyon kişi
Umutsuz işçiler (iş bulma ümidini kaybedenler) aktif iş aramadıkları için işgücüne dahil edilmezler.
2
İşsizlik oranını hesapla
İşsizlik Oranı = (İşsiz Sayısı / İşgücü) ×100=(3/30)×100=%10\times 100 = (3 / 30) \times 100 = \%10
İşsizlik oranı, aktif iş arayanların toplam işgücü içindeki payını gösterir.
3
İşgücüne katılma oranını hesapla
İşgücüne Katılma Oranı = (İşgücü / Kurumsal Olmayan Çalışma Çağındaki Nüfus) ×100=(30/50)×100=%60\times 100 = (30 / 50) \times 100 = \%60
Bu oran, çalışma çağındaki nüfusun ne kadarının işgücü piyasasında aktif (çalışan veya iş arayan) olduğunu ölçer.

Anahtar Kavram

İşgücü piyasası istatistiklerinde 'Umutsuz İşçiler' (Discouraged Workers) işgücü dışında kabul edilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

Enflasyonun sosyal ve ekonomik maliyetleri bağlamında; vergi dilimlerinin fiyatlar genel düzeyindeki artışa göre güncellenmediği artan oranlı bir vergi sisteminde, bireylerin nominal gelirlerindeki artış nedeniyle daha yüksek vergi oranlarının uygulandığı dilimlere geçmesi ve bu durumun reel vergi yükünü artırması süreci aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dilim sürüklenmesi

Cevap

Enflasyonun vergi sistemi üzerinde yarattığı bu bozucu etki 'dilim sürüklenmesi' (bracket creep) olarak adlandırılır.
Doğru cevap olan dilim sürüklenmesi, enflasyonun vergi kanunlarının yetersiz kalması nedeniyle yarattığı bir ekonomik maliyettir. Artan oranlı vergi sistemlerinde vergi dilimleri enflasyona göre ayarlanmadığında, bireylerin satın alma güçleri artmasa bile nominal gelir artışı nedeniyle daha yüksek bir vergi oranına tabi tutulmaları sonucunda reel harcanabilir gelirleri azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Enflasyonun nominal gelir üzerindeki etkisini tanımlayın.
Enflasyon dönemlerinde bireylerin nominal (parasal) gelirleri artış gösterir, ancak satın alma güçleri (reel gelir) aynı kalabilir.
Soru, reel gelirin değil nominal gelirin arttığı bir senaryoyu temel almaktadır.
2
Artan oranlı vergi sisteminin işleyişini analiz edin.
Artan oranlı vergi sistemlerinde gelir arttıkça, bu gelire uygulanan vergi oranı (%) de basamaklar halinde yükselir.
Vergi yükünün neden arttığını anlamak için sistemin yapısını bilmek gerekir.
3
Enflasyon ve vergi dilimleri arasındaki ilişkiyi kurun.
Eğer vergi dilimleri enflasyon oranında yukarı çekilmezse (endekslenmezse), bireyin nominal artışı onu bir üst vergi dilimine taşır.
Bu durum bireyin devlete ödediği verginin gelir içindeki payını reel olarak artırır.
4
Kavramsal eşleştirmeyi yapın.
Bu mekanizma iktisat literatüründe 'dilim sürüklenmesi' olarak tanımlanır.
Birey sanki daha zenginmiş gibi bir üst dilime 'sürüklenmektedir'.

Anahtar Kavram

Enflasyonun Vergi Sistemi Üzerindeki Bozucu Etkileri (Dilim Sürüklenmesi)

İpuçları

1
Bu kavram, artan oranlı vergi sistemleri (gelir arttıkça vergi oranının artması) ile doğrudan ilgilidir.
2
Enflasyon nedeniyle nominal geliriniz yükseldiğinde, devletin vergi yasalarını güncellemediğini ve sizi daha 'zengin' bir grupta saydığını düşünün.
3
İngilizcede 'bracket creep' olarak bilinen bu terim, bireyin geliri artmadığı halde üst vergi basamağına 'itilmesi' anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Enflasyonun diğer maliyetleri olan 'ayakkabı eskitme maliyetleri' ve 'menü maliyetleri' arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

