1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, savaş koşullarının dayattığı olağanüstü şartlar altında hazırlanmış ve 'hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir' ilkesini anayasal bir statüye kavuşturmuştur. Bu anayasada ayrı bir devlet başkanlığı makamına yer verilmemiş ve yürütme görevi, üyeleri meclis tarafından tek tek seçilen 'İcra Vekilleri Heyeti'ne bırakılmıştır.
Bu yönetim modelinde devlet başkanlığı makamının öngörülmemesi ve meclis başkanının aynı zamanda hükümetin de başkanı sayılması aşağıdakilerden hangisinin temel bir sonucudur?
- Milli iradenin tek temsilcisi olan meclisin üstünlüğünü ve 'kuvvetler birliği' ilkesini mutlak bir otoriteyle tesis etme düşüncesininCevap
- BYürütme erkini yasamanın denetiminden özerkleştirerek hükümet istikrarını ve sürekliliğini sağlama çabasının
- CKlasik parlamenter sistemin 'sorumsuz devlet başkanı' ilkesine dayalı bir denge mekanizması kurma hedefinin
- DKabine sistemine geçişi hızlandırarak başbakanın bakanlar üzerindeki hiyerarşik otoritesini güçlendirme niyetinin
- EYargı bağımsızlığını garanti altına alarak yasama işlemlerinin hukuki denetimini meclis dışı bir odağa devretme stratejisinin
Cevap
Milli iradenin tek temsilcisi olan meclisin üstünlüğünü ve 'kuvvetler birliği' ilkesini mutlak bir otoriteyle tesis etme düşüncesi
Milli iradenin tek temsilcisi olan meclisin üstünlüğünü tesis etme düşüncesi, 1921 Anayasası'nın temel karakteristiğidir. Ayrı bir devlet başkanlığı makamına yer verilmemesi, meclisin üzerinde hiçbir gücün tanınmadığını (Meclis Üstünlüğü) ve yasama ile yürütmenin meclis bünyesinde toplandığını (Kuvvetler Birliği) gösterir. İcra Vekilleri Heyeti'nin meclis tarafından tek tek seçilmesi, hükümetin meclisin tam kontrolü altında bir 'komisyon' gibi çalışmasını sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Meclis Hükümeti Sistemi ve Meclis Üstünlüğü