Türkiye'nin Toplumsal Yapısı

106 soru

Soru 101Soru

Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş süreci, sadece siyasal bir rejim değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal yapının meşruiyet kaynaklarında ve bireyin toplumsal konumunda köklü bir dönüşümü ifade eder. Osmanlı toplumsal düzeninde bireyin kimliği büyük oranda dinsel cemaat aidiyeti üzerinden tanımlanırken, Cumhuriyet modernleşmesi bu yapıyı radikal bir biçimde dönüştürmüştür. Buna göre, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte bireyin toplumsal statüsünde yaşanan dönüşümün temel sosyolojik niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin devletle olan ilişkisinin dinsel bir topluluk (millet) aracılığından kurtularak doğrudan, seküler ve hukuksal bir zemine taşınması

Cevap

Bireyin devletle olan ilişkisinin dinsel bir topluluk (millet) aracılığından kurtularak doğrudan, seküler ve hukuksal bir zemine taşınması
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı'daki 'dolaylı' ve 'cemaat temelli' toplumsal yapıdan, Cumhuriyet'in 'doğrudan' ve 'birey temelli' vatandaşlık anlayışına geçişi sosyolojik olarak en kesin şekilde özetlemektedir. Osmanlı sisteminde birey önce dinsel grubun (millet) bir parçasıyken, Cumhuriyet ile birlikte dinsel aidiyet özel alana itilmiş ve kamusal kimlik hukuksal bir eşitlik düzlemine (vatandaşlık) taşınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı toplumsal yapısının temel birimi olan 'millet sistemi'ni analiz etmek
Bireyin devletle ilişkisinin dinsel cemaatler üzerinden dolaylı bir şekilde kurulduğu tespit edilir.
Dönüşümün başlangıç noktasını anlamak için eski yapının karakterini bilmek gerekir.
2
Cumhuriyet modernleşmesinin bireye bakışını değerlendirmek
Bireyin aracı kurumlar olmaksızın, hukuk önünde eşit bir 'yurttaş' (vatandaş) olarak tanımlandığı görülür.
Modern ulus-devlet yapısında meşruiyetin dinden seküler hukuka kaydığını saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Tebaadan Vatandaşa Geçiş (Hukuksal Doğrudanlık ve Sekülerleşme)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 102Soru

Geleneksel imparatorluk yapısında bireylerin toplumsal statüsü ve hakları, merkeze bağlı dinsel toplulukların hiyerarşik organizasyonu üzerinden tanımlanmaktaydı. Bu dolaylı ve inanç temelli aidiyet biçimi, modern devletin inşası sürecinde yerini doğrudan merkeze bağlı, eşit ve rasyonel-hukuki bir aidiyet modeline bırakmak zorundaydı. Cumhuriyet'in kurucu kadroları, toplumsal yapıyı sekülerleştirmek ve bireyi dinsel cemaatlerin otoritesinden kurtararak modern ulus-devletin eşit bir öznesi haline getirmek için köklü düzenlemelere gitmiştir.

Bu tarihsel ve sosyolojik bağlamda, Cumhuriyet döneminde 'tebaa' statüsünden 'vatandaşlık' (yurttaşlık) statüsüne geçişin en kesin ve kurumsal yapı taşı olarak kabul edilen gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlüğe girmesiyle aile, evlilik ve miras gibi sivil alanların dinsel normlardan arındırılarak seküler bir düzleme taşınması

Cevap

Türk Kanunu Medenisi'nin kabulüyle toplumsal yaşamın sivil alanlarının sekülerleştirilmesi
Türk Kanunu Medenisi'nin kabulü, Osmanlı'nın dine dayalı çok hukuklu 'millet sistemi'ni ortadan kaldırarak sivil alanı tamamen sekülerleştirmiştir. Bu yasal düzenleme ile bireyler mensup oldukları dinsel cemaatin kurallarından çıkarılıp, doğrudan ve eşit bir biçimde devletin rasyonel hukukuna tabi kılınmış, böylece modern anlamda tebaadan 'vatandaşlık' statüsüne geçiş kurumsallaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel sosyolojik vurguyu ve tarihsel dönemi analiz etmek.
Soruda 'Cumhuriyet döneminde', 'tebaa statüsünden vatandaşlığa geçiş', 'sekülerleşme' ve 'bireyi dinsel cemaatlerin otoritesinden kurtarma' vurguları yapıldığı tespit edilir.
Doğru seçeneği bulmak için tarihsel bağlamı ve sorunun asıl odaklandığı sosyolojik hedefi (seküler yurttaşlık inşası) netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki tarihsel gelişmeleri, ait oldukları dönemler ve sosyolojik işlevleri açısından değerlendirmek.
Gülhane Hatt-ı Hümayunu, Islahat Fermanı, Sened-i İttifak ve Meşrutiyet'in Osmanlı dönemi reformları olduğu; Türk Kanunu Medenisi'nin ise Cumhuriyet dönemine ait olup radikal bir seküler hukuk düzeni kurduğu belirlenir.
Sorunun 'Cumhuriyet döneminde' ve 'en kesin kurumsal yapı taşı' kısıtlamalarına uymayan, ancak reform niteliği taşıyan çeldiricileri elemek için bu eşleştirme zorunludur.
3
Türk Kanunu Medenisi'nin sosyolojik etkisini tebaa-vatandaş dönüşümü bağlamında doğrulamak.
Medeni Kanun ile çok hukuklu ve dinsel cemaate dayalı sistemin tamamen kaldırılarak, tüm bireylerin devlet karşısında eşit hukuki özneler (vatandaş) haline getirildiği sonucuna varılır.
Bu durum, soruda aranan 'bireyi dinsel cemaat otoritesinden kurtarma ve seküler eşit vatandaşlık kurma' hedefiyle birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Yurttaşlık ve Sekülerleşme
Soru 103Soru

Türkiye'de kırdan kente yönelik iç göçleri inceleyen bir araştırmacı şu bulgulara ulaşmıştır:

"Kente göç eden kitleler, sanayi ve hizmet sektörlerinde istihdam edilerek kentsel nüfus oranını hızla artırmış ve şehrin fiziki sınırlarını genişletmiştir. Buna karşın, bu kitlelerin kent hayatının gerektirdiği anonim, ikincil ve sözleşmeye dayalı rasyonel ilişki biçimlerine entegre olmaları aynı hızda gerçekleşmemiştir. Barınma sorunlarını çözmek için oluşturdukları düzensiz yerleşim alanları, sadece fiziksel bir mekân olmanın ötesine geçerek; hemşehrilik ağları üzerinden iş bulma, borçlanma ve kentin ekonomik risklerine karşı korunma sağlayan, köye özgü dayanışma pratiklerinin kente uyarlanmış bir versiyonu olarak işlemiştir."

Bu parçadaki sosyolojik analiz dikkate alındığında, ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demografik yığılmayı ifade eden kentleşme ile rasyonel-ikincil ilişkilere geçişi ifade eden kentlileşme eşzamanlı gerçekleşmemiş; düzensiz yerleşimler bu iki yapı arasında bütünleştirici bir geçiş stratejisi ve tampon kurum vazifesi görmüştür.

Cevap

Demografik yığılmayı ifade eden kentleşme ile rasyonel-ikincil ilişkilere geçişi ifade eden kentlileşme eşzamanlı gerçekleşmemiş; düzensiz yerleşimler bu iki yapı arasında bütünleştirici bir geçiş stratejisi ve tampon kurum vazifesi görmüştür.
Doğru yanıt, metnin ana fikrini en isabetli sosyolojik kavramlarla özetlemektedir. Metin açıkça nüfusun fiziksel olarak kentte toplanması (kentleşme) ile kente özgü yaşam biçiminin ve rasyonel ilişkilerin içselleştirilmesi (kentlileşme) arasında bir asenkronizasyon olduğunu saptamıştır. Aynı zamanda, göçmenlerin oluşturduğu hemşehrilik ağları ve yerleşim pratiklerinin, onları kentin belirsizliklerinden koruyan ve köyle kent arasında köprü kuran bir 'tampon kurum' (Mübeccel Kıray'ın kavramsallaştırması) olarak işlev gördüğü tam ve eksiksiz olarak ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel sosyolojik olguları ayrıştırarak metni analiz et.
Metin, 'fiziki sınırların genişlemesi ve nüfus artışı' ile 'ikincil ilişkilere (kent kültürüne) geçilememesi' durumlarını kıyaslamaktadır.
Sosyolojide bu iki farklı süreç sırasıyla 'kentleşme' (demografik/fiziksel) ve 'kentlileşme' (kültürel/davranışsal) kavramlarıyla tanımlanır.
2
Gecekondu ve hemşehrilik ağlarının işlevini sosyolojik teoriler ışığında değerlendir.
Metinde bu ağların 'ekonomik risklere karşı korunma sağlayan, köye özgü dayanışmanın kente uyarlanmış versiyonu' olduğu belirtilmektedir.
Mübeccel Kıray'ın yaklaşımıyla bu durum, ne tam kırsal ne tam kentsel olan, göçmenin kentin şoklarına karşı korunmasını sağlayan bir 'tampon kurum' mekanizmasıdır.
3
Seçeneklerdeki sosyolojik terminoloji hatalarını tespit ederek eleme yap.
İtici/çekici faktörleri yanlış sınıflandıran, mekanik yerine organik dayanışmayı kullanan ve alt kültür yerine karşıt kültürü savunan seçenekler elenir.
Sorunun zorluk derecesi, her bir çeldiricinin içine yerleştirilmiş ince terminolojik hataların (örneğin istihdamı 'itici' faktör olarak adlandırma) fark edilmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Kentleşme ve Kentlileşme Kavramları Arasındaki Fark ile Tampon Kurum İşlevi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 104Soru

Büyük ölçekli bir kentte yapılan sosyolojik alan araştırmasında şu tespitlere yer verilmiştir: 'Kente erken dönemde gelerek boş arazilere yerleşen göçmenler, ilerleyen yıllarda çıkarılan yasal düzenlemelerle mülkiyet hakları elde etmiş ve bu alanları çok katlı yapılara dönüştürerek önemli bir ekonomik avantaj sağlamışlardır. Buna karşılık, aynı bölgelere daha geç dönemde göç eden kitleler, işgal edilecek arazi kalmadığı için ilk gelenlerin inşa ettiği bu yapılarda kiracı konumuna düşmüş; kentsel refahtan pay alamayarak kalıcı bir dışlanma sarmalına girmişlerdir.'

Türkiye'nin kentleşme deneyimi dikkate alındığında, bu araştırma bulguları gecekondu olgusuyla ilgili aşağıdaki süreçlerden hangisine işaret etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gecekondunun salt bir barınma stratejisi olmaktan çıkarak metalaşması ve kentsel bir rant aracına dönüşmesine

Cevap

Doğru cevap, gecekondunun salt bir barınma stratejisi olmaktan çıkarak metalaşması ve kentsel bir rant aracına dönüşmesini ifade eden seçenektir.
Verilen senaryo, sosyoloji literatüründe 'nöbetleşe yoksulluk' veya gecekondunun evrimi olarak bilinen süreci anlatmaktadır. Önceleri salt kırdan kente göçenlerin kendi imkânlarıyla ürettiği masum bir 'barınma' stratejisi olan gecekondu, 1980'ler sonrası imar afları ve kentsel dönüşüm süreçleriyle yıkılıp yerine apartmanlar dikilen ticari bir 'meta' (rant aracı) halini almıştır. Erken gelenlerin bu ranttan faydalanıp geç gelenlerin kiracı olarak yoksullaşması, doğrudan gecekondunun kullanım değerinden değişim (rant) değerine geçişiyle açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki iki farklı göçmen grubunun kentsel mekânla kurduğu ilişkiyi analiz et.
Erken gelen göçmenler mülk sahibi olup arazileri çok katlı apartmanlara çevirerek ekonomik kazanç sağlamış, geç gelenler ise mülksüz kalarak kiracı olmuştur.
Toplumsal tabakalaşmanın ve mekânsal eşitsizliğin temel nedenini tespit etmek için.
2
Elde edilen bulguyu Türkiye'nin gecekondu tarihiyle ilişkilendir.
Başlangıçta sadece başını sokacak bir yer (kullanım değeri/barınma) olarak inşa edilen gecekondular, zamanla imar afları ve yap-satçı modelle ekonomik bir yatırım aracına (değişim değeri/rant) dönüşmüştür.
Olguyu sosyolojik kavramlarla (metalaşma, kentsel rant) teorize etmek için.
3
Seçeneklerdeki sosyolojik argümanları senaryo ile karşılaştır.
Hareketlilik yönü (yatay/dikey), dayanışma türü (mekanik/organik) ve kültürel bütünleşme iddiaları metindeki eşitsizlik vurgusuyla çelişmektedir. Sadece rant ve metalaşma vurgusu metindeki mülkiyet ve sınıf atlama/düşme eksenini doğru açıklar.
Çeldiricileri eleyerek doğru sosyolojik analize ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Gecekondunun Metalaşması ve Kentsel Rant
Soru 105Soru

İmparatorluk mirası olan 'millet sistemi', tebaanın aidiyetlerini ve toplumsal konumlarını doğrudan siyasal merkeze bağlılık üzerinden değil, dini inanç ekseninde örgütlenmiş topluluklar üzerinden belirlemekteydi. On dokuzuncu yüzyılda uygulamaya konulan yasal düzenlemeler, farklı inanç gruplarını üst bir siyasi kimlikte buluşturmayı amaçlasa da cemaatlerin özerk hukuki alanlarını büyük ölçüde muhafaza etmiştir. Cumhuriyet projesi ise toplumsal yapının inşasında sekülerleşmeyi temel alarak bu düzenden yapısal bir kopuş gerçekleştirmiştir.

Bu sosyolojik bağlama göre, Cumhuriyet dönemindeki toplumsal dönüşümü önceki reform çabalarından kesin çizgilerle farklılaştıran ve bireyin modern 'yurttaş' statüsü kazanmasını sağlayan en temel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamusal alanın tekilleştirilmesi yoluyla aracı cemaat yapılarının tasfiye edilmesi ve bireyin salt kanun önünde eşit muhatap kabul edilmesi

Cevap

Kamusal alanın tekilleştirilmesi yoluyla aracı cemaat yapılarının tasfiye edilmesi ve bireyin salt kanun önünde eşit muhatap kabul edilmesi
Cumhuriyet'in toplumsal yapıda yarattığı en büyük radikal kopuş, Osmanlı'nın din esasına dayalı 'millet sistemi'ni ve buna bağlı çok hukuklu cemaat yapısını ortadan kaldırmasıdır. Hukukun ve kamusal alanın laikleştirilmesi (tekilleştirilmesi), bireylerin din veya mezhep farkı gözetmeksizin, aracı herhangi bir gruba ihtiyaç duymadan kanun önünde eşit statüde devletin doğrudan muhatabı (yurttaş) olmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı ile Cumhuriyet dönemi toplumsal yapılarının temel farkını analiz etme
Osmanlı'da birey 'cemaat' üzerinden devlete bağlanırken, Cumhuriyet'te birey doğrudan devlete bağlanır.
Soru kökü, tebaadan yurttaşlığa geçişteki en belirgin yapısal kopuşu sormaktadır.
2
Tanzimat reformları ile Cumhuriyet reformları arasındaki sınırı belirleme
Tanzimat'ın çok hukukluluğu ve cemaat özerkliğini koruduğu, Cumhuriyet'in ise hukuki tekliği (monizm) sağladığı tespit edilir.
Seçeneklerdeki çeldiriciler genellikle Tanzimat dönemi uygulamalarını Cumhuriyetmiş gibi sunmaktadır.
3
Seçenekleri sosyolojik kavramlar bağlamında eleme
Aracı kurumların tasfiyesi ve hukukun tekilleştirilmesi ilkesini barındıran seçenek doğru kabul edilir.
Seküler yurttaşlık statüsü ancak kanun önünde kayıtsız şartsız eşitlik ve tek tip yargı ile mümkündür.

Anahtar Kavram

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Hukuksal ve Toplumsal Yapı Dönüşümü (Monizm ve Sekülerleşme)
Soru 106Soru

Türkiye'de eğitim ve toplumsal hareketlilik ilişkisini inceleyen iki farklı sosyolog şu değerlendirmeleri yapmıştır:

I. Sosyolog: 'Merkezi sınav sistemi, adayları kökenlerinden bağımsız olarak yetenek ve çalışma ekseninde değerlendirerek hak edenlerin üst sosyal statülere geçişini sağlayan temel bir liyakat (meritokrasi) aracıdır ve bu yolla toplumsal sistemin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücü dengeli biçimde dağıtılır.'

II. Sosyolog: 'Merkezi sınavlar görünürde fırsat eşitliği sunsa da, üst ve orta sınıfa mensup ailelerin çocuklarına sağladığı özel ders ve nitelikli okul avantajları, sınav başarısını doğrudan etkiler. Bu nedenle eğitim, alt sınıfların dikey yukarı hareketlilik şansını artırmak yerine, mevcut eşitsizlikleri meşrulaştıran ve nesilden nesile aktarımını sağlayan bir paravandır.'

Türkiye'deki eğitim sistemine yönelik bu iki farklı yaklaşımın, sırasıyla dayandığı sosyolojik kuramlar ve toplumsal hareketlilik bağlamındaki temel argümanları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Sosyolog, eğitimin dikey yukarı hareketliliği sağlayan nesnel bir mekanizma olduğunu yapısal işlevselci kuramla açıklarken; II. Sosyolog, eğitim fırsatlarındaki örtük eşitsizlikleri ve statü aktarımını çatışmacı kuram ekseninde ele almaktadır.

Cevap

I. Sosyolog'un görüşleri eğitimin dikey yukarı hareketliliği sağlayan nesnel bir mekanizma olduğunu savunan yapısal işlevselci kuramı; II. Sosyolog'un görüşleri ise eğitimdeki fırsat eşitsizliklerini ve statü aktarımını vurgulayan çatışmacı kuramı yansıtmaktadır.
Verilen değerlendirmelerde I. Sosyolog, eğitimin yetenekli bireyleri seçerek toplum için önemli pozisyonlara yerleştirdiğini savunarak 'yapısal işlevselci' kuramın liyakat (meritokrasi) ve dikey yukarı hareketlilik görüşünü yansıtmaktadır. II. Sosyolog ise, eğitimin fırsat eşitliği illüzyonu yaratarak üst sınıfların avantajlarını koruduğunu ve eşitsizlikleri yeniden ürettiğini belirterek 'çatışmacı' kuramın temel eleştirilerini dile getirmektedir. Doğru yanıt, her iki yaklaşımın teorik temelini ve hareketlilik yönünü eksiksiz biçimde doğru eşleştirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Sosyolog'un kullandığı kavramları analiz etme
Liyakat, yetenek ve dengeli işgücü dağılımı kavramları tespit edilir.
Bu kavramlar, toplumun uyum içinde çalıştığını ve fırsat eşitliğini savunan 'yapısal işlevselci' kuramın merkezinde yer alır.
2
I. Sosyolog'un bahsettiği hareketlilik türünü belirleme
'Üst sosyal statülere geçiş' ifadesinin dikey yukarı hareketlilik olduğu sonucuna varılır.
Yatay hareketlilikte statü değişmezken, üst konumlara yerleşmek dikey hiyerarşide yükselmeyi ifade eder.
3
II. Sosyolog'un argümanlarını analiz etme
Fırsat eşitliği illüzyonu, avantajların korunması ve eşitsizliklerin nesilden nesile aktarımı kavramları belirlenir.
Bu eleştirel yaklaşım, toplumsal yapıdaki güç dengesizliklerine ve yeniden üretime odaklanan 'çatışmacı' kurama aittir.
4
Seçenekleri değerlendirme
Sosyologların teorik pozisyonlarını ve hareketlilik kavramlarını doğru konumlandıran ifade tespit edilir.
Sadece işlevselci-çatışmacı kuram ayrımını ve dikey hareketlilik yönünü eşzamanlı olarak doğru veren ifade bilimsel olarak geçerlidir.

Anahtar Kavram

Eğitim ve Toplumsal Hareketlilik İlişkisine Yönelik Kuramsal Yaklaşımlar
ÖncekiSayfa 6 / 6
Türkiye'nin Toplumsal Yapısı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 6 | Examkin