1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri

180 soru

Soru 1Soru

1982 Anayasası'nda yer alan 'Demokratik Devlet' ilkesinin bir gereği olarak düzenlenen seçim ilkeleri, seçimlerin yargısal denetimi ve ilgili anayasal sınırlamalar göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek Seçim Kurulu; Anayasa'nın 'Yargı' bölümünde düzenlenen, kararlarına karşı başka bir merciye başvurulamayan ve tüm üyeleri yüksek mahkeme yargıçlarından oluşan bir yüksek mahkeme niteliğindedir.

Cevap

Yüksek Seçim Kurulu'nun Anayasa'nın 'Yargı' bölümünde düzenlenen bir 'yüksek mahkeme' olduğu yönündeki ifade yanlıştır.
Yüksek Seçim Kurulu, anayasal sistematiğimizde 'Yargı' bölümünde değil, 'Yasama' bölümünde (m. 79) düzenlenmiştir. Ayrıca Anayasa'da sınırlı sayıda sayılan 'Yüksek Mahkemeler' (Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi) listesinde yer almaz. Dolayısıyla YSK'nın anayasal konumu ve niteliği hakkındaki bu değerlendirme hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) Anayasa'daki sistematik yerini tespit edin.
YSK, Anayasa'nın 'Cumhuriyetin Temel Organları' başlıklı üçüncü kısmının, 'Yasama' bölümündeki 'Seçimlerin Genel Yönetim ve Denetimi' kenar başlıklı 79. maddesinde düzenlenmiştir.
Bir anayasal kurumun statüsü, öncelikle düzenlendiği bölümle belirlenir.
2
Anayasa'da sayılan 'yüksek mahkemeler' listesini inceleyin.
Anayasa'nın 146 ile 158. maddeleri arasında sayılan yüksek mahkemeler; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi'dir.
Anayasa hukukunda yüksek mahkemeler numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesine göre belirlenmiştir.
3
Kurulun yargısal işlevini ve kararlarının niteliğini değerlendirin.
YSK kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir merciye (Anayasa Mahkemesi dahil) başvurulamaz.
Kararlarının kesin olması ve üyelerinin yüksek hakim olması ona yargısal bir karakter kazandırsa da bu durum onu teknik olarak bir 'yüksek mahkeme' yapmaz.
4
Hatalı olan hukuki nitelemeyi belirleyin.
Kurumun hem 'Yargı' bölümünde olduğu hem de bir 'yüksek mahkeme' olduğu bilgisi anayasal gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Bu iki temel ayrım, sınav düzeyinde adayları elemek için kullanılan en üst düzey teknik detaylardır.

Anahtar Kavram

Yüksek Seçim Kurulu'nun Anayasal Statüsü ve Seçim İlkelerinin Sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

19821982 Anayasası’nın 6767. maddesinde düzenlenen seçim ilkeleri, seçimlerin yargısal yönetimi ve oy kullanma hakkına ilişkin anayasal sınırlamalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek Seçim Kurulunun seçim sonuçlarına ve dürüstlüğüne ilişkin verdiği kararlar kesin olmakla birlikte; temel bir hakkın ihlal edildiği iddiasıyla bu kararlara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.

Cevap

Yüksek Seçim Kurulunun kararları kesin olup, bu kararlara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu kapalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabileceğini iddia ettiği için yanlıştır. 19821982 Anayasası'nın 7979. maddesinin son fıkrası uyarınca 'Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz'. Bu hüküm emredici nitelikte olup, YSK kararlarını her türlü yargısal denetimin dışına çıkarmıştır. Anayasa Mahkemesi de istikrarlı içtihatlarında, seçimlerle ilgili kararların anayasal olarak YSK'ya bırakıldığını ve bireysel başvuru yoluyla bu kararların denetlenemeyeceğini kabul etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 67. maddesindeki oy kullanma kısıtlamalarını incelemek.
Er/erbaş, askeri öğrenci ve kasten hükümlülerin oy kullanamayacağı, ancak tutukluların kapsam dışında olduğu teyit edildi.
Seçme hakkının anayasal sınırlarını belirlemek için.
2
Anayasa'nın 79. maddesindeki seçim yönetimi kuralını analiz etmek.
Seçimlerin yargı denetiminde (YSK) yapıldığı ve kararların kesin olduğu belirlendi.
YSK kararlarının hukuki niteliğini anlamak için.
3
YSK kararları ile AYM bireysel başvuru ilişkisini değerlendirmek.
Anayasa'nın 79. maddesindeki 'hiçbir mercie başvurulamaz' hükmünün AYM'ye bireysel başvuruyu da kapsadığı saptandı.
Yargısal denetimin sınırlarını kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Seçimlerin Yargısal Denetimi ve Kesinliği

Daha Fazla Pratik

Seçim hukukunda Yüksek Seçim Kurulunun yapısını (7 asıl, 4 yedek üye) ve üyelerinin nereden seçildiğini (Yargıtay ve Danıştay Genel Kurulları) çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

19821982 Anayasası'nın 2.2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan "insan haklarına saygılı devlet" ilkesi, 19611961 Anayasası'ndaki "insan haklarına dayalı devlet" ifadesinden farklı bir terminoloji ile düzenlenmiştir. Bu ilkenin hukuksal niteliği ve kapsamı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kavrama ilişkin doğru bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu ilke, devletin faaliyetlerini yürütürken insan haklarını bir sınır olarak kabul ettiğini ve bu haklara hürmet gösterme yükümlülüğü altında olduğunu belirten objektif bir yaklaşımı yansıtır.

