Toplumsal Yapı ve Tabakalaşma

130 soru

Soru 121Soru

Toplumsal yapı, toplumdaki kurumların, grupların ve statülerin bir araya gelerek oluşturduğu karmaşık bir ağdır. Bu ağ, bireylere toplum içindeki yerlerini tayin ederken aynı zamanda onların eylemlerini belirli sınırlar içine çeker. Sosyolojide 'yapı' kavramının vurguladığı bu temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin üstünde, onlara dışsal ve zorlayıcı bir gerçeklik olarak var olması

Cevap

Toplumsal yapının bireylerin üstünde, onlara dışsal ve zorlayıcı bir gerçeklik olarak var olması
Toplumsal yapı, bireylerin doğumundan önce var olan ve ölümlerinden sonra da devam eden, onlara dışsal bir gerçekliktir. Sosyolojide yapı kavramı, bireylerin iradesinden bağımsız, süreklilik arz eden ve bireysel eylemleri kısıtlayan ya da yönlendiren nesnel düzenlemeleri ifade eder. Bu durum yapının nesnel ve düzenleyici karakterini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal yapı kavramının sosyolojik tanımını analiz etme
Yapı, bireylerin ötesinde toplumun iskeletini oluşturan kurumsal ve ilişkisel düzendir.
Kavramın kapsamını bireysel seviyeden makro seviyeye taşımak gerekir.
2
Birey ve yapı arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Yapı, bireyin içine doğduğu, ondan bağımsız var olan ve onun eylemlerine sınır çizen bir niteliktedir.
Yapının 'nesnellik' ve 'süreklilik' özelliklerini belirlemek sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Toplumsal Yapının Nesnelliği ve Zorlayıcılığı (Durkheimcı Perspektif)

Daha Fazla Pratik

Toplumsal yapının maddi ve manevi unsurları arasındaki ayrımı inceleyen 'Kültürel Gecikme' kavramına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 122Soru

Sosyolojik bir kavram olarak toplumsal dışlanma, yoksullukla yakından ilişkili olsa da analiz düzeyi ve odak noktası bakımından yoksulluktan ayrılmaktadır. Yoksulluk daha çok kaynakların dağılımı (bölüşüm) ile ilgiliyken, dışlanma toplumsal bağların niteliğiyle ilgilidir. Buna göre, toplumsal dışlanmayı yoksulluktan ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ilişki ağlarından ve temel kurumsal yapılardan kopuşu vurgulaması

Cevap

Toplumsal dışlanmayı yoksulluktan ayıran en temel fark, bireyin toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ilişki ağlarından ve kurumsal yapılardan kopuşunu vurgulamasıdır.
Toplumsal dışlanma, yoksulluktan farklı olarak 'dikey' bir tabakalaşma sorunundan ziyade 'yatay' bir (içeride/dışarıda olma) sorunudur. Doğru cevap olan seçenek, dışlanmanın en özgün niteliği olan toplumsal ağlardan, kurumlardan ve vatandaşlık haklarından kopma sürecine işaret etmektedir. Bu süreç; bireyin sadece parasız kalmasını değil, aynı zamanda toplumun işleyişine katılımını sağlayan sosyal mekanizmaların dışında kalmasını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal karşılaştırma yapılması
Yoksulluğun statik bir 'durum' (gelir azlığı), dışlanmanın ise dinamik bir 'süreç' (toplumdan kopma) olduğu saptanır.
Dışlanmanın sadece ekonomik değil, ilişkisel ve kurumsal boyutları olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Odak noktalarının belirlenmesi
Yoksulluğun 'bölüşüm/dağılım' (distribution), dışlanmanın ise 'ilişkisel' (relational) odağa sahip olduğu belirlenir.
Dışlanmanın bireyin vatandaşlık haklarına ve sosyal ağlara erişimindeki engelleri kapsadığını teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Toplumsal Dışlanmanın İlişkisel Boyutu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 123Soru

Toplumsal dışlanma olgusu analiz edilirken; bireyin sadece gelir yetersizliği nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamaması durumundan ziyade, toplumsal sözleşmenin sunduğu haklardan mahrum kalması, kamusal hizmetlere erişiminin kısıtlanması ve karar alma süreçlerine katılım kanallarının tıkanması üzerinde durulmaktadır. Bu yaklaşım, toplumsal dışlanmanın aşağıdaki boyutlarından hangisinin önemini vurgulamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal boyut

