Kamu Politikası Aktörleri

224 soru

Soru 61Soru

Kamu politikası kuramcılarına göre medya, kitlelerin dikkatini belirli sorunlara çekerek bir 'kamusal gündem' (systemic agenda) oluşturma kapasitesine sahiptir. Ancak bu kapasitenin, sorunun 'kurumsal gündeme' (institutional agenda) taşınması ve resmi bir politika çıktısına dönüşmesi sürecindeki etkisi belirli sınırlarla çevrilidir. Medyanın 'gayriresmi aktör' statüsü ve gündem belirleme işlevi dikkate alındığında, bu aktörün resmi aktörlerle olan ilişkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medya, toplumsal sorunları kamusal gündeme taşıyarak farkındalık yaratsa da, bu sorunların devletin resmi öncelik listesine girmesi ve kaynak tahsis edilmesi süreci yasama ve yürütme gibi meşruiyet sahibi resmi aktörlerin nihai kararına tabidir.

Cevap

Medyanın toplumsal sorunları kamusal gündeme taşıyarak farkındalık yaratması, ancak bu sorunların kurumsal gündeme girişi ve resmiyet kazanması için yasama ve yürütme gibi resmi aktörlerin kararına ihtiyaç duyulmasıdır.
Kamu politikası sürecinde medya, toplumsal sorunları seçip işleyerek kamuoyunun dikkatine sunar ve böylece bir 'kamusal gündem' oluşturur. Ancak medyanın bu etkisi bir 'tavsiye' veya 'baskı' niteliğindedir. Bir konunun devletin resmi politikası haline gelmesi için meşruiyet sahibi olan yasama ve yürütme organlarının bu konuyu 'kurumsal gündeme' alması, bütçe ayırması ve yasal zemin oluşturması şarttır. Bu durum, medyanın gayriresmi statüsü ile resmi aktörlerin anayasal yetkileri arasındaki temel dengeyi yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör statüsünün belirlenmesi
Medyanın 'gayriresmi' (unofficial) bir aktör olduğunun saptanması.
Resmi aktörler anayasal/yasal yetkiyle donatılmışken, medya toplum ve siyaset arasında köprü kuran bir dış aktördür.
2
Gündem türlerinin ayrıştırılması
Kamusal gündem (systemic) ile kurumsal/siyasal gündem (institutional/formal) arasındaki farkın analiz edilmesi.
Medya her sorunu haber yapabilir (kamusal gündem) ancak devlet her haberi çözmek üzere gündemine almaz (kurumsal gündem).
3
Yetki ve etki analizi
Medyanın 'etki' gücü ile resmi aktörlerin 'karar' yetkisinin karşılaştırılması.
Politika sürecinde resmi aktörlerin meşruiyet ve zorlayıcı güce sahip olduğu, medyanın ise bu süreci dışarıdan baskılayarak veya yönlendirerek etkilediği sonucuna ulaşılması.

Anahtar Kavram

Gündem Belirleme (Agenda-Setting) ve Gayriresmi Aktörlerin Rolü

Daha Fazla Pratik

Medyanın gündem belirleme gücünü, Cobb ve Elder'ın 'Kamusal Gündem' ve 'Kurumsal Gündem' modelleri çerçevesinde yeniden değerlendiren soruları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

Kamu politikası sürecinde yürütme organı, modern devlet yapısında sadece alınan kararların uygulayıcısı değil, aynı zamanda politikanın tasarımcısı ve savunucusu konumundadır. Türkiye'deki mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dikkate alındığında, yürütme organının politika sürecinin 'formülasyon' (tasarım) aşamasındaki etkisini artırmak ve doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olarak stratejik politika önerileri geliştirmek amacıyla oluşturulan resmi mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları

Cevap

Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olarak ihdas edilmiş yapılardır. Bu kurullar, stratejik öneme sahip alanlarda politika önerileri geliştirmek, taslaklar hazırlamak ve yürütmenin teknik kapasitesini desteklemekle görevlidirler. Dolayısıyla, kamu politikası sürecinin formülasyon (tasarım) safhasında yürütme organının en belirgin resmi mekanizmasını oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Politika sürecinin aşamasını belirleme
Soruda 'formülasyon' (tasarım) aşaması vurgulanmaktadır.
Yürütmenin sadece uygulama değil, tasarım rolünü test etmek için aşama netleştirilmelidir.
2
Aktörün resmiyet durumunu analiz etme
İstenen mekanizma 'resmi' ve doğrudan 'Cumhurbaşkanına bağlı' olmalıdır.
Resmi ve gayriresmi aktör ayrımı, yürütme organının kurumsal yapısını belirlemek için kritiktir.
3
Mevcut hükümet sistemi yapılarını değerlendirme
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları (Eğitim, Sağlık, Ekonomi vb.), tasarım ve öneri geliştirme odaklı resmi yapılardır.
2017 değişikliği sonrası kurumsallaşan bu yapılar yürütmenin formülasyon gücünü temsil eder.

Anahtar Kavram

Yürütme organının politika formülasyonundaki resmi rolü ve kurumsal araçları.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 63Soru

Düşünce kuruluşları (think tanks), kamu politikası literatüründe sıklıkla 'bilgi ile güç arasındaki köprü' veya 'epistemik toplulukların kurumsallaşmış hali' olarak nitelendirilmektedir. Bu kuruluşların politika sürecindeki işlevleri ve yapısal özellikleri dikkate alındığında; onları siyasi partiler ve çıkar grupları gibi diğer 'gayriresmi' aktörlerden ayıran temel belirleyici özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel varlık nedenlerinin 'siyasal temsil' veya 'iktidar talebi' değil; bilimsel araştırma, veri analizi ve uzmanlığa dayalı 'politika tavsiyesi' (policy advice) üretimi olması

