Soru

Zorluk: Zor12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ve Milli Güvenlik Konseyi Dönemi

12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından, Türk siyasal hayatında yasama ve yürütme yetkileri Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından devralınmış ve anayasal düzeni yeniden tesis etmek amacıyla 1981 yılında bir Kurucu Meclis oluşturulmuştur.

Bu dönemin kurumsal yapısı ve anayasa yapım süreci dikkate alındığında, oluşturulan Kurucu Meclis ve Milli Güvenlik Konseyinin yetkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Kurucu Meclis; Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluşmuş olup, anayasa taslağı ile diğer kanunların kabulünde nihai söz hakkı Milli Güvenlik Konseyine tanınmıştır.Cevap
  2. B
    Danışma Meclisinin üyeleri, tıpkı 1960 sonrasındaki Temsilciler Meclisinde olduğu gibi kapatılmayan siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının belirlediği temsilcilerden meydana gelmiştir.
  3. C
    Milli Güvenlik Konseyi, 1982 Anayasası'nın halk oylamasıyla kabulünün hemen ardından tüm denetim yetkilerinden vazgeçerek kendi kurumsal varlığını derhal feshetmiştir.
  4. D
    Askeri müdahale sonrası parlamento faaliyetlerine ara vermeden devam etmiş, Milli Güvenlik Konseyi yalnızca partiler üstü bir teknokratlar hükümeti kurulmasını sağlayarak ara rejim modeli uygulamıştır.
  5. E
    Milli Güvenlik Konseyi dönemi, yeni anayasanın kabul edilmesiyle birlikte 1980 öncesi siyasi parti liderlerine getirilen tüm siyasi yasakların anayasal güvenceyle kaldırılması sonucunu doğurmuştur.

Cevap

Kurucu Meclisin Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluştuğunu ve nihai onay yetkisinin Milli Güvenlik Konseyinde olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifadede açıkça vurgulandığı üzere; 12 Eylül yönetimi, yeni hukuki altyapıyı oluşturmak için 1981 yılında bir Kurucu Meclis ihdas etmiştir. Bu meclis, askeri iradeyi temsil eden Milli Güvenlik Konseyi ve sivil nitelikli (fakat tamamen atamayla gelen) Danışma Meclisi olmak üzere iki kanatlıydı. 1981 tarihli Kurucu Meclis Hakkında Kanun uyarınca, yasama metninin kesin olarak kabul edilmesi veya reddedilmesi yetkisi mutlak surette Milli Güvenlik Konseyinin tekelindeydi. Bu durum, sivil kanadın yalnızca 'danışma' işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yasama yetkisinin kime geçtiğinin tespit edilmesi
Müdahale ile TBMM kapatılmış, yasama ve yürütme yetkileri tamamen Milli Güvenlik Konseyinde (MGK) toplanmıştır.
Ordunun siyasal iktidarı mutlak olarak ele geçirdiğini ve ara rejim (1971) modelinden farklı olarak meclisi feshettiğini anlamak için.
2
1981 yılında oluşturulan Kurucu Meclisin yapısının incelenmesi
Yeni anayasayı hazırlamak için oluşturulan Kurucu Meclis, MGK ve üyelerinin tamamı atamayla belirlenen Danışma Meclisi olmak üzere iki yapıdan oluşmuştur.
1960 darbesinden farklı olarak sürecin siyasi partilere kapalı, tamamen askeri kontrol altında yürütüldüğünü görmek için.
3
Anayasa yapımında kanatların yetki ağırlıklarının karşılaştırılması
Danışma Meclisi taslağı hazırlasa da, son söz hakkı ve metni dilediği gibi değiştirme yetkisi Milli Güvenlik Konseyine verilmiştir.
Bu dönemin en belirgin özelliğinin sivil meclisin sadece danışma niteliğinde olduğu ve asıl kurucu iktidarın MGK olduğunu doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Milli Güvenlik Konseyi ve 1981 Kurucu Meclisinin Hukuki ve Siyasal Yapısı
Bu soruyu puanla