Siyaset Biliminin Temel Kavramları
152 soru
Siyaset bilimi literatüründe siyasetin kapsamı; 'alan' (arena) odaklı ve 'süreç' (process) odaklı yaklaşımlar üzerinden tartışılmaktadır. Siyaseti bir 'arena' olarak gören geleneksel yaklaşım, siyasal olanı devlet ve hükümet kurumlarının kamusal faaliyetleriyle sınırlarken; feminist düşünürlerin 'kişisel olan politiktir' (the personal is political) argümanı bu sınırları sorunsallaştırarak siyasetin kapsamını yeniden tanımlamıştır.
Feminist yaklaşımın siyasetin tanımı ve kapsamına getirdiği bu eleştiri dikkate alındığında, siyasetin sınırlarının genişletilmesine yönelik öne sürülen temel iddia aşağıdakilerden hangisidir?
Demokratik usullerle göreve gelmiş bir siyasi lider, görev süresi boyunca yürürlükteki mevzuatta kendisine geniş idari yetkiler tanıyan yapısal değişiklikleri hukuki prosedürlere kusursuz biçimde uyarak gerçekleştirmiştir. Liderin aldığı kararlar pozitif hukuka ve anayasal kurallara tamamen uygun olmasına rağmen, toplum nezdinde bu yetki kullanımının haklılığına ve adilliğine olan inanç kaybolmuş; halkın rızasının ortadan kalkmasıyla geniş çaplı sivil itaatsizlikler başlamış ve devletin karar alma mekanizmaları işlemez hale gelmiştir.
Max Weber'in otorite tipolojisi ve modern devlet kuramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu siyasal sistemin içine düştüğü durumu en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Bir ülkede yürütülen siyaset sosyolojisi saha çalışmasında; halkın devlet organlarının varlığını ve meşruiyetini tamamen kabullendiği, hükümetin aldığı kararların ve uyguladığı politikaların günlük yaşamlarına etkilerini yakından takip ettiği raporlanmıştır. Bireylerin vergi verme ve kanunlara itaat etme konusunda yüksek bir duyarlılık gösterdiği görülmüştür. Buna karşın, bireylerin siyasal kararları şekillendirmek amacıyla örgütlenme, karar alıcılara talepte bulunma veya sürece müdahil olma kapasitelerine (siyasal öz-yeterlik) dair neredeyse hiçbir inanç taşımadıkları saptanmıştır.
Almond ve Verba'nın siyasal kültür tipolojisi temel alındığında, bu ülkede gözlemlenen hâkim siyasal kültür türü ile vatandaşlarda eksik olan yönelim (oryantasyon) boyutu aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?
Siyasal toplumsallaşma literatüründe; bireyin çocukluk evresinde aile gibi birincil gruplardan edindiği temel değerler ile yetişkinlik evresinde okul, işyeri veya ordu gibi ikincil kurumlarda karşılaştığı otorite kalıpları ve siyasal beklentiler arasındaki uyumsuzluk "siyasal toplumsallaşmada süreksizlik" (discontinuity) olarak tanımlanır. Buna göre, toplumsallaşma sürecinde yaşanan bu tür bir süreksizliğin, bireyin siyasal sistemle olan ilişkisinde yaratması beklenen temel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Bir birey; çocukluk döneminde evdeki ebeveyn-çocuk ilişkisi üzerinden genel itaat kurallarını, hiyerarşiyi ve otoriteye saygı duymayı hiçbir siyasi içerik olmadan öğrenmiştir. Aynı birey, üniversite yıllarında üyesi olduğu bir gençlik derneğinde düzenlenen seminerler aracılığıyla demokratik katılımın önemi, anayasal haklar ve oy verme davranışının etkileri üzerine spesifik ve bilinçli eğitimler almıştır.
Bu senaryoda anlatılan değer ve tutum aktarımı süreçleri, siyasal toplumsallaşmanın işleyiş biçimi (yöntemi) açısından sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangileriyle tanımlanır?
Max Weber’in otorite tipolojisinde; meşruiyetin kaynağı olarak belirli kişilerin üstün nitelikleri veya geleneklerin sürekliliği yerine, rasyonel bir şekilde oluşturulmuş nesnel ve soyut hukuk kurallarına duyulan inanç ön plandadır. Bu sistemde bireyler, yöneticinin şahsına değil, o kişinin işgal ettiği makamın yasal yetkisine itaat ederler. Buna göre, yukarıda temel özellikleri belirtilen otorite türü aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasetin tanımı ve kapsamına dair yaklaşımlardan biri, siyaseti toplumdaki çatışan çıkarların şiddet dışı yöntemlerle, müzakere ve diplomasi yoluyla dengelenmesi olarak görür. Bu anlayışa göre siyaset, farklılıkların bir arada yaşamasını mümkün kılan 'olanaklı olanın sanatı' ve toplumsal bir uzlaşı zeminidir. Siyaseti bir baskı veya tahakküm aracı olmaktan ziyade, farklı toplumsal kesimlerin taleplerini barışçıl bir süreçle yönetme faaliyeti olarak tanımlayan bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal toplumsallaşma literatüründe araçlar; aktarımın niteliğine göre doğrudan (açık) ve dolaylı (örtük) olarak iki temel kategoride incelenmektedir. Okul, modern toplumlarda hem devletin resmi ideolojisini ve siyasal bilgileri aktaran 'açık' bir kanal hem de kurumsal iklimiyle siyasal tutumları şekillendiren 'örtük' bir mekanizma olarak işlev görür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi okulun siyasal toplumsallaşma sürecindeki 'açık (doğrudan)' işlevine bir örnek teşkil eder?
Siyaset bilimi ve kamu hukuku öğretisinde klasik egemenlik anlayışı, devletin sınırları içindeki en üstün, mutlak ve sınırlandırılamaz güç olduğunu savunur. Ancak modern anayasal devlette, egemen gücün (devletin) bizzat kendi koyduğu yasalara ve taraf olduğu uluslararası hukuk kurallarına nasıl tabi olacağı sorunu ortaya çıkmıştır. Başta Georg Jellinek olmak üzere 19. yüzyıl Alman kamu hukuku ekolü tarafından sistemleştirilen; devletin üstün irade olma vasfını kaybetmeksizin, yine kendi özgür iradesiyle yarattığı hukuk düzeniyle kendisini bağladığını ve böylece keyfiliğin önlendiğini öne süren kuramsal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Bir ülkede anayasal düzenin askıya alınmasını gerektiren varoluşsal bir kriz yaşanmıştır. Bu kriz anında, yürütme organı anayasada açıkça düzenlenmemiş olmasına rağmen olağanüstü yetkiler kullanarak yasama erkini devralmış ve devleti korumak adına mevcut normatif hukukun dışına çıkmıştır. Bu durumu analiz eden bir siyaset bilimci şu tespiti yapmıştır: *'Gerçek egemenliğin kimde olduğu, sistemin normal işleyişinde değil, hukuk kurallarının yetersiz kaldığı bu tür sınır durumlarında ortaya çıkar. Çünkü nihai yetki, hukuku kimin uyguladığında değil, hukukun ne zaman ve hangi şartlarda askıya alınacağına kimin karar verdiğinde gizlidir.'*
Buna göre, siyaset bilimcinin analizinde dayandığı egemenlik kuramı ve bu kuramın öncüsü olan düşünür aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Merkeziyetçi bir devlet, formel eğitim sistemi ve geleneksel kitle iletişim araçları üzerinde sıkı bir denetim kurarak tek tip bir ulusal kimlik ve devlete kayıtsız şartsız itaat öngören resmi bir siyasal toplumsallaşma programı uygulamaktadır. Ancak ülkedeki genç nüfus, ağırlıklı olarak merkezi denetimden uzak, küresel sosyal medya platformlarında ve dijital oyun topluluklarında etkileşime girmektedir. Bu dijital ağlardaki sansürsüz içerikler ve akran iletişimleri üzerinden gençler; devletin resmi müfredatının tam aksine çoğulcu, eleştirel ve kozmopolit siyasal değerler edinmektedir. Bu senaryodaki siyasal toplumsallaşma süreci dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi siyaset bilimi literatürüne göre doğrudur?
Siyaset biliminde Max Weber'in otorite sınıflaması, modern siyasal sistemlerin meşruiyet temellerini anlamak için temel bir referanstır. Bu sınıflamada yer alan "yasal-rasyonel otorite" tipinde, bireylerin yönetenlere itaat etmelerinin altında yatan temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber’in otorite tipolojisinde 'yasal-rasyonel otorite', meşruiyetin kaynağını şahsi niteliklerden veya geleneksel süreklilikten ziyade rasyonel bir düzene dayandırır. Bu otorite türünde itaat, belirli bir 'kişiye' değil, önceden belirlenmiş genel ve soyut kurallar bütünü tarafından tanımlanan 'makama' yöneliktir.
Buna göre, yasal-rasyonel otoritenin işleyişinde, iktidarın meşru bir otorite olarak kabul edilmesini sağlayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset biliminde 'iktidar' (Macht) kavramı, bir aktörün kendi iradesini başkalarına kabul ettirme kapasitesini ifade ederken; 'otorite' (Herrschaft) bu gücün rıza ve haklılık zeminine dayalı biçimidir. Bir siyasal sistemde, yönetilenlerin itaat davranışının temelinde korku veya kişisel menfaat beklentisinden ziyade, yönetimin emir verme hakkına sahip olduğuna ve bu emirlere uymanın bir görev olduğuna dair duyulan inanç yatmaktadır. Bu durum, iktidarın aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip olduğunu gösterir?
X ülkesinde parlamento, kamu düzenini gerekçe göstererek temel bir insan hakkını süresiz kısıtlayan bir kanun çıkarmıştır. Anayasa Mahkemesi ise bu kanunu, evrensel insan hakları normlarına ve anayasanın özüne aykırı bularak iptal etmiştir. Bu karara tepki gösteren hükümet sözcüsü, 'Egemenlik milletindir ve milletin yegâne temsilcisi olan parlamentonun iradesi hiçbir ulusal yargı organı veya uluslararası sözleşme ile sınırlandırılamaz.' açıklamasını yapmıştır.
Modern siyaset bilimi kuramları çerçevesinde, hükümet sözcüsünün bu yaklaşımı aşağıdaki kavramsal yanılgılardan hangisine dayanmaktadır?
Siyasal toplumsallaşma literatüründe araçlar; bireyle kurdukları hiyerarşik bağ, aktarımın niteliği ve sürecin zamanlaması bakımından sınıflandırılır. Bu araçlar içerisinde yer alan "akran grupları", özellikle otorite ilişkilerinin niteliği açısından aile ve okul gibi geleneksel araçlardan belirgin bir şekilde ayrılır. Siyasal toplumsallaşma sürecinde akran gruplarını aile ve okul gibi birincil ve ikincil araçlardan ayıran temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Gabriel Almond ve Sidney Verba’nın siyasal kültür tipolojisinde, bireylerin siyasal sistemin çeşitli boyutlarına yönelik bilişsel, duyuşsal ve değerlendirmeci yönelimleri incelenmektedir.
Aşağıdaki tabloda bir toplumdaki bireylerin siyasal sistemin farklı boyutlarına yönelik baskın yönelimleri (: var/yüksek, : yok/düşük) verilmiştir:
| Siyasal Boyut | Vatandaş Yönelimi |
|---|---|
| Siyasal Sistemin Geneli | |
| Siyasal Girdi Süreçleri () | |
| Siyasal Çıktı Süreçleri () | |
| Bir Siyasal Aktör Olarak "Kendisi" |
Buna göre, tabloda özellikleri belirtilen siyasal kültür türü aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasetin kapsamı üzerine yürütülen çağdaş tartışmalarda, siyasal tercihler ve değer çatışmalarıyla çözülmesi gereken konuların; tarafsız, rasyonel ve kaçınılmaz olduğu iddia edilen teknik bir uzmanlık alanına kaydırılması 'siyasetsizleşme' (depoliticization) olarak tanımlanmaktadır. Bu süreç, siyasetin toplumsal yaşamdaki kapsama alanının daralmasına ve demokratik denetim mekanizmalarının işlevsizleşmesine yol açtığı gerekçesiyle eleştirilmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi siyasetin kapsamının bu şekilde daralmasına örnek teşkil eden bir durumdur?
Max Weber’in otorite tipolojisinde, yönetilenlerin itaatlerini 'efendi' olarak kabul edilen kişinin şahsi otoritesine ve geleneklerin kutsallığına dayandırdığı; ancak bu süreçte hükümdarın kendi iktidarını yürütmek için şahsına bağlı bir idari kadroya (kul, akraba veya özel hizmetliler) ihtiyaç duyduğu ve kamusal hazine ile hükümdarın şahsi mülkiyeti arasındaki ayrımın büyük ölçüde ortadan kalktığı yapı aşağıdakilerden hangisidir?
Gabriel Almond ve Sidney Verba’nın siyasal kültür tipolojisinde; bireyin "siyasal sistemin geneli" ve "çıktı süreçleri" () hakkındaki bilişsel farkındalığının yüksek olduğu, ancak "girdi süreçleri" () ve "siyasal bir aktör olarak kendisi" hakkındaki oryantasyonunun yok denecek kadar az olduğu model aşağıdakilerden hangisidir?