Temel Hak ve Hürriyetler

206 soru

Soru 81Soru

19821982 Anayasası’nın 13.13. maddesinde düzenlenen "temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" rejimine göre, sınırlamalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlamalar, her durumda genel sınırlama sebeplerine dayanılarak gerçekleştirilir.

Cevap

Sınırlamaların her durumda genel sınırlama sebeplerine dayanılarak gerçekleştirileceği ifadesi yanlıştır; çünkü 20012001 Anayasa değişikliği ile bu sistem terk edilmiştir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 19821982 Anayasası'nın ilk halinde bulunan 'genel sınırlama sebepleri', 20012001 yılındaki anayasa değişikliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. Günümüzde temel hak ve hürriyetler, her hakkın kendi maddesinde belirtilen 'özel sınırlama sebeplerine' dayanılarak ve yalnızca kanunla sınırlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 13.13. maddesindeki sınırlama kriterlerini belirle.
Kanunla sınırlama, özel sebep, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyet gerekleri, ölçülülük ve hakkın özü kriterleri saptandı.
Mevcut anayasal rejimin temel sınırlarını anlamak için gereklidir.
2
20012001 yılı Anayasa değişikliklerinin sınırlama rejimine etkisini analiz et.
20012001 yılında yapılan değişiklikle "genel sınırlama" sebeplerinin anayasadan tamamen çıkarıldığı ve yerine sadece her hakkın kendi maddesinde belirtilen "özel sınırlama" sebeplerinin getirildiği belirlendi.
Güncel hukuk kuralları ile geçmişte kalmış (mülga) kuralları ayırt etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri güncel anayasal metinle karşılaştır.
Genel sınırlama sebepleri artık bir anayasal kriter olmadığı için bu ifadeye dayanan seçeneğin yanlış olduğu sonucuna varıldı.
Yanlış olan önermeyi tespit ederek doğru cevaba ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Anayasa Madde 1313 ve 20012001 Değişikliği: Genel Sınırlama vs. Özel Sınırlama

İpuçları

1
Temel hakların sınırlanmasında 20012001 yılında yapılan en büyük değişikliği hatırlayın.
2
Anayasa'nın 13.13. maddesi metninde 'genel' bir sebep mi yoksa her hak için 'ayrı' bir sebep mi arandığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Madde 1313 (Olağan Sınırlama) ile Madde 1515 (Olağanüstü Durumlarda Durdurma) arasındaki farkları inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 82Soru

1982 Anayasası'nda yer alan "Mülkiyet Hakkı" (m. 35) ile "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" (m. 38) hükümleri, bireyin ekonomik varlığı ve kişi hürriyeti üzerindeki devlet müdahalesinin sınırlarını belirler. Buna göre, mülkiyet ve hürriyet üzerindeki anayasal sınırlamalar ve güvencelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel müsadere cezası, devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı işlenen suçlarda, mahkeme kararıyla ve kanunla belirlenmek kaydıyla uygulanabilir.

Cevap

Genel müsadere cezasının devlet güvenliğine karşı suçlarda uygulanabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü bu yasak mutlaktır.
1982 Anayasası'nın 38. maddesinin 9. fıkrası uyarınca 'Genel müsadere cezası verilemez.' Bu hüküm emredici ve mutlaktır; yani suçun niteliği veya failin sıfatı ne olursa olsun, bir kişinin tüm mal varlığının devlete geçirilmesi sonucunu doğuran bir ceza uygulanamaz. Yanlış olan ifade, bu yasağın devlet güvenliği gibi durumlarda istisnası olduğunu iddia ederek anayasal güvenceyi hatalı yorumlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 38. maddesindeki müsadere hükmünü incele.
İlgili maddede 'Genel müsadere cezası verilemez.' hükmü yer almaktadır.
Anayasa koyucu, kişinin tüm mal varlığına el konulmasını hukuk devleti ilkesine aykırı bularak kategorik olarak yasaklamıştır.
2
Seçeneklerdeki istisna iddiasını anayasal metinle karşılaştır.
Anayasa'da genel müsadere yasağı için terör veya devlet güvenliği gibi hiçbir istisna tanınmamıştır.
Genel müsadere yasağı mutlak bir yasaktır; sadece suçta kullanılan veya suçtan elde edilen eşyaya el konulması (özel müsadere) mümkündür.
3
Diğer seçeneklerin anayasal dayanaklarını doğrula.
Sözleşme yükümlülüğü (m.38/8), mülkiyetin sınırları (m.35), idari müeyyide sınırı (m.38/10) ve kanunilik (m.38/1-3) hükümleri güncel anayasa metniyle tam uyumludur.
Hukuki güvencelerin kapsamını belirlemek için her fıkranın özel uygulama alanını teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Müsadere Yasağı ve Suç ve Cezada Kanunilik İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Müsadere türleri ve 2004 Anayasa değişikliği ile kaldırılan ölüm cezası sonrası güncel ceza sistemi üzerine çalışılması önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 83Soru

1982 Anayasası'nda 20012001 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejiminde 'genel sınırlama' sebepleri metinden çıkarılmış ve her bir hak için 'özel sınırlama' sistemi esas alınmıştır. Bu köklü paradigma değişimi ve Anayasa Mahkemesinin güncel denetim standartları göz önüne alındığında, bir temel hakkın anayasal maddesinde herhangi bir sınırlama sebebine yer verilmemiş olması durumunda, bu hakkın yasama organı tarafından sınırlandırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'nın ilgili maddesinde özel bir sınırlama sebebi öngörülmeyen bir hak, genel sınırlama sebepleri de 20012001 değişikliğiyle kaldırıldığı için, kural olarak yasama organı tarafından yeni bir sınırlama sebebi ihdas edilerek sınırlandırılamaz.

Cevap

Anayasa'da ilgili maddesinde özel sınırlama sebebi öngörülmeyen bir hak, genel sınırlama sebepleri de 2001 değişikliğiyle kaldırıldığı için, kural olarak yasama organı tarafından yeni bir sınırlama sebebi ihdas edilerek sınırlandırılamaz.
Anayasa'nın 13.13. maddesinde 20012001 yılında yapılan değişiklik, 'genel sınırlama' rejimini sona erdirmiştir. Güncel düzenlemeye göre, temel hak ve hürriyetler ancak 'Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplere bağlı olarak' sınırlandırılabilir. Eğer bir temel hakkın düzenlendiği maddede (örneğin konut dokunulmazlığı veya haberleşme hürriyeti gibi maddelerin içindeki fıkralarda) herhangi bir sınırlama sebebi belirtilmemişse, yasama organı bu hakkı genel bir 'kamu yararı' veya 'kamu düzeni' gerekçesiyle sınırlandırma yetkisine sahip değildir. Bu durum, söz konusu hakkın anayasal korumasını en üst seviyeye çıkarmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 13'ün 2001 öncesi ve sonrası yapısını analiz et.
2001 öncesinde 'Genel Sınırlama Sebepleri' (kamu düzeni, genel ahlak vb.) her hak için geçerliydi. 2001'de bu sistem kaldırıldı.
Sınırlama rejiminin temel dayanağını belirlemek için bu ayrım kritiktir.
2
'İlgili maddesinde belirtilen özel sebepler' ibaresini değerlendir.
Artık bir hak ancak kendi özel maddesinde yazan gerekçelerle (örneğin milli güvenlik, suç işlenmesinin önlenmesi) sınırlandırılabilir.
Anayasa'nın lafzına uygunluk denetiminin ilk aşaması meşru amaç kontrolüdür.
3
Eğer bir hak maddesinde sınırlama sebebi yoksa ne olacağını tespit et.
Genel sebepler kalktığı ve özel sebep de maddede bulunmadığı için yasama organı basit bir kanunla (yeni bir sebep uydurarak) bu hakkı kısıtlayamaz.
Anayasa'nın üstünlüğü ve temel hakların dokunulmazlığı ilkesinin sonucudur.

Anahtar Kavram

Özel Sınırlama Sistemi ve Genel Sınırlama Sebeplerinin İlgası (2001 Değişikliği)
Soru 84Soru

1982 Anayasası'nın 17. maddesine göre; tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Buna karşılık, aynı madde uyarınca kişinin bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulabilmesi için anayasal düzeyde mutlak olarak aranan hukuki şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişinin rızasının bulunması

Cevap

Kişinin rızasının bulunması
1982 Anayasası'nın 17. maddesinin 2. fıkrasında; tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtildikten sonra, devamında kişinin rızası olmaksızın bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme, bilimsel deneyler için kanun veya tıbbi zorunluluğun ötesinde bireyin özgür iradesiyle verdiği rızayı mutlak bir geçerlilik şartı olarak kabul eder.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın 17. maddesinin 2. fıkrasını incele.
Fıkra iki ayrı kural öngörür: Vücut bütünlüğü ve tıbbi/bilimsel deneyler.
Anayasal metnin lafzındaki ayrımı belirlemek için gereklidir.
2
Vücut bütünlüğü ile tıbbi/bilimsel deneylere yönelik şartları karşılaştır.
Vücut bütünlüğü için 'tıbbi zorunluluk' ve 'kanun' şartı varken, deneyler için sadece 'rıza' şartı vurgulanmıştır.
Kavramlar arasındaki hukuki rejim farkını anlamak için gereklidir.
3
Deneyler için aranan mutlak şartı tespit et.
Anayasa metni 'rızası olmaksızın bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz' diyerek rızayı temel şart kılmıştır.
Soruda istenen spesifik hukuki şartı belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Vücut Bütünlüğünün Korunması ve Deney Yasağı
Tahmini Süre:50s
Soru 85Soru

1982 Anayasası’nın 7474. maddesinde düzenlenen “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” ile ilgili mevzuat (30713071, 49824982 ve 63286328 sayılı Kanunlar) hükümleri dikkate alındığında, bu hakların kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu Denetçiliği Kurumu idari teşkilat bakımından Cumhurbaşkanlığına bağlıdır ve Kamu Başdenetçisi, Cumhurbaşkanı tarafından TBMM'nin sunduğu adaylar arasından seçilir.

Cevap

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğunu ve Başdenetçinin Cumhurbaşkanı tarafından seçildiğini belirten ifade yanlıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, 19821982 Anayasası'nın 7474. maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulmuştur. Kurumun başındaki Kamu Başdenetçisi ise Cumhurbaşkanı tarafından değil, TBMM tarafından gizli oyla ve dört turlu bir seçim sonucunda seçilir. Bu nedenle kurumun Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğunu ve seçiminin Cumhurbaşkanı tarafından yapıldığını iddia eden seçenek hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 7474 incelenir.
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulduğu görülür.
Kurumsal aidiyetin ve hiyerarşik bağın tespiti için temel hukuk metni esastır.
2
Kamu Başdenetçisinin seçim usulü kontrol edilir.
Başdenetçinin TBMM tarafından gizli oyla, dört turdan oluşan bir süreçle seçildiği saptanır.
Yürütme organının seçimi ile yasama organının seçim yetkisi arasındaki farkın netleştirilmesi gerekir.
3
Diğer şıklardaki süreler ve şartlar (karşılıklılık, ikamet, 3030 gün, 1515 iş günü) mevzuatla karşılaştırılır.
Diğer ifadelerin Anayasa, 30713071, 49824982 ve 63286328 sayılı Kanunlarla tam uyumlu olduğu teyit edilir.
Hatalı seçeneğin kesinleşmesi için tüm önermelerin doğruluğu denetlenmelidir.

