Yönetişim (governance) kuramcılarından R.A.W. Rhodes tarafından geliştirilen "öz-örgütlenmeci ağlar" (self-organizing networks) yaklaşımı, kamu yönetiminde hiyerarşi ve piyasadan farklı bir eşgüdüm türünü temsil eder. Bu kuramsal modelde, ağ yapısını oluşturan aktörlerin kendi aralarında "kaynak değişimi" (resource exchange) yapmalarının ve bu sürecin süreklilik arz etmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- Aktörlerin hiçbirinin tek başına tüm kaynaklara sahip olmaması ve bu durumun yarattığı karşılıklı bağımlılık (interdependence)Cevap
- BKamu kurumlarının hiyerarşik üstünlüğü çerçevesinde belirlenen yasal yaptırımlar ve emir-komuta zinciri
- CPiyasa aktörleri arasındaki rekabet ve hizmetlerin en düşük maliyetle sunulmasına odaklanan fiyat mekanizması
- DKamu hizmetlerinin tamamen özel sektöre devredilerek devletin süreçten bütünüyle çekilmesi
- ESiyasi iktidarın ağ yapılarını doğrudan denetleyerek stratejik hedefleri tek taraflı olarak dikte etmesi
Cevap
Aktörlerin hiçbirinin tek başına tüm kaynaklara sahip olmaması ve bu durumun yarattığı karşılıklı bağımlılıktır (interdependence).
Yönetişim yaklaşımında, özellikle R.A.W. Rhodes'un modelinde, toplumsal sorunlar artık tek bir aktörün (örneğin sadece devletin) çözemeyeceği kadar karmaşık kabul edilir. Bu durum, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını ellerindeki farklı kaynakları (yasal yetki, teknik bilgi, finansman, yerel destek) bir araya getirmeye zorlar. Bu 'kaynak değişimi' süreci, aktörler arasında 'karşılıklı bağımlılık' (interdependence) yaratır ve ağın hiyerarşiye ihtiyaç duymadan kendi kendini yönetmesini sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kaynak Bağımlılığı ve Karşılıklı Bağımlılık (Interdependence)
Daha Fazla Pratik
Rhodes'un ağ yönetişimi ile Jan Kooiman'ın etkileşimci yönetişim (socio-political governance) modelleri arasındaki farkları incelemek konuyu derinleştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s