Cevap

İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi, devletin faaliyetlerinde insan haklarını bir sınır olarak kabul ettiğini ve bu haklara hürmet gösterme yükümlülüğü altında olduğunu belirten objektif bir yaklaşımı ifade eder.
İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi, devletin insan haklarını tanımasını ve bu hakları kendi yetki alanı içinde aşılmaz bir sınır olarak kabul ederek onlara hürmet göstermesini ifade eder. 19821982 Anayasası'ndaki bu tercih, devletin haklar karşısındaki objektif yükümlülüğünü vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 2. maddesindeki ifadenin tespiti
19821982 Anayasası'nın 2.2. maddesinde Cumhuriyetin temel niteliklerinden biri "insan haklarına saygılı devlet" olarak belirtilmiştir.
İlkenin anayasal dayanağını ve yerini belirlemek esastır.
2
1961 ve 1982 anayasaları arasındaki terminolojik farkın analizi
19611961 Anayasası'ndaki "dayalı" ifadesi yerine 19821982'de "saygılı" ifadesi getirilmiştir.
Bu değişiklik, devletin haklarla olan ilişkisinde daha objektif bir sınırlama anlayışına geçildiğini gösterir.
3
Kavramın hukuki sonucunun değerlendirilmesi
"Saygılı" ifadesi, devletin birey haklarına müdahale etmeme ve mevcut hakları koruma (hürmet etme) yükümlülüğünü ön plana çıkarır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kavramın doktrinel içeriği ile örtüşen ifade seçilmelidir.

Anahtar Kavram

İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi, devlet iktidarının insan hakları ile sınırlandırılmasını ve devletin bu haklara hürmet etme yükümlülüğünü ifade eden temel bir anayasal ilkedir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru

1982 Anayasası’nın normatif yapısı ve 176. maddesi hükümleri dikkate alındığında, "Başlangıç" metninin hukuki statüsü ve içeriği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başlangıç metni, Anayasa'nın 176. maddesi uyarınca anayasa metnine dahil kabul edilirken; madde kenar başlıkları Anayasa metninden sayılmamaktadır.

Cevap

Başlangıç metni, Anayasa'nın 176. maddesi uyarınca anayasa metnine dahil iken, madde kenar başlıkları metne dahil değildir.
Doğru olan ifade, Başlangıç metninin Anayasa'nın 176. maddesi gereğince normatif bir değer taşıyarak anayasa metnine dahil olduğunu, buna karşın madde başlarında yer alan kenar başlıklarının anayasa metninden sayılmadığını belirten açıklamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 176. maddesinin incelenmesi
Başlangıç metninin hukuki metne dahil olduğunun, kenar başlıklarının ise dahil olmadığının tespiti
Anayasanın normatif sınırlarını belirleyen temel maddedir.
2
Başlangıç metni ile 2. madde arasındaki içerik farkının analizi
Sosyal ve hukuk devleti gibi kavramların 2. maddede, milli egemenlik ve işbölümü gibi kavramların Başlangıç'ta yer aldığının doğrulanması
Kavramsal karmaşayı önlemek ve atıf ilişkisini anlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Anayasa'nın Başlangıç metninin hukuki değeri ve madde kenar başlıklarından farkı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5Soru

19821982 Anayasası’nın 6767. maddesinde 19951995 yılında yapılan değişiklikle, yasama organına seçim kanunlarını düzenlerken iki temel ilkeyi bir arada gerçekleştirme ve bağdaştırma görevi verilmiştir. Buna göre, anayasada açıkça belirtilen ve seçim sistemlerinin hukuki çerçevesi oluşturulurken esas alınan bu iki ilke aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsilde adalet ve yönetimde istikrar

Cevap

Anayasa'nın 67. maddesinde belirtilen ve seçim kanunlarının düzenlenmesinde esas alınan iki ilke 'Temsilde adalet ve yönetimde istikrar'dır.
Doğru cevap olan 'Temsilde adalet ve yönetimde istikrar' ilkeleri, 19821982 Anayasası'nın 6767. maddesinin son fıkrasında açıkça yer almaktadır. Bu hükme göre yasama organı, seçim kanunlarını hazırlarken hem seçmen iradesinin parlamentoya doğru yansımasını (temsilde adalet) hem de hükümetlerin kurulabilir ve sürdürülebilir olmasını (yönetimde istikrar) sağlayacak bir denge kurmak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 67. maddesinin ilgili fıkrasını hatırla.
67. maddenin son fıkrası seçim kanunlarının düzenlenme amacını belirtir.
Anayasal dayanağı tespit etmek için madde içeriğine odaklanılmalıdır.
2
1995 yılındaki anayasa değişikliğinin getirdiği spesifik kavramları belirle.
Bu değişiklikle 'temsilde adalet' ve 'yönetimde istikrar' kavramlarının bir arada gözetilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Soruda sorulan tarihsel ve içeriksel bağlamı doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Temsilde Adalet ve Yönetimde İstikrar İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Seçim barajlarının anayasadaki 'yönetimde istikrar' ilkesine dayandırılarak savunulduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 6Soru

1982 Anayasası'nın 2. maddesinde cumhuriyetin temel niteliklerinden biri olarak düzenlenen 'Sosyal Devlet' ilkesi, devletin sosyal adaleti ve toplumsal refahı sağlamak amacıyla sosyo-ekonomik hayata müdahale etmesini gerektirir. Bu ilkenin gerçekleştirilmesi için Anayasa'nın çeşitli maddelerinde devletin kullanabileceği hukuki ve iktisadi araçlar hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1982 Anayasası çerçevesinde sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesine hizmet eden anayasal araçlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasında 'kanunilik' ve 'ölçülülük' ilkelerine uyulması