Cevap

Toplumsal dışlanmanın siyasal boyutu, bireyin vatandaşlık haklarını kullanamamasını ve karar alma süreçlerinin dışında kalmasını ifade eder.
Toplumsal dışlanmanın siyasal boyutu, bireyin bir toplumun eşit üyesi olarak sahip olması gereken vatandaşlık haklarını (eğitim, sağlık, hukuk gibi kamusal hizmetler) kullanamaması ve toplumsal/siyasal karar mekanizmalarında temsil edilememesi durumuna odaklanır. Soru kökünde belirtilen hak temelli yoksunluklar doğrudan bu boyuta işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirle.
"Toplumsal sözleşme", "haklardan mahrum kalma", "kamusal hizmetlere erişim" ve "karar alma süreçlerine katılım" kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar dışlanmanın hangi spesifik alanla ilgili olduğunu gösterir.
2
Tespit edilen kavramları dışlanma boyutlarıyla eşleştir.
Haklar, hizmet erişimi ve katılım doğrudan vatandaşlık ve siyasal temsil ile ilişkilidir.
Dışlanma çok boyutludur; ekonomik boyut gelirle, siyasal boyut ise hak ve katılım ile tanımlanır.

Anahtar Kavram

Toplumsal Dışlanmanın Siyasal Boyutu ve Vatandaşlık Hakları

Daha Fazla Pratik

Toplumsal dışlanmanın 'ilişkisel' (sosyal bağların kopması) ve 'dağılımsal' (gelir yetersizliği) boyutları arasındaki farkı incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 124Soru

Bir sosyoloji dergisinde yayımlanan "Metropol ve Çeperde Yoksulluk Pratikleri" başlıklı makalede iki farklı hane profili incelenmiştir:

* K hanesi: Haneye giren toplam gelir, bireylerin sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için almaları gereken asgari günlük kalori miktarını ve en temel barınma maliyetlerini dahi karşılayamamaktadır.
* L hanesi: Hane üyeleri temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmekte ancak yaşadıkları kentin ortalama gelir seviyesinin çok altında kaldıkları için tatile çıkamamakta, kültürel etkinliklere katılamamakta ve çocuklarının teknolojik eğitim materyallerine erişimini sağlayamamaktadır.

Bu profiller üzerinden yoksulluk türleri ve toplumsal yapıya ilişkin yapılan aşağıdaki sosyolojik çıkarımlardan hangileri doğrudur?

I. K hanesinin deneyimlediği durum, insan yaşamının biyolojik sürdürülebilirliğini merkeze alan ve toplumlara göre nispeten daha az değişkenlik gösteren mutlak yoksulluk kavramı ile açıklanır.
II. L hanesinin durumu, bireyin yalnızca ekonomik olarak değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal olarak da toplumun olağan yaşam pratiklerinden yalıtılmasına yol açan göreli yoksulluk olgusuna işaret etmektedir.
III. L hanesindeki gibi yoksulluk pratiklerinin varlığı, modern toplumlardaki toplumsal sınıf sisteminin tıpkı geleneksel kast veya zümre sistemleri gibi yasal olarak kapalı ve dikey hareketliliğe tamamen tıkalı bir tabakalaşma modeline dönüştüğünü gösterir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II numaralı öncüllerin yer aldığı seçenek doğrudur.
K hanesi günlük asgari kalori ve barınma gibi hayati ihtiyaçlarını karşılayamadığı için 'mutlak yoksulluk' durumundadır ve bu kavram toplumlara göre daha az değişken olan biyolojik kriterlere dayanır (I. öncül doğru). L hanesi hayatta kalabilmekte ancak yaşadığı kent toplumunun genel standartlarının gerisinde kalarak sosyal hayattan yalıtılmaktadır; bu da 'göreli yoksulluk' kavramının toplumsal dışlanma boyutuyla birebir örtüşür (II. öncül doğru). III. öncül ise sosyolojik olarak yanlıştır; zira sınıf sistemlerinde (modern toplumlarda) derin yoksulluklar görülse de sistem yasal olarak açıktır ve dikey hareketlilik ihtimali (kast sisteminin aksine) mevcuttur. Bu nedenle yalnızca I ve II numaralı ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
K hanesinin durumunu analiz etme
Asgari kalori ve barınma gibi biyolojik ihtiyaçların karşılanamaması mutlak yoksulluktur.
Mutlak yoksulluk, insanın fiziksel varlığını sürdürebilmesi için gereken asgari şartların yokluğunu ifade eder (I. öncül doğrudur).
2
L hanesinin durumunu analiz etme
Temel ihtiyaçların karşılanıp kültürel ve sosyal hayattan dışlanma durumu göreli yoksulluktur.
Göreli yoksulluk, toplumun genel refah ve tüketim standartlarının gerisinde kalmayı ve buna bağlı sosyal yalıtımı kapsar (II. öncül doğrudur).
3
III. öncüldeki tabakalaşma iddiasını değerlendirme
Modern sınıf sistemlerinde yoksulluk var olsa da sistem hukuken açıktır; kast sistemi gibi kapalı değildir.
Açık sınıf sistemlerinde fırsat eşitsizlikleri dikey hareketliliği zorlaştırsa da hukuken imkânsız kılmaz. Kast veya zümre sistemleri ise yasal ve dinsel olarak tamamen kapalıdır (III. öncül yanlıştır).

Anahtar Kavram

Mutlak ve Göreli Yoksulluk Ayrımı ile Sınıf Sistemi
Soru 125Soru

Bir ülkenin sosyoekonomik yapısını inceleyen bir raporda şu verilere yer verilmiştir:

"Son on yıllık dönemde, en alt gelir dilimindeki hanelerin reel alım gücünde %20'lik bir artış gerçekleşmiş; bu kesimin yeterli beslenme, barınma ve ısınma gibi asgari fizyolojik gereksinimlerini karşılama kapasitesi belirgin biçimde iyileşmiştir. Buna karşın, aynı dönemde ülkedeki genel ekonomik büyüme ve ortalama gelir düzeyi %50 oranında artmış; internet erişimi, kültürel etkinliklere düzenli katılım ve tatil yapabilme gibi unsurlar toplumun çoğunluğu için standart bir yaşam biçimi hâline gelmiştir."

Bu rapora yansıyan toplumsal değişim temel alındığında yoksulluk türleri ile ilgili;
I. Bireylerin hayatta kalabilmeleri için gereken fizyolojik koşullardaki iyileşme, mutlak yoksulluk oranının azaldığına işaret etmektedir.
II. Alt gelir grubunun gelir artışının, toplumun genel refah artış hızının gerisinde kalması göreli yoksulluğun derinleştiğini göstermektedir.
III. Toplumdaki genel yaşam standartlarının ve tüketim kalıplarının değişmesi, mutlak yoksulluk sınırının sosyokültürel ihtiyaçları da kapsayacak biçimde genişlediğini kanıtlamaktadır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II numaralı yargıları içeren seçenek doğrudur.
Parçada verilen duruma göre, alt gelir grubunun temel fizyolojik ihtiyaçları karşılama kapasitesinin artması, doğrudan mutlak yoksulluğun azaldığını gösterir (I. öncül). Aynı zamanda bu grubun gelir artışının (%20), toplumun genel refah artışının (%50) oldukça gerisinde kalması, toplumsal hiyerarşideki göreli konumlarının kötüleştiğini, dolayısıyla göreli yoksulluğun derinleştiğini ifade eder (II. öncül). III. öncülde belirtilen, toplumdaki yaşam standartlarının değişmesi ve yeni sosyokültürel ihtiyaçların standart hâle gelmesi durumu ise mutlak yoksulluğun değil, göreli yoksulluğun sınırlarını ve tanımını etkileyen bir faktördür. Mutlak yoksulluk sınırı biyolojik temellidir. Bu yüzden yalnızca I ve II numaralı yargılar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncülün metin bağlamında değerlendirilmesi
Alt gelir grubunun beslenme ve barınma gibi fizyolojik ihtiyaçlarını karşılama kapasitesinin artması, mutlak yoksulluğun azaldığını doğrular.
Mutlak yoksulluk, biyolojik varlığın sürdürülmesi için gereken asgari ihtiyaçların karşılanamaması durumu olarak tanımlanır.
2
II. öncülün metin bağlamında değerlendirilmesi
Alt gelir grubunun geliri %20 artmasına rağmen, genel ortalamanın %50 artması aradaki makasın açıldığını ve göreli yoksulluğun derinleştiğini doğrular.
Göreli yoksulluk, bireylerin veya grupların toplumun genel refah ve standartlarının ne kadar gerisinde kaldığı ile ölçülen sosyolojik bir durumdur.
3
III. öncülün kavramsal olarak değerlendirilmesi
Toplumdaki yeni tüketim kalıplarının standartlaşmasının mutlak yoksulluk sınırını genişlettiği yargısı yanlıştır.
Sosyokültürel ihtiyaçlardaki değişim ve yeni yaşam standartları, mutlak yoksulluğun değil, göreli yoksulluğun (veya sosyal dışlanmanın) sınırlarını yeniden belirler.

Anahtar Kavram

Mutlak ve Göreli Yoksulluk Arasındaki Yapısal Farklar
Soru 126Soru

Tarihsel süreçte farklı toplumlarda görülen tabakalaşma sistemlerini inceleyen bir araştırmacı şu değerlendirmeyi yapmıştır:

'Toplumsal hiyerarşinin temelinde toprağa dayalı mülkiyet yatsa da, tabakalar arasındaki eşitsizlik salt ekonomik farklardan ziyade kanunlarla güvence altına alınmış imtiyazlara dayanır. Tabakalar arası sınırlar katı görünse de mutlak geçirimsiz değildir; üstün askeri başarı, hükümdar beratı veya ruhban sınıfına katılım gibi sınırlı kurumsal kanallarla dikey hareketlilik mümkündür. Ayrıca her tabakanın kendine özgü giyim kuşam kuralları, mahkemeleri ve hukuki sorumlulukları bulunur.'

Bu araştırmacının özelliklerini betimlediği tabakalaşma sistemini, geleneksel kast sisteminden ayıran en temel yapısal farklılık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlı da olsa hukuki ve kurumsal istisnalar yoluyla dikey hareketliliğe olanak tanıyan yarı-kapalı bir nitelik taşıması

Cevap

Sınırlı da olsa hukuki ve kurumsal istisnalar yoluyla dikey hareketliliğe olanak tanıyan yarı-kapalı bir nitelik taşıması
Araştırmacının metinde özelliklerini sıraladığı sistem (hukuki imtiyazlar, farklı yargı usulleri, şövalyelik veya ruhbanlık yoluyla statü atlama) Orta Çağ Avrupa'sında karakteristik olan 'Zümre' (Estate) sistemidir. Zümre sistemini Hindistan'daki 'Kast' sisteminden ayıran temel yapısal fark hareketlilik (geçişkenlik) durumudur. Kast sistemi dinsel dogmalara dayandığı için tabakalar arası geçiş (dikey hareketlilik) hiçbir istisnası olmaksızın mutlak olarak kapalıdır. Ancak zümre sisteminde, metinde de vurgulandığı üzere, savaşta gösterilen yararlılık veya kralın berat vermesi gibi hukuki/kurumsal yollarla alt tabakadan birinin üst tabakaya geçişi (yarı-kapalı yapı) mümkündür. Bu nedenle doğru seçenek, bu yarı-kapalı esnekliği ifade eden seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde araştırmacının analiz ettiği sistemin özelliklerini belirleme.
Hukuki imtiyazlara dayanması, askeri başarı/kraliyet lütfu ile dikey hareketliliğe kısmen izin vermesi ve her tabakanın kendi mahkemesi olması 'zümre' (estate) sisteminin özellikleridir.
Toplumsal tabakalaşma türlerini birbirinden ayırmak için meşruiyet kaynağı ve hareketlilik kanallarını tespit etmek gerekir.
2
Geleneksel kast sisteminin yapısal sınırlarını hatırlama.
Kast sistemi; Hinduizm inancına, reenkarnasyona ve karma yasasına dayanan, dikey hareketliliğin (tabakalar arası geçişin) mutlak surette yasak olduğu kapalı bir sistemdir.
Soruda istenen 'ayırt edici farkı' bulmak için karşılaştırılan ikinci sistemin sınırlarını bilmek şarttır.
3
Zümre sistemi ile Kast sistemi arasındaki en belirgin zıtlığı seçeneklerde arama.
Kast sistemindeki mutlak kapalılığa karşın, zümre sisteminin kurumsal kanallarla sınırlı dikey hareketliliğe izin veren 'yarı-kapalı' yapısı en temel farklılıktır.
İki geleneksel sistem arasındaki en kritik sosyolojik ayrım, sosyal kapanmanın (sınırların) geçirgenlik derecesidir.

Anahtar Kavram

Zümre ve Kast Sistemlerinde Toplumsal Hareketlilik Farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 127Soru

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir toplumda, devlet tarafından hayata geçirilen 'Evrensel Yaşam Desteği' programı sayesinde hiçbir vatandaşın barınma, beslenme ve giyinme gibi biyolojik hayatta kalma ihtiyaçlarında yetersizlik yaşamadığı tespit edilmiştir. Ancak aynı sosyolojik saha araştırmasında; yüksek hızlı internet erişimine ve akıllı cihazlara bütçe ayıramayan dar gelirli kesimlerin, tamamen dijital ortama taşınan eğitim, kamu hizmetleri ve yeni nesil istihdam ağlarından koptuğu, bu kopuşun da onları toplumsal yaşamın olağan akışından soyutladığı raporlanmıştır.

Bu tablonun yoksulluk ve tabakalaşma sosyolojisi bağlamında analiziyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumda mutlak yoksulluk sorunu çözülmüş olsa da, kaynaklara erişim eşitsizliği üzerinden yeni bir göreli yoksulluk ve toplumsal dışlanma dinamiği oluşmuştur.

Cevap

Toplumda mutlak yoksulluk sorunu çözülmüş olsa da, kaynaklara erişim eşitsizliği üzerinden yeni bir göreli yoksulluk ve toplumsal dışlanma dinamiği oluşmuştur.
Verilen senaryoda devletin temel biyolojik ihtiyaçları karşılaması, literatürde 'mutlak yoksulluk' olarak tanımlanan fiziksel hayatta kalma krizinin aşıldığını net bir şekilde gösterir. Ancak, bireylerin maddi yetersizlikler (bütçe ayıramama) sebebiyle toplumun standart yaşam pratiklerinin (dijital eğitim, e-devlet, uzaktan çalışma vb.) dışında kalması ve sosyal hayattan soyutlanması, tam olarak 'göreli yoksulluk' kavramının karşılığıdır. Göreli yoksulluk, açlıktan ölme tehlikesi olmasa dahi toplumun genel refahından pay alamama ve toplumsal dışlanma durumudur. Doğru seçenek bu iki sosyolojik olguyu eksiksiz bir şekilde sentezlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki bireylerin biyolojik ihtiyaçlarının (beslenme, barınma, giyinme) durumunu analiz et.
Devlet programı sayesinde bu ihtiyaçlarda yetersizlik yaşanmadığı tespit edilmiştir.
Bireyin fiziksel varlığını sürdürebilmesi için gereken asgari tüketim düzeyine ulaşamama durumu 'mutlak yoksulluk' olarak tanımlanır. Bu ihtiyaçlar karşılandığı için mutlak yoksulluk yoktur.
2
Senaryodaki bireylerin toplumsal katılımları ve genel refah seviyelerine uyumlarını analiz et.
Bütçe ayıramadıkları için dijitalleşen eğitim ve istihdam ağlarından kopmuşlar ve toplumsal yaşamdan soyutlanmışlardır.
Bireylerin, içinde yaşadıkları toplumun ortalama refah seviyesinin altında kalması ve toplumsal faaliyetlere katılım gösterememesi 'göreli yoksulluk' kavramıyla ifade edilir.
3
Analiz edilen iki durumu (mutlak yoksulluğun olmaması ve göreli yoksulluğun varlığı) sosyolojik çerçevede birleştir.
Bu toplumda mutlak yoksulluk aşılmış ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle teknolojiye erişememe, yeni bir göreli yoksulluk ve toplumsal dışlanma pratiği doğurmuştur.
Yoksulluk sadece açlık ve barınmasızlık değil, aynı zamanda çağın gerektirdiği toplumsal yaşama entegre olamama durumudur.

Anahtar Kavram

Yoksulluk Türleri (Mutlak ve Göreli Yoksulluk)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 128Soru

Bir sosyolog, çağdaş toplumlardaki eşitsizlikleri analiz ederken şu değerlendirmeyi yapmıştır:

'Günümüzde dezavantajlı grupların asıl sorunu, salt günlük kalori ihtiyacını karşılayamaması veya asgari barınma koşullarından yoksun kalması değildir. Asıl kriz, bu bireylerin toplumun genel refah ortalamasının çok gerisinde kalarak sosyal, kültürel ve siyasal ağlara katılım imkânlarını yitirmeleridir. Üstelik bu dezavantajlı konum, toplumsal dengeyi ve işbölümünü sağlayan doğal bir liyakat mekanizmasının ürünü değil; aksine, ekonomik kaynakları ve gücü elinde bulunduran sınıfın, diğerlerini sistematik olarak merkezden uzaklaştırmasının bir sonucudur.'

Bu değerlendirmeyi yapan sosyoloğun metinde ön plana çıkardığı yoksulluk boyutu ve eşitsizliği açıklarken temel aldığı sosyolojik kuram aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göreli yoksulluk – Çatışmacı kuram

Cevap

Doğru seçenek, vurgulanan sorunun toplumun refah ortalamasının gerisinde kalmak olduğunu ifade eden 'göreli yoksulluk' ile eşitsizliği güç tekelinin bir sonucu olarak gören 'çatışmacı kuram' eşleştirmesidir.
Metinde bireylerin temel biyolojik ihtiyaçlarından (mutlak yoksulluk) ziyade, toplumun genel refahından koparak dışlanmaları vurgulandığı için birinci kavram 'göreli yoksulluk'tur. Ayrıca yazar, eşitsizliğin toplumun dengesini sağlayan işlevsel bir zorunluluk (işlevselci kuram) olmadığını belirtmiş; aksine güç sahibi sınıfların kaynakları tekelleştirerek diğerlerini dışlaması olarak tanımladığı için eşitsizlik analizinde 'çatışmacı kuram' perspektifini yansıtmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki yoksulluk tanımını analiz etme
Biyolojik ihtiyaçların asıl kriz olmaktan çıkıp, toplumun ortalama standardının altında kalmanın ve ağlara katılamamanın vurgulandığı tespit edilir.
Toplumun genel düzeyine kıyasla ortaya çıkan bu mahrumiyet durumu sosyolojide mutlak değil, 'göreli yoksulluk' olarak tanımlanır.
2
Metindeki kuramsal yaklaşımı tespit etme
Eşitsizliğin 'doğal liyakat mekanizması' olmadığı, ekonomik gücü elinde tutanların diğerlerini sistem dışına ittiği belirlenir.
Toplumsal tabakalaşmayı uyum ve denge ile değil, güç mücadeleleri, sömürü ve tahakküm ile açıklayan yaklaşım 'çatışmacı kuram'dır.
3
Bulguları birleştirme
Tespit edilen kavramlar sırasıyla göreli yoksulluk ve çatışmacı kuramdır.
Soru kökü her iki sosyolojik analizi sırasıyla talep etmektedir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Dışlanma, Göreli Yoksulluk ve Çatışmacı Tabakalaşma Yaklaşımı
Soru 129Soru

Bir sosyolog, derinleşen ekonomik kriz dönemlerinde hanehalklarının aldığı önlemleri incelemektedir. Araştırma sonucunda, bireylerin krizle başa çıkmak için birbirinden tamamen bağımsız ve salt kişisel tercihlerine dayalı kararlar aldıklarını düşünmelerine rağmen; ülke genelinde evlenme yaşının istatistiksel olarak belirgin şekilde gecikmesi, geniş aile modeline dönüş eğiliminin artması ve boşanma oranlarındaki dalgalanmaların belirli bir düzenlilik içinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Hiçbir bireyin bilinçli olarak makro bir sonuç yaratmayı hedeflemediği hâlde ortaya çıkan bu istatistiksel tutarlılık durumu, sosyolojik açıdan toplumsal yapının hangi temel özelliğiyle en iyi açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysel niyet ve iradeleri aşan, onlardan bağımsız nesnel bir gerçekliğe ve zorlayıcılığa sahip olması

Cevap

Toplumsal yapının bireysel niyetleri aşan, bağımsız ve nesnel bir gerçekliğe sahip olması
Doğru yanıt, toplumsal yapının bireylerden bağımsız nesnel bir gerçekliğe sahip olduğunu ifade eden seçenektir. Emile Durkheim'ın da ortaya koyduğu üzere toplumsal olgular ve yapısal bütünlük, bireylerin tekil kararlarının basit bir toplamı değildir. Bireyler tamamen kendi özgür iradeleriyle karar aldıklarını düşünseler bile, makro düzeyde ortaya çıkan istatistiksel düzenlilikler (evlenme yaşının artması, aile tipinin değişmesi), toplumsal yapının birey üzerinde dışsal (nesnel) ve zorlayıcı/yönlendirici bir etkiye sahip olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmanın temel bulgusunu analiz etme
Bireylerin 'bağımsız' sandıkları kararların aslında genel bir düzenlilik ve istatistiksel örüntü oluşturduğunun tespit edilmesi.
Sorunun odak noktasını belirlemek.
2
Bulguyu toplumsal yapının özellikleriyle eşleştirme
Bu durum, toplumsal yapının salt bireylerin toplamı olmadığını, dışsal ve belirleyici bir bütün olduğunu gösterir.
Sosyolojik teoride makro düzeydeki düzenliliklerin yapının nesnelliği ve zorlayıcılığı ile açıklanması.
3
Seçenekleri eleme
İşlev, değer/norm ve statü/rol kavramlarını içeren çeldiriciler senaryodaki yapısal dışsallığı karşılamaz.
Doğru teorik bağlamı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Toplumsal Yapının Nesnelliği ve Dışsallığı (Holistik Yaklaşım)
Soru 130Soru

Bir sosyolog, toplumsal eşitsizlik biçimlerini incelerken şu tespiti yapmıştır: 'Statülerin bütünüyle atfedilmiş olduğu ve dikey hareketliliğin normatif olarak tamamen yasaklandığı katı sistemlerden; hiyerarşinin korunduğu ancak belirli şartlara bağlı sınırlı bir yukarı doğru hareketliliğe izin verilen ara sistemlere doğru kavramsal bir ayrım yapmak mümkündür.'

Bu tespite göre, aşağıdakilerden hangisi bir toplumun 'mutlak kapalı' bir modelden ziyade 'kısmi kapalı' bir tabakalaşma modeline sahip olduğunu gösteren yapısal bir özelliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin toplumsal konumunun belirlenmesinde ritüel saflık inancının yerini, devlete üstün hizmet karşılığında siyasi otorite tarafından bahşedilen yasal ayrıcalıkların alması

Cevap

Doğru cevap, toplumsal konumun ritüel saflık yerine siyasi otoritenin bahşettiği yasal ayrıcalıklara dayandığı ve devlete hizmet yoluyla geçişe izin veren seçenektir.
Doğru cevap, Kast sistemi gibi 'mutlak kapalı' bir yapıdan, Zümre sistemi gibi 'kısmi kapalı' bir yapıya geçişin temel dinamiklerini eksiksiz özetlemektedir. Mutlak kapalılıkta eşitsizliğin meşruiyeti ritüel saflık inancına (örn. Hinduizm) dayanırken, kısmi kapalılıkta (örn. feodal Avrupa) yasal ayrıcalıklara dayanır. Ayrıca, zümre sisteminde bireyin devlete (veya krala) üstün hizmetleri sonucunda soyluluk unvanı alarak üst tabakaya geçebilmesi, sistemin 'kısmi' bir dikey hareketliliğe izin verdiğinin en güçlü yapısal kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
'Mutlak kapalı' tabakalaşma sisteminin özelliklerini belirleme
Bu sistem kast sistemidir. Statüler tamamen doğuştan gelir (atfedilmiş), meşruiyetini dinden veya ritüel saflıktan alır ve dikey hareketlilik kesinlikle yasaktır.
Sorudaki ilk tanımın hangi tarihsel sisteme karşılık geldiğini saptamak için.
2
'Kısmi kapalı' (ara) tabakalaşma sisteminin özelliklerini saptama
Bu sistem zümre (estate) sistemidir. Eşitsizlik yasalara dayanır, ancak şövalye ilan edilme, ruhban sınıfına katılma veya devlete üstün hizmet gibi yollarla istisnai ve kurallı bir dikey hareketlilik mümkündür.
Sorunun bizden istediği temel geçiş noktasını ve kanıtı bulmak için.
3
Seçenekleri bu iki sistem arasındaki geçiş kriterlerine göre değerlendirme
Ritüel saflık inancının (mutlak kapalı/kast) yerini siyasi otoritenin yasal ayrıcalık bahşetmesinin (kısmi kapalı/zümre) alması, bu sosyolojik değişimin yapısal kanıtıdır.
Sadece bir seçeneğin 'kısmi kapalı' sistemin (sınırlı dikey hareketlilik ve yasal meşruiyet) özelliklerini taşıdığını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Açık ve Kapalı Tabakalaşma Sistemlerinde Dikey Hareketlilik ve Meşruiyet
ÖncekiSayfa 7 / 7
Toplumsal Yapı ve Tabakalaşma Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 7 | Examkin