Cevap

Düşünce kuruluşlarını diğer gayriresmi aktörlerden ayıran temel fark, odak noktalarının siyasal temsil veya doğrudan çıkar savunuculuğu değil, uzmanlığa dayalı politika tavsiyesi ve analiz üretimi olmasıdır.
Düşünce kuruluşları, kamu politikası sürecine 'uzmanlık' ve 'teknik bilgi' temelinde katkı sağlarlar. Siyasi partilerin temel amacı iktidarı ele geçirmek, çıkar gruplarının amacı ise temsil ettikleri kesimin faydasını maksimize etmektir. Düşünce kuruluşları ise sorunlara çözüm alternatifleri geliştiren ve bunları veriye dayalı raporlarla sunan aktörler olarak, temsil veya iktidar hırsından ziyade 'politika tavsiyesi' üretimine odaklanmalarıyla diğerlerinden ayrılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Sınıflandırmasının Yapılması
Düşünce kuruluşları, siyasi partiler ve çıkar grupları 'gayriresmi aktörler' kategorisindedir.
Soruda istenen ayrımı yapabilmek için önce aktörlerin ortak paydasını ve ayrışma noktalarını belirlemek gerekir.
2
Amaç ve Yöntem Karşılaştırması
Siyasi partiler 'iktidar', çıkar grupları 'grup menfaati' peşindeyken; düşünce kuruluşları 'bilgi ve analiz' odaklıdır.
Gayriresmi aktörler arasındaki temel fark, politika sürecine hangi motivasyonla ve hangi araçla (oy, baskı, bilgi) müdahil olduklarıdır.
3
Ayırıcı İşlevin Belirlenmesi
Düşünce kuruluşları 'politika tavsiyesi' (policy advice) sunarak bir köprü görevi görür.
Literatürde bu kuruluşların en temel tanımı, teknik veriyi siyasal karara dönüştürecek rasyonel seçenekler üretmeleridir.

Anahtar Kavram

Düşünce Kuruluşlarının İşlevsel Farklılaşması

Daha Fazla Pratik

Düşünce kuruluşlarının 'gündem belirleme' aşamasında kullandığı 'sorun tanımlama' tekniklerini araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru

Çıkar grupları genellikle toplumun dar bir kesimine ait tikel talepleri sisteme iletirken; siyasi partiler bu farklı ve dağınık talepleri sentezleyerek uygulanabilir genel bir hükümet programı çatısı altında toplarlar. Siyasi partilerin çıkar gruplarından ayrılan bu temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taleplerin birleştirilmesi

Cevap

Siyasi partilerin dağınık toplumsal talepleri sentezleyip genel bir program çatısı altında toplama işlevi 'taleplerin birleştirilmesi' (interest aggregation) olarak adlandırılır.
Siyasi partiler, toplumdaki dağınık ve bazen çatışan talepleri süzgeçten geçirerek uygulanabilir, tutarlı ve geniş kapsamlı politika metinlerine (hükümet programları, parti tüzükleri) dönüştürürler. Bu süreç 'taleplerin birleştirilmesi' (interest aggregation) olarak tanımlanır ve partileri sadece belirli bir grubun çıkarını savunan çıkar gruplarından ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör rollerini karşılaştır
Çıkar grupları talepleri iletirken (dile getirme), siyasi partiler bu talepleri sentezler.
Siyasi partileri çıkar gruplarından ayıran temel fonksiyonel farkı belirlemek gerekir.
2
Kavramsal tanımı eşleştir
Taleplerin sentezlenmesi ve bütünleştirilmesi 'birleştirme' (aggregation) kavramına karşılık gelir.
Kamu politikası literatüründe siyasi partilerin bu rolü 'taleplerin birleştirilmesi' olarak isimlendirilir.

Anahtar Kavram

Siyasi Partilerin Talepleri Birleştirme İşlevi

İpuçları

1
Çıkar grupları sadece kendi üyelerinin menfaatini iletir, partiler ise bu farklı menfaatleri birleştirir.
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

Kamu politikası yazınında sivil toplum kuruluşları (STK), üyelerinin maddi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan çıkar gruplarından farklı olarak, daha çok değer temelli savunuculuk ve kamu yararı vurgusuyla hareket eden gayriresmi aktörler olarak tanımlanır. STK’lar bu özellikleri sayesinde politika sürecinin farklı evrelerinde kritik roller üstlenirler. Buna göre, STK’ların yürürlükteki bir politikanın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını sahadan topladıkları verilerle analiz ederek sundukları katkı, 'politika değerlendirmesi' aşamasındaki hangi temel işleve karşılık gelir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygulanan politikanın toplumsal etkilerini bağımsız bir gözle izleyerek kamu otoritesinin topluma karşı hesap verebilirliğini artırmak

Cevap

Uygulanan politikanın toplumsal etkilerini bağımsız bir perspektifle izleyerek idarenin topluma karşı hesap verebilirliğini güçlendirmek
Kamu politikası sürecinin değerlendirme aşamasında sivil toplum kuruluşları, devletten bağımsız bir gözlemci olarak politikanın sahadaki başarısını analiz ederler. Bu süreçte hazırlanan bağımsız raporlar, yönetimin topluma karşı hesap verebilirliğini sağlar ve kamu yararının korunmasına hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
STK ve çıkar grubu ayrımını netleştirin.
STK'lar kamu yararı ve değer savunuculuğu odaklıyken, çıkar grupları üyelerinin özel menfaatlerini gözetir.
Soruda belirtilen kavramsal farkın doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Politika sürecindeki 'değerlendirme' aşamasının kapsamını belirleyin.
Uygulanan politikaların sonuçlarının, hedeflere uygunluğunun ve toplumsal etkilerinin ölçüldüğü evredir.
Hangi evrenin sorulduğunu saptamak doğru cevaba ulaşmanın anahtarıdır.
3
STK'ların bu evredeki özgün rolünü tespit edin.
STK'lar bağımsız raporlamalar ve izleme çalışmalarıyla kamu yönetiminin hesap verebilirliğini artırır.
STK'ların gayriresmi denetçi (watchdog) rolü, literatürde değerlendirme aşamasının en kritik unsurlarından biridir.