Makroekonomik verilerin derlenmesinde kullanılan yöntemlere göre, iş bulma ümidini kaybettiği için artık aktif olarak iş başvurusu yapmayan ancak çalışmaya hazır ve istekli olan 'umutsuz işçiler' (discouraged workers), işsizlik ve işgücü istatistiklerine aşağıdakilerden hangisindeki gibi yansımaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu kişiler işgücü dışında tanımlandıkları için hem işsizlik oranının hem de işgücüne katılma oranının azalmasına yol açarlar.

Cevap

Umutsuz işçiler işgücü dışında kabul edildikleri için hem işsizlik oranının hem de işgücüne katılma oranının azalmasına neden olurlar.
İşsizlik oranının hesaplanmasında bir bireyin işsiz sayılabilmesi için referans dönemi içinde aktif olarak iş aramış olması gerekir. Umutsuz işçiler, çalışmaya istekli olmalarına rağmen iş bulma ümitleri kırıldığı için aktif aramayı bırakmışlardır. Bu nedenle 'işsiz' kategorisinden çıkıp 'işgücü dışında' kalanlar grubuna dahil olurlar. Paydaki işsiz sayısı ve paydadaki toplam işgücü azaldığı için işsizlik oranı (matematiksel bir sapma olarak) düşer; aynı zamanda işgücü miktarı azaldığı için işgücüne katılma oranı da azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
Umutsuz işçiler; çalışmaya hazır olan ancak iş bulma ümidi olmadığı için son 44 haftadır aktif iş arama kanallarını kullanmayan bireylerdir.
İşsizlik istatistiklerinde 'işsiz' sayılabilmek için aktif iş arama kriteri zorunludur.
2
Sınıflandırma
Bu bireyler 'İşgücüne Dahil Olmayanlar' (İşgücü Dışı) kategorisine aktarılır.
Aktif iş aramayan bireyler, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus içinde yer alsalar da işgücünün bir parçası kabul edilmezler.
3
Oransal Etki Analizi
İşsizlik Oranı (u=I˙s\csizler/I˙s\cgu¨cu¨u = İşsizler / İşgücü) ve İşgücüne Katılma Oranı (LFPR=I˙s\cgu¨cu¨/Nu¨fusLFPR = İşgücü / Nüfus) değerleri matematiksel olarak düşer.
Paydaki işsiz sayısının ve paydadaki işgücü miktarının azalması, her iki oran üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşturur.

Anahtar Kavram

Umutsuz İşçilerin İstatistiksel Etkisi

İpuçları

1
Bir kişinin 'işsiz' sayılabilmesi için sadece işsiz olması yetmez, aynı zamanda aktif olarak iş arıyor olması gerekir.
2
İş aramayı bırakan bir kişi paydaki 'işsiz' sayısından düşer ve paydadaki 'işgücü' toplamından da çıkar.
3
İşgücü = İstihdam + İşsizler formülünü düşünün. Umutsuz işçiler bu formülün tamamen dışına itilirler.

Daha Fazla Pratik

Umutsuz işçilerin işsizlik verilerini olduğundan düşük göstermesi durumuna 'gizli işsizlik' ile karıştırmadan, 'atıl işgücü' kavramı üzerinden tekrar göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Bir ülkenin 20262026 yılına ait işgücü piyasası verileri aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

DeğişkenMiktar (Milyon Kişi)
Toplam Nüfus100100
1515 Yaş Altı Nüfus2020
Kurumsal Nüfus (Asker, mahkum, huzurevi vb.)55
İstihdam Edilenler3030
İşsizler (Son 44 haftadır aktif iş arayanlar)4,54,5
Umutsuz İşçiler (İş aramayı bırakmış ancak çalışmaya hazır)33

Buna göre, bu ülkenin işgücü piyasası göstergeleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşgücüne katılma oranı %46\%46 olarak hesaplanmaktadır.

