Para, Banka ve Enflasyon

87 soru

Soru 61Soru

Türkiye'deki finansal sistem içerisinde 'faizsiz bankacılık' prensipleriyle çalışan ve topladığı fonları kâr-zarar ortaklığı temelinde yatırıma yönlendiren banka türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katılım Bankaları

Cevap

Katılım Bankaları
Katılım bankaları, tasarruf sahiplerinden 'katılım fonu' adı altında fon toplar ve bu fonları ticari faaliyetlerde (kâr-zarar ortaklığı, murabaha vb.) kullanarak elde edilen kârı fon sahipleriyle paylaşır. Bu özellikleri onları mevduat bankalarından ayıran temel unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Bankacılık türlerinin fon toplama ve kullandırma yöntemlerini analiz edin.
Mevduat bankaları faizle, katılım bankaları ise faizsiz (kâr-zarar ortaklığı) yöntemle çalışır.
Soruda belirtilen 'faizsiz' ve 'kâr-zarar ortaklığı' ifadeleri ayırt edici özelliklerdir.
2
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndaki tanımları karşılaştırın.
Katılım bankalarının tanımı sorudaki ifadelerle tam örtüşmektedir.
Yasal çerçevede katılım bankaları özel bir statüde tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

Katılım Bankacılığı ve Fon Toplama Yöntemleri
Tahmini Süre:45s
Soru 62Soru

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen güncel para arzı tanımları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi dar tanımlı para arzı (M1M_1) kapsamında yer alan temel bileşenlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vadesiz mevduatlar

Cevap

Vadesiz mevduatlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2005 yılı sonrasında Avrupa Merkez Bankası standartlarına uyum sağlamak amacıyla güncellediği tanımlara göre M1M_1 (dar tanımlı para arzı); dolaşımdaki para ile bankalardaki vadesiz mevduatların (hem Türk Lirası hem de yabancı para cinsinden) toplamından oluşmaktadır. Bu nedenle vadesiz mevduatlar doğrudan doğruya M1M_1 içerisinde yer alan bir bileşendir.

Adım Adım Çözüm

1
TCMB'nin güncel para arzı hiyerarşisini hatırla.
M1M2M3M_1 \subset M_2 \subset M_3 yapısı mevcuttur.
Para arzı tanımları likidite derecesine göre dar kapsamdan geniş kapsama doğru sıralanır.
2
M1M_1 (dar tanımlı para arzı) bileşenlerini belirle.
M1=Dolas¸ımdaki Para+Vadesiz Mevduatlar (TL ve YP)M_1 = \text{Dolaşımdaki Para} + \text{Vadesiz Mevduatlar (TL ve YP)}
En likit varlıklar dar tanımlı para arzını oluşturur.
3
Seçeneklerdeki kalemleri M1M_1 bileşenleri ile karşılaştır.
Vadesiz mevduatlar doğrudan M1M_1 tanımı içindedir.
Vadesiz mevduatlar, istenildiği an nakde çevrilebilen en likit mevduat türüdür.

Anahtar Kavram

TCMB Para Arzı Tanımları (M1M_1)

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin 2005 öncesindeki tanımlarında yer alan M2YM_2Y kavramı ile güncel M2M_2 tanımı arasındaki farkları inceleyerek yabancı para mevduatların konumunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 63Soru

20012001 yılında 12111211 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na (TCMBTCMB) tanınan; temel hedef olan fiyat istikrarına ulaşmak amacıyla kullanacağı para politikası araçlarını ve bu araçların kullanım yöntemlerini serbestçe belirleme yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Araç bağımsızlığı

Cevap

Araç bağımsızlığı
Doğru cevap olan araç bağımsızlığı, merkez bankasının kanunla belirlenmiş veya hükümetle kararlaştırılmış hedeflere ulaşmak için hangi para politikası araçlarını (faiz oranları, zorunlu karşılıklar vb.) hangi dozda ve ne zaman kullanacağına tamamen kendi inisiyatifiyle karar vermesidir. 20012001 yılında yapılan yasal düzenleme ile bu yetki açıkça TCMBTCMB'ye verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
20012001 reformu çerçevesinde bağımsızlık türlerini ayırt etme.
Merkez Bankası'nın hedefi (enflasyon) hükümetle birlikte belirlediği ancak araçları kendisinin seçtiği belirlenir.
TCMB'nin amaç bağımsızlığı yoktur; hedef belirleme süreci paylaşımlıdır.
2
Araç serbestisini tanımlayan teknik terimi belirleme.
Araç ve yöntem seçme yetkisinin 'araç bağımsızlığı' olduğu sonucuna varılır.
Tanım gereği politika araçlarını serbestçe kullanma yetkisi araç bağımsızlığıdır.

Anahtar Kavram

Araç Bağımsızlığı vs. Amaç Bağımsızlığı

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin ana sermaye sahipliği ve anonim şirket yapısındaki hisse gruplarını (A, B, C, D) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Osmanlı Devleti'nden devralınan sanayi tesislerini modernize etmek ve yeni devlet yatırımlarını finanse etmek amacıyla 19251925 yılında kurulan, ancak beklenen verimliliğe ulaşamaması üzerine 19331933 yılında yerini Sümerbank'a bırakan ihtisas bankası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi ve Maadin Bankası