Anahtar Kavram

STK'ların Politika Değerlendirmesi ve Hesap Verebilirlik Rolü
Soru 66Soru

Kamu politikası sürecinde gayriresmi aktörlerden biri olan çıkar ve baskı gruplarının; ilgili parlamento komisyonları ve kamu bürokrasisi ile kurduğu, karşılıklı çıkar ve bilgi paylaşımına dayalı olan, dışarıya karşı kapalı ve istikrarlı bir yapı sergileyen ilişki biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir Üçgen (Iron Triangle)

Cevap

Demir Üçgen (Iron Triangle)
Doğru cevap olan Demir Üçgen, kamu politikası literatüründe belirli bir politika alanında uzmanlaşmış parlamento komisyonu üyeleri, ilgili kamu kurumu bürokratları ve o alanda faaliyet gösteren baskı grupları arasındaki karşılıklı faydaya dayalı, kapalı ve güçlü ilişki ağını tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Politika sürecindeki aktörleri analiz etme
Çıkar grupları, bürokrasi ve yasama komisyonlarından oluşan üçlü bir yapı belirlendi.
Soruda bu üç aktör arasındaki özel bir ilişki ağı sorulmaktadır.
2
İlişkinin niteliğini değerlendirme
İlişkinin 'kapalı', 'istikrarlı' ve 'karşılıklı çıkara dayalı' olduğu tespit edildi.
Bu özellikler, politika ağları içindeki daha gevşek yapılardan ziyade daha sıkı ve kapalı yapıları işaret eder.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Literatürde bu yapı 'Demir Üçgen' (Iron Triangle) olarak adlandırılır.
Demir üçgen, çıkar grubu-bürokrasi-yasama komisyonu arasındaki simbiyotik ilişkiyi tanımlayan standart terimdir.

Anahtar Kavram

Demir Üçgen (Iron Triangle) İlişki Ağı
Tahmini Süre:50s
Soru 67Soru

Kamu politikası sürecinin 'politika formülasyonu' (tasarımı) aşamasında; karmaşık toplumsal sorunların çözümüne yönelik rasyonel ve bilimsel temelli alternatifler üreten, 'epistemik toplulukların' kurumsallaşmış hali olarak kabul edilen ve karar alıcılara uzmanlık desteği sağlayan gayriresmi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşünce kuruluşları (Think tanks)

Cevap

Düşünce kuruluşları (Think tanks)
Düşünce kuruluşları (think tanks), kamu politikası sürecinde rasyonel-bilimsel bilgi üreterek politika yapıcılar için alternatifler geliştiren, epistemik toplulukların kurumsallaşmış hali olan ve hükümet dışı (gayriresmi) statüde bulunan yapılardır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün statüsünü belirleme
Soruda belirtilen aktörün 'gayriresmi' olduğu tespit edildi.
Düşünce kuruluşları, hükümet yapısı dışında faaliyet gösteren sivil yapılardır.
2
Aktörün temel işlevini analiz etme
Aktörün bilimsel veri üretme, politika alternatifi geliştirme ve uzmanlık desteği sağlama rolleri vurgulanmaktadır.
Düşünce kuruluşları 'bilgi ile iktidar arasında köprü' kurma misyonuyla rasyonel seçenekler sunar.
3
Diğer gayriresmi aktörlerden ayırt etme
Siyasi iktidarı hedeflememesi (partilerden farkı) ve dar grup çıkarı gütmemesi (baskı gruplarından farkı) esas alınmıştır.
Think tank'lerin ayırt edici özelliği bilimsel/akademik bilgi üretimine dayalı tarafsızlık iddiasıdır.

Anahtar Kavram

Düşünce kuruluşlarının gayriresmi aktör olarak politika formülasyonundaki uzmanlık rolü.

Daha Fazla Pratik

Düşünce kuruluşlarının 'gündem belirleme' aşamasındaki 'sorun tanımlama' rollerini inceleyerek bilgilerini pekiştirebilirsin.
Tahmini Süre:50s
Soru 68Soru

Türkiye'de uygulanmakta olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yürütme organı, kamu politikası sürecinin yalnızca uygulama aşamasında değil; sorunun tanımlanması, stratejik önceliklerin belirlenmesi ve çözüm alternatiflerinin teknik bir uzmanlıkla üretilmesi süreçlerinde de aktif rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, doğrudan Cumhurbaşkanı'na bağlı olarak çalışan ve farklı sektörel alanlarda politika önerileri geliştirerek formülasyon aşamasına katkı sağlayan kurumsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları

Cevap

Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, yürütme organı içerisinde politika formülasyonu ve strateji geliştirme işlevlerini yürüten temel resmi aktörlerdir.
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 11 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan, stratejik alanlarda politika önerileri geliştirmek ve karar alıcıya uzmanlık desteği sağlamakla görevli, yürütme organının merkezi formülasyon birimleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika sürecindeki 'formülasyon' aşamasını tanımla.
Soruna yönelik çözüm alternatiflerinin geliştirildiği teknik ve stratejik hazırlık aşamasıdır.
Yürütme organının bu aşamadaki rolünü belirlemek için sürecin niteliğini anlamak gerekir.
2
Mevcut hükümet sistemindeki kurumsal yapıları analiz et.
Politika Kurulları, doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve yürütme içindeki politika tasarımından sorumlu olan birimlerdir.
Resmi ve gayriresmi aktör ayrımını yaparak yürütme hiyerarşisindeki yerlerini tespit etmek önemlidir.

