Kamu gelirleri teorisinde, verginin meşruiyetini devlet ile vatandaş arasındaki bir 'hizmet-bedel' ilişkisine dayandıran 'Faydalanma (Hizmet Karşılığı) İlkesi' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AVergiyi, devletin sunduğu kamu hizmetlerinden yararlanmanın bir bedeli veya fiyatı olarak kabul eder.
- BTüketiminden kimsenin dışlanamadığı tam kamusal malların finansmanında 'bedavacılık' sorunu nedeniyle uygulanması oldukça güçtür.
- Gelir dağılımında adaleti sağlama amacıyla, yüksek gelir gruplarına yönelik artan oranlı bir vergi tarifesini temel gereklilik olarak savunur.Cevap
- DKnut Wicksell ve Erik Lindahl gibi iktisatçılar, bu ilkeyi gönüllü mübadele modelleriyle teorik bir temele oturtmaya çalışmışlardır.
- EBu ilkenin uygulanması, kamu harcamaları ile bu harcamaları finanse eden vergiler arasında doğrudan bir analitik bağ kurulmasını gerektirir.
Cevap
Gelir dağılımında adaleti sağlama amacıyla artan oranlı vergilendirmeyi savunan yaklaşım 'Ödeme Gücü İlkesi'dir; Faydalanma İlkesi ise vergi yükünü sağlanan kişisel fayda ile ilişkilendirir.
Faydalanma ilkesi, vergi yükünü bireyin kamu hizmetinden elde ettiği yarar oranında dağıtmayı hedefler. Bu yaklaşımda vergi, piyasadaki bir malın fiyatı gibi görülür. Oysa gelir dağılımını düzeltmek için yüksek gelirliden daha fazla pay alınması (artan oranlılık), bireyin topluma katkı sağlama kapasitesini esas alan 'Ödeme Gücü' (Mali Güç) ilkesinin bir özelliğidir. Faydalanma ilkesi altında, kamu hizmetinden daha fazla yararlanan dar gelirli birinin, daha az yararlanan zengin birinden daha fazla vergi ödemesi gibi durumlar ortaya çıkabilir, bu da gelir dağılımını düzeltme amacıyla çelişir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Faydalanma İlkesi ile Ödeme Gücü İlkesi Arasındaki Fark
Daha Fazla Pratik
Ödeme gücü ilkesinin göstergeleri olan gelir, servet ve harcama kavramlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s