Bir sahil kasabasında bulunan ve tarıma elverişli olmayan sarp kayalık bir arazi üzerinde uzun yıllardır arıcılık faaliyeti yürüten (X) kişisi, bu alanın kendi mülkiyetine geçmesi talebiyle tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Aynı zamanda yöredeki ilçe belediyesi, söz konusu alanın sınırları içinde yer alması sebebiyle kendi kamu tüzel kişiliğine ait bir 'özel mal' niteliğinde olduğunu ileri sürerek davaya müdahil olmuştur. Hazine avukatı ise bu arazinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu belirterek her iki talebin de reddini savunmuştur.
Türk idare ve eşya hukuku kuralları dikkate alındığında, bu taşınmazın hukuki statüsü ve tarafların iddiaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Söz konusu arazi, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz mallardan olup kural olarak tapu siciline tescil edilmez ve özel mülkiyete geçirilmesi amacıyla kazandırıcı zamanaşımına konu olamaz.Cevap
- BTarıma elverişsiz olan bu arazi, sınırları içinde bulunduğu mahalli idarenin (belediyenin) doğrudan kamu tüzel kişiliği özel malı statüsünde kabul edilir.
- CArazinin idare hukukunda bir sahipsiz mal sayılabilmesi için, öncelikle yetkili makamlarca belirli bir kamu hizmet birimine tahsis işleminin tesis edilmiş olması şarttır.
- DSahipsiz mallar idarenin özel malları kategorisinde yer aldığından, (X) kişisinin uzun süreli davasız zilyetliği nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet iddia etmesi hukuken mümkündür.
- EDevletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması, bu arazinin tapu sicilinde mutlaka Hazine adına tescilli bir hizmet malı olarak kaydedilmesini zorunlu kılmaktadır.
Cevap
Söz konusu arazinin sahipsiz mal statüsünde olması sebebiyle kural olarak tescile tabi olmaması ve kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap edilememesi ifade eden seçenek doğrudur.
Sarp kayalık ve tarıma elverişsiz yerler, Türk hukuku uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 'sahipsiz mallar' kategorisinde değerlendirilir. Bu taşınmazlar kural olarak tapu siciline tescil edilmezler. Sahipsiz mallar kamu malı niteliği taşıdıkları için özel mülkiyete konu olamaz, haczedilemez, devredilemez ve üçüncü kişiler tarafından davasız zilyetlik (kazandırıcı zamanaşımı) yoluyla iktisap edilemezler. Dolayısıyla, ne şahsın zilyetlik temelli mülkiyet talebi ne de yerel idarenin özel mal iddiası hukuken geçerlidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sahipsiz Malların Hukuki Rejimi ve Özellikleri