Sosyoloji Tarihi ve Kuramları
186 soru
Frankfurt Okulu'nun ikinci kuşak temsilcilerinden Jürgen Habermas, modern toplumdaki krizlerin aşılması için bireylerin dil aracılığıyla karşılıklı anlayış ve uzlaşı geliştirmesi gerektiğini savunur. Bu yaklaşımda, aktörlerin kendi başarılarına odaklandığı 'stratejik eylem' yerine; baskıdan uzak, rasyonel bir tartışma ortamında ortak bir fikir birliğine varmayı hedefleyen eylem biçimi ön plana çıkarılır.
Buna göre Habermas'ın toplumsal yaşamın demokratikleşmesi ve özgürleşmesi için önerdiği bu kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kaymakamlık biriminde görev yapan memur, başvuru yapan vatandaşları giyim kuşam ve konuşma tarzlarına göre 'yaşlı emekli', 'üniversiteli genç' gibi zihinsel kategorilere ayırarak onlara yönelik iletişim stratejisini belirlemektedir. Aynı memur, mesai bitiminde evine döndüğünde ise iş yerindeki bu resmi ve kontrollü tavrını bırakarak ailesiyle tamamen farklı, samimi bir tutum sergilemektedir. Bu memurun vatandaşları kategorize etmesi ve evindeki davranış değişikliği, sırasıyla Alfred Schutz ve Erving Goffman'ın aşağıdaki hangi kavramlarıyla en iyi şekilde açıklanabilir?
Pozitivizmin kurucusu Auguste Comte, sosyolojiyi "sosyal fizik" olarak tanımlarken doğa bilimlerinin kesinliğini toplumsal olaylara uygulamayı hedeflemiştir. Bu sistemde toplumun istikrarını ve düzenini sağlayan unsurlar ile toplumun zaman içindeki gelişimini ve ilerlemesini sağlayan yasalar birbirinden ayrılır. Comte'un bu yaklaşımında, toplumsal düzeni ve dengenin koşullarını inceleyen alan ile toplumsal ilerlemenin ve değişimin yasalarını inceleyen alan sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
Emile Durkheim’ın toplumsal yapı çözümlemesine göre; iş bölümünün ileri düzeyde geliştiği, toplumsal birliğin bireyler arasındaki benzerliklerden ziyade "farklılıkların karşılıklı bağımlılığı" üzerine kurulduğu ve kolektif bilincin zayıflayarak yerini bireysel uzmanlıklara bıraktığı dayanışma biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir mahalle muhtarı, mahalle meclisi toplantısı sırasında takım elbisesiyle resmi bir duruş sergileyerek mahalle sakinlerine hitap etmekte ve taleplerini not almaktadır. Ancak toplantı sona erip resmi yetkililer ayrıldıktan sonra muhtar, mahalle kahvesine geçerek ceketini çıkarmış ve komşularıyla şakalaşarak samimi bir dille sohbet etmeye başlamıştır. Bu esnada kahvede oturan mahalle sakinleri, yoldan geçen ve ellerinde teknik cihazlar ile haritalar bulunan iki kişiyi, giyim kuşamlarına bakarak hemen "belediyenin fen işleri ekibi" olarak tanımlamışlardır.
Bu senaryoda muhtarın davranış değişikliği ve mahalle sakinlerinin yoldan geçen kişileri tanımlama biçimi, sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?
Karl Marx'ın tarihsel materyalist çözümlemesinde, toplumsal değişimin motoru olan 'altyapı' ve 'üstyapı' arasındaki ilişki belirli bir diyalektik süreci takip eder. Marx'a göre, üretim güçlerinin (teknoloji, hammaddeler, iş gücü kapasitesi) ulaştığı gelişmişlik düzeyi, bir noktadan sonra mevcut üretim ilişkileri (mülkiyet biçimleri, hukuk sistemi) ile çatışmaya başlar. Marx'ın bu teorik çerçevesine göre, toplumsal bir devrim sürecinin başlamasını ve yeni bir üretim tarzına geçişi sağlayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Anthony Giddens’ın "Yapılaşma Kuramı" (Structuration Theory) çerçevesinde geliştirdiği "yapının ikiliği" (duality of structure) kavramı, sosyal teorideki yapı ve özne arasındaki geleneksel ayrımı aşmayı amaçlar. Buna göre, Giddens'ın "yapının ikiliği" ile ifade etmek istediği temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Auguste Comte, sosyolojiyi kurarken doğa bilimlerinden ödünç aldığı bir yaklaşımla toplumu hem yapısal hem de süreçsel bir bütün olarak ele almıştır. Comte'a göre toplumun 'anatomisini' oluşturan, istikrarı ve düzeni sağlayan unsurlar ile toplumun 'fizyolojisini' oluşturan, değişim ve ilerleme süreçleri farklı başlıklar altında incelenmelidir. Comte, bu ayrımı 'düzen' ve 'ilerleme' (ordre et progrès) sloganıyla kavramsallaştırmıştır.
Buna göre, Comte'un toplumsal kurumlar (aile, din, mülkiyet vb.) arasındaki uyumu, dengeyi ve istikrarı sağlayan yasaları incelemek amacıyla tanımladığı alan aşağıdakilerden hangisidir?
Üniversitede ilk dersini verecek olan bir akademisyen, kürsüye çıkmadan önce aynada kıyafetlerini düzeltmiş, ciddi bir yüz ifadesi üzerinde çalışmış ve ders boyunca öğrencilerin beklentilerine uygun, otoriter bir "hoca" kimliği sergilemiştir. Ancak ders bittikten sonra öğretim elemanları odasına geçtiğinde, samimi olduğu bir mesai arkadaşıyla şakalaşarak oldukça rahat bir tavır takınmış ve az önceki resmiyetinden tamamen sıyrılmıştır.
Buna göre, akademisyenin kürsüdeki ve odasındaki bu farklı davranış tutumları Erving Goffman'ın dramaturjik yaklaşımında yer alan aşağıdaki kavram çiftlerinden hangisiyle açıklanır?
Theodor Adorno ve Max Horkheimer, 'Aydınlanmanın Diyalektiği' adlı eserlerinde modernite eleştirisi yaparlar. Yazarlara göre, doğayı kontrol altına alarak insanı korkudan kurtarmayı ve özgürleştirmeyi vaat eden rasyonelleşme süreci, zamanla insanın kendi yarattığı teknik ve bürokratik yapılar tarafından tahakküm altına alınmasıyla sonuçlanmıştır. Eleştirel Okul'un bu yaklaşımına göre, Aydınlanma'nın modern toplumdaki nihai sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx’ın çatışmacı kuramı ve tarihsel materyalist çerçevesinde; devletin, hukuk sisteminin ve ideolojinin egemen sınıfın çıkarlarını koruyan birer araç olarak nitelendirilmesi, bu kurumların toplumsal yapının hangi katmanında yer aldığını ve hangi temel dinamiğe bağlı olduğunu gösterir?
Sosyoloji terimini literatüre kazandıran Auguste Comte’un bilimler hiyerarşisi (ansiklopedik merdiven) kuramına göre; bir bilim dalının hiyerarşide daha üst bir basamakta yer alması, onun kendisinden önceki bilimlere olan bağımlılığını artırırken incelediği konunun karmaşıklık düzeyini de yükseltir.
Bu mantıksal çerçeveden hareketle, sosyolojinin (sosyal fizik) hiyerarşinin en tepesinde yer almasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Michel Foucault, iktidarın tarihsel dönüşümünü analiz ederken; geleneksel toplumlarda iktidarın kendisini 'öldürme gücü' ve bedensel cezalarla (egemenlik iktidarı) hissettirdiğini, modern toplumlarda ise iktidarın bireyleri 'yaşatmak', bedenlerini terbiye etmek ve uysallaştırmak için onları sürekli gözetlediğini savunur. Bireylerin davranışlarını belirli normlara göre standartlaştırmayı amaçlayan ve 'uysal bedenler' yaratma süreciyle özdeşleşen bu modern iktidar biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Pierre Bourdieu’nun tabakalaşma kuramına göre, bireylerin toplumsal yapıdaki konumlarını belirleyen en önemli unsurlardan biri kültürel sermayedir. Bourdieu, bu sermayenin farklı görünümleri olduğunu belirterek; kütüphanelerdeki kitaplar, sanat galerilerindeki eserler veya bir bilim insanının kullandığı teknik cihazlar gibi maddi bir taşıyıcıya sahip olan kültürel birikimi özel bir kavramla tanımlar. Buna göre, söz konusu fiziksel nesneler üzerinden somutlaşan sermaye biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx, tarihsel materyalist çözümlemesinde toplumsal yapıyı altyapı ve üstyapı olarak kategorize eder. Altyapı unsuru olan üretim ilişkileri, bireyin emeğiyle olan bağını ve toplumdaki nesnel konumunu tayin eder. Kapitalist üretim tarzında bu yapısal özellikler, işçinin hem üretim sürecine hem de kendi türsel varlığına yabancılaşmasıyla sonuçlanır.
Buna göre Marx'ın kuramında, yabancılaşmanın () temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Modern yönetim süreçlerinde kararların ahlaki veya insani boyutundan ziyade, sadece teknik başarı ve verimlilik kriterlerine göre değerlendirilmesi Frankfurt Okulu düşünürleri tarafından eleştirilmiştir. Max Horkheimer ve Theodor Adorno gibi isimlere göre akıl, artık toplumsal bir özgürleşme aracı olmaktan çıkmış ve salt teknik bir nitelik kazanmıştır.
Buna göre Frankfurt Okulu'nun "araçsal akıl" (instrumental reason) kavramıyla modern topluma yönelttiği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Bir belediyenin çözüm masasına başvuran bir vatandaş, oradaki görevliyi bireysel özelliklerinden ziyade "kamu görevlisi" kimliğiyle algılar ve onun belirli prosedürlere göre davranacağını varsayar. Aynı şekilde görevli de karşısındakini "yardım bekleyen bir müracaatçı" olarak tipleştirerek etkileşime geçer. Alfred Schutz’un fenomenolojik sosyolojisine göre, bireylerin gündelik yaşam dünyasında (Lebenswelt) karşılaştıkları durum ve kişileri, geçmiş deneyimlerden elde edilen "hazır bilgi stokları" aracılığıyla belirli kategorilere yerleştirerek anlamlandırması süreci aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojinin isim babası ve kurucusu kabul edilen Auguste Comte, toplumu bilimsel bir temelde analiz etmek amacıyla 'sosyal fizik' terimini kullanmış; toplumsal yapıyı 'statik' ve 'dinamik' olarak ikiye ayırmıştır. Comte'un bu metodolojik yaklaşımı ile 'Üç Hal Yasası' ve 'Bilimler Hiyerarşisi' kuramları birlikte değerlendirildiğinde, pozitivist sistemin işleyişine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Emile Durkheim'a göre toplumsal yapı, düşük düzeyde iş bölümünden karmaşık iş bölümüne doğru evrilir. Bu evrim sürecinde toplumu bir arada tutan ahlaki bağın niteliği değişirken, 'ortak vicdan'ın toplum üzerindeki belirleyiciliği azalır ve bireysel farklılıklar ön plana çıkar.
Buna göre, bireylerin birbirine benzemekten ziyade, işlevsel bir karşılıklı bağımlılıkla bağlandığı dayanışma türü ve bu yapıda bozulan toplumsal ilişkileri eski haline getirmeyi (tazmin etmeyi) amaçlayan hukuk sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx’ın tarihsel materyalizminde toplumsal değişim rastlantısal bir süreç değil, belirli bir içsel çelişkinin zorunlu bir sonucudur. Marx’a göre, bir toplumsal yapının köklü bir değişim (toplumsal devrim) sürecine girmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?