Klasik elitist kuramcılar Gaetano Mosca ve Robert Michels, yöneten azınlığın yönetilen çoğunluk üzerindeki egemenliğini toplumsal ve örgütsel yapının kaçınılmaz bir sonucu olarak görürken; Joseph Schumpeter bu elitist perspektifi "demokratik yöntem" ile uzlaştırmaya çalışmıştır. Schumpeter’in bu sentez çerçevesinde demokrasiye getirdiği temel tanım değişikliği ve elitlerin konumuna dair yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
- Demokrasiyi bir 'halk yönetimi' idealinden ziyade, siyasal karar alma yetkisi kazanmak isteyen elitlerin halkın desteğini almak için yarıştığı 'kurumsal bir yöntem' olarak tanımlaması.Cevap
- BElitlerin varlığını demokrasinin önündeki en büyük engel olarak tanımlayarak, bu yapının doğrudan demokratik katılım araçlarıyla tasfiye edilmesi gerektiğini savunması.
- Cİktidarın meşruiyetini sadece çoğunluğun iradesine dayandırarak, elitlerin bu süreçte yalnızca teknik birer uygulayıcı olduklarını ileri sürmesi.
- DMichels'in 'Oligarşinin Tunç Yasası'nı reddederek, modern kitle partilerinde liderlik hiyerarşisinin yerini tamamen yatay örgütlenmelere bıraktığını iddia etmesi.
- ESiyasal alanı, Pareto'nun tanımladığı 'seçkinlerin dolaşımı' döngüsünden çıkarıp, sınıfsız bir toplum idealine hizmet eden bir yapıya dönüştürmesi.
Cevap
Demokrasinin halkın yönetimi değil, elitlerin liderlik için yarıştığı bir yöntem olarak tanımlanması
Schumpeter, klasik elitizmin 'iktidar azınlıktadır' saptamasını kabul etmiş ancak bu durumu demokrasiyle bağdaştırmak için demokrasiyi bir 'yöntem' olarak kurgulamıştır. Bu yaklaşıma göre seçmenlerin işlevi, siyasal kararları bizzat almak değil, bu kararları alacak olan elitleri/liderleri serbest rekabet koşulları altında (seçimlerle) belirlemektir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Demokratik Elitizm (Schumpeterian Demokrasi)