Anahtar Kavram

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde Yürütme Organının Resmi Politika Aktörleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Uluslararası örgütlerin (Avrupa Birliği, IMF ve Dünya Bankası) ulusal kamu politikası yapım sürecindeki rolleri ve konumları dikkate alındığında, bu aktörlerin etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sahip oldukları finansal kaynaklar ve 'koşulsallık' (conditionality) mekanizması sayesinde, yerel düzeyde öncelikli görülmeyen sorunların 'gündem belirleme' aşamasına taşınmasında tetikleyici rol oynarlar.

Cevap

Uluslararası örgütler, sahip oldukları finansal güç ve koşulsallık mekanizmasıyla sorunların gündem belirleme aşamasına taşınmasında tetikleyici bir rol oynarlar.
Doğru yanıt, uluslararası örgütlerin ulusal politika sürecine dahil olma biçimini ve en etkili oldukları aşamayı yansıtmaktadır. Uluslararası örgütler, kredi veya üyelik süreçleri gibi araçlar üzerinden uyguladıkları 'koşulsallık' mekanizmasıyla, ulusal hükümetlerin politika gündemlerini dışarıdan şekillendiren en önemli dışsal tetikleyicilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Sınıflandırmasının Belirlenmesi
Uluslararası örgütler (AB, IMF, Dünya Bankası) ulusal politika yapımında doğrudan anayasal yetkisi olmayan 'gayriresmi/dışsal' aktörlerdir.
Resmi aktörlerin (yasama, yürütme, yargı, bürokrasi) yetkileri anayasadan gelirken, dışsal aktörlerin etkisi anlaşmalar ve ekonomik güce dayanır.
2
Etki Mekanizmasının Analiz Edilmesi
Bu aktörler, kredi (IMF) veya üyelik (AB) süreçleri karşılığında reform şartı koşan 'koşulsallık' (conditionality) aracını kullanırlar.
Bu araç, ulusal hükümetlerin normal şartlarda öncelik vermediği konuları (örneğin mali disiplin veya çevre standartları) gündeme almasına neden olur.
3
Politika Süreci Aşamalarıyla İlişkilendirme
Dışsal tetikleyicilerin en baskın olduğu aşama 'Gündem Belirleme' aşamasıdır.
Politika formülasyonu detayların tasarımıyken, gündem belirleme sorunun fark edilip masaya yatırılmasıdır.

Anahtar Kavram

Uluslararası aktörlerin 'koşulsallık' yoluyla gündem belirleme üzerindeki dışsal tetikleyici etkisi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 70Soru

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Türkiye'de yürütme organının kamu politikası süreçlerindeki rolü; politika kurulları, ofisler ve Strateji ve Bütçe Başkanlığı gibi birimler üzerinden kurumsal bir dönüşüm geçirmiştir. Bu yeni idari mimari çerçevesinde, yürütme organının politika formülasyonu (tasarımı) aşamasındaki etkisi ve geleneksel bürokrasi ile olan ilişkisiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika formülasyonu sürecinin teknik bürokrasinin tekelinden çıkarılarak, siyasi iradenin stratejik öncelikleriyle doğrudan eklemlenmiş 'yukarıdan aşağıya' (top-down) bir yaklaşımla merkezileşmesi

Cevap

Politika formülasyonu sürecinin teknik bürokrasinin tekelinden çıkarılarak, siyasi iradenin stratejik öncelikleriyle doğrudan eklemlenmiş 'yukarıdan aşağıya' (top-down) bir yaklaşımla merkezileşmesi
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde politika kurulları ve ofisler gibi yapılar, politika formülasyonu sürecini geleneksel bakanlık bürokrasisinin dışına çıkararak doğrudan Cumhurbaşkanlığı merkezine taşımıştır. Bu durum, kamu politikalarının siyasi iradenin öncelikleriyle daha hızlı ve doğrudan uyumlu hale getirilmesini (top-down yaklaşımı) sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapılarını analiz etme
Politika Kurulları, Ofisler ve SBB gibi birimlerin doğrudan Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında yer aldığı belirlenir.
Yürütmenin yeni yapısı, geleneksel bakanlık hiyerarşisinin ötesinde bir merkezileşmeyi ifade eder.
2
Yürütmenin politika sürecindeki işlevini değerlendirme
Yürütmenin sadece uygulama değil, gündem belirleme ve özellikle formülasyon (tasarım) aşamasında belirleyici olduğu görülür.
Yeni kurumsal birimler, alternatif üretme ve strateji belirleme yetkisine sahiptir.
3
Bürokrasi ile ilişkideki değişimi saptama
Geleneksel 'aşağıdan yukarıya' bürokratik akışın yerini, siyasi iradenin merkezden yönettiği 'yukarıdan aşağıya' bir akışın aldığı sonucuna varılır.
Siyasi liderlik, bürokratik vesayet veya yavaşlığı aşmak için formülasyonu kendi uzman birimlerinde toplar.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Politika Formülasyonundaki Merkezileşme Rolü
Soru 71Soru

Türkiye’nin kamu politikası sürecinde Avrupa Birliği (AB), IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası aktörler; sağladıkları krediler, hibe destekleri veya üyelik kriterleri ile önemli bir rol oynamaktadır. Bu aktörlerin kamu politikası sürecindeki konumuna ve işlevine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gayriresmi aktörler olarak, özellikle 'gündem belirleme' ve 'politika tasarımı' aşamalarında dışsal bir etki oluştururlar.

Cevap

Uluslararası kuruluşlar gayriresmi aktörlerdir ve özellikle gündem belirleme ile politika tasarımı (formülasyon) aşamalarında dışsal bir etki oluştururlar.
Uluslararası kuruluşlar (AB, IMF, Dünya Bankası vb.), kamu politikası literatüründe devletin resmi yapıları dışında kaldıkları için 'gayriresmi aktörler' kategorisinde değerlendirilir. Bu aktörler, ulusal hükümetlerin önüne yeni sorun alanları getirerek (gündem belirleme) veya bu sorunlara yönelik spesifik çözüm taslakları önererek (politika formülasyonu/tasarımı) süreç üzerinde dışsal bir baskı ve teşvik gücü oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin niteliğini belirle
Gayriresmi (dışsal) aktör
AB, IMF ve Dünya Bankası gibi yapılar ulusal devletin anayasal organı (yasama, yürütme vb.) değildir.
2
Süreçteki işlevini analiz et
Gündem belirleme ve formülasyon etkisi
Bu kuruluşlar raporlar ve şartlılık mekanizmalarıyla hangi konuların (gündem) ve nasıl (tasarım) ele alınacağını etkilerler.

Anahtar Kavram

Kamu politikası aktörlerinin resmi ve gayriresmi olarak sınıflandırılması ve uluslararası örgütlerin dışsal etkisi.
Soru 72Soru

Kamu politikası aktörleri içerisinde yer alan medya; toplumsal sorunların tanımlanması, halka duyurulması ve siyasal karar alıcıların dikkatine sunulması süreçlerinde kritik bir öneme sahiptir. Özellikle kitle iletişim araçlarının, hangi toplumsal meselelerin 'öncelikli' olduğuna dair kamuoyunda bir algı oluşturması, politika analizi literatüründe 'eşik bekçiliği' (gatekeeping) kavramıyla açıklanmaktadır.

Bu çerçevede, medyanın kamu politikası sürecindeki konumu ve 'gündem belirleme' işleviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunların 'kamusal gündem' düzeyinden 'siyasal gündem' düzeyine taşınmasında filtreleme işlevi gören gayriresmi bir aktördür.

Cevap

Sorunların 'kamusal gündem' düzeyinden 'siyasal gündem' düzeyine taşınmasında filtreleme işlevi gören gayriresmi bir aktördür.
Medya, kamu politikası literatüründe gayriresmi bir aktör olarak tanımlanır. En temel işlevi, toplumsal sorunları (kamusal gündem) haberleştirme ve yorumlama yoluyla siyasal karar alıcıların gündemine (siyasal/kurumsal gündem) taşımaktır. Bu süreçte bir 'eşik bekçisi' gibi davranarak hangi meselelerin tartışılacağını ve hangilerinin geri planda kalacağını belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Politika aktörlerinin sınıflandırılması
Medyanın 'gayriresmi aktörler' kategorisinde yer aldığının saptanması
Soruyu doğru analiz etmek için öncelikle aktörün hukuki ve siyasal statüsünü belirlemek gerekir.
2
Gündem belirleme işlevinin analizi
Medyanın toplumsal sorunları 'eşik bekçiliği' yaparak filtrelediğinin anlaşılması
Medyanın her sorunu değil, seçtiği sorunları gündeme taşıma gücünü anlamak işlevini tanımlar.
3
Gündem türleri arasındaki ilişkinin kurulması
Sorunların 'kamusal gündem'den (systemic) 'siyasal/kurumsal gündem'e (institutional) geçişindeki rolünün belirlenmesi
Politika sürecinde gündem belirleme aşamasının teknik detaylarını netleştirmek için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Medyanın Gündem Belirleme ve Eşik Bekçiliği Rolü
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 73Soru

Modern kamu politikası literatüründe bürokrasi, klasik yaklaşımın aksine siyasi organlarca alınan kararların edilgen bir uygulayıcısı olmaktan çıkmış; karmaşık toplumsal sorunların çözümünde alternatiflerin belirlenmesi ve teknik standartların oluşturulması yoluyla politika içeriğini fiilen şekillendiren bir yapıya dönüşmüştür. Bürokrasinin politika sürecindeki bu etkin konumunun ve 'uzmanlık gücü' (expert power) üzerinden politika formülasyonuna müdahale edebilmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi karar alıcılar ile olan bilgi asimetrisi ve teknik bilginin tekelini elinde bulundurması

Cevap

Siyasi karar alıcılar ile olan bilgi asimetrisi ve teknik bilginin tekelini elinde bulundurması bürokrasinin politika formülasyonundaki etkisinin temel nedenidir.
Bürokrasinin politika sürecindeki asıl gücü, siyasi karar alıcıların sahip olmadığı teknik detaylara, verilere ve uygulama deneyimine hakim olmasından kaynaklanır. Siyasi aktörlerin (bakanlar, meclis üyeleri vb.) kısıtlı zaman ve uzmanlığa sahip olması, onları bürokratların sunduğu bilgiye bağımlı kılar. Bu durum literatürde 'bilgi asimetrisi' olarak adlandırılır ve bürokrasinin politika alternatiflerini belirlerken kendi tercihlerini sürece dahil etmesine olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Bürokrasinin politika sürecindeki rollerini analiz et.
Bürokrasinin sadece 'uygulama' değil, uzmanlık gerektiren 'tasarım/formülasyon' aşamasında da aktif olduğu görülür.
Modern sorunların karmaşıklığı, siyasetçilerin teknik bilgi ihtiyacını artırır.
2
Siyaset ve bürokrasi arasındaki ilişkiyi 'bilgi' kavramı üzerinden değerlendir.
Bürokratlar uzun süreli görev yaptıkları için teknik bilgiye ve kurumsal hafızaya hakimdir, siyasetçiler ise bu bilgiye sahip olmak için bürokrasiye güvenir.
Bu durum literatürde 'bilgi asimetrisi' olarak tanımlanır ve bürokrasiye takdir yetkisi kazandırır.
3
Bürokrasinin uzmanlık gücünün politika içeriğine etkisini saptan.
Uzmanlık gücü, alternatiflerin elenmesinde ve belirli çözümlerin ön plana çıkarılmasında belirleyici olur.
Bürokrasi, teknik standartları belirleyerek politika seçeneklerini fiilen daraltır ve yönlendirir.

Anahtar Kavram

Bürokratik Uzmanlık Gücü ve Bilgi Asimetrisi
Soru 74Soru

Michael Lipsky tarafından geliştirilen 'Sokak Düzeyi Bürokrasi' (Street-level Bureaucracy) kuramı çerçevesinde; polis memurları, öğretmenler ve sosyal hizmet uzmanları gibi kamu görevlilerinin politika sürecindeki konumu değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu aktörlerin sahip olduğu 'takdir yetkisi'nin (discretion) kamu politikası üzerindeki belirleyici etkisini en iyi açıklar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu aktörler, kıt kaynaklar ve karmaşık talepler karşısında geliştirdikleri uygulama rutinleri ve bireysel kararlarıyla, kağıt üzerindeki politikayı fiilen yeniden inşa ederek asıl politika yapıcılar haline gelirler.

Cevap

Sokak düzeyi bürokratlar, vatandaşlarla doğrudan etkileşime girdikleri ve takdir yetkilerini kullandıkları uygulama aşamasında, politikanın gerçekte ne olduğunu belirleyen temel aktörlerdir.
Doğru cevap olan ifade, Michael Lipsky'nin temel tezini yansıtır. Lipsky'ye göre sokak düzeyi bürokratlar, işlerini yaparken geliştirdikleri rutinler ve kullandıkları takdir yetkisiyle, vatandaşın devletle olan fiili ilişkisini belirlerler. Bu durum, kağıt üzerindeki 'resmi politikanın' yerini, uygulama düzeyinde şekillenen 'gerçek politikaya' bırakması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin Tanımlanması
Polis, öğretmen gibi vatandaşla doğrudan temas kuran 'sokak düzeyi bürokratlar' belirlenir.
Kuramsal çerçevenin hangi aktörler üzerinden kurulduğunu anlamak gerekir.
2
Takdir Yetkisinin Analizi
Bu bürokratların yoğun iş yükü ve kısıtlı kaynaklar altında karar verirken 'takdir yetkisi' kullandığı saptanır.
Lipsky'nin kuramında takdir yetkisi, kuralların yerelde nasıl yorumlandığını belirleyen anahtardır.
3
Politika Yapımı ile İlişkilendirme
Uygulama rutinlerinin ve bireysel kararların kağıt üzerindeki politikayı dönüştürdüğü sonucuna varılır.
Bürokrasinin uygulama aşamasının aslında politikanın yeniden yapıldığı (re-making) bir süreç olduğunu kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

Sokak Düzeyi Bürokrasi ve İdari Takdir Yetkisi

Daha Fazla Pratik

Bürokrasinin 'bilgi asimetrisi' üzerinden siyasi otoriteye karşı elde ettiği avantajları incelemek için Asil-Vekil (Principal-Agent) kuramına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Türkiye'de uygulanmakta olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yürütme organı, sadece yasaları uygulayan pasif bir yapıdan ziyade kamu politikası sürecinde aktif bir 'tasarımcı' rolü üstlenmiştir. Bu sistemde doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olarak faaliyet gösteren; eğitim, ekonomi, hukuk ve yerel yönetimler gibi spesifik alanlarda politika önerileri geliştirmek, stratejik raporlar hazırlamak ve ilgili konularda görüş sunmak amacıyla oluşturulan idari yapılar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları

Cevap

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde politika tasarımı ve öneri geliştirme amacıyla oluşturulan yapılar Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarıdır.
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları (Eğitim ve Öğretim, Ekonomi, Hukuk, Yerel Yönetimler vb.), Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yürütmenin politika geliştirme ve strateji belirleme kapasitesini artırmak amacıyla kurulmuştur. Bu kurullar, bürokrasiden bağımsız olarak uzmanlık odaklı politika önerileri hazırlayıp doğrudan Cumhurbaşkanına sunarak formülasyon aşamasında kilit rol oynarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün bağlı olduğu organı belirleyin.
Soruda aktörün doğrudan 'Cumhurbaşkanına bağlı' olduğu belirtilmiştir, bu da bizi yürütme organına yönlendirir.
Yürütme organının içindeki spesifik bir yapıyı bulmak için hiyerarşik bağ önemlidir.
2
Politika sürecindeki aşamayı analiz edin.
Soruda 'politika önerileri geliştirmek' ve 'formülasyon' (tasarım) vurgusu yapılmıştır.
Yürütmenin farklı birimleri (bakanlıklar, ofisler, kurullar) sürecin farklı aşamalarında ağırlık kazanır; kurullar uzmanlık gerektiren tasarım aşamasında kritiktir.
3
Tanımlanan spesifik yapıyı seçeneklerden eşleştirin.
Ekonomi, Eğitim-Öğretim, Hukuk, Yerel Yönetimler gibi isimlerle örgütlenmiş yapılar Politika Kurullarıdır.
2017 anayasa değişikliği sonrası kurumsal yapıda bu isimlerle anılan dokuz adet kurul oluşturulmuştur.

Anahtar Kavram

Yürütme organının politika formülasyonu kapasitesi ve Politika Kurulları

İpuçları

1
Yürütme organının sadece uygulama değil, 'politika tasarımı' yapan yeni birimlerini düşünün.
2
Bu yapılar doğrudan Cumhurbaşkanına bağlıdır ve isimleri 'Eğitim', 'Ekonomi', 'Hukuk' gibi alanlarla başlar.

