X ülkesinde 'ların ortalarında artan siyasi kutuplaşma ve ekonomik istikrarsızlık gerekçesiyle ordu yönetime el koymuştur. Kurulan yeni yönetim, toplumu tek bir resmi ideoloji etrafında kitlesel olarak seferber etmek (mobilizasyon) yerine, siyasi partileri kapatıp sendikaları yasaklayarak kitleleri depolitize etmiş ve teknokratik bir kalkınma modeline yönelmiştir. Uzun süren bu dönemin ardından 'lerin sonunda rekabetçi sivil seçimlere geri dönülmüştür. Ancak yeni sivil dönemde, anayasal kurumlar şeklen var olmasına rağmen, kriz anlarında sivil elitlerin anayasa dışı güç odaklarından (ordu, oligarşik gruplar) destek arama alışkanlıkları devam etmiş ve demokrasi tüm siyasal aktörler tarafından 'oynanabilecek tek oyun' olarak tam anlamıyla içselleştirilememiştir.
Bu ülkenin yaşadığı siyasal serüven, Samuel Huntington'ın demokratikleşme dalgaları kuramı ile Linz ve Stepan'ın konsolidasyon (pekişme) kriterleri bağlamında analiz edildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- 'lardaki kesinti İkinci Ters Dalga'nın bir örneği olup kurulan rejim otoriter niteliktedir; 'ler sonrasındaki sivil dönemde ise demokrasinin tutumsal ve davranışsal konsolidasyonu henüz sağlanamamıştır.Cevap
- B'lardaki askeri müdahale Birinci Ters Dalga kapsamında değerlendirilir ve rejimin temel amacı devlet aygıtıyla toplumu baştan aşağı dönüştüren totaliter bir yapı inşa etmektir.
- C'ler sonrasında kurulan sistemde, çoğulcu yapının reddedilerek sadece seçim kazanmaya odaklanan çoğunlukçu bir siyaset izlenmesi, anayasal konsolidasyonun sağlanamamasının tek nedenidir.
- D'lardaki darbe yönetimi, uygulamalarını yasal düzenlemelere dayandırdığı için toplumsal meşruiyet sorunu yaşamamış, sadece yasal bir rasyonalite çerçevesinde sivil siyaseti askıya almıştır.
- ESivil dönemde siyasal rekabetin sadece elit kadrolar arasında geçmesi ve krizlerde bu elitlerin orduya başvurması, sistemin rekabetçi elitist demokrasi modeli çerçevesinde konsolide olduğunu gösterir.