Dayanıklı tüketim malları sektöründe faaliyet gösteren köklü bir endüstri işletmesi, pazara yeni giren agresif fiyatlandırma stratejisine sahip bir rakibin etkisiyle son üç çeyrektir pazar payı ve satış hacminde belirgin bir daralma yaşamaktadır. İşletmenin finans yönetimi, tutundurma bütçesini geleneksel olarak "bir önceki mali yılın brüt ciro rakamlarına sabit bir katsayı uygulayarak" belirlemekte ısrar etmektedir. Bu durum, tam da markanın pazarda görünürlüğünü artırması ve rekabetçi baskıya cevap vermesi gereken dönemde iletişim bütçesinin küçülmesine ve pazar payı kaybının ivmelenmesine yol açmıştır. Göreve yeni atanan Pazarlama Direktörü ise yönetime sunduğu stratejik raporda şu ifadelere yer vermiştir: *"Mevcut bütçeleme yaklaşımımız, pazarlama iletişimi ile satışlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini akademik olarak ters yüz etmektedir. Bütçemizi geçmiş başarısızlıkların bir türevi olarak değil, gelecekte ulaşmak istediğimiz %15'lik pazar payı geri kazanım hedefinin yapı taşı olarak kurgulamalı ve bizi bu hedefe ulaştıracak spesifik faaliyetlerin entegre maliyetini hesaplamalıyız."*
Bu vakadaki bütçeleme krizinin temel nedeni ve Pazarlama Direktörü'nün önerdiği stratejik geçiş, aşağıdakilerin hangisinde pazarlama teorisine en uygun biçimde açıklanmıştır?
- Finans yönetiminin kullandığı "satışların yüzdesi" yöntemi, tutundurmayı satışların nedeni değil sonucu olarak gördüğü için paradoksal bir daralma döngüsü yaratmaktadır; pazarlama direktörü ise bu döngüyü kırmak için "amaç ve görev" yöntemine geçilmesini önermektedir.Cevap
- BFinans yönetiminin benimsediği "katlanılabilir fon" yöntemi, pazarlamayı zorunlu olmayan bir gider kalemi olarak sınıflamaktadır; pazarlama direktörü ise rakibe doğrudan yanıt verebilmek amacıyla "rekabetçi parite" yönteminin kullanılmasını savunmaktadır.
- CFinans yönetiminin uyguladığı "rekabetçi parite" yöntemi, agresif rakiplerin bütçe yapılarını taklit etmeye çalıştığı için şirketi krize sürüklemektedir; pazarlama direktörü ise işletme içi rasyonaliteye dönmek için "beklenen satışların yüzdesi" yöntemini önermektedir.
- DMevcut krizin nedeni finans yönetiminin "amaç ve görev" yöntemini uygularken pazar daralmasını hesaba katmamasıdır; pazarlama direktörü ise geleceğe yönelik riskleri minimize etmek için pazar ortalamalarına endeksli "satışların yüzdesi" yöntemine geçişi zorunlu görmektedir.
- EFinans yönetiminin geleneksel "yatırımın getirisi (ROI)" odaklı bütçeleme ısrarı vizyonsuzluğa yol açmaktadır; pazarlama direktörü ise uzun vadeli marka inşası için tutundurma harcamalarının şirket imkanlarına endekslendiği "katlanılabilir fon" yaklaşımını talep etmektedir.