Samuel Huntington’ın Üçüncü Dalga (-günümüz) teorisinde vurguladığı "kurumsal aktörlerin tutum değişikliği" faktörü, özellikle Katolik Kilisesi’nin ’lı yıllardaki İkinci Vatikan Konsili ile geçirdiği dönüşümü kapsar. Bu dönüşümle Kilise, otoriter rejimlerin meşruiyet kaynağı olmaktan çıkmış; "taban cemaatleri" (base communities) aracılığıyla demokratikleşme taleplerini örgütleyen bir merkez haline gelmiştir. Buna göre Kilise'nin bu yeni rolü, Juan Linz ve Alfred Stepan’ın pekişmiş bir demokrasi için zorunlu gördüğü beş temel alandan (arenas) hangisinin gelişmesine ve özerklik kazanmasına en doğrudan katkıyı sağlamıştır?
- Sivil ToplumCevap
- BSiyasi Toplum
- CDevlet Bürokrasisi
- DEkonomik Toplum
- EHukukun Üstünlüğü
Cevap
Kilise'nin taban örgütlenmeleri aracılığıyla toplumsal talepleri organize etmesi, sivil toplumun (Civil Society) güçlenmesini sağlar.
Doğru yanıt olan Sivil Toplum seçeneği, Linz ve Stepan'ın kuramında 'kendi kendini organize eden, devletten özerk ve yasalarca korunan grupların oluşturduğu alan' olarak tanımlanır. Huntington'ın vurguladığı Katolik Kilisesi'nin dönüşümü, özellikle taban cemaatleri ve insan hakları grupları aracılığıyla otoriter rejimlere karşı toplumsal bir direnç alanı oluşturmuştur. Bu gruplar ne bir siyasi parti (siyasi toplum) ne de bir devlet aygıtı (bürokrasi) oldukları için doğrudan sivil toplumun canlanmasına ve demokratik geçişin toplumsal tabanının güçlenmesine hizmet etmiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Demokratikleşme Sürecinde Sivil Toplum ve Kurumsal Aktörlerin Rolü
Tahmini Süre:2m 0s