Siyaset Biliminin Temel Kavramları
152 soru
Bir ülkede parlamento, anayasa ve içtüzükte belirtilen kurallara bütünüyle sadık kalarak kamu harcamalarını önemli ölçüde kısan bir yasayı kabul etmiştir. Ancak bu karar, geniş halk kitleleri nezdinde ciddi bir adaletsizlik algısı yaratmış ve tırmanan protestolar sonucunda hükümetin yasayı uygulama imkânı ortadan kalkmıştır. Max Weber'in kavramsallaştırmasında yer alan rasyonel-yasal otoriteye dayalı mevcut yönetim, kolluk kuvvetleri aracılığıyla yasal yaptırımlara başvursa da kitlelerin sisteme duyduğu güveni ve gönüllü rızayı yeniden inşa edememiştir.
Siyaset biliminin temel kavramları ışığında bu kriz ortamı analiz edildiğinde, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılması en uygundur?
Bireyin yetişkinlik evresinde dâhil olduğu profesyonel çalışma ortamı; yöneticilerle kurulan hiyerarşik bağlar, iş bölümü ve kolektif sorumluluk gibi unsurlar aracılığıyla siyasal otoriteye karşı tutumların şekillenmesinde 'örtük' (dolaylı) bir işlev görür. Siyaset biliminde, çalışma hayatındaki bu pratik deneyimlerin bireyin genel siyasal değerlerine ve sisteme yönelik algısına aktarılmasını sağlayan toplumsallaşma aracı aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset bilimi literatüründe siyasetin kapsamına ilişkin yapılan tanımlar; siyaseti "devlet yönetme sanatı" olarak gören kurumsal yaklaşım ile siyaseti "güç ve değer dağıtımı" olarak gören toplumsal yaklaşım arasında farklılık göstermektedir. Buna göre, siyaseti bir "iktidar mücadelesi" ve "toplumsal etkileşim" süreci olarak değerlendiren geniş kapsamlı (toplumsal) yaklaşım için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Siyaset bilimci Max Weber, iktidarın meşrulaştırılma biçimlerine göre üç temel otorite tipi tanımlamıştır. Bu tipolojiye göre, kaynağını yöneten kişinin sahip olduğuna inanılan olağanüstü yeteneklerden, kişisel kahramanlıktan veya kutsallıktan alan otorite türü aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber’in otorite tipolojisinde, meşruiyetin kaynağı olarak "eskiden beri süregelen düzenin kutsallığına" duyulan inanç ön plandadır. Bu sistemde yönetilenler, belirli bir makama değil; o makamı geleneğin verdiği yetkiyle temsil eden "şahsa" (efendiye) itaat ederler. Yöneten ile yönetilen arasındaki ilişki genellikle "efendi-uyruk" (kul) ilişkisi biçimindedir.
Bu özellikler aşağıdaki otorite türlerinden hangisini tanımlamaktadır?
Modern bürokratik yapılarda bireylerin yöneticilere itaat etmesinin temel sebebi, yöneticinin şahsi nitelikleri veya geleneksel konumu değil, sahip olduğu makamın kanunlarla belirlenmiş yetkileridir. Max Weber'in otorite tipolojisine göre, meşruiyetin genel ve soyut hukuk kurallarına dayandığı bu otorite türü aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber’in otorite tipolojisinde, karizmatik otoritenin en kritik dönüm noktası, liderin ölümü veya fiziksel yetersizliğiyle ortaya çıkan 'halefiyet' (yerine geçme) sorunudur. Bu sorunu aşmak ve siyasal hareketin sürekliliğini sağlamak amacıyla karizmanın 'rutinleşmesi' (sıradanlaşması) süreci yaşanır. Bu süreçte liderin kişisel karizması; ya gelenekselleşerek bir hanedana/yapıya aktarılır ya da rasyonalize edilerek kurumsal bir çerçeveye oturtulur.
Buna göre, karizmanın rutinleşmesi sonucunda ortaya çıkan yeni düzenin 'yasal-rasyonel' bir otorite niteliği kazandığının en temel göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kamu kurumunda memur olarak görev yapan Ahmet Bey, birim amirinin verdiği talimatı; amirin şahsi özelliklerinden veya kurumdaki kıdeminden ziyade, ilgili yönetmeliklerin amire bu emir verme yetkisini tanıması ve kendisinin de bu hukuki düzene uyma yükümlülüğü nedeniyle yerine getirmektedir. Ahmet Bey'in sergilediği bu itaat tutumu, Max Weber'in otorite tipolojisinde aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
Siyasal toplumsallaşma literatüründe Harry Eckstein tarafından geliştirilen "uyumluluk kuramı" (congruence theory) çerçevesinde; bir siyasal rejimin istikrarı, o rejimdeki otorite yapısı ile toplumun siyasal olmayan birimlerindeki (aile, okul, sivil toplum) otorite ilişkileri arasındaki benzerliğe bağlıdır.
Buna göre, hiyerarşik ve otoriter bir aile yapısının egemen olduğu bir toplumda, katılımcı ve demokratik bir anayasal düzenin inşa edilmeye çalışılmasının yaratacağı en muhtemel kuramsal sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik siyaset bilimi literatüründe siyasal toplumsallaşma süreci; genellikle ailenin, eğitim kurumlarının ve geleneksel medya organlarının, egemen siyasal kültürü yeni nesillere tek yönlü ve hiyerarşik bir biçimde aktarması olarak ele alınmıştır. Ancak yirmi birinci yüzyılda dijital ağların ve yeni medyanın temel bir toplumsallaşma aracı olarak öne çıkması, bu geleneksel aktarım modelini yapısal olarak dönüşüme uğratmıştır.
Buna göre, yeni medyanın (dijital ağların) bir siyasal toplumsallaşma aracı olarak, geleneksel kurumlara kıyasla yarattığı en belirgin farklılık ve bunun siyasal kültür üzerindeki en olası sonucu aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Max Weber’in otorite tipolojisinde "karizmanın rutinleşmesi" (veralltäglichung), istisnai ve geçici bir doğaya sahip olan karizmatik otoritenin süreklilik kazanmak amacıyla geleneksel veya yasal-rasyonel bir yapıya bürünme sürecini ifade eder. Bu dönüşüm süreci, iktidarın kaynağı ve meşruiyet zemini bağlamında değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Siyasal toplumsallaşma literatüründe bazı otoriter ve totaliter siyasal sistemlerin, bireyin erken çocukluk döneminde aile içerisinde edindiği 'geleneksel' veya 'sistem dışı' değerleri kırmak amacıyla; eğitim kurumları, zorunlu gençlik kampları ve devlet denetimindeki kitle iletişim araçları üzerinden yoğun bir müdahale gerçekleştirdiği görülür. Bu tür sistemlerde devlet, birincil toplumsallaşma evresindeki değer aktarımını etkisizleştirerek bireyi kendi ideolojik kalıpları doğrultusunda dönüştürmeyi hedefler.
Bu uygulama, siyasal toplumsallaşma araçlarının işleyişi ve etkileşimi bağlamında aşağıdakilerden hangisiyle en iyi ifade edilir?
Demokratik bir anayasal devlette, parlamento tarafından kabul edilen ve kamuoyunda geniş destek bulan bir yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından 'devletin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırılık' gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu iptal kararına tepki gösteren bir siyasetçi şu açıklamayı yapmıştır: 'Milletin yetkilendirdiği temsilcilerin iradesi ve çoğunluğun talebi her şeyin üstündedir; milli iradeyi kendi sınırları içinde denetleyebilecek veya kısıtlayabilecek hiçbir uluslararası norm veya yargısal merci kabul edilemez.'
Siyaset bilimi literatüründeki egemenlik kavramı ve demokrasi kuramları bağlamında, bu siyasetçinin yaklaşımı ve içine düştüğü kavramsal yanılgı ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi en doğrudur?
Siyaset bilimi literatüründe bireyin siyasal değerleri, tutumları ve inançları edindiği araçlar; etkileşim süreci ve ilişkilerin niteliğine göre 'birincil' (primary) ve 'ikincil' (secondary) araçlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bireyin genellikle daha geç yaşlarda, daha kurumsal ve resmi yapılar içerisinde karşılaştığı 'ikincil' siyasal toplumsallaşma araçlarından biridir?
Siyasal iktidarın kullandığı güç kaynaklarından biri olan ideolojik güç; toplumsal değerleri, inançları ve sembolleri etkileyerek yönetilenlerin iktidara gönüllü katılımını ve itaatini sağlamayı hedefler. Bu güç türü, fiziksel zorlamaya dayalı bir yönetim biçimiyle karşılaştırıldığında, iktidarın sürekliliği açısından daha kalıcı ve istikrarlı bir zemin sunar. Buna göre, ideolojik gücen siyasal otoritenin tesisi üzerindeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Liberal siyasal düşüncenin öncülerinden kabul edilen, egemenlik gücünün mutlak ve sınırsız olmadığını; devletin temel görevinin bireylerin 'yaşam, özgürlük ve mülkiyet' gibi doğal haklarını korumak olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik siyaset bilimi kuramlarında "devlet sınırları içerisinde yasa ile kısıtlanmamış en üstün ve mutlak iktidar" olarak tanımlanan egemenlik kavramı, modern anayasal demokrasilerin ve uluslararası sistemin gelişmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm geçirmiştir.
Buna göre, günümüz modern anayasal devlet anlayışında egemenliğin doğası ve sınırları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Siyasal toplumsallaşma sürecinde, bireyin siyasal sistemle ilgili ilk bilgileri edindiği, temel değer ve tutumların şekillendiği, duygusal bağların en yoğun olduğu 'birincil' toplumsallaşma aracı aşağıdakilerden hangisidir?
Günümüzün karmaşık yönetim yapılarında, siyasal kararların içeriğini belirleyen teknik veriler, istatistiksel analizler ve bilimsel raporlar; karar alıcıların bu alanlarda yetkin olan kişi ve kurumlara olan bağımlılığını artırmaktadır. Bu bağımlılık ilişkisi, iktidarın geleneksel yaptırım gücü veya maddi kaynaklarının ötesinde, 'bilgiye sahip olma'nın getirdiği özgün bir etki alanı yaratmaktadır. Bu parçada sözü edilen durum, iktidarın aşağıdaki kaynaklarından hangisini temsil etmektedir?
Siyaset biliminde siyaseti; bireylerin biyolojik yaşamlarını sürdürme çabası (emek) veya bir şeyler üretme (iş) kaygısından ayırarak, özgür yurttaşların () içinde kamusal bir alanda bir araya gelip kendilerini söz ve eylemleriyle ortaya koydukları bir süreç olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?