Yargı

138 soru

Soru 121Soru

Türkiye'deki adli ve idari yargı mensuplarının özlük hakları ve disiplin işlemlerinde en üst karar organı olan anayasal kurul, yakın dönemde gerçekleştirilen anayasa referandumuyla yeniden yapılandırılmıştır. Yapılan bu düzenlemeyle kurulun yedek üyelik sistemi tamamen kaldırılarak asıl üye mevcudu daraltılmış ve kurum içi çalışma dairelerinin sayısı azaltılmıştır. Ayrıca Kurulun tabii üyeleri olan Adalet Bakanı (Kurul Başkanı sıfatıyla) ve Adalet Bakanlığı İlgili Bakan Yardımcısı mevcut statülerini korumuştur.

Belirtilen güncel anayasal hükümlere göre, Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) toplam asıl üye sayısı ve görev yaptığı daire sayısı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1313 asıl üye – 22 daire

Cevap

Hakimler ve Savcılar Kurulu güncel anayasal hükümlere göre 13 asıl üyeden oluşur ve 2 daire halinde çalışır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), yürürlükteki anayasal hükümlere göre toplam 1313 asıl üyeden oluşur ve 22 daire halinde çalışır. Kurulun başkanı Adalet Bakanıdır ve Adalet Bakanlığı İlgili Bakan Yardımcısı tabii üye olarak kurulda yer alır. Kalan 1111 üyenin 44'ü Cumhurbaşkanı, 77'si ise Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından seçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde tarif edilen kurulu tanımlama
Başkanı Adalet Bakanı olan ve hakim/savcıların atama, disiplin işlemlerini yürüten kurul Hakimler ve Savcılar Kuruludur (HSK).
Sorunun hangi kuruma yönelik sorulduğunu netleştirerek doğru anayasal kuralları hatırlamak için gereklidir.
2
Kurulun güncel üye ve daire sayısını tespit etme
Güncel düzenlemelerle HSK, 13 asıl üyeden oluşmakta ve 2 daire halinde faaliyet göstermektedir.
2017 Anayasa değişikliği ile HSK'nin 22 olan üye sayısı 13'e, 3 olan daire sayısı ise 2'ye indirilmiştir.

Anahtar Kavram

HSK'nin Güncel Anayasal Yapısı
Soru 122Soru

Bay (T), sahibi olduğu arazinin de içinde bulunduğu bölgeyi "kesin korunacak hassas alan" ilan ederek bu alandaki her türlü yapılaşmayı ve tarımsal faaliyeti tamamen yasaklayan yeni bir Kanun'un 15 Şubat 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanması üzerine, bu kanuni düzenlemenin doğrudan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bay (T), Kanun'un emredici nitelikte olduğunu ve idareye hiçbir takdir yetkisi bırakmadığını belirterek, kanunun uygulanmasına yönelik herhangi bir idari işlem tesis edilmesini beklemeden 5 Mart 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Buna göre, Anayasa Mahkemesinin yapacağı ön inceleme neticesinde vereceği karar ve temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama işlemleri aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı kuralı gereğince, başvuru konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmalıdır.

Cevap

Başvurunun, yasama işlemleri aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı kuralı gereğince konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunması gerekir.
1982 Anayasası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca, yasama işlemleri (kanunlar) ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. Bireysel başvuru yoluna gidilebilmesi için, söz konusu kanunun veya düzenleyici idari işlemin idare tarafından somut bir uygulama işlemine (birel işleme) dönüşmesi ve bu uygulama işlemine karşı olağan hukuk yollarının tüketilmesi gerekir. Kanunlara karşı doğrudan yapılan başvurular, Anayasa Mahkemesince konu bakımından yetkisizlik kararı verilerek kabul edilemez bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuruya konu edilen işlemin hukuki niteliğini tespit etmek.
İhlale neden olduğu iddia edilen işlem, Resmî Gazete'de yayımlanan yeni bir 'Kanun' yani yasama işlemidir.
Bireysel başvurunun hangi tür işlemlere karşı yapılabileceğinin belirlenmesi, kabul edilebilirlik ön incelemesinin zorunlu ilk adımıdır.
2
Yasama işlemlerine karşı doğrudan bireysel başvuru yapılıp yapılamayacağını değerlendirmek.
6216 sayılı Kanun m. 45/3 uyarınca, yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz.
Bireysel başvuru, bir soyut norm denetimi yolu değil, kesinleşmiş idari veya yargısal somut uygulama işlemlerine karşı başvurulan ikincil ve tali bir kanun yoludur.
3
Bu yasağın ihlali durumunda Anayasa Mahkemesinin vereceği karar türünü belirlemek.
Doğrudan kanuna karşı yapılan bu başvuru, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru inceleme alanının dışında kaldığından 'konu bakımından yetkisizlik' kararı ile reddedilir.
Kabul edilebilirlik kriterlerinden olan konu bakımından yetki, başvurunun yöneltildiği işlemin Anayasa Mahkemesinin inceleme görev alanına girmesini (işlem türü ve hak kategorisi olarak) gerektirir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvurunun Konu Bakımından Sınırları (Yasama ve Düzenleyici İşlemlere Karşı Başvuru Yasağı)
Soru 123Soru

1982 Anayasası'nda yer alan "Mahkemelerin Bağımsızlığı" ve "Hâkimlik ve Savcılık Teminatı" ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, yargı örgütünün işleyişine ilişkin aşağıdaki durumlardan hangisi bu ilkelere açıkça aykırıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkimler ve Savcılar Kurulunun, ülke genelinde içtihat birliğini sağlamak amacıyla mahkemelere uyuşmazlıkların çözümünde izlenecek hukuki yöntemlere dair bağlayıcı olmayan tavsiye kararları göndermesi.

Cevap

Hâkimler ve Savcılar Kurulunun, içtihat birliğini sağlamak amacıyla mahkemelere tavsiye niteliğinde genelge göndermesi uygulaması Anayasa'ya aykırıdır.
1982 Anayasası'nın 138. maddesi 'Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz' hükmünü amirdir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu, yargı mensuplarının özlük işlerini yürüten anayasal bir kurul olsa dahi bu mutlak yasağın kapsamındadır. Yargılamanın nasıl yapılacağı veya içtihatların nasıl oluşturulacağı konusunda tavsiye kararı göndermesi, Anayasa'ya açık bir müdahaledir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın 138. maddesindeki yargı bağımsızlığı sınırlarını analiz etmek.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında emir veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği ve tavsiyede bulunamayacağı mutlak kuralı tespit edilir.
Yargı organlarına kimlerin hangi durumlarda müdahale edemeyeceğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki senaryoları Anayasal istisnalarla (Madde 139 ve 140) karşılaştırmak.
Mahkemenin kaldırılmasında maaş kesilmemesi, idari yönden Adalet Bakanlığına bağlılık ve suç işleyen hâkimin ihracı durumlarının Anayasa'da özel olarak sayılan hukuka uygun haller olduğu görülür.
Hâkimlik teminatının mutlak kısımlarını ve yasal istisnalarını doğru ayırt etmek.
3
Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) statüsünü değerlendirmek.
HSK da Anayasal bir 'organ' olduğu için yargısal konularda mahkemelere tavsiye veya yönlendirme yapamaz. İçtihat birliğini sağlama yetkisinin HSK'ya değil, Yargıtay ve Danıştay'a ait olduğu sonucuna varılır.
En üst yargı kurulu idaresi ile mahkemelerin yargısal bağımsızlığı arasındaki hukuki çizgiyi çizmek.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı (Madde 138) ve Yargısal Faaliyetlere Müdahale Yasağı
Soru 124Soru

Anayasa yargısının en üst mercii olan Anayasa Mahkemesinin üye kompozisyonu, demokratik meşruiyet ile yargı bağımsızlığı ilkeleri gözetilerek yasama ve yürütme organları arasında paylaştırılmış yetkilere dayanmaktadır.

Toplam on beş üyeden oluşan Yüksek Mahkemeye üye seçimi sürecine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi isabetlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Büyük Millet Meclisi, baro başkanlarının serbest avukatlar arasından her boş yer için gösterecekleri üç aday içinden bir üyeyi gizli oylama usulüyle mahkemeye seçer.

Cevap

Doğru cevap, Türkiye Büyük Millet Meclisinin baro başkanlarının serbest avukatlar arasından göstereceği üç aday içinden bir üyeyi gizli oylamayla seçtiğini belirten seçenektir.
1982 Anayasası'nda yapılan düzenlemelere göre Anayasa Mahkemesi 15 üyeden oluşur. Bu üyelerin 3'ü Türkiye Büyük Millet Meclisi, 12'si ise Cumhurbaşkanı tarafından seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçeceği 3 üyenin 2'sini Sayıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından göstereceği 3'er aday içinden; 1'ini ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri 3 aday içinden gizli oylamayla seçmekle görevlidir. Doğru seçenek bu anayasal kuralı eksiksiz ve isabetli bir biçimde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Mahkemesinin güncel üye sayısını ve bu üyeleri seçen makamları belirlemek
Mahkeme 15 üyeden oluşur. Bu üyelerin 3'ünü TBMM, 12'sini ise Cumhurbaşkanı seçer.
Seçim yetkisinin yasama ve yürütme arasındaki oransal dağılımını netleştirmek.
2
Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye seçtiği kaynakları ve bu kaynakların kotalarını analiz etmek
TBMM, Sayıştay Genel Kurulundan 2 üye ve baro başkanlarının serbest avukatlar arasından göstereceği adaylardan 1 üye seçer.
Yasama organının hangi kurumlardan gelen adaylar üzerinde tasarrufta bulunduğunu tespit etmek.
3
Cumhurbaşkanının üye seçtiği kaynakları ve aranan özel nitelikleri incelemek
Cumhurbaşkanı Yargıtay (3), Danıştay (2), YÖK (3 - en az ikisi hukukçu) ve doğrudan üst kademe yöneticileri vb. (4) arasından üye seçer.
Yürütme organının seçim kaynaklarını ve YÖK kontenjanı gibi istisnai şartları (en az ikisi hukukçu kuralı) doğrulamak.
4
Seçeneklerdeki ifadeleri anayasal kurallarla eşleştirerek eleme yapmak
Sayıların ve makamların yer değiştirdiği ifadeler ile doğrudan seçim-aday gösterme ayrımını yanlış yansıtan ifadeler elenerek, TBMM'nin baro kontenjanı hakkındaki kuralın doğru olduğu görülür.
Çeldiricilerdeki nüansları (tamamı/en az ikisi, 3/12 değişimi) ayırt ederek kesin doğruya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi Üye Kompozisyonu ve Seçim Usulleri
Soru 125Soru

19821982 Anayasası'nın 20172017 yılı değişiklikleri sonrası yürürlüğe giren hükümleri uyarınca, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçim süreci, aday gösteren makamlar ve seçim usulleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her boş yer için göstereceği üçer aday içinden; bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından göstereceği üçer aday içinden gizli oyla seçer.

Cevap

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Sayıştay'dan iki ve baro başkanlarının belirlediği avukatlar arasından bir üyeyi, her boş yer için gösterilen üçer aday içinden seçmesi doğrudur.
Doğru ifade, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iki üyeyi Sayıştay'dan ve bir üyeyi barolardan gelen üçer aday arasından seçtiğini belirten şıktır. 19821982 Anayasası'nın 146146. maddesi uyarınca, TBMM'nin seçim yapacağı her bir kontenjan için ilgili kurumların üç aday belirlemesi ve meclisin bu havuzdan gizli oyla seçim yapması anayasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Mahkemesi üye sayısını ve genel dağılımı belirle.
Toplam 1515 üye vardır; 1212 üyeyi Cumhurbaşkanı, 33 üyeyi TBMM seçer.
Anayasa'nın 146146. maddesindeki temel sayısal verileri saptamak için.
2
TBMM'nin üye seçtiği kaynak kurumları analiz et.
TBMM; 22 üyeyi Sayıştay'dan, 11 üyeyi Baro Başkanlarının göstereceği serbest avukatlardan seçer.
Yasama organının yargı üzerindeki seçim yetkisinin sınırlarını belirlemek için.
3
Seçim usulündeki aday gösterme sayılarını kontrol et.
Her boş üyelik için kurumlar (Sayıştay veya Baro Başkanları) 33 aday göstermek zorundadır.
Seçim sürecindeki adaylık havuzu kuralını doğrulamak için.
4
Seçilme yeterliliği kriterlerini incele.
Yaş sınırı 4545 olup, raportörler için 55 yıl, avukatlar için 2020 yıl kıdem aranır.
Seçeneklerdeki sayısal tuzakları elemek için.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesi Üye Seçiminde Kurumsal Dağılım ve Adaylık Usulü
Soru 126Soru

Güncel anayasal hükümler uyarınca, on üç üyeden oluşan Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen yedi üyesinin kurumsal kontenjan dağılımı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üç üye Yargıtay üyeleri, bir üye Danıştay üyeleri, üç üye ise hukukçu öğretim üyeleri ve avukatlar arasından seçilir.

Cevap

Hakimler ve Savcılar Kuruluna TBMM tarafından seçilecek 7 üyenin dağılımı; 3 üye Yargıtay, 1 üye Danıştay ve 3 üye hukukçu öğretim üyeleri ile avukatlar şeklindedir.
Anayasa'nın 159. maddesine göre, Kurulun yedi üyesi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından; üçü Yargıtay üyeleri, biri Danıştay üyeleri, üçü ise yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçilir. Bu dağılım hem yüksek yargının hem de akademik ve serbest hukuk dünyasının kurulda temsil edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
HSK'nın toplam üye ve seçici makam yapısını belirle.
HSK 13 üyeden oluşur. Bu üyelerin 7'sini TBMM, 4'ünü Cumhurbaşkanı seçer; Adalet Bakanı ve Bakan Yardımcısı ise doğal üyedir.
Anayasal dağılımı anlamak için temel yapıyı bilmek gerekir.
2
TBMM'ye ayrılan 7 üyeli kontenjanın kurumsal ayrıntılarını analiz et.
7 üyenin 3'ü Yargıtay'dan, 1'i Danıştay'dan ve kalan 3'ü öğretim üyeleri/avukatlardan seçilir.
Soru doğrudan TBMM'nin seçim kontenjanlarını sormaktadır.

Anahtar Kavram

HSK Üye Yapısı ve TBMM Seçim Kontenjanları
Soru 127Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "itiraz yolu" (somut norm denetimi) mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunların şekil bakımından anayasaya aykırı olduğu iddiası, görülmekte olan bir davada mahkeme tarafından itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinin önüne getirilebilir.

Cevap

Kanunların şekil bakımından anayasaya aykırı olduğu iddiasının itiraz yoluyla ileri sürülebileceğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 1982 Anayasası'nın 148. maddesi uyarınca, kanunların şekil bakımından anayasaya aykırılığı iddiası itiraz yoluyla (somut norm denetimi) Anayasa Mahkemesine taşınamaz. Şekil denetimi sadece soyut norm denetimi (iptal davası) kapsamında ve kısıtlı bir süre (10 gün) içinde talep edilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
İtiraz yolunun (somut norm denetimi) kapsamını analiz et.
İtiraz yolu; görülmekte olan bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümlerinin anayasaya aykırılığının mahkemece incelenmesidir.
Mekanizmanın hukuki sınırlarını belirlemek için.
2
Anayasa'nın 148. maddesindeki özel kısıtlamayı hatırla.
Anayasa'nın 148. maddesinin 4. fıkrası açıkça: "Kanunların şekil bakımından denetlenmesi... itiraz yoluyla istenemez." hükmünü içerir.
Şekil denetiminin sadece soyut norm denetimine (iptal davası) özgü bir yetki olduğunu teyit etmek için.
3
Seçeneklerdeki süre ve usul kurallarını (5 ay, 10 yıl, ciddi bulma) karşılaştır.
On yıllık yasak süresi, beş aylık bekleme süresi ve uygulanacak kural olma şartı 1982 Anayasası'nın 152. maddesiyle tam uyumludur.
Hatalı olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Somut Norm Denetiminde Şekil Denetimi Yasağı

Daha Fazla Pratik

İptal davası ve itiraz yolu arasındaki farkları; yetkili kişiler, süreler ve konu bakımından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 128Soru

1982 Anayasası’na göre, bir kanunun şekil bakımından anayasaya aykırılığı iddiasıyla doğrudan doğruya iptal davası (soyut norm denetimi) açılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açma yetkisi yalnızca Cumhurbaşkanı’na veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte birine aittir.

Cevap

Dava açma yetkisi yalnızca Cumhurbaşkanı’na veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte birine (120 milletvekili) aittir.
1982 Anayasası'nın 148. maddesinin 2. fıkrasına göre, kanunların şekil bakımından denetlenmesi davası yalnızca Cumhurbaşkanı veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri (mevcut durumda 120 milletvekili) tarafından açılabilir. Bu düzenleme ile siyasi parti gruplarına bu konuda dava açma yetkisi verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanunların şekil denetimi için yetkili organları belirle.
Anayasa Madde 148/2: Cumhurbaşkanı veya TBMM üyelerinin beşte biri.
Anayasa, şekil denetimini siyasi parti gruplarının yetki alanından istisna tutmuştur.
2
Dava açma süresini kontrol et.
Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren 10 gün.
Şekil denetimi, hukuki güvenliği sarsmamak adına çok kısa bir süreye tabi tutulmuştur.
3
Denetimin kapsamını ve sınırlarını hatırla.
Sadece son oylama çoğunluğuna bakılır ve itiraz yolu (somut denetim) kapalıdır.
Kanunların şekil bakımından denetimi, Anayasa'da açıkça sınırlandırılmış bir özel denetim türüdür.

Anahtar Kavram

Soyut Norm Denetimi (Şekil Bakımından)

Daha Fazla Pratik

Anayasa değişikliklerinin şekil bakımından denetimi ile kanunların şekil bakımından denetimi arasındaki farkları (teklif ve oylama çoğunlukları açısından) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 129Soru

1982 Anayasası’na göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün veya bu İçtüzük’te yapılan değişikliklerin şekil bakımından anayasaya aykırılığı iddiasıyla doğrudan doğruya iptal davası (soyut norm denetimi) açma süresi, yayımlanma tarihinden itibaren kaç gündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 60 gün

Cevap

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün şekil bakımından iptali için açılacak dava süresi 60 gündür.
1982 Anayasası’nın 151. maddesine göre, iptal davası açma hakkı, ilgili düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 60 gün sonra düşer. Anayasa'nın 148. maddesinde, bu sürenin tek istisnası olarak 'kanunların' ve 'anayasa değişikliklerinin' şekil bakımından denetimi için 10 günlük süre öngörülmüştür. TBMM İçtüzüğü bu istisnai hükme dahil edilmediği için, hem şekil hem de esas bakımından denetimi 60 günlük genel süreye tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili normu ve denetim türünü belirle
İncelenen norm TBMM İçtüzüğü, denetim türü ise şekil bakımından denetimdir.
Anayasa'da her norm için farklı süreler öngörülmüş olabilir; bu nedenle önce normun türü netleştirilmelidir.
2
Süre istisnalarını kontrol et
Anayasa'nın 148. maddesine göre sadece 'kanunların' ve 'anayasa değişikliklerinin' şekil denetimi için 10 günlük bir istisna süre vardır.
Genel dava açma süresi 60 gün olsa da bazı özel durumlarda bu süre 10 güne indirilmiştir.
3
Genel kuralı uygula
TBMM İçtüzüğü bu istisnalar arasında sayılmadığı için, Anayasa'nın 151. maddesindeki 60 günlük genel dava açma süresine tabidir.
İstisna kapsamında olmayan tüm normlar (CBK ve İçtüzük) için şekil ve esas denetimi süresi aynıdır.

Anahtar Kavram

Anayasaya Uygunluk Denetiminde Hak Düşürücü Süreler
Tahmini Süre:50s
Soru 130Soru

19821982 Anayasası'nın "Hâkimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139139. maddesinde düzenlenen güvenceler, yargı bağımsızlığının kişisel teminatını oluşturur. Bu madde uyarınca, bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması durumunda dahi hâkim ve savcıların hukuki statüsüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi anayasal bir zorunluluktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınmamaları

Cevap

Mahkeme veya kadro kaldırılsa dahi aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınmamaları
Anayasa'nın 139139. maddesine göre, hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Bu hüküm, devletin yargı teşkilatında yapacağı yapısal değişikliklerin (mahkeme kapatma vb.) yargı mensuplarını cezalandırma veya sindirme aracına dönüşmesini engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 139. maddesinin temel kuralını analiz et.
Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe yaş haddinden (65 yaş) önce emekliye ayrılamazlar.
Yargı mensuplarının görev güvencesini sağlamak.
2
Mahkeme veya kadronun kaldırılması durumundaki istisnai korumayı değerlendir.
Bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa; aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar.
İdari yapılandırmaların yargı bağımsızlığını zedeleyecek bir baskı aracı olarak kullanılmasını önlemek.
3
Seçeneklerdeki hukuki doğruluğu kontrol et.
Özlük haklarının korunması zorunluluğu, anayasal bir güvencedir.
Anayasa metnindeki açık hüküm gereği (Madde 139).

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı (Mali ve Özlük Hakların Korunması)

Daha Fazla Pratik

Hâkimlik teminatının istisnaları olan 'meslekten çıkarma cezası alma' ve 'sağlık durumu' kriterlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 131Soru

1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru (anayasa şikâyeti) yoluna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysel başvurunun, kanun yollarının tüketildiği tarihten veya bir kanun yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde yapılması gerekir.

Cevap

Bireysel başvurunun 60 gün içinde yapılması gerektiğini belirten ifade yanlıştır; doğru süre 30 gündür.
Bireysel başvuru süresi, Anayasa Mahkemesi mevzuatına göre nihai kararın tebliğinden veya bir kanun yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gündür. Seçenekte belirtilen 60 günlük süre, idari yargıdaki genel dava açma süresi olup bireysel başvuru için geçerli değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru süresini kontrol et.
30 gün.
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca başvuru süresi 30 gün olarak belirlenmiştir.
2
Başvuru ehliyetini analiz et.
Kamu tüzel kişileri hariç, gerçek kişiler ve sınırlı olarak özel hukuk tüzel kişileri.
Bireysel başvuru, bireylerin kamu gücüne karşı haklarını koruma amacı taşır.
3
Başvuru konusunu doğrula.
Anayasa + AİHS ortak alanı.
Her hak için değil, sadece iki metnin ortaklaştığı temel haklar için başvuru yapılabilir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvuru Süresi ve Şartları

Daha Fazla Pratik

Bireysel başvuru süresinin hesaplanmasında 'öğrenme' ve 'tebliğ' kavramları arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 132Soru

1982 Anayasası’nın 152. maddesi uyarınca, itiraz yolu (somut norm denetimi) kapsamında Anayasa Mahkemesine getirilen bir kanun hükmü hakkında Mahkemenin verdiği aşağıdaki kararlardan hangisi, söz konusu hükmün anayasaya aykırılığı iddiasıyla on yıl geçmedikçe tekrar başvuruda bulunulmasını engellemektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal isteminin işin esasına girilerek reddedilmesi

Cevap

İptal isteminin işin esasına girilerek reddedilmesi durumunda, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı hüküm için tekrar itiraz yoluna başvurulamaz.
1982 Anayasası'nın 152. maddesinin son fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesinin bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü hakkında 'işin esasına girerek' verdiği red kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı hükmün anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar itiraz yoluna başvurulamaz. Dolayısıyla yasağın şartı, red kararının usulden değil, esastan verilmiş olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İtiraz yolu (somut norm denetimi) sürecinde Anayasa Mahkemesinin kararlarının sonuçlarını analiz etme
Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrasındaki 'on yıllık yasak' kuralı tespit edilir.
Bu kural, Anayasa Mahkemesinin iş yükünü azaltmak ve hukuki istikrarı sağlamak amacıyla getirilmiştir.
2
Yasağın tetiklenmesi için gerekli olan 'esastan red' şartını değerlendirme
Sadece işin esasına (içeriğine) girilerek verilen red kararlarının bu yasağı başlattığı, usuli redlerin kapsam dışı olduğu belirlenir.
Usulden red kararları normun anayasaya uygunluğu hakkında nihai bir değerlendirme içermez.

Anahtar Kavram

İtiraz Yolunda On Yıl Başvuru Yasağı Şartları
Soru 133Soru

Hakkında verilen hapis cezası kararına karşı Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunan bir sanık, temyiz incelemesi henüz sonuçlanmadan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. 1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, Anayasa Mahkemesinin bu başvuru hakkında vereceği karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olağan kanun yolları henüz tüketilmediği için başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verir

Cevap

Olağan kanun yolları tüketilmeden yapılan başvuru kabul edilemezlik kararı ile sonuçlanır.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için temel şart, ihlale neden olduğu ileri sürülmekte olan işlem veya karara karşı öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olmasıdır. Senaryoda temyiz incelemesi (Yargıtay süreci) devam etmektedir, dolayısıyla olağan kanun yolları henüz tüketilmemiştir. Bu durum başvurunun 'kabul edilemez' bulunmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru şartlarını kontrol et
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmesi gerektiğini tespit et.
Bireysel başvuru ikincil nitelikte bir hak arama yoludur.
2
Olaydaki süreci değerlendir
Sanığın temyiz sürecinin (Yargıtay incelemesi) henüz devam ettiğini, yani iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirle.
Yargıtay kararı çıkmadan nihai bir karar oluşmamıştır.
3
Sonucu belirle
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiğini doğrula.
6216 sayılı Kanun uyarınca başvuru yolları tüketilmeden yapılan başvurular kabul edilemezdir.

Anahtar Kavram

Bireysel Başvuruda İkincillik İlkesi ve Başvuru Yollarının Tüketilmesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 134Soru

Bir kamu görevlisi, sosyal medya paylaşımları nedeniyle kendisine verilen disiplin cezasına karşı açtığı iptal davasının Bölge İdare Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedildiğini ve bu kararın kendisine 20 Şubat 2026 tarihinde tebliğ edildiğini varsayalım. İlgili kişi, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak istemektedir.

1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, bu bireysel başvuru süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysel başvuru, nihai kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde yapılmalıdır.

Cevap

Bireysel başvuru, nihai kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde yapılmalıdır.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması ve nihai kararın öğrenildiği veya tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde başvurunun gerçekleştirilmesi gerekir. Senaryoda tebliğ tarihi belirtildiğinden, bu tarihten itibaren başlayan 30 günlük süre doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru şartlarını kontrol et
İdari yargıdaki davanın kesinleşmesiyle olağan kanun yolları tüketilmiştir.
Bireysel başvuru için ikincillik ilkesi gereği önce diğer yolların bitmesi gerekir.
2
Hak kapsamını değerlendir
İfade özgürlüğü hem Anayasa hem de AİHS kapsamında korunan bir haktır.
Sadece bu ortak alanda kalan haklar için bireysel başvuru yapılabilir.
3
Başvuru süresini belirle
Tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre başlar.
6216 sayılı Kanun uyarınca hak düşürücü süre 30 gündür.

Anahtar Kavram

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Usulü ve Süresi

Daha Fazla Pratik

Bireysel başvuruda 'ortak koruma alanı' kavramını ve başvuru yapamayacak olan 'kamu tüzel kişileri' istisnasını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 135Soru

Hakkında yürütülen bir disiplin soruşturması sonucunda devlet memurluğundan çıkarma cezası alan Bay (D), bu işlemin dayanağı olan Disiplin Yönetmeliği hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunu ve uygulama sürecinde savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmektedir. Bay (D), idari yargıda açtığı iptal davasında 'yürütmenin durdurulması' isteminin reddine dair kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde, hem Yönetmelik hükmünün iptali hem de savunma hakkının ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Bu bilgilere göre, Anayasa Mahkemesinin yapacağı kabul edilebilirlik incelemesi sonucunda başvuruyu reddetmesi durumunda mahkeme kararında yer alması beklenen temel hukuki gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başvurucunun, ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü yönetmelik hükmüne karşı doğrudan başvuruda bulunması ve asıl dava süreci tamamlanmadan mahkemeye başvurmuş olması

Cevap

Başvurucunun hem düzenleyici bir işleme (yönetmelik) karşı doğrudan başvuruda bulunması hem de yargısal sürecin nihai kararla sonuçlanmasını beklememiş olması nedeniyle başvuru kabul edilemezdir.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilmesi için iki temel şartın birlikte sağlanması gerekir: Birincisi, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem veya eylem için idari ve yargısal yolların (istinaf, temyiz vb.) tamamının tüketilmiş ve nihai kararın verilmiş olmasıdır (İkincillik ilkesi). İkincisi ise, yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler (yönetmelik gibi) aleyhine doğrudan başvuru yapılamamasıdır. Senaryoda başvurucu, henüz davası sürerken bir ara karar üzerine başvurmuş ve doğrudan yönetmelik iptali istemiştir; bu durum her iki şartın da ihlali anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuruya konu edilen işlemin niteliğini analiz etme
Başvurucu hem bir yönetmelik hükmünü (düzenleyici işlem) hem de derdest olan bir davadaki ara kararı (yürütmenin durdurulması reddi) konu etmiştir.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, doğrudan yasama işlemleri veya düzenleyici idari işlemler aleyhine yapılamaz.
2
Kanun yollarının tüketilip tüketilmediğini kontrol etme
İptal davası henüz sonuçlanmamış, sadece 'yürütmenin durdurulması' talebi reddedilmiştir; bu nihai bir karar değildir.
Bireysel başvuru yapılabilmesi için olağan kanun yollarının (istinaf, temyiz vb.) tamamının tüketilmiş olması şarttır.
3
Kabul edilebilirlik kriterlerini birleştirme
Başvuru hem 'konu' (doğrudan yönetmelik) hem de 'usul' (tüketilmesi gereken yollar) bakımından erkendir.
Başvurunun kabul edilebilmesi için kesinleşmiş bir uygulama işlemi veya nihai bir yargı kararı gereklidir.

Anahtar Kavram

Bireysel başvuruda ikincillik ilkesi ve konu bakımından yetki sınırları
Soru 136Soru

19821982 Anayasası'nın 139139. maddesinde düzenlenen "Hâkimlik ve savcılık teminatı" uyarınca; hâkimlerin azlolunamayacağı, kendileri istemedikçe Anayasa'da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamayacağı ve mali haklarından yoksun kılınamayacağı temel kural olarak benimsenmiştir. Ancak bu anayasal güvence mutlak olmayıp belirli durumlarda hâkimin rızası olmasa dahi görevden el çektirilmesine veya özlük haklarının kısıtlanmasına imkân tanıyan istisnalar öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir hâkimin rızası olmasa dahi meslekten çıkarılmasına veya özlük haklarından yoksun bırakılmasına yol açabilecek, anayasal güvencenin istisnası niteliğindeki durumlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle hizmetine ihtiyaç kalmadığının saptanması

Cevap

Bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle hizmetine ihtiyaç kalmadığının saptanması
Anayasa'nın 139139. maddesinin metni şöyledir: "Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz." Bu hükümden anlaşılacağı üzere mahkeme veya kadronun kaldırılması bir istisna değil, aksine teminatın korunması gereken bir durum olarak belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 139139. maddesini analiz etme
Maddede hâkimlerin azlolunamayacağı ve özlük haklarından yoksun kılınamayacağı belirtilirken, özellikle mahkeme veya kadro kaldırılmasının bu hakları sona erdirmeyeceği vurgulanmıştır.
Teminatın kapsamını ve hangi durumların koruma altında olduğunu belirlemek için.
2
Anayasal istisnaları belirleme
İstisnalar: Suçtan hüküm giyme, sağlık durumu ve meslekte kalmanın uygun olmadığına dair kararlar.
Soru kökünde istenen 'istisna olmayan' durumu saptamak için mevcut istisnaları elemek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Mahkeme veya kadronun kaldırılması durumu, Anayasa'da 'haklardan yoksun bırakılma gerekçesi olamayacağı' belirtilen bir güvence halidir, istisna değildir.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı (Anayasa Madde 139139)

Daha Fazla Pratik

Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) yapısı ve üyelerinin seçim usulü ile hâkimlik teminatı arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 137Soru

19821982 Anayasası'nda yer alan güncel düzenlemeler uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSKHSK) başkanlık makamı ve seçilen üyelerin görev süresine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurulun başkanı Adalet Bakanıdır; üyeler 44 yıl için seçilir ve süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilir.

Cevap

Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun başkanı Adalet Bakanıdır; üyeler dört yıl için seçilir ve süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilir.
Anayasa'nın 159159. maddesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1313 üyeden oluşur. Bu kurulun başkanı Adalet Bakanıdır. Kurulun tüm asıl üyeleri (tabii üyeler hariç seçilenler) 44 yıl süreyle görev yapar ve görev süresi dolan bir üye, bir kez daha seçilme hakkına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurulun başkanlık makamının belirlenmesi
Adalet Bakanı
19821982 Anayasası m. 159159 uyarınca Kurulun başkanı Adalet Bakanıdır.
2
Üyelerin görev süresinin tespit edilmesi
44 Yıl
Anayasal düzenleme ile üyelerin görev süresi 44 yıl olarak belirlenmiştir.
3
Yeniden seçilme imkanının kontrol edilmesi
Bir kez daha seçilebilir
Anayasa, süresi dolan üyelerin bir defaya mahsus tekrar seçilmesine izin vermektedir.

Anahtar Kavram

HSK Başkanlık ve Görev Süresi

Daha Fazla Pratik

HSK'nın daire sayısı ve bu dairelerin başkanlarının nasıl seçildiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 138Soru

19821982 Anayasası'nda 20172017 yılında yapılan değişiklikler sonrası Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSKHSK) kararlarının niteliği ve denetimi ile ilgili olarak; Kurulun başkanı olan Adalet Bakanı'nın imzaladığı kararlar da dâhil olmak üzere genel kural yargı yolunun kapalı olmasıdır. Buna göre, Kurulun aşağıdaki kararlarından hangisine karşı yargı yolu açıktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlar

Cevap

Meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlar
Doğru cevap, meslekten çıkarma kararlarıdır. 19821982 Anayasası'nın 159159. maddesi, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun kararlarına karşı kural olarak yargı yolunun kapalı olduğunu belirtirken, bu kurala getirilen tek istisnanın meslekten çıkarma cezası olduğunu açıkça hükme bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
HSK'nın hukuki statüsü ve başkanlık makamı tanımlanmalıdır.
HSK, 1313 üyeden oluşur; başkanı Adalet Bakanı, doğal üyesi ise Adalet Bakan Yardımcısıdır.
Kurulun yapısı ve hiyerarşisi kararların bağlayıcılığını belirler.
2
Kurul kararlarının yargısal denetimi incelenmelidir.
Anayasa m. 159159 uyarınca Kurul kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır.
Yargı bağımsızlığını korumak amacıyla Kurul kararları kural olarak kesin sayılmıştır.
3
Genel kuralın anayasal istisnası tespit edilmelidir.
Sadece 'meslekten çıkarma' cezasına ilişkin kararlar yargı denetimine açılmıştır.
20102010 ve 20172017 anayasa değişiklikleri ile hak arama hürriyeti kapsamında bu istisna getirilmiştir.

Anahtar Kavram

HSK Kararlarının Yargı Denetimi
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 7 / 7
Yargı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 7 | Examkin