Anahtar Kavram

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Anayasal Statüsü ve Teşkilat Yapısı

Daha Fazla Pratik

Kamu Başdenetçisinin TBMM tarafından seçilme turlarını ve her turda aranan nitelikli çoğunlukları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 86Soru

1982 Anayasası’nın 65. maddesinde yer alan; "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikle seçilen ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir." hükmü, pozitif statülü haklar için anayasal bir sınır çizmektedir. Buna göre, aşağıdaki haklardan hangisi, niteliği gereği bu maddede belirtilen "malî kaynakların yeterliliği" veya "ekonomik istikrar" gibi kriterlere dayanılarak sınırlandırılamayacak bir "negatif statü hakkı" (koruyucu hak) niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konut dokunulmazlığı

Cevap

Konut dokunulmazlığı, bir kişi hakkı (negatif statü hakkı) olduğu için Anayasa'nın 65. maddesindeki mali kaynak sınırlamasına tabi değildir.
Anayasa'nın 65. maddesi, devletin malî kaynaklarının yeterliliğini sadece 'sosyal ve ekonomik haklar' (pozitif statü hakları) için bir sınırlama ölçütü olarak belirlemiştir. Konut dokunulmazlığı ise bir 'kişi hakkı' (negatif statü hakkı) olup devletin bu alana müdahale etmemesini gerektirir. Devletin bir şeye müdahale etmemesi malî bir yük oluşturmadığı için, bu haklar devletin malî durumuna veya ekonomik istikrara bakılmaksızın korunmak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 65. maddesinin kapsamını analiz etmek.
Bu madde sadece 'sosyal ve ekonomik haklar' (pozitif statülü haklar) için bir malî sınır öngörür.
Devletin bu hakları gerçekleştirmek için harcama yapması gerektiğinden, anayasa koyucu malî kaynakların yeterliliğini bir şart olarak sunmuştur.
2
Seçeneklerdeki hakları Jellinek'in haklar tasnifine (negatif, pozitif, aktif) göre sınıflandırmak.
Sosyal güvenlik, eğitim, ailenin korunması ve konut hakkı 'pozitif statü' haklarıdır; konut dokunulmazlığı ise 'negatif statü' (kişi) hakkıdır.
Negatif statü hakları devletten bir hizmet değil, sadece müdahale edilmemesini (gölge etme başka ihsan istemem) talep eder.
3
İsim benzerliği olan hakları ayırt etmek.
Konut hakkı (sosyal hak) ile konut dokunulmazlığı (kişi hakkı) farklı hukuki rejimlere tabidir.
Konut dokunulmazlığı mülkiyetin ve özel hayatın korunmasıyla ilgiliyken, konut hakkı devletin vatandaşlara barınma imkanı sağlamasına yöneliktir.

Anahtar Kavram

Sosyal ve ekonomik hakların sınırı (Anayasa m. 65) ve hakların statü ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Jellinek'in statü kuramına göre hakların tasnifini (negatif, pozitif, aktif) ve her bir grubun anayasal sınırlama rejimlerini tekrar gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 87Soru

19821982 Anayasası'nın 23.23. maddesinde düzenlenen yerleşme ve seyahat hürriyeti, anayasal metinde belirtilen özel sebeplerle kanunla sınırlanabilmektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anayasada yalnızca "yerleşme hürriyetinin" sınırlanma gerekçeleri arasında sayılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek

Cevap

Sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek
Sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ifadesi, 19821982 Anayasası'nın 23.23. maddesinde sadece yerleşme hürriyetine özgülenmiş bir sınırlama amacıdır. Seyahat hürriyeti için suç soruşturması ve kovuşturması ile suç işlenmesini önlemek sebepleri sayılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 23.23. maddesindeki yerleşme hürriyeti sınırlama sebeplerini hatırla.
Yerleşme hürriyeti; suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak amaçlarıyla sınırlanabilir.
Yerleşme hürriyetinin özel sınırlama kriterlerini belirlemek için.
2
Aynı maddedeki seyahat hürriyeti sınırlama sebeplerini hatırla.
Seyahat hürriyeti; suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla sınırlanabilir.
Seyahat hürriyetinin özel sınırlama kriterlerini belirlemek için.
3
İki hürriyetin sınırlama gerekçelerini karşılaştırarak ortak olmayanları tespit et.
Suç işlenmesini önlemek ortaktır. Ancak sağlıklı ve düzenli kentleşme sadece yerleşme hürriyeti için geçerlidir.
Soruda istenen 'yalnızca yerleşme hürriyeti' kriterini karşılayan seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti Sınırlama Rejimi

Daha Fazla Pratik

Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin 20102010 değişikliği sonrası sadece hakim kararıyla sınırlandırılabileceği bilgisini pekiştirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 88Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "Düşünce, İfade ve İnanç Hürriyetleri" rejimine ilişkin; hakkın içsel boyutu (forum internum) ile dışsal boyutu (forum externum) arasındaki hukuki farklar ve Anayasa'nın 15. maddesinde yer alan "çekirdek alan" koruması birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişinin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaması ve bunlardan dolayı kınanamaması (Madde 25), savaş veya olağanüstü hallerde dahi durdurulamayan mutlak bir hakken; bu düşüncelerin toplu veya ferdi olarak dış dünyaya aktarılmasını ifade eden düşünceyi açıklama hürriyeti (Madde 26), anayasal sınırlama rejimine tabidir.

Cevap

Düşünce ve kanaat hürriyetinin içsel boyutunun (m. 25) mutlak bir çekirdek hak olduğunu, buna karşın dışsal boyut olan ifade hürriyetinin (m. 26) sınırlanabilir olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, Anayasa'nın 25. maddesinde düzenlenen düşünce hürriyetinin 'içsel' bir hak olarak mutlak korunduğunu (çekirdek alan), buna karşın 26. maddede düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin (dışsal boyut) demokratik toplumun gereklerine göre sınırlanabileceği gerçeğini yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Düşünce hürriyeti ve ifade hürriyeti arasındaki anayasal ayrımı belirle.
Düşünce hürriyeti (m. 25) 'sahip olma'yı, ifade hürriyeti (m. 26) ise 'açıklama ve yayma'yı kapsar.
Anayasa bu iki aşamayı farklı hukuki rejimlere tabi tutmuştur.
2
Anayasa'nın 15. maddesindeki 'çekirdek alan' (dokunulamaz haklar) listesini kontrol et.
Düşünce, kanaat ve dini inançlar nedeniyle kimsenin kınanamayacağı ve bunları açıklamaya zorlanamayacağı hükmü bu listede yer alır.
Savaş veya OHAL durumunda dahi bu hakların özüne dokunulamaz.
3
Düşünceyi açıklama hürriyetinin (ifade hürriyeti) sınırlama rejimini analiz et.
m. 26/2'de yer alan özel sebepler ve m. 13'teki genel ilkeler çerçevesinde ifade hürriyeti sınırlanabilir.
İfade hürriyeti, toplum düzeni ve milli güvenlik gibi kolektif menfaatlerle çatışabileceğinden mutlak değildir.
4
Seçenekleri karşılaştırarak hukuken tutarlı olan yargıyı tespit et.
İçsel boyutun mutlak, dışsal boyutun sınırlanabilir olduğunu vurgulayan seçeneğe ulaşılır.
Bu ayrım Türk anayasa hukukunun ve AİHM içtihatlarının temel taşlarından biridir.

Anahtar Kavram

Çekirdek Haklar ve Düşünce-İfade Hürriyeti Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 89Soru

Bir kanun hükmüne dayanılarak hazırlanan yönetmelikte; belirli idari yasaklara aykırı davranan kişilerin, bu fiilleri işlerken kullandıkları araçların yanı sıra tüm mal varlıklarının devlete geçeceği ve ayrıca bu kişilerin ilgili mülki amir tarafından belirli bir süreyle idari gözetim altında tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

1982 Anayasası'nın "Mülkiyet Hakkı" (m. 35) ve "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" (m. 38) hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu düzenlemenin anayasal geçerliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin kişi hürriyetini kısıtlayıcı müeyyide uygulama yetkisi bulunmadığından ve genel müsadere cezası kesin olarak yasaklandığından, düzenleme anayasal güvencelere aykırıdır.

Cevap

Düzenleme, idarenin kişi hürriyetini kısıtlayıcı müeyyide uygulayamayacağı ve genel müsadere cezasının yasak olduğu ilkelerini ihlal ettiği için anayasaya aykırıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Anayasa'nın 38. maddesindeki iki kritik yasağa vurgu yapmaktadır: Birincisi, idari makamların hürriyeti bağlayıcı ceza veremeyeceği (idari gözetim yasağı); ikincisi ise suç işleyen birinin tüm mal varlığına el konulmasını yasaklayan genel müsadere yasağıdır. Senaryodaki yönetmelik her iki anayasal ilkeyi de ihlal etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kişi hürriyetine yönelik idari işlemin analizi
Anayasa m. 38/9 uyarınca "İdare, kişi hürriyetini kısıtlayıcı bir müeyyide uygulayamaz."
Kişi hürriyetinin korunması için bu yetki sadece yargı organlarına bırakılmıştır.
2
Müsadere hükmünün niteliğinin belirlenmesi
Senaryodaki "tüm mal varlığının devlete geçmesi" ifadesi bir genel müsadere girişimidir.
Anayasa m. 38/10 uyarınca "Genel müsadere cezası verilemez."
3
Mülkiyet hakkı sınırlama rejiminin kontrolü
Anayasa m. 35'e göre mülkiyet hakkı ancak kanunla ve kamu yararı amacıyla sınırlanabilir.
Yönetmelik ile getirilen ve mülkiyetin tamamını hedef alan bir düzenleme bu sınırlandırma rejimine de aykırıdır.

Anahtar Kavram

Suç ve Cezalara İlişkin Anayasal Güvenceler (m. 38)

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ve 'kanuna aykırı bulguların delil sayılamayacağı' ilkelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 90Soru

19821982 Anayasası'nda yer alan çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında, "sendika kurma hakkı" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçi ve işverenler, üyelerinin ekonomik ve sosyal haklarını korumak amacıyla önceden izin almaksızın sendika kurma hakkına sahiptirler.

Cevap

İşçi ve işverenlerin, üyelerinin ekonomik ve sosyal haklarını korumak amacıyla önceden izin almaksızın sendika kurma hakkına sahip olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru cevap, işçi ve işverenlerin üyelerinin haklarını korumak için önceden izin almadan sendika kurabileceklerini belirten ifadedir. 19821982 Anayasası'nın 51. maddesi, sendika kurma özgürlüğünü bu temel prensip üzerine inşa etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sendika kurma hakkının anayasal niteliğini belirle.
Sendika kurma hakkı, 19821982 Anayasası'nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" bölümünde (Madde 51) düzenlenmiştir.
Soruda istenen hakkın hukuki statüsünü netleştirmek.
2
Kurulma usulünü kontrol et.
Anayasa metni açıkça "önceden izin almaksızın" ifadesini kullanmaktadır.
Anayasa'daki usul kurallarını hatırlamak, yanlış seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Seçenekleri anayasal hükümlerle karşılaştır.
İzin alma şartı, siyasi hak kategorisi ve üyelik kısıtlamalarına dair hükümlerin Anayasa ile bağdaşmadığı görülür.
En doğru tanıma ulaşmak.

Anahtar Kavram

Sendika Kurma Hakkının İzin Şartına Bağlı Olmaması

İpuçları

1
Anayasa'da örgütlenme özgürlüğü kapsamında sendika ve derneklerin kuruluş usulünü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Toplu iş sözleşmesi ve grev hakkının kimlere tanındığına dair istisnaları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 91Soru

1982 Anayasası'nda yer alan "Mülkiyet hakkı" (Madde 35) ile "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" (Madde 38) hükümleri, bireyin mal varlığı ve hürriyeti üzerindeki devlet müdahalesini sınırlandıran temel güvencelerdir.

Bu iki madde kapsamında düzenlenen anayasal korumalar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuk devleti ilkesine uygun, doğru bir tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.

Cevap

Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
Anayasa'nın 38. maddesinin 8. fıkrası uyarınca 'Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.' Bu hüküm, özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan borçlar (örneğin kredi borcu, kira borcu) nedeniyle kişilerin hapis cezası ile cezalandırılmasını yasaklayan mutlak bir güvencedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 35'i analiz et.
Mülkiyet hakkının ancak 'kamu yararı' amacıyla sınırlanabileceği ve toplum yararına aykırı kullanılamayacağı tespit edilir.
Mülkiyet hakkının anayasal sınırlarının belirlenmesi.
2
Anayasa Madde 38'i (Suç ve Ceza Esasları) incele.
Genel müsadere yasağı, hukuka aykırı delil yasağı, cezaların şahsiliği ve sözleşme borcu nedeniyle hapis yasağı gibi mutlak güvenceler görülür.
Kişi hakları üzerindeki cezai korumaların kapsamının anlaşılması.
3
Verilen seçenekleri anayasal terminoloji ile karşılaştır.
Sözleşmeden doğan yükümlülükler nedeniyle özgürlüğün kısıtlanamayacağı hükmünün herhangi bir istisna barındırmayan anayasal bir güvence olduğu onaylanır.
Yanlış terminoloji (kamu düzeni vs. kamu yararı) ve hatalı istisna iddialarının elenmesi.

Anahtar Kavram

Hukuki Güvenceler ve Hak Sınırlama Kriterleri

İpuçları

1
Anayasa Madde 35 ve 38'deki ifadelerin tam lafzına (kelime kullanımına) dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Mülkiyet hakkının sınırlandırılması ile kamulaştırma arasındaki farkları ve Anayasa Mahkemesi'nin 'kamu yararı' ölçütünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 92Soru

1982 Anayasası'nın 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı dördüncü bölümünde düzenlenen kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödevi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu hak ve ödevlerin anayasal çerçevesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisna ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde, kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.

Cevap

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin oran ve muafiyetlerinde, kanuni sınırlar dahilinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebileceğini belirten ifade doğrudur.
Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrası, verginin kanuniliği ilkesine bir esneklik getirerek; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisna ve indirimleri ile oranlarına ilişkin hükümlerde, kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebileceğini hükme bağlamıştır. Bu, yürütmenin vergi konusundaki en temel anayasal yetkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasi hakların öznelerini analiz etme
Kamu hizmetine girme (Madde 70) ve Vatan hizmeti (Madde 72) 'Her Türk' (vatandaş) için düzenlenmişken; Vergi ödevi (Madde 73) 'Herkes' (yabancılar dahil) için düzenlenmiştir.
Siyasi hakların hangilerinin sadece vatandaşlara, hangilerinin herkese tanındığını ayırt etmek sorunun temel basamağıdır.
2
Vatan hizmetinin niteliğini inceleme
Anayasa Madde 72 uyarınca vatan hizmeti hem bir 'hak' hem de bir 'ödev'dir.
Kavramın sadece yükümlülük (ödev) tarafına odaklanan seçeneklerin elenmesini sağlar.
3
Verginin kanuniliği ve yetki devrini değerlendirme
Vergiler kanunla konulur (yasama yetkisi), ancak Cumhurbaşkanı kanunun çizdiği sınırlar (alt ve üst limitler) içinde oranlarda değişiklik yapabilir.
Yürütme organının vergi hukukundaki sınırlı yetkisini tespit etmek doğru cevaba ulaşılmasını sağlar.
4
Verginin amacını tanımlama
Anayasa vergi yükünün adaletli dağılımını maliye politikasının 'sosyal amacı' olarak tanımlar.
Terminolojik hassasiyet (iktisadi vs sosyal) gerektiren seçeneklerin değerlendirilmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nda Siyasi Hak ve Ödevlerin Kapsamı ve Verginin Kanuniliği İlkesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 93Soru

1982 Anayasası’nın 15. maddesine göre; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Ancak bu hallerde dahi, Anayasa tarafından mutlak olarak korunan ve hiçbir surette dokunulamayacak olan 'sert çekirdek haklar' mevcuttur.

Buna göre, olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı bir dönemde dahi hiçbir şekilde sınırlandırılamayacak veya durdurulamayacak olan hak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişinin suçluluğu bir mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçsuz sayılması

Cevap

Kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçsuz sayılması (Masumiyet Karinesi)
Masumiyet karinesi (suçsuzluk karinesi), 1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında 'Suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz' ifadesiyle yer alan ve savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi dokunulması yasaklanan sert çekirdek haklardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 15. maddesinin kapsamını analiz et.
Olağanüstü hallerde hakların durdurulması rejiminin genel kuralları belirlenir.
Sorunun hukuki dayanağını tespit etmek için gereklidir.
2
15. maddenin ikinci fıkrasında yer alan 'çekirdek hakları' listele.
Yaşama hakkı (istisnasıyla), maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, din/vicdan/düşünce açıklamaya zorlanmama, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ve masumiyet karinesi.
Dokunulamayacak alanın sınırlarını çizmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki hakları çekirdek haklar listesiyle karşılaştır.
Sadece suçsuzluk karinesinin bu listede tam olarak yer aldığı görülür.
Doğru cevaba ulaşmak için eleme yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Madde 15/2 (Sert Çekirdek Haklar)

Alternatif Yöntem

Çekirdek hakları 'Y-A-S-A-M' şeklinde kodlayarak (Yaşama hakkı, Açıklamaya zorlanmama, Suç/ceza geçmişe yürümez, Adil yargılanma/Masumiyet karinesi) hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru

1982 Anayasası’nda düzenlenen 'Türk Vatandaşlığı' ve 'Seçme ve Seçilme Hakkı'na ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

Cevap

Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağı hükmü doğrudur.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağı, 1982 Anayasası'nın 66. maddesinin son fıkrasında açıkça düzenlenmiş bir güvencedir. Bu hüküm, bireyin vatandaşlık hakkının keyfi olarak elinden alınmasını engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Vatandaşlık haklarını düzenleyen Anayasa'nın 66. maddesini incelemek.
Vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu sonucuna varılır.
Vatandaşlık hakkı anayasal güvence altına alınmış olup idari işlemlere karşı yargı denetimi esastır.
2
Seçme ve seçilme hakkını düzenleyen 67. maddeyi değerlendirmek.
Seçim kanunu değişiklikleri için 1 yıllık bekleme süresi, er/erbaş ve askeri öğrenciler için oy yasağı ile taksirli suç hükümlülerinin oy hakkı olduğu belirlenir.
Anayasa'da demokratik seçimlerin dürüstlüğü ve askerlik hizmetinin tarafsızlığı için özel kısıtlamalar öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

Vatandaşlık ve Seçim İlkeleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 95Soru

1982 Anayasası’nda temel hak ve hürriyetlerin sınıflandırılmasında Jellinek tarafından geliştirilen "statü hakları" ayrımı esas alınmıştır. Bu ayrıma göre "negatif statü hakları" (koruyucu haklar), bireyin devlet tarafından dokunulamayacak özel alanını temsil eder. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir negatif statü hakkı değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması

Cevap

Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması hakkı, negatif statü hakkı değil, pozitif statü (isteme) hakkıdır.
Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması hakkı, 1982 Anayasası'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde düzenlenmiş olup Jellinek'in tasnifinde 'pozitif statü hakkı' (isteme hakkı) olarak kabul edilir. Bu haklar, devletin bireye belirli bir hizmet sunmasını veya sosyal bir imkan sağlamasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Jellinek'in üçlü statü ayrımını (Negatif, Pozitif, Aktif) tanımla.
Negatif statü (koruyucu), Pozitif statü (isteme) ve Aktif statü (katılma) hakları olarak üç kategori belirlendi.
Sorunun çözümü için hakların hangi kategoride olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakları 1982 Anayasası sistematiğine göre eşleştir.
Yerleşme, Özel Hayat, Haberleşme ve Düşünce hürriyetleri 'Kişi Hakları' (Negatif); Sağlık hizmetleri ise 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' (Pozitif) bölümündedir.
1982 Anayasası'ndaki bölüm başlıkları Jellinek'in tasnifiyle paraleldir.

Anahtar Kavram

Jellinek'in Statü Hakları Tasnifi
Tahmini Süre:45s
Soru 96Soru

19821982 Anayasası’nın 13.13. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması sisteminde, 20012001 yılı anayasa değişikliği ile getirilen yeni düzenleme dikkate alındığında, bir temel hakkın sınırlandırılmasında uyulması gereken 'sınırlamanın sınırları' arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlamanın 13.13. maddede sayılan genel sınırlama sebeplerine dayanması

Cevap

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejiminde 'genel sınırlama' sebeplerine dayanılması güncel bir ölçüt değildir; zira 20012001 anayasa değişikliği ile bu sistem terkedilmiştir.
19821982 Anayasası'nın 13.13. maddesinde 20012001 yılında yapılan değişiklikle 'genel sınırlama' sebepleri metinden çıkarılmıştır. Mevcut düzenlemeye göre bir hak ancak 'Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplere' bağlı olarak sınırlanabilir. Dolayısıyla, 13.13. maddede düzenlenen genel bir sınırlama sebebi listesi bulunmadığı için bu bir ölçüt olarak kabul edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 13.13. maddesindeki sınırlama kriterlerini (sınırlamanın sınırlarını) analiz et.
Maddede kanunla sınırlama, özel sebebe dayanma, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeni, lâik Cumhuriyet gerekleri, ölçülülük ve hakkın özü kriterleri mevcuttur.
Güncel anayasal metnin içeriğini doğru tespit etmek için gereklidir.
2
20012001 yılı anayasa değişikliğinin sınırlama rejimine etkisini hatırla.
20012001 yılında 'genel sınırlama' nedenleri (kamu düzeni, genel ahlak vb. maddeden çıkarılmış) tamamen kaldırılmış ve 'özel sınırlama' sistemine geçilmiştir.
Yanlış olan seçeneği tarihsel ve metinsel değişim üzerinden belirlemek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri karşılaştırarak hangisinin bir anayasal 'sınır' olmadığını belirle.
Genel sınırlama sebeplerine dayalı olmanın artık bir geçerliliği yoktur; aksine sınırlama ancak ilgili maddede belirtilen 'özel' sebebe dayanmalıdır.
Doğru sonuca ulaşmak için karşılaştırmalı analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Sınırlamanın Sınırları (Madde 13)

İpuçları

1
Anayasa'nın 13.13. maddesi 'sınırlamanın sınırlarını' belirler; ancak 20012001 yılında bu rejimde önemli bir temizlik yapılmıştır.
2
Eskiden tüm haklar için geçerli olan ortak (genel) sebepler vardı, artık her hak ancak kendi maddesinde yazan özel sebeple sınırlanabilir.
3
'Kamu düzeni' gibi genel ibareler artık 13.13. madde içinde bir sınırlama listesi olarak bulunmamaktadır; 20012001 değişikliğiyle genel sınırlama rejimi kaldırılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Temel hakların 'durdurulması' (Madde 15) rejimindeki çekirdek haklar konusunu inceleyerek sınırlama ile arasındaki farkları pekiştirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 97Soru

1982 Anayasası’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesi ile suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu anayasal güvencelere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasal düzene karşı işlenen suçlarda, failin ve ailesinin tüm mal varlığına devletçe el konulabilir.

Cevap

Anayasal düzene karşı işlenen suçlarda bile failin ve ailesinin tüm mal varlığına el konulabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü 1982 Anayasası genel müsadereyi yasaklamıştır.
1982 Anayasası'nın 38. maddesinin 10. fıkrasında açıkça 'Genel müsadere cezası verilemez' hükmü yer almaktadır. Bu yasak mutlaktır ve suçun türüne (anayasal düzene karşı olma vb.) bakılmaksızın failin tüm mal varlığının devlete geçirilmesini engeller. Ayrıca ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği, failin ailesinin mal varlığına el konulması da anayasal olarak mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 35. maddesinin incelenmesi
Mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve hakkın kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağı tespit edilir.
Mülkiyet hakkının sınırlarını ve anayasal çerçevesini belirlemek için.
2
Anayasa'nın 38. maddesinin incelenmesi
Suç ve cezalara ilişkin ilkeler (şahsilik, masumiyet karinesi, borç nedeniyle hapis yasağı ve müsadere rejimi) değerlendirilir.
Hukuki güvencelerin kapsamını anlamak için.
3
Müsadere yasağının kontrol edilmesi
Anayasa'nın 38. maddesinin 10. fıkrasında yer alan 'Genel müsadere cezası verilemez' hükmüne ulaşılır.
Mal varlığına yönelik yaptırımların anayasal sınırını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Genel Müsadere Yasağı ve Mülkiyetin Sınırlandırılması

İpuçları

1
Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan yaptırım türlerini ve 'müsadere' kavramını düşünün.
2
Türk hukuk sisteminde bir kişinin tüm mal varlığına suç nedeniyle el konulması (genel müsadere) mümkün müdür?

Daha Fazla Pratik

Özel müsadere ile genel müsadere arasındaki farkı ve 2004 anayasa değişikliği ile ölüm cezasının kaldırılmasının 38. maddeye etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

Olağanüstü yönetim usullerinin (savaş, seferberlik veya olağanüstü hal) uygulandığı dönemlerde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması rejimi, 1982 Anayasası'nın 15. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, anılan dönemlerde bile dokunulması kesin olarak yasaklanan ve 'çekirdek alan' olarak adlandırılan sınırlı sayıdaki hak grubu mutlak bir korumaya sahiptir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışındaki yaşama hakkı ile birlikte, dokunulması hiçbir surette mümkün olmayan mutlak haklardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi

Cevap

Suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi
Doğru cevap olan ifade, 1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen 'çekirdek haklar' (dokunulmaz alan) içerisinde sayılmıştır. Bu maddeye göre; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde bile suç ve cezalar geçmişe yürütülemez. Bu ilke, hukuk devletinin ve kişi güvenliğinin en temel, mutlak güvencelerinden biridir ve hiçbir şart altında durdurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 15. maddesinin analiz edilmesi
Savaş, seferberlik ve OHAL durumlarında hakların durdurulabileceği ancak 'çekirdek haklara' dokunulamayacağı tespit edilir.
Anayasal düzenlemenin sınırlarını belirlemek için temel dayanaktır.
2
Çekirdek hakların listelenmesi
Yaşama hakkı (istisnasıyla), maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, din/vicdan/düşünce açıklanmaya zorlanamaması, masumiyet karinesi ve suç/cezaların geçmişe yürümemesi.
Soru kökünde istenen mutlak koruma alanını tanımlamak gerekir.
3
Seçeneklerin çekirdek hak listesi ile karşılaştırılması
Suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi ilkesinin listede olduğu, diğerlerinin (açıklama hürriyeti, kişi güvenliği vb.) listede olmadığı görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için eleme ve eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Madde 15 ve Çekirdek Haklar (Sert Çekirdek)

Daha Fazla Pratik

Masumiyet karinesinin 15. madde kapsamındaki mutlak güvencesini inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 99Soru

Jellinek tarafından geliştirilen ve 1982 Anayasası’nın sistematiğinde de benimsenen üçlü ayrımda; pozitif statü hakları (isteme hakları), bireylere devletten olumlu bir edim, hizmet veya yardım talep etme yetkisi verirken; negatif statü hakları (koruyucu haklar) bireyin devlet tarafından dokunulmayacak özel alanını sınırlar. Bu ayrım ve 1982 Anayasası’ndaki bölüm başlıkları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Anayasa’nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" (pozitif statü) başlığı altında düzenlenen haklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülkiyet hakkı

Cevap

Mülkiyet hakkı, 1982 Anayasası'nda 'Kişi Hakları ve Ödevleri' bölümünde yer alan bir negatif statü hakkıdır.
Mülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesinde 'Kişi Hakları ve Ödevleri' başlığı altında düzenlenmiş olup Jellinek tasnifine göre bir 'negatif statü hakkı' (koruyucu hak) niteliğindedir. Bu hak, devletin bireyin mal varlığına keyfi olarak müdahale etmemesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Jellinek'in statü hakları tasnifini hatırlayın.
Negatif statü (koruyucu) haklar devletin dokunmaması gereken alanı, pozitif statü (isteme) hakları ise devletten beklenen hizmetleri ifade eder.
Sorunun temelini bu kuramsal ayrım oluşturmaktadır.
2
1982 Anayasası'nın sistematiği ile statü haklarını eşleştirin.
Kişi Hakları = Negatif Statü; Sosyal ve Ekonomik Haklar = Pozitif Statü; Siyasi Haklar = Aktif Statü.
Anayasa'nın bölüm başlıkları ile Jellinek'in tasnifi arasındaki paralelliği kurmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki hakların Anayasa'daki yerlerini kontrol edin.
Mülkiyet hakkı 35. maddede (Kişi Hakları), diğerleri ise 40'lı maddelerde (Sosyal ve Ekonomik Haklar) yer alır.
Mülkiyet hakkı ile toprak mülkiyeti ve kamulaştırma gibi kavramların farklı kategorilerde düzenlendiği bilgisi doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Negatif ve Pozitif Statü Hakları Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 100Soru

19821982 Anayasası’nın "Kişi Hakları ve Ödevleri" bölümünde düzenlenen toplumsal ve mekânsal hürriyetlerin (konut dokunulmazlığı, haberleşme, yerleşme ve seyahat, dernek kurma, toplantı ve gösteri yürüyüşü) sınırlama rejimleri; hem sınırlama sebepleri hem de sınırlama usulü açısından farklılıklar içermektedir.

Buna göre, anayasal metninde özel sınırlama sebepleri arasında "genel sağlık" ve "genel ahlakın korunması" kriterlerine yer verilmemesi ve (yurt dışına çıkış boyutuyla) kısıtlamanın gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi idari bir mercie bırakılmayıp münhasıran "hâkim kararına" bağlanmış olması nedeniyle diğerlerinden ayrılan hürriyet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerleşme ve seyahat hürriyeti

Cevap

Yerleşme ve seyahat hürriyeti, anayasal metninde genel sağlık ve genel ahlak sebeplerini barındırmaması ve yurt dışına çıkış kısıtlamasını sadece hâkim kararına bağlamasıyla diğer toplumsal hürriyetlerden ayrılır.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti (Madde 2323), anayasada belirtilen özel sınırlama sebepleri arasında genel sağlık ve genel ahlakı barındırmaz (yerine suç işlenmesini önlemek, sosyal ekonomik gelişme, sağlıklı kentleşme gibi sebepler vardır). Ayrıca 20102010 değişikliğiyle yurt dışına çıkış özgürlüğü, gecikmesinde sakınca bulunan haller istisnası dahi olmaksızın sadece hâkim kararına bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal ve mekânsal hürriyetlerin (21,22,23,33,3421, 22, 23, 33, 34. maddeler) sınırlama sebeplerini karşılaştırın.
Konut (2121), Haberleşme (2222), Dernek (3333) ve Toplantı (3434) maddelerinde "genel sağlık" ve "genel ahlak" sebepleri ortaktır. Ancak Yerleşme ve Seyahat (2323) maddesinde bu sebeplere yer verilmemiştir.
Anayasa koyucu her hak için farklı hassasiyetlerle sınırlama listesi (özel sınırlama sebepleri) belirlemiştir.
2
Hakların kısıtlanma usulündeki "hâkim kararı" ve "idari merci" dengesini inceleyin.
Konut ve haberleşmede gecikmesinde sakınca bulunan hallerde idari merci yetkisi varken, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti (23/son23/son) 20102010 yılından itibaren sadece hâkim kararıyla kısıtlanabilir hale gelmiştir.
Vatandaşlık bağı ve seyahat özgürlüğü üzerindeki idari tasarruf yetkisi anayasal değişiklikle kaldırılmıştır.
3
İki kriteri birleştiren tek hakkı tespit edin.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti her iki spesifik kriteri de karşılamaktadır.
Soruda istenen kümülatif özellikler sadece Madde 2323'te birleşmektedir.

Anahtar Kavram

Temel Hakların Özel Sınırlama Sebepleri ve Usul Güvenceleri

Daha Fazla Pratik

Anayasa'daki yerleşme ve seyahat hürriyetinin özel sınırlama sebeplerini diğer haklardan ayıran 'sağlıklı kentleşme' kriterini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 11Sonraki
Temel Hak ve Hürriyetler Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 5 | Examkin