Cevap

İşgücüne katılma oranının %46 olduğunu belirten ifade doğrudur.
İşgücüne katılma oranının %46 olduğunu belirten ifade doğrudur çünkü bu oran, işgücünün (34,534,5 milyon) kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusa (7575 milyon) bölünmesiyle tam olarak bu sonucu vermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusun hesaplanması
100205=75100 - 20 - 5 = 75 milyon kişi
İşgücü istatistiklerinde baz alınan nüfus, toplam nüfustan çocukların ve kurumsal (kışla, hapishane vb.) nüfusun çıkarılmasıyla elde edilir.
2
İşgücü miktarının belirlenmesi
30+4,5=34,530 + 4,5 = 34,5 milyon kişi
İşgücü, çalışanlar (istihdam) ile iş arayanların (işsizler) toplamından oluşur. Umutsuz işçiler standart işgücü tanımına dahil edilmez.
3
İşgücüne katılma oranının hesaplanması
(34,5/75)×100=%46(34,5 / 75) \times 100 = \%46
Bu oran, aktif nüfusun (işgücü) kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusa bölünmesiyle bulunur.
4
Geniş tanımlı işsizlik oranının (alternatif senaryo) kontrolü
(4,5+3)/(34,5+3)=%20(4,5 + 3) / (34,5 + 3) = \%20
Umutsuz işçiler dahil edilseydi, hem paydaki işsiz sayısı hem de paydadaki işgücü sayısı 33 milyon artardı.

Anahtar Kavram

İşgücü Piyasası Temel Göstergeleri ve Nüfus Tanımları

Daha Fazla Pratik

İşsizlik oranının kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfustan ziyade işgücü üzerinden hesaplandığını pekiştirmek için farklı bağımlılık oranları içeren soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 55Soru

Bir ekonomiye ait nüfus ve işgücü piyasası verileri şu şekildedir:

DeğişkenMilyon Kişi
Toplam Nüfus120120
Kurumsal Nüfus (Asker, mahkum vb.)55
1515 Yaş Altı Nüfus1515
İstihdam Edilenler4545
Aktif İş Arayan İşsizler55
Umutsuz İşçiler (İş aramayı bırakanlar)1010

Bu verilere göre, ekonomideki standart işsizlik oranı ile umutsuz işçilerin de işsiz ve işgücü olarak kabul edildiği geniş tanımlı işsizlik oranı sırasıyla yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %10\%10 ve %25\%25

Cevap

Ekonomideki standart işsizlik oranı %10\%10, geniş tanımlı işsizlik oranı ise %25\%25 olarak hesaplanmaktadır.
Standart işsizlik oranı hesaplanırken aktif olarak iş arayan 55 milyon kişi, 5050 milyonluk standart işgücüne oranlanır ve %10\%10 sonucu bulunur. Geniş tanımlı işsizlik oranında ise hem işsiz sayısı (5+10=155+10=15) hem de işgücü sayısı (50+10=6050+10=60) umutsuz işçilerle güncellenir; 15/6015/60 oranı ise %25\%25 sonucunu verir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusun belirlenmesi
120515=100120 - 5 - 15 = 100 milyon kişi
İşgücü istatistiklerinde kurumsal nüfus ve çocuk nüfus kapsam dışı bırakılır.
2
Standart işgücü miktarının hesaplanması
4545 (İstihdam) +5+ 5 (Aktif İşsiz) =50= 50 milyon kişi
İşgücü, çalışanlar ve iş arayanların toplamından oluşur.
3
Standart işsizlik oranının hesaplanması
(5/50)×100=%10(5 / 50) \times 100 = \%10
Aktif işsizlerin standart işgücüne oranıdır.
4
Geniş tanımlı işgücü miktarının belirlenmesi
5050 (Standart İşgücü) +10+ 10 (Umutsuzlar) =60= 60 milyon kişi
Geniş tanımlı hesaplamalarda umutsuz işçiler de işgücüne dahil edilir.
5
Geniş tanımlı işsizlik oranının hesaplanması
((5+10)/60)×100=(15/60)×100=%25((5 + 10) / 60) \times 100 = (15 / 60) \times 100 = \%25
Toplam işsiz sayısının (aktif + umutsuz) geniş tanımlı işgücüne oranıdır.

Anahtar Kavram

İşgücü Piyasası Oranları ve Umutsuz İşçi Etkisi
Soru 56Soru

Üniversite eğitimini yeni tamamlamış bir ekonomistin, kendi uzmanlık alanına ve beklentilerine en uygun işi bulabilmek amacıyla iş ilanlarını takip ettiği, mülakatlara katıldığı ve piyasa araştırması yaptığı bu geçici süreçte karşılaştığı işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Friksiyonel (Arızi) İşsizlik

Cevap

Bireyin iş arama sürecindeki geçici durumu Friksiyonel (Arızi) İşsizlik olarak tanımlanır.
Doğru seçenek, bireyin işgücü piyasasına yeni katılması ve sahip olduğu niteliklere en uygun işi bulana kadar geçen 'arama ve eşleşme' sürecini ifade eden friksiyonel (arızi) işsizliktir. Bu işsizlik türü, ekonomideki bilgi akışının mükemmel olmamasından kaynaklanır ve genellikle geçici niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bireyin durumunu analiz etme
Birey piyasaya yeni girmiş (mezun) ve aktif olarak uygun iş aramaktadır.
İşsizliğin kaynağını (geçici arama süreci mi yoksa beceri uyumsuzluğu mu) anlamak için gereklidir.
2
İşsizliğin nedenini belirleme
İşsizlik, bilgi eksikliği ve iş-işçi eşleşmesinin zaman almasından kaynaklanmaktadır.
Friksiyonel işsizliğin temel belirleyicisi 'arama süreci' ve 'bilgi asimetrisi'dir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Bu durum makro iktisatta friksiyonel (arızi) işsizlik olarak adlandırılır.
Tanım gereği, piyasaya yeni girişlerdeki arama süreci bu kategoriye girer.

Anahtar Kavram

Friksiyonel (Arızi) İşsizlik: İş arama ve eşleşme sürecindeki geçici işsizlik.
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru

Bir ekonomide sanayi ve hizmetler sektörünün yoğunlaştığı merkezlerde konut arzının kısıtlı olması ve kira bedellerinin aşırı yüksek seyretmesi, işgücü fazlası bulunan kırsal bölgelerdeki bireylerin bu iş fırsatlarının bulunduğu merkezlere göç etmesini ekonomik olarak imkansız hale getirmektedir. İşgücünün coğrafi hareketliliğinin (mobilite) bu tür kurumsal ve ekonomik nedenlerle kısıtlanması, mevcut iş boşlukları ile iş arayanların konumları arasında kalıcı bir uyumsuzluk yaratmaktadır. Buna göre, söz konusu mekansal eşleşme sorunu nedeniyle ortaya çıkan işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal İşsizlik

Cevap

Yapısal İşsizlik
Yapısal işsizlik, ekonomideki yapısal değişimler veya piyasadaki katılıklar nedeniyle emek arzı ile talebinin nitelik veya konum bakımından eşleşememesidir. Konut arzı kısıtları ve yüksek kiralar, işgücünün mobilitesini engelleyerek mekansal bir uyumsuzluk yarattığı için bu durum yapısal işsizliğin tipik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorundaki temel engeli belirle.
Yüksek konut maliyetleri ve kira bedelleri nedeniyle işgücünün bölgeler arası göç edememesi (coğrafi hareketsizlik).
Sorunun kaynağını tespit etmek, işsizliğin nedenini sınıflandırmak için ilk adımdır.
2
Bu engelin işgücü piyasası üzerindeki etkisini analiz et.
İş olanaklarının bulunduğu bölgeler ile işgücünün bulunduğu bölgeler arasında mekansal bir uyumsuzluk (mismatch) oluşmaktadır.
Uyumsuzluk kavramı, işsizlik türünü belirleyen anahtar kavramdır.
3
Uyumsuzluk türünü teorik çerçeveye oturt.
İşgücü piyasasındaki beceri (nitelik) veya konum (coğrafi) uyumsuzlukları 'Yapısal İşsizlik' kategorisinde değerlendirilir.
İktisadi literatürde yapısal işsizliğin tanımı bu tür kalıcı uyumsuzlukları kapsar.

Anahtar Kavram

Yapısal İşsizliğin Coğrafi Boyutu

İpuçları

1
İşsizliğin nedeninin toplam talep eksikliği mi yoksa piyasadaki bir eşleşme sorunu mu olduğunu düşünün.
2
İşgücünün bir bölgeden diğerine gidememesi, emek arzının 'konum' bazında talebe yanıt verememesi anlamına gelir.
3
Beceri uyumsuzluğu kadar coğrafi (mekansal) uyumsuzluklar da 'Yapısal İşsizlik' başlığı altında incelenir.

Daha Fazla Pratik

İşgücü piyasasında sendikaların ve asgari ücret yasalarının 'reel ücret katılığı' yaratarak yapısal işsizliğe nasıl yol açtığını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Bir ekonomiye ait işgücü piyasası verileri aşağıda tablo halinde sunulmuştur:

DeğişkenDeğer (Milyon Kişi)
Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus100100
İstihdam edilenler4545
İşsizler55
Umutsuz işçiler (İş bulma ümidini kaybedenler)22

Bu verilere göre, ilgili ekonomideki işgücüne katılma oranı yüzde olarak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5050

Cevap

İlgili ekonomide işgücüne katılma oranı %50\%50 olarak hesaplanmaktadır.
İşgücüne katılma oranı, bir ekonomideki işgücünün (istihdam edilenler + işsizler), kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusa oranını ifade eder. Verilen örnekte işgücü 45+5=5045 + 5 = 50 milyondur. Bu değerin 100100 milyonluk nüfusa oranı %50\%50 sonucunu verir.

Adım Adım Çözüm

1
İşgücü sayısının hesaplanması
İşgücü = 4545 (İstihdam) + 55 (İşsiz) = 5050 milyon kişi
İşgücü, çalışanlar ile iş arayanların toplamından oluşur. Umutsuz işçiler iş aramayı bıraktıkları için işgücü dışı nüfusa dahildir.
2
İşgücüne katılma oranı formülünün uygulanması
İşgücüne Katılma Oranı = (50/100)×100=%50(50 / 100) \times 100 = \%50
İşgücüne katılma oranı, işgücünün kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusa oranlanmasıyla bulunur.

Anahtar Kavram

İşgücü piyasası temel göstergeleri ve umutsuz işçilerin statüsü

İpuçları

1
İşgücü kavramının kimleri kapsadığını hatırlayın: Sadece çalışanlar ve iş arayanlar.
2
İş bulma ümidini kaybettiği için iş aramayanlar 'işgücü dışı' nüfusa dahildir, toplama eklemeyin.

Daha Fazla Pratik

İşsizlik oranının aynı verilerle nasıl hesaplanacağını deneyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 59Soru

Bir ekonomiye ilişkin işgücü piyasası verileri şu şekildedir:

- Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus: 6060 milyon
- İstihdam edilen kişi sayısı: 2424 milyon
- Standart (dar tanımlı) işsizlik oranı: %20\%20
- İş bulma ümidini yitirdiği için iş aramayanlar (umutsuz işçiler): 44 milyon

Bu verilere göre, söz konusu ekonomide aktif olarak iş arayan (standart işsiz) kişi sayısı kaç milyondur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66

Cevap

Ekonomide aktif olarak iş arayan kişi sayısı 66 milyondur.
Standart işsizlik oranı hesaplanırken umutsuz işçiler işgücü dışında tutulur. İşsizlik oranı U/(E+U)U / (E + U) formülüyle hesaplandığında, %20\%20 oranı için 6/(24+6)6 / (24 + 6) denklemi sağlandığından aktif iş arayan kişi sayısı 66 milyon olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
İşsizlik oranı ve işgücü formüllerini tanımlayın.
İşsizlik Oranı = İşsiz Sayısı (UU) / İşgücü (LL) ve İşgücü (LL) = İstihdam (EE) + İşsiz (UU)
Değişkenler arasındaki temel makroekonomik ilişkiyi kurmak için gereklidir.
2
Bilinen değerleri formülde yerine koyun.
0,20=U24+U0,20 = \frac{U}{24 + U}
Dar tanımlı işsizlik oranında umutsuz işçilerin işgücü dışı sayıldığı gerçeğiyle verileri yerleştirmek gerekir.
3
Denklemi çözerek işsiz sayısını (UU) bulun.
0,20(24+U)=U4,8+0,2U=U0,8U=4,8U=60,20(24 + U) = U \Rightarrow 4,8 + 0,2U = U \Rightarrow 0,8U = 4,8 \Rightarrow U = 6
Matematiksel çözümleme sonucunda aktif iş arayan kişi sayısına ulaşılır.

Anahtar Kavram

Dar Tanımlı İşsizlik ve İşgücü İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Umutsuz işçilerin işgücüne dahil edildiği 'geniş tanımlı işsizlik oranını' hesaplamayı deneyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

Bir ekonominin işgücü piyasasına ait temel göstergeler aşağıda verilmiştir:

GöstergeDeğer
İşgücüne katılma oranı%60\%60
İşsizlik oranı%15\%15
İstihdam edilenlerin sayısı25,525,5 milyon

Bu verilere göre, söz konusu ekonomide kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus kaç milyon kişidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 50,050,0

Cevap

Ekonomideki kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus 50,050,0 milyon kişidir.
Verilen bilgiler ışığında çözüm iki aşamalıdır. İlk aşamada, işsizlik oranının %15\%15 olması, işgücünün %85\%85'inin istihdam edildiği anlamına gelir. 25,525,5 milyon kişinin işgücünün %85\%85'ine tekabül ettiği denklemden (25,5/0,8525,5 / 0,85) toplam işgücü 3030 milyon olarak bulunur. İkinci aşamada, işgücüne katılma oranının %60\%60 olduğu bilgisi kullanılarak, 3030 milyonluk işgücü bu orana bölünür (30/0,6030 / 0,60) ve kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusun 5050 milyon olduğu sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
İstihdam edilen kişi sayısı ve işsizlik oranı verilerinden hareketle toplam işgücü miktarını hesaplayınız.
İşsizlik oranı %15\%15 ise istihdam oranı işgücü içinde %85\%85’tir (10015=85100 - 15 = 85). Buradan hareketle; 0,85×I˙s\cgu¨cu¨=25,50,85 \times İşgücü = 25,5 milyon I˙s\cgu¨cu¨=25,5/0,85=30\Rightarrow İşgücü = 25,5 / 0,85 = 30 milyon kişi.
İşsizlik oranı, işsizlerin işgücüne oranıdır; dolayısıyla kalan kısım istihdam edilenlerin işgücüne oranını verir.
2
Hesaplanan işgücü miktarını işgücüne katılma oranına bölerek toplam nüfusu bulunuz.
I˙s\cgu¨cu¨neKatılmaOranı=I˙s\cgu¨cu¨/Nu¨fus0,60=30/Nu¨fusNu¨fus=30/0,60=50İşgücüne Katılma Oranı = İşgücü / Nüfus \Rightarrow 0,60 = 30 / Nüfus \Rightarrow Nüfus = 30 / 0,60 = 50 milyon kişi.
İşgücüne katılma oranı, işgücünün kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusa oranını temsil eder.

Anahtar Kavram

İşgücü piyasası oranları arasındaki matematiksel ilişkiler

İpuçları

1
İşgücü; istihdam edilenler ile işsizlerin toplamından oluşur.
2
İşsizlik oranı %15\%15 ise, istihdam edilenlerin toplam işgücü içindeki payı %85\%85'tir.
3
Önce 25,525,5 milyonu 0,850,85'e bölerek işgücünü bulun, ardından çıkan sonucu 0,600,60'a bölerek toplam nüfusa ulaşın.

Daha Fazla Pratik

İşsizlik oranının tanımını ve payda kısmında hangi nüfus grubunun yer aldığını (İşgücü vs. Toplam Nüfus) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 4Sonraki
Enflasyon ve İşsizlik Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 3 | Examkin