Cevap

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasında kanunilik ve ölçülülük ilkelerine uyulması, 'Hukuk Devleti' ilkesinin bir gereğidir.
Temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabilmesi (kanunilik) ve bu sınırlamanın amacın ötesine geçmemesi (ölçülülük), bireyin devlete karşı hukuki güvenliğini sağlayan 'Hukuk Devleti' ilkesinin temel mekanizmalarıdır. Sosyal devlet ilkesi ise devletin sosyal adaleti sağlamak için vergi, planlama, kamulaştırma gibi araçlarla sahaya inmesini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal devletin amacını tanımla
Sosyal devlet; sosyal adaleti, refahı ve dengeyi sağlamak için ekonomiye müdahale eden devlettir.
Soruda istenen 'araçları' belirleyebilmek için önce ilkenin kapsamını bilmek gerekir.
2
Anayasa'da belirtilen sosyal devlet araçlarını gruplandır
Vergi adaleti (m. 73), Kamulaştırma (m. 46), Devletleştirme (m. 47), Planlama (m. 166), Çiftçinin topraklandırılması (m. 44) gibi araçlar tespit edilir.
Bu araçlar devletin toplumsal yapıyı düzenleme yetkisini gösterir.
3
Seçeneklerdeki unsurların aidiyetini kontrol et
A, B, C ve E seçenekleri doğrudan sosyal devletle ilgiliyken; D seçeneği hukuki güvenlik ve bireysel hak korumasıyla ilgilidir.
Hukuk devleti araçları ile sosyal devlet araçları arasındaki kategorik farkı belirlemek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Sosyal Devlet vs. Hukuk Devleti Araçları

Daha Fazla Pratik

Sosyal devlet ilkesinin bir sınırı olan Anayasa Madde 65'i (Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları) inceleyerek mali kaynakların bu ilke üzerindeki etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Bir anayasa hukuku sempozyumunda sunulan tebliğde şu ifadelere yer verilmiştir: "Türk anayasal yapısında benimsenen laiklik anlayışı, yalnızca devletin resmi bir dininin olmamasını ifade etmez; aynı zamanda devletin inanç alanına ilişkin bazı anayasal kurumlar ihdas etmesini ve belli ibadet özgürlüklerini devletin temel düzenini korumak amacıyla sınırlandırmasını da barındırır. Bu özgün modelin tarihsel evrimi ve mevcut anayasal kuralları birlikte incelenmelidir."

Bu tebliğdeki yaklaşım ve meri (yürürlükteki) anayasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, laik devlet prensibi ve din-vicdan hürriyeti hakkında aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede durma yükümlülüğü katı bir ayrılıkçı model doğurmuş, bu sebeple kamu tüzel kişiliğini haiz herhangi bir dini teşkilatın genel idare hiyerarşisinde yer alması anayasal olarak bütünüyle engellenmiştir.

Cevap

Devletin katı bir ayrılıkçı model benimsediği ve dini teşkilatların genel idarede yer almasının bütünüyle engellendiğini savunan ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenekte, Türk anayasal sisteminde dini teşkilatların genel idarede yer almasının bütünüyle engellendiği ifade edilmiştir. Ancak 1982 Anayasası'nın 136. maddesine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı genel idare içinde yer alır ve laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek görev yapar. Bu durum, Türkiye'de katı bir ayrılıkçı laiklik modelinden ziyade, devletin dini alanı düzenlediği ve denetlediği özgün bir modelin benimsendiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Laiklik ilkesinin Türk anayasa hukukundaki gelişimini ve kapsamını incele.
Laiklik, devletin resmi bir dininin olmamasını gerektirse de inanç dünyasına yönelik tamamen ilgisiz bir tutum sergilemez.
Soruda istenen, laikliğin anayasadaki istisnai veya özgün yapısal formlarını doğru tespit etmektir.
2
Seçeneklerde sunulan anayasal hükümleri ve tarihsel bilgileri denetle.
İnanç hürriyetinin çekirdek hak olması, laikliğin 1937'de anayasaya girmesi ve parti kapatma veya din istismarı yasaklarının doğruluğu teyit edilir.
Anayasa metninde açıkça yer alan temel kuralları ayıklayarak doğru seçeneğe (yanlış olan ifadeye) ulaşmak.
3
1982 Anayasası'nın kurumsal yapılarını laiklik bağlamında değerlendir.
Anayasa'nın 136. maddesine göre Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel idare içinde yer alması, katı ayrılıkçı model iddiasını çürütür.
Türkiye'deki laiklik uygulamasının kendine has idari teşkilatlanmasını belirlemek.

Anahtar Kavram

1982 Anayasasında Laik Devlet İlkesi ve Kurumsal Yansımaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

19821982 Anayasası’nın 10.10. maddesinde düzenlenen “Kanun önünde eşitlik” ilkesi, 20042004 ve 20102010 yıllarında yapılan anayasa değişiklikleriyle sadece şekli bir eşitlik anlayışından uzaklaşarak, devletin belirli toplumsal grupları korumak amacıyla aktif yükümlülükler üstlendiği “nispi/sosyal eşitlik” anlayışına evrilmiştir. Bu düzenlemelerle, dezavantajlı olduğu kabul edilen belirli gruplar için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamayacağı veya sayılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

**Buna göre, Anayasa’nın 10.10. maddesinin güncel metninde, bu özel koruma rejimi (pozitif ayrımcılık) kapsamında açıkça zikredilen gruplar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçiler

Cevap

İşçiler seçeneği, Anayasa'nın 10. maddesinde pozitif ayrımcılık yapılabilecek gruplar arasında sayılmadığı için doğru cevaptır.
Doğru yanıt olan işçiler grubu, Anayasa'nın 10.10. maddesinde pozitif ayrımcılık kapsamında açıkça sayılan gruplar arasında yer almaz. Anayasa'nın 10.10. maddesinin 2.2. fıkrasında kadınlar, 3.3. fıkrasında ise çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri zikredilmiştir. İşçilerin korunması ise Anayasa'nın 2.2. maddesindeki 'Sosyal Devlet' ilkesinin ve çalışma hayatına ilişkin özel hükümlerin bir sonucudur; ancak bu durum onlara 10.10. madde kapsamında özel bir eşitlik istisnası statüsü tanımaz.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 10. maddesindeki (Kanun Önünde Eşitlik) güncel hükümleri gözden geçiriniz.
Maddede kadın-erkek eşitliği (2. fıkra) ve diğer özel gruplar (3. fıkra) için alınacak tedbirlerin eşitliğe aykırı sayılamayacağı belirtilir.
Sorunun odaklandığı pozitif ayrımcılık gruplarının anayasal dayanağını tespit etmek için.
2
Anayasa metninde açıkça sayılan grupları listeleyiniz.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri.
Seçeneklerle anayasal listeyi karşılaştırmak için.
3
Seçeneklerdeki 'İşçiler' grubunun hukuki statüsünü analiz ediniz.
İşçiler, Anayasa'nın 49-55. maddeleri arasında sosyal ve ekonomik haklar kapsamında korunur; ancak 10. maddedeki özel listede yer almazlar.
İşçilerin korunmasının 'Eşitlik İlkesi' özelinden ziyade 'Sosyal Devlet' ilkesinin genel bir gereği olduğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Madde 10: Pozitif Ayrımcılık Grupları

Daha Fazla Pratik

Pozitif ayrımcılık uygulanan gruplar ile Anayasa'nın 61. maddesinde devletin korumakla yükümlü olduğu sosyal risk grupları arasındaki benzerlik ve farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

19821982 Anayasası’nın 11. maddesinde "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir." denilerek devletin şekli açıkça ilan edilmiştir. Bu hüküm, Türk anayasa hukukunun temel taşını oluşturmakta ve anayasal sistematiğimizde diğer kurallardan ayrılarak en üst düzeyde korumaya tabi tutulmaktadır.

Buna göre, Cumhuriyetçilik ilkesinin 19821982 Anayasası'ndaki hukuki statüsü ve bu ilkeye sağlanan anayasal koruma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet ilkesi, devletin şekli olarak 11. maddede düzenlenmiş olup 44. madde uyarınca bu hükmün değiştirilmesi dahi teklif edilemez.

Cevap

Cumhuriyet ilkesi, devletin şekli olarak 11. maddede düzenlenmiş olup 44. madde uyarınca bu hükmün değiştirilmesi dahi teklif edilemez.
Cumhuriyetçilik ilkesi, 19821982 Anayasası'nın 11. maddesinde "Devletin Şekli" başlığı altında düzenlenmiştir. Anayasa'nın 44. maddesi ise bu hükmün değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini açıkça belirterek ilkeye en üst düzeyde hukuki koruma (mutlak değiştirilemezlik) sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın ilk maddesinin içeriğini tespit et.
Anayasa'nın 11. maddesi "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir." hükmünü içerir ve bu hüküm devletin şeklini belirler.
Soruda sorulan ilkenin anayasal dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
Bu maddeye sağlanan anayasal güvenceyi incele.
Anayasa'nın 44. maddesi, 11. maddedeki hükmün değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini düzenler.
İlkenin hukuki statüsünü ve korunma düzeyini anlamak için gereklidir.
3
Çeldirici seçeneklerdeki kavramsal ve tarihsel hataları ele.
Cumhuriyetin niteliklerinin 22. maddede olduğu, egemenlik ilkesinin tarihsel geçmişi ve değiştirilemez hükümlerin kapsamı netleştirilir.
Doğru sonuca ulaşmak ve kavram kargaşasını gidermek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Devletin Şekli Olarak Cumhuriyet ve Mutlak Değiştirilemezlik
Tahmini Süre:50s
Soru 10Soru

Türk anayasa hukukunda devletin temel amaç ve görevleri ile Cumhuriyetin nitelikleri bütünsel olarak değerlendirildiğinde, 'insan haklarına saygılı devlet' ilkesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1961 Anayasası'nda yer alan 'insan haklarına dayalı' ibaresi yerine kabul edilmiş olup Anayasa'nın değiştirilemez hükümleri arasında yer alır.

Cevap

İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi, 1961 Anayasası'ndaki 'insan haklarına dayalı' ifadesinin yerine getirilmiş olup Anayasa'nın değiştirilemez hükümleri kapsamındaki 2. maddede düzenlenmiştir.
Doğru seçenek, 1982 Anayasası'nın getirdiği en temel farklardan birini belirtmektedir. 1961 Anayasası'nda devletin temeli haklara dayandırılırken (dayalı), 1982 Anayasası'nda devletin bu haklara hürmet etmesi (saygılı) esası benimsenmiştir. Ayrıca bu ilke, Cumhuriyetin niteliklerini düzenleyen ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen 2. maddede yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 2. maddesinin içeriğini analiz etme.
2. maddede Cumhuriyetin nitelikleri arasında 'insan haklarına saygılı devlet' ifadesinin yer aldığı görülür.
Soruda sorulan ilkenin anayasal dayanağını tespit etmek gerekir.
2
Tarihsel karşılaştırma yapma.
1961 Anayasası'nda 'insan haklarına dayalı' ifadesi kullanılırken, 1982 Anayasası'nda 'saygılı' ifadesinin tercih edildiği saptanır.
KPSS formatında bu iki anayasa arasındaki terminolojik fark sıklıkla test edilir.
3
Değiştirilemezlik statüsünü kontrol etme.
Anayasa'nın 4. maddesi gereği ilk üç maddenin (dolayısıyla 2. maddedeki bu ilkenin) değiştirilemeyeceği sonucuna ulaşılır.
İlkenin hukuki gücünü ve hiyerarşik yerini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nda 'İnsan Haklarına Saygılı Devlet' terminolojisi ve bu ilkenin değiştirilemez niteliği.

