Soru

Zorluk: Çok zor5018 Sayılı Kanuna Göre Kamu Gideri Tanımı

Bir maliye müfettişi, kamu kesiminde gerçekleşen çeşitli nakit çıkışlarının 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda yer alan dar anlamdaki 'kamu gideri' tanımına hukuki ve kurumsal açıdan uygunluğunu denetlemektedir. Müfettiş, işlemlerin hem harcamayı yapan kurumun kanuni statüsüne hem de harcamanın mali niteliğine uygunluğunu kontrol etmektedir.

Buna göre, müfettişin incelediği aşağıdaki mali işlemlerden hangisi 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre teknik anlamda bir 'kamu gideri' olarak sınıflandırılır?

  1. A
    İktisadi devlet teşekkülü statüsünde faaliyet gösteren bir kamu işletmesinin, yenileme yatırımları kapsamında yurt dışından ithal ettiği makine ve teçhizatın tedarik bedelleri
  2. B
    Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülen iç borç yönetimi çerçevesinde, vadesi dolan tahvillerin yatırımcılara geri ödenmesi sırasındaki anapara itfa tutarları
  3. C
    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), piyasadaki emisyon hacmini dengelemek amacıyla uyguladığı para politikası araçlarından kaynaklanan faiz ödemeleri
  4. Devlet borçlanma senetlerinin piyasaya iskontolu ihracı durumunda, senedin üzerinde yazılı olan nominal bedel ile yatırımcıdan tahsil edilen satış bedeli arasındaki farklarCevap
  5. E
    Anayasanın 135. maddesi uyarınca kurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekküllerinin, üyelerine sunduğu hizmetler karşılığında katlandığı organizasyon harcamaları

Cevap

Devlet borçlanma senetlerinin piyasaya iskontolu ihracı durumunda, senedin üzerinde yazılı olan nominal bedel ile yatırımcıdan tahsil edilen satış bedeli arasındaki farklar, 5018 sayılı Kanun'a göre kamu gideri olarak sınıflandırılır.
Doğru seçenek, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farkların kamu gideri olduğunu belirten ifadedir. 5018 sayılı Kanun'un 3. maddesi kamu giderini tanımlarken; mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, transferler ve yardımların yanı sıra 'borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farkları' da açıkça bir kamu gideri kalemi olarak saymıştır.

Adım Adım Çözüm

1
5018 sayılı Kanun'un kurumsal kapsamını (hangi kurumları bağladığını) belirle.
Kanun sadece Genel Yönetim kapsamındaki idareleri (Merkezi Yönetim, Sosyal Güvenlik Kurumları, Mahalli İdareler) kapsar. KİT'ler, TCMB, Varlık Fonu ve Meslek Kuruluşları bu tanımın dışındadır.
Kurumsal kapsamı bilmek, devletin yaptığı her harcamanın 5018'e göre 'kamu gideri' sayılmayacağını süzmek için ilk adımdır.
2
Seçeneklerdeki kurumları 5018 kapsamı açısından filtrele.
İktisadi devlet teşekkülü, TCMB ve Meslek teşekküllerinin gerçekleştirdiği işlemler kurumsal kapsam nedeniyle doğrudan elenir.
Harcamanın niteliği ne olursa olsun, kurum 5018'e tabi değilse işlem hukuken bu kanun kapsamında gider sayılamaz.
3
Kalan seçeneklerdeki harcamaların mali niteliğini 5018'in 3. maddesindeki harcama tanımıyla karşılaştır.
Geriye kalan işlemlerde borç anapara ödemesi ve iskonto farkı yer almaktadır.
Genel yönetim kapsamındaki kurumların da her nakit çıkışı gider değildir; bazıları finansman (bilanço) işlemidir.
4
Borçlanma işlemlerindeki anapara, faiz ve iskonto ayrımlarını hukuki tanıma uygula.
Kanun, faizleri ve iskonto farklarını gider kabul ederken, anapara geri ödemelerini gider saymaz. Bu nedenle iskontolu satıştan doğan farklar doğru yanıttır.
Devlet muhasebesinde borcun aslı (anapara) alındığında gelir yazılmadığı gibi, ödendiğinde de gider yazılmaz; ancak maliyet unsurları (faiz ve iskonto) gider kaydedilir.

Anahtar Kavram

5018 Sayılı Kanunda Kamu Giderinin Kurumsal ve Mali Unsurları
Bu soruyu puanla