Daha Fazla Pratik

Yürütme organının diğer yeni birimleri olan 'Ofisler' (İnsan Kaynakları, Dijital Dönüşüm vb.) ile 'Politika Kurulları' arasındaki farkları inceleyerek resmi aktörler bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 76Soru

Uluslararası örgütlerin (AB, IMF, Dünya Bankası) ulusal kamu politikası süreçlerindeki etkileri üzerine yapılan analizlerde; bu aktörlerin "dışsal baskı" unsuru olmanın ötesinde, politika döngüsünün farklı aşamalarında hem yapısal hem de teknik müdahalelerde bulunduğu görülmektedir. Bu çerçevede, uluslararası aktörlerin Türkiye'deki kamu politikası yapım sürecindeki konumlanışı ve işlevsel rolleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi teorik ve uygulamalı açıdan en isabetli değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası örgütler, ulusal anayasal hiyerarşinin dışında yer aldıkları için gayriresmi/dış aktör statüsündedir; ancak "şartlılık" yoluyla gündem belirleme ve "uzmanlık/model transferi" yoluyla politika formülasyonu aşamalarında belirleyici bir etki sergilerler.

Cevap

Uluslararası örgütler, anayasal sistemin dışında kaldıkları için gayriresmi/dış aktör olarak kabul edilirler; ancak şartlılık mekanizmasıyla gündemi, uzmanlık transferiyle de politika formülasyonunu etkileme gücüne sahiptirler.
Uluslararası örgütler, kamu politikası literatüründe devletin resmi egemenlik yapısı içinde yer almadıkları için 'dış' veya 'gayriresmi' aktör olarak sınıflandırılırlar. Ancak bu aktörler, özellikle mali kaynak sağlama (IMF/Dünya Bankası) veya siyasi entegrasyon (AB) gibi süreçlerde 'şartlılık' (conditionality) ilkesini kullanarak ulusal hükümetlerin gündemini belirlerler. Ayrıca, teknik bilgi birikimleri ve sundukları en iyi uygulama modelleri sayesinde, politikaların somut metinlere dönüştüğü 'formülasyon' aşamasında da doğrudan etkili olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Sınıflandırmasını Belirleme
Gayriresmi (Dış) Aktör
Uluslararası örgütler (AB, IMF vb.), devletin resmi egemenlik yapısı ve anayasal hiyerarşisi içinde yer almazlar.
2
Etki Mekanizmalarını Analiz Etme
Şartlılık (Conditionality) ve Politika Transferi
Mali yardımlar veya üyelik süreçleri için getirilen şartlar gündemi belirlerken, teknik raporlar ve model önerileri politika tasarımını (formülasyonu) şekillendirir.
3
Politika Döngüsü Aşamalarıyla Eşleştirme
Gündem Belirleme ve Formülasyon Etkisi
Uluslararası aktörlerin en yoğun müdahalesi, sorunun masaya yatırılması (gündem) ve çözümün nasıl olacağının tasarlanması (formülasyon) safhalarında gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Aktörlerin Politika Döngüsündeki Rolü ve Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

Kamu politikası sürecinde yargı organı, aldığı kararlarla politika döngüsünü derinden etkileyebilen resmi bir aktördür. Ancak yargı; yasama ve yürütme organlarından farklı olarak, kendiliğinden harekete geçmek yerine bir uyuşmazlığın dava yoluyla önüne gelmesini bekleyen "reaktif" (tepki verici) bir niteliğe sahiptir.

Buna göre, yargı organının kamu politikası sürecindeki rolü ve yetkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasaya veya hukuka aykırı bulduğu politika kararlarını iptal ederek "negatif politika yapımı" işlevi üstlenebilir.

Cevap

Yargı organı, hukuka aykırı bulduğu kararları iptal ederek mevcut politikaları durdurma veya değiştirme gücüne sahip olduğu için "negatif politika yapımı" rolünü üstlenir.
Yargı organı, kamu politikası sürecinde anayasaya uygunluk ve idari yargı denetimi yoluyla aktif rol oynar. Bir politika kararı mahkemeye taşındığında, yargının verdiği iptal kararı o politikanın sonlanmasına veya yeniden tasarlanmasına neden olur. Bu durum, yargının yeni bir politika yaratmaktan ziyade mevcut olanı engelleme gücünü ifade eden 'negatif politika yapımı' kavramıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargının aktör tipini belirleyin.
Yargı organı, anayasal yetkileri olan 'resmi' bir aktördür.
Kamu politikası sürecinde yetkisini doğrudan hukuktan alan kurumlar resmi aktör olarak sınıflandırılır.
2
Yargının çalışma biçimini (reaktiflik) analiz edin.
Yargı kendiliğinden değil, bir dava açılması durumunda sürece dahil olur.
Yargısal denetim ancak bir uyuşmazlık mahkemeye taşındığında başlar.
3
Yargı kararlarının politika üzerindeki etkisini değerlendirin.
İptal kararları mevcut politikayı bloke eder veya yönünü değiştirir.
Yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, politikanın uygulanmasını hukuken imkansız kılarak 'negatif' bir müdahale sağlar.

Anahtar Kavram

Yargı organının resmi aktör olarak denetim ve iptal yetkisi.
Tahmini Süre:50s
Soru 78Soru

Kamu politikası sürecinde 'gayriresmi aktörler' arasında yer alan vatandaşların, siyasal sistemin gündemini etkilemek ve politika içeriğine doğrudan müdahale etmek amacıyla kullandıkları çeşitli katılım mekanizmaları bulunmaktadır. Bu doğrultuda, belirli bir seçmen kitlesinin yasal düzenleme yapılması veya mevcut bir yasada değişiklik yapılması talebiyle imza toplayarak konuyu doğrudan yasama organının gündemine taşımasına olanak tanıyan doğrudan demokrasi aracı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halk teşebbüsü