Daha Fazla Pratik

1982 Anayasası'nın 2. maddesindeki diğer ilkeleri (hukuk devleti, laiklik vb.) ve bu ilkelerin 1961 Anayasası'ndaki karşılıklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 11Soru

19821982 Anayasası'nın 2.2. maddesinde yer alan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesinin içeriği, hukuksal niteliği ve diğer anayasal hükümlerle ilişkisi göz önüne alındığında, bu ilkeye dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu anlayış, milleti oluşturan bireyler arasında soy ve din birliği gibi dışsal ve nesnel kriterleri ön planda tutan "objektif milliyetçilik" kuramına dayanmaktadır.

Cevap

Atatürk milliyetçiliğinin milleti oluşturan unsurlar arasında soy ve din birliği gibi objektif kriterleri ön planda tuttuğunu savunan ifade yanlıştır; çünkü bu ilke subjektif (manevi) bir bağa dayanır.
Atatürk milliyetçiliği, bireyleri soy, ırk veya din gibi irade dışı faktörlerle değil; ortak bir geçmiş, birlikte yaşama arzusu ve ortak bir gelecek ideali (subjektif/manevi bağ) ile birbirine bağlar. Dolayısıyla soy ve din birliğini ön plana çıkaran 'objektif milliyetçilik' anlayışına dayandığı iddiası anayasal sistemimizle bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal Terimleri Karşılaştır
19611961 Anayasası'ndaki "millî devlet" ifadesinin 19821982 Anayasası'nda "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" olarak güncellendiğini teyit et.
Soruda geçen tarihsel gelişimin doğruluğunu saptamak.
2
Milliyetçilik Kuramlarını Analiz Et
Atatürk milliyetçiliğinin ırk, soy veya din birliği gibi "objektif" ölçütleri değil; kültür, dil ve ideal birliği gibi "subjektif" ölçütleri esas aldığını belirle.
İlkenin sosyolojik ve hukuki temelini ayırt etmek.
3
Madde 6666 İlişkisini Kur
"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" hükmünün ırksal değil hukuksal bir tanım olduğunu ve subjektif anlayışı yansıttığını saptas.
Anayasanın diğer maddeleriyle olan tutarlılığını kontrol etmek.
4
Hatalı Bilgiyi Tespit Et
Soy ve din birliğini (objektif kriterleri) esas alan seçeneğin Atatürk milliyetçiliğinin kapsayıcı ve bütünleştirici doğasıyla çeliştiğini gör.
Yanlış yargıyı işaretlemek.

Anahtar Kavram

Subjektif Milliyetçilik Anlayışı

İpuçları

1
Atatürk'ün "Ne mutlu Türküm diyene" sözündeki tinsel bağa odaklanın.
2
Milliyetçilik kuramlarında 'soy ve din' birliği objektif, 'ideal ve kültür' birliği ise subjektif ölçütlerdir.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin partilerin kapatılmasına ilişkin kararlarında Atatürk milliyetçiliği ilkesini nasıl yorumladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

19821982 Anayasası'nın 11. maddesinde devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu belirtilmiş, 44. maddesinde ise bu hükmün değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceği güvence altına alınmıştır.

Bu anayasal düzenlemeler ışığında, Cumhuriyetçilik ilkesinin Türk anayasa hukukundaki yeri ve hukuki karakteri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet, Türkiye Devleti'nin sadece bir hükûmet biçimi değil, anayasal sistemin en üst düzeyde korunan, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek temel devlet şeklidir.

Cevap

Cumhuriyet, Türkiye Devleti'nin sadece bir hükûmet biçimi değil, anayasal sistemin en üst düzeyde korunan, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek temel devlet şeklidir.
Doğru seçenek, 19821982 Anayasası'nın 11. ve 44. maddelerinin birleşiminden çıkan hukuki sonucu tam olarak ifade etmektedir. Cumhuriyet, sadece devletin yönetilme biçimini (hükûmet şeklini) değil, aynı zamanda devletin varoluşsal biçimini (devlet şeklini) ifade eder ve bu durum anayasanın en güçlü koruma mekanizması olan 'değiştirme yasağı' ve 'teklif yasağı' ile mühürlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 11. maddesinin içeriğini analiz etme.
Maddenin 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.' hükmüyle devletin temel şeklini ilan ettiği görülür.
Soruda sorulan Cumhuriyetçilik ilkesinin temel dayanağını belirlemek gerekir.
2
Anayasa'nın 44. maddesinin koruma kapsamını değerlendirme.
44. maddenin, 11. maddedeki hükmün değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini emrettiği saptanır.
İlkenin hukuki karakterini ve dokunulmazlık derecesini anlamak için bu koruma hükmü kritiktir.
3
İki maddeyi sentezleyerek ilkenin anayasal sistemdeki konumunu belirleme.
Cumhuriyetin basit bir idari tercih değil, devletin vazgeçilemez ve kurucu irade tarafından mutlaklaştırılmış şekli olduğu sonucuna ulaşılır.
Anayasa hukuku açısından Cumhuriyet'in hem 'devlet şekli' olması hem de 'değiştirilemez' olması onun en üst düzey hukuki statüsünü oluşturur.

Anahtar Kavram

Devletin Şekli ve Değiştirilemezlik Güvencesi

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın ilk 3 maddesindeki diğer ilkelerin (laiklik, sosyal devlet vb.) 4. madde ile olan ilişkisini ve bu ilkelerin Başlangıç metni ile bağını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

1982 Anayasası'nın 1. maddesinde yer alan "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir." hükmü ile 4. maddesinde düzenlenen değiştirilemezlik güvencesi birlikte değerlendirildiğinde, Cumhuriyetçilik ilkesinin Türk anayasa hukukundaki hukuki statüsü ve kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyetin devlet şekli olarak kabul edilmesi, egemenliğin şahsi veya bir zümreye ait olduğu monarşik yapıların reddi anlamına gelip, bu ilke anayasal sistemin değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek temel kurucu taşını oluşturur.