Cevap

Sanayi ve Maadin Bankası
Soruda tanımlanan kurum Sanayi ve Maadin Bankasıdır. 19251925 yılında kurulan bu banka, Osmanlı döneminden kalan devlet fabrikalarını işletmek ve sanayi sektörüne kredi sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Ancak sermaye yetersizliği ve beklenen performansı gösterememesi üzerine 19331933 yılında kapatılarak görevleri yeni kurulan Sümerbank ve Devlet Sanayi Ofisi'ne devredilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki (19231923-19291929) bankacılık yapısını analiz edin.
Bu dönemde hem özel sermayeli (İş Bankası) hem de kamu eliyle ihtisas bankalarının kurulduğunu görün.
Dönem analizi, kronolojik hataları elemeye yardımcı olur.
2
19251925 yılında kurulan ve sanayi odaklı olan kurumu belirleyin.
Bu tarihte Osmanlı'dan devralınan fabrikaların yönetimi için Sanayi ve Maadin Bankasının kurulduğu bilgisine ulaşılır.
Kurumun spesifik kuruluş amacı ve tarihi, doğru cevabı belirleyen anahtardır.
3
19331933 yılındaki kurumsal dönüşümü teyit edin.
Devletçilik politikasının hız kazanmasıyla bu bankanın görevlerinin Sümerbank'a devredildiği doğrulanır.
Kurumun tarihsel gelişim çizgisini tamamlamak cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi İhtisas Bankacılığı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 65Soru

Türkiye'de para arzı tanımları ve kredi hacmi gelişmeleri incelendiğinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan güncel para arzı agregatları (M1,M2,M3M1, M2, M3) kapsamında yabancı para (döviz) cinsinden mevduatların durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancı para vadesiz mevduatlar M1M1, yabancı para vadeli mevduatlar ise M2M2 para arzı tanımından itibaren tüm geniş tanımlı agregatlarda yer almaktadır.

Cevap

Yabancı para vadesiz mevduatlar M1, yabancı para vadeli mevduatlar ise M2 para arzı tanımından itibaren tüm geniş tanımlı agregatlarda yer almaktadır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan güncel sınıflamada, para arzı agregatları oluşturulurken mevduatın para cinsi (TL veya yabancı para) değil, likidite derecesi (vadesiz veya vadeli) esas alınır. Bu doğrultuda, yabancı para cinsinden vadesiz mevduatlar en dar tanımlı para arzı olan M1M1 kapsamına, yabancı para cinsinden vadeli mevduatlar ise M2M2 kapsamına dahil edilmektedir. Her geniş agregat kendinden önceki dar agregatı kapsadığı için döviz mevduatları M3M3 içinde de yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Güncel para arzı tanımlarını (M1,M2,M3M1, M2, M3) bileşenlerine ayırın.
M1=Dolas¸ımdaki Para+Vadesiz Mevduatlar (TL + YP)M1 = \text{Dolaşımdaki Para} + \text{Vadesiz Mevduatlar (TL + YP)}; M2=M1+Vadeli Mevduatlar (TL + YP)M2 = M1 + \text{Vadeli Mevduatlar (TL + YP)}; M3=M2+Repo+Para Piyasası Fonları+I˙hrac¸ Edilen Menkul KıymetlerM3 = M2 + \text{Repo} + \text{Para Piyasası Fonları} + \text{İhraç Edilen Menkul Kıymetler}.
Türkiye'de 2005 yılından itibaren Avrupa Merkez Bankası standartlarına uyum sağlanmış ve TL/YP ayrımı ana tanımlardan kaldırılmıştır.
2
Yabancı para (YP) mevduatların yerini tespit edin.
YP vadesiz mevduatlar M1M1 içinde yer aldığı için doğal olarak M2M2 ve M3M3 içinde de bulunur. YP vadeli mevduatlar ise M2M2 içinde yer alır.
Para arzı tanımları birbirini kapsayan (iç içe geçen) kümeler şeklindedir.
3
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda değerlendirin.
Yabancı para mevduatların M1M1 ve M2M2 agregatlarından itibaren kapsama dahil edildiğini belirten ifade doğrudur.
Tanımsal doğruluk testi yapılmıştır.

Anahtar Kavram

TCMB Para Arzı Tanımları (M1, M2, M3) ve Yabancı Para Entegrasyonu

İpuçları

1
Türkiye'de 2005 yılından bu yana döviz mevduatları para arzı tanımlarının dışında tutulmamaktadır.
2
Para arzı tanımları (M1, M2, M3) iç içe geçmiş kümeler gibidir; M1'deki bir kalem M2 ve M3'te de bulunur.
3
Vadesiz döviz mevduatları M1M1 içinde, vadeli döviz mevduatları ise M2M2 içinde yer alarak tüm agregatlara dahil olur.

Daha Fazla Pratik

M3 para arzını M2'den ayıran kalemlerin (Repo, Para Piyasası Fonları vb.) listesini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru

Türkiye ekonomisinde 20012001 finansal krizi sonrası hayata geçirilen "Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı" çerçevesinde, kurumsal yapının etkinliğini ve uzmanlaşmayı artırmak amacıyla 20032003 yılında 50205020 sayılı Kanun ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yapısında gerçekleştirilen temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fonun yönetim ve temsilinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) bünyesinden ayrılarak özerk bir yapıya kavuşturulması

Cevap

Doğru cevap, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) yönetim ve temsilinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) bünyesinden ayrılarak özerk bir yapıya kavuşturulmasıdır.
Doğru cevap olan ifade, 20032003 yılındaki reformun en belirgin sonucudur. Başlangıçta (20002000 yılı), BDDK Kurulu aynı zamanda TMSF'nin de karar organıydı. Ancak el konulan bankaların sayısının artması ve çözümleme süreçlerinin karmaşıklığı, denetim (BDDK) ile sigorta/tasfiye (TMSF) fonksiyonlarının birbirinden ayrılmasını zorunlu kılmıştır. 50205020 sayılı Kanun ile TMSF'nin kendi başkanı ve yönetim kurulu oluşturularak BDDK ile olan idari bağı kesilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
20012001 krizi sonrası bankacılık reformlarının kurumsal ayağını analiz et.
Kriz sonrası kurulan BDDK'nın, aynı zamanda TMSF'nın karar organı (Kurulu) olduğu belirlenir.
Reformun ilk aşamasında denetim ve sigorta fonksiyonları tek bir üst kurul çatısı altında toplanmıştır.
2
20032003 yılındaki 50205020 sayılı Kanun değişikliğinin amacını saptanması.
Fonun, BDDK'dan ayrı bir tüzel kişilik ve bağımsız bir yönetim kuruluna sahip olması kararlaştırılmıştır.
Bu ayrım, çıkar çatışmalarını önlemek ve kriz dönemlerinde el konulan bankaların çözümleme süreçlerinde uzmanlaşmayı sağlamak için yapılmıştır.
3
Seçenekler arasında bu kurumsal ayrışmayı ifade eden doğru ifadeyi seç.
Yönetim ve temsilin BDDK'dan ayrılması seçeneği doğru olarak işaretlenir.
Bu düzenleme Türkiye'deki modern bankacılık denetim ve sigorta mimarisinin son halini belirleyen kritik bir adımdır.