Cevap

Vatandaşların imza toplayarak bir yasa önerisini doğrudan meclis gündemine taşımasına 'halk teşebbüsü' denir.
Halk teşebbüsü (initiative), doğrudan demokrasi uygulamalarından biridir ve vatandaşların yasama organına (meclis) belirli bir konuda yasa teklifi sunma veya mevcut bir yasanın değiştirilmesini talep etme hakkını ifade eder. Bu süreçte vatandaşlar belirli bir sayıya ulaştıklarında (genellikle imza yoluyla), yasama organı bu konuyu gündemine almak ve görüşmek zorundadır. Bu durum, vatandaşların gayriresmi aktör olarak politika gündemini belirlemedeki en somut araçlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör türünü belirle
Vatandaşlar 'gayriresmi aktör' olarak tanımlanır.
Soruda vatandaşların kullandığı bir mekanizma sorulduğu için resmi makamların (meclis gibi) yetkileri elenmelidir.
2
Eylemin niteliğini analiz et
Eylem, 'imza toplayarak yasa önerisini meclise taşıma' şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanım, bir politika önerisinin aşağıdan yukarıya (vatandaştan meclise) doğru hareket ettiğini gösterir.
3
Kavramları karşılaştır
Halk oylaması yukarıdan aşağıya (onay), halkın geri çağırması ise temsilciyi azletme ile ilgilidir. 'Halk teşebbüsü' ise doğrudan yasa önerisidir.
Doğrudan demokrasi araçları arasındaki işlevsel farklar doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Halk Teşebbüsü (Girişim) ve Vatandaş Katılımı

İpuçları

1
Vatandaşların politika sürecine 'gayriresmi' yollardan katılımını sağlayan doğrudan demokrasi araçlarını düşünün.
2
Bu mekanizma, sürecin 'imza toplayan halk' tarafından başlatılmasına ve bir 'yasa önerisinin' meclise gitmesine odaklanır.

Daha Fazla Pratik

Diğer gayriresmi aktörlerden olan 'Çıkar Grupları' ile 'Vatandaşlar' arasındaki gündem belirleme farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 79Soru

Kamu politikası sürecinde, anayasal veya yasal bir karar alma yetkisi bulunmamasına rağmen toplumsal sorunları kitle iletişim araçlarıyla görünür kılarak bu sorunların siyasal gündeme taşınmasını sağlayan gayriresmi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medya

Cevap

Kamu politikası sürecinde anayasal yetkisi olmayan ancak gündem belirleme işleviyle öne çıkan gayriresmi aktör medyadır.
Medya, toplumsal sorunları haberleştirme ve yorumlama yoluyla halkın ve siyasetçilerin dikkatine sunarak gündem belirleme (agenda-setting) işlevini yerine getirir. Anayasal bir karar mekanizması olmaması onu 'gayriresmi aktör' kategorisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin sınıflandırılmasını yapınız.
Kamu politikası aktörleri resmi (yasama, yürütme, yargı, bürokrasi) ve gayriresmi (medya, STK, baskı grupları vb.) olarak ikiye ayrılır.
Sorudaki 'gayriresmi' vurgusu resmi aktörlerin elenmesini sağlar.
2
Aktörün işlevini analiz ediniz.
Kitle iletişim araçlarını kullanarak sorunları görünür kılmak 'gündem belirleme' (agenda-setting) işlevidir.
Bu işlev, medya ve kamuoyu oluşturma araçlarıyla doğrudan ilişkilidir.
3
Sonuca ulaşınız.
Hem gayriresmi olan hem de kitle iletişim araçlarıyla gündem belirleyen aktör medyadır.
Diğer seçenekler resmi/kurumsal yetkiye sahip devlet organlarıdır.

Anahtar Kavram

Medyanın Gündem Belirleme Rolü ve Gayriresmi Aktör Niteliği
Tahmini Süre:45s
Soru 80Soru

Kamu politikası aktörleri; karar alma yetkisine sahip olan 'resmi aktörler' ve bu süreci dışarıdan etkilemeye çalışan 'gayriresmi aktörler' olarak sınıflandırılmaktadır. Buna göre, kitle iletişim araçlarının (medya) kamu politikası sürecindeki yeri ve işleviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medya, anayasal bir karar alma yetkisi bulunmayan gayriresmi bir aktördür ve temel işlevi gündem belirlemektir.

Cevap

Medya, anayasal bir karar alma yetkisi bulunmayan gayriresmi bir aktördür ve temel işlevi gündem belirlemektir.
Kamu politikası literatüründe aktörler; anayasal/yasal yetkilerine göre ayrılır. Medya, doğrudan bir karar alma yetkisine sahip olmadığı için gayriresmi bir aktördür. En temel gücü ise kitleleri etkileyerek sorunları önceliklendirmek, yani 'gündem belirlemek'tir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün niteliğini sınıflandır.
Medya, devletin hiyerarşik yapısı veya anayasal karar organları içinde yer almadığı için 'gayriresmi aktör' grubundadır.
Resmi aktörler (yasama, yürütme, yargı, bürokrasi) yasal bir yetkiyle karar alırken; medya süreci dışarıdan etkiler.
2
Aktörün temel işlevini belirle.
Medya, toplumsal sorunları haberleştirerek kitlelerin ve siyasetçilerin dikkatini bu konulara çeker (Gündem Belirleme).
Medyanın en güçlü rolü, hangi sorunların tartışılacağına dair öncelik sırasını etkileyebilmesidir.
3
Seçenekleri karşılaştır ve doğru bilgiyi tespit et.
Medyanın gayriresmi niteliğini ve gündem belirleme rolünü bir arada sunan ifade doğru cevaptır.
Diğer seçenekler medyayı ya resmi bir organ olarak tanımlamakta ya da işlevini yanlış (uygulama, kanun hazırlama vb.) aktarmaktadır.

Anahtar Kavram

Medya, kamu politikası sürecinde sorunları kamusal ve siyasal gündeme taşıyan 'gayriresmi' bir aktördür.

Daha Fazla Pratik

Resmi ve gayriresmi aktörler arasındaki farkları pekiştirmek için baskı grupları ve sivil toplum kuruluşlarının rollerine göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 4 / 12Sonraki