Cevap

Cumhuriyetin devlet şekli olması, egemenliğin şahsi veya bir zümreye ait olduğu monarşik yapıların reddi anlamına gelip, bu ilke anayasal sistemin değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek temel kurucu taşını oluşturur.
Cumhuriyetçilik ilkesi, devletin şeklinin monarşi olmadığını ve egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu ifade eden en temel anayasal kuraldır. 1982 Anayasası'nın 4. maddesi, bu ilkenin yer aldığı 1. maddeyi değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek şekilde mutlak bir koruma altına alarak devletin temel kuruluş felsefesini güvenceye almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Madde 1'in analizi
Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu tespit edilir.
Anayasa'nın başlangıç noktası devletin temel formunu belirlemektir.
2
Madde 4'ün analizi
İlk üç maddenin (Madde 1, 2 ve 3) değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceği belirlenir.
Anayasal sürekliliği ve devletin temel niteliklerini korumak için mutlak bir yasak getirilmiştir.
3
Kavramsal ayrım
Cumhuriyetin monarşinin zıttı olarak egemenliğin kaynağını millete dayandırdığı anlaşılır.
Cumhuriyetçilik ilkesinin özü, egemenliğin kullanım yetkisinin bir kişiye veya zümreye devredilemez olmasıdır.
4
Hiyerarşi ve kapsam değerlendirmesi
İlk üç madde arasındaki eşit koruma statüsü teyit edilir.
Madde 4'ün koruma kalkanı, maddeler arasında ayrım yapmaksızın tüm kurucu ilkeleri kapsar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik İlkesi ve Değiştirilemez Hükümler

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 2. maddesindeki 'Cumhuriyetin nitelikleri' ile 1. maddesindeki 'Devletin şekli' arasındaki bağıntıyı pekiştirmek için 1961 ve 1982 anayasaları arasındaki koruma kapsamı farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 14Soru

Hukuk devleti ilkesinin subjektif unsurları arasında yer alan 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' ilkeleri; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin devlete güven duyarak geleceğe yönelik plan yapabilmelerini ve hukuki istikrarın korunmasını esas alır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan hukuk devleti ilkesinin 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' gerekleri kapsamında değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli gelirin adalete uygun şekilde dağıtılmasını sağlamak amacıyla, vergilendirmede ödeme gücü ilkesine dayalı artan oranlı sistemin uygulanması

Cevap

Vergilendirmede ödeme gücü ilkesine dayalı artan oranlı sistemin uygulanması hukuk devleti ilkesinin değil, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir.
Doğru cevap olan vergilendirmede ödeme gücü ve artan oranlılık sistemi, 1982 Anayasası'nın 2. maddesinde yer alan 'Sosyal Devlet' ilkesinin bir gereğidir. Bu uygulama, devletin mali güce göre vergi alarak sosyal adaleti sağlamasını amaçlar. Oysa hukuk devletinin 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' unsurları; kuralların net olması, geçmişe yürümemesi ve idarenin kanuni sınırlar içinde kalması ile ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk devleti ilkesinin gereklerini belirle.
Hukuki güvenlik, belirlilik, idarenin yargısal denetimi, kanuni hakim güvencesi, suç ve cezada kanunilik ve ölçülülük hukuk devletinin unsurlarıdır.
Soruda istenen 'değerlendirilemez' ifadesini bulmak için kavramsal sınırları çizmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların hangi anayasal ilke ile ilgili olduğunu analiz et.
A, B, C ve D seçenekleri doğrudan belirlilik ve hukuki güvenlik ile ilgilidir. E seçeneği ise ekonomik adalete odaklanır.
Sosyal devlet ve hukuk devleti araçları arasındaki ayrımı yapmak, KPSS Kamu Yönetimi alanında kritik bir beceridir.
3
Artan oranlı vergi sisteminin niteliğini değerlendir.
Bu sistem, geliri az olandan az, çok olandan çok vergi alarak sosyal adaleti sağlamayı amaçlar; bu da sosyal devletin bir gereğidir.
Hukuki belirlilik kuralların netliği ile ilgiliyken, vergi adaleti sosyal denge ile ilgilidir.

Anahtar Kavram

Hukuk Devleti ile Sosyal Devlet Arasındaki Araç Farklılığı

Daha Fazla Pratik

İdarenin yargısal denetimindeki istisnalar (Yüksek Askeri Şura kararları vb.) konusunu hukuk devleti ilkesi bağlamında tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

1982 Anayasası’na göre, seçimlerin dürüstlük ve şeffaflık içinde yapılması amacıyla, oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandıkların herkesin gözetimine açık bir şekilde açılıp oyların tek tek sayılması ve sonuçların tutanağa geçirilmesi sürecini ifade eden ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Açık sayım ve döküm

Cevap

Açık sayım ve döküm
1982 Anayasası’nın 67. maddesi uyarınca seçimlerin dürüstlüğünü sağlamak adına, oyların seçmenler tarafından gizli (gizli oy) verilmesi, ancak sandıklar açıldığında sayım ve döküm işlemlerinin herkesin gözü önünde yapılması (açık sayım ve döküm) ilkesi benimsenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın 67. maddesinde düzenlenen seçim ilkelerini hatırla.
Seçimler; yargı yönetim ve denetimi altında, genel oy, eşit oy, gizli oy, açık sayım ve döküm ilkelerine göre yapılır.
Anayasal dayanağı belirlemek için.
2
Soru kökünde belirtilen 'sandıkların açık şekilde açılması ve sayılması' ifadesini ilkelerle eşleştir.
Bu uygulama 'açık sayım ve döküm' ilkesine karşılık gelir.
Oyların kullanımının gizli, sayımının ise şeffaf olması demokratik bir zorunluluktur.

Anahtar Kavram

Seçim İlkeleri (Açık Sayım ve Döküm)

İpuçları

1
1982 Anayasası'nın 67. maddesine bakmalısınız.
2
Oylar kullanılırken gizlilik esastır, ancak sayılırken şeffaflık esastır.
3
Sandıkların halkın veya müşahitlerin huzurunda açılmasına ne ad verildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer seçim ilkeleri olan 'gizli oy' ve 'eşit oy' kavramlarını çalışarak aralarındaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 16Soru

1982 Anayasası’nın 176176. maddesi ve "Başlangıç" metninin içeriği göz önüne alındığında, bu metnin hukuki statüsü ve barındırdığı ilkeler hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa metnine dahildir; hürriyetçi demokrasi, milli egemenlik ve Atatürk milliyetçiliği gibi temel ilkeleri barındırır.

Cevap

Anayasa metnine dahildir; hürriyetçi demokrasi, milli egemenlik ve Atatürk milliyetçiliği gibi temel ilkeleri barındırır.
1982 Anayasası'nın 176176. maddesine göre Başlangıç metni, anayasa metnine dahildir ve anayasa hükmü değerindedir. İçerik olarak ise metin; Türk varlığının devleti ve ülkesiyle bölünmezliğini, milli egemenliği, hürriyetçi demokrasiyi ve Atatürk milliyetçiliğini temel alan bir yapıya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 176176. maddesini analiz etme
Başlangıç metninin anayasa metnine dahil olduğu, ancak madde kenar başlıklarının dahil olmadığı tespit edilir.
Sorunun hukuki statü kısmını yanıtlamak için temel dayanaktır.
2
Başlangıç metni içeriğini gözden geçirme
Metinde; Atatürk Milliyetçiliği, Hürriyetçi Demokrasi, Milli Egemenlik, Laiklik ve Kuvvetler Ayrımı gibi unsurların yer aldığı görülür.
Metnin hangi ilkeleri barındırdığını teyit etmek gerekir.
3
Madde 22 ile Başlangıç metni arasındaki farkı ayıklama
"Sosyal Devlet" ve "Hukuk Devleti" tamlamalarının Anayasa'nın 22. maddesinde yer aldığı, Başlangıç metninde ise daha çok "hukukun üstünlüğü" ve "hürriyetçi demokrasi" ifadelerinin vurgulandığı belirlenir.
Çeldiricileri elemek için kavramsal ayrım şarttır.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Başlangıç Metni Hukuki Statüsü ve İlkeleri

Alternatif Yöntem

Madde 176176 ile ilgili bir tablo yapılarak 'Dahildir: Başlangıç Metni', 'Dahil Değildir: Kenar Başlıkları' şeklinde kodlama yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

1982 Anayasası’nın 2. maddesinde düzenlenen ve Cumhuriyet'in niteliklerinden biri olan “Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet” ilkesi, 1961 Anayasası'ndaki “Türk milliyetçiliği” ifadesinden farklı olarak daha spesifik bir anayasal çerçeveye oturtulmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin bu ilkeye dair yorumları ve Başlangıç metnindeki vurgular göz önüne alındığında, Atatürk milliyetçiliği anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu milliyetçilik anlayışı, milleti oluşturan unsurları soy, ırk veya din gibi dışsal ve nesnel verilere dayandıran “objektif milliyetçilik” teorisini temel alan bir yaklaşımdır.

Cevap

Millet tanımını soy, ırk veya din gibi objektif verilere dayandıran ifade yanlıştır; çünkü Atatürk milliyetçiliği subjektif/manevi unsurlara dayanır.
Atatürk milliyetçiliği, milleti oluşturan bağı ırk veya kan birliği gibi “objektif” kriterlerde değil; ortak tarih, dil, kültür ve birlikte yaşama arzusu gibi “subjektif” (manevi) kriterlerde arar. Bu nedenle objektif milliyetçilik kuramını temel aldığına dair ifade hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa metnindeki terimlerin karşılaştırılması
1961'deki “Türk milliyetçiliği” ifadesinin 1982'de “Atatürk milliyetçiliği” olarak değiştirildiği saptanır.
Bu değişiklik, milliyetçilik anlayışının Atatürk ilkeleriyle sınırlandırıldığını gösterir.
2
Milliyetçilik kuramlarının analizi
Atatürk milliyetçiliğinin ırkçı (objektif) değil, kültür ve irade birliği (subjektif) olduğu sonucuna varılır.
Anayasa Mahkemesi kararları bu ilkeyi “bütünleştirici/subjektif” olarak tanımlar.
3
Başlangıç metni ve Madde 66 ile ilişkilendirme
İlkenin milli dayanışma ve vatandaşlık bağı (hukuki bağ) üzerinden şekillendiği teyit edilir.
Anayasa'nın ruhu ve diğer maddeleriyle olan uyumun kontrolü gerekir.

Anahtar Kavram

Atatürk Milliyetçiliği (Subjektif Milliyetçilik Anlayışı)

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'objektif' (ırk/din) ve 'subjektif' (irade/kültür) ayrımına dikkat ederek, seçeneklerdeki anahtar kelimeleri bu iki kategoriye ayırmak en hızlı yöntemdir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

1982 Anayasası’nın 4. maddesi; ilk üç maddede yer alan hükümlerin hem değiştirilmesini hem de bu yönde bir iradenin Meclis gündemine getirilmesini (teklif edilmesini) kesin bir dille yasaklayarak anayasal düzenin temel taşlarını koruma altına almıştır. Bu düzenleme ışığında, aşağıdakilerden hangisi Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan "korunmuş" hükümleri kapsamında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı bir devlet olması

Cevap

Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı bir devlet olması
1982 Anayasası'nın 4. maddesine göre; devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmü (Madde 1), Cumhuriyetin nitelikleri (Madde 2) ve devletin bütünlüğü ile sembolleri (Madde 3) değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı devlet ilkesi, 2. maddede sayılan Cumhuriyetin temel niteliklerinden biri olduğu için bu koruma kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 4. maddesinin kapsamını belirle.
Madde 4; 1. maddedeki devletin şeklini (Cumhuriyet), 2. maddedeki Cumhuriyetin niteliklerini ve 3. maddedeki devletin bütünlüğü, dili, bayrağı, marşı ve başkentini korur.
Değiştirilemez hükümlerin sınırlarını netleştirmek soruyu çözmek için zorunludur.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin hangi maddelerde düzenlendiğini tespit et.
İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi 2. maddede; egemenlik 6. maddede; devletin amaçları 5. maddede; yasama yetkisi 7. maddede düzenlenmiştir.
Hükümlerin madde numaralarına göre ayrıştırılması, değiştirilemezlik kapsamına girip girmediklerini belirler.
3
2. maddede yer alan 'Cumhuriyetin Nitelikleri'ni detaylandır.
Atatürk milliyetçiliğine bağlılık, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olma ve insan haklarına saygılı olma gibi esaslar 2. maddenin parçasıdır.
Doğru seçeneğin 4. madde koruması altındaki ilk üç maddeden birine ait olduğunu teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Anayasanın Değiştirilemez Hükümleri (Madde 4)
Soru 19Soru

1982 Anayasası'nda yer alan 'sosyal devlet' ilkesini gerçekleştirmek ve toplumda sosyal adaleti sağlamak amacıyla başvurulan araçlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi adaleti

Cevap

Sosyal devlet ilkesinin araçlarından biri olan vergi adaleti, mali yükümlülüklerin herkesin ödeme gücüne göre belirlenmesini sağlayarak toplumsal dengeyi hedefler.
Vergi adaleti, devletin maliye politikası aracılığıyla geliri yeniden dağıtarak toplumsal eşitliği ve adaleti sağlama çabasıdır. 1982 Anayasası'na göre sosyal devlet; vergi adaleti, planlama, kamulaştırma, devletleştirme ve sosyal güvenlik hakları gibi araçlarla ekonomik ve sosyal hayata müdahale eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal devletin tanımı ve amacı belirlenir.
Sosyal devlet; sosyal adaleti, refahı ve güvenliği sağlayan, güçsüzleri koruyan devlettir.
Soru kökündeki kavramın hangi anayasal ilkeye ait olduğu netleştirilmelidir.
2
Sosyal devletin araçları (vergi adaleti, kamulaştırma, devletleştirme, planlama, sosyal haklar) seçeneklerde aranır.
Vergi adaleti ifadesinin sosyal devlet araçları listesinde yer aldığı görülür.
Diğer seçeneklerin hukuk devleti gibi farklı ilkelerin araçları olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Sosyal Devletin Araçları

İpuçları

1
Sosyal devlet, ekonomik hayata müdahale ederek 'sosyal adaleti' sağlamayı hedefler.
2
Seçeneklerdeki kavramlardan hangisi gelirin adil dağıtılması veya ekonomik denge ile ilgilidir?

Daha Fazla Pratik

Sosyal devletin diğer araçları olan 'kamulaştırma' ve 'devletleştirme' kavramlarının tanımlarına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen seçim ilkeleri ve seçimlerin genel yönetim ve denetimine ilişkin hükümler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçimlerin yargısal denetimi ilkesi gereği, seçim sonuçlarına ilişkin tam yargı yetkisi ve itirazları inceleme görevi münhasıran Anayasa Mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Cevap

Seçim sonuçlarına ilişkin itirazları inceleme ve kesin karara bağlama yetkisinin Anayasa Mahkemesi'nde olduğunu iddia eden ifade yanlıştır; bu yetki Yüksek Seçim Kurulu'na aittir.
Seçim sonuçlarına ilişkin itirazları inceleme ve kesin karara bağlama yetkisi münhasıran Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) aittir. Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca, YSK'nın verdiği kararlar aleyhine başka hiçbir mercie (Anayasa Mahkemesi dahil) başvurulması mümkün değildir. Bu nedenle, bu yetkinin Anayasa Mahkemesi'nde olduğunu belirten ifade hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçimlerin yönetim ve denetim organını belirle.
1982 Anayasası'nın 79. maddesine göre seçimlerin başlamasından bitimine kadar dürüstlükle yönetimi Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından sağlanır.
Anayasal sistemde seçimlerin yargısal denetimi için özel bir kurul öngörülmüştür.
2
YSK'nın görev ve yetki sınırlarını analiz et.
YSK, seçim yolsuzluklarını, şikayet ve itirazları inceleyerek kesin karara bağlayan tek mercidir.
Seçim sonuçlarının hızlı ve kesin bir şekilde netleşmesi için yargı yolu kısıtlanmıştır.
3
Anayasa Mahkemesi'nin seçim süreçlerindeki rolünü karşılaştır.
Anayasa Mahkemesi seçim sonuçlarına veya YSK kararlarına karşı bir üst merci değildir; bireysel başvuru yoluyla dahi seçim sonuçları AYM önüne taşınamaz.
Anayasa'nın 79. maddesindeki 'başka bir mercie başvurulamaz' hükmü mutlak bir kesinlik ifade eder.

Anahtar Kavram

Seçimlerin Yargısal Denetimi ve Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) Münhasır Yetkisi

Daha Fazla Pratik

Seçim ilkeleri kapsamında 'genel oy' ve 'eşit oy' arasındaki farkları, özellikle 1924, 1961 ve 1982 anayasaları arasındaki geçişleri inceleyerek pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 9Sonraki
1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin