Temel Hak ve Hürriyetler

206 soru

Soru 61Soru

1982 Anayasası'nda temel hak ve hürriyetlerin sınıflandırılmasında Jellinek’in "üçlü statü kuramı" (negatif, pozitif ve aktif statü hakları) esas alınmış; haklar sırasıyla Kişi Hakları, Sosyal ve Ekonomik Haklar ile Siyasi Haklar bölümleri altında düzenlenmiştir.

Aşağıdaki tabloda bazı temel hak ve hürriyetler ile bunların anayasal kategorileri eşleştirilmiştir:

Hak ve HürriyetAnayasal Kategori
I. Konut DokunulmazlığıKişi Hakları ve Ödevleri
II. Yerleşme ve Seyahat HürriyetiSosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
III. Toprak MülkiyetiSosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
IV. Dernek Kurma HürriyetiSiyasi Haklar ve Ödevler
V. Kamu Hizmetine Girme HakkıSiyasi Haklar ve Ödevler

Buna göre, yukarıdaki eşleştirmelerden hangilerinin kategorisi yanlış belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

Tablodaki II ve IV numaralı hakların kategorileri yanlış belirtilmiştir.
Doğru seçenek olan 'II ve IV' ifadesi tablodaki hataları tam olarak belirtir. Yerleşme ve seyahat hürriyeti ile dernek kurma hürriyeti, 1982 Anayasası'nın 'İkinci Bölüm: Kişi Hakları ve Ödevleri' kısmında yer alır. Jellinek sınıflamasına göre bunlar 'negatif statü' (koruyucu) haklarıdır. Tabloda yerleşme hürriyeti sosyal hak, dernek kurma ise siyasi hak olarak gösterilerek yanlış eşleştirme yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme ve seyahat hürriyetinin anayasal yerini tespit edin.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti, 1982 Anayasası'nın 23. maddesinde 'Kişi Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü) bölümünde düzenlenmiştir.
Bireyin devlet müdahalesi olmaksızın hareket edebilmesini öngören klasik bir hürriyettir.
2
Dernek kurma hürriyetinin anayasal yerini tespit edin.
Dernek kurma hürriyeti, 1982 Anayasası'nın 33. maddesinde 'Kişi Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü) bölümünde düzenlenmiştir.
Siyasi partilerden farklı olarak dernekler, devletin müdahale edemeyeceği özel alan hürriyetleri kapsamında kabul edilir.
3
Diğer hakların kategorilerini doğrulayın.
Konut dokunulmazlığı (Madde 21) kişisel; toprak mülkiyeti (Madde 44) sosyal; kamu hizmetine girme (Madde 70) siyasi bir haktır.
Bu eşleştirmeler anayasanın sistematiğine ve Jellinek tasnifine uygundur.

Anahtar Kavram

Jellinek'in Statü Hakları Tasnifi ve 1982 Anayasası Sistematiği
Soru 62Soru

Anayasa hukukunda 'sert çekirdek haklar' olarak adlandırılan ve 1982 Anayasası'nın 15. maddesinde düzenlenen haklar; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi durdurulamaz ve bu haklara dokunulamaz. Buna göre, belirtilen olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı bir dönemde aşağıdakilerden hangisi mutlak koruma altında olan bu haklardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılmaması

Cevap

Suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılmaması (Masumiyet Karinesi)
Doğru cevap olan ifade 'Masumiyet Karinesi'ni tanımlamaktadır. 1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasına göre; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçsuz sayılması ilkesine (masumiyet karinesi) dokunulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki 'durdurma' rejiminin kapsamını analiz etmek.
Savaş, seferberlik veya OHAL durumunda temel hakların durdurulabileceği ancak 'çekirdek alan'ın saklı olduğu görülür.
Anayasal korumanın sınırlarını belirlemek için temel maddedir.
2
Madde 15/2'de sayılan dokunulmaz hakları (çekirdek haklar) listelemek.
Yaşama hakkı, maddi/manevi varlık bütünlüğü, din/vicdan/düşünce hürriyeti (açıklamaya zorlanamama), suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ve masumiyet karinesi.
Doğru seçeneği belirlemek için kriter setini oluşturur.
3
Seçeneklerdeki hakları bu liste ile karşılaştırmak.
Suçluluğu saptanıncaya kadar suçsuz sayılma (masumiyet karinesi) listede yer alırken diğerleri yer almaz.
Kesin sonuca ulaşmak için eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Madde 15 ve Çekirdek Haklar Rejimi

Daha Fazla Pratik

Çekirdek hakların tam listesini (beş madde) ezberlemek, bu tür sorularda elemeyi kolaylaştırır.
Tahmini Süre:45s
Soru 63Soru

Bir idari kurul, ilgili kanunun kendisine verdiği yetkiye dayanarak, ağır bir piyasa ihlali gerçekleştirdiği tespit edilen bir holding yönetim kurulu başkanının yalnızca ihlale konu olan ticari hesaplarına değil; şahsına ait tüm banka mevduatlarına, taşınmazlarına ve gelecekte edineceği her türlü malvarlığı değerine el koyarak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar vermiştir.

1982 Anayasası'nda güvence altına alınan hak ve hürriyetler bağlamında, bu idari işlem ve dayanağı olan kanuni düzenleme hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem, Anayasa'da yer alan "Genel müsadere cezası verilemez." şeklindeki mutlak emredici kuralı ihlal etmektedir; zira kişinin tüm malvarlığına el konulması hiçbir şart altında meşru görülemez.

Cevap

İşlemin, Anayasa'nın "Genel müsadere cezası verilemez." şeklindeki mutlak kuralını ihlal ettiğini belirten değerlendirme doğrudur.
Doğru değerlendirme, 1982 Anayasası'nın 38. maddesinde düzenlenen "Genel müsadere cezası verilemez" ilkesine dayanmaktadır. Bir kimsenin suç veya ihlal ne kadar ağır olursa olsun tüm malvarlığına (mevcut ve gelecekteki) devlet tarafından bütünüyle el konulması genel müsadere niteliğindedir. Bu kural, Anayasa'nın istisnasız ve mutlak yasaklarından biridir. İdareye veya yargıya kanunla dahi böyle bir yetki verilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari yaptırımın niteliğini analiz etme
İdarenin, kişinin şahsına ait tüm banka mevduatlarına, taşınmazlarına ve gelecekte edineceği her türlü malvarlığına el koyduğu tespit edilmiştir.
Yaptırımın anayasal sınırları ihlal edip etmediğini belirlemek için müdahalenin kapsamını saptamak gerekir.
2
Anayasa'nın 38. maddesindeki cezai güvenceleri olaya uygulama
1982 Anayasası m. 38/9 gereği "Genel müsadere cezası verilemez." hükmü mutlak bir yasaktır.
Bir kimsenin malvarlığının tamamına (genel olarak) el konulması niteliği itibariyle genel müsadere teşkil eder ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası bunu kesin olarak yasaklamıştır.
3
İdarenin malvarlığına yönelik yaptırım uygulama sınırlarını değerlendirme
İdare, belirli ve ihlalle sınırlı eşyalar veya kazançlar için (özel müsadereye benzeyen) mülkiyetin kamuya geçirilmesi işlemi yapabilse de, tüm malvarlığını kapsayan bir müdahale hiçbir merci (ne mahkeme ne idare) tarafından yapılamaz.
Anayasa'nın mutlak yasakları hem yasama organını (kanun çıkarırken) hem de idareyi bağlar.

Anahtar Kavram

Suç ve cezalara ilişkin anayasal ilkeler bağlamında genel müsadere yasağı ve idarenin yaptırım yetkisinin sınırları.
Soru 64Soru

1982 Anayasası'nın 15. maddesine göre; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ve ölçülülük ilkesine uygun olarak temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Ancak bu hallerde dahi dokunulması yasak olan "çekirdek haklar" anayasa ile güvence altına alınmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi olağanüstü durumlarda dahi dokunulamayacak çekirdek haklar arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamama

Cevap

Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamama
Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasına göre; savaş, seferberlik ve olağanüstü hallerde dahi kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz. Bu hak, maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, yaşama hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ve masumiyet karinesi ile birlikte dokunulmaz çekirdek alanı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki temel hak ve hürriyetlerin durdurulması rejimini analiz etmek.
Savaş, seferberlik ve OHAL durumlarında hakların durdurulabileceği ancak belirli hakların (çekirdek haklar) bu kapsam dışında kaldığı tespit edilir.
Durdurma rejiminin istisnalarını belirlemek için temel kuralın bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen hakları Anayasa'nın 15/2. fıkrasında sayılan çekirdek haklar listesi ile karşılaştırmak.
Mülkiyet, basın, haberleşme ve dernek kurma haklarının listede olmadığı; buna karşılık din ve vicdan hürriyetinin (açıklamaya zorlanmama boyutuyla) listede yer aldığı görülür.
Doğru hak kategorisini belirleyerek yanlış seçenekleri elemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Temel Hak ve Hürriyetlerin Durdurulması ve Çekirdek Haklar
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

1982 Anayasası'na göre 'Siyasi Haklar ve Ödevler' bölümünde yer alan ve herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere 'mali gücüyle' orantılı olarak yerine getirmekle yükümlü olduğu ödev aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi ödevi

Cevap

Vergi ödevi
Vergi ödevi, 1982 Anayasası'nın 73. maddesinde 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüyle orantılı olarak, vergi ödemekle yükümlüdür' şeklinde tanımlanmış olup siyasi haklar ve ödevler kategorisinde yer alan anayasal bir yükümlülüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal kategoriyi belirleme
Soru, 1982 Anayasası'nın 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (Aktif Statü Hakları) bölümündeki bir düzenlemeyi sormaktadır.
Hangi hakkın hangi kategoride olduğunu bilmek doğru cevaba ulaşmanın ilk adımıdır.
2
İçerik analizi yapma
Kamu giderlerine 'mali güç' oranında katılma ifadesi Anayasa'nın 73. maddesindeki vergi ödevi tanımıyla örtüşmektedir.
Mali güç ilkesi, anayasal vergi hukukunun temel dayanağıdır.

Anahtar Kavram

Vergi Ödevi ve Mali Güç İlkesi
Tahmini Süre:35s
Soru 66Soru

20012001 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle 19821982 Anayasası’nın 13.13. maddesine yeniden eklenen "hakkın özüne dokunmama" güvencesi, temel hakların sınırlandırılmasında yasama organı için aşılamaz bir sınırı ifade etmektedir. Buna göre, bir temel hak ve hürriyete getirilen sınırlamanın "hakkın özüne dokunduğunu" ve dolayısıyla anayasaya aykırı olduğunu söyleyebilmek için temel alınan kıstas aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlamanın, hakkın kullanılmasını imkânsız kılarak onun varlık nedenini ortadan kaldıracak veya hakkı anlamsızlaştıracak derecede olması

Cevap

Sınırlamanın, hakkın kullanılmasını imkânsız kılarak onun varlık nedenini ortadan kaldırması veya hakkı anlamsızlaştıracak derecede olması hakkın özüne dokunulduğunu gösterir.
Sınırlamanın hakkı kullanılamaz hale getirmesi olarak ifade edilen durum, Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ve doktrinde 'hakkın özüne dokunma' olarak tanımlanır. Bir sınırlama ölçülü görünse bile, eğer hakkın çekirdeğini (özünü) birey için kullanılamaz veya anlamsız hale getiriyorsa anayasaya aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 13.13. maddesindeki sınırlama kriterlerini hatırla.
13.13. madde; kanunilik, özel sebep, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyetin gerekleri, ölçülülük ve hakkın özüne dokunmama kriterlerini kümülatif (birlikte) şart koşar.
Sınırlamanın hukuka uygunluğu için bu şartların tamamının sağlanması gerekir.
2
"Hakkın özü" kavramının hukuki tanımını analiz et.
Hakkın özü, bir hakka getirilen sınırlamanın ulaşabileceği son noktadır. Eğer sınırlama, o hakkı kullanılmaz hale getiriyorsa veya varlık sebebini (özünü) yok ediyorsa, 'hakkın özüne dokunulmuş' sayılır.
Ölçülülük ilkesi aracın ağırlığına odaklanırken, hakkın özü doğrudan hakkın kalan kısmının niteliğine odaklanır.
3
Diğer seçenekleri eleyerek doğru tanıma ulaş.
Kanunilik, ölçülülük, durdurma rejimi ve demokratik toplum düzeni gibi farklı anayasal kavramlara odaklanan seçenekler elenir.
Soruda spesifik olarak 'hakkın özü' kriterinin tanımı istenmektedir.

Anahtar Kavram

Hakkın Özüne Dokunmama Güvencesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

1982 Anayasası’nın 15. maddesinde; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği öngörülmüş, ancak "çekirdek haklar" (dokunulamaz alan) bu kısıtlamanın dışında tutulmuştur. Bu çekirdek haklardan bazılarının korunması mutlak iken, bazılarının kapsamında "savaş hukukuna uygun fiiller" gibi istisnai kayıtlar yer almaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 15. maddenin ikinci fıkrasında herhangi bir istisnai kayıtla (savaş hukukuna uygun ölümler vb.) ilişkilendirilmeden, mutlak ve istisnasız bir biçimde korunan çekirdek haklardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Masumiyet karinesi (Suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı kuralı)

Cevap

Masumiyet karinesi (Suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı kuralı)
Masumiyet karinesi, 1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen çekirdek haklar arasında yer alır. Bu hakkın düzenlendiği cümle yapısında, 'savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler' gibi herhangi bir istisnai kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla masumiyet karinesi, savaş ve seferberlik dahil her durumda mutlak ve istisnasız bir güvence teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasının metin yapısını analiz etmek.
Fıkranın iki ayrı cümleden oluştuğu görülür: İlk cümle suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ile masumiyet karinesini; ikinci cümle ise yaşama hakkı, vücut bütünlüğü ve inanç hürriyetini düzenler.
Hakların anayasal metin içindeki dizilimi ve bağlı oldukları istisnai kayıtlar bu ayrımın temelini oluşturur.
2
İstisnai kayıtların kapsamını belirlemek.
'Savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler' ifadesinin yaşama hakkı ve vücut bütünlüğü ile ilgili cümlede yer aldığı, masumiyet karinesinin ise bu kayıttan bağımsız olduğu tespit edilir.
Anayasa koyucu, yargılama sürecine ilişkin çekirdek hakları (masumiyet karinesi ve geçmişe yürümeme) hiçbir savaş hali istisnasına tabi tutmamıştır.
3
Düşünce hürriyetine ilişkin kavramsal ayrımı yapmak.
Çekirdek hakkın düşünceyi 'açıklama ve yayma' değil, 'açıklamaya zorlanmama' ve 'bunlardan dolayı suçlanmama' olduğu belirlenir.
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti (Md. 26) olağanüstü dönemlerde durdurulabilen haklardandır.

Anahtar Kavram

Çekirdek Hakların Mutlak ve Nispi Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru

1982 Anayasası’nın 13. maddesinde düzenlenen "temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" rejimi kapsamında uyulması gereken anayasal güvenceler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu rejim içerisinde yer alan bir sınırlama ölçütü değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmaması

Cevap

Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmama kriteri, temel hakların olağan dönem sınırlanmasında değil, olağanüstü dönem durdurulmasında (Madde 15) geçerlidir.
Doğru yanıt olan milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmama ölçütü, 1982 Anayasası’nın 15. maddesinde düzenlenen 'Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması' rejimine aittir. 13. maddedeki olağan sınırlama rejiminde bu kriter kümülatif güvenceler arasında sayılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan olağan dönem sınırlama kriterlerini (kümülatif şartları) belirleyin.
Bu şartlar: Kanunla sınırlama, ilgili maddedeki özel sebep, anayasanın sözüne ve ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeninin gerekleri, lâik Cumhuriyetin gerekleri, hakkın özüne dokunmama ve ölçülülük ilkeleridir.
13. madde, temel hakların ancak bu şartların tamamına uyularak sınırlanabileceğini emreder.
2
Seçeneklerde verilen ifadeleri Madde 13 ve Madde 15 (Durdurma) hükümleri ile karşılaştırın.
Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi şartı, 15. maddede düzenlenen savaş, seferberlik veya olağanüstü hal durumlarındaki 'durdurma' rejimi için bir sınırdır.
Olağan dönem sınırlamalarında (Madde 13) milletlerarası hukuk doğrudan bir sınırlama ölçütü olarak sayılmamıştır.

Anahtar Kavram

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanmasında Kümülatif Güvenceler (Madde 13)

Daha Fazla Pratik

2001 Anayasa değişikliği ile kaldırılan 'genel sınırlama sebepleri' ile mevcut 'özel sınırlama sebepleri' ayrımını pekiştirmek için ilgili AYM kararlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 69Soru

1982 Anayasası'na göre devletin; eğitim, aile ve sosyal güvenlik gibi sosyal ve ekonomik alanlardaki görevlerini yerine getirirken uyması gereken temel anayasal sınır aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mali kaynaklarının yeterliliği

Cevap

Mali kaynaklarının yeterliliği
1982 Anayasası'nın 65. maddesi uyarınca devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikle mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir. Bu hüküm, devletin ekonomik yükümlülük altına girdiği sosyal güvenlik, eğitim ve sağlık gibi haklar için bir 'imkan' sınırı çizer.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'sosyal ve ekonomik görevlerin yerine getirilme sınırı' ifadesi incelenir.
Bu sınırlama 1982 Anayasası'nın 65. maddesinde düzenlenmiştir.
Anayasa koyucu, devletin mali yük getiren hakları ancak bütçe imkanları dahilinde sunabileceğini öngörmüştür.
2
Seçeneklerdeki hakların statüleri karşılaştırılır.
Mülkiyet, konut ve haberleşme gibi hakların 'negatif statü hakları' olduğu tespit edilir.
İstenen cevap, pozitif statülü haklara özgü olan mali imkan sınırlamasıdır.

Anahtar Kavram

Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırı (Madde 65)
Tahmini Süre:45s
Soru 70Soru

1982 Anayasası’nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı bölümünde düzenlenen hakların gerçekleştirilmesi, 6565. maddede yer alan "devletin mali kaynaklarının yeterliliği" ve "öncelikler" ölçütlerine bağlanmıştır. Bu anayasal sınırlama rejimi ve ilgili hakların niteliği göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa’nın 6565. maddesindeki mali kaynak sınırı, mülkiyet hakkı ve konut dokunulmazlığı gibi "Kişi Hak ve Ödevleri" bölümünde düzenlenen negatif statülü hakların devlete yüklediği "karışmama" ödevini de kapsayan genel bir kısıtlamadır.

Cevap

Anayasa’nın 6565. maddesindeki mali kaynak sınırının, mülkiyet hakkı ve konut dokunulmazlığı gibi negatif statülü hakları da kapsadığı yönündeki ifade yanlıştır.
Anayasa'nın 6565. maddesi, devletin sosyal ve ekonomik ödevlerini mali kaynaklarının yeterliliğiyle sınırlandırırken, bu hükmü sadece Anayasa'nın Üçüncü Bölümünde yer alan 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' için öngörmüştür. Mülkiyet hakkı ve konut dokunulmazlığı gibi haklar ise İkinci Bölümde (Kişi Hakları) yer alan negatif statülü haklardır ve bu hakların devlete yüklediği yükümlülükler 6565. maddedeki mali kısıtlamaya tabi değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 6565. maddesinin metnini incele.
Maddenin "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen ödevlerini... mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir" dediği görülür.
Sınırlamanın hangi hak kategorisi için geçerli olduğunu tespit etmek gerekir.
2
Hakların anayasal sistematikteki yerini karşılaştır.
Sosyal ve ekonomik haklar Anayasa'nın Üçüncü Bölümünde, mülkiyet hakkı ve konut dokunulmazlığı ise İkinci Bölümünde (Kişi Hakları) yer alır.
Madde 6565'in kapsamının sadece sosyal haklar bölümü ile sınırlı olup olmadığını anlamak için bu ayrım kritiktir.
3
Statü kuramı (Jellinek) çerçevesinde negatif ve pozitif hak ayrımını uygula.
Negatif haklar devlete "karışmama" (durma) yükümlülüğü yüklerken, sosyal haklar "edim" (yapma) yükümlülüğü yükler.
Mali kaynak sınırı doğası gereği devletin para harcaması gereken (pozitif) ödevler için bir ölçüttür.
4
Yanlış yargıyı tespit et.
Mülkiyet hakkı gibi negatif hakların 6565. maddeye tabi olduğunu savunan ifadenin sistematik ve kavramsal olarak hatalı olduğu sonucuna varılır.
Anayasa hukuku hiyerarşisinde her hak kategorisi kendi sınırlama rejimine tabidir.

Anahtar Kavram

Sosyal hakların mali sınırı (m.65m. 65) sadece Üçüncü Bölümdeki 'isteme hakları' için geçerlidir.

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 1313. maddesindeki genel sınırlama rejimi ile 6565. maddedeki sosyal haklara özgü mali sınırlama rejimini karşılaştıran bir çalışma yapılması önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlenen kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödeviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi genelliği ilkesi uyarınca, vergi ödevi sadece siyasi haklara sahip olan Türk vatandaşları için geçerli bir anayasal yükümlülüktür.

Cevap

Vergi genelliği ilkesinin sadece Türk vatandaşlarını kapsadığına dair ifade yanlıştır; zira anayasaya göre vergi ödevi 'herkes' için geçerlidir.
1982 Anayasası'nın 73. maddesi uyarınca vergi ödevi 'herkes' için öngörülmüştür. Vergi genelliği ilkesi, vergi yükümlülüğünün vatandaşlık, din, dil veya ırk ayrımı yapılmaksızın mali gücü olan tüm özneleri kapsamasını ifade eder. Bu nedenle, verginin sadece siyasi haklara sahip vatandaşlara özgü olduğu iddiası anayasal bir yanılgıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 73. maddesini analiz et.
Maddenin 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüyle orantılı olarak vergi ödemekle yükümlüdür' hükmünü içerdiği görülür.
Yükümlülüğün öznesi olan 'herkes' ifadesi, vatandaşlık bağına bakılmaksızın ülkede ikamet eden veya gelir elde eden tüm gerçek ve tüzel kişileri kapsar.
2
Diğer siyasi hak ve ödevlerin (Madde 70 ve 72) niteliğini kontrol et.
Vatan hizmetinin Türk vatandaşları için hem hak hem ödev olduğu, kamu hizmetine girmede ise liyakat dışında ayrım yapılamayacağı doğrulanır.
Anayasa metnindeki ifadelerin birebir doğruluğunu test ederek yanlış olanı elemeye yardımcı olur.

Anahtar Kavram

Anayasal Vergi İlkeleri ve Hakların Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 72Soru

1982 Anayasası'nın çalışma yaşamına ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin hükümleri uyarınca, 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' grubunda yer alan haklarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçi ve işverenler, üyelerinin menfaatlerini geliştirmek amacıyla önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptir.

Cevap

İşçi ve işverenlerin üyelerinin menfaatlerini geliştirmek amacıyla önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahip olduğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, işçi ve işverenlerin çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal haklarını korumak için herhangi bir idari makamdan izin almadan sendika kurabileceklerini belirten hükümdür. 1982 Anayasası'nın 51. maddesi bu hakkı 'önceden izin almaksızın' şeklinde açıkça güvence altına almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın niteliğini ve kategorisini belirle
Sendika kurma hakkı, 1982 Anayasası'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' (İsteme Hakları) bölümünde yer alır.
Hakların anayasal tasnifini bilmek, hangi bölümde düzenlendiğini anlamayı sağlar.
2
Anayasal hükmün ayrıntılarını kontrol et
Madde 51'e göre çalışanlar ve işverenlerin bu kuruluşları 'önceden izin almaksızın' kurabileceği ve üst kuruluşlar oluşturabileceği belirtilmiştir.
Hakkın kullanılma usulündeki 'izin almama' kuralı temel anayasal güvencedir.

Anahtar Kavram

Sendika Kurma Hakkının İzne Tabi Olmaması ve Kategorik Tasnifi
Soru 73Soru

1982 Anayasası’nda düzenlenen temel hak ve hürriyetler arasında yer alan aşağıdaki haklardan hangisi, bireyin devletten olumlu bir hizmet ya da edim talep edebildiği “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” (pozitif statü hakları) grubunda yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal güvenlik hakkı

Cevap

Sosyal güvenlik hakkı, 1982 Anayasası'nda sosyal ve ekonomik haklar (pozitif statü hakları) kategorisinde düzenlenen bir haktır.
Sosyal güvenlik hakkı, 1982 Anayasası'nın 60. maddesinde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenmiştir. Jellinek'in statü teorisine göre bireyin devletten olumlu bir hizmet, yardım veya edim isteme yetkisi veren haklar 'pozitif statü hakları'dır. Devlet bu hakları, anayasanın 65. maddesi uyarınca mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'daki hakların Jellinek tasnifine (negatif, pozitif, aktif) göre gruplandırılmasını hatırla.
Kişi hakları 'negatif', sosyal haklar 'pozitif', siyasi haklar 'aktif' statüdedir.
Hakların niteliğini belirlemek için temel anayasal sınıflama gereklidir.
2
Sosyal ve ekonomik hakların, devletin hizmet sunmasını gerektiren 'isteme hakları' olduğunu hatırla.
Sosyal güvenlik, eğitim ve ailenin korunması gibi haklar devletin aktif rol almasını gerektirir.
İsteme hakları ile koruyucu hakları birbirinden ayırmak için 'edim' kriteri kullanılır.
3
Seçeneklerdeki hakların bölümlerini karşılaştır.
Sosyal güvenlik hakkı Anayasa'nın üçüncü bölümünde yer alırken diğerleri ikinci bölümdeki kişi haklarıdır.
Doğru seçeneği anayasal sistematik içindeki yerine göre kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Sosyal ve Ekonomik Hakların (Pozitif Statü Hakları) Tanımı ve Tasnifi
Soru 74Soru

1982 Anayasası’nın 'Kişi Hakları ve Ödevleri' başlığı altında düzenlenen mülkiyet hakkı (m. 35) ile suç ve cezalara ilişkin anayasal esaslar (m. 38) birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu hakların hukuki güvencelerine ilişkin anayasal metne uygun ve kesin bir hükümdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

Cevap

Sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerine getirilememesi nedeniyle hiç kimsenin özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı ifadesi anayasal bir güvencedir.
Doğru ifade, Anayasa'nın 38. maddesinin 8. fıkrasında açıkça belirtilen 'sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilememesi nedeniyle hürriyeti bağlayıcı ceza verilemeyeceği' kuralıdır. Bu kural, sadece ekonomik sebeplerle borcunu ödeyemeyen kişilerin hapse atılmasını engelleyerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını pekiştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve ceza ilkelerini analiz et.
Maddede kanunilik, şahsilik ve mülkiyetle ilgili müsadere sınırları gibi temel güvenceler yer almaktadır.
Sorunun cevabı bu maddedeki spesifik bir koruma hükmüne dayanmaktadır.
2
Sözleşme borcu ile hürriyet kısıtlaması arasındaki ilişkiyi incele.
Özel hukuk sözleşmelerinden kaynaklanan borçlar için hapis cezasının yasaklandığı görülür.
Bu hüküm, ekonomik aciz içinde olan bireylerin hürriyetlerinin korunmasını amaçlayan evrensel bir hukuk ilkesidir.
3
Müsadere ve delil yasaklarını teyit et.
Genel müsaderenin yasaklandığı ve hukuka aykırı delillerin mutlak olarak kullanılamayacağı belirlenir.
Seçeneklerdeki yanlış ifadelerin elenmesi için bu teknik ayrımların bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Suç ve Cezaların Kanuniliği ve Hukuki Güvenceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru

1982 Anayasası'nın 24. maddesinde düzenlenen "Din ve Vicdan Hürriyeti" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasaya uygun bir hukuki tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbadet, dinî ayin ve törenler; Anayasa'nın 14. maddesi hükümlerine aykırı olmamak şartıyla serbesttir.

Cevap

İbadet, dinî ayin ve törenlerin Anayasa'nın 14. maddesine aykırı olmamak şartıyla serbest olduğunu belirten ifade doğrudur.
1982 Anayasası'nın 24. maddesinin 3. fıkrasına göre ibadet, dinî ayin ve törenler, Anayasa'nın 14. maddesi hükümlerine aykırı olmamak şartıyla serbesttir. Bu durum, inanç hürriyetinin aksine ibadet hürriyetinin belirli sınırlara tabi olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 24. maddesinde düzenlenen din ve vicdan hürriyetinin kapsamını analiz etmek.
Bu hakkın 'inanç hürriyeti' (iç dünya) ve 'ibadet hürriyeti' (dış dünya) olarak iki boyutu olduğu görülür.
Hukuki sınırlama rejiminin hangi kısımlara uygulanabileceğini belirlemek için bu ayrım şarttır.
2
İbadet ve törenlerin sınırlanma ölçütünü ilgili madde fıkrasından tespit etmek.
Anayasa'nın 24/3 maddesinde ibadetlerin serbestliğinin 14. madde (hakların kötüye kullanılamaması) ile sınırlandırıldığı belirlenir.
Hangi eylemlerin hukuka uygun olduğunu belirleyen temel anayasal kural budur.

Anahtar Kavram

İnanç Hürriyetinin Mutlaklığı ve İbadet Hürriyetinin Sınırlanabilirliği

Daha Fazla Pratik

Düşünce hürriyetinin (Madde 25) mutlaklığı ile düşünceyi açıklama hürriyetinin (Madde 26) sınırlanma sebeplerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

1982 Anayasası’nın 15. maddesinde yer alan 'Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması' rejimine göre; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Ancak bu durumlarda dahi 'çekirdek haklar' olarak kabul edilen alanlara müdahale edilmesi yasaklanmıştır.

Buna göre, olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı bir dönemde idarenin tesis ettiği aşağıdaki işlemlerden hangisi, Anayasa'nın 15. maddesindeki koruma rejimine açıkça aykırılık teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişinin, fiili işlediği tarihte yürürlükte olan kanunlara göre suç sayılmayan bir eyleminden dolayı yeni bir düzenlemeyle cezalandırılması

Cevap

Kişinin, fiili işlediği tarihte yürürlükte olan kanunlara göre suç sayılmayan bir eyleminden dolayı yeni bir düzenlemeyle cezalandırılması
1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasına göre; suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi, masumiyet karinesi ve din, vicdan, düşünce ve kanaatleri açıklamaya zorlanamama gibi haklar 'çekirdek haklar' kapsamında olup olağanüstü hallerde dahi dokunulmazdır. Fiilin işlendiği tarihte suç teşkil etmeyen bir eylemden dolayı sonradan yapılan bir düzenlemeyle ceza verilmesi, bu mutlak güvenceyi ihlal eder.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki durdurma rejiminin sınırlarını (ölçülülük, milletlerarası hukuk ve çekirdek haklar) belirleyiniz.
Olağanüstü dönemlerde dahi dokunulamayacak çekirdek hakların listesi tespit edildi.
Anayasal uygunluk denetimi için mutlak yasak alanın belirlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki müdahaleleri çekirdek haklar listesi (Yaşam/bütünlük -istisnalı-, din/vicdan/düşünce açıklama zorunluluğu yasağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, masumiyet karinesi) ile karşılaştırınız.
Suç ve cezaların geçmişe yürütülmemesi ilkesinin mutlak koruma altında olduğu saptandı.
Çekirdek haklara yönelik herhangi bir müdahale, durum ne kadar acil olursa olsun anayasaya aykırıdır.
3
Hangi işlemin bu mutlak yasağı ihlal ettiğini analiz ediniz.
Fiil tarihinde suç olmayan bir eylemin sonradan suç haline getirilerek cezalandırılması, çekirdek hakka aykırı bir uygulamadır.
Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, geçmişe yürütme yasağının olağanüstü dönemlerde dahi askıya alınamayacağı sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Suç ve Cezaların Geçmişe Yürümemesi İlkesinin Mutlak Korunması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

1982 Anayasası’nın 15. maddesinde düzenlenen "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" rejimi uyarınca; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi dokunulamayacak olan "çekirdek haklar"ın kapsamı ve bu haklara getirilen anayasal istisnalar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamama ve bunlardan dolayı suçlanamama hakkı çekirdek alan içerisinde yer alırken; bu düşüncelerin dış dünyaya aktarılmasını sağlayan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti durdurulabilir haklar kategorisindedir.

Cevap

Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamama ve bunlardan dolayı suçlanamama hakkı çekirdek alan içerisinde yer alırken; bu düşüncelerin dış dünyaya aktarılmasını sağlayan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti durdurulabilir haklar kategorisindedir.
Doğru ifade, Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasındaki lafzi ayrımı tam olarak yansıtmaktadır. Anayasa koyucu, kişinin iç dünyasındaki düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanmamasını mutlak bir koruma (çekirdek hak) altına alırken, bu düşüncelerin dış dünyaya çeşitli araçlarla yayılmasını (Madde 26) olağanüstü durumlarda sınırlanabilir veya durdurulabilir haklar arasında bırakmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 15. maddesinin kapsamını analiz et.
Savaş, seferberlik ve OHAL durumlarında temel hakların durdurulabileceği ancak ikinci fıkradaki haklara dokunulamayacağı belirlenir.
Genel kural ile istisnai çekirdek alan arasındaki sınırı çizmek gerekir.
2
Çekirdek haklar listesini (15/2) gözden geçir.
Yaşama hakkı (savaş hukuku hariç), maddi/manevi bütünlük, din/vicdan/düşünce açıklamaya zorlanamama, masumiyet karinesi ve suçların geçmişe yürümemesi listelenir.
Hangi hakların mutlak koruma altında olduğunu netleştirmek için.
3
Düşünce hürriyetinin unsurları arasındaki hukuki ayrımı yap.
Düşüncelerini 'açıklamaya zorlanamama' (Madde 15/2) ile 'düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti' (Madde 26) arasındaki fark tespit edilir.
Çekirdek hakların sadece 'negatif' boyutu (zorlanamama) koruduğunu anlamak için.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Madde 15 ve Çekirdek Haklar Rejimi
Soru 78Soru

1982 Anayasası’nın 13.13. maddesi uyarınca, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması sürecinde uyulması gereken bir dizi kümülatif (birlikte bulunması gereken) güvence öngörülmüştür. Bu güvencelerden biri olan "hakkın özüne dokunmama" kriteri, sınırlamanın hakkın vazgeçilemez olan çekirdek kısmına müdahale etmemesini sağlar. Buna göre, 20012001 yılı anayasa değişiklikleri sonrası geçerli olan sınırlama rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda, sınırlama ölçülülük ilkesine uygun olmak kaydıyla hakkın özüne dokunabilir.

Cevap

Kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda sınırlamanın hakkın özüne dokunabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü hakkın özü, sınırlamanın durması gereken mutlak noktadır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü 19821982 Anayasası'nın 13.13. maddesi uyarınca sınırlamalar ne kadar ölçülü olursa olsun veya ne kadar üstün bir kamu yararına dayanırsa dayansın, hakkın özüne dokunamaz. Hakkın özü, sınırlamanın durması gereken mutlak hukuki sınırı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 13.13. maddesindeki kümülatif şartları hatırla.
Sınırlama için kanun, özel sebep, Anayasa'nın sözü/ruhu, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyet gerekleri, ölçülülük ve hakkın özüne dokunmama şartlarının tamamı gereklidir.
Hukuka uygun bir sınırlama için bu şartların biri bile eksik olmamalıdır.
2
"Hakkın özüne dokunmama" ve "ölçülülük" arasındaki ilişkiyi analiz et.
Hakkın özü, sınırlamanın nihai sınırıdır. Bir sınırlama ölçülü görünse bile (amaç-araç dengesi olsa dahi) eğer hakkın kullanımını imkansız kılıyorsa (özüne dokunuyorsa) geçersizdir.
Hakkın özü mutlak bir barajdır ve kamu yararı gibi gerekçelerle aşılamaz.

Anahtar Kavram

Hakkın özü kriteri, sınırlamanın durması gereken mutlak sınırı ifade eder ve kamu yararı gerekçesiyle dahi feda edilemez.

Daha Fazla Pratik

Madde 13 (Sınırlama) ile Madde 15 (Durdurma) arasındaki farkları ve özellikle çekirdek haklar kavramını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 79Soru

1982 Anayasası'nın "Toplu Sözleşme Hakkı" başlıklı 53. maddesinde 2010 yılında yapılan anayasa değişiklikleri ile memurlar ve diğer kamu görevlilerine tanınan haklar ve bu sürecin işleyişi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarına karşı, menfaat ihlali iddiasıyla Danıştayda iptal davası açılabilir.

Cevap

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarına karşı yargı yoluna başvurulabileceğini belirten seçenek yanlıştır; çünkü bu kararlar anayasal olarak kesindir.
Doğru cevap, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarına karşı yargı yoluna (Danıştay) başvurulabileceğini iddia eden ifadedir. Oysa 1982 Anayasası'nın 53. maddesinin 5. fıkrasına göre; toplu sözleşme sürecinde uyuşmazlık çıkması durumunda başvurulan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun verdiği kararlar kesindir ve bu kararlara karşı yargı yoluna başvurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası Madde 53'teki 2010 yılı değişikliklerini hatırla.
Memurlar için 'toplu görüşme' sisteminden 'toplu sözleşme' sistemine geçildiğini tespit et.
Anayasal gelişimin temel yönünü belirlemek için gereklidir.
2
Uyuşmazlık çözüm mekanizmasını analiz et.
Uyuşmazlık durumunda yetkili mercinin Kamu Görevlileri Hakem Kurulu olduğunu belirle.
Sürecin kilit organını tanımlamak için gereklidir.
3
Kurul kararlarının hukuki niteliğini değerlendir.
Anayasa metninde 'kararlar kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir' ifadesinin yer aldığını gör.
Kararların yargısal denetime tabi olup olmadığını anlamak için gereklidir.
4
Yargı yolu kısıtlamasını doğrula.
Kararlar kesin olduğu için Danıştay veya başka bir yargı merciine gidilemeyeceği sonucuna ulaş.
Yanlış olan hukuki bilgiyi saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararlarının Kesinliği
Soru 80Soru

1982 Anayasası’nda "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenen haklar, bu hakların kullanım şartları ve siyasi partilere ilişkin kısıtlamalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sendika kurma hakkı ve toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi, 1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlenen aktif statü haklarıdır.

Cevap

Sendika kurma hakkı ve toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin siyasi haklar arasında sayılması yanlıştır çünkü bu haklar sosyal ve ekonomik haklar kategorisindedir.
Sendika kurma hakkı ve toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi, 1982 Anayasası'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde düzenlenmiştir. Siyasi Haklar ve Ödevler (Aktif Statü Hakları) ise vatandaşlık, seçme-seçilme, parti kurma, kamu hizmetine girme, dilekçe hakkı gibi doğrudan siyasal sürece katılımı içeren hakları kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Hakların anayasal sınıflandırmasını inceleyin.
Sendika kurma (5151. madde) ve toplu iş sözleşmesi (5353. madde) haklarının 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümünde yer aldığı görülür.
Soruda istenen 'yanlış' ifadeyi bulmak için hakların hangi statü grubuna ait olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçimlere ilişkin kısıtlamaları ve vatandaşlık hükümlerini kontrol edin.
Vatandaşlıktan çıkarma yargı yolunun açık olduğu (6666. md), seçim kanunu değişikliği için 11 yıl kuralı ve hükümlü/asker kısıtlamaları (6767. md) doğrulanır.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit ederek yanlış olanı kesinleştirmek gerekir.
3
Siyasi partilerin denetim usulünü değerlendirin.
Mali denetimin Anayasa Mahkemesi tarafından Sayıştay yardımıyla yapıldığı doğrulanır.
Kurumsal yetki ve usul kurallarının doğruluğunu onaylamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Jellinek'in hak tasnifi (Negatif, Pozitif, Aktif Statü Hakları) ve Siyasi Hakların kapsamı.

Daha Fazla Pratik

Siyasi partilerin temelli kapatılma nedenleri ve odak haline gelme kriterlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 11Sonraki
Temel Hak ve Hürriyetler Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 4 | Examkin