Anahtar Kavram

TMSF'nin Kurumsal Özerkliği ve BDDK'dan Ayrılması

İpuçları

1
Bankacılık sisteminde 'denetim' (BDDK) ve 'sigorta/çözümleme' (TMSF) fonksiyonlarının birbirinden ayrılmasını sağlayan yapısal bir değişikliği düşünün.
2
20002000 yılında kurulan BDDK ile TMSF başlangıçta tek bir başkan tarafından yönetiliyordu; 20032003 reformu bu 'tek başkan' modelini değiştirdi.

Daha Fazla Pratik

BDDK'nın kuruluş kanunu olan 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 2005 yılında çıkarılan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu arasındaki temel farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru

Türkiye ekonomisinde 20022002 yılından itibaren uygulanan para politikası stratejisinin "örtük" (implicitimplicit) ve "açık" (explicitexplicit) hedefleme dönemleri arasındaki operasyonel ve kurumsal farklar dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtük dönemde IMF programı gereği "parasal taban" ve "net iç varlıklar" gibi parasal büyüklükler ara hedef (performans kriteri) olarak izlenmişken, açık dönemde bu uygulamadan vazgeçilerek enflasyon öngörüsü ara hedef rolünü üstlenmiştir.

Cevap

Örtük hedefleme döneminde parasal büyüklüklerin (parasal taban, net iç varlıklar) ara hedef olarak izlenmesi, açık dönemde ise bu uygulamanın yerini enflasyon öngörüsünün alması doğru bir kıyaslamadır.
Türkiye'de 200220052002-2005 yılları arasında uygulanan örtük dönemde, enflasyon hedefi bir nominal çapa olsa da IMF programları kapsamında parasal büyüklükler ara hedef (performans kriteri) olarak takip edilmiştir. 20062006 yılında açık enflasyon hedeflemesine geçilmesiyle birlikte bu parasal ara hedefler terk edilmiş ve enflasyonun kendisi (veya öngörüsü) ara hedef işlevi görmeye başlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
200220052002-2005 Örtük Enflasyon Hedeflemesi dönemi incelenir.
Bu dönemde resmi bir enflasyon hedefi ilan edilse de kurumsal altyapı (şeffaflık, hesap verebilirlik kanalları) tam olarak tamamlanmamıştır. IMF ile yapılan anlaşmalar uyarınca parasal taban gibi değişkenler ara hedef olarak kullanılmıştır.
Örtük dönemin temel karakteristik özelliği, enflasyon hedefinin yanında parasal ara hedeflerin varlığıdır.
2
20062006 sonrası Açık Enflasyon Hedeflemesi dönemi incelenir.
Bu dönemde parasal ara hedefler terk edilmiş, enflasyon öngörüsü (inflation forecast) ana çapa haline gelmiştir. Ayrıca "Açık Mektup" gibi hesap verebilirlik mekanizmaları devreye girmiştir.
Açık hedeflemenin en önemli farkı, ara hedef olarak doğrudan enflasyon tahminlerinin kullanılmasıdır.
3
Yanlış seçenekler elenir.
Araç bağımsızlığı 20012001'den beri vardır (C yanlış). Dalgalı kur 20012001'de başlamıştır (A yanlış). Hedef belirleme her iki dönemde de ortaktır (D yanlış). PPK açık dönemde daha yetkindir (E yanlış).
Genel TCMB Kanunu ve tarihsel süreç bilgisi seçenekleri elemeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Örtük ve Açık Enflasyon Hedeflemesi Operasyonel Farkları

İpuçları

1
Örtük dönemdeki (200220052002-2005) para politikasının IMF programlarıyla olan bağını düşünün.
2
Para politikasında 'ara hedef' (intermediateintermediate targettarget) kullanımının açık ve örtük dönemlerdeki değişimine odaklanın.
3
Parasal taban ve net iç varlıklar gibi kavramların hangi dönemde performans kriteri olarak izlendiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin açık hedefleme döneminde hedeften sapılması durumunda hükümete yazdığı 'Açık Mektup' mekanizmasının yasal dayanağını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru

Türkiye'de 200220052002-2005 yılları arasında 'Örtük Enflasyon Hedeflemesi' stratejisinin uygulanmasının ve 'Açık Enflasyon Hedeflemesi'ne ancak 20062006 yılında geçilebilmesinin temel nedeni, para otoritesinin faiz araçlarını kullanırken kamu borç stokunun sürdürülebilirliği üzerinde yarattığı baskıdan (mali baskınlık) çekinmesidir. Buna göre, Türkiye ekonomisinde örtük dönemden açık hedefleme dönemine geçişi kurumsal olarak mümkün kılan en kritik makroekonomik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe disiplini ve faiz dışı fazla uygulamalarıyla kamu borç stokunun GSYH içindeki payının düşürülerek mali baskınlığın azaltılması

Cevap

Bütçe disiplini ve faiz dışı fazla uygulamalarıyla kamu borç stokunun GSYH içindeki payının düşürülerek mali baskınlığın azaltılması
Enflasyon hedeflemesi rejiminde Merkez Bankası'nın faiz oranlarını sadece fiyat istikrarı odaklı belirleyebilmesi için Hazine'nin borçlanma maliyetlerini düşünmek zorunda kalmaması gerekir. Türkiye'de bütçe disiplini sağlanıp borç stoku sürdürülebilir seviyelere çekilince mali baskınlık sona ermiş ve açık enflasyon hedeflemesine geçiş için gerekli en kritik makroekonomik zemin oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Mali baskınlık (fiscal dominance) kavramını analiz et
Mali baskınlık, kamu borç yükünün çok yüksek olduğu durumlarda para politikasının faiz artırım kararlarının borç servisini zora sokması ve bütçe dengesini bozması durumudur.
Bu durum, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede faiz aracını özgürce kullanmasını engeller.
2
Türkiye'nin 200220052002-2005 dönemindeki durumunu değerlendir
Bu dönemde borç stokunun yüksekliği ve sürdürülebilirlik endişeleri nedeniyle 'Örtük Enflasyon Hedeflemesi' uygulanmış, para politikası maliye politikası ile koordineli yürütülmüştür.
Kurumsal ön koşulların (mali disiplin, finansal istikrar) tam olarak sağlanması beklenmiştir.
3
Açık enflasyon hedeflemesine geçiş şartını belirle
Borç stokunun GSYH'ye oranının düşmesi ve mali disiplinin oturmasıyla birlikte para politikası araç bağımsızlığını tam olarak kullanabilir hale gelmiştir.
Mali baskınlık azaldığında, faiz kararlarının borç dinamikleri üzerindeki riski hafiflemiş ve 20062006 yılında açık rejime geçilmiştir.

Anahtar Kavram

Mali Baskınlık ve Enflasyon Hedeflemesi Ön Koşulları

İpuçları

1
Para politikasının faiz kararlarının bütçe üzerindeki etkisini düşünün.
2
'Mali baskınlık' kavramı, Merkez Bankası'nın neden bağımsız karar alamayacağını açıklar.

Daha Fazla Pratik

Örtük ve Açık Enflasyon Hedeflemesi dönemlerinde kullanılan 'ara hedeflerin' (nominal çıpaların) farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

19301930 yılında 17151715 sayılı Kanun ile kurulan ve 19701970 yılında yürürlüğe giren 12111211 sayılı Kanun ile modern yapısının temelleri atılan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMBTCMB), 20012001 yılında 46514651 sayılı Kanun ile gerçekleştirilen değişikliklerle köklü bir dönüşüm yaşamıştır. Bu yasal düzenleme ile Bankanın mali bağımsızlığını pekiştirmek amacıyla Hazine ile mali ilişkileri konusunda getirilen en temel yasak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bankanın Hazine ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermesinin ve kredi açmasının kesin olarak yasaklanması

Cevap

Bankanın Hazine ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermesinin ve kredi açmasının yasaklanması
Doğru cevap, Bankanın Hazine ve kamu kurumlarına kredi açmasının yasaklanmasıdır. 20012001 yılında 12111211 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin en radikal ve mali disiplini sağlayan maddesi, merkez bankası kaynaklarının kamu açıklarını kapatmak için kullanılmasını engelleyen bu yasaktır. Bu sayede 'mali bağımsızlık' pekiştirilmiş ve fiyat istikrarı hedefi için gerekli zemin oluşturulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
2001 yılındaki 4651 sayılı Kanun değişikliğinin temel odağını belirleme
Bu değişikliğin temel amacı fiyat istikrarını birincil hedef yapmak ve TCMB'nin araç bağımsızlığını yasal güvenceye almaktır.
Mali disiplini sağlamak ve para politikasının siyasi etkilerden arındırılması için yasal çerçeve şarttır.
2
Bağımsızlığın 'Mali Bağımsızlık' boyutunu analiz etme
Mali bağımsızlık, merkez bankasının bütçe açıklarını finanse etme zorunluluğunun ortadan kalkmasıdır.
Geçmişte uygulanan 'Kısa Vadeli Avans' sistemi, enflasyonun temel nedenlerinden biri olarak görüldüğü için kaldırılmıştır.
3
Hazine ile ilişkilerdeki yasal kısıtlamayı tespit etme
2001 düzenlemesiyle TCMB'nin Hazineye ve diğer kamu kurumlarına kredi açması, avans vermesi ve bu kurumların ihraç ettiği borçlanma araçlarını birincil piyasadan satın alması yasaklanmıştır.
Bu yasak, Bankanın 'bağımsız' bir para politikası yürütebilmesinin temel dayanağıdır.

Anahtar Kavram

TCMB'nin Mali Bağımsızlığı ve Hazine ile İlişkiler
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 70Soru

Türkiye'de 20062006 yılından itibaren tam anlamıyla uygulanmaya başlanan "Açık Enflasyon Hedeflemesi" rejimi çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMBTCMB) tarafından resmi hedef olarak belirlenen ve para politikası kararlarının odağında yer alan temel gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketici Fiyat Endeksi (TU¨FETÜFE) yıllık yüzde değişimi

Cevap

Tüketici Fiyat Endeksi (TU¨FETÜFE) yıllık yüzde değişimi
Türkiye'de uygulanan enflasyon hedeflemesi rejiminde, para politikasının nihai hedefi olan fiyat istikrarını sağlamak için Tüketici Fiyat Endeksi (TU¨FETÜFE) yıllık değişim oranı resmi hedef olarak belirlenmiştir. Bu endeks, hanehalkı harcamalarını temsil ettiği için enflasyon beklentilerini yönetmede temel araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Rejimin temel değişkenini tanımlama
Enflasyon hedeflemesi rejiminde, Merkez Bankası'nın toplumun geniş kesimlerinin tüketim kalıplarını yansıtan bir endeksi hedeflemesi gerekir.
Halkın alım gücünü ve fiyat istikrarını en iyi temsil eden gösterge Tüketici Fiyat Endeksi'dir.
2
Türkiye'deki uygulamayı kontrol etme
20062006 yılında geçilen açık enflasyon hedeflemesi rejiminde resmi hedef olarak TU¨FETÜFE seçilmiştir.
Uluslararası standartlar ve Türkiye'nin kurumsal çerçevesi TU¨FETÜFE'yi temel çıpa olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Enflasyon hedeflemesi rejiminde 'nominal çıpa' (nominalnominal anchoranchor) olarak Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TU¨FETÜFE) kullanılması.

İpuçları

1
Enflasyon hedeflemesi rejiminde, halkın günlük yaşamındaki fiyat artışlarını temsil eden endeks esas alınır.
2
Merkez Bankası'nın faiz kararlarını açıklarken referans verdiği 'yıllık enflasyon' verisi hangi kurum tarafından açıklanan hangi endekstir?

Daha Fazla Pratik

Açık enflasyon hedeflemesi rejiminde hedeften sapma olduğunda kullanılan 'Açık Mektup' mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 71Soru

Osmanlı Devleti'nin son döneminde, "Milli İktisat" politikaları doğrultusunda yabancı sermayeli bankalara karşı yerli bir alternatif oluşturmak amacıyla 19171917 yılında kurulan ve Cumhuriyet döneminde 19271927 yılında Türkiye İş Bankası ile birleşen banka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtibari Milli Bankası

Cevap

İtibari Milli Bankası
Doğru cevap olan kurum, 19171917 yılında İttihat ve Terakki yönetiminin 'Milli İktisat' hamlesiyle, Osmanlı Bankası'nın imtiyazlarına son verilmesi ve yerli bir emisyon bankası oluşturulması hedefiyle kurulmuştur. 19271927 yılında Türkiye İş Bankası ile birleşerek bu bankanın sermayesini büyük ölçüde artırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel bağlamı belirleme
19141914-19181918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı döneminde uygulanan 'Milli İktisat' politikası tespit edilir.
Soruda belirtilen kuruluş tarihi olan 19171917 yılı, bu politikanın zirve yaptığı dönemdir.
2
Kuruluş amacını analiz etme
Osmanlı Bankası gibi yabancı sermayeli bankalara karşı yerli ve milli bir sermaye birikimi oluşturma amacı doğrulanır.
İtibari Milli Bankası, bir 'Merkez Bankası' işlevi görmesi amacıyla yarı resmi destekle kurulmuştur.
3
Cumhuriyet dönemi akıbetini sorgulama
19241924'de kurulan Türkiye İş Bankası'nın yerli sermaye gücünü artırmak için 19271927'de bu bankayı devraldığı bilgisiyle eşleştirilir.
Büyük bir birleşme ile milli bankacılık kapasitesi birleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Milli İktisat Politikası ve Yerli Bankacılık

İpuçları

1
Bu banka, Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki 'Milli İktisat' politikası kapsamında kurulmuştur.
2
19271927 yılında Celal Bayar'ın başında olduğu Türkiye İş Bankası ile birleşen kurumdur.

Daha Fazla Pratik

İş Bankası'nın kuruluş süreci ve 19271927 birleşmesinin sermaye yapısına etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 72Soru

Türkiye ekonomisinde 20022002-20052005 yılları arasında 'örtük enflasyon hedeflemesi' uygulanırken, 20062006 yılından itibaren 'açık enflasyon hedeflemesi' rejimine geçilmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'açık enflasyon hedeflemesi' döneminde uygulamaya konulan ve rejimin hesap verebilirlik ilkesini güçlendiren temel unsurdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hedeflenen enflasyondan belirgin sapma olduğunda hükümete 'açık mektup' yazılması

Cevap

Hedeflenen enflasyondan belirgin sapma olduğunda hükümete 'açık mektup' yazılması
Türkiye'de 20062006 yılında geçilen 'açık enflasyon hedeflemesi' rejiminde, enflasyon hedefinin belirlenen belirsizlik bandının dışına çıkması durumunda Merkez Bankası'nın hükümete ve kamuoyuna yönelik bir 'açık mektup' yazarak sapmanın nedenlerini ve alınacak önlemleri açıklaması yasal bir zorunluluktur. Bu durum rejimin hesap verebilirlik ilkesinin bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapın
2006 yılı 'açık enflasyon hedeflemesi' rejiminin başlangıcıdır.
Örtük ve açık dönemler arasındaki kurumsal farkları belirlemek için başlangıç tarihlerini bilmek gerekir.
2
Hesap verebilirlik mekanizmasını sorgulayın
Açık mektup, hedeften sapma durumunda kullanılan resmi bildirim aracıdır.
Açık hedefleme döneminde şeffaflık ve hesap verebilirlik en üst seviyeye çıkarılmıştır.

Anahtar Kavram

Açık Enflasyon Hedeflemesi ve Hesap Verebilirlik (Açık Mektup)
Soru 73Soru

Türkiye'de para otoritesinin millîleştirilmesi ve modern bir bankacılık sisteminin inşası sürecinde dönüm noktası olan 19301930 tarihli 17151715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'na ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Bankası'na ait olan banknot ihraç imtiyazı, Kanun'un kabulüyle birlikte herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın süresiz olarak Merkez Bankası'na devredilmiştir.

Cevap

Osmanlı Bankası'na ait olan banknot ihraç imtiyazı, Merkez Bankası'na süresiz olarak değil, başlangıçta 3030 yıl süreyle devredilmiştir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na (TCMB) banknot ihraç imtiyazı, 19301930 tarihli 17151715 sayılı Kanun ile verilmiş olsa da bu yetki süresiz değildir. Başlangıçta bu imtiyaz 3030 yıl süreyle verilmiştir. Bu nedenle imtiyazın herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın süresiz devredildiğini iddia eden seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
TCMB'nin kuruluş kanunu olan 17151715 sayılı yasayı incelemek
Banka, 1111 Haziran 19301930 tarihinde kabul edilen kanunla bir anonim şirket olarak yapılandırılmıştır.
Hukuki statüsünü belirlemek.
2
Hisse yapısını ve ortaklık dağılımını kontrol etmek
A (Hazine), B (Milli bankalar), C (Yabancı bankalar/sosyal yardım kuruluşları) ve D (Ticari kuruluşlar/vatandaşlar) olmak üzere dört grup belirlenmiştir.
Sermaye yapısını analiz etmek.
3
Bağımsızlık kriterlerini ve Hazine payını değerlendirmek
A sınıfı (Hazine) hisselerin %15\%15 ile sınırlandığı görülmektedir.
Kamu müdahalesini sınırlama amacını teyit etmek.
4
Banknot ihraç imtiyazının süresini doğrulamak
İmtiyaz süresiz değildir; başlangıçta 3030 yıl olarak belirlenmiş, daha sonra 19701970 yılındaki 12111211 sayılı kanunla bu yapı değişmiştir.
Para basma yetkisinin süresini netleştirmek.

Anahtar Kavram

TCMB'nin Kuruluş Kanunu (1715) ve Bağımsızlık Yapısı

İpuçları

1
Merkez Bankası'nın kuruluş aşamasındaki en temel tartışma konusu 'bağımsızlık' olmuştur.
2
Bankanın ortaklık yapısını (A, B, C, D sınıfları) ve Hazine'nin bu yapıdaki ilk payını hatırlayın.
3
Banknot basma yetkisinin (ihraç imtiyazı) bir imtiyaz olduğunu ve imtiyazların genellikle belirli bir süre için verildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin 1970 yılında kabul edilen 1211 sayılı yeni kanunla değişen hisse yapısını ve imtiyaz süresini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 74Soru

Osmanlı Devleti’nde 19.19. yüzyılın ortalarında ivme kazanan finansal modernleşme süreci ile bu süreçte kurulan bankacılık ve kredi kurumlarının özellikleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtibari Milli Bankası (19171917), Osmanlı Bankası'nın para basma imtiyazını devralarak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kurulana kadar tek emisyon otoritesi olarak görev yapmıştır.

Cevap

İtibari Milli Bankası'nın Osmanlı Bankası'nın para basma imtiyazını devraldığını belirten seçenek yanlıştır.
İtibari Milli Bankası (19171917) ile ilgili ifade yanlıştır çünkü bu banka 'Milli İktisat' politikaları doğrultusunda kurulan bir ticari bankadır. Osmanlı Bankası'nın sahip olduğu para basma (emisyon) imtiyazı, bu dönemde sona ermemiş veya İtibari Milli Bankası'na devredilmemiştir. Osmanlı Bankası'nın bu yetkisi, Türkiye Cumhuriyeti döneminde 19301930 yılında çıkarılan 17151715 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurulana kadar devam etmiştir. İtibari Milli Bankası ise 19271927 yılında İş Bankası bünyesine katılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı dönemindeki temel bankacılık kurumlarını ve kuruluş tarihlerini belirleyin.
Bank-ı Dersaadet (18471847), Bank-ı Osmanî (18631863), Memleket Sandıkları (18631863), Emniyet Sandığı (18681868) ve İtibari Milli Bankası (19171917) kronolojik sıradadır.
Kurumların tarihsel gelişimini bilmek kronolojik hataları elemeyi sağlar.
2
Para basma (emisyon) imtiyazının hangi kurumda olduğunu analiz edin.
Emisyon yetkisi 18631863 yılından itibaren Osmanlı Bankası'na (Bank-ı Osmanî) aittir.
Para otoritesinin kimde olduğunu bilmek merkez bankacılığı tarihindeki en kritik bilgidir.
3
İtibari Milli Bankası'nın statüsünü ve sonrasındaki gelişimini değerlendirin.
İtibari Milli Bankası bir 'milli' ticari bankadır ve 19271927 yılında İş Bankası ile birleşmiştir. Hiçbir zaman emisyon yetkisi almamıştır.
İtibari Milli Bankası'nın emisyon otoritesi değil, ticari bir kuruluş olduğu bilgisi sorunun çözüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde para basma imtiyazının tarihsel gelişimi ve İtibari Milli Bankası'nın niteliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye, kendi merkez bankasını kurana kadar para basma ve hazine işlemlerini yürütme konularında ciddi kurumsal eksikliklerle karşı karşıya kalmıştır. Bu süreçte, Osmanlı Devleti’nden devralınan kağıt para basma (banknot ihraç) imtiyazı ve bu imtiyazın kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükûmet, kendi milli bankasını kurana kadar Bank-ı Osmani-i Şahane ile yeni protokoller imzalayarak bu bankanın imtiyaz süresini uzatmak durumunda kalmıştır.

Cevap

Cumhuriyet'in ilk yıllarında ulusal bir merkez bankası henüz kurulmadığı için, hükûmet yabancı sermayeli Bank-ı Osmani-i Şahane (Osmanlı Bankası) ile protokoller yaparak bankanın para basma imtiyazını uzatmak zorunda kalmıştır.
Doğru seçenek, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki finansal mecburiyetleri yansıtmaktadır. Türkiye, kendi merkez bankasını kuracak imkanlara ulaşana kadar, Osmanlı'dan devraldığı Bank-ı Osmani-i Şahane'nin (Osmanlı Bankası) imtiyazını 19241924 ve 19251925 protokolleriyle uzatmak ve hazine işlemlerinde bu bankayı kullanmak zorunda kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin kurumsal yapısını analiz etme
Cumhuriyet ilan edildiğinde para basma yetkisi hâlâ Osmanlı döneminden kalan bir imtiyazla İngiliz-Fransız sermayeli Osmanlı Bankası'ndaydı.
Genç cumhuriyetin kendi bankasını kuracak sermaye birikimine sahip olup olmadığını belirlemek için.
2
Geçiş dönemi uygulamalarını değerlendirme
Hükûmet, 19241924 ve 19251925 yıllarında Osmanlı Bankası ile imtiyaz süresini uzatan protokoller imzalayarak 'para otoritesi boşluğunu' engellemiştir.
TCMB kurulana kadar para basma ve hazine işlemlerinin hukuki zeminini anlamak için.
3
TCMB'nin kuruluş tarihini teyit etme
TCMB 19301930 yılında çıkarılan 17151715 sayılı kanunla kurulmuş ve ancak 19311931 yılında faaliyete geçerek emisyon yetkisini devralmıştır.
Diğer seçeneklerdeki kronolojik hataları elemek için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetin ilk döneminde para otoritesinin yabancı sermaye bağımlılığından ulusal yapıya (TCMB) geçiş süreci.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

Türkiye'de finansal sektörün denetim ve gözetiminden sorumlu olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile mevduat sigortacılığı ve banka çözümleme yetkisine sahip olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) arasındaki kurumsal ve hukuki statüler dikkate alındığında; 54115411 sayılı Bankacılık Kanunu ve 50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uyarınca, aşağıdakilerden hangisi her iki kurum için ortak bir özellik teşkil etmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 50185018 sayılı Kanun’a ekli (III) sayılı cetvelde 'Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar' listesinde yer almaları

Cevap

50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (III) sayılı cetvelde yer alan 'Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar' arasında bulunmaları
Doğru cevap olan ifade, BDDK ve TMSF arasındaki en temel bütçesel ayrımı belirtmektedir. 50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (III) sayılı cetvelde 'Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar' başlığı altında BDDK, SPK, EPDK gibi kurumlar yer alırken; TMSF bu listede bulunmaz. TMSF, sigorta primlerinden oluşan kendi fon kaynaklarını yöneten ve bütçesi bu kapsamda şekillenen bir kurumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumların genel hukuki statülerini karşılaştırın.
Hem BDDK hem de TMSF, 54115411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde kurulmuş, kamu tüzel kişiliğine sahip, idari ve mali özerkliği olan kurumlardır.
Kurumların temel bağımsızlık yapısını belirlemek için.
2
50185018 sayılı Kanun bütçe cetvellerini inceleyin.
BDDK, 50185018 sayılı Kanun'a ekli (III) sayılı 'Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar' cetvelinde sayılmaktadır. Ancak TMSF, bütçe hukuku açısından bu cetvelde yer almamaktadır; kendine özgü bir fon bütçesine sahiptir.
Kurumlar arasındaki teknik bütçe ayrımını tespit etmek için.
3
Atama ve denetim usullerini doğrulayın.
Her iki kurumun da üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve her ikisi de Sayıştay denetimine tabidir.
Diğer seçeneklerin ortak özellik olduğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Bağımsız İdari Otoritelerin Bütçe ve Hukuki Statü Farklılıkları

Daha Fazla Pratik

BDDK ve TMSF'nin 54115411 sayılı Kanun'un 7171. maddesi (faaliyet izninin kaldırılması veya devir) kapsamında nasıl bir iş birliği yaptığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kanunu'nun 44. maddesinde 20012001 yılında yapılan değişiklikle, bankanın temel amacının "fiyat istikrarını sağlamak" olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı kanun maddesine göre, bankanın "hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekleme" göreviyle ilgili belirlenen hiyerarşik koşul aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Banka, bu politikaları sadece fiyat istikrarı amacı ile çelişmemek kaydıyla destekler.

Cevap

Banka, hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını sadece fiyat istikrarı amacı ile çelişmemek kaydıyla destekler.
TCMB Kanunu'nun 44. maddesine göre; bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, bu amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler. Bu durum, para politikası stratejisinin temelinde yatan 'tek amaç' (fiyat istikrarı) ilkesinin yasal bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
TCMB Kanunu'nun 4. maddesindeki temel amacın belirlenmesi
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.
Para politikası stratejisinin yasal dayanağını ve önceliğini belirlemek için gereklidir.
2
Bankanın diğer görevleri ile temel amacı arasındaki ilişkinin analizi
Büyüme ve istihdam politikalarını destekleme görevi, fiyat istikrarı amacına tabi (ikincil) kılınmıştır.
Hangi amacın baskın olduğunu ve politika çatışması durumunda izlenecek yolu anlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

TCMB Amaç Hiyerarşisi ve Bağımsızlığı
Tahmini Süre:45s
Soru 78Soru

Türkiye'de 20012001 krizi sonrası uygulanan yapısal reformlar ve bankacılık sektöründeki yeniden yapılanma süreci sonucunda, bankaların plasman (fon kullandırma) tercihlerinde önemli bir değişim yaşanmıştır. Bu dönemden itibaren, hanehalklarının finansal sisteme entegrasyonunun artmasıyla birlikte toplam kredi hacmi içinde payı en hızlı artış gösteren ve bireysel borçlanmanın temelini oluşturan kredi türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketici kredileri

Cevap

Tüketici kredileri, hanehalkının harcamalarını finanse etmek amacıyla kullandığı ve 20012001 sonrası dönemde toplam kredi hacmi içindeki payı en belirgin şekilde artan kredi türüdür.
Tüketici kredileri, Türkiye ekonomisinde 20012001 sonrası dönemin en karakteristik finansal gelişmesidir. Önceki dönemlerde bankalar ağırlıklı olarak devletin bütçe açıklarını finanse ederken (DİBS), reformlar sonrası hanehalkının konut, ihtiyaç ve taşıt gibi harcamalarını kredilendirmeye başlamışlardır. Bu durum, tüketici kredilerinin toplam kredi hacmi içindeki payını kısa sürede çok düşük seviyelerden (yaklaşık %1\%1-22) anlamlı düzeylere (yaklaşık %25\%25-3030) taşımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
20012001 krizi sonrası dönemi analiz etme
20012001 yılındaki 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı' ile bankacılık sektöründe denetim ve şeffaflık artmış, kamu bankalarının görev zararları sonlandırılmıştır.
Bankacılık reformlarının kredi piyasası üzerindeki etkisini anlamak için tarihsel bağlam gereklidir.
2
Kredi kompozisyonundaki değişimi belirleme
Bankalar, kamu kağıtlarına (DİBS) yatırım yapmak yerine reel sektöre ve özellikle hanehalkına (tüketici kredileri, kredi kartları) yönelmiştir.
Düşen enflasyon ve faiz oranları hanehalkının borçlanma talebini ve bankaların plasman isteğini artırmıştır.

Anahtar Kavram

Finansal Derinleşme ve Kredi Kompozisyonu

İpuçları

1
Türkiye'de 20012001 sonrası hanehalkının harcama alışkanlıklarını ve bankaların kime borç vermeye başladığını düşünün.
2
Konut, taşıt ve ihtiyaç kredileri gibi kalemlerin hangi ana grup altında toplandığını hatırlayın.
3
Bankacılık sisteminin devletten ziyade bireyleri finanse etmeye başladığı süreçte en çok artan kredi türü tüketimle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

TCMB'nin para arzı tanımlarındaki (M1, M2, M3) bileşenleri ve repo işlemlerinin hangi tanımda yer aldığını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru

20012001 krizinin ardından uygulamaya konulan "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" (GEGP) kapsamında yürütülen "Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı", finansal sistemin sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasını ve krizlerin tekrarlanmamasını hedeflemiştir. Buna göre, söz konusu programın temel uygulama alanları ve stratejileri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu bankalarının pazar paylarını ve kredi hacmini hızla artırmak amacıyla bütçe dışı fonlar üzerinden sübvansiyonlu kredi kullanımının teşvik edilmesi

Cevap

Kamu bankalarının pazar paylarını artırmak için bütçe dışı fonlar üzerinden sübvansiyonlu kredi kullanımının teşvik edilmesi, 2001 reformunun bir parçası değildir; aksine reform bu tip şeffaf olmayan uygulamaları sonlandırmayı amaçlamıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, reformun ruhuna tamamen aykırıdır. 20012001 reformu öncesinde kamu bankalarının mali yapısını bozan en büyük etken, bütçe dışı fonlar ve siyasi kararlarla verilen sübvansiyonlu kredilerin (görev zararları) birikmesiydi. Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ve bankacılık reformu, bu şeffaf olmayan bütçe dışı uygulamaları tasfiye etmiş ve kamu bankalarının pazar payını yapay olarak artırmak yerine, onları rasyonel bir işletmecilik anlayışına kavuşturmayı hedeflemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
20012001 Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı'nın dört ana bileşenini hatırla.
Bu bileşenler: Kamu bankalarının rehabilitasyonu, Fon (TMSF) bankalarının çözümlenmesi, Özel bankaların güçlendirilmesi ve Yasal/Kurumsal düzenlemelerdir.
Programın kapsamını belirlemek, yanlış olan uygulamayı seçmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları bu dört ana bileşenle karşılaştır.
TMSF bankalarının satışı (B), kamu bankalarının profesyonel yönetimi (C), özel banka sermaye artırımı (D) ve BDDK'nın etkinliği (E) bu bileşenlerle tam örtüşmektedir.
Doğru reform adımlarını eleyerek hatalı olanı bulmak için analiz yapılır.
3
Bütçe dışı fonlar ve sübvansiyonlu kredilerin GEGP ruhuyla uyumunu değerlendir.
GEGP'nin temel felsefesi mali disiplin ve şeffaflıktır. Bütçe dışı fonlar ve "görev zararı" yaratan sübvansiyonlu krediler krizin temel nedenleridir ve reformla kaldırılmışlardır.
Reformun amacı kriz nedenlerini ortadan kaldırmaktır, onları teşvik etmek değil.

Anahtar Kavram

20012001 Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru

Türkiye ekonomisinde finansal sistemin temel yapı taşını oluşturan bankalar, 54115411 sayılı Bankacılık Kanunu ile yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Bu kanuna göre bankalar; faaliyet izinleri ve fon toplama yöntemlerine göre çeşitli kategorilere ayrılmıştır.

Buna göre, Türkiye'deki bankacılık yapısı içerisinde yer alan aşağıdaki banka türlerinden hangisinin tasarruf sahiplerinden mevduat veya katılım fonu kabul etme yetkisi kanunen bulunmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkınma ve Yatırım Bankaları

Cevap

Kalkınma ve Yatırım Bankaları
Türkiye'de yürürlükte olan 54115411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca; Kalkınma ve Yatırım Bankaları, bankacılık sistemi içerisinde yer almalarına rağmen tasarruf sahiplerinden mevduat veya katılım fonu kabul etme yetkisine sahip olmayan tek banka grubudur. Bu bankalar temel olarak sanayi ve ticaretin finansmanı, proje finansmanı ve sermaye piyasası aracılığı gibi uzmanlık gerektiren alanlarda faaliyet gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
54115411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndaki banka tanımlarını inceleyin.
Kanun bankaları; Mevduat, Katılım ve Kalkınma/Yatırım bankaları olarak ayırır.
Banka türlerinin yasal yetkilerini belirlemek için temel kaynağa başvurulmalıdır.
2
Bankaların fon toplama yetkilerini karşılaştırın.
Mevduat bankaları mevduat, katılım bankaları katılım fonu toplar; ancak kalkınma ve yatırım bankalarına bu yetki verilmemiştir.
Her banka türünün finansal sistemdeki rolü ve kaynak yapısı farklıdır.
3
Soru kökündeki olumsuz ifadeye göre doğru türü seçin.
Mevduat veya katılım fonu toplayamayan grup Kalkınma ve Yatırım Bankalarıdır.
Kalkınma ve yatırım bankaları kaynaklarını özkaynaklardan, kredi alımlarından veya sermaye piyasası araçlarından sağlarlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki banka türlerinin yasal yetkileri ve fon toplama kısıtlamaları

Daha Fazla Pratik

Bankaların mülkiyet yapılarına (kamu, özel, yabancı) göre güncel paylarını inceleyerek sektördeki yoğunlaşma oranlarını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki
Para, Banka ve Enflasyon Